Son yüzyıl içinde İzmir vilayetinde hizmet kabul eden idareciler arasında çok tedbirli ve kiyasetli valilere tesadüf ediyoruz.Bir tarafta köhneleşmiş,millet ve memleket idaresinde kudret ve inisiyatifini kayıp etmiş bir saltanat idaresi..Öte yanda merkezin aczı ile adeta gayri mütenasip bir şekilde vilayetler idare eden kıymetli valiler ..İzmir'in bilhassa son 80 yıllık manzarası budur.
Zaman zaman en değerli valilerin dahi,idarenin meskeneti içersinde İzmir Vilayetini idarede izharı acz ettikleri,derebey hayatına alışmış olan unsurlarla şedit ve amansız mücadelelere giriştikleri görülmüştür.Bilhassa zorbalarla eşkiyanın şehrin merkezinde bile halkı haraca kestiği,köyler basarak hanımanlar söndürdüğü,valilere tehdit yazıları yolladıkları,hatta valilerden fidye istedikleri olmuş,muntazam maaş alamayan devlet jandarması ve zabıta kuvveti valilerin çalışma kabiliyetleri üzerinde tesirler husule getirmiştir.Ger Ali vak'ası,Çakırcalı Efe vak'ası bu meyandadır.Bunun yanında kendisini valilik sandalyasına getiren padişahların yapamadıklarını şahsi inisiyatifleri ile başaran Mithat Paşa gibi valiler,Rahmi Bey gibi İzmir vilayetine büyük hizmetleri geçmiş simalarda İzmir'in vilayet tarihine adlarını vermişlerdir.Sonra cumhuriyet devrinde merhum General Kazım Dirik gibi harikülade enerjik ve başarma kabiliyeti üstün şahsiyetlerde bu vilayet halkına hizmet etmişlerdir..
1867 yılına kadar bir eyalet olarak idare edilmekte olan İzmir,bu tarzı kadim idareden 1867 "1283" yılı mayıs ayının 22nci günü ayrılarak dahiliye nezaretince mansup ve padişah fermanını hamil valiler tarafından idare edilmeğe başlandı.Aydın vilayeti 1330 senesi salnamesi Merkezi vilayet İzmir şehri olduğu halde Vilayetimizin "Aydın Vilayeti" namı ile yad olunmasına,daha eyalet tarzında idare edildiği zaman valii vilayetin "Aydın şehrinde oturması sebeb olmuş ve bir daha bu nam tebeddül etmemiştir."diyor.Yine bu salnameye göre bir zamanlar İzmir'de,vilayetin sancak merkezi olmak itibarı ile birer de mütesarrıf bulundurulduğu anlaşılıyor,bilahare bunların ilga edilerek vali muavinlikleri ihdas edildiği ve vali muavinlerinin sırf valinin harekatını saraya haber vermek vazifesinde kullanıldığını tasrih ediyor.Vilayetin mülki taksimatında İzmir merkez olmak üzere Aydın,Denizli sancakları ile Menteşe livasından ibaretti.1913 yılında Menteşe livasının İzmir vilayeti ile irtibatı fek olunarak müstakilen idareye başlandı.
1915 yılına kadar İzmir'in Merkez,Bergama,Ödemiş,Tire,Bayındır,Urla,Seferihisar,Foçateyin,Kuşadası,Karaburun,Çeşme,Menemen ve Nif "Kemalpaşa" ilçeleri vardı.Burada kaymakamlar vazife görürdü.
1877 yılında İzmir valiliğini Ahmet Hamdi Paşa deruhte ettiği zaman Defterdar Sermedi Efendi,Mektupçu Celal Bey,Müftü Ahmet Şevki Efendi,Rum Metrepolidi Militos,Hahambaşı Ballaci Efendi,Evkaf Müdürü Sabit Efendi,Vilayet idare heyetinin müntehap üyeleri Salepci zade Hacı Ahmet Efendi,Tokadi zade Memet Efendi,Çelebi zade Mustafa Efendi ve İsak Danon Bey'di.
Vilayet İstiynaf mahkemesi reisi Baha Bey,Müddeiumumi Mihail Efendi,İstinaf hukuk kısmı azaları Rıfat,Tevfik,Anastas ve Mordo Efendilerdi.Bidayet mahkemesi reisi Suat,ceza reisi Hacı Mehmet Beyler,Ticaret mahkemesi reisi Abdülhalim,ikinci reisi Kantarağası zade Mehmet tevfik efendilerdi.
Ayni tarihte konsolosların sık sık valii vilayeti ziyaretle vilayet işlerine burunlarını soktukları ve sudan sebeblerle valiye ağır tacizlerde bulundukları görülüyor.
İngiliz konsolosu John Fisher,Fransız Emil Yorgan,Alman M.Lohd,Rus Yerekidi,İran Haşim Ağa,İtalya Datodi,Avusturya-MAcaristan konsolosu F.Granier,Yunan M.Tinako idi.
