Onkogenler-AntiOnkogenler-2

AntiOnkogenler (Tumor Supressor Genler)


Bazı genlerin ürünleri mitozu baskılamaktadır ki bu genler tümör supresor genler adını almaktadır. Bu nedenle bu genler tümör gelişimini de baskılayıcı etki yapmaktadır.

1-     Bu gen proteinleri mitozu baskılar

2-     Bu genler resesif karakterdedir ve dolayısıyla hücre tek normal allel içerdiği sürece tümör supresyonu devam eder. Oysa yukarıda da anlatıldığı üzere onkogenler, dominant karakterde olup hücre içinde tek bir arızalı allel olması bile tümör gelişimi için zemin hazırlamaktadır.

Bu genler örnek vermek istersek;

·  RB (=Retinoblastoma gen)

                                                         i.     Familial

                                                       ii.     sporadik

·  p53

·  Tümör supresor genler=Anti-onkogenler

·  HPV(=Human Papilloma Virus)

verilebilir.

RB(=Retinoblastoma gen):

Retinoblastom retinanın kanseröz bir tümörüdür. 2 tipi vardır.

·       Familial (Doğumdan sonra ilk haftalarda her iki gözde retina üzerinde çok sayıda tümör görülür.)

·       Sporadik(retina tam gelişimini ve mitoz sürecini tamamlamadan önce erken çocukluk döneminde tek gözde ortaya çıkan tek bir tümör tipidir)

Familial Retinoblastoma:

Familial retinoblastoma, anne veya babanın birinden, üzerinde RB lokusunda delesyon veya mutasyon olan 13. kromozom’un fetüse geçmesi durumunda ortaya çıkan bir durumdur. Sonrasında her bir retinal hücrede geri kalan RB lokusunda rastgele bir mutasyon görülür. Bunun sonucunda normalde Rb proteini tarafından gerçekleştirilen mutasyon baskılanması engellenir. Dolayısıyla etkilenen hücreler büyümelerine devam ederek tümör haline dönüşürler. Bu nedenle bu tip hastalıklarda germ hücre serisinde görülen mutasyona ilaveten ikinci allelde somatik mutasyonda bulunmaktadır. 

Sporadik Retinoblastoma;

Bu hastalıkta kalıtımsal Rb genlerinin ikisinin de normal olmasına karşın tek bir hücre şanssız bir şekilde somatik mutasyona maruz kalır (genellikle delesyon tarzında) ve tümör gelişir. Bu tarzda bir gelişim oldukça nadirdir ve bu durumda sadece tek bir tümör ortaya çıkar.

Hastalığın her iki formunda da hasta erken teşhis alıp etkilenen göz veya gözler çıkartılırsa yaşamına normal olarak devam edebilir.

Rb proteini aynı zamanda G0 fazında(=İstirahat) bulunan hücreleri bloke etmek suretiyle mitozu engellemektedir.

 

p53:

Bu tümör supresor gen adında olduğu gibi 53 kilodalton ağırlığında bir proteindir. Bu protein hücreyi hücre siklusunun S fazında (=Sentez) DNA iyi replike edilemediği durumlarda hücre siklusunun tamamlanmasını engellemek suretiyle korur. Bu fonksiyonunu E2F adı verilen bir transkripsiyon faktörüne bağlanmak suretiyle gerçekleştirir. Bu sayede E2F’nin c-myc ve c-fos gibi protoonkogenlerin promoterlerine bağlanması engellenir c-myc ve c-fos transkripsiyonu mitoz için gereklidir. Bu nedenle  bu transkripsiyon faktörünün blokajı hücre bölünmesini engelleyecektir.

p53 aynı zamanda hücre hasarının tamir edilemeyecek düzeyde olduğu durumlarda apoptosis(=programlı hücre ölümü)’i tetikleyerek organizmayı korur.

Tümör Supresor Genler(=Anti-onkogenler):

Rb ve p53 genleri aynı zamanda anti-onkogenler olarakda adlandırılır. Bu isimleri en azında hücre kültürlerinde onkogenlerin etkisini geriye döndürmelerinden dolayı verilmiştir. Daha sonrasıdna bu isim diğer antionkogenler içinde kullanılmaya başlamıştır.

Human Papilloma Virus(=HPV):

Bu virus için antionkogen terimi kullanımı bugün için en uygun isimlendirme olarak kabul edilmektedir. Hem Rb proteini hem de p53 proteini bazı Human Papilloma Virus ürünü olan onkogenler ile hücre içinde kompleks kurmak suretiyle etkileşirler. Bu virus birkez hücre içine girdimi hemen

·       E7

·       E6

proteinlerini sentezlemeye başlar. İnsanı enfekte eden Human Papilloma Virus’un birçok soyu içinde iki tanesi servikal kanserler yönünden risk faktör oluşturmaktadır. Bu soylardan biri tarafından üretilen E7 proteini Rb proteinine bağlanarak bu proteinin E2F adı verilen transkripsiyon faktörüne bağlanmasını engeller. Bunun sonucunda E2F serbest kalarak hücrenin hücre siklusuna girmesine aracılık eden gen promoterlerine bağlanmaya hazır hale gelir ki bu hücre için doğru olandır. Bu nedenle E7’nin bu şekli bir onkogen üretici olarak tanımlanabilir.

Servikal kanserlerden risk oluşturan ikinci Human Papilloma Virus’undan üretilen E6 proteini ise p53 proteinine bağlanarak proteasomların(=protein sentezi için gerekli proteinin yıkımını sağlarlar) yıkımı için uygun ortam sağlar ve böylece blokaj kalkarak hücre hücre siklusuna girer.

 

Onkogen Sayfasına Git

Eğitim Ana Sayfasına Geri Dön

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1