- Anud:İnatçı
- Ayan:Bir yerin ileri gelenleri(Meclis-i ayan;Osmanlı imparatorluğu senatosu)
- Başmuharrir: Baş katip,başyazar
- Beher: her bir,her biri
- Bidayet:Davaların ilk görüldüğü mahkeme
- bihakkin:Hakkıyle,tamamen
- Bilahare: Sonra,sonradan,sonunda
- Calib:Çekici,kendine doğru çeken
- Celadet:Yiğitlik kılıcı
- Delalet: 1.Yol gösterme,kılavuzluk 2.Delil ve alamet olma,3.İz,işaret
- Der'uhde:Üstüne alma,üstlenme
- Ecnebi:1.Yabancı,2.Başka devlet uyruğu
- Efrenc: Frenk,Avrupalı
- Elyevm:Bugün,hala
- Erkan: Bir kurulun ileri gelenleri
- Ervak: Perdeler,çadırlar
- Etibba:Doktorlar
- Evkaf: Vakıflar,bir şeyi Tanrı için bir şeye bağlamak
- Fahur:1.Çok övünen,2.Kendini çok beğenen,kibirlenen
- Ferih:Sevinçli
- Feragat: 1.Vazgeçme,2.Tokgözlülük gösterme
- Feraset: Hemen anlama,Çabuk kavrama
- Feyz:1.Bolluk,2.Bağış,ihsan,3.İlerleme,olgunlaşma
- Fırka:1.İnsan kalabalığı,2.Siyasal parti,3.Asker tümeni
- Filhakika: Gerçekten,doğrusu
- Frenk: Avrupalı,Hiristiyan
- Fütühat: Fetihler
- Garb: Batı,batı yönü
- Gayrı mütenasip: Uygun olmayan,denk olmayan,orantısız
- Gaybubet:Meydanda bulunmama,gözle görünmeme.Başka yerde bulunma
- Halef:1.Sonradan gelen,2.Birbirinin yerini tutan,3.oğul
- Harbiye: Savaşla ilgili,Harb Okulu
- Husul: 1.Vücuda gelme,2.Meydana gelme,3.Peyda olma,üreme,türeme
- Hüsnü: 1.Güzellik,2.İyilik,3.Tamlık,olgunluk
- İdadi:Hazırlama yeri,hazırlamaya mahsus
- İfrag: 1.Kalıba dökme,2.Bir biçime sokma,şekil verme,3.Boşaltım
- İhdas: Meydana getirme
- İnhitat: 1.Düşme,aşağılama,2.Kuvvetten düşme
- İstibdat:Kendi başına,hiç bir kural ve yasaya bağlı kalmadan yönetme
- İnzibat: 1.Yolunda olma,2.Genel eminliğin yolunda olması
- İnkilap: Değişme,devrim
- İnkişaf:Ortaya çıkma
- İltihak: Katılma,karışma
- İstinat: 1.Dayanma,2.Güvenme
- İstinaf: 1.Yeniden başlama,2.Bidayet mahkemesinin kararı için bir üst mahkemeye başvurma
- İttihad: 1.Birleşme,bir olma,2.Aynı düşüncede olma
- İzhar: 1.Gösterme,ortaya çıkarma,2.Yalandan gösterme,satış
- Kadim: 1.Eski,2.Başlangıcı olmayan,3.İlk zamanları(hukuk)
- Kifayet: 1.Yeter,yetişme,2.Bir işe yetecek kadar olup,başkasına ihyiyaç duymama
- Liva: 1.Bayrak,2.Fırkayla tabur arasınada asker birliği,3.İdare bölümlerinden ilçeyle il arasında,sancak,mutassarıf yönetimindeki bölge
- Maarif:1.Bilimler,2.Bilgi,kültür,3.Maarrif Vekilliği=Milli Eğitim Bakanlığı
- Malik:1.Sahip,efendi,2.Bir şeye sahip
- Maişet:1.Yaşayış,yaşama,2.Yaşamak için gerekli şeyler,dirlik
- Mahviyatkar:Yokeden,ortadan kaldıran
- Mansup: 1.Dikilmiş.2.Memuriyete konmuş,memur bulunan
- Mecidiye: 1.Yirmi kuruş değerinde gümüş para,2.Abdülmecit zamanında çıkarılmış nişan
- Medrese:1.Ders okutulan yer,2.Ders gören öğrencilerin yatıp kalktıkları vakıf odalarının bulunduğu yapı
- Meskenet: 1.Miskinlik,fakirlik,yoksulluk,2.Beceriksizlik,lden bir şey gelmezlik.
