Gururla

:: GERİ ::


Şarkılarım Dağlara - Gururla Bakıyorum Dünyaya

çünkü isyan bayrağıdır böğrüme saplanan sancı
çünkü harcımı öfkeyle, imanla karıyorum
ve kederin ve solgun yüzlü işçilerin üzerine
dağbaşlarının hırçınlığı savruluyor benden
çünkü beni ateşi ile dimdik tutan kin
çünkü benim gözbebeklerimde tutuşan şafak
miting afişleri, cesur pankartlar, ve binlerce militan
derin denizlerin aydınlığı, zorlu sabahlar, gökyüzü ve lale
sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata
çünkü ben sevdiğim kızı
yaşamak gibi, halkım gibi sevdiğim kızı
ki şiirini yazamayan ve türküsünü söyleyemeyen halkım gibi
binlerce ve binlerce kurşunlanan halkım gibi
zincirlere vurulan, savaşlara yollanan, vergilere bağlanan halkım gibi
felç olmuş yalnızlıklara bırakarak
büyük acıların ve göz yaşının içine bırakarak
şiirlerimin bir bıçak gibi ışıldadığı
devrim türkülerini ve başkaldırmayı öğreten dudaklarını
bir kere olsun öpmeden,
bir kere olsun tutmadan kaygısızca
serin bir yaz gecesi gibi ürperen ellerini
hatta boynunu ve ayak bileklerini
bilemeden, bilemeden, bilemeden vurdum yüreğimi şanlı kavgaya
barışın ve özgürlüğün dağlarına veriyorum işte
yiğitsen uslandır beni
ey yasakların, kahpeliğin ve soygunların koruyucusu
türkü çağıran kızlarımı sustur
ve kahraman oğullarımı
mezar kaza kaza kederli, kızgın tohum serpe serpe hünerli
ve sömürüle sömürüle bomboş
ve açlığın ve zulmün izlerini derin uçurumlarında taşıyan ellerimi
ve tırpanlara sarılan ellerimi
mavzerlere sarılan ellerimi
zincirlere vur gücün yeterse
ama adına yaşamak dersen
rezilce
çatlayan tomurcuğun, doğan çocuğun çığlığını duymadan
gül benizli sevgilinin titreyen göğüslerini öpmeden doyasıya
korka korka, yana yana
hergün biraz daha derinden, hergün biraz daha kapkara duyarak ölümü
aç ve arkasız, köpekleşerek
yaşamak dersen bu yürek
çat diye çatlasın ulan
*
gelgelelim, parlayan güneşi emekçi halkların
kahraman halkların güneşini
şehvetle içine dolduran toprak
şimdi sımsıcak, şimdi ulaşılmaz
şimdi olgun meyvelerle dolu
bahar bahçelerini salmaktadır dünyaya
ve gül benizli sevgililerin dudaklarında hayat
bizi aşka ve kavgaya çağırmaktadır
bıçak kemiğe dayandı, ok yaydan fırladığı için değil
bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitsin diye
ağaran günler için, yeni bir dünya uğruna
yüzlerinde cesaretin onuru
ve imanlı gücü dövüşen dünyanın
emperyalizme karşı dövüşen dünyanın
ve ölüme gülerek koşan genç savaşçıların
al bayraklar dalgalansın, dalgalansın, dalgalansın
kinle boğuşan, yorgun yüreği aydınlansın diye anamın
felaketler geçirmiş anamın
dişleri dökülmüş, kederli ağzı, ağlamaya hazır gözleri, safrası,
ve sonsuz, ve dağları eriten sabrı, merhameti
yani bir bütün halinde insanlığımız
yunsun, arınsın diye duru pınarlarda
alın terinin namusu kurtulsun diye
kurtulsun diye sıcak somun, acı soğan ve çiçekli basmalar
ahdettik, vefa ettik, kelle koyduk
ölen ölür dostlar
düşmanlar heey hey
kalan sağlar...

 

Mercan Web Dizayn ©


Tavsiye edilen çözünürlük / renk kalitesi 1024x768 / 32 bit

 

1