
BİRBİRİNDEN İLGİNÇ VE NEŞELİ FIKRALAR-5 |
ŞEMSİYE
Yıllar önce İngiltere'de erler semsiye kullanmazmış. Semsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş. Eri çağırarak :
-- Bu ne küstahlık, demiş. Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.
-- Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma! Neye uğradığını anlamayan er :
-- Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş
-- Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?
KENDİNİ GAZETE SANIYORMUŞ
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.
Hemen oraya gitti. Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-- Papendreu seçimleri kaybetti. Hastaneeye kaldırıldı... Bulgar zulmü devam
ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...
Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim çok şaşırarak :
-- Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormmuş.
-- Efendim, demişler. Ortadaki deli kenddinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor. Başhekim bundan çok hoşlanmış.
Dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı! Hemen yanındakine bunlar niye bu halde diye sormuş.
-- Onlar mı, okunmuş eski gazeteler efenndim...
MEKTUP YAZIYORMUŞ
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, bir
şeyler yazdığını gördü :
-- Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
-- Yaaa... Kime yazıyorsun?
-- Kendiime...
-- Peki, ne yazılı mektupta?
-- İlahi doktor bey, deli misiniz siz? MMektubu daha almadım ki... İçinde ne yazdığını
nereden bileyim.
Akıl hastanesinden iki deliyi artık iyileştiğini düşünerek salmaya karar vermişler. Doktorlar kendi aralarında :
-- Şunlara son bir test yapalım da bakallım akıllanmışlar mı? demişler.
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar.
Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı karafatma dökmüşler ve :
-- Buyrun beyler, yiyiniz, demişler.&nbssp;
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş.
-- Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasııl olsa duruyor! demiş.
YAŞASIN AFRİKA
Pasifik'te bir uçak düşüyormuş. Dengesini sağlamak için bütün kargoyu
boşaltmışlar ama uçak düşmeye devam ediyor,o zaman hostes atlamak için,
gönüllü olup olmadığını uçaktakilere sordu. Bir fransız:
-- Bana bir şampanya verin der ve yyaşasın Fransa diyerek atlar. Sonra bir alman:
-- Bir bira isteyerek, yaşasın Almaanya diye atlar. Sonra bir rus:
-- Bana bir votka verin dedi ve şişeyi bbitirdikten sonra Yaşasın Afrika diye
bağırarak
iki tane zenciyi fırlatmış.
HERKESE BENDEN BİR İÇKİ
Adamın biri gece olunca bir bara gitmiş, içeriye girince hey barmen herkese benden bir içki
koy, kendine de bir içki koy demiş. Barmen herkese ve kendine içki koyup içmiş. Hesap ödeme vakti geldiğinde adam param yok demiş , barmende adamı bir güzel dövmüş ve dışarıya atmış. Ertesi gece adam yine bara gelmiş, barmen herkese benden bir içki ver demiş. Ama kendine
koyma demiş. Barmen niye bana içki yok demiş. Adam barmene yoooo demiş sen içince sapıtıyorsun
arkadaş demiş.
BİRİSİ FENA HALDE DÖVÜYOR
Boksör temel iri yapılı rakibi ile maç yapar. 1.rauntta rakibi Temeli epey haşlar.
1.raunt sonunda temel köşesine gider. Antrenörü Dursun moral vermek için Temel'e sen dövüyorsun devam et
der. 2. ve 3. rauntlarda da aynı şeyler olur. 4. rauntta kaşı ve gözü patlamış Temel raunt sonunda güç bela köşesine
gider. Dursun yine aslanım temel adamı parçaladın der. Temel güç bir şekilde Dursun'a bakarak ben mi dövüyorum
der. Dursun evet sen dövüyorsun der. Temel:öyle ise etrafa iyi bak rakibim değilse
birisi beni fena halde dövüyor!
BEBEĞİN BANYOSU
Öğretmeni Ali Can'a sordu. Bebek banyosunda suyun sıcaklığını nasıl ölçersin.
Ali Can : Önce bebeği suya koyarım. Bebek kırmızı renk aldıysa su sıcak, eğer mor renk aldıysa su soğuk, beyaz bir renk alırsa bebeğin bir daha banyo yapmasına gerek
yoktur, der.
HER GÜN PARA
İki adam içki masasında dertleşir;
-- Ya bıktım benim su hanımın ağzından, her gün para, para başka bir şey
söylemiyor!. Diğeri:
-- Ne yapıyor seninki bu kadar parayı?.<
-- Bilmem!?, hiç vermedim ki!...
NE ZAMAN SIRA GELİR
Adam en yoğun saatte berbere girip sorar.
"Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber, "İki saat sonra," der.
Adam çıkar gider. Üç gün sonra aynı adam berbere girip sorar:
"Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber, "Bir buçuk saat kadar," der
Adam çıkar gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:
"Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber: "En az bir saat. "Adam çıkar gider. Son seferinde berber
dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:
"Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?"
Bir süre sonra çırak döner:
"Adamı izledim usta."
Berber merakla sorar "Ee, nereye gidiyor buradan çıkınca?"
Çırak cevap verir:
"Sizin eve usta!"
CİN
Adamın biri California'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, adam
lambayı kumların içinden çıkarmış. Dalgasına "Belki cin çıkar" deyip
ovalamış lambayı, harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış, cin başlamış
konuşmaya "Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardın vs vs vs..." "Bu, bu ay içinde
dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım bu yüzden 3
dileği unut. Sadece 1 dilek hakkın var!" Adam oturmuş ve bir sure düşünmüş ve "Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama
uçaktan korkarım ve deniz beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap
böylece arabayla oraya gidebileyim" demiş. Cin gülmüş ve "Bu imkansız. Bu
işin maliyetini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? ne kadar beton
gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün! Hayır, başka bir dilek düşün"
demiş. Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda, "Dört kere evlendim ve
boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla
ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum...
Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman
gerçekten ne istediklerini... onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum...
" Cin: "Köprü iki şeritli mi olsun dört şeritli mi?"
KUTLAMA
Karı koca sinema dönüşü bir bara gitmişler. Masaya oturur oturmaz kadının
gözü barda tek başına içen adama ilişmiş. Biraz dikkatli bakınca:
-- Aaa o!..? deyivermiş... Kocası merakllanmış:
-- Kim o??
-- Seninle evlenmeden önce çıktığım çocuuk. Biliyor musun ayrılırken onu
yine burada bırakmıştım. Demek 7 yıldır ayni yerde içiyor...
Adam başını sallamış:
-- Onu anlıyorum, demiş, ama bir olay buu kadar uzun zaman kutlanmaz ki...?
SİZİN BİLDİĞİNİZ BÖYLE İLGİNÇ VE NEŞELİ FIKRALAR VARSA BANA E MAİL YOLUYLA ULAŞTIRIRSANIZ SAYFAMDA YAYINLARIM. GÜLMEYE İHTİYACIMIZ VAR BUNLARI HEP BERABER PAYLAŞALIM.