| Ana sayfa|Atatürk|Kitap |Projelerim |Türküler| Yazarlar |

  TÜRKÜLER

Türkler Hakkında
Bağlama

TÜRKÜLERİMİZ

   A B C
   D E F-G
   H-İ  K-L M-N 
   O-Ö  P-S
   T-V  Y-Z  

 NOTALARIMIZ

Bir oh çeksem
Acem Kızı
Uzundere Barı
 

DEĞMEN BENİM   
Değmen benim gamlı   yaslı gönlüme,
Ben bir selvi boylu       yardan ayrıldım...
Evvel bağban idim      dostun bağında,
Talan vurdu ayva        nardan ayrıldım.

Garip kaldım şimdi      gurbet ellerde,
Ben gönlümü çalan      yardan ayrıldım...
Çok ağladım mecnun     gibi çöllerde,
Ferhat gibi nazlı yardan ayrıldım

 

  TÜRKÜLER 

TEKERLEMELER, TÜRKÜLER ve MANİLER

 

TEKERLEME:

Tekerleme, halk edebiyatında, tek başına alınamayacak, türkü, aşk şiiri, masal ve ortaoyunuyla beraber olarak anılması gereken bir anlatı türüdür. Ancak tekerleme, hangi türden halk edebiyatı ürünlerine bağlanmış olursa olsun, bir takım biçim, anlatım ve içerik özellikleriyle onlardan ayrılır. Kimi tekerlemeler ise, başka türlerden bağımsız olarak da varlıklarını gösterirler.

Tekerleme daha çok, çocuk geleneklerinde yer alan bir türdür; tekerlemelerin konularındaki ve yapılarındaki çocuksu eda, bu olgunun bir görüntüsüdür. Bununla beraber birçok hallerde örneğin aşıkların bazı türkülerinde, masallarda, düpedüz tekerleme diye adlandırılan güldürücü konuşmalarda, büyüklerin de bu çeşit şiirli anlatım yoluna baş vurdukları görülür.

Bu türün başlıca niteliği, herhangi bir ana konudan yoksun oluşudur. Tekerleme, baş uyaklar ve uyaklar tarafından elde edilen ses oyunları ile, ve çağrışımlarla birbirine bağlanıvermiş, belirli bir şiir düzenine uydurulmuş, birbirini tutmaz bir takım hayallerle düşüncelerin sıralanmasından meydana gelmiştir. Tekerlemede düşünceye sadece bu şiirlik öğeler kılavuzluk eder. Tekerleme şiirle ve şiirdeki karakterlere bağlı olarak oluşur. Tekerleme birbirine aykırı düşünceleri, olmayacak durumları bir araya yığıp, mantık dışı bir takım sonuçlara varmakla şaşıırtıcı bir etki yaratır. Tekerlemeler şöyle çeşitlenir:

 

- Masal tekerlemeleri

 

- Oyun tekerlemeleri

 

- Tören tekerlemeleri

 

- Bağımsız söz cambazlığı değerinde tekerlemel

 

            

 

TÜRKÜLER:

 

Türkiye'nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidini göstermek için, en çok kullanılan ad "türkü"dür. Trükü kelimesinin, Türk adının sonuna, Arapça ilgi eki olan "i" ekinin getirilmesiyle ortaya çıktığı anlaşılır.Türki: Türkle ilgili, Türk'e özgü anlamında kullanılır. Kökü, XV. yy'da Horasan'a kadar dayanır.

Türkünin belli bir şekli yoktur. Bir koşma, bir semai, bir destan ya da herhangi bir halk şiiri türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur. Bu yüzden türkü tipinin en belirgin özelliği "melodisidir". Bunun dışında, türküyü diğer halk şiiri türlerinden ayıran bir özellik de her ezginin sonunda bulunan kavuştaklardır (nakarat). Kavuştaklar her ezgiden sonra tekrar edilen ikilik (ya da daha çok) dizelerdir. Türkülerin büyük çoğunluğu anonimdir ya da ağızdan ağıza söylenirken söyleyeni kaybolmuştur. Türküler bu şekilde halkın malı olurlar

Türküler çoğu kez, bir doğa olayı ya da bir kahramanlık karşısında doğar ve yayılırlar. Türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini koruyamazlar. Taşındıkları bölgelerde kişilerin, yer adlarının, hatta konuların bile değiştiği görüldüğü için, nerde doğduklarını saptamak güçleşir.

