ZAM
Memur maaşlarıyla ilgili pazarlıkları izlemişsinizdir. Konunun yorumluk pek bir tarafı yok aslında.
Al takke ver külah, yüzde 3'ten 4'ten yukarı çıkılamadı bir türlü.
Sanki, yeryüzünün en zengin, işçisi memuru refah içinde yaşayan ve enflasyonu da taş çatlasa yıllık yüzde yarım olan ülkelerinden birindeymişiz gibi, komik oranlar konuşuldu.
Tüccarlıklarıyla övünen hükümet üyeleri, kapıyı o kadar düşük seviyeden açtılar ki, rahat rahat pazarlık edip, ne kadar mahir tacir olduklarını gösterdiler ele güne.
Pazarlık kandırmacasından sonra “uzlaşma kurulu” komedisi girecek devreye. Kurulun aldığı kararlar bağlayıcı olmadığından, son söz Bakanlar Kurulu'na kalacak ve biliyoruz ki Bakanlar Kurulu üyelerinin de tüccarlığı gayet iyi.
Köprü geçiş ücretine bile %30'un üzerinde zam yapılırken, yoksulluk sınırının altındaki memura %4 zam yapılması planlanıyor.
Dedim ya, konunun yorumluk pek bir tarafı yok aslında. Her şey ortada.
Hükümet adına Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, çıkıp, mesela eylem yapacak memurları, “mağdur olmak”la tehdit ediyor.
Mesela memurlara aç kalmayacakları kadar zam yapılırsa, “ülkeye hiç yatırım yapmamak”la tehdit ediyor.
Mesela, “Memurların yarıdan fazlasının evi var, bireysel kredi başvurularının çoğunu memurlar yapmış, daha ne olsun.” diyor. Öngördükleri memur yaşam standardının ne seviyede olduğunu görüyor musunuz? “Memurun evi mi olurmuş? Karnını doyursun yeter!”
Bütün bunlar hep aynı aslında. Önceki zamlarla, önceki yıllarla, önceki hükümetlerle aynı.
Sorun da tam burada işte. Öncekilerden farklı olduğunu söyleyerek iktidara gelenlerin, öncekilerden hiç farkı yok. Hala memurlara düşük zam yapılıyor, hala asgari ücret asgari seviyede, hala emekliler sefil durumda. Yani her şey aynı.
Ortaya koydukları politikalarla, gelir dağılımının adaletini ve dağıtılacak gelirin artırılmasını sağlamakla görevli kişiler, ancak gözdağı veriyor.
Efkan Şeşen'in şarkısında dediği gibi: “Dokuz altı yollarında ... gülmek yasak!”
Not: 10 Eylül 2006 günü, Tüketiciyi Koruma Derneği (Tükoder), dünyanın en pahalı akaryakıtına karşı, “ZAMLARA SEYİRCİ KALMA 10 EYLÜL'DE AKARYAKIT ALMA” kampanyası düzenliyor ve zamlardan şikayetçi olan herkesi katılıma davet ediyor. Ne dersiniz, bir gün akaryakıt almamaya katlanabilir misiniz? Ya da sizin zamlardan bir şikayetiniz yok mu? (Ayrıntılı bilgi: www.tukoder.org.tr)
Bu yazı, 08.09.2006 tarihli Haber MANŞET Gazetesi'nde de yayımlanmıştır.
|