|
THE FİNAL COUNTDOWN Havari Kesar İngilizce bir başlık koymak çok sevimli olmayabilir fakat daha 'enternasyonal' bir kokusu olabileceğinden hareket ediyorum. Bu yazı için 'son hamleler', 'füzeler savaşı' vs. gibi başlıklar da düşündüm ve belki daha iyi olabilirdi ancak nedense 'Son geri sayım' başlığını kullandım. Son hamleler olduğu doğrudur; Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana ilk defâ bu kadar büyük bir açmaz ve buhran yaşıyor. ABD ve AB'nden ilk defâ bu kadar uzaklaşıyor ve alternatifi yok. Ne kucağına gideceği bir SSCB kalmış, ne Bağlantısızlar var ki, onlara bağlansın ne de bölgesel bir grubun içinde yer alabilecek durumda. Afrika Ulusal Kongresi'ne alsalar oraya gidecek duruma gelmiş. Denizcilik terimiyle, çapa tarıyor yani attığı demir dipte hiçbir yere tutunamamış ve karaya oturacak veya açıklara doğru delibozuk bir biçimde sürüklenecek. ABD'nde kurulan son hükûmet, kurulduğu yerde bile 'istenmeyen çocuk' durumuna düşmüştür. Halkı 'Kurtlar Vâdisi - Irak' tipi filmlerle tatmin etmeye çalışıyorlar. Mülkiyetin kime âid olduğunu geçen sayıda belirledik ve mülkiyetin olduğu yerde mülksüzlük ve mülksüzlerin olduğu da âşikâr. O mülksüzler, ideolojisizlik ve basiretsizlik batağında, darbelerle ve kahramanlık türküleriyle, onuncu yıl marşlarıyla, 'Ölürüm Türkiye'm' safsatalarıyla 86 yıldır uyutuldu, uyuşturuldu. Ne kadar ikinci sınıf yahudî (şabbatayist) varsa makamlandırıldı, ganimetten pay sahibi yapıldı. Gelinen aşamada, birinci sınıf yahudîlerin (ABD ve AB yahudîleri) bile başı dertte olduğu için, Türkiye sahasındakiler sıkıntıyı çok yakından hissediyorlar. Kendini inkâr ve hattâ imhâ etmek anlamına gelecek olan AB (Burjuva) hukukuna bile çiğriyerek bakıyor. Normaldir zira tiraniler ve oligarşiler için burjuva hukuku 'ileri' bir pozisyondur ve korkutur. Egemenliği daha fazla insanın ve grubun paylaşması işlerine gelmez. Açmazı da büyük; hem uluslararası hâkimiyet sistemi ve tekeller bastırıyor ve pastasından daha çok pay istiyor hem iç dinamikler ve özellikle de Kürdler hak taleblerini arttırıyorlar. Her iki tarafa da meyledemeyeceğine göre - tabiatına aykırı - ya iki taraf arasında sandwich arası peynir gibi eriyecek veyahut beyhûde bir direnişin içine girecek, girdi. Şah, vezir - kale kıskacında. Bu anlamda 'son hamleler'. KKK komutanı yahudî Büyükanıt, KKK karargâhını Şırnak'a taşıdı. Anlamı; Ben Kürdistan'ı topyekûn imhâ etmeye geldim. Sivil-gerilla-kadın-çocuk- ihtiyâr-genç farketmez. RTE de öyle diyordu; çocuklar ve kadınlar da terorist olabilir. Demek ki, bir ayırım yapmıyor. TSK seferberlik ilân ederek polisleri ve güvenlikçileri askere alıyor. Devlet, iki tane de özel asayiş birimi kuruyor. Sınırda yığınak yapıyor. Bu kadar yoğun faaliyet içinde bulunan bir ordunun büyük bir savaşa hazırlandığını söylemek için âlim olmaya gerek yoktur, herhâlde. PKK ve Kürt halkına karşı yürüttüğü savaşı, 'terörle mücâdele' olarak sunan (falsifie eden) devletin bu kadar hazırlık yapması ve bunalım yaşaması ciddî bir çelişkidir. O hâlde, savaşın bir de muhatabı vardır. Savaş için, en somut politikadır denir. Savaşın bir siyâset yapma biçimi olduğu görülüyor. TSK eğer karargâhını Kürdistan'a taşıyorsa (taşıyacak kadar konunun üzerindeyse) - ister misiniz - PKK de karargâhını Karadeniz'e, Amanoslar'a veyâ Ankara'ya (Çapa) tam genelkurmayın dibine taşısın. Olur mu olur. Devlet özel asayiş birimleri mi kuruyor Kürdistan'da, - neden olmasın - Kürd Ulusal Gücü de varolan contre-asayiş birimlerini İstanbul başta olmak üzere Türkiye metropollerinde konuşlandırsın. JİT çok mu faal Kürdistan'da, - kuvvetle muhtemelen - avcı kuşlar da Antalya'dan Gemlik'e kadarki turizm şeridinde faaliyetlerini ikiye, üçe katlasın. Bu tezleri siz kendi perspektif çerçevenizde istediğiniz gibi boyayıp renklendirebilirsiniz. Kürdistan'ı tahliye etmek ve insansızlaştırmak isteyen devlet, Ankara'nın