|
|
|
Bir Mühendisin Dünyası....James
L. Adams
*Mühendislerin yönetici olmasının
nedeni iki yönlüdür. Her şeyden önce,mühendislerin bir
çok özelliği, yöneticilik açısından değerlidir. Mühendisler
analitiktir, sorunlara nicel yaklaşır, genellikle çok çalışır
ve nesneleri 'onarma ' yeteneklerine güvenirler.
İngilizcedeki 'engineer' (mühendis) sözcüğünün kökeni
icat etmede yaratıcı kişi anlamına gelen Latince 'ingeniatorem'
sözcüğüdür.
*Mühendislik: Maddenin özellikleri ve doğadaki enerji
kaynaklarının yapılarda, makinelerde ve ürünlerde insan
faydalı kılınması ile ilgili bilim (Webster's Third New
International Dictionary, Springfield, MA:Merriam -Webster Inc.,
1981)
Matematik, mühendisi teknisyenden ayıran düşünsel alet çantasıdır.
*Mühendisler matematiği takdir edebilir ve hatta onunla çalışmaktan
büyük zevk alabilirler. Ama
mühendisler için matematiğin asıl değeri, kendilerine sağladığı
güçtür; yoksa onun doğasındaki güzellik değil.
*Genç mühendislerin çoğu, iş dünyasının kısıtlayıcılığına
karşı bir nefret duyduklarını söylerler; ama bu nefreti
gerçekten duyan kişiler bile sonunda kendilerini,
kariyerleri boyunca yapabilecekleri şeylerle kısıtlanmış
bulurlar.
Büyük bir kuruluşta hayat, zorunlu olarak bürokrasi içerir
ve bu bürokrasi de, zaman zaman tekdüzeliğe,
işlerin rutinleşmesine ve yaratıcı insanların hayal kırıklığına
uğramasına yol açar.
Büyük şirketlerdeki mühendisler, karar alma süreçlerinden
öylesine uzak tutulabilirler ki bu yüzden, kaynağı
sorgulamaksızın emirlere itaat etmek zorunda kalabilirler
*Mühendis, büyük bir kuruluşta çalışan bir görevli
olarak, problemi tamamen kendi üstleri taraafından tanımlandığı
biçimde çözerse işini kaybetmez. Ama bu sırada problemi
daha başarılı şekilde çözme fırsatını da kaçırabilir.
Mühendisler işletme deneyimi kazandıklarında, genellikle
diğer çalışanlar için problem tanımlayan kişiler
konumuna getirilirler. Bu konum, durumları teşhis edebilme
yeteneğini ve genel bir sorunu özel sorunlar içerisine
dahil edebilme becerisini gerektirir.
*Mühendislik ne tamamen tahmin edilebilen ne de tümüyle
kontrol altına alınabilen bir süreçtir. Bu anlamda mühendislik,
hayatın diğer yönlerine benzer.
Bir şey icat etmek bulmaca çözmeye enzer. Kişinin
kendisini, gelenekten, klişeleşmiş düşüncelerden ve geçmişten
uzak tutması gerekir.
İlkokulda öğretilen aritmatik hakkında hepimiz bir şeyler
biliriz. Ne var ki çok az insan, düşünürken aritmatikten
yararlanır. Mühendisler ise bunu sık sık yapar. Mesleğe
başladıkları dönemlerde edindikleri bir alışkanlıktır
bu ve belki de herkesin öğrenebileceği yararlı alışkanlıklardan
biridir.
Hem ekonomik olması açısından hem de güvenlik nedenleri
ile, herhangi bir şeyin yapımına başlamadan önce bu şeyi
'aklımızda inşa etme yeteneğine' sahip olmamız gerekir.
*Mühendislik okullarında başarılı olma, problem kümeleri
üzerinde çalışma ve doğru yanıtları bulma kabiliyetine
bağlıdır. *Mühenislikte ise, asla doğru yanıtlar olmadığı
gibi problem kümeleri de düşünüldüğü kadar az değildir.
Bu biraz ironik; çünkü halk arasında klişileşmiş kanıya
göre, mühendisler 'şeyleri' insanlardan daha çok önemserler
ve özellikle para yönelimli değillerdir. atelyelerinde veya
labaratuarlarında çalışmaktan ve zeki olmaktan hoşnutturlar.
