DEVA/DAVA

Duyduk duymadık demeyiiinnnnn.

Karadenizde artan kanser vak’alarının Çernobil’deki patlamayla ilgisi yokmuş.

Bakan'ım öyle diyor.

Yani bütün dünyanın bildiği, kanıtladığı, belgelediği ve bilimsel olan bir gerçeği inkar ediyoruz. İşin en fenası inkar ettiğimiz şeylerin olmadığına inanan bir milletiz biz. Hepiniz hatırlıyorsunuz faciadan hemen sonra televizyonlarda çay içen bakanımızı. Bir de fındık yiyenler vardı, fındık kıranlar da cabası. Yani sırf onlar inkar ettiği için algıda süzmecilik hasıl olacak ve biz milletçe nükleer'in zararlarından korunmuş olacağız, pir-ü pak tertemiz öleceğiz.

Gerçi onlara sorsanız kanser de bir ecel türü. Ayrıca ellerinde günah keçisi olarak bulundurdukları sigaralar da mevcut.

Tamam amenna, sigara da meretin teki, ama bu tüm suçu üzerine almasını gerektirmiyor değil mi? Üstelik Karadeniz halkı aniden efkarlanıp hep beraber sigaraya mı başladı? (Ki beş yıl içinde aynı evden 5 kişiyi kansere vermiş aileler bile var.)

Karadeniz halkının bu ülkenin en iyi beslenen, en dirençli, en neşeli ve sağlıklı insanları olduğu da düşünülürse bu işte bir yanlışlık var sanki.

Sayın Bakanımızın evinden çevresinden ırak kanser denen illetin ne olduğunu pek yakında anlamasını diler suçu üstüne almadan da çözüm bulunabileceğini bilgilerine arzederim...

Not: Tıp literatüründe "inkar" diye bir tedavi metodu olmadığı uluslararası çevrelerce onaylanmıştır.

17.08.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1