Yercil

About Me
Akademics
Leisure
Links
 


Entropi, termodinamiğin 2nci yasası olarak herşeyin düzensizliğe doğru gittiğini ve enerji alınmadığı müddetçe bu durumun süreklilik sağladığını vurgulamaktadır. Oysa yaşadığımız basit senaryo, bize her seferinde basitlikten karmaşıklığa ulaşan bir düzenliliği yaşatıyor. Bu sorunun cevabı Ilya Pripopin’e 1977’de Nobel ödülü kazandırmış ve yeni bir ilimin ilk resmi kabulünü sağlamıştır.

Bilim tarihi içinde bu yeni kuşak bilimsel oluşumun ismi Kaos Bilimdir. Kaos bilimi düzensizlikten düzene   geçişleri inceler. İlgilendiği,  düzensiz ortamlarda doğru tahminlerde bulunmak değildir. Kaos biliminin yapmaya çalıştığı, düzensizliğin düzenini bulmaya çalışmak, yani yapısını ortaya koymaktır. Bu nedenle alışılagelmez tüm anlayışlardan farklı bir alanda disipline olmuştur. Bu alanda tüm bilimlerin birleşmesi, bir anlamda eski Yunan filozoflarının deyimiyle “omniscience” a ulaşma çabası vardir.

Diğer tüm bilimler gibi Yönetim bilimi de bu anlam da etkilenmiştir.

Yönetim, yıllardır birilerini temsil rolü olarak algılanmıştır. Fabrika yöneticisi fabrika sahibini temsil eden rol üstlenir. Bir müdür, bir üst kurumu ya da devletin kendisini temsil eder. Bu anlayışı Deming değiştirmeye başlamıştır. Deming, işgörenlerin düşünsel kapasitelerinin kalite, etkinlik ve rasyonelliğe yönelmesini sağlamıştır. Bir fabrikada, ofiste, okulda, karagahta işler günlük olarak aynıdır.

Deming’in üretimde “sıfır hata tanımı istatistiksel salınımın yönetimce kabul edilen sınırlarında bulunmayı betimler. Bu tanımlama, hatanın fiziksel olarak yok olmasından farklıdır. Geometrik olarak gösterilirse daha anlaşılır şekilde bu davranışlar aşağıdaki gibi gösterilebilir.

torus01.jpg (5803 bytes)

 

Burada yönetim, davranışın şeklini çalışanlarla birlikte belirlemişler ve bundan sonraki gayretlerin bu yapıya uygun olmasına çalışmaktadırlar.   Bu çizgiyi destekleyen davranışlar çoğaldıkça farklı şekillerle alanlarda, ama aynı yapıyı destekledikçe aşağıdaki benzeyecektir.

torus02.jpg (8712 bytes)

Tüm davranışları (okul, hastane,kh vs) tıpkı hikayelerdeki senaryolarda olduğu gibi aynı yapıya sokabiliriz, ancak bireysel davranışların herbirinin bu yapının neresinde olduğunu tam olarak bilemeyiz. Örneğin, tüm üniversiteler aynı yapı içinde çalışırlar ancak, kimisinin öğrenci kalitesi,öğretim elemanı üretimleri, fiziksel özellikleri, piyasa beklentileri gibi özelliklerden her biri sadece kendisine benzer. Aynı yapıyı farklı değerlerle kullanırlar. Örneğin 80 öncesi 60 sonrası jenerasyon benzer özellikleri gösterir ancak, bireyler bu benzerlikler içinde farklıdır. A harfinin tarihinde de Antik Yunan edebiyatının yada Roma imparatorluğunun Akdeniz'e sahip olmak için girdiği savaşların A harfinin gelişimine etkisini tam olarak bilemeyiz. 

 

Davranış bütünlüğü içinde gerçekte bireysel çabalar birbirinden farklıdır. Aynı kuşak iki gencin davranışları birbirine benzer ancak aynı olamaz. İki trafik polisi aynı davranış kalıplarıyla benzerler ancak aynı olamazlar. İşte bu benzerlik içinde farklılaşma kendine benzerlik olarak açıklanır. Her bir davranış bir şekilde diğerlerinden ( ne kadar ortak yanı varsa da) farklıdır.  Bu farklılıklar  diğer davranışlardan önemli ölçüde ayrılır hale geldiğinde geometrik olarak çizgi değişir.

 

devam edecek 8-)

 

 
1
Hosted by www.Geocities.ws