|
|
|
|
TEKERLEMELER, TÜRKÜLER ve MANİLER
 |
TEKERLEME:
|
Tekerleme, halk edebiyatında,
tek başına alınamayacak, türkü, aşk şiiri, masal ve
ortaoyunuyla beraber olarak anılması gereken bir anlatı türüdür.
Ancak tekerleme, hangi türden halk edebiyatı ürünlerine bağlanmış
olursa olsun, bir takım biçim, anlatım ve içerik özellikleriyle
onlardan ayrılır. Kimi tekerlemeler ise, başka türlerden bağımsız
olarak da varlıklarını gösterirler.
Tekerleme daha çok, çocuk
geleneklerinde yer alan bir türdür; tekerlemelerin konularındaki
ve yapılarındaki çocuksu eda, bu olgunun bir görüntüsüdür.
Bununla beraber birçok hallerde örneğin aşıkların bazı türkülerinde,
masallarda, düpedüz tekerleme diye adlandırılan güldürücü
konuşmalarda, büyüklerin de bu çeşit şiirli anlatım
yoluna baş vurdukları görülür.
Bu türün başlıca niteliği, herhangi bir
ana konudan yoksun oluşudur. Tekerleme, baş uyaklar ve uyaklar
tarafından elde edilen ses oyunları ile, ve çağrışımlarla
birbirine bağlanıvermiş, belirli bir şiir düzenine
uydurulmuş, birbirini tutmaz bir takım hayallerle düşüncelerin
sıralanmasından meydana gelmiştir. Tekerlemede düşünceye
sadece bu şiirlik öğeler kılavuzluk eder. Tekerleme şiirle
ve şiirdeki karakterlere bağlı olarak oluşur. Tekerleme
birbirine aykırı düşünceleri, olmayacak durumları bir
araya yığıp, mantık dışı bir takım sonuçlara varmakla
şaşıırtıcı bir etki yaratır. Tekerlemeler şöyle çeşitlenir:
|
|
-
Masal tekerlemeleri
|
|
|
-
Oyun tekerlemeleri
|
|
|
-
Tören tekerlemeleri
|
|
|
-
Bağımsız söz cambazlığı değerinde tekerlemel
|
 |
TÜRKÜLER:
|
Türkiye'nin
sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin
her çeşidini göstermek için, en çok kullanılan ad "türkü"dür.
Trükü kelimesinin, Türk adının sonuna, Arapça ilgi eki
olan "i" ekinin getirilmesiyle ortaya çıktığı
anlaşılır.Türki: Türkle ilgili, Türk'e özgü anlamında
kullanılır. Kökü, XV. yy'da Horasan'a kadar dayanır.
Türkünin
belli bir şekli yoktur. Bir koşma, bir semai, bir destan ya da
herhangi bir halk şiiri türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü
olur. Bu yüzden türkü tipinin en belirgin özelliği
"melodisidir". Bunun dışında, türküyü diğer
halk şiiri türlerinden ayıran bir özellik de her ezginin
sonunda bulunan kavuştaklardır (nakarat). Kavuştaklar her
ezgiden sonra tekrar edilen ikilik (ya da daha çok) dizelerdir.
Türkülerin büyük çoğunluğu anonimdir ya da ağızdan ağıza
söylenirken söyleyeni kaybolmuştur. Türküler bu şekilde
halkın malı olurlar
Türküler
çoğu kez, bir doğa olayı ya da bir kahramanlık karşısında
doğar ve yayılırlar. Türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini
koruyamazlar. Taşındıkları bölgelerde kişilerin, yer adlarının,
hatta konuların bile değiştiği görüldüğü için, nerde
doğduklarını saptamak güçleşir.
|
-
Ezgilerine göre
|
-
Usüllü (Oyun havaları)
- Usülsüz (Uzun Havalar)
|
|
-
Konularına göre
|
-
Ninniler
- Çocuk türküleri
- Doğa türküleri
- Aşk türküleri
- Kahramanlık türküleri
- Askerlik türküler-
- Tören türküleri
- İş türküleri
- Derebeyi, eşkiya, cinayet türküleri
- Ölüm türküleri (ağıt)
- Güldürücü türküler
- Karşılıklı türküler
- Oyun türküleri
|
|
-
Yapılarına göre
|
-
5'li den 16'lı hece ölçüsüne kadar türküler vardır
- Kavuştaklı türküler
|
|
BİR
KARADENİZ TÜRKÜSÜ
Bu
sene yaylaları
Bile gezelim bile
Sevdim de alamadım
Nafile düştüm dile
Vakfıkebir
yukarı
Tonya deyiler Tonya
Sevdim de alamadım
Hey gidi yalan dünya
...
|
OYUN
HAVASI
Mendilden
bohçası var
Gavurdan kocası var
Eğer kaçar gelirse
Üç beşlik gecesi var
Kız
mendil, mendil mendil
Kaldır kolların indir
Hep sözlerin yalandır
Bu can sana kurbandır
...
|
 |
MANİLER:
|
Mani kelimesinin tam olarak
nereden doğduğu bilinmemekle beraber, Arapça'da
"mana" kelimesinin bozulmasıyla ortaya çıktığı
kabul edilmektedir.
Maniler çoğunlukla dörder
dizeli küçük şiirlerdir. Manilerde dizeler yedişer
hecelidir; ancak bazı maniler de dört, beş, sekiz, on bir
hece ölçüsüyle yazılmış manilerde vardır.Uyak düzeni
" a a b a "dır, yani ilk dize ile son dize birbiri
ile uyak lı üçüncü dize serbesttir. Manide anlatılmak
istenen konu ve düşünce son iki dizededir. İlk iki dize ise
çoğunlukla serbesttir. Manilerde çoğu kez konu ve tema aşktır.
Bazı manilerde 1. dizeden 4. dizeye bir anlam bütünlüğü
olabilir. Böyle durumlarda ilk iki dizedeki somut anlayıştan,
son iki dizedeki soyut anlayışa geçiş olur.
Maniler dört yada daha çok mısralı
olabilir. Bazı manilerde birinci mısra öbür mısralara
nazaran daha kısadır. Bu bir hazırlık mısrasıdır; "
ayak " adını alır. Böyle manilere ayaklı mani denir.
Cinas, söylenişleri aynı,
anlamları farklı olan sözlerdeki sanata denir. Bu tip sözlerle
yapılan sanata cinaslı kafiye denir. Yapılan bu sanata da
cina sanatı denir.
|
Düz
mani:
Kaladan
indirdiler
Kır ata bindirdiler
Üç günlük güveyiken
Yemene gönderdiler
|
Cinaslı:
Sıra
sıra dikenler
Beyaz gömlek dikenler
Bakışından bellidir
Gizli sevde çekerler
|
Ayaklı
mani:
Seçilmiyor
Gönüldür geçilmiyor
Gönül bir top ibrişim
Dolaşmış açılmıyor
|
|
|
 |
|