VUR BANA
11.08.2006 tarihli Milliyet Gazetesi beyanınca; ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mc Cormack demiş ki "Kendimizi PKK ile mücadeleye adadık. Üzerinde çok çalıştığımız konu Irak, ABD ve Türkiye'nin katılımıyla oluşan üçlü mekanizmanın bütün problemleri çözmesi. Bize göre PKK terörist bir örgüt. Kendimizi Irak ve Türk hükümetleriyle çalışmaya ve bu terörist örgütle mücadeleye adadık."
Devamı var ama önce bir nefeslenelim. İnsan bu kadar yalanı aynı anda duyunca hafif bir mide bulantısı, kesif bir baş ağrısı yaşayabilir. Oturun, gerekiyorsa ayaklarınızı uzatın. Ama sakın gözlerinizi yummayın. Zira bir anlık gafletiniz yetecektir "onlara".
Bizim terör olduğunu iddia ettiğimiz ve fakat "kişisel saldırılar"a kadar indirgenebilen bu "savaş"ın süregeldiği zaman dilimi boyunca iki kıytırık ziyaret, üç anlamsız beyanat, ne yana çekersen o yana gelecek ziyafet masası açıklamalarından başka herhangi bir yaptırımda bulunmayan (ki bu yaptırımı da reddediyorum ama ortada reddedilemez dominantlıkta bir ABD var) bir ülkenin şimdi, tam da şimdi (!) bu ağabeylik taslamaları sizce nedir? Bizim memlekette pek muteber bir laf olan "binmeyeceği eşeğin önüne ot komaz" geliyor mu aklınıza? Siz de kendinizi füze rampası hatta hıyar gibi hissediyor musunuz?
Bir de mekanizma lafı var kanıma dokunan. Irak, ABD ve Türkiye'nin bir mekanizma oluşturması söz konusu. Aklınıza ilk gelen ağır silahların altına konan tripod benzeri şey mi yoksa ben artık olunmam istediği üzere paranoyak mıyım?
McCormack, Iraklı Kürt Lider Barzani'nin "Türk topçuları bize ateş açtı abi" şikayeti üzerine de şöyle söylemiş. "Iraklıların bunu kendisinin çözmesini istiyoruz. Bunu nasıl yapabilecekleri konusunda bir mekanizma var. Biz tabii kendi tavsiyelerimizi iletiriz. Irak liderleri durumun farkında."
Yine mekanizma diyor dikkat ederseniz. Ve bu sefer muhtemelen Irak topraklarına kurulup namlusu bize çevrilmiş bir mekanizma söz konusu. Siz iki ayak nerede bir araya gelseniz ABD koşup o sacayağını tamamlar merak etmeyiniz yani. Teçhizattı mühimmattı hiç önemli değil. 36 aya varan vadeler ve türlü çeşit ödeme kolaylığı da sağlar yeter ki savaşlar bitmesin o dev para musluğu kesilmesin Sam Amca'nın.
Bu talihsiz beyanatlarda nasıl da "tavşan'a kaç, tazıya tut" tadı var. Nasıl da "kim işime gelirse onun abisiyim" külhanbeyliği kokuyor.
Ve ben nasıl da tiksiniyorum.
Onun sözünü dinlemek zorunda olanları; kötü evlere düşüp, imzalatılan boş senetlerle borçlandırılmış zavallı hayat kadınlarına benzetiyorum. Hem satılıyor hem para kazanmıyor bir de üzerine sıkılıyorsun!!!!... I want you Sam Amca.
|