HER YERDE HÜZÜN VARDI...

O yerde yüzü koyun yatan adamın üzerine örtülen içindeki beyaz güvercinin sadece beyazı kalmış kağıt, tüm vücudunu kaplamaya yetmemiş, altı delik kahverengi ayakkabıları dışarıda kalmıştı... İnsanlar ölünce ruhları bedenlerinden ayrılır hemen... Ama onun ruhu henüz ayrılmamıştı bedeninden... Ruhu bile, olmaması gerektiği gibi, bu şekilde bir ölümle bedeninden ayrılmayı kabul etmemişti işte... Henüz bedeniyle birlikte etrafını gözlemliyordu... Bir yanı hep hayal ettiği barış çığlıklarıyla mutlu olurken diğer yanı bu kadar basit ama bir o kadar da ucuz bir kurşunla vurulmuş olmayı kaldıramamıştı... Onun tek silahı kalemiydi ve tek isteği o kalemin barış sözcükleriyle aydınlık düşüncelerle beyaz kağıtlarla buluşmasıydı...

İçinde kaybetme korkusu yaşıyordu ama kaybetmeyeceğinden emindi. Yaşamak istediği ülkesinde bunu yaşamayacağını düşünüyordu ama olmadı işte olamadı... Bedeni yenik düştü belki ama ruhu asla... O yine de mutlu, toplanan kalabalıkla birlikte aslında anlatmak istediklerini birilerinin duyduğunun farkında...

İşte benim kalbim de bir yandan, aklımdan o görüntüsü gitmeyen adam için hüzünle kaplanırken, diğer bir yandan da artık benden uzaklaşmış bir aşkın hüznüyle kaplıydı o akşam... Tıpkı o adamın yenik ruhu gibi benim de aşka yenilmiş ruhumun bir parçası bedenimden ayrılmıştı... Ruhlarımız bir bakıma benzeşiyordu. İkimizinki de ilk başta öldüresiye mücadele etmiş, sonra yıpranmaya ve direncini yitirmeye başlamış, en nihayetinde onunki tıpkı bildiği, beklediği gibi 4 kovanla, benimkisi ise aslında bildiğim ve kesinleşen bir haberle yenik düşmüş ve beni terk etmişti...

Aslında benim üzüntüm, beni aylar önce terk ettiğini bildiğim adam değil, bunca zamandır tek başıma yaşadığım aşkın gitmiş olmasıydı... Evet içimde bir boşluk var şimdi. Uzun zamandır bir kısmını doldurmayı başardım ama boşluğun büyüklüğü bugün netleşti... Kalanı için biraz zamana ve yeni bir aşka ihtiyaç var... Yaşadıklarımdan öğrendiklerimle artık daha farklı baktığım hayatım için umudum var hala... Kaybeden biz değiliz Dink. Her şey şimdi yeniden başlıyor, yeni tohumları attık biz bugün toprağa... Yağmur sonrası mis kokan taze toprağın kokusu burnumda şimdi...

23.01.2007
Evren ATAK
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1