
Evimiz bahçeli olduğu için
çocukken çok kedimiz oldu.En çok da Pamuk ismini kullandık onlara seslenirken.....Pamuk'lardan
başka Boncuk,Tekir ve Süslü adında üç kedimiz daha oldu. En son kedimiz ise
Minnoş'tu...(Toplam:22 kedi)Bu kadar kedi içinde, aile bireyleri tarafından en
çok sevileni, minnoş olmuştu...
O yıllarda şimdiki gibi hiç değildim.Bir
kediyi rahatlıkla bağrıma basar, okşar, saatlerce bıkmadan kucağımda
tutardım.Annem öpmemize izin vermezdi.Bu yüzden hayatımda hiçbir kediyi
öpmedim.Oysa teyzemin kızları, özellikle Aynur ablam kedileri hem ağızlarından
öper, hem de onlarla beraber uyurdu.Bizim evde sadece tek bir kedi yaşarken,
teyzemler aynı anda birkaç kediye birden ev sahipliği yaparlardı.
Henüz ilkokul 4. sınıfa geçmiştim,
yaz tatilindeydik...Son kedimizin evden kaçmasının ardından geçen birkaç ay
sonra, bir komşumuz henüz birkaç aylık olan yavru bir kedi getirdi
evimize....Adını Minnoş koyduk.Çünkü mini minnacık bişeydi.Tüyleri siyah ve
beyazdı. Yüzünün büyük bir bölümü beyaz olsa da burnunun üstünde küçücük siyah
bir bölüm vardı.
Minnoş öyle tatlıydı ki, bugüne kadar
sahip olduğumuz diğer kedilerden çok farklıydı. Çok sevimliydi, onu sevip
okşamaktan kendimizi alamazdık.Çoğunlukla bahçede beslediğimiz diğer kedilerden
farklı olarak Minnoş'umuz odanın bir köşesinde ona ayrılan bölümde yemeğini yer
ve bizimle beraber aynı odada oturur, uyur, oyun oynardı Annemin, örgü
yumaklarıyla oynar karıştırır, düğüm ederdi...Öyle terbiyeliydi ki tuvaleti
gelince kapıyı tırmalar ve açmamızı isterdi.Arka bahçede ona ayrılan kumların
üstünü tuvalet olarak kullanır, işi bitince üstünü kumlarla kapatarak,temizlik
adına üstüne düşen tüm görevleri yerine
getirirdi.Daha sonra annem bu kumları kürekle çöp torbasına koyup, çöpçülere
verirdi.Hiç unutmuyorum, çöpçüler ağır olan bu torbaların içinde ne olduğunu
sorup -kum- cevabıyla karşılaştıklarında çok şaşırmışlar;
-''Sizin
evin inşaatı da hiç bitmiyor'' diye espri yapmışlardı.
Okullar çoktan açılmıştı.İkiz
kardeşimle okuldan gelince ilk işimiz Minnoşumuzla oynamak oluyordu.Hayatımızın
önemli bir parçası haline gelmişti.Sanki evimizin 7. çocuğu gibiydi.
Yine bir gün okuldan geldiğimizde
ablamları gözleri kan çanağı olmuş bir şekilde bulduk. Minnoş diye
seslendiğimizde, Minnoş koşarak gelmemiş, bacağımıza sürünerek cilveli
triplerde bulunmamıştı.Nurşen ablam hıçkırıklarla Minnoş'un artık
gelmeyeceğini, ona bir arabanın çarptığını söyledi.Ona araba çarptıktan sonra
kucaklayıp arka bahçemize getirmişler ve zavallıcık orada ölmüş.
Bahçede cansız bir şekilde yatıyordu
dünyalar tatlısı Minnoş...Kardeşim Tuncer'le hüngür hüngür ağladık.Annem
Minnoş'u bir poşete koyup, çöpçüye vereceğini söylediğinde daha da çok ağlamaya
başladık.Minnoşumuzu çöplerin arasına nasıl atardık....Tuncer'le oturup
Minnoş'u ne yapacağımızı düşündük...Evimizin bahçesine gömebilirdik....Annem bu
fikre hiç prim vermedi....Öyleyse O nu iki sokak aşağıdaki yeni yapılmakta olan
Volkan Apartmanı'nın yanındaki boş arsaya gömebilirdik...
