| |
|
|
NE OLACAK HALİMİZ?
Dünkü maçı izleyen yabancı bir göze sahadaki iki takımın 103 ve 101 yıllık Türkiye'nin efsane kulüplerinin her daim şampiyonluğa oynayan futbol takımları olduğunu söyleseniz, iki farklı tepki verebilirdi. Muhtemel ilk tepki; “Hadi canım, dalga mı geçiyorsunuz?”. İkinci tepki ise “Vah sizin halinize” şeklinde olurdu. Maçın bitiş düdüğü ile birlikte telefonuma düşen mesajında, Fenerbahçeli dostum Cenk İzgi'nin de sorduğu gibi: “Ne olacak halimiz?”
Derbi maçı iyidir, önemlidir falan da, tam da “Ne olacak halimiz” sorusunu sormuşken, Ersun Yanal'ın Vestel Manisası ile söz başlamazsak ayıp etmiş oluruz, bu futbol fakiri ortamda. İşin gerçeği, kendinden önceki milli takım sorumlusu ile iyi münasebetler içerisinde olduğuna dair tek bir ışık görmediğim, egosu patlama seviyesinde yüksek Fatih Terim'in açıklayacağı ilk aday kadroyu merakla bekliyorum. Bugüne kadar beklediğim Kayserispor takviyesini ezbere isimler dışına çıkartmayışından (misal bir Aydın'ı en sıkıntılı mevkiimiz olan savunmada düşünmeyişinden) yola çıkarak, Manisa'dan yapabileceği tercihler hakkında da tahminim var ama yine de umut dünyası, ilk aday kadroyu bekleyelim. Belki de kadroyu açıkladığı toplantıya “Burak, Hakan Balta, Selçuk İnan, Uğur İnceman (Vestel Manisaspor)” diyerek başlar, kim bilir… Bu isimlerin her birinin yeri var milli takım kadrosunda, haberimiz ola.
Derbi ve önce kazanandan başlayalım sözlerimize. Uzun bir aradan sonra, gerçekten olabilecek iyi 11 varyasyonlarından birini tercih etmişti Erik Gerets. Kısa boy ortalamalı, tecrübesiz ve kesinlikle yetersiz Beşiktaş savunmasını rahatsız edecek, etkili bir forvet hattı. Arkalarında onlara destek olabilecek, her biri birbirinden etkili üç forvet arkası oyuncusu. Ve tüm bunların bileşimi sonucu ortaya çıkan baskılı bir ilk yarı.
Penaltı golüne kadar işler yolundaydı. Ancak Beşiktaş önünde galip duruma geçmek, zerre puan kaybına tahammülü olmayan takımın kimyasını bozdu. Beyinlere “skoru korumak” suyu kaçınca, lezzetsiz bir ikinci yarı seyrettirdiler bize.
Galatasaray'da değerlendirilmesi gereken birkaç husus var, maddeleyelim;
Savunma, konsantrasyon eksikliğinden kaynaklandığını düşündüğümüz tutukluğu üzerinden attı ve Tomas dahil görevini layıkıyla yerine getiriyor,
Ferhat, Türk futbolu için bir müjdedir. Zorla solbekleştirilmiş parlak bir forvet eskisi değil, senelerce sol bek olması için eğitilmiş, tam donanımlı bir sol kanat oyuncusu ile karşı karşıyayız, gözümüz aydın olsun,
Inamoto alışma devresini sancılı geçiriyor. İyi niyetli olduğu muhakkak ancak mevcut form durumu can sıkıcı derecede düşük. Inamoto böyle gidecekse, değil Saidou, Volkan'ı dahil mumla ararlar,
Ilic'in sakatlanışını müteakip, Gerets'in Ayhan yerine Arda'yı forvet arkasına alış tercihi enteresandı. Arda bu işi yapar mı, tereddütsüz yapar. Ancak Gerets'in ondan hemen bir “orta alan organizatörü-patronu” yapması, 19 yaşında bir gencin gelişimini nasıl etkiler, ona bakmak lazım. Ersun Yanal bu çocuktaki yeteneği keşfedemeyecek kadar kör bir teknik adam değil. Ama o Arda'yı sağbek oynattı, yegane zayıf tarafı olan savunmasını güçlendirsin ve öğrensin diye. Şimdi biz tutup da onu “10 numara” havasına sokarsak, o hava ona ters teper kanaatindeyim. Yeteneği ve bu görevi bu kadrodaki herkesten daha iyi yapacağına olan inancım kesinlikle saklıdır.
Beşiktaş'ta ise durumlar daha bir enteresan. İlk defa çıplak gözle seyrettiğim Beşiktaş'ta en çok Tigana ve tercihleri noktasında tıkanıyorum. Örneğin Bobo'ya nasıl 2 milyon Euro verilir, bu adam Delgado ve Gökhan Güleç'i, hatta İbrahim Akın'ı keserek nasıl 11 oynatılır ve nasıl onun yerine Nobre kenara alınır, mana vermek olanaksız. Tıpkı lige böylesi yetersiz savunmacılarla girmek konusundaki Tigana tercihlerine mana vermenin olanaksızlığı gibi.
Geçenlerde bir gazeteci büyüğümüz yazmış, bu kadro Tigana'ya fazla geliyor diye. Bunu yazan eğer futbolun “f”sinden anlıyorsa, ben de yazı hayatıma yağlı güreş yorumcusu olarak devam edeceğim. Saygı ile duyurulur! Yahu güzel kardeşim, Jean Tigana'ya fazla dediğiniz kadronun savunmacıları “Ali-Koray-Baki-Üzülmez”den oluşuyordu, haberiniz var mı?
Her neyse, sinirlenmeyelim ve Beşiktaş'a dönelim. Beşiktaş Ricardinho-Delgado polemiğine bulaşmamalı, kimseyi de bulaştırtmamalıdır. “Bu ikiliyi oynattığınız 2 maçta 6 gol yedik” diyen Tigana'ya tavsiyemiz, Tek forvet oynatacağı Nobre'nin arkasında bu ikiliye birlikte yer vermek ve seyrine doyumsuz Beşiktaş'ı yaratmak.
Bu yazı, 19.09.2006 tarihinde www.ntvspor.net'te de yayımlanmıştır.
|
|
|