İSTANBUL’A ÖPÜCÜKLER

Muhittin'in “size istanbula kadar öpücükler yolluyoruz teşekkür nokta ederim virgül” dediği mektup önümde duruyor.

Pembe üstüne mor çiçekli zarf ve mektup kağıdı... Bir de her tarafında “love” yazıyor. Muhittin “love”ın ne demek olduğunu bilmiyor zaten.

Gaziantep'te yaşıyor, 9 yaşında. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı “Velim olur musun?” kampanyası ile ulaştım kendisine. Teşekkür mü etmeli, kendi etti ben buldum diye mi düşünmeli? Büyük yardımlara gerek olmadı Muhittin'den bu mektubu almam için. Ufak tefek bir iki eşya... “Yaz” demiştim, “anlat bana”. “Kaç kişisiniz, nasıl bir hayat yaşıyorsunuz?”

4 kardeşler... Baba terk etmiş, gitmiş, anne rahatsızmış. Onlara göz kulak olan zengin biri varmış, o da ölmüş. Şimdi 4 kardeşten biri okula gidemiyor, 3 çocuk okuyabiliyormuş. Aile parayı fıstık kırarak kazanıyor. Ellerinden başka bir şey gelmiyor.

Muhittin “Allah razı olsun devletten. Bizi aşsız bırakmıyorlar” diyor. Ben bunları balkonda yazarken, İstanbul'da güzel bir yaz akşamında, bir yerde havai fişekler patlıyor, dore elbiseli kadınlar altında margaritalarını yudumluyor.

Muhittin ve onun gibi çocuklara yardım etmeyi sürdürmek gerekiyor. Muhittin büyüsün, okusun, kendine aş sağladı diye minnettar kaldığı devletin yapamadığı ama yapması gerekenin bu olduğunu anlayabilsin de, bir ömür boyu boş yere minnettar kalmasın diye...

20.07.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1