- Mezbele: Süprüntü,süprüntü yeri
- Mihrak:Odak
- Mucib: 1.İcap eden,gereken,2.Sebe,neden,vesile
- Muhabere: Haberleşme,iletişim
- Muhacirin: Göçmenler
- Muharebe:Savaş
- Muvazi: Paralel,koşut
- Müessis:1.Kuran,temel atan,2.Kurucu
- Müstefit: Fayda gören,yararlanan
- Münevver: Parlatılmış,işıklı,aydılatılmış
|
- Mutasarrıf: 1.Bir işi bildiği gibi yöneten,2.Mal sahibi,3.İlçeyle il arasındaki bölümün idare memuru
- Mülki:1.Bir ülkeye ait,ilgili,2.Asker ve sarıklı sınıfından memurlar
- Musavver:1.Resimli,2.Zihinde tasarlanmış.
- Müessir:1.Etki yapan,iz bırakan,2.işleyen
- Mümessil: 1.Temsil eden,benzeten,2.Kitap bastıran,yayıncı
- Münhasır:Yanlız bir şeye veya bir kimseye özgü
- Mütefekkir:1.Düşünen,2.Düşünceli
- Müzeyyen: Süslenmiş,donanmış
- Mültezim:1.Bir şey yada bir kimseyi gerekli sayıp taraflılık gösteren,2.Bir devlet gelirini götürü olarak üstüne alıp toplayan
- Müstakil: Kendi başına
- Müstafi:İstifa eden,kendi isteği ile çekilen
- Mülhakat: 1.Katmanlar,ekler,2.Bir merkeze bağlı yerler
- Mülazim:1.Bir yere yada bir kimseye tutunup kalan,2.Bir daireye maaşsız olarak gidip gelen,stajyer
- Müteaddid:1.Birkaç tane olan,2.Türlü türlü,birçok,birkaç
- Müstantik:Sorgu yargıcı
- Müzaheret:Arka,yardım
- Naşir:1.Dağıtan,2.Bir kitap yayınlayan
- Nazır:Bakan(hükümette)
- Nevi:Türle ilgili
- Nisaiye:Kadın Hastalıkları
- Rüştüye:Ortaokul
- Şark: (Yön)Doğu
- Sakaf:Dam,çatı
- Salname: Yıllık
- Sani:İkinci
- Şedit:Sert,sıkı
- Taannüt: İnat etme,direnme
- Tahakkuk: Gerçek olduğu belli olma,meydana çıkma
- Tahrir:1.Yazma,2.Yazı olarak meydana getirme,3.Kayda geçirme
- Tanzifat: Temizlik işleri
- Teemmül:Etraflıca düşünme,
- Terakki: 1.Yukarı kalkma,yükselme,2.İlerleme,ileri gitme
- Tenvir: Aydınlatma
- Tenkil: 1.Uzaklaştırma,2.Örnek olacak ceza verme
- Tebeddül: Değişme
- Tecellüd: Yalandan cesaret gösterme
- Tedrisat:Öğretim
- Tekamül:Olma,olgunlaşma
- Temeyyüz:Sivrilmiş,farklı olma,seçilme
- Tesanüd:Dayanışma
- Uhde: 1.Söz verme,bir işi üzerine alma,2.Bir kimsenin üstünde olan iş
- Varidat: 1.Gelir,2.Akla gelen
- Vekilharç:Masraf görmeyle ödevli kimse
- Veçhe:Yön verme
- Vukuf: 1.Durma,2.Bir haldedurma,artıp eksilmeme
- Vuzuh:1.Açık ve belli olma,2.Anlaşılır olma
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
- :
|