YAZ! YARATAN YAZARININ ADIYLA YAZ NE OLUR!
Kendimi bildim bileli okumayı severim. Önceleri -toyken- iflah olmaz
bir açlıkla ne bulursam okurdum. Hiç unutmam bir keresinde sanırım bir misafirlikteydik,
okuyacak hiçbir şey yoktu ve ben sıkıntıdan patlamamak için bir yemek kitabı okumuştum. O
zamanlar annemle gezmelere gitmek zorundaydım ama “küçük olabilirim ama bakın sizden
farklıyım, şu anda karnıyarığın yarılmış karnıyla ilgileniyor olsam da ben bir okurum ve
çok ‘cool’um” mesajı veriyordum.
Herneyse, ne diyordum… Yıllar geçtikçe okuma zevkim kendi yolunu
buldu; sevdiğim yazarlar, konular, edebiyat türleri su yüzüne çıkmaya başladı. Sanırım 80li
yılların sonlarıydı o muhteşem dünyaya adım atışım. Bilimkurgu ve fantezi dünyasına.
Yıllar boyu elimdeki kitaba bakıp “Ne okuyorsun bakiim sen” deyip
kapağında ejderha, büyücü ya da uzay gemisi görünce bıyık altından gülüp dudak büken
insanlarla karşılaştım. İlk başlarda canla başla anlatmaya çalışırdım bilimkurgunun illa ki
robotlar demek olmadığını, bilimkurgu ve fantezinin aslında farklı olduklarını, ikisinin de
kendine özgü kuralları, tatları, ustaları ve sevenleri olduğunu. Şimdi düşünüyorum da ne
gülünç bir çabaymış.
Sonra vazgeçtim, boşunaydı çünkü. Hayatında yaratmanın sadece Allah’a
mahsus olduğuna inanan birine, değil bir dünya, koskoca bir evren yaratan Frank Herbert’i,
Ursula K.Le Guin’i nasıl anlatabilirdim? Tolkien onlar için “haa şu cüceli yüzüklü filmi olan
adam”dı, “Dune” onlar için olsa olsa “dün”ün yanlış yazılmış haliydi.
Sadece anlaşılamamak ya da yanlış anlaşılmak değil derdim, pek hesaba
da alınmıyorum aslında. Ben mi beğenemiyorum yoksa gerçekten çok mu az bu türün eserleri?
Tolkien, Herbert ve Asimov gittiler, Le Guin – Allah uzun ömürler versin ama 80’ine yaklaştı.
O da gidince ben ne yapacağım! Bunu fark edince panik içinde kitapçı raflarını taradım. Hepsi
birbirinin benzeri görünen bir sürü kitap, acemi – üstelik rengarenk!- kitap kapakları, içinde
mutlaka “elf” geçen üçlemeler, beşlemeler, çoklamalar, aslında hiçlemeler…
Sahafları gezdim, “neye baktınız apla” diye yaklaşıp “bilimkurgu
bakıyordum” deyince “pek çeşidimiz kalmadı” diyen bıkkın satıcılar. Elinizde yoktu ki
kalsın!
Forumlara bakıyorum, moda deyişle “guugılda sörç ediyorum”,
bazılarının gazına ve heyecanına kapılıp bilmemne serisinin ilk kitabını alıyorum.
Kitaplığımda biraz da utançla tek çocuk gibi bıraktığım “1.kitap”lar dizili.
Şikayetçiyim arkadaş! Hem bir okur olarak ciddiye alınmayayım hem de
okuyacak kitap bulamayayım. E pes! Yetkilileri ve olası/mevcut tüm bilimkurgu/fantezi
yazarını göreve çağırıyorum. Lütfen yazınız, yaratınız. Beni 3-5 yılda bir eski kitaplarımı
okumak zorunda bırakmayınız. İnsaf canım!
|