VATAN SAĞOLSUN... PEKİ KİMLER YOK OLSUN?

Yok yok... Gerçekten böyle hissediyor olamazlar. Dilleri böyle diyordur da aslında ne dediklerini bilmiyorlardır.

Daha önce başıma gelmemiş, tam anlayamadığım bir şeyle karşılaştığımda en sık başvurduğum yoldur: empati. Yani bu adam böyle diyor, yapıyor ama niye acaba? Ben de olsam aynısını yapar mıydım?

İşte bu olaylarda da yapmaya çalıştığım budur. Baştan söyleyeyim empati her zaman kolay bir şey değildir. Karşımızdakinin ayakkabısına gireceğiz tamam da, bazen o ayakkabı öyle dar, öyle dikenli olur ki kanaya kanaya bakarsın başkasının gözünden.

Yıllar geçmiş. Şimdi minicikken üstüne titrediğimiz, dudakları büzülmesin diye çırpındığımız oğlumuz büyümüş. Gözlerinin içi gülen, çenesi çukurlu bir delikanlı olmuş. Babasıyla onu sevmişiz, kollamışız, okutmuşuz. Sonra güle ağlaya göndermişiz askere.

Birisi için “askerde” dediğinizde sorulan ilk sorudur “nerede?”. Ne fark eder? Ha İzmir'de, ha Hakkari'de, ha Yozgat'ta ne fark eder? Her yer vatan değil mi, her yerde aynı milletin insanları yaşamıyor mu? Böyle olması, fark etmemesi gerekmez mi? Şırnak denince ürkmeyeceğimiz, Suriye sınırını duyunca yüreğimizin daralmayacağı zamanlar gelecek mi?

Ne derdim acaba? Bir gün kapı çalsa da karşımdaki iki asker bana “oğlunuz şehit oldu” filan deseler. Ne derdim? Sizi bilmem ama ben “bin oğlum daha olsa feda olsun, vatan sağ olsun” diyemezdim! Dün akşam haberlerde böyle diyen bir babanın gözlerini yakalamaya çalıştım. Gerçekten bunu mu diyordu? “Vatan sağ olsun gomtanım” diyeceğine niye herkesin yakasına sarılıp “neden ulan” diye bağırmıyordu? Neden ölüyor bu çocuklar? Görev dediniz, mecburi dediniz, vatan için dediniz. Ben de sağ olarak, gözlerinin içi gülerken, çenesi çukurken verdim size. Çenesinin çukurundan vurmuşlar oğlumu. Bu mudur sağladığınız güvenlik? Bu mudur huzur, güven, umut? Düşe kalka paçamıza yapışıp bir ısırık daha almaya çalışan bu köpek ne zaman vurulacak? Niye düştükçe üstüne bir kulübe, önüne yemek koyup sağaltmaya çalışırlar bu kuduzu?

Vatan sağ olsun... Çocuklar öldükçe mi sağ olur vatan? Hani nerde kaldı onun “ana”lığı? Hangi ana çocuklarının cesetleri üzerinde “sağ” kalmaya devam eder?

Zaman.. Her şeyin ilacı... En sert köşeleri, en sivri kayaları yumuşatır da şaşar kalırsın. Yaşarken, tam girdabın içindeyken dayanamayacağını sandığın rüzgarlara, gün gelir gülümsersin. “Olay”lar “anı”lara dönüşünce yumuşarlar, törpülenirler, güzelleşirler. Peki ya ölüm? Ölüm de anıya dönüşünde güzelleşir mi? En kötüsü, unutulur mu?

Ben öldükten sonra mektubum gelmiş sana, iki hafta önce yazdığım. Açma onu anne.

...

Açmayıp ne yapacağız oğlum? Oy sandığına mı atacağız?

18.07.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1