Fıkra-1 Fıkra-2 Fıkra-3 Fıkra-4 Fıkra-5 Fıkra-6 Fıkra-7 Fıkra-8 Fıkra-9 Fıkra-10
Fıkra-11 Fıkra-12 Fıkra-13 Fıkra-14 Fıkra-15 Fıkra-16 Fıkra-17 Fıkra-18 Fıkra-19 Fıkra-20
MOKOKO
Bir gemi uzun bir yolculuğa çıkmış. Gemide bir KAPTAN ve üç TAYFA. Gemi amansız bir fırtınaya yakalanarak batmış ama nasıl olduysa KAPTAN ve TAYFA'ları kurtulmuşlar. Bir adaya düşmüşler hem de YAMYAM'ların adasına.
Adaya geldiklerinin ilk gününde YAMYAM'lar bunları yakalar ve direklere bağlarlar daha sonra bir soru sorarlar
- ÖLÜM mü MOKOKO mu?
Ve  ikisinden birini seçmeleri için sabaha kadar mühlet verirler. Ertesi gün ilk tayfaya sorarlar ölüm mü yoksa mokoko mu? Tayfa ölmektense bilmediğim şeyi olurum daha iyi der ve mokoko diye cevap verir.
Bunun üzerine adamı bayılana kadar sikerler ve bırakırlar. Diğer tayfayada aynı soruyu sorarlar ve aynı cevabı alırlar ve onları da yaptıktan sonra serbest bırakırlar.Son tayfada aynı olayları yaşar ve serbest bırakılır.
Sonunda sıra KAPTANA gelmiştir. KAPTAN çevresindekilere nutuk atarcasına ayağa kalkar ve
- Ben bir KAPTAN olarak gururlu ve şerefli bir insan gibi yaşadım ve yine bu şerefimi hayatım pahasına da olsa vermem. Ben ölümü tercih ediyorum.
Bunu duyan kabile reisi ayağa kalkar ve bağırır:

- ÖLENE KADAR MOKOKOOOO.

DAVANIN BÖYLESİ
Avukat Orhan Azizoglu hukuki bir olayi nakletti... Olay gercek.
Bantlardan, tutanaklardan, karar ve zabitlardan gecilmeyen su gunlerde mahkeme salonuna bir keyif penceresi acmaya yardimci oluyor.
Bir aksam tiyatrodan cikmis iki erkek arkadas yolda yururlerken Onlerinde iyi giyinmis, sik ve alimli bir hanimin yurudugunu farkederler. Erkeklerden birisi digerine dInerek, "Bu hanimla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der. Bu sozleri isiten genc hanim basini cevirir ve "Teklifinizi kabul ediyorum" der. Teklifi yapan erkekle hanim beraberce genç ve cekici kadinin evine gidip hemen yatagin yolunu bulurlar. Ertesi sabah apartmani terkederken, adam kadina 250 dolar verir. Hanim pazarlik bakiyesi parayi ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der. Adam guler, "Bunu nasil ve hangi esaslara gore yapacaginizi gormek isterdim" deyip apartmani terkeder. Ertesi gun mahkemeden gelen celp pusulasi adami sasirtmis. Hemen avukatina gidip olayi detaylariyla anlatmis. Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alinabilecegini sanmiyorum. Ancak davanin nasil sunulup savunulacagini dogrusu pek merak ediyorum" diye mutalaa vermis. Dava baslamis ve on sorusturmadan sonra hanimin avukati mahkemeye dava konusunu asagidaki sekilde arzetmis:
"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilem, bu hanimefendi, itina ile yetistirilip cimlerle ortulu bahce niteliginde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadir. Bu arazi parcasini belli bir sure icin davali beyefendiye 500 dolar karsiliginda kiralamistir. Davali gayrimenkulu kira amacina uygun olarak kullanmis ve kira muddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarisi olan 250 dolari odememistir. Kira tutari yuksek bir bedel degildir, kaldi ki kiralanan yer ozel ve yasal bir bolgedir. Dilegimiz adaletin yerine gelmesi ve davalinin muvekkileme anlasmanin bakiyesi olan meblagi odemesidir."
Davalinin avukati bu beklenmedik savunma karsisinda sasirmis fakat bir avukat olarak isin enteresanligindan haz duymus ve hemen daha once hazirladigi savunmasini kenara koyarak davayi soyle savunmus:
"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilim bu genc beyefendinin, bu genc hanimdan sahibi oldugu gayrimenkulu bir sure icin kiraladigi dogrudur ve muvekkilim bu anlasmadan son derece memnun kalmistir. Bununla beraber muvekkilim arazide bir kuyu bulmus ve kuyuyu orgu taslariyla donatmis, kuyuya boru indirmis ve pompa yerlestirmistir. Butun bu ugraslarin iscilik masraflarini muvekkilim ustlenmistir. Inancimiza gore butun bu arazi gelistirme calismalari odenmeyen meblagi karsilayacagindan aleyhimize acilan davanin dusmesini talep ediyoruz."
Genc hanimin avukati tekrar soz almis:
"Muhterem hakim bey, muvekkilem, davalinin beyan ettigi gibi arazi uzerinde bir kuyu bulundugunu ve gerekli gelismeleri yaptigini kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydi davali muhtemelen bu araziyi kiralamayacakti. Ayrica arazi tahliye edildiginde davali soz konusu ettigi taslari, boruyu ve pompayi sokerek beraberinde goturmustur. Bu bakimdan davamizda israr ediyor ve vereceginiz kararin adalete uygun olmasini diliyoruz."

Hanim davayi kazanir!

RAHİBE
Peder, kiliseden içeri girer ve içerde onu bekleyen 4 tane rahibeyle karsilasir. Ne beklediklerini sorar. Rahibelerde günah cikartmaya geldiklerini söylerler. Peder sirayla gelmelerini söyler.
1'nci rahibe gider ve;
-Peder, ben cok büyük bir günah isledim, sol elinle bir erkeyin cinsel organini elledim" der. peder de:
- git suradaki kutsal suyun icine sol elini sok
rahibe gider elini kutsal suya sokup cikartir.
2'nci rahibede gider ve pedere
- peder, ben de sol elimle bir erkegin cinsel organini elledim ve birazda oksadim; peder
- sen de git sol elini kutsal suya sok ve elini ovala
rahibe gider pederin dediklerini yapar. O sirada peder bagirismalar duyar yerinden cikar
- ne oluyor orda
3'ncü ile 4'ncü rahibeler kavga etmektedir. Peder niye kavga ettiklerini sorar
3'ncü rahibe, 4'ncü rahibenin kendi sirasini kapmak istedigini söyler
4'ncü rahibe de
- peder, ben sadece agzimi yikayacagim fakat o götünü yikayacak.

EVLAT
Temel ile Dursun çalışmaya Amerika'ya giderler bir süre sonra Temel dayanamayıp
- Dursun ya ben memleketi özledim buyüzden iki haftalığına memlekete gideceğim söyleyeceğin varmı? der. Dursun selam söyle der.
Temel iki hafta sonra gelir. Dursun sorar.
- Memleketten haber getirdinmi? Temel de bir iyi bir kötü haberim var sana der. Dursun da ne olduğunu sorar. Temel de
- iyi o zaman önce kötüsünü söyleyeyimde peşinden iyisini söylerim moralin düzelir der.
- Oğlun ibne olmuş der. Bunu duyan Dursun çok üzülür ve sonra sorar.
- iyi haberin nedir?
Temel de
- Ama bir muamelesi var çok iyi
1
Hosted by www.Geocities.ws