ZENGİN BELEDİYELER!

İstanbul'un üç farklı yerinden, üç farklı manzara aktarmak istiyorum. Belediye kaynaklarının kullanılmasına (ya da heba edilmesine) ilişkin üç örnek...

Birincisi şehrin en batı ucundan, Silivri'den. Silivri, çoğunlukla yazlıkçı mekanı olarak bilinir. İlçe merkezinde yaz kış yerleşim olmakla birlikte, çevre belde ve mahalleler genelde yaz aylarında kalabalık nüfus ağırlar.

Kendimi bildim bileli yaz aylarında, Silivri'nin bu yazlıkçı yerleşim yerlerinden birine giderim. Bundan 25-30 yıl önce bomboş arazi olan bölge şimdi iğne atılsa yere düşmeyecek şekilde doldu. Bu gelişmişliğe daha fazla dayanamayan belediye de sonunda bu yıl bölgenin yollarını asfaltlamaya karar verdi. Ellerine sağlık, pek de güzel oldu. 30 yıldır toz toprak, yağmur yağınca çamur olan yollar, bu yaz başında tertemiz asfaltla kaplandı.

Ne olduysa bundan sonra oldu. Yollara asfalt döküldüğünü gören İGDAŞ inanılmaz bir heyecan ve gayretkeşlikle, Silivri'nin bu yazlıkçı mekanına doğalgaz götürmeye karar verdi. Hemen kolları sıvayıp, asfalt dökülmüş tüm yolları kazarak boruları döşedi.

Nihayetinde, sadece yazları kullanıldığı için aslında doğalgaz ihtiyacı pek de olmayan bölgenin artık doğalgazı var ama 30 yıl sonra kavuştuğu asfalt yolları delik deşik.

Başka bir belediye marifeti(!) de Güngören'den. Tam tarihini hatırlamıyorum bundan 3-5 yıl önce Güngören'in bütün kaldırımlarının ve ara sokaklarının parke taşlarıyla döşenmesi tamamlanmıştı. Birkaç hafta önce geçerken gördüm, Güngören'in ana caddelerinden birindeki kaldırım taşları, eskisine göre biraz daha büyük olan yenileriyle değiştiriliyordu.

El insaf. Bildiğimiz taş, 3 yılda ne olur da değiştirilmesi gerekir? Güngören Belediyesi'nin parası, 3 yılda bir kaldırım taşı değiştirecek kadar çok mudur? Bu paraları harcayacak başka alan, başka ihtiyaç yok mudur? Anlamak mümkün değil.

Ve son manzara da İstanbul'un göbeğinden. Son birkaç ay içinde Cevizlibağ'dan geçtiyseniz, E-5 üzerindeki Ambarlar kavşağı inşaatını görmüşsünüzdür. İlave üst geçit inşaatı, gayet başarılı biçimde tamamlandı, söz verilen sürede bitirildi. Hatta belediye de söz verdiği tarihte bitirebildiği nadir inşaatlardan olduğu için bando mızıkayla duyurdu bitirdiğini.

Ama bitirilen kavşağın, meğer yan yolla birleşeceği yeri açık bırakmayı unutmuşlar. Şimdi tekrar yapılan yerler yıkıldı, döşenen çimler bozuldu, kaldırımlar söküldü. Aylar önce törenle bitirilen kavşak yeniden bitirilmeye çalışılıyor.

Her üç uygulama da AKP yönetimindeki belediyeler ve bu belediyelerin kurumlarınca gerçekleştiriliyor. Partiler dışında da zaten koordinasyon içinde çalışması gereken kurumlar, aynı parti yönetiminde bile birbirinden habersizler. Birinin yaptığını, diğeri gelip yıkmaktan çekinmiyor.

Kaynağı bizlerin vergileri olan belediye kasaları bu kadar dolu mu ki paralar sokaklara dökülüyor? Anlayan varsa beri gelsin lütfen.

Çevreye verilen rahatsızlık, zaman ve iş gücü kaybı, trafik sıkışıklığı gibi konulara daha sıra gelmedi bile...

Bu yazı, 21.07.2006 tarihli Haber MANŞET Gazetesi'nde de yayımlanmıştır.

21.07.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1