Mühendislik öğrencileri genellikle bu klişeye kapılıp mühendisliği
seçerler, çünkü mühendisliğin şirket içi politikalar
veya 'kar-zarar sonuçları' gibi şeyler hakkında düşünüp
sıkılmaktan kaçmanın bir yolu olduğunu sanırlar. Böyle
öğrencilerle karşılaştığımda bıyık altından gülerim
hep; çünkü bilirim ki çok geçmeden acı gerçeği öğreneceklerdir.
Aslında başarılı mühendisler hem parayı hem de insanları
yöneten başarılı yöneticiler olurlar genellikle.
......Mühendisliğin çoğu yönü okulda öğretilmez. Mühendislik
öğrencileri, mezun olmak üzereyken çoğunlukla mühendislik
yapabilmek için yeterli pratik bilgi ve beceriyi öğrenemedik
diye kaygılanırlar ve haksız da sayılmazlar. Ancak bu
bilgi eksikliği uzun vadeli bir sorun olmadığı gibi, işverenler
için de beklenmedik bir durum değildir. Mühendislik okulları,
pratik çalışma sürecinde daha iyi öğrenebilecek şeyleri
öğretmeye gerek duymazlar. Bu tür bilgiler işe özgü
nitelik taşımaktan öte endüstri sektöründeki teşvik
edici düzenekler olmaksızın bu tür bilgilerin öğretilmesi
çok zordur. Örneğin ne zaman ve nasıl yardım isteneceğini
bilmek, mühendislik uğraşı açısından hayati önem taşır;
ama bu, okulda öğretilmez. çünkü okullarda bireyin yaptığı
işin değerlendirilmesi ön plandadır; okullarda dayanışmadan
çok rekabet anlayışı vurgulanır. Ayrıca süre çok kısa
olduğu ve her öğrencinin olabildiğince çok konu hakkında
bilgilendirilmesi gerektiği için de okullarda ekip
projelerine fazla zaman ayrılmamaktadır.
.....Mühendis resmi yöneticiliğe geçer geçmez teknik
konuların yanı sıra bütçelerle, çalışma programlarıyla,
çalışanların bunalımlarıyla, motivasyonla, maaşlarla,
kişilik çatışmalarıyla, aşk ilişkileriyle, hastalıklarla,
tutkularla ve değer yargılarıyla da uğraşmak zorunda kalır.
Muhtemelen kısa bir süre sonra da, bütçelerin hazırlanması,
yeni projelerin belirlenmesi ve şirket ilkelerinin şekillendirilmesi
gibi konularla ilgilenmesi gerekir. Üstlenilen sorumluluk
arttıkça da, kendisini ayrıntılı teknik işler yerine
genel yöneticilik yaparken bulur. Çoğu mühendislik öğrencisinin
kaçınılmaz yazgısı işte budur. Oysa üniversite yıllarında
öğrencilerin çoğu, yöneticilik işini asla kabul
etmeyeceklerini söylerler. Ama çok azı, kendilerine böyle
bir teklif yapıldığında bunu geri çevirir. Çünkü yöneticilikle
ilgili işler, kişinin ön plana çıkmasını sağlar. Ayrıca
sıradan teknik işe kıyasla maaşın daha yüksek olması,
daha fazla prestij sağlaması yöneticilik işini cazip kılmaktadır.
....Poje çalışması, disiplinler arası problemlerin üstesinden
gelebilme ve çeşitli uzmanlık dillerinde iletişim
kurabilme yeteneğini gerektirir. Proje çalışması, çok
fazla parametre içerdiği için de daha üst düzeyde
bilinmeyenleri kapsar. Yönetim mühendislikte hem düşünsel
uzmanlaşmayı hem de proje çalışmasını idare etmek
zorundadır.
.....Proje yöneticisinin sorumluluğu farklı disiplinleri bütünleştirmek
ve projenin, çalışma programına, bütçeye ve belirtimlere
uygunluğunu sağlamaktır.
....Belirli sayıda küçük hata, aynı kümülatif büyüklüğe
sahip tek bir büyük hataya nispeten daha kolay tolere
edilebilir.
Yukarıdaki metnin tamamı
James L. Adams'ın 'Bir Mühendisin Dünyası' adlı eserinden
alınmıştır.
|
|