göbeğinde tasfiye olursa hiç şaşırmam. Yine, Kürdistan'da napalm atan, kimyasal kullanan, savaş hukuku diye birşeyi asla tanımayan Türkiye - olasıdır ki - şimdiye kadar pek de alışık olmadığı biçimde, PKK cenâhından farklı silahlarla karşılaşıversin. Meselâ Stingerlar, Katyuşalar, Rus tipi akıllı ve imhâcı lav silahları ve hattâ daha... her neyse... Nasıl olur? Buna, içiçe savaşın alan genişletmesi ve işin içine halk güçlerinin de karışmasıyla savaşın kaynaması diyelim. Bir ileri aşaması veya paralel aşaması İç Savaş oluyor (Civil War). Diskothekler, Barlar, Meyhâneler, Kârhâneler, Kumarhâneler, Bali adasındakileri aşan sefâhat mekânları, lumpenliğin en önde gidenleri, duyarsızlığın, taş kalbliliğin, fuhuşun, kokuşma ve çürümenin merkezleri Kürdistan'da değil batı Türkiye'de ve ağırlıklı olarak metropollerde. Batı Türkiye henüz savaşla tanışmadı, ne mene birşey olduğunu bilmiyor, canı yanmadı, evinden olmadı, köyü-mahallesi yakılmadı, toplu göç yaşamadı, çocuklarını savaşa vermedi. Yani kaybedeceği çok şey var. Bu nedenle, PKK'nı hiç yapmadığı ve yapmamayı temenni ettiği şeylere zorlamak gibi bir siyâset Büyükanıt eliyle yürüyor. Kürdistan şart değil, insanca yaşamak istiyorum, kimliğimi istiyorum diyen Kürd'e karşı devletin ve TSK'nin cevâbı, 'hayır, sen Türkiye'yi bölmek zorundasın, sana biçtiğimiz rol budur!' biçiminde oluyor. Bu yönüyle bakıldığında Türkiye bir füzeler savaşına hazırlanıyor. Büyükanıt ve hempası Türkiye'nin, Türkiye halklarının, Kürdler'in, Türkler'in, Müslümanlar'ın, demokratların, sosyalistlerin kısaca bu ülkede yaşayan insanların dostu, koruyucusu, yandaşı veya yoldaşı olmak şöyle dursun düşmanıdır. Düşmanıdır çünkü kendisi hırsızdır, boğazına kadar çirkefin içine batmıştır. Başında bulunduğu çetenin deşifre olmasıyla paniklemiş, savcıyı görevden aldırabilmiştir. Sayısız insanın katlinde, sakat kalmasında, evinden yurdundan edilmesinde en üst düzeyde parmağı vardır. Yahudî olmakla, yani Türk, Kürt, müslüman, sosyalist hâsılı insan olmamakla fiksedir. Bu kişi ve avanesi Türkiye'nin bütünlüğünü falan korumak şöyle dursun bu ülkeyi bölmek için insanları provoke etmekte, savcılara bile tahammül edememekte, ortalığı kana ve kine boğarak iki halkın arasına kılıç saplamakta ve yüzyıllar sürecek bir kopmaya sebeb olmaktadır. ABD ve İsrail'e verdiği söz 'ülkeyi bölme' sözüdür. Böyle yapmakla kawmine olan sadâkatini göstermektedir. Bu adam Türkiye'nin ve halkın askeri olamaz. Olsa, olsa ABD-İsrail genelkurmayının lejyoneri olabilir. O öyle de, onun âmiri konumundakiler farklı mı? RTE, A. Gül, B. Arınç, A. N. Sezer vs. RTE, TC tarihinde bir başbakanın başına gelmiş (ve gelecek) olanlardan hiçbirine benzemeyen bir akıbete uğramaya adaydır. Bir insan (insan taslağı) ancak bu kadar ALÇAK olabilir. Ortalık kan gölüne döndüğünde muhtemelen kaçacaktır. Dışişleri bakanı denen tenekenin de benimseyeceği yol aynıdır. Hazırlıklarını yaptıkları kesindir. Tam da bu gelişmeler esnâsında BERZAH mevzuunun tebliği çok anlamlı ve bir o kadar da kritik bir sürece işaret ediyor. K'ı defterime Nun ve Kef harflerini yazarken görenler olduğunu öğrendim. N ve K. Hiçbir yorum yapamadım. www.aylikdergi.com'dan alınmıştır.
DİĞER YAZILARI -Coyotte ve Skilia -Sıkıntılı Eser- I - Ma Alladzi Hadatha Fi Hadath 11/9 (11/09 'da Ne Oldu?) - Coyotte ve Skilia -Sıkıntılı Eser- II - Coyotte ve Skilia -Sıkıntılı Eser- III - Coyotte ve Skilia -Sıkıntılı Eser- IV - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - V - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - VI - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - VII - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - VIII - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - IX - JEW - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - X - Başyücelik Devleti'nde Sağlık - Coyotte ve Skilia (Sıkıntılı Eser) - XI - Media - Berzah
|