DEVEYLE KOMŞULUK

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin maliye politikası belli oldu: "Deve ile komşu olan, kapısını büyük tutacak."

Demek bundanmış, Maliye Bakanı'nın kaçak olduğuna bakmadan koca koca villalar dikmesi. Kapılarını büyük tutabilmek için...

28 Haziran'da yasalaşan yeni düzenlemeyle, yabancı yatırımcıların, Türkiye'deki finansal yatırımlarından elde ettikleri kazançlara uygulanan stopaj (vergi kesintisi) sıfırlandı. Yani Türkiye'ye gelip mesela borsada para kazanan yabancı yatırımcı, bu kazancından dolayı ödediği %15 vergiyi artık ödemeyecek.

Bildiğiniz üzere, ülkemizde aşağı yukarı her şey için vergi kesintisi var. Gelirimizden (gelir vergisi, kurumlar vergisi vb.), varlıklarımızdan (emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi vb.), hatta tüketimimizden (katma değer vergisi, özel tüketim vergisi vb.) bile vergi kesiliyor.

E esnafın alnının teriyle kazandığı paradan, tüccarın ticaretinden, işçinin ücretinden ve hatta içtiğimiz sudan kesilen vergiyi, "rantiye"den almamak olmazdı. Nitekim, bu zamana kadar, bu kazançlara %15 oranında stopaj uygulanıyordu.

Ancak, devlet yabancı yatırımcılardan yeterince vergi toplamış olacak ki bu andan sonra yabancıların kazançlarına vergi kesintisi uygulanmayacak. Zaten Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da bu duruma dikkat çekiyor. Son 6 ayda yabancılardan 2 milyon YTL vergi alındığını belirtip, maliye politikamızı özetleyen cümleyi patlatıyor: "Deve ile komşu olan kapısını büyük tutacak. Herkes buna alışsın."

Ben tam olarak neye alışacağımızı anlamadım. Komşularımızı develer arasından seçmeye mi, yoksa yeterince büyük kapı yapabilmek için daha kaçak villa yapmaya mı?

Maliye Bakanı, deve özdeyişinden anlamayanlar için gözdağını da veriyor: "Değiştirmezseniz gecelik faizleri yüzde 7500 görürsünüz."

Nasıl yani?

Gecelik yüzde 7500'lük faizleri yaşamamak için, yapılabilecek tek şey, adil olmayan vergi düzenlemesi midir? Herkesten, her şeyden vergi alınırken, finansal yatırım araçlarının getirisinden vergi almamak mıdır çözüm? Siz ne işe yarıyorsunuz peki? İktidarda olan partiniz ve ekonomi yönetiminiz ne güne duruyor? Yıllardır sıcak paranın bu ülkenin baş belası olduğu söylenmiyor mu? "Bir çıkarlarsa yanarız." denmiyor mu? Zaten her çıktıklarında da tutuşmuyor muyuz? Sizin göreviniz, ülke ekonomisini, yabancıların keyiflerine göre giriş çıkışlarından etkilenmeyecek hale getirmek değil midir? Gerekli yapısal düzenlemeleri yapıp, sağlam bir ekonomi oluşturmak değil mi yapmanız gereken? Sadece finansal enstrümanlarla, sadece para politikasıyla ekonominin düzlüğe çıkarılamayacağını bilmiyor musunuz?

Hükümet üyelerinin halkı azarlamasına alışmıştık. Şimdi bir de tehdit çıktı. "Adaletsiz olmak zorundayız, yoksa gecelik faizler %7500 olur."

Bu arada, yeni düzenlemeyle yabancıların stopajı sıfırlanırken, yerli yatırımcılarınki de %10'a düşürülüyor. Nasılsa yerli yatırımcı bir yere gidemez, çok düşürmeye gerek yok. Vergiyi sadece tuttuğundan alabilen maliye. Ne güzel!

Bu yazı, 30.06.2006 tarihli Haber MANŞET Gazetesi'nde de yayımlanmıştır.

07.07.2006
 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1