Topraklarinin, Osmanli hedef sahasi i�ine girdigini g�ren Ismail Bey, beyliginin varligini korumak i�in Trabzon-Rum Imparatorlugu araciligiyla Bati Hiristiyan d�nyasi ile temasa ge�ti ise de sonu� alamadi. �ok ge�meden Fatih Sultan Mehmed, Kuzey Anadolu'yu topraklarina katmak amaciyla sefere �ikti. Bu seferin, kendi �zerine yapildigini zanneden Ismail Bey, Kastamonu'yu terkederek Sinop'a �ekildi ise de, Osmanli kuvvetlerinin sadece Amasra'yi aldigini �grenince, padisaha hediyeler g�ndererek bagliligini bildirdi. Fatih Sultan Mehmed Trabzon seferi hazirliklari sirasinda Ismail Bey'e de mektup g�ndererek, askerleriyle yardima hazir olmasini ve Sinop limanina gelecek Osmanli donanmasinin ihtiyacinin karsilanmasini istemisti. 1461 yili kisinda sefer hazirliklarini tamamlayan Fatih, sadr�zam Mahmud Pasa'nin Istanbul'da hazirladigi donanmayi Sinop'a g�nderdi ve Osmanli kara ordusu Ankara'ya hareket etti. Isfendiyar Bey, mektupta kendisinden istendigi gibi oglu Hasan Bey kumandansindaki bir orduyla Ankara'ya gelen Osmanli ordug�hinda Candaroglu Beyligini ele ge�irebilmek i�in Osmanli himayesine giren Kizil Ahmed de bulunuyordu. Muhtemelen O'nun tesvikleriyle Ankara'ya gelen Hasan Bey, Fatih'in emriyle hapsedildi. Fatih, Candarogullari Beyligini Kizil Ahmed Bey'e vererek Osmanli kuvvetleriyle Kastamonu �zerine yolladi ve arkasindan da Mahmud Pasa'yi g�nderdi. Kendisi en arkadan hareket eden Fatih, b�ylece Ismail Bey'i zor bir duruma d�s�rd�. B�t�n bu gelismeleri haber alan Ismail Bey, acele ile Kastamonu'dan Sinop'a �ekildi ve savunma hazirlaklarina basladi. Mahmud Pasa Kastamonu'ya gelince oradan yeni bir ordu hazirlayarak Sinop'a y�r�d�. Sehir karadan ve denizden kusatildi. Bu sefer sirasinda div�n k�tibi olan tarih�i Tursun Bey'in verdigi bilgiye g�re Mahmud Pasa, Ismail Bey'e Tursun Bey'in kaleme aldigi bir mektup g�nderdi ve teslim olmasini istedi. Yapacak bir sey olmadigini anlayan Candaroglu Ismail Bey, Sinop'u Osmanli kuvvetlerine teslim etmek zorunda kaldi (1461). Bu sirada Sinop'ta bulunan Fatih Sultan Mehmed huzuruna kabul ettigi Ismail Bey'i ikram ile karsiladi ve g�nl�n� hos tutmasini istedi. Ilim ile temay�z etmis bulunan Candarogullari Beyligi'nin son temsilcisi sayilabilmis bulunan Candarogullari Beyligi'nin son temsilcisi sayilabilecek Ismail Bey kendisine verilen Bursa Yenisehir'i, Ineg�l ve Yarhisar taraflarina gitti. Ankara'da hapsedilen oglu Hasan Bey ise Bolu sancakbeyligine tayin edildi. Ancak, Trabzon seferi d�n�s�nde Mora sancagina tayin edilen kardesi Kizil Ahmed'in Uzun Hasan'a siginmasi �zerine Ismail Bey de bu emre uymayip kendi istegiyle Andolu'dan Rumeli'ye nakledilerek Filibe'de dirlik verildi. Ismail Bey, hayatinin bundan sonraki kismini burada ge�irdi ve altmis iki yasinda vefat etti. O'nun beyligi d�neminde Candarogullari Beyligi bir refah devri yasamistir. i- Kizil Ahmed Bey (1461) Kastamonu ve Sinop Osmanli topraklari arasinda katildigi halde b�lgenin idaresi Ismail Bey'in kardesi Cemaleddin Kizil Ahmed'e birakilmisti. Kizil Ahmed Bey'in son Candarogullari beyi olarak bulunmasi kisa s�rm�st�r. �yle anlasiliyor ki, ger�ekte Osmanli idaresine alinan Kastamonu ve civarinin Kizil Ahmed Bey idaresine birakilmasi