RİTİM
Yaşlı kadın, yaşlı
kocasının ölümüne ağlıyordu.Komşular kendisini yatıştırmak
için ne söyledilerse, ihtiyar dul dinlemiyor, ağlamasını sürdürüyordu
:
-Ah benim ritmik kocacığım...Ah benim ritmik kocacığım..Aaaah,
ah!......
"Ritmik koca" deyiminden birşey anlamayan komşuları,
dayanamayarak sordular :
-Kuzum, ritmik kocam diye ağlıyorsun.Ne demek bu ritmik koca?
Kadıncağız, hıçkıra hıçkıra konuşmaya çalıştı.
-Aaaah, ah! Bilirsiniz, epey ihtiyardı rahmetli.... Ama seks
durumunu gayet iyi ayarlamıştı. Karşımızdaki kilisenin çanına
ayarlamıştı doğrusu...Çan, Daaan diin...Daaan diin...diye ağır
ağır çaldıkça ....Biz de o ritimle...Anlıyorsunuz ya...İkimiz
de memnunduk, kilise çanının ritmine uyarak idare edip
gidiyorduk...Ama aaah ah! O itfaiye arabası...Çan, çan, çan
diye hızlı hızlı çalıp da kapımızın önünden geçince...Bizimki
de itfaiye sireninin ritmine uymaya kalkınca
...Aaaah...ah!...Gitti işte...
AJAN
Amerika ile eski
SSCB arasindaki soguk savasin en hareketli yillari... Amerika,
Rusya'dan istihbarat almak icin oraya bir gizli ajan gondermeye
karar veriyor. Ajan icin yuzlerce aday arasindan en iyi
ozelliklere sahip bir tanesi seciliyor.
Ajan yapilan tum testlerden mukemmel sonuclar aliyor, Ruscasi
mukemmel, hatta yerel $iveleri dahi cok iyi derecede
konusabiliyor, her turlu silahi basariyla kullanabiliyor,
diplomatik yetenekleri olaganustu...
Secilen ajan haftalar suren cok zorlu egitimlere tabi tutuluyor
ve goreve hazirlaniyor.
En sonunda gorev zamani geliyor ve ajan, Rus Hava sahasina gece
gizlice giren kucuk bir ucaktan parasutle atlayarak gorevin
oldugu sehire yakin koylerden birinin civarina birakiliyor. Yere
basariyla ve sessizce inen
ajan parasut ve yanindaki diger donanimi kamufle ediyor ve
yaninda getirdigi yerel giysileri giyerek civar koye dogru yola
cikiyor.
Sabaha karsi havanin aydinlanmasiyla koye yaklasan ajan,
tarlasina gitmek icin yola cikan bir koyluye rastliyor ve ona
yanasarak yerel aksanla ve mukkemmel bir rusca ile gidecegi
sehre nasil vasita bulabilecegini
soruyor. Koyle cevap veriyor:
- Amerikali misin?
$oka giren ve hayretler icinde kalan ajan cevap veriyor:
- Onu da nereden cikardin?
Koylunun cevabi:
- Bizim buralarda pek zenciye rastlanmaz da!
İNTİKAM PEŞİNDE
Bir çocuk her akşam
sinemaya gitmek için babasından para istemektedir. Babası da
itiraz etmeden parayı vermektedir. Fakat bir kaç hafta sonra,
durumdan şüphelenen baba bir gece oğlunu takip eder ve onun
seks filmlerine gittiğini tesbit eder, fakat gençtir, bir süre
sonra hevesi geçer deyip sesini çıkartmaz. Ancak günler geçip
te durumda bir değişiklik olmadığını görünce, bir gece oğlu
eve geldiğinde onunla sert bir şekilde konuşur ve;
- Bir daha seks filmine gideceksen para yok sana. der
İyi demiş çocuk. Ertesi akşam gene gelmiş para istemiş.
Babası sorunca da macera filmine gideceğim der. İyi akıllandı
bizim çocuk der babası ve parayı verir.
Çocuk dönünce babası sorar:
- Hangi filme gittin?
- İNTİKAM PEŞİNDE
Babası biraz rahatlar akıllandı bizim çocuk diye. Ancak şüphelenmeye
devam eder ve sorar:
- Söyle bakalım baş roldeki oyuncu kimdi?
- İNTİK..
EMİN MİSİN ?
Çapkın bir sürücü
çok güzel bir otostopçu kızı arabasına alır.Yolculuk bir
ağaca bindirmekle son bulur.Yoldan geçen bir köylü kaza
yerine gelir ve sürücüye: Ucuz atlatmıssınız. Arkadaşınız
da öyle.Kız çayıra fırlamış ama sapasağlam..İki büklüm
sürücü ağlamaya başlar.Evet o sapasağlam ama ben değilim.Gidin
bakalım elinde tuttuğu ne?
ANNEN
Ecdadının ve
kendisinin zamparalığıyla övünen Roma İmparatoru
Srenismus, imparatorluk ülkelerini dolaşırken, bir gün
kalabalıkta, kendisine son derece benzeyen bir köylü görür.
Adamı yanına çağırıp sorar :
-Annen sarayda hiç çalıştı mı?
Köylü cevaplar :
-Hayır haşmetmeap, babam çalıştı.
|
|