|
YERDE
PARA BULDUM
Bir gün kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış.Kayserililerin
aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki;
bu lazların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur .Ve daha sonra
savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar:
-temel! temel!!!
Lazlardaki temeller kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
Daha sonra kayserililer :
-Dursun! dursun!!!!
Diye bağırmışlar. Dursunlarda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.Lazlardan
çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş.Ve:
-Yerde para buldum bu kimin?
diye bağırmışlar. Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
|
MERCİMEK
ÇORBASI
Koyden kayseriye gelen koylu sabah kahvaltisi icin bir lokantaya
gider.Sabahin erken saatleri oldugu icin oldukca kalabalik olan lokantada yer bulamayan
koylu kasiyerin yanin daki kucuk masaya oturur garson gelir mercimek corbasi soy ler fakat
bizim koylunun corba gelene kadar koylu bir sepet ekmegi yer corba gelir onuda yer
giderken kasada oturan haci ya borcunu sordugunda ekmegin parasini verde corba bizden
olsun der.
|
BİRLİKTEN
GÜÇ DOĞAR
Bir İngiliz: holigan;
İki İngiliz: kavga;
Üç İngiliz: savaş;
Bir Fransız: aşık;
İki Fransız: duel;
Üç Fransız: Paris komunası;
Bir Zenci: basketçi;
İki Zenci: basket takımı;
Üç Zenci: güneş tutulması;
Bir Kayserili: satış noktası;
İki Kayserili k:üçük bi pazar;
Üç Kayserili: Hipermarket;
|
MATEMATİK
Emekli öğretmen yolda giderken, yanına son model bir araba durmuş.
İçinden çıkan bir genç:
- Hocam sizi gideceğiniz yere kadar götüüreyim.
Öğretmen genci tanımamış. Genç:
'Benim hocam Hacıbekir, tanımadın mı? Kayseri Lisesinden'
Öğretmen biraz hafızasını yoklayınca genci tanımış.
- Lan oğlum Hacıbekir seni tanıdım ama, bu ne zenginlik, sen fakir bir öğrenciydin.
Hacıbekir anlatır:
-Öyleydim hocam ama, okuldan sonra ticarrete başladım. Kısa zamanda biraz para
kazandık.
Bunu duyan öğretmen iyice şaşırır:
- Lan oğlum ticaret hesap işidir. Ben seni matematikten sınıfta bırakmamışmıydım.
Sen sanıl ticaret yapıyorsun?
- Valla hocam matematik falan bilmem. (11)'e alıp (4)'e satıyorum. Aradaki %3'le de
geçinip gidiyoruz. |
|
|
|
SONRA ONU DA YERİZ
Trenle İstanbula yolculuk eden Kayserili tanıştığı arkadaşıyle
biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden
arkadaşınada ikram eder. Arkadaşı,
-Sağol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla :
-Olsun onuda biraz sonra yeriz demiş
|
İŞİN
FORMÜLÜ
Yahudinin biri,pazara,topal eşeği satmak için götürür,fakat
alıcıyı kandırsın diye eşşeğin tırnağına çivi çakar,eşşeğe bir Kayserili
müşteri çıkar,kayserili ayakta ki çiviyi görür,içinden 'çiviyi çıkarırım
düzelir'diye düşünür,eşşeği alır. yahudi ertesi gün sağda solda övünür. -siz
kayserililer akılıyı diye övünürsünnüz çiviyi çaktım anada doğma sakat
eşşeği sattım der. duyanlar bunu kayseriliye anlatırlar Kayse rili eli dizine vurur:
-tüh yahu,verdiğim para sahte olmasaydı bayağı kazıklanmıştım.
|
2
KERE 2
Kayseriliye sormuslar 'İki kere iki kac eder?' 'Alcez mi Satcez mi?'
demis
|
ÜÇÜNCÜ
KÖPRÜ
Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden
oluşan bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp
kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti tüm
emeklerim mahvoldu kumlarım' diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı 'gitti tüm
çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış tabancasını ve intihar
etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de derin bir oh çekerek yanındakilere
seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.'
|
MÜHENDİS
Karayolları Genel Müdürlüğünün misafiri olarak Türkiye'ye gelen
inşaat mühendisi Amerikalı, Kayseri'den geçerken yol çalışması görür ve
arabasını durdurur. Fakat yoldaki eşek nereye doğru yol alırsa orası genişletilip
yol yapılmaktadır. Hemen bunun niye böyle yapıldığını sorar. Kayserili: 'Bu bizim
mehendisimizdir beyim. Eşşek nereye giderse orayı genişletip yol yaparık' diye cevap
verir.Katıla katıla gülmeye başlayan Amerikalı mühendis 'Peki eşeği
bulamasaydınız ne yapacaktınız' diyince Kayserili yapıştırır cevabı: 'O zaman
Amerika'dan mehendis getirtirdik'
|
ÇİFTÇİ
İki tane çiftçi, biri Adanali, digeri Kayserili... sohbet ederken, tabi
haliyle zenginlikleriyle övünecekler...
Kayserili tarlalarinin çoklugundan, isçi yetistirememekten, ürünlerin hersene telef
olmasindan bahsedince Adanali atlıyor:
- 'Benim çiftlikte, sabah günes dogmadann biniyoruz arabaya, aksam oluyor, biz hâlâ
çiftliğin öteki ucuna yetisemiyo oluyoz, çaresiz geri dönüyoruz'.
Kayserili de hiç bozuntuya vermeden lafı yapistiriyor:
-'Yahu bizim de vardı öyle bir arabamiz ama geçen sene sattik, illet onlarla yolculuk
ya...'
|
TAKSİMETRE
Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li
musteri bagirmis..
'Durdur su arabayi..'
Sofor panik icinde haykirmis..
'Durduramiyorum!..'
'O zaman taksimetreyi durdur hic degilse' demis, Kayserili. |
|
|
|
|
|
|