- Ezgilerine göre

- Usüllü (Oyun havaları)
- Usülsüz (Uzun Havalar)

- Konularına göre

- Ninniler
- Çocuk türküleri
- Doğa türküleri
- Aşk türküleri
- Kahramanlık türküleri
- Askerlik türküler-
- Tören türküleri
- İş türküleri
- Derebeyi, eşkiya, cinayet türküleri
- Ölüm türküleri (ağıt)
- Güldürücü türküler
- Karşılıklı türküler
- Oyun türküleri

- Yapılarına göre

- 5'li den 16'lı hece ölçüsüne kadar türküler vardır
- Kavuştaklı türküler

 

BİR KARADENİZ TÜRKÜSÜ

Bu sene yaylaları
Bile gezelim bile
Sevdim de alamadım
Nafile düştüm dile

Vakfıkebir yukarı
Tonya deyiler Tonya
Sevdim de alamadım
Hey gidi yalan dünya
...

OYUN HAVASI

Mendilden bohçası var
Gavurdan kocası var
Eğer kaçar gelirse
Üç beşlik gecesi var

Kız mendil, mendil mendil
Kaldır kolların indir
Hep sözlerin yalandır
Bu can sana kurbandır
...

 

 MANİLER:

Mani kelimesinin tam olarak nereden doğduğu bilinmemekle beraber, Arapça'da "mana" kelimesinin bozulmasıyla ortaya çıktığı kabul edilmektedir.

Maniler çoğunlukla dörder dizeli küçük şiirlerdir. Manilerde dizeler yedişer hecelidir; ancak bazı maniler de dört, beş, sekiz, on bir hece ölçüsüyle yazılmış manilerde vardır.Uyak düzeni " a a b a "dır, yani ilk dize ile son dize birbiri ile uyak lı üçüncü dize serbesttir. Manide anlatılmak istenen konu ve düşünce son iki dizededir. İlk iki dize ise çoğunlukla serbesttir. Manilerde çoğu kez konu ve tema aşktır. Bazı manilerde 1. dizeden 4. dizeye bir anlam bütünlüğü olabilir. Böyle durumlarda ilk iki dizedeki somut anlayıştan, son iki dizedeki soyut anlayışa geçiş olur.

Maniler dört yada daha çok mısralı olabilir. Bazı manilerde birinci mısra öbür mısralara nazaran daha kısadır. Bu bir hazırlık mısrasıdır; " ayak " adını alır. Böyle manilere ayaklı mani denir.

Cinas, söylenişleri aynı, anlamları farklı olan sözlerdeki sanata denir. Bu tip sözlerle yapılan sanata cinaslı kafiye denir. Yapılan bu sanata da cina sanatı denir.

Düz mani:

Kaladan indirdiler
Kır ata bindirdiler
Üç günlük güveyiken
Yemene gönderdiler

Cinaslı:

Sıra sıra dikenler
Beyaz gömlek dikenler
Bakışından bellidir
Gizli sevde çekerler

Ayaklı mani:

Seçilmiyor
Gönüldür geçilmiyor
Gönül bir top ibrişim
Dolaşmış açılmıyor

 

 

[End.Müh.Yazıları]  [Damal Bebekleri]  [  Secmeler I ]  [Seçmeler II ]  [Sesleniş]  [Duvar Yazıları]  [Özlü Sözler]  [Bitirme Tezi] [Hakkımda]  [Türk Dili Üzerine]  [Şiirlerim] [Arkadaşlarımdan]  [Duvar Kağıtları ]

 

"Türkü söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Türkü söyledikce yeşeriyor çiçekleiniyorum."R.SU         "Uzaktaki bir kelebeğin kanat çırpışının fırtınaya sebeb olması gibi bir şey türkülerin gücü....."

Hosted by www.Geocities.ws

1