Minicik Minnoş'umuzun cansız
bedenini büyük bir küreğin içine koyarak boş arsanın yolunu tuttuk....Arsanın
bir köşesini kazmaya başladık...Ama Minnoş'u toprağa gömmeye içimiz el
vermiyordu.Çocukken büyük bir hevesle izlediğimiz Pamuk Prenses gibi,
Minnoş'umuza da camdan bir mezar yapsak ne iyi olurdu...Gider gelir onu
seyrederdik...Tam böyle düşünürkenVolkan Apartmanı'nın bodrumuna açılan
pencereler gözümüze ilişti.Bu pencerelerden birinden Minnoş'u içeriye
bırakırsak, onu her gün ziyarete geldiğimizde rahatlıkla görebilirdik.Kürekteki
Minnoş'u kaptığımız gibi kimseler görmeden pencereden aşağıya
yolayıverdik.Minnoş'umuzu ne zaman istersek görebilecektik....
Eve gecikmemizden dolayı
endişelenen annem Tekşen ablamı göndermişti, bizi bulması için...Ablam yanımıza
gelip Minnoş'u gördüğünde gözleri yeniden ıslandı.''Hadi artık eve gidelim diye
bizi uzaklaştırdı'' oradan.... O gelmeseydi, belki de saatlerce kalırdık
orada...
Akşam yemeğini en sessiz
halimizle yedik ailecek....Saat 6,5 a yaklaşıyordu ki, Nurşen ablam ''hadi
gezmelik kıyafetlerinizi giyin, size bir sürprizim var'' diye seslendi. Diğer
ablalarım ve Tuncer'le ben 5 - 10
dakika içinde hazırlanmıştık...
Annemle babamın dışında (Ayşen
ablam da evliydi o yıllarda) 3 ablam, kardeşim ve ben evden çıktık.
İlkokulu Aliye Ömer Battal İlkokulu'nda
okuyordum.İlkokul müdürümüz her hafta sonu ve hafta içi bir akşam (hangi gün
olduğunu hatırlamıyorum) okulun büyük salonunun duvarına beyaz bir perde kurar,
çok küçük bir ücretle, o semtin insanlarına film gösterimi yapardı.
Biz Minnoş'u defnetmeye
gittiğimizde ablam okula gidip bilet almış ve bizi mutlu etmek için sinemaya
götürmeye karar vermişti.
Hiç unutmuyorum filmin
adı:''Küçük sevgilim'' idi.Sanırım Filiz Akın vardı başrolde. (En iyi
hatırladığım sahnelerden biri de kayığın üstünde ''küçük sevgilim'' yazılı olan
sahne...)
Film
çok fazla acıklı olmamakla beraber, bir aşk filmiydi.Ama Tuncer'le ben onu
trajik bir filmmiş gibi, en olmadık sahnelerde ağlayarak izlemiştik.Filmin
sonunda okul müdürümüz heyecanla sormuştu.
-''Çocuklar
niye ağladınız o kadar'' diye.
Kedimizin
öldüğünü duyunca yüzündeki tebessümle odasına gidip, misafirlerine ikram ettiği
çikolatalardan getirmişti.Hatta istediğimiz kadar alabileceğimizi söyleyerek...
O günden sonra her okula
gidişimizde ve her okuldan gelişimizde Minnoş'umuzu ziyaret ettik hep.Zamanla
Minnoş kurumuş kaskatı bir şey olmuştu.Birkaç ay sonra bir gün yine ziyaret
için gittiğimizde Minnoş'un yerinde yeller esiyordu.Bodrumun görünen kısmı
tertemizdi...Apartman kullanıma açılacağı için bodrum temizlenmişti ve diğer
atık malzemelerle beraber Minnoş ta çöpçülere teslim edilmişti.
Minnoş tamamen hayatımızdan
çıkmıştı.Sanırım bizler de büyümeye başlamıştık... Yine kedisiz kaldığımızı
gören bir başka komşumuz yeni bir kedi önerisiyle geldi bir gün. Ama annem yine
aynı acıları yaşayabiliriz düşüncesiyle bir daha hiç kedi almayacağını
söyledi.Minnoş bizim son kedimiz oldu.
O gün bu gündür, hiçbir kediye
dokunarak sevmem,sevemem, kendini
sevdirmesine de müsaade etmem.Ama nerede de siyah beyaz bir minik kedi görsem,
Minnoş gelir aklıma, bütün sevimliliğiyle......
![]()