| |
|
|
RODİ'NİN ADI
Herhangi bir gazetenin*,
iç sayfalarından birinde, bir haber:
"Rodi'nin adı yok"
Başlığın altında, şu satırlar yazılı:
"Babası ona 'gün görsün' anlamına gelen
Rodi adını koydu. Ama nüfus müdürlüğü ve mahkeme bu ismi örf ve
adetlerimize aykırı bulunca, Rodi 5 yıldır 'adsız' dolaşıyor."
Haberin devamı da var ama bu iki satırı okuyunca,
anlaşılıyor işte neden bahsedildiği. Bir anne-baba, kendi çocuklarına,
istedikleri ismi koyamamaktadır.
Diğer her şeyi -yani ideolojiyi, yani dinsel
kökleri, örfü, ananeyi, kültürü, dili vs. vs.- kenara koyun ve şöyle
bir düşünün:
"Bir çocuğun ismini koyma hakkı kime
aittir?"
Eğer, "isme gerek yok, devlet baba, vatandaşlarına
birer sıra numarası versin yeter" gibi fantezileriniz yoksa,
hep bir ağızdan anne-babaya dersiniz, değil mi? Zira o çocuğu dünyaya
getiren, dünyaya getirdikten sonra da çocuğun bütün sorumluluğunu
sırtında taşıyacak olan ve en önemlisi, o çocuğu herkesten çok sevecek,
önemseyecek, ona değer verecek olan, anne-babadır. Başka kimse değil.
Ama o anne-babanın ve o çocuğun hayatını kolaylaştırması
için, diğer vatandaşlar gibi onların da haklarını savunması ve başkalarına
kaptırmaması için kurulmuş olan devlet sistemi, üstelik kaynağı
yani vergisi onlar tarafından sağlanan devlet sistemi, kendi çocuklarına
istedikleri ismi koymaları için onlara izin vermemektedir.
Çünkü o isim, örf ve adetlerimize aykırıdır.
Bu durumda, her konulan isim örf ve adetlerimize
uygun olmak zorunda mıdır ve koyulan isimlerin tamamı da uygun mudur?
Ya da uygun olmazsa ne olur? Yani toplumsal geleneğin kutsiyeti,
bireysel özgürlüğün korunmasından daha mı önemlidir, daha mı üstündür?
Hadi dürüst olalım, derdimiz örf, adet falan
değil. Düpedüz siyasal bir karar bu. Belli ki o isim, ideolojimize
ters düşüyor ve 'ülkenin bölünmez bütünlüğü' nü korurken, kendimizi
ancak bu yolla güvende hissedebiliyoruz. Yani, Allah muhafaza, çocuğun
adı Rodi konursa, ülkemizin bekası tehlikeye giriyor ve ondan sonra,
bölünmemiz an meselesi...
Peki, bu yolla mı korunacaktır, ülkenin bölünmez
bütünlüğü? Ülke halkının herhangi bir kesiminin, her an, bir parça
daha kırpılan özgürlükleri değil midir ülkenin bölünmez bütünlüğünü
asıl tehlikeye atan? Zaten insan gibi yaşama imkanı vermediğiniz
insanlarınızın, bir de kendi değerlerini ellerinden alırsanız, sen
Kürtsün, sen alevisin, sen başka bir yaratıksın diye, bu insanları
nasıl bir arada tutarsınız daha fazla?
* Milliyet - 13.02.2003
|
|
|