
|
| "Biz ne uzaylılar gördük, aslında yoktular" |
YARATIK TİPLERİ -1-
Biz bu kahpe dünyadan çekip gitmek isterken, taa bilmem nerelerden koşakoşa gelen uzaylı salakları daha yakından tanıyalım. Tabii ki Ufolojistikçilerin bize verdikleri bilgilerle. Yoksa biz bu uzaylıları nerden bilelim birader.
1. GRİLER
![]() |
| BİR GARİP GRİ |
İnsanlar birbirlerine yaptıkları ırkçılığı, gariban uzaylılara karşı da yapıyor, onları da renklerine, tiplerine göre sınıflandırıyorlar. Ne ayıp !..... Bu cins uzaylılara gri denmesinin sebebi renklerinin gri, yani "boz" olması. Bunlara aslında bozayı gibi "BOZUZAYLI" denmesi lazım ama, bu kelime karizmatik ve gavurca olmadığından ufolojistikçi arkadaşlar tarafından tercih edilmiyor. Ama biz karizma değil içerik peşinde olan bir site olarak, bunlara gri de, boz da hatta bozo da diyebiliriz. İşte bu griler, ne Manisa'nın Kula'sından ne de Konya'nın Kulu'sundan taaa Zeta Retikuli denen bir yıldız sisteminden geliyorlar. Niye geldikleri tabii ki belli değil. Bazılarına göre, kendi gezegenlerinde ekolojik sistem boka sardığından dünyaya yerleşmek için, başka bir teoriye göre ise insanlar üzerinde birtakım deneyler yapmak için geliyorlar. Zira evrimlerinin son evresine gelmişler ve şekillerde görüldüğü gibi acayip bir şekle bürünmüşler . Bu konuyu daha sonra ayrıntılı bir şekilde anlatacağız.
![]() |
| BİR BOZO FOTOĞRAFI |
Bu bozuzaylıların kafaları kocaman, boyunları ince, gözleri pörtlek, kulakları ve cinsel organları yok. Burun yerine hafif bir çıkıntı, ağız yerine ise hafif bir çizgi var. Boyları ise 1.5 metre civarında. Anatomik yapıları yaşamaya müsait değil. Ama nasılsa yaşıyorlar. O incecik boyun o kocakafayı nasıl taşır birader? Aslında bozolar ufocular için tam anlamıyla bir yüzkarası. Neden mi? Amerikadaki birtakım hayalgücü kuvvetli ama biyolojiden anlamayan kimseler bozoları uydururken, ilerde bunların sorgulanabileceğini düşünmedi de ondan. Şimdi bozolar inceleniyor ve ufocular yeni palavralar bulmak zorunda kalıyorlar. Bundan ders alan ufocular ise artık daha mantığa uygun "uzaylı tipleri" yaratıyorlar. Bu tipleri de daha sonra ayrıntılı bir şekilde anlatacağız.
Neyse, biz tekrar bozolara dönelim ve bu garibanları yukardan aşağı, sağdan sola inceleyelim. Ne demiştik, kafaları kocaman. Herhalde beyinlerinin çok büyük yani çok akıllı olduklarını belirtmek için kocakafa yapılmışlar. Bunlar hala beyin hacmiyle aklın orantılı olduğunu zannediyorlar. Oysa bir kuş, bir mandadan daha akıllıdır...
Gözleri pörtlek. Badem gözlü olacak değiller ya. Gözkapakları yok. Zaten o gözlere de çarşaf gibi gözkapağı lazım birader.
Kulakları da yok. E nasıl duyuyor bunlar. Ufocuların cevabı ceplerinde, "duymuyorlar telepatiyle hissediyorlar. Evrimlerinin son evresinde olan bozoların kulağa ihtiyacı yok". Kulak sadece konuşmaları duymak için mi var? Hadi diyelim kendi aralarında ve insanlarla telepatiyle anlaşıyorlar. Cisimlerin seslerini nasıl duyuyorlar? Cevap, onu da duymayıversinler.
Ama burunları var. Evet gerçekten var. Peki kulaklara ihtiyacı olmayan bozolar burunlarıyla neyi kokluyorlar? Evrimlerinin son evresindeki bozoların "ilkel canlılar" gibi buruna neden ihtiyaçları olsun ki. Burunlar herhalde son ilkellik kalıntısı. Yani birzamanlar bozoların kulakları, ağızları, burunları kocamandı. Evrim geçirdikçe bu organlar küçüldü ve işlevini yitirdi. Şimdi kulakları kalmadığına ama burunları az da olsa kaldığına göre demek ki bozoların atalarının fil hortumu gibi burunları vardı.
Ağız yerinde belli belirsiz bir çizgi var. Ama ağızlarını açıpta tek kelime dahi söyledikleri duyulmuş değil. Ayrıca yemek de yemiyorlarmış. Paki ağız ne işe yarıyor? Süs olsun diye mi duruyor? Yemeden nasıl yaşıyorlar, serumla mı?
Boyunları ince ve uzun. Yukarda da bahsettiğimiz gibi o boyun kocakafayı nasıl taşıyor? Boyuna yazık değil mi?. ..
![]() |
| DİKİNE BOZO |
Bozolar nedense çıplak dolaşıyorlar. "A-aaaa ne ayıp" demeyin çünkü bozoların utanacak birşeyleri yok. Evet, bozoların cinsel organları bulunmuyor. Yani Zeta Retikuli'de sünnet düğünleri, gerdek geceleri, zina davaları, kerhaneler, prezervatifler, kanatlı pedler, ana-avrat küfürler, seks filmleri vs. vs. yok. Peki nasıl ürüyorlar diye sorarsanız, ufocuların cevabı hazır: "kopyalamayla". Bozolar genetik kopyalamayla çoğaltılıyormuşmuş. Yani bozoların ana-babası makina olabilirmiş. Zaten kim böyle çocuğu olsun ister. Bozoların en büyük dertleri de aslında buymuş. Bunu konuyu da ilerde ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.
Bozoların genel vücut yapıları orantısız ve aşırı narin. Nerdeyse bir deri bir kemikler. Kolları ince ve uzun. Ellerinde üç-dört tane uzun uzun parmakları var. Bozo şekillerinde başparmaklar görünmüyor. Peki başparmakları olmadan bu ufoları, aletleri nasıl yapıyorlar? Diyeceksiniz ki "başparmağın ne önemi var". evet çok önemi var. İnsanlık bu günkü yerini başparmağa borçludur. Başparmağınızı kullanmadan birşey yapmayı deneyin bakalım. Bir elin fonksiyonlarının yüzde doksanını başparmak sağlar. Yirmi tane parmağınız olsa başparmağınız yokken hiç bir halta yaramaz. Denemesi bedeva. Peki en basit bir aleti dahi kullanmayı beceremeyen, hatta burunlarını bile karıştırmaktan aciz bozolar, karmaşık makinaları nasıl yapıyorlar. Cevap tabii ki hazır, "düşünceleriyle cisimleri hareket ettirerek". Hadi diyelim ki düşünceyle bir cismi istediğiniz gibi hareket ettirdiniz, peki bir makinayı düşünceyle yapabilirmisiniz?
Bu ufocular hayatlarında hiç karmaşık bir makina görmemişler anlaşılan. Mesela düşünceyle bir arabanın patlak lastiği nasıl değiştirilir? Krikoyu nereye sokacaksın, hadi soktun diyelim nasıl kaldıracaksın, bişonları nasıl sökeceksin? Falan filan. Düşünceyle her istediğini yapabiliyorsan makinaya ne gerek var birader. O zaman ne araba olur, ne lastik ne kriko. Ne de UFO.. Zaten ufocular da ufoların düşünce gücüyle falan hareket ettiğini söylüyorlar. O zaman ufolar gibi karmaşık makinalara ne gerek var ki, gir varilin içine, dolaş galaksiyi .
Bozoların arkadan çekilmiş resimleri yok nedense. Bu sebepten bozoların götleri var mı yok mu bilemiyoruz. Varsa ne işe yarıyor acaba. Eğer götleri varsa bunlar bir işe yarıyor mu yoksa ağız gibi süs olsun diye mi duruyor? Kısaca bunların götdeliği var mı birader? Varsa ufocuların durumu çok vahim demektir. Çünkü yemeyen, içmeyen bozoların sıçıp-ossurmaları düşünülemez. Bu konuya gülüp geçmeyin, zira zannettiğinizden de önemli bir konudur. Hatta telepatiden, düşünce gücünden daha önemlidir (Bakınız: Feyzullahın Felsefesi Sayfaları). Ufocular bu konuya derhal bir açıklık (yeni bir palavra) getirmek zorundadırlar.
![]() |
| DERTLİ BOZO |
Neden Geliyorlar?
Bozoların neden dünyaya geldiği de tabii ki bilinmiyor. Ama biz insanların hayal gücü çok kuvvetlidir. Onları yarattığımız gibi, onlara her işi de yaptırabiliriz. Bozoların dünyaya geliş sebeplerinin pek dostça olmadığı söyleniyor. Bunlar insanları kaçırıp üstelerinde birtakım deneyler yapıyorlar, onların orasına burasına ufak makinalar yerleştiriyorlar (gene makina), insanları çiftleştiriyorlar (en zevklisi bu herhalde). Ayrıca at, eşek, sığır, davar gibi evcil hayvanları laserle deşip genellikle cinsel organlarını alıyorlar. Bütün bu incelemelerinin amacı, bozoların bozulan genetik yapılarını düzeltmek istemeleri. Yani bozolar melez ırklar yaratmak veya içine düştükleri boktan(!) durumdan insanların, ve hayvanların genleriyle kurtulmak istiyorlar.
![]() |
| İNSAN-BOZO KIRMASI |
Kaçırılan insanların hemen hemen hepsi Amerikadan. Neden? Neden sadece Amerikalıları kaçırıyorlar? Amerikalıların bokunda boncuk mu var birader? Cevap hazır: "Amerikan devleti Rosvel olayından sonra bozolarla anlaştı ve onlara teknoloji karşılığında insan kaçırmalarına göz yumacakları taahhütünde bulundu". Böyle aptal bir cevap ufoculardan çıkar ancak. Zaten atalar ne demiş "Ufoculuğun başladığı yerde, mantık biter". Daha önce de belirttiğimiz gibi, kim takar Amerikan devletini. Dünyada altı milyar adam var, seç seç al. Sürüsüyle götür. Kim karışacak. Hem karışsan ne yapacaksın? Bozolarda acayip(!) teknoloji var, düşündümmü oturtur !..
Neyse birader, biz tekrar konumuza dönelim. Bozolar kaçırılan insanlar üzerlerinde deneyler yaptıktan sonra, (tabii ki hiç bir işe yaramayan elleriyle) hafızalarını siliyorlarmış, insanlar bu yüzden deneyler hakkında hiç birşey hatırlamıyorlarmış. Ancak hipnozla sorgulanınca anlatıyorlarmış. Hipnozun ne olduğunu bilmeyen insanlar da tabii ki bunlara inanıyor. Aslında bu gibi durumlarda en inanılmayacak şey hipnozdur. Hipnotize olmuş bir adamı, hipnozcu bir iki kelimeyle hatta elinin bir hareketiyle istediği gibi yönlendirebilir. Hipnozun adamı ne hallere getirdiğini, Hülya Avşar Şov'da hipnozun ne olduğunu bilmeyenler bile gördü. Hipnoz "paranormal" yani anormal psikolojik olaylarda çok kullanılan bir aldatma yöntemidir. Hipnoz bilimsel olarak kullanıldığı zaman yararlı, ama kötü niyetli kimselerin ellerinde ise tehlikeli bir aletdir. Çünkü hipnozla bir insanı istediğiniz gibi kumanda edebilirsiniz. Ayrıca bozolar tarafından hafızasının o bölgesi silinen bir adam nasıl tekrar hatırlayabilir? Hard diskinizi formatladıktan sonra tekrar o bilgilere ulaşabilir misiniz.? Aynı mantık. Olmayan şey hatırlanmaz. Silinmişse silinmiştir, demek ki bozolar iyice silemiyorlar. Herhalde programlarında bir bug (hata) var.
Kaçırılan bazı kimseleri de yalan makinasına bağlıyorlarmış ve bunların yalan söylemediği meydana çıkıyormuş. Al sana bi kaya, nerene dayarsan daya!. Yalan makinasının yalandan birşey olduğu ve herzaman aldatılabileceği evvelden beri biliniyor. Amerikan mahkemeleri de yalan makinasının sonuçlarını hipnozda da olduğu gibi kabul etmiyor. Eğer yalan makinası öyle güvenilir birşey olsaydı, mahkemelere şuna buna ne gerek vardı birader? Yalan makinası ancak yalan söyleyemeyen insanların yalanını şöyle böyle ortaya çıkarabilir. Ama yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş, utanıp sıkılmadan kolayca yalan söyleyebilen insanlar bu makinaya takla attırırlar. Ya bir de bozolar tarafından kaçırıldığına gerçekten inanan psikopatlar bu makinaya bağlanınca ne sonuç çıkar zannediyorsunuz? Tabii ki yalan söylemedikleri. Ha, bu arada şu yalan makinasına bir de bizim ufocuları bağlayalım bakalım ne çıkacak....
Bozolar insanları heryerden kaçırıyorlar. Mesela evlerinde uyurken, ormanda dolaşırken, yatakta aganigi-naganigi yaparken. Hiç farketmiyor, löp diye ışınlıyorlar. Evinde uyuyan birisini kaçırmak , dışarda dolaşan birisini kaçrmaktan daha zor deği mi? Ama bizim bozolar zoru sever. "Evde uyurken pencere açıldı, bir bozo içeri girip beni kaçırdı" demek, "gecenin köründe sokakta fink atıyordum, bozolar beni kaçırdı" demekten daha mantıklı. Hem adama sorarlar gecenin köründe sokakta ne halt yiyordun diye. Zaten kadınların çoğu evde uyurken, heriflerde dışarda dolaşırken kaçırılıyorlar. Bozolar işini bilir.
![]() |
| YATAKTAN KIZ KAÇIRAMACA |
Bozolar kaçırdıkları zavallılar üstünde deneyler yapıyorlar ki, bu deneyler genellikle cinsel şeyler üzerine. Cinsiyetleri olmayan bozoların cinsellikle bu kadar fazla iligilenmeleri de çok tuhaf. Siz hiç seks sinemasında, kerhanede, eczanede (pirezervatif alırken) bir bozo gördünüz mü? Bu iş böyle giderse yakında göreceksiniz. Bozolar babalarının hayrına deneyler yapmıyor birader. Yakında Tecavüzcü Coşkun yerine bir bozo bile oynayabilir hatta karınız sizi bir bozoyla aldatabilir. Olmaz demeyin, olabilir.
Bunlar ufak tefek olduklarından kolayca heryere saklanabilirler. Dolaba, yatağın altına, çamaşır makinasına, eğer karınızın memeleri büyükse sütyenin içine. Ara ki bulasın. Eğer bir gün mutfaktaki düdüklü tencerenin içinde bir bozoya rastlarsanız bilin ki karınız size bir bozoyla boynuz taktırıyor.
![]() |
| KAVANOZDAKİ BOZO |
Ama bunlar bu gün için geçerli değil, rahat olun. Ama yakında muhakkak gerçek olacak, bu bozoların kabiliyetine bağlı. Bir de bozoların düşünce gücüne dayanan(!) teknolojileriyle her şeyi hareket ettirebildiklerini bir düşünün. Dünyadaki bütün hatunları cillöp diye Zeta Retikuli'ye dolduruverirler maazallah. Zaten anlatılanlara göre bayağı yol almışlar. Kaçırılanlar, melez tipler, hatta insanlar gördüklerini söylüyorlarmış. Yani durum vahim.
![]() |
| BOZO SIPASI |
Bozoların hