|
KOMİKLER
SEVGILI KARICIGIM,
EVLATLARIM VE AKRABALARIM!..
BIR GÜN, MAIL BOMBASI VEYA BASKA BIR NEDENDEN ÖTÜRÜ
VEFAT EDERSEM, GERÇEKLESTIRILMESINI ARZULADIGIM HUSUSLAR
SUNLARDIR:
1- BOGAZDAKI YALIMI VE GEOCITIES'TEN ALMIS OLDUGUM 20 MB'LIK
WEB ALANIMI KARIMA BIRAKIYORUM.
2- KÜCÜKBAKKALKÖY'DEKI ARSALARIMI VE 50 E-MAIL ADRESIMI
YAVRULARIMA BIRAKIYORUM.
3- KÖYDEKI TARLALARIMI VE ICQ LISTEMDEKI ARKADASLARIMI
BABAMA BIRAKIYORUM.
4- IÇERENKÖY'DEKI DAIREMI VE BILGISAYARIMDAKI BOOKMARKIMI
AMCAOGLUM ILHAN'A BIRAKIYORUM
5- ODAMDAKI KÜTÜPHANEM ILE SESKARTIM VE HARDDISKIMI,
DAYIKIZI ÖZLEM'E BIRAKIYORUM.
6- KADIKÖY'DEKÝ ARSAM ILE DOWNLOAD ETMEK IÇIN GÜNLERCE
UGRASTIGIM WALLPAPER VE JAVA SCRIPTLERIMI KOMSUMUZUN KIZI
ESRA'YA BIRAKIYORUM.
7- MONITÖRÜMÜ KIMSEYE BIRAKMIYORUM BENIMLE GÖMÜN!
8- ADULT CD'LERIMI DE KIMSEYE BIRAKMIYORUM, ONLARI DA
BENIMLE GÖMÜN!
9- GEÇEN AY GELEN 60 MILYON TL'LIK TELEFON FATURAMI, ÖLENE
KADAR ÖDEYEMEMISSEM GECIKTIRMEDEN ÖDEYIN; GÖZÜM AÇIK
GITMESIN!..
10- ÖLDÜKTEN BIRKAÇ GÜN SONRA EGER SIZ KULLANMAYACAKSANIZ;
ZÜPERONLINE, HORTNET, MAKBANKNET, ZIKSTIRNET, YAMUKBANKNET,
ÇISBANKNET, VIZVIZNET SINIRSIZ INTERNET ABONELEKLERIMI IPTAL
EDIN KI, GEREKSIZ YERE KREDI KARTIMDAN PARA TAHSIL EDIP
DURMASINLAR.
11- EMR-I HAK VAKI OLDUKTAN SONRA BÜTÜN GÜCÜNÜZLE GAYRET
EDEREK, ENBIZIRVE100'DEKÝ HITIMI ARTTIRIN VE BENI ZIRVEYE
YERLEÞTÝRÝN. ARTTIRMAZSANIZ ÖBÜR DÜNYADA IKI ELIM
YAKANIZDADIR.
12- BENI DEFNETMENIZDEN SONRA DIGER TARAFTA IMKAN BULUR
BULURMAZ DERHAL ONLINE OLACAGIM VE SIZLERLE BAGLANTI KURMAYA
ÇALISACAGIM. BU YÜZDEN GECELERI ICQ'DA ONLINE OLUN.
13- AZ ÖNCEKI SIK GERÇEKLESIRSE, BENI ARKADAŞ LISTENIZE
EKLEYIN, NANKÖRLÜK ETMEYIN.
14- SEVGILI KARICIGIM, SAGDA SOLDA CHAT YAPTIGINI
DUYMAYAYIM, YOKSA HORTLAR GELIRIM.
15- MÜTEMADIYEN BENIM RUHUMU ÇAÐIRMAYI DENEYIN: EY RUH
GELDINSE MAIL YOLLA DEYÝN.
16- GELMISSEM BILGISAYARI BOSALTIN.
17- BEN ÖLDÜKTEN SONRA WEB SAYFASI FILAN ALIRSANIZ BANA DA
LINK VERIN. BOOKMARKINIZA EKLEYIN.
18- GÖZLERIM YAVAS YAVAS KAPANMAYA BASLADI, CABUK SÖYLEYIN
BANA SU ANKI, HIT DURUMUM NEDIR?
19- BIRAZ KENARA ÇEKILIN SÖYLE, ÖLMEDEN ÖNCE SON BIR KEZ
DAHA CHAT YAPMAK ISTIYORUM
20- AAH, ÖLÜYORUM GALIBA, ÇOK ÇABUK BANA MAIL GELMIS MI,
ÖGRENIN DE BANA SÖYLEYIN.... KÜT
SOĞUK ESPİRİLER
Boşluktaki fil'e ne denir?
Fil in the blanks!
Yıkanan Ton'a ne denir? Washington!
Adamın biri birgün kafasını ıslatmadan şampuanlamaya
başlamış. Annesi de: -Olm hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır
mı? deyince adam: ama anne bu şampuan da "kuru saçlar için"
yazıyor!!!
Geçen gün bir taksi çevirdim; hala dönüyo!
Apo bir gün militanlarına "4 bölü 2 kaç eder?" diye sormuş!
Hepsi bir ağızdan "üüüüüüüüüçççççççççç!" diye bağırmışlar.
Apo sinirlenmiş. Ayağa kalkmış ve bağrarak: "Siz ne biçim
bölücü örgütsünüz?" demiş.
Adamın birinin elinde koltuk yayı, keman yayı, amortisör
yayı gibi yaylar varmış. Bunları sırayla ısırıyormuş. Bunu
gören arkadaşı meraklanıp ne yaptığını sormuş. Adam da
yanıtlamış:
-Yayla lezzet testi.
Delinin birisi saatini hastane bahçesindeki havuza atmış.
Bunu gören arkadaşı yanına yanaşmış ve konuşmaya
başlamışlar:
-Niye attın saati havuza?
-Nasıl yüzdüğünü görmek için.
-Peki, kurdun mu?
-Hayır.
-Enayi, hiç kurmadan yüzer mi??
Bankta oturan adamın yanına birisi yaklaşmış ve
"Affedersiniz, oturabilir miyim?" diye sormuş. "Tabii!
Buyrun, oturun". demiş ve der demez de derinden bir ses
duymuş: ZOOOORRRRRTTTTTTTTTT!!!!!! Adam şaşkın şaşkın
bakarken diğeri sırıtarak "Teşekkür ederim, sağolasınız."
demiş.
Tanrı ikinci zenciyi de yaratmış! -Tüh bu da yandı, demiş!
Temel'i süpermarket önünde kocaman bir orkid paketiyle gören
Cemal ne yapacağını sorunca Temel,
- Pununla tenis oynayapilirsun, pisiklete pinepilirsun, ata
pinepilirsun, tenuze cirepiliysun,... demiş.
Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,
'limonsuz tekila'
Barmen: Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın
portakalsız versek
olur mu?
Şişman adamın biri bir gün yolda yürürken karşısına bir cin
çıkmış. Bu cin hemen adamın yanına yanaşıp adama: "Dile
benden ne dilersen! Üç isteğini yerine getiricem!" demiş.
Adamda sevinmiş ve=> "1)İnce olmak istiyorum! 2) Yıllardır
hep kadınlardan uzak kaldım! Kadınlara yaklaşmak istiyorum.
ve son olarak ta 3) kanatlarım olsun ki uçayım!" demiş! Bir
iki saniye sonra adam kanatlı orkid ped olmuş!
Bir gün Temel sürekli bi göbeğin çevresinde arabayla dönüp
duruyormuş! Yanında oturan Dursun: "Ula Temel neden sürekli
döniisin?" demiş. Temelde: "Ula Dursun! Sinyal takildu da
ondan!" demiş!!
Adamın birinin iki kulağı da yanmış!! Hastanede, neden
yandığını sorunca: "ütüyü telefon zannettim!" demiş!!
Doktorlar: "E peki dier kulağın nası yandı?" diince, adamda:
"Telefonla ambulans çağırmak istedim!" demiş!!
Annesi Ahmet'e: "Weli toplantısı ne zaman Ahmet?" diye
sorunca Ahmet: " Ama anne daha Aliler toplanmadiki!" der!
Biliyomusun: sen yüzme bilmesen ve denize girsen bile
batmazsın çünkü tipin kayık!!
Temel, Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyomuş!! Oda
"AAA! Burayıda mı Sabancı aldı?" demiş!
Temel kapıcıymıs, ve asansör bozulmuş! Oda üstüne not
yazmış: "Asansör bozuktur, lütfen yan apartmanınkini
kullanınız!"
Yağmur yağmış, kar peynir!
Heryerim tutuldu bi kulaklarım tutulmadı. O zaman bende onu
kiraya weririm!!
Kitabım ewde kalmış, çünkü onun bi kocası yook!!
Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım!
Sakın ha bi hamster'a şeker serpip, "AA! Ne şeker bi
Hamster!" demeyin.
Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler!!
Bebeğiniz oldu gözünüz aydın, kulaklarınız manisa.
Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark
Saçınızı nasıl keselim?
-Sessiz!!
--------------------------------------------------------------------------------
Ciciolina'nın apandisti nerde?
-İçeri girince solda!
--------------------------------------------------------------------------------
Hakan Şükür maçta sakatlanınca onu kim taşır?
Hakan Taşıyan!
Rahat bir askerlik yapmakta olan Temel'e arkadaşları sorar:
-Sen buraya torpille mi geldin?
-Yoo! Otobüsle geldim! : )
--------------------------------------------------------------------------------
Papağanın biri varmış 2 ayağı da iple bağlıymış sağ ayağını
çekince ingilizce
konuşuyomuş sol ayağını çekince ne yapar ?
-Düşer
--------------------------------------------------------------------------------
Temel Tirabzon-İstanbul uçagının kaptan
pilotudur.İstanbuldan havlanmış
temelin uçağı.Uçak zonguldak üzerine gelirken bir sarsıntı
olmuş,yolcular
paniklemiş.temel anons yaparak "tikkat.tikkat kaptanınız
konuşuyor.paniğe gerek
yoktur sukunetinizi koruyun" demiş .yolcular
rahatlamış.Sinop üzerine de bir sarsıntıdaha geçirmiş temel
gene anons yaparak yolcuları sakinleştirmiş.Samsun
üzerinde bir sarsıntı daha temel mikrofonu eline alarak
yolculara şöyle
seslenmiş."Eşhedü Enlaaa.....
--------------------------------------------------------------------------------
-baba: ya kızım!Ne diye kürtaj oldun!Hani mühendis
olacaktın?
--------------------------------------------------------------------------------
Çekyat a niye çekyat denir???? Çünkü itotur
diyemiyeceğimizden
Bir adam apartmanın 20. katından atlamış birşey olmamıi
neden ??? Çünkü apartman
20. kattan başlıyormuş
--------------------------------------------------------------------------------
Limon deyip geçme çünkü parola limon değil
--------------------------------------------------------------------------------
Porsiyonları mı arttırdınız yoksa bu tavuk göğsü silikonlu
mu?
--------------------------------------------------------------------------------
Öğretmeni Temel'e -Oğlum bana bi daire çiz der
temel'de hocam daire çaok pahalı olur ben size bir gecekondu
çiziyim der
--------------------------------------------------------------------------------
***=> Kurşunlar çok utangaçtır; ondan adres
sormazlar!***(yeni)
=>Balgam ismi nerden gelir?
Bal gibi tatlı sakız(gum) gibi yumuşak olduğundan.
=>En şişman kız kimdir? FATma
=>Adamın tekinin kalbi çalışmıyormuş neden?
Adam taş kalpliymiş.
=>Türkiye'deki en sıkılgan yöre neresidir?
Karadeniz'deki Of yöresi.
=>İnekler geyik değildir, geyikler de inek değildir de ondan
Gönül isterdi ki
savaşlar olmasın. Ama Gönül öleli iki yıl oluyor.
=>Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.
=>Tüm kadınlar altındır. Erkekler de üstün.
=>Sigara böreğine DİKKAT!!! Tiryakilik yapabilir.
=>Zil çaldı mı? Hayır zil masum.
İşte böyleleri yüzünden bu memleket adam olmuyor!! Yaa kadın
kaldık gitti yaa!! sinir bi olay abisi!!
--------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün özel bir davete gitmek ichin smokin giymek
zorunda kalmış ve giymiş. Tam salona girerken bir de
bakmışki tabela da "No Smoking" yazıyor!
Yorum yok!
--------------------------------------------------------------------------------
Polis: - Ateş serbest! diyince ordan geçen salak bir adam
da;
- Heralde Ateş'in annesi ve babası çok sevinicektir! demiş!!
--------------------------------------------------------------------------------
Şimdi ormanda oturan acil vaka bir hasta varmış, hastaneye
gitmesi mecburmuş. Bizim doktor da ne yapsın, almış jipini
gitmiş kadının ormandaki evine. Almış kadını atmış jipinin
arkasına ve ormanda gidiyorlarmış. Önüne kıpkırmızı bir adam
çıkmış, ben demiş ormanın kırmızılı ibnesiyim demiş. Bana
bir yiyecek. Adam düşünmüş, sandvicini vermiş ibneye. Sonra
bir gölun etrafından geçerken sapsarı bir tip çıkmış, el kol
sallamış falan, bizimkini durdurmuş. Ben demiş bu gölün
sarılı ibnesiyim demiş. Bana bir içecek. Bizimki durmuş
düşünmüş, vermiş kolasını. Sonra yola devam etmiş. Bizimki
işte basbaya bildiğimiz asvalta çıkmış otoyolda gidiyormuş.
Önöne masmavi bir adam çıkmış, el kol sallamış falan
durdurmuş bizimkini. Bizimki sinirlenmiş. "Yaa asfaltın
mavili ibnesi!!!! Sen ne istiyorsun????" Mavili herif
dönmüs: "Ehliyet, ruhsat lütfen!"
Cem'den gelen güzel bi fıkra... Yanlız ipneler çok masum,
yiyecek, içecek gibi şeyler istiyolar adamdan. :)
--------------------------------------------------------------------------------
Adamın biri topalmış, karısı da oynamış...
Aferin sana
--------------------------------------------------------------------------------
Ayda beş milyon kazanmak ister misin?
Evet
O zaman aya git!..
Atlantik Okyanusu'nda bir Titanik batmasından kötü ne
olabilir?
Ne?
İki Titanik batması!..
--------------------------------------------------------------------------------
- Senin bu söylediklerine kim inanır?
- Kadir İnanır...
- Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi?
- Elektrik direği zıplayamaz ki!..
- Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu gardiyana ne
demiş?
- Çok korkuyorum, elimi tutar mısın?..
- Kedinin tırmaladığı köpek ne demiş?
- Hiçbirşey, köpekler konuşmaz ki...
--------------------------------------------------------------------------------
Bir adamın kafası atmış, vücudu da eşşek...
Bir adam yatmış, karısı da tekne...
Bir adam donmuş, karısı da sütyen...
Christopher Colombus Amerika'da çölde yürürken tam
karşısında bir laz ve bir kaz görmüş. Kendisine çok ilginç
gelen bu olaydan ötürü bu çöle Laz Ve Kaz ismini veren bu
önemli kaşiften sonra konuşma özürlü Amerikalılar Laz ve Kaz
diyemedikleri için bölgeye Las Vegas adını koyup olayın
anısına tam Laz ve Kazın bulundukları noktaya bir kumarhane
kurmuşlardır...
- Selam, ben Aydan Şener
- Hadi yaa... Ben de Dünyadan Neil Armstrong
- Aykut gol atamayınca ne der?
- I couldn't!
Adamın biri birgün eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş ve
eczacı ona "Sineğinizin nesi var acaba?" demiş.
- "Emaye tencere" desene
- Emaye tencere
- No, you are not a tencere.
--------------------------------------------------------------------------------
İki adam muhabbet yapıyormuş. Ne muhabbeti demişler, geyik
muhabbeti demişler. Ne geyiği demişler, Ren geyiği demişler.
Ne reni demişler, el fRENi demişler. Ne eli demişler,
hanımeli demişler. Ne hanımı demişler, ev hanımı demişler.
Ne evi demişler, dağ evi demişler. Ne dağı demişler, Ağrı
Dağı demişler. Ne ağrısı demişler, baş ağrısı demişler. Ne
başı demişler, kuşbaşı demişler. Ne kuşu demişler, muhabbet
kuşu demişler. Ne muhabbeti demişler GEYİK muhabbeti
demişler. Ne geyiği demişler...
Tarihe Düşen İlginç Kesitler
1932 Los Angeles olimpiyatlarda Fransız atlet Jule Noel'in
disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı.Çünkü atışı
izlemesi gereken bütün hakemler,sırıkla yüksek atlama
yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.
...
Florida'da bir soyguncu parmak izinde yakalanınca
şaşırdı.Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen
göstermişti,fakat yarım parmaklı golf eldiveni kullanıyordu.
Bir banka soyguncusu Florida'da bir veznedar'a şartlı
tahliye kartının arkasına yazdığı soygun notunu verince
yakalandı.
Gilette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya
başladığında yüzlerce erkek onlardan aldı.Sonrada jiletlerin
sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attı.Gilette
yetkilileri,mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin
sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
1897'de bir matador,boğayla bir bisiklete binerek güreşmek
istedi.Bundan hiç etkilenmeyen boğa,adamı bisikletiyle
birlikte duvara fırlattı.
Chavrolet yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama
sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacağını anladı.Çünkü
"Nova",İspanyolca'da gitmez anlamına geliyordu.
1980'da A.B.D başkanlığına seçilen William Henry
Harrison,çok soğuk bir günde Washington'da açık havada
düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve paltı giymeyi
reddederek yaptığı uzun konuşma sonucunda zatürre oldu.Yeni
başkan sadece 1 ay görev yaptıktan sonra öldü.
Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendi kendini
kelepçeledi ve anahtarını bulamadı.Kendisini kurtarmak için
çilingir çağırmak yerine polise haber verince başı belaya
girdi.Onu kelepçeden kurtaran polisler,ödenmemiş bir kefaret
borcu olduğunu belirleyince yeniden kelepçelediler.
Ünlü İngiliz avukat F.E.Smith,bir otobüs kazasında kolu
yaralandığı için dava açan ve kolunu sadece omuz mesafesine
kadar kaldırabildiğini belirten bir dolandırıcıya,"Kazadan
önce kolunu ne kadar yüksekliğe kaldırabildiğini" sordu.Adam
kolunu başının üzerine doğru kaldırarak gösterince,davayı
Smith kazandı.
ilginç isimleR
Turkcel'e kayıtlı isimlerden alındı.
Senbilin NEYAPTIN
Olgun PORTAKAL
Bilgi SAYAR
Ethem ABASIKELES
Korkut KORKMAZ
Pekgüzel TAVASAPI
Göksenin EKIYORUM
Mali Müsavir Osman AÇIKGÖZ
Muhasebeci Ahmet KAPTIKAÇTI
Ahmet ÖZYIRMIDOKUZ
Esra PEKÖMÜR
Neren KIVIRCIK
Sehriye PILAV
Ahmet Mehmet VELI
Mukaddes CALISYE
Hakki KISAADAM
Kurtis SISKO
Ömürlü DOGRUGIDEN
Oktay DOLMASEVER
Rüstü DÜZER
Gülhanim ELLERGEZER
Nabi DALGA
Sanayi HOROZ
Cömert VARLIK
Masallah AKGÜN
Haci SARKINTI
Kayyum KONAKLI
Yagmur SAGNAK
Bora SAGNAK
Jinekolog Dr. Kaya BILIR
Dis Hekimi Oya BILIR
Faruk ARTIK
Nazim ENGINAR
Tüccar ASLAN
Keklik ASLAN
Ari BALCI
Petek BALCI
Kaymak BAL
Avukat Güven KURTUL
Cemal MORDALGA
Muhterem ÖGRETMEN
Musa PASTIRMA
Kadir KILLI
Fatih IPTEKESEROGULLARI
Ayse DONSUZ
Yosma ALVER
Selma VEREN
Dünya MALIDÜZDÜR
Kibar ZORBA
Ümit VAR
Jandarma KIZKACIRAN
Öznur PALAVRACI
Incil TEVRAT
Insaf YILDIRIM
Demir BAYGIN
Hayati KOPYA
Fazli KONT
Muhlis DÜNYADAGÜLMEZ
Fikri FAIZ
Satilmis DÖNEKOGLU
Edenbulur YILMAZ
Recep DÜDÜKCÜ
Sakin ZEYTIN
Kibar DELI
Cebrail GÖRÜR
Abdulhalim PIRASA
Behcet BECERIR
Cansin BIRICIK
Huriye YEDICOCUKLU
Istiklal YARATILIS
Güler GÜLER
Ali AL
Teslim SÖYLEMEZ
Güclü KUVVETLI
Cetin CEVIZ
Sezer YAN
Parla YAN
Huriye DELERGECER
Seyla BOYNUINCEOGLU
Köse SICAK
Bucak SICAK
Tutam SICAK
Satilmis DAGDEVIREN
Satilmis BOSTAN
Gudbettin KUS
Sise INCE
Efsane ÇILEK
Rahime ISER
Herkül DEMIRTAS
Cemal PASA
Halim HARAP
Aziz CUBUGUUZUN
Fatma DONUKARA
Süleyman PEKYUMURTA
benzerlikleR
Amerikan filmlerinde hiç bunlara dikkat ettiniz mi?!
Amerika'daki tüm telefon numaraları 555 ile başlar.
Biri sizi şehirde kovalıyorsa,senenin hangi günü olursa
olsun,genellikle St.Patrik Günü törenlerine rastlarsınız ve
kalabalığa karışırsınız.
Kontrol kulesinde konuşacak birini bulan herkes uçağı
indirebilir.
Herhangi bir havalandırma sistemi mükemmel bir saklanma
yeridir.Sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez ve de
hiçbir güçlükle karşılaşmadan binanın herhangi bir bölümüne
gidebilirsiniz.
Silahı yeniden doldurmanız gerekiyorsa,daima mühimmatınız
bulunur,daha önce hiç taşımıyor olsanız bile.
Şehriniz tabii bir felaket ya da bir canavar tarafından
tehdit ediliyorsa belediye başkanının ilk endişesi turistler
yada yeni açılacak sergidir.
En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gıkını çıkarmaz,ama
bir kadın yaralarını temizlerken inler.
Bir pencere camı bariz görüyorsa,az sonra oradan biri
dışarıya atılacaktır.
Taksiye ödeme yapmak için cüzdanınıza bakmanıza gerek
yoktur,elinize gelen ilk parayı çıkartıp uzatın,tam ücret
kadar olacaktır.
Mutfaklarda elektrik düğmeleri bulunmaz.Geceleyin mutfağa
girdiğinizde buzdolabının kapağını açmanız yeterli.
Kelime işlemciler asla cursor ekranı göstermez.Onun yerine
hep "şifreyi giriniz" yazar.Bilgisayarlar her tuşa
basıldığında bip sesi çıkarırlar.
Anneler her sabah yumurta,salam vs.den ibaret kahvaltı
sofrasını hazırlarlar,ancak baba ve çocukların kahvaltı
yapacak zamanları hiç olmaz.
Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hızlı soluk
alır.
Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün bombaların
üzerinde ne zaman patlayacağını gösteren büyük ekranlar
vardır.
Ziyaret ettiğiniz binanın önüne park daima mümkündür.
Bütün uzaylılar Amerika'ya iner.
Birçok laptop bilgisayar,istilacı uzaylı uygarlıklarının
iletişim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.
Dövüş sanatları içeren bir kavgada düşmanlarınız sayıca ne
kadar çok olursa olsun etrafınızda dans ederek dönüp
dururlar ve öncekiler nakavt oldukça kavgaya girerler.
Biri kafasına yediği darbeyle baygın düşse bile asla bir
beyin hasarı veya travma geçirmez.
Polis departmanları memurlarını kesinlikle zıt
karakterlileriyle eşleştirmek için onları kişilik testine
sokar.
Bir kağıt atacı veya bir kredi kartıyla her kapı açılabilir
tabi bu kapı içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin
kapısı değilse.
Hiç bir kapı kilitlenmez camları dahil örtülmez.Dünyanın
arabası çalınır ama bunlar hariç.
Burçlar ve İnsanlar
Bakalım burçlar insanları nasın ifade ediyo?Merak ediyosunuz
di mi?
Buyrun işte!
KOÇ BURCU: Koç burcu insanı kurban bayramını hiç sevmez.
İçine kapanık manik
depresifdir. Tosmayı çok sever, uğurlu rengi yeşil, uğurlu
rakamı 8'dir. Denizi sevmez, kuru patlıcan ve ekşili
lahanaya bayılır. Tatlılarla arası yoktur.
BOĞA BURCU: Boğa burcu insanı da aynı şekilde kurbanı pek
sevmez. Dışa
dönüktür, canlı sevecendir, halı saha maçı yapmayı ve
borsayla beraber gece
eğlencelerini de sever. Boğa kızı evde oturup yemek yemeyi
sever, resimle arası yoktur, boğa kızları arasın da sportmen
pek çıkmaz, halter ve güreşte başarılıdırlar.
İKİZLER: Bu burç kader kurbanı genetik bir tersliktir.
Hayatının bütün
dönemlerinde bu tuhaf kardeşine bakar bakar durur. Arada
beraber rakı
içtikleri de olmuştur. Yaşamları hep orjinal olmaya
çalışmakla geçer ama
zaten orjinal olduklarının farkına pek varmazlar. Uğurlu
renkleri
sarı, uğursuz sayılları tüm çift sayılardır. İkizler burcu
insanı eşeyli
üreme yaptıktan sonra Rize İkizdere'ye yerleşir ve orda
yaşamını devam
ettirir. Çok iyi ping pong oynar ikizler insanı.
YENGEÇ: Yengeç insanı ağırkanlıdır, ani hareketlerden
kaçınır hep bekleme
yapar, bu bekleyişleri sırasında baya bi tren kaçırdığı
olmuştur. Suyla
barışıktır devamlı banyo yapar. Bornoz yıkar. Yengeç insanı
uzakdoğu
sporlarına yatkın olup çok iyi de ata biner. En uğurlu
sayısı yoktur hergün
değişir. Balıkla iyi anlaşır, akreple karada karşılaşmak
istemez, tırsıktır
biraz.
ASLAN: Aslan burcu insanı kendini bişey zanneder çok
artistir. Devamlı ormana
gitmek ister, sık sık doğa yürüyüşlerine çıkar. Aslan burcu
insanı ilginçtir
sabah kükrer, klinik bir vakadır. Aslan kızı asil olup pek
gece dışarıya
çıkmaz, evde takılır. Baba aslan bıraksa bi dakka durmaz ama
yemediği için
evde takılmayı tercih eder diyebiliriz.
BAŞAK: Bu burç insanı çok saftır. Ülke ekonomisinin tarımla
kalkınacağını
düşünür. Buğday tenli olup başak kızları çok güzeldir. Hem
deniz kıyısında
oturan hem de başak burcu olan 1.80 bir bayan bulursanız
kaçırmayın takılın
derim. Başağın Koç ve oğlakla arası yoktur, balıkla iyidir
ama pek tesadüf
etmezler.
TERAZİ: En karakterli burçtur. Bu burcun varlığı yeter. En
büyük Türk Atatürk. En büyük burç terazi.
AKREP: Çok adi bir burçtur. Psikopatik özellikler taşır,
yemekle arası yoktur
işi gücü millete problem olmaktır. Hırsız, uğursuz, yaramaz
bu burçtan
çıkar. Esasen fazla bi numaraları da yoktur ama burç
aleminde belli bi
karizma yakalamışlardır.
YAY: Bu burç eski Yunan'dan bu yana sürekli kafa karıştırır
polemik yaratır. Devamlı soru sorar cevap arar gene sorar
cevap alamazsa bu sefer ok
atar çok tehlikeli olup uzak durulmalı muhatap
olunmamalıdır. Ama yay kadını
için bu dediklerimiz unutulabilir. Nadide bir çiçektir yay
olması hasabiyle.
OĞLAK: Bu burç çok gereksizdir ama varlığı yadsınamaz.
Koç'un gölgesin de
kalmıştır, silik kişilikli ve zararsızdır. Devamlı Koç'la
arkadaş olmak
ister. Koç naparsa aynısını yapmaya çalışır iyice kafayı
yemiştir anlayacağınız.
KOVA: Kova burcun insanı çok naif olup duygusal açıdan çok
vericidir. Devamlı
kendinden vererek bir yerlere gelmeye çalışır değişik
organizasyonlarda aktif
görev alır. Basketbola yatkın olup en sevdiği meyve şeftali,
en uğurlu sayısı
69 dur.
BALIK: Balık problemli bir kişiliktir, devamlı denize uzun
bakar, kulakları
kepçe olup kancadan tırsar, çok iyi yüzücü olduklarından
cankurtaranların ve
denizkızlarının çoğu balık burcudur.
Cevapsızlar...
Yüzmek zayiflatiyorsa balinalar nerede yanlis yapiyorlar?
Süper yapistirici herseyi yapistirdigi halde niçin içinde
bulundugu
tüpün iç cidarlarini yapistirmamaktadir?
Niçin yanlis çevrilen telefon numarasi hiçbir zaman mesgul
çalmaz?
Niçin falciya gitmeden evvel randevu almak gereklidir?
Gelecegimizi
bilemez mi?
Eger bugün hava sicakligi 0 derece ise ve yarin iki kat daha
soguk
olacaksa, yarin hava kaç derece olacaktir?
Niçin "tek heceli" kelimesini diyebilmek için dört hece
kullanmaktayiz?
Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yildiz var denildiginde
inandiklari halde, yeni boyali yazan yüzeyi elleriyle
yoklarlar?
Niçin limonlu gazozlarin içerisinde bir sürü suni
tatlandirici varken
bulasik deterjaninda gerçek limon suyu kullanilmaktadir?
Isik 300.000 km/sn hizla yayildigina göre karanlik hangi
hizla
çökmektedir?
Isik hizinda giden bir arabada oturdugumuzu varsayarsak,
farlari
yakinca ne olur?
Niçin fare kokulu kedi mamasi yok?
Teflona hiçbir sey yapismadigi halde teflon, tavaya nasil
yapismistir?
Niçin uçaklarda parasüt yerine can yelegi vardir? Eger
uçagin
karakutusu kaza aninda parçalanmiyorsa neden bütün uçak bu
kutunun üretildigi
maddeden yapilmamaktadir?
Bunlarin tamamini akilci bir sekilde cevaplayabilen kaç deli
vardir?
İnanılmaz Rekorlar
Inanilmaz Rekorlar - Dünyanin en gaddar rekorlari ;-)
En Uzun Dil: Kamboçya, Kaupoug Thum'da yasayan Diith Pang'in
dili, tam
çikardigi zaman 29.843 cm geliyordu. Konusurken, dili
gögsüne düsüp de insanlari korkutmasin diye disleri
birbirine kenetlenmis halde konusurdu. Daha küçük bir
çoçukken, uzun diliyle sinek avlayarak kurbagalari taklit
eden Pang'i, durumu fark eden annesi bundan vazgeçirmisti.
En Iyi Görme Yetenegi: Basel, Isviçreli Cece Leclere, tip
adamlarinca
"megavizyon" diye adlandirilan çok üstün bir görme
yetenegine sahipti. Kumaslarin,kalin astarli zarflarin;
perdelerin, hatta bazen tugla duvarlarin arkasini bile
görebiliyordu. Ancak insanlar kendisini hasta ediyordu,çünkü
iç organlarini görmek onu tiksindiriyordu.
En Bakimsiz Sakal: Iran, Nehbandan'da yasayan Ayetullah
Salredi, 53 yil
önce birakmaya basladigi sakalina hiç dokunmamisti. Çevrede
yasayan kuslar sik sik, ya Ayetullahin sakali üzerinde
yillardir biriken yiyecek artiklari ya da içinde yuvalanmis
böcekleri kapmak için tehlikeli dalislar yaparlardi..
En Ünlü Insan Kobay: Pakistan, Sehvan'da yasayanaWattila
Thisdou, bir yil boyunca, vücudunu tibbi arastirmalara
vermesi için maasa baglanmisti.Öteki pek çok seyin arasinda,
kendisine deneme asamasinda olan 22 ilaç verilmis, iki gün
boyunca gidiklanmis,uykudan mahrum edilmis, yerçekimsiz bir
odaya konulmus, bir hafta boyunca körili pirinçten baska
yemek verilmemis,saunadayken firinda pisen hindi gibi
devamli üzerine yag dökülmüstü. Thisdou bütün bunlara,
sagligi mükemmel bir dirençle bir yil katlanmis,ancak
devletin gelirinden kestigi bir vergiyi görünce
hastalanmisti.
En Sinir Bozucu Böcek: Mozambik beyin böcegi, çok az
rastlanan, ancak çok cüretkar bir böcekti. Uyuyan insanlarin
kulagindan içeri tirmanir ve kafanin içine girer girmez
vizildamaya baslardi. Kurbanlari çogunlukla, böcek çikmadan
önce tam anlamiyla delirirdi.
En Titiz Kedi: Suriye Krali Zahelin'e ait bir Ankara kedisi
öylesine simartirmisti ki, yalnizca evinden 150 mil
uzakliktaki bir limanda yakalanabilen taze somon yiyordu.
Balik temizlenmis, bir fiske limon suyu serpilmis ve
islemeli altin bir çanakta servis edilmeliydi. Bir gün bu
özel çanak sirra kadem basti ve kedi yemek yemeyi reddetti.
Kral baska bir islemeli çanak buluncaya kadar, kedi açliktan
öldü.
En Zalim Rehber Köpek: Indiana, Günay Bend'de daha önceleri
körler için rehberlik yapan köpek Brütüs,talihsiz
sahiplerine zalimce sakalar yapardi. Körlerin duvarlara
çarpmasina, merdivenlerden yuvarlanmalarina, üç sahibinin de
caddedeki rögarlara düsmelerine yol açmisti. Mahkemeye
yansiyan bir olay sonucu, suçlu bulunarak uyutuldu.
En Tesirli Optik Illüzyon: Italya'daki Egik Pisa Kulesi
asirlik eski bir optik aldatmacadir. Bilimadamlari son
olarak Egik Kulenin aslinda hic de egik olmadigini
kesfettiler. Civarindaki bütün sokak ve binalar meyilli bir
arazide insa edildigi için kule egik gibi görünmekteymis.
En Uzun Süre Yayinda Kalan DJ: Los Angelesli disk jokey Bill
Ratuer,
çalistigi radyonun sahibiyle,uyumadan üstüste 14 gün boyunca
canli yayinda kalabilecegine dair iddiaya girmisti. Sürenin
bitimine 12 saat kala, aklini kaçriran Ratuer, kendini yayin
stüdyosuna kilitleyerek, tekrar tekrar Noel sarkilarini
yanlis devirde çalarken, çocukken nail kötü muamele gördügü
ve dislandigi hakkinda mikrofona bagrirarak hikayeler
anlatmaya basladi. Istasyon sahibi, isteksizce, Ratuer'in
zirvalarina süre sonuna kadar devam etmesine izin verdi;
çünkü, dört milyondan fazla dinleyici yayini dinliyor ve
Ratuer'in iddiayi kazanmasini istiyordu.
En büyük Trafik Sikisikligi: Ispanyol takiminin bir Dünya
Kupasi zaferinden sonra Madrid kentinde Trafik 24 saat
boyunca kilitlendi. Poli
s zaferden öylesine mutluydu ki hepsi bir günlük izin
yapmisti. En Zorlu Sürücü Testi: Arjantin, Buenos Aires'te
her yil, içkili araba kullanmaktan o kadar çok insan
tutuklaniyordu ki, Motorlu Tasitlar dairesi, artik yalnizca
içkili araba kullanma testini basaran kisilere ehliyet
veriyordu. Sürücülerden, iki adet 30 d.'lik birayi hizla
içtikten sonra çarpik bir çizgi boyunca araba kullanmalari
isteniyordu. En
Uzun II.Dünya Savasi Direnisi: Sadaharu Fukushima,
Japonlarin II.Dünya Savasi sonunda teslim olduklarini bilmek
istemiyordu. Guam Adasi'nda bir siperde, çevresi mayin ve
bombalarla kusatilmis olarak yasamaktaydi.ÜZerindeki Japon
üniformasi lime lime olmasina karsin, Fukushima hala her gün
bunu giyiyordu. 27 yil önce ölen komutanindan emir almadikça
siperden çikmayi reddediyordu!
En Uzun Banyo: Bati Almanya, Wildbad'da Oktoberfest
kutlamalari sirasinda, Jurgen Gerber ilik bira içinde alti
günlük banyo sefasi yapmisti. Gerber zaten bira gibi kokmayi
pek umursamiyordu. Ancak bütün vücudu öylesine kiris kiris
olmustu ki, üç ay boyunca en az 90 yasinda bir insan gibi
dolasti. En Uzman Sarap Tadicisi: Italya, Napolili Giuseppe
Reggio dünyanin en bilgili sarap tadicisiydi. Bir sarabi
yalnizca koklayarak, onda dokuz isabetle yilini, ülkesini,
bölgesini, sarap bagini, kavini, üzümlerin sag veya sol elle
mi toplandigini söylerdi.
En Ahmak Kisi: Haiti, Port-au-Prince'de yasayan Jean
Phillipe Beauregard, yalnizca Voodoo'ya degil ama, Noel Baba
ve iyilik Perisi'ne de inanirdi. Genellikle evinin önünde,
kendisini alin teriyle kazanilmis parasindan ayirmak için
siralarini bekleyen, kapi kapi dolasan saticilar, bagis
toplayanlar ve sarlatanlardan olusan bir kuyruk olurdu.
En Yüksege Firlatilan Top: Teksas, Lubbocklu Waylon
HArkness, topu bir dikiste, 1500 metre yüksekte uçan bir
tarim ilaçlama uçaginin arka koltuguna atmisti. Oyuncular
topu bulamayinca, bir rahip sahaya gelerek, kalabaliga, bir
dakikalik sessiz bir dua yaptirdi ve sonra oyun devam etti.
En Komplike Briç Kodlari: Ingiltere, Nottinghamli Alton ve
Jenie, briç oynadiklari zaman kullanmak üzere 205 gizli
isaret gelistirmislerdi. Burun karistirmak, gegirmek, eklem
çitirdatmak, masadaki içkiyi devirmek bunlar arasindaydi.
Erkeklerin Kadınları Reddetme Cümleleri
1. Arkadas kalalim.
(Cok ama cok cirkinsin.)
...
1. Arkadas kalalim.
(Cok ama cok cirkinsin.)
2. Sozlum var.
(Cirkinsin.)
3. Su siralar kariyerime konsantreyim.
(Cirkinsin.)
4. Sorun senden degil benden kaynaklaniyor.
(Cirkinsin.)
5. Ayni isyerinde calistigim biriyle cikamam.
(Cirkinsin.)
6. Bir baskasini seviyorum.
(Cirkinsin.)
7. Hayatim su anda karmakarisik.
(Cirkinsin.)
8. Seni dusunemiyorum.
(Cirkinsin.)
9. Aramizda bu kadar yas farki olmasaydi keske.
(Cirkinsin.)
10.Seni kizkardesim gibi severim.
(Cirkinsin.)
Öğrenci Evinin Anatomisi
>Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen
misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan
ısmarlatma olayına,iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.
>...
>Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve
günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek
sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.
>Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu
ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay
yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.
>Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır.
(Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi
güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)
>Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha
bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.
>Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında
eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.
>Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava
kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
>Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek
yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)
>Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders
çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.
>Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi
listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
>Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden
girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere
muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı
ise zaten kilitlenmez.
>Ev fertlerinin tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği
yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir,
kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam
ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.
Üniversite adaylarını üniversiteye hazırlıyoruz. Artık
hiç kimse vay efendim benim çözecek sorum yoktu, çalışamadım
falan demesin...
1) Bir cezveye iki musluktan su akmaktadır. Oysa bir
musluktan akan su, cezvenin dolması için yeterlidir. Bu
açıktır , nettir. Tartışan manyaktır.Cezvenin sapı kaç gr
ağırlığında olsa gerek?
A: 40 gr
B: 8 hekto
C: 143 milogram
D: 44 kgb
E: Hepsinden biraz
2) Levent ile Nejat'ın yasları toplamı Husnu'nun yaşına
eşittir.Bahrinin yaşı ise gizlidir.Hepsinin yaşları toplam
670 yaptığına göre Ferhat'ın bir kaplumbağa olduğu
açıktır.Kaplumbağalarda sindirim sisteminin zaman zaman sağa
çekmesine ne denir?
A: Mutasyon
B: Soğuk difüzyon
C: İlik difüzyon
D: Deli DNA
E: Hektometre
3) Bir uzay gemisindeki astronotların %20'si alıngan , %20'ı
neşeli,%10'u uykucu,geri kalanlar ise maymundur. O uzay
gemisinin dünya çevresinde s.d.h (son derece hızlı) dönmesi
nasıl bir açının yansımasına yol açar?
A: 15
B: 170 desigrad
C: 42 indikator
D: 70 hekto
E: Hepsi
4) İç bükey bir aynaya dik gelen bakışların özgül ağırlığı
öyle böyle değildir. A cismi aynanın arkasında görüntü
vermemekte, üstelik bundan şikayet etmektedir. Görünen
görgüsüz görüntüsü aynanın neresine düşer?
A: Tam göbeğine
B: Tam olmasada göbeğine
C: Aynanın kenarına
D: Aynanın köşesine iliştirilmiş kartpostalın üstüne
E: Bilinmez
5) Anamurdan yola çıkan bir forklift saatte 40 kilometre
hızla gitmektedir. Araç geri geri gittiğinde hız
azalmaktadır. Öte yandan Üsküp'den havalanan bir helikopter
incek yer aramaktadır. Ankara plakalı bir takside ise
başkent karizmasını bitiren Ankaralı Turgut çalmaktadır. Bu
üç aracın Fındıklı'da kesişme olasalığı nedir?
A: %5
B: %0
C: hekto
D: Binde kırk
E: Bilinmiyor
6) 37 kişilik bir sınıfta kız öğrencilerden bir kısmı
Fransızca bir kısmı İspanyolca bir kısmı ise hem Almanca
hemde Türkçe konuşmaktadır. Kalanlar ise kendi aralarında
konuşup gülüşmektedir. O sınıftaki erkek öğrencilerin tamamı
bütün dilleri konuşabilmektedir. Okulun bir kız lisesi
olduğu varsayılırsa, hem Hintçe düşünüp Farsca yazabilmekte,
hem de okulu bırakıp hayvan maması işine girebilme yetkisine
sahip kaç öğrenci vardır ve coğrafyacının adı nedir?
A: 18 Nebahat
B: 13 Güzin
C: 19 Kamil
D: 10 Heidi
E: 60 Şaziye
7) İnsan vücudunda yer alan kıkırdak doku, iskeletle uyum
içinde geçinmek için zaman zaman sol kulakcık üzerinden
alyuvar pompalar. Mide boşluğunda ise bir kısım ara kablolar
vardırki, bunlara bağısak denir. Bazi biyologlar ise
bağırmasak diye diretir.Buna göre insan vucudunda hangi
kemik masa kenarına çarparsa çok acır?
A: Köprücük
B: Tupgecitcik
C: Kedicik
D: Hektocuk
E: Hiçbiri
8) Bir kahvede okey oynayanların sayısı hipotez yapan
pişpirikcilere oranla bayağı fazladır. Bunların bir Futbol
maçı yapma oranı ile Türkiyenin Avrupa birliğine girme oranı
arasında 2000 km fark vardır. Buna göre kahvede kaç kişi
vardır?
A: 15
B: 0
C: bilinmez
D: İnsan kemik sayısını 36/7 'si
E: Hepsi
9) Bir denizaltının üç kardeşi verdır. En küçük denizaltı 9
yaşında ortanca 18, büyük olan ise 42 yaşındadır. Babayı bir
savaşta yemişlerdir. Bu öksüz denizaltının annesi ise
kafasını kayaya vurup aptal olmuştur. Buna göre küçük
denizaltının altını kim bağlamak zorundadır?
A: Reha Muhtar
B: Ortanca kardeş
C: Bill Gates
D: ÖSYM
E: Hiçbiri
10) Ayşe ile Hasan birbirlerine fazla benzemeselerde
kardeşdirler. Bu kardeşlerden biri ben sağa gidecem der
diğeri sola gidecem der. Yani bu kadar birbirlerine
zıttırlar. Hasan yaşça Ayşeden daha büyüktür buna karşılık
Ayşe Hasan'a göre daha olgundur. Yukarıdaki bilgileri göz
önünde tutarak Ayşe ile Hasan'ın başka kardeşleri olma
olasılığını hesaplayınız.
A) 10/1
B) Olsa olsa 88/71 dir.
C) Yok canım olur mu öyle şey. Taş çatlasa 11/1 olur.
D) Hiçbiri
E) Hepsi
Beyinsiz Amerikalılar
Amerika'da yaşayan bir Türk’den gelen mesaj :
Bütün arkadaşlara merhaba....
Bugüne kadar şahit olduğum olaylar aklıma başlıkda
belirttiğim soruyu getirdi. Bazı olayları size de
anlatıyorum, bu konuda herkes kendi kararını vermekte
özgürdür.
Amerikalıların Kafatasının İçinde Ne Var?
En son başıma gelen hadiseden başlayayım. Dün (2 Ekim
Cumartesi) sabah 9`da, AT&T adlı dünyaca meşhur telefon
firmasından aradılar. "Bize üye olmak ister misiniz?"
dediler. (Burada telefon şirketini kendin belirliyorsun,
Türkiye`deki gibi tek şirketin yani Türk Telekom`un tekeli
yok) Ben, "Türkiye`yi aramanın dakikası kaça?" dedim,
telefondaki "45 cent" dedi. "Ben, 10 dakikalık görüşmeyi
2$`a yapıyorum" dedim. "İyi ya, bizimkisi 2$ değil 45 cent"
dedi. "Bak kardeşim, ben 2$`a 10 dakikalık görüşme
yapıyorum, anlatamadım mı" dedim. Bana "O zaman dakikasına
kaç para veriyorsunuz?" demez mi? Kendi kendime "Al işte,
sabah sabah bir gerizakalı Amerikalı daha" dedim. Kendisine
kibarca izah ettim: "10 dakika 2$`sa dakikası 20 cent yapar"
dedim. Telefondaki beyinsiz "Mümkün değil bu kadar ucuza
olamaz, siz işlem hatası yapmışsınızdır" dedi. Kendi kendime
"Sen beni Amerikalı mı zannettin ki, 2$`i 10`a bölerken
işlem hatası yapayım" dedim ve sabah sabah günaha girmemek
için "Kardeşim, sağol , ben sizin şirkete üye olmayacağım"
dedim ve kapattım.
Geçenlerde Mc Donalds`da 3.01$ tutan borcumu ödemek için 5$
verdim, 1 cent daha verdim. Herif, önce 5$`dan ne kadar para
üstü vermesi gerektiğini hesap makinesi ile hesapladı, önce
hesap makinesinin gösterdiği 1.99$`i bana bir sürü bozukluk
olarak geri verdi, sonra 1 cent daha verdi. Ben "Niye bu
kadar bozukluk veriyorsun, direk 2$ kağıt para versene"
dedim. Kuş beyinli, bu sefer 5.01`den 3.01`i çıkardı ve
hesap makinesinde 2 rakamını görünce bendeki parayı alıp, 2$
verdi. Şimdiye kadar hiçbir mağazada, kasiyerlerin bozuk
para ödemek zorunda kaldıklarında bir miktar daha isteyip,
bütün para geri çevirebildiklerini görmedim. Mesela hesap
15.25$ tutsa ve siz 20 $ verseniz, size 4 tane 1`lik, 3 tane
25 centlik verirler. Hiçbirisi 1 tane 25 cent alıp, tek bir
5 dolarlık geri çevirmeyi düşünemez / hesap edemez.
Büyük bir mağazanın girişine ve raflarına şu uyarıyı
asmışlardı:
"Mağazamızda gizli kamera sistemi vardır." Daha sonra şunu
eklemeyi ihmal etmemişler, malum bu yazıyı okuyan
Amerikalılar "Bana ne, ben zaten buraya gizli kamera sistemi
almaya gelmedim" diyebilir diye. "Gizli kamera sistemi
sayesinde, yapılan hırsızlıkları tespit edebiliyor ve
mahkeme önünde delil olarak gösterebiliyoruz."
Bir bankanın ATM kartı müracaat formunda şu paragrafın
altını imzalamanızı istiyorlar :
"5 haneli banka şifremi sayılardan ve harflerden
oluşturacağıma, şifrenin tamamında aynı rakamı veya harfi
kullanmayacağıma, Q ile 0`ı, 2 ile Z`yi birbirine
karıştirmayacağıma..... söz veririm"
Anlaşılan bankaya gelen birçok şifre probleminde bunları
birbiri yerine kullanıp da unutan o kadar çok insan vardı ki
bu paragrafı eklemeye lüzum görmüşler.
Şu olayı da bir arkadaştan duydum, gerçek olduğunu söyledi :
Kadının, biri evine yeni bir mikrodalga fırın almış.
Kadının, bir de çok sevdiği bir kedisi varmış. Birgün
kadının, kediyi yıkaması gerekmiş. Tabi kediyi yıkadıktan
sonra bir de kurutmak lazım. Aklına bu işi çabucak
halledebileceği parlak(!) bir fikir gelmiş. Islak kediyi
alıp, mikrodalganın içine koymuş. Tabi zavallı kedi,
mikrodalganın kapağı tekrar açıldığında ölü bir şekilde
fırının içinde boyluca yatıyormuş. Bu durum karşısında
kadın, sevgili kedisini kaybetmenin intikamını almak için
mikrodalga üreticisi firmanın aleyhinde yüklü bir tazminat
davası açmış. Mahkemenin kararı ise şu:
Üretici firma, fırının kullanma kılavuzunda "içinde kedinizi
kurutmayınız" yazmadığı için suçludur ve istenen tazminatı
ödemekle yükümlüdür.
Şu hadiseleri hepiniz duymuşsunuzdur :
CD sürücüler Japonya`da üretilip Amerikan piyasasına ilk
girdiğinde Amerikalılar`in "Şu Japonlar ne pratik insanlar,
kolaylık olsun diye bilgisayarlara 'mug holder' (seramikten
yapılan büyük bardaklar ki Amerikalılar kahve ve çorba içmek
için çok kullanırlar) ilave etmişler" diyerek bir çok CD
sürücünün 'tray' (CD sürücünün CD-ROM koymak için dışarıya
çıkan kısmı, CD tepsisi) kısmını içi dolu ağır bardakları
koymak suretiyle kırdıklarını; bilgisayarda "Press any key
to continue" yazısı çıkınca fellik fellik klavyede 'any'
yazılı tuşu aradıklarını duymayan yoktur.
İşin tuhafı, galiba Amerikalılar`da salak olduklarının
farkında. Birgün Elektromanyetik dersinde çocuklara soru
çözerken "Biz, bu dersi 2. sınıfta alıyoruz" dedim (burada
son sınıfta okutuluyor). Çocuğun biri daha evvel Türklerle
kalmış, onları o kadar zeki bulmuş ki, bana "Ortaokul iki de
mi, lise iki de mi?" diye sordu. Ben de "İlkokul ikide"
diyecektim de çocukların geri zekalılığını yüzlerine vurmak
gibi olmasın diye "Üniversite iki" dedim.
Hepinize sevgilerimle...
A. B. . Syracuse University Department of Electrical Eng.&
Computer Science
Benimle Çıkar Mısın??..
Bu soruya bir bayanın verebileceği cevaplar ve bu cevapların
gerçek anlamları : 1-Olmadığı için üzgünüm; ama lütfen
arkadaş kalalım. (İstediğin şey mümkün değil. Ama yanımda
olmaya devam et. Beni evime getirip götürecek,
güldürüp-eğlendirecek, eğlence yerlerinde eşlik edecek,
faturalarımı yatıracak ve tamirat işlerimi yapacak birisine
ihtiyacım var. Merak etme; bir erkek arkadaşım olduğunda da
arada sırada ararım seni.) 2 - Ama ben seni kardeşim gibi
görüyorum. ( Bir daha asla bu konuyu gündeme getirme.) 3-
Duygusal sorunlarım var; önce onları çözümlemem gerek.
(Senden başka birkaç kişi daha var; ama bir türlü karar
veremiyorum.) 4 - Böyle bir ilişki için henüz hazır değilim.
(Henüz alemlerin tadını yeterince çıkaramadım. Beraber olmak
istediğim birkaç yüz kişi daha var. Beklemeye devam et. Daha
iyisini bulamazsam belki gelirim...) 5- Seni yeterince
tanımıyorum. (Tipin falan tamam ama ya diğer özelliklerin?
Araba senin üzerine mi? Evin-yazlığın var mı? Kaç para
kazanıyorsun? Bankada paran var mı, vs...) 6- Teklifine
sıcak bakıyorum ama şimdi olmaz. Zamana bırakalım... (Saz
heyetinde on sekizinci keman olarak çalmaya devam et.
Gencim, güzelim, çekiciyim. Bunların tadını en dibine kadar
çıkarmak istiyorum; diğer taraftan senden daha iyi birisini
bulamamaktan da kaygılanıyorum. Gözaltı torbalarım ortaya
çıktığında kabul edeceğim.) 7- Seni seviyorum. Ama ben çok
seçici birisiyim; kolay kolay beğenmem. Hemen karar vermemi
bekleme. ( Ben İngiltere kraliçesinin soyundan geliyorum.
Bana layık olmak çok zordur. Superman - Brad Pitt - Prens
Rainer - Bill Gates karışımı bir erkek arıyorum. Güç,
karizma, zenginlik, zeka, statü, fizik, kimya, falan hepsi
birarada olmalı. Kız kurusu olmak pahasına da olsa
arayacağım. Eğer bulamazsam can simidim olursun, değil mi
kerizciğim?..) 8- Hayatım şu anda karmakarışık, israr etme..
Ben seni ararım. (Birkaç erkeği aynı anda idare ediyorum.
Fazla kurcalama. Habersiz eve gelmeye falan da kalkma,
ikimiz de dayak yeriz valla... ) 9- Aşk bana göre değil... (
Kendime güvenim yok. Bir ilişki sürdürmek için çaba
harcamaktansa evde televizyon izleyip, pasta-börek yerim.
Nasılsa ailem zamanı gelince birisini bulur.) 10- Aynı
işyerinde çalıştığım biriyle birlikte olamam. (Hiç tipim
değilsin. Ama ileride yöneticim olursun da burnumdan
getirirsin diye açık açık söyleyemiyorum.) 11- Şu sıralar
kariyerime konsantreyim. (Yaptığım iş dışında hiçbir konuda
söyleyecek sözüm yok.) 12- Ben nişanlıyım. (Ne güzel
eğleniyorduk. Neden üzerime geldin ki sanki. Sonunda doğruyu
söylemek zorunda kaldım işte...) 13- Evet, kabul ediyorum...
(Dürüst bir bayan) 14- Hayır, kabul etmiyorum. (Dürüst bir
bayan daha)
Bilimde İyi ki Geriyiz!
Bilimde İyi ki Geriyiz!
Başlığa bakarak, benim en kısa zamanda bir psikologtan
yardım almam gerektiğini düşünebilirsiniz. Ancak, bu
düşüncemi kanıtlarsam siz başınızı hangi taşa vurursunuz
bilemem!..
Bilimde iyi ki geriyiz düşüncesine sahip olmamda, size
garip gelecek ama medyada çıkan haberlerin etkisi büyüktür.
Haklarını vermek lazım, bazen işe yarar haberler de
veriyorlar.
Bendeniz, gazetelerin, dergilerin bilim haberlerini özel
bir dikkatle okur ve takip ederim. Son zamanlarda sık sık
rastladığım aşağıdaki türden haberlerin ise, benim için çok
ayrı bir önemi vardır:
·
Şişmanlık geni bulundu!
· Çapkınlık
geni bulundu!
·
Kellik geni bulundu!
Düşünsenize, biz bilim alanında ileri düzeyde bir ülke
olsak, muhtemelen şu genleri bulacağız:
·
Hırsızlık geni
·
Dolandırıcılık geni
·
Hortumculuk geni
·
Rüşvet geni
·
Yalancılık geni...
Bunları bulduğumuz zaman da, ülkece hapı yuttuğumuzun
resmidir. Şöyle bir sahne düşünün; adamın birini bankasını
100 milyon dolar hortumlamaktan yargı önüne çıkarmışız ve
hortumcu sanık mahkemeye şöyle bir rapor sunuyor:
“Sayın Mahkemenin Dikkatine:
Sağlık kontrolü için kurumumuza gönderdiğiniz sanığın tetkik
ve tahlilleri yapılmış olup aşağıdaki sonuçlara
ulaşılmıştır:
Sanığın suç tarihinden 2 ay kadar önce Galatasaray Hamamı'
na gittiği ve buradan çıktıktan sonra da duygu ve
düşüncelerinde bir takım değişiklikler hissettiği kendisi
tarafından ifade edilmiştir. Yapılan tetkiklerde, sanığın o
gün kalabalık ve gayrisıhhi bir ortamda yıkanırken
bilinmeyen bir kaynaktan aşırı miktarda hortum genine maruz
kaldığı ve bu genin beynin namusluluk lobunda ciddi hasarlar
meydana getirdiği anlaşılmıştır. Bilimsel kanaatımızca, bu
şekilde edinilmiş hortum genleri, maruz kalan kişide kalıcı
beyin hasarları bırakmaktadır. Böylelikle, sağlıklı kararlar
alması ve namuslu bir adam gibi yaşaması mümkün değildir. Ne
var ki, bu durum, maruz kalan kişinin elinde değildir ve
hortum genlerine maruz kaldıktan sonra yaptığı hiçbir iş
şuurlu değildir. Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere
kanatımızı belirten rapordur.
Adli Tıb
En Yüksek Bilimsel İhtisas Dairesi”
Gördüğünüz gibi dananın kuyruğunun koptuğu yere gelmiş
bulunuyoruz. Böyle bir ilmi rapor varken, mahkemenin genetik
özürlü bu adama ceza vermesi mümkün değildir. Zaten üç-beş
hırsızı, dolandırıcıyı, hırsızı zor bela yargı önüne
çıkartıyoruz. Bunların bir kısmı da afla-mafla kurtuluyor.
Bir de böyle bilimsel imkanlar çıkarsa, nice olur halimiz?
İyisi mi, biz bilimde geri kalmaya devam edelim. Bununla
beraber, zaman içinde halkımızın da 'isyan geni' istilasına
maruz kalması mümkündür. Tabi böyle bir durumda bilimsel
gelişmenin faydaları da söz konusu olabilir. Ancak, böyle
bir gen istilasına ne zaman ve nasıl maruz kalacaktır,
cevaplaması müşkül bir sorudur.
Alptekin Şimşek/20.09.2002
Mühim Not: Geçtiğimiz günlerde erkekleri etkileyen çapkınlık
virüsünün bulunduğu ve farelerde yapılan deneylerle, erkek
farelerin çapkınlıktan sadıklığa geçişinin sağlandığı haber
veriliyordu. Biz erkekler, şimdilik 'genim böyle napıyım'
diyerek, durumu idare etme şansına sahibiz. Ancak, kadınlar
için böyle bir genin varlığına rastlanmadığına göre, hiçbir
mazeretleri yoktur ve mümkün olan bütün kesici ve delici
aletlerle cezalandırılmaları törelerimiz gereğince
mümkündür.
Çağ Çağ Aşk Hadisesi
Örnek olay : Tarihler çok eski bir tarihi gösteriyordu, bile
denemiyordu o zamanlar. Çünkü, insan, bir tarihe sahip
olacak kadar
eskimemişti yeryüzünde. İşte o zamanlarda ; insanoğlu,
insankızı,
insançocuğu, insangenci, insandulu, insanbekarı ve diğer
insan vakaları,
sanmayın ki aşk mefhumundan habersizdi!.. Cilalı Çağus
diyebileceğimiz bir
zaman diliminde işte az önce sözünü ettiğim uygarlık
elemanları, aşkı
doyasıya yaşıyorlar ve yirminci yüzyılın insanları gibi aşka
doyduktan sonra
yoldan çıkıyorlardı.
O vakitler yazı henüz keşfedilmemiş, sadece ve sadece
mağara
duvarlarına bir takım çiziktirmeler yoluyla iletişim
kurulabilmekteydi.
İlginçtir, henüz yazı bulunmadığından Manisayus beldesinin
gençleri, hiç
çekinmeden duvarlara şekiller çizebiliyorlar ve bu
davranışları için de
"Bak! Seni dinozora veririm, o seni ham yapaaar!.."
denilerek korkutulmaları
gerekmiyordu. En fazlasından babalaruslarından iki tokat
yiyorlardı.
Yazının henüz icat edilmemiş olması, düşünce suçu gibi
kavramların
ortaya çıkmasını engellediği gibi, gayet hoş ilişkilerin
yaşanmasına da
sebep oluyordu. Diyelim ki Ahmedus Fatmayus'u sevmekte...
Bunu ona ifade
edebilmek için şöyle bir yol izliyordu: Önce mağara duvarına
bir Cin Ali
resmi ve biraz ötesine de bir Cin Kız çiziyordu. Onu
sevdiğini en
kestirmeden anlatabilmek için de Cin Ali' den, Cin kız' a
bir ok
çıkartıyordu( işte bu ok işareti, zamanla kadınların
erkekler için bir av
olduğu yolundaki yaygın kanıya kaynaklık etmiştir)... Cin
Kızımızın buna
cevabı ise şöyle oluyordu: Diyelim ki kendisi bu aşka karşı
ilgisiz... O
zaman başparmak aşağı bakacak şekilde sıkılı bir yumruk
çiziyordu... Eğer,
kendisinin de ona karşı ilgisiz olmadığı söylenebiliyorsa;
kalemi
kağıdı(çiviyi taşı olacak- yn) bırakıp, hemen Ahmedusun
yüzüne ve dudağına
bir buse konduruyordu... Bu aşktan üç tane erkek ve beş tane
de kız
çocukları oluyor; ilkel ilkel yaşamaya devam ediyorlardı...
Onlar "Ayy!.. Ne
kadar primitif şeyler" di öyle!...
Örnek olay : Bu vaka, Amerika kıtasında geçer(hah işte
o, özgürlükler
ve monica' lar ülkesi)... Kızımız, Sekeseke Çaydan Geçen
Ceylan, bir dere
başında, kabilenin biriken haftalık çoraplarını yıkamak
amacıyla su ısıtmak
için ateş yakmıştır. Bir yandan da cebinde bulunan, parlayan
sarı taşlardan
kaç tanesinin, beyazlardan kendini gösteren camlardan kaç
tanesini
alabileceğini hesaplamaktadır. O esnada ateşin dumanı da
halka halka
yukarılara doğru yükselmektedir... Oğlumuz, Lebdemeden
Anlayan Nohutçuvalı,
cinsel tercihinin ne olmaklığı gerekir sorunsalına fena
halde kafayı takmış;
civar kabilelerde gelinlik kız da kalmadığından ' bu yıl da
travesti olalım'
ezgisini tamtamıyla çalmaktadır... Dağların tepesinde
görünen halka
şeklindeki dumanlar gözünden kaçmaz ve bunun bir aşk daveti
olduğunu
hemencecik anlar... Kendisi de hemen bir Yükselen Duman
Sigarası tüttürerek,
çubuk şeklinde dumanları havaya doğru püskürtür... Aşk
davetini kabul
ediyorum olarak çevirebileceğimiz bir takım devrik
cümleleri, duman yoluyla
muhatabına keşide eder... Ancak, ak tolgalı beyler beyi,
yani kızımızın
babası Dayakatan Ayağakalkık Panter, o esnada barbekü
olayına girmiş ve tüm
bu olanlar da tabi gözünden kaçmamıştır... Hemen Gözçıkaran
Oklarından bir
tanesini oğlumuza; Yürek Parçalayan Mızraklarından birisini
de kızına
yollamakta bir an bile tereddüt etmez. Çünkü, bunu yaptığı
takdirde ona
Manitunun yeşil çayırlarından iki evlek yer vaat
edilmiştir... Valla aynen
böyle olmuştur, inanmazsanız siz de Amerika' ya gidin
araştırın...
Örnek Olay : Son olayımız aslında aşktan çok bir
tapınmaya benzer.
Şöyle ki, tam techizatsız kahramanımız Cevat Mercidabık, bir
gün aheste
aheste kaldırımları arşınlarken, birden peşinden gelen ayak
sesleriyle
irkilir(ınınınıııııın)... Çaktırmadan bir göz attığında ise
hemen mabadının
dibinde 96 model sokak iti marka bir it görür. İtin öyle
hüzünlü, öyle
mahzun bir duruşu vardır ki, Cevat ona kemirecek bir şeyler
vermeden edemez.
Buna mukabil kuçu kuçu köpeği, yemeğini yer yemez, başlar
yeniden Cevat' ın
peşinden gelmeye... Ona teşekkür etmek istemektedir; Cevat'
ın sanısına
göre... Gerçekten de Cevat' ın evinin önüne geldiklerinde
kuçu kuçu köpeği,
ön ayaklarını kaldırıp Cevat' ın sol bacağına dolar ve bir
takım ritmik
hareketler yapmaya başlar... "İşte, aşk bu!" diyerek
gözünden iki damla yaş
damlatır Cevat. Fakat( iyiye giden her şeyi kötüyü döndüren
bir fakat vardır
mutlaka), bu aşk, Cevat' ın "Ulan itoğlusu sen itsin ben
insan; üstelik
ikimiz de erkeğiz, eşşoğlusu!" türünden itirazlarıyla sona
erer....
Örnek olay : Kahramanımız Neil Armstrong, uzay mekiği
Colombia ile Ay'
ın yörüngesinde dolanırken; can sıkıntısının geçmesi için
biraz atari
oynamış fakat bir süre sonra sıkılma moduna girmiştir. Bu
gibi durumlarda
her zaman yaptığı gibi chat olayına takılmak istemiştir.
Belki bir çıtır
düşerse, sanal manal da olsa bir cinsellik olayını
yaşayacağını
ummaktadır... İşte böyle uzay boşluğuna periyodik olarak,
"Neil çıtır
arıyor" naraları göndermektedir. Çok geçmeden, az da
geçmeden güçlü bir
kontr- mesaj gelir: "xwysz, kütür arıyor... cozurt...
cızırttt..." İşte,
beklenen an gelmiş ve bir hatun kişiyle irtibat
kurabilmiştir... Uzunca
süren ateşli bir muhabbetten sonra, bu işin öyle sanal bir
şekilde
yürümeyeceğini anlayan chatörler, Venüs gezegeninde buluşmak
üzere
sözleşirler.... Neilciğim, tam yol ses, ışık ve bilcümle hız
duvarlarını
aşarak iki dakika sonra sözleşilen yerde hazır olur... 1/3
saniye sonra ise
diğer taraf da gelmiştir. Fakat, bir de ne görsünler!...
Neil' in yanına
gelen kişi aslında erkekmiş, hem de paralel evrendeki
kendine benzeyen diğer
eşi değil miymiş?... Ya işte böyle azizim... Neler oluyor şu
uzayda!....
|