DİNK
Katili görmüş olmalısınız. Tabii onu azmettiren ağır abiyi de. Ve bir de ağır abinin feyiz aldığı üniversiteli fikir insanını.
Dikkat ettiniz mi, onlar da sizin benim gibi insanlar...
Halbuki aklımız almıyor değil mi. İnsan nasıl yapar böyle bir şeyi diye. Zaten düğünlerde havaya ateş açıp, balkondakileri avlayanları da hayal edemedik hiç. Ya da ihaleye fesat karıştıran politikacıları.
Ertuğrul Özkök bugünkü (23.01.2007) köşesinde, “İnşallah, bu gerçek bir örgüt işi çıkar. Eğer birbirini dolduruşa getiren mahalle kabadayıları ise işimiz daha zor.” diyor. Zaten bu örgütleri de anlamadık bir türlü. Üç bacaklı, dört kulaklı üyelerden oluşuyor sandık hep.
Henüz bilmiyoruz bu cinayet örgütlü olarak mı işlenmiştir. Ya da azmettirilerek öldürmek, taammüden şahsi bir girişimden daha mı az ihtişamlıdır. Veya bir çetenin örgüt sayılabilmesi için kaç militan gerekir ve kaçının beyinsiz olması zorunludur, bilmiyoruz.
İşin kötüsü ne biliyor musunuz?
Biz böyle kendi aramızda hayretleşip duracağız, nasıl olur diye.
Köşe sahipleri kendi köşesinde yazılar yazacak, bir daha olmasın diye.
Bazıları televizyonlarda hararetle üfürecek, olur mu canım böyle diye.
Ve bütün bunlar hiçbir işe yaramayacak. Bu garip yaratıklar, bu sizin benim gibi görünen, insan kılıklı varlıklar, ne varlığı yokluklar, bunlardan haberdar olmayacak. Olsalar da bir anlam veremeyecekler.
Bir gün, yine böyle bir kış günü, yine böyle bir örgütsüz çetenin, yine böyle bir ahmak militanının, yine böyle 250 YTL'lik tabancasından çıkan, yine böyle bir kör kurşun, bir Dink'e daha denk gelecek.
Biz yine çok şaşıracağız...
|