|
Gençlik
döneminde duygular yoğundur ve sürekli dalgalanma
gösterirler. Genç sevinçle üzüntü, sevgi ile nefret
arasında gidip gelir. Ruhsal tepkilerinde aşırılık,
davranışlarındaki çelişki bu döneme özgü bir
bocalamanın belirtisidir. Genç bir yandan içinden
gelen dürtülerini dizginlemeye çabalarken öte yandan
çevresi ile çatışmaya girebilir. İç dünyası ile dış
dünya arasında dengeler kurmaya çalışır. Genç
kendine özgü yaşamak istemekte, bağımsızlığını
kazanmaya çabalamaktadır. Gencin aradığı yeni bir
kimliktir. Ben neyim? Kimim? Nasıl bir insan
olmalıyım sorularına yanıt arar. Bir kişi ve bir
birey olarak ana babasından değişik özellikleri
olduğunun bilincine varır. Kendisine ve çevresine
eleştirici bir gözle bakar. O güne dek yanılmaz ve
kusursuz tanıdığı ana babasını yeni bir
değerlendirmeden geçirir. Onlarda hiç görmediği
eksikler, beğenmediği yanlar bulur. Öğütleri saçma,
koydukları kuralları sıkı, yasakları anlamsızdır. Ne
eğlenmesini bilirler, ne de giyinmesini, kısacası
yaşamasını bilmezler.
Kuşak çatışması genel anlamda üzülecek değil
sevinilecek bir olgudur. Gençlerin atılganlıkları,
coşkuları, hatta hayalcilikleri gelişmelerin,
yeniliklerin kaynağıdır. Gençler toplumsal yaşamda,
sanatta ve yarında yeniliğin, değişikliğin ardında
koşmasalardı ilerleme olmazdı. Bu nedenle gençlerin
yetişkinlerle karşıtlığını ortadan kaldırmak yararlı
bir sonuç sağlamaz. Önemli olan bu çatışmayı
toplumun faydasına kullanabilmektir.
Gençlerle yetişkinler, aralarında yaşadıkları kuşak
çatışmasını kontrol edemediklerinde veya çok büyük
sorunlar yaşadıklarında bir uzmana başvurmaları
önerilir.
|