Yunan konsolosu Rus konsolosu M.Yerekidi ile her akşam buluşarak müsafada bulunur ve Yunan tabaasının menfaatlerini Rus konsolosu delaletile valinezdinde himaye ettirmek isterdi.Vali Ahmet Hamdi Paşa İran konsolosu ile içli dışlı münasebetler idame ederken,Alman konsolosu M.Lodha fena halde sinirleniyor,bu zatın şehir tenviratından,yol üzerindeki tanzifat amelesinden ve şehirde inzibatsızlıktan şikayet etmesine çekemiyordu.Bir defasında Alman konsolosunun Bergama'yı ziyareti sırasında bir sandık dolusu heykeller ve kıymetli taşlar aldığını haber alan vali Alman konsolosuna bunun apaçık bir hırsızlık olduğunu beyan etmiş,Alman konsolosuda :"Bunalr sizin işinize yaramaz,taşlarla uğraşacak vaktiniz yoktur."cevabını vermiştir.Fakat valinin karşılığı Alman konsolosu için ağır bir darbe teşkil etmiş,valiye bu vilayette daha fazla kalmaya niyetli olmadığını,birkaç taş parçasına neden bu kadar ehemmiyet verildiğini anlamadığını bildirmiştir.Valinin cevabı aynen şudur:
"
Alman devletinin buradaki mümessilinin siyasi hiç bir sıfatı olmadığını hatırlamasını sık sık tekrar eder dururum.Fakat zatı devletleri bunu anlamamakla ısrar ve taannüt gösterirsiniz.O taşlar benim memleketimin cevherleridir.Buna apaçık hırsızlık derler.Ben siyasi bir hüviyeti olmayan sana kendi topraklarımdaki kıymetlerden bir parçasını dahi çaldırırsam yuh ervahıma"
Bir başka vesile ile vali Alman konsolosuna şöyle bağırmıştır.:"
Ben bu makamda oturdukça,valisi bulunduğum vilayetin işlerine kimseyi müdahale ettirmem."
Alman konsolosunun valinin sözlerinden fena halde canı sıkıldığını vilayet mesalihi ecnebiye müdürü Dirayir Efendi bilahare valiye haber verdi.Bu tarihte İzmir islahanesi müdürü "Mithat Paşa Enstitüsü"merhum Yusuf Ziya Efendi idi.İzmir Posta ve Telgraf Başmüdürlüğünü Antoniç Efendi,Posta Merkez Müdürlüğünü Mustafa Fehim Bey,İzmir Tıbbıye komisyonu reisliğini Kaymakam Dr.Mustafa Bey,Gureba Hastanesi tabibliğini ayni zamanda belediye tabibi olan Nikolaki Efendi,Karantina Tabibliğini Dr.Borch,Gureba hastansei baştabibliğini Dr.Mustafa Bey ifa ediyordu.1881 yılında Ödemiş Kaymakamı Rüstem Efendi,Bornova nahiye müdürü Şerif Mehmet Avni Efendi,Nif"Kemalpaşa"nahiye müdürü Mehmet Halit Efendi,Seydiköy nahiye müdürü İbrahim Hilmi Efendi,Seferihisar nahiye müdürü Mehmet Raşit Efendi,Karaburun nahiye müdürü Abdülkerim Nadir Efendi,Torbalı-Triyanda nahiye müdürü Hacı Emin Efendi,Birgi nahiye müdürü Mehmet Emin Efendi,Tire Kaymakamı Mehmet Sait Bey,Bayındır Kaymakamı Ali Rıza Bey,Bayındır Belediye Reisi Hacı Yakup Zade Tahir Efendi,Urla Kaymakamı Cemal Bey,Menemen Kaymakamı Ahmet Sezai Efendi,Foçateyin Kaymakamı Mehmet Fehim Bey,Foçateyin Belediye Reisi Mehmet Emin Efendi,Çeşme Kaymakamı Sadık Bey,Çeşme Belediye Reisi Kostantin Rodaki Efendi idi.Valii Vilayet,aralarında sıkı dostluk peyda olan Amerika Konsolosu M.Dukan'la bazen akşam vakitleri vali konağında karşı karşıya geçerek nargile içmesini sever,konsolosta valinin sohbetinden hoşlanırdı.
İzmir vilayetinde,1867 - 1889 yılları arasıda geçen 23 yıl içersinde 26 vali vazife görmüştür.Bunlardan Sabri Paşa üç defa,Sadık,Hamdi,Halil Rifat ve Hüsyin Avni Paşa'lar ikişer defa valilik etmişlerdir.
|
|
Vilayet meclisinin 40 üyesi vardır.Bunlar arasında 12si Demokrat Parti mensuplarıdır.Vilayet meclisinin en bilgili ve tecrübeli bir siması olan Mehmet Orhon"Seferihisar" aynı zamanda daimi encümeninin tek yürütücüsüdür.
İzmir vilayet meclisinin son 25 yıllık çalışma devresinde bir çok kıymetli unsurlar bu mecliste vazife görmüştür.Bunlar arasında Sırrı,Rahmi Köken,Bergamalı Hasan Bey,Dr.Kamran Örs,Osman Yunus,Ekrem Oran,Nuri Fettah Esen ve Mehmet Orhon en başta gelenlerdir.Av.Kamil Oskay "Menemen" meclisinin tipik bir siması idi.Nuri fettah Esen uzun seneler meclisin bütçe komisyonu başkanı olarak İzmir Vilayeti tarihine gececek kıymetli hizmetlerde bulunmuştur.Tireli Refik Sandıkoğlu,Torbalı'dan Esat Hoca da vilayet meclisinde daima feregatla çalışmış simalardır.
Nuri Fettah Esen'le birlikte onun kadar bu mecliste hizmeti geçen bir sima da bay Mehmet Orhon'dur.Elyevm bu meclisin en nafizye vukuflu simasıdır.
Sözlük