|
ZEYTİNCİLİK
Kilis yöresinde tarladan bağ, bağdan zeytin ve yeniden tarla alma aşaması ortlama altmış yıldır.zeytin ağaçlarısökülür;bağ dikilir. Bağ arasına zeytin ağacı ekilir.Zeytin yetişir ve koar. Zeytin ağaçlarınınsökülüp yeniden tarla açılması sürecidirbu. Yöremizde zeytin ağaçları gelişigüzel ekilmesi düzenli,aşağı yukarı birbirine parelel ekilir.bakımlıdır.Yılda birkaç kez sürülür,otu alınır;ilaçlanır,kökteki sürgünler-piçleri-kesilir.Zararlıları ile mücadele edilir. kilis yöresınde genelde zeytinyağı çıkarılır.kilis zeytinyağın asit oranı oldukça düşüktür genelde %2,%3,%4 gibi oranlarda karşımıza çıkar. Yöremizde eski zeytinyağları,sabun yapımında kullanılır.Sabun imalethanesine MASMANA denir.
. Kilis?te zeytincilik ve bağcılık gelişmiş. Zeytinlikler genelde Kilis Ovası ve çevresiyle Afrin ve Sabun suları arasında yoğun. Tanıdığım Kilislilerin söylemine göre; yeni doğan çocuklar ilk önce zeytin ağacıyla tanışırlarmış. Şimdilerde zeytinle uğraşan kişiler azalmış. Çünkü bağcılık yavaş yavaş zeytinciliğin önüne geçmiş.
MAHSERE KÜLTÜRÜ
Kilis, zeytinin ilk kültüre alındığı bir kuşakta, "mikroklima" bir iklim adasında bulunmaktadır. Bir Akdeniz bitkisi olan zeytini, denizden yaklaşık 150 km. uzaklıkta kendine özgü bir yöntemle yetiştirmektedir.
Dünyada nadir bulunan ve yumrudan üretilen zeytinlerimiz, tanede yağ oranı açısından en zengin bir çeşittir. Zeytinyağı, "Mahsere" denilen ilkel mekanik bir biçimle sağlanmaktaydı. Mahsereler, taştan ve çoğunlukla "Kab" denilen tonozlar Üzerine oturtulmuş yapılardan oluşurdu. Birli, ikili, üçlü, pek az olarak da dörtlü "Mahsere Taşı" birimlerine ayrılır, biri sabit diğeri onun Üzerinde hayvan gücü ile döndürülen taşlar arasında ezilip "aş", küspe haline getirilirek, ağaçtan yapma "şedde", denilen mengenelerde sıkılırdı. Mahserelerin işletme yöntemi başlı başına bir işletme kültürü oluşturmuştu. Zeytin sahiplerinin getirdikleri tane zeytinler yağ haline getirilerek müşteriden, küspe artıkları ücret olarak alınırdı. Bu küspeler, zeytin mevsimi sona erince "Acı işleme" denilen bir yöntemle yeniden sıkılarak elde edilen "Acı zeyt" değerlendirilirdi. Mahserelerin mengenelerinde "Şedde" olarak kullanılan saz örgü, "Zembiller" yalnız körlerin çalıştığı bir yan sanayiyi de geliştirmişti. Bu da ayrı bir özgün kültürümüzdü. Mahserelerin ortadan kalkması ile bunlar da artık yok olmuştur.
Mahsereler ayrıca, çağımızda adına "Öz Yönetim" denilen bir işletme biçimi geliştirmişti. "Mahsere Ağası" sabit sermayeyi, işçi de emeğini koyarak elde edilen geliri paylaşırlardı.
Alaeddin Yavaşca dan Kilisin bağları
KİLİS DESTANI
Kilis'imin bağları
Kekik kokar dağları,
Kültürü aydınları
Aydınlatır çağları.
Baharında kışında,
Toprağında taşında,
Sihirli bir güzellik var,
Karataş'ın başında.
Sevdası gönlümdedir,
Hayali gözümdedir,
Tarihten ses getiren
Büyü camilerdedir.
İnsanları cömerttir,
Hem de Efece merttir.
İkramda ve sevgide,
İller içinde tektir.
Akşam güneş batarken,
Gün uykuya yatarken
Kilis bir başkalaşır
O demleri yaşarken.
Yemyeşil ovasından
Zeytinler arasından,
Anılar canlanıyor
Yılların arkasından.
Prof Dr. Alaeddin Yavaşça
KİLİS BAĞLARI
Güneydoğu Anadolu'da yetişen Urumu üzümü Kilis'te de yetişiyor. Taze sofralık olarak tüketilmeyen bu üzüm çeşidi daha çok işlenip (pekmez vb) ya da kurutularak değerlendiriliyor.
Kilisin büyük bir kesimi bağcılıkla uğraşır.Bağ dikme bağ yetiştirmek Kilislinin özenle sürdürdüğü bir uğraşıdır. BAKIM: Sürülmesi, Yaban otlarının alnması, Altının açılması, Budaması, Bellemesi, İlaçlanması
TARIM
Tarım alanında da , boş iş gücünü en aza indirgeyen bir yöntem ayarlanmaktadır. Bağ bozumu veya "Sergi vakti"nden başlanarak; sergi toplama, "Güz sürümü" , yeterli yağış olur olmaz tahıl ekimi, zeytin derme, yağışlı günlerde zeytin sıkma, bu biter bitmez "Batallık günlerde" (Kar ve yağmurlu günlerde) pekmezhanelerde pekmez çekme, şubatta kazma işleri, bağ budama , çıbık toplama, "Kufur çalma" (Zararlı böcekler için bağ çubuklarına sürülen macun), tarlada "Felhan çıkarma" (Kavun,karpuz, acur gibi bitkilere hazırlama) , çift sürme "Keleb etme", "Baran etme" , "Başını yarma". Zeytin ve bağ belleme...
Bütün bu işlemler, "Emek yoğun" biçimde, akıl ve mantık çerçevesinde iş günleri değerlendirmesi olarak yapılırdı.
PEKMEZ Kilis, bağcılıkta, Güneydoğu Anadolu' da yetiştirdiği "Urumu Üzümü" cinsiyle dönüm veya dekar başına en yüksek verim sağlamaktadır. Bu çeşit, taze sofralık olarak tüketilemediğinden, kurutulmakta ve sonradan işlenerek pekmez haline getirilmektedir. Kuru üzümden pekmez imali yalnız Kilis'e özgü bir imalat kültürü oluşturmuştur
Kiliste ipekçilik
Bir zamanlar hayvancılık alanında, "Kilis İneği", "Kilis Keçisi", "Kilis İpeklisi" ve bunun hammaddesini oluşturan ipekböcekçiliği, geliştirilmişti. Son yıllarda bu kültürün ortadan kalktığı gözleniyorsa da bilimsel kitaplarda varlığı sürmekte ve yazılmaktadır.
Tarım toplumundan sanayitoplumuna geçerken çok değişiktir. İpek dokuma yargındı. İpekli kumaş oldukça pahalıdır.ve aynı zamanda her evde dut ağacı bulunuyordu.ama kilis ipekçiligi tarihe karıştı.
İNANÇ Kentleşmeye başladığı yıllardan beri Kilis'te, cami, kilise ve havra yanyana derin bir hoşgörü ile yaşamıştır. Değişik inançların nasıl bir kardeşlik içinde kaynaşıp bir arada yaşadığı, 16 Haziran 1920 tarihinde Kilis Ermenilerinin T.B.M.M. Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya çektikleri bir telgrafta da görülmektedir.
|