Osmanli padisahi Fatih Sultan Mehmed'in siyasi bir taktigi idi. ��nk� o sirada Fatih, Trabzon �zerine bir sefer d�zenlemis bulunuyordu. Muhtemelen Trabzon yolu �zerinde bulunan b�lgede bir karisiklik �ikmasini istemiyordu. Nitekim, Trabzon'un fethinden d�nen Fatih, Kizil Ahmed Bey'i Mora Sancakbeyligine tayin ederek Kastamonu'dan uzaklastirmis ve Candarogullari Beyligi'ne son vermistir. Ancak bu durumdan memnun kalmayan Kizil Ahmed Bey, bu emre uymamis ve m�cadeleye girismistir. �nce Karamanoglu Ibrahim Bey'e siginmis ve daha sonra Akkoyunlu h�k�mdari Uzun Hasan'in himayesine girmistir (1461). Bu tarihten itibaren Fatih ile Uzun Hasan'inn hesaplasmasi olan Otlukbeli savasina (1473) kadar Uzun Hasan'in yaninda ve hizmetinde kalan Kizil Ahmed Bey, bu savasta Uzun Hasan'in maglup olmasi �zerine siyasi bir sahsiyet olarak �nemini kaybetmistir. Fatih'inn �l�m�nden sonra tekrar Osmanli Devleti'nin hizmetine girdigi rivayet edilen Kizil Ahmed Bey'in bundan sonraki hayati hakkinda kesin bilgiler mevcut degildir. k- Candarogullari Beyligi'nde Sosyal ve Ekonomik Durum Kastamonu ve Sinop gibi Kuzey Anadolu'da iki �nemli sehir ve �evresine sahip olan Candarogullari Beyligi XIV. y�zyilin ilk yarisinda g��l� bir siyas� kurulus olarak varlik g�sterdiler. Anadolu Sel�uklu Devleti'nin Mogol baskisi altinda dagilmasi sirasinda u�larda kurulmaya baslayan beyliklerde yeni bir canlilik g�zlenmekteydi. �obanogullari Beyligi'nin yerlesmis oldugu Kastamonu ve civarini ele ge�iren Candarogullari, bu b�lgeyi Anadolu'nun en b�y�k ve g�zel beldelerinden biri haline getirdiler. XIV. y�zyilin ilk yarisinda Kastamonu'ya gelen ve Candaroglu I. S�leyman Pasa ile g�r�sen Ibn-i Battuta, kendisine yapilan iyi muameleyi zikretmis ve ucuzluktan s�z etmistir. Beyin etrafinda tesekk�l eden sosyal tabakayi ise su sekilde dile getirmektedir. "Cuma g�n� ikametgahindan ba�d olan mescide r�kiben az�met sult�n'in adetidir. Mescid-i mezk�r ahsabdan �� tabakayi havidir. Sultan ile ric�l-i devlet, kadi, fukah� ve v�c�h-i as�kir alt tabakada ve Efendi yani Sultan'in biraderi ile ash�b u hudd�mi ve ah�li-i beldeden bazilari orta tabakada ve Sultan'in esgar evladi olan ve Cevad tesmiye kilinan veliahdi ile ash�b-i mem�l�k ve hudd�mi ve s�ir halk �st tabakada ed�-i sal�t ederler. Huff�z ictim� ile mihrabin �n�nde halka teskil edip hatib ve kadi dahi bunlarla beraber oturur". Yine XIV. y�zyil cografyacilarindan el-�meri, Mes�lik�'l-ebs�r adli eserinde Candarogullari'nin sosyal ve ekonomik durumunu ilgilendiren bilgiler vermektedir. el-�meri, Karadeniz kiyisinda bulunan Kastamonu'nun �nemli bir mevkii bulundugunu, �zellikle Sinop'un Karadeniz kiyilari ile olan irtibatini ve ehemmiyetini anlatir. Candarogullari Beyligi'nin y�neticileri ve halkin bunlara bagliligi ile b�lgenin ekonomik durumu hakkinda bilgi verir. Isl�m toplumunun sosyal hayatinda �nemli bir yeri olan vakif m�essesesinin de Candarogullari Beyligi sinirlari i�inde b�y�k �l��de yayginlastigini g�r�yoruz. Yerlesik hayata ge�meyi, sehirlesmeyi saglayan ve meskur b�lgeler olusturulmasinda �nemli bir yeri olan vakif eserler arasinda, cami, medrese, imaret, zaviye gibi din� ve ictim�� maksatlarla kurulmus pek �ok m�essese bulunuyordu. |