HE YA! MOLA...

Siz hala Kana kanmadınız mı? Bizim içimiz Kanadı. Siz hala doymadınız mı? Nereye varacaksınız? Büyük Ortadoğu'ya mı? Global Dünyaya mı? Tek para birimine, tek dile, tek dine, tek ırka mı? Toparlanmaya mı çalışıyorsunuz? Dağılmaya mı? Azaltarak mı çoğalacaksınız yeryüzünde. Renkleri yok ederek mi arayacaksınız gökkuşağını?

Seslenmek yerine hırslanmakla mı çözeceksiniz sorunlarımızı? Sahi üzerine “sevgilerle” yazacak başka bir şey bulamadınız mı?

En son Kuveyt'e girdiğinizde başı kopmuş bir bebeğin enkazdan çıkarıldığı bir resimde kaybetmiştim şuurumu. Şimdi aynı yaşlarda bir başkası, boynunda mavi plastik emziği (Annesinin memesi kim bilir hangi taşın altında kalmış) taşlaşmış küçük bir utanç abidesi gibi duruyor bir adamın elleri üzerinde. O adam bombalardan kurtulsa da yaşayabilir mi artık? O bebeği, o küçük bibloyu, o utanç heykelini elleri arasında tutup başının üzerine kaldırarak dünyanın en sessiz çığlığını atan adam yaşayabilir mi artık? Eve gidip çocuklarına bir gün önce sarıldığı gibi sarılabilir mi? İçinde kopan şeyleri öldürmek için kimyasallar'ı değilse!!!   duygusallar'ı kullandığınızda NATO, ABD, AB vs kısaltmalar karşı çıkamıyor mu?

İster güvercin kanadına, ister parşömen kağıdına, ister şişe içinde okyanusa, ister Harmandalı'na nereye ne yazarsak yazalım IN GOD WE TRUST konuştukça bizim sesimiz çıkmayacak. Ama yine de konuşacağız. Nuh'un gemisiyle değilse peynir gemisiyle kurtulacağız bu tufandan. Heyamola.

01.08.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1