TOKAT BELEDİYESİ PLEVNESPOR

Ankara'dan sonra üniversiteyi kazanıp gittiğim Kayseri'de, Ankara'da bıraktığım sosyal yaşantıyı bulamamıştım. Kayseri'deki gençler için boş vakitlerini geçirecekleri yer sayısı çok çok kısıtlı idi. O yüzden belki 2 ya da 3 ayda bir gelen konserleri iple çekerdik.

İşte tam da o dönemlerde, bu bahsettiğim Kayseri'de, gençler için hafta sonu neşesi idi Meysuspor. Maç günleri kız, erkek, üniversiteli, liseli, kalfa, çırak, patron, sosyete, kısacası herkes erkenden salonu doldurur, tezahüratlarla Meysuspor'u destekler, yenilir ya da yener, ama keyifle evine dönerdi. Hele hele Naumoski'li, Ufuk'lu, Tamer'li Efes Pilsen ile oynanan maçlar (ki her zaman Meysuspor için mağlubiyetle sonuçlanırdı) tam bir şölen havasında geçer, hatta diyebilirim ki kısa süreliğine de olsa şehrin havasını değiştirirdi.

4 yıl kaldım Kayseri'de, Meysuspor da 1. Basketbol liginde o 4 yıl boyunca oynadı. Ama orada maçları seyreden herkes, yıllar geçtikçe Meysuspor ve Kayseri deplasmanının İstanbul'dan yönetilen biraz havalı, biraz da kibirli basketbol camiasına hiç de sempatik gelmediğini hissediyordu. E tabii, maçtan 2 gün önce gelip deniz sefası yapılacak bir yer değildi Kayseri. Basketbol sevgisinin Anadolu'ya yayılması fikri ise sadece laftaydı.

O zamana kadar Meysuspor'u kuran, destekleyen, başkanlığını yapan ve daha sonra ANAP'tan Kayseri milletvekili olan İbrahim Yılmaz'ın bir Galatasaray maçında sahaya tabanca ile daldığı an, bir çuval incirin berbat olduğu andı. Ardından Meysu'da meydana gelen yönetim değişikliği ise takımın sonu olmuştu. Kulüp basketbol şubesini kapattı, Kayseri'lilerin hafta sonu keyfi ise sadece 4 yıl sürdü.

Neden anlattım bunları. Pazar akşamı TRT 3'te seyrettiğim bir voleybol maçı aldı beni o yıllarıma götürdü. Tıklım tıklım dolu Tokat Spor Salonu, spikerin dediğine göre bir o kadar da dışarıda kalmış seyirci, nasıl bir coşku ile seyrediyorlardı Tokat Belediyesi Plevnespor-Maltepe Üniversitesi Marmara Koleji maçını.

Bu belediye, kimdir, hangi partidendir bilmiyorum. Belki de Tokat için çakılmış tek bir çivisi yoktur. Ama insanların sosyal yaşantısına yaptığı katkı, büyük bir hizmettir.

Amatör spor dalları, futboldan daha büyük bir kitleye hitab ediyor. Kapalı salonlarda oynandığı için kar ve kıştan daha az etkileniyor. Futboldaki gibi ağzından tükürükler saçarak rakip takımın yedi ceddine söven seyirci yok. Futbol maçına giden seyirciler de tribünlerde ama çevresindeki medeniyetten etkilenerek küfür etmiyorlar. Eskişehir örneğinde olduğu gibi şehrin sosyal yaşantısını kökünden değiştirebiliyor.

Dilerim voleybol Tokat halkı için bir yaşam tarzı olur ve Tokat bölgesi, Türk voleyboluna yıldızlar yetiştiren bir okul olur.

Dilerim Tokat'lı işadamları, yatırımcılar, voleybola sahip çıkarlar ve bu reklam fırsatını kaçırmazlar.

Ve dilerim Tokat Belediyesi fitilini ateşlediği voleybol yatırımlarında misyonunu tamamladıktan sonra sponsorluğu özel sektöre devredebilir ve Tokat halkının sosyal yaşantısına yaptığı katkı gibi her alanda da vatandaşa laf değil hizmet ulaştırabiliyordur.

14.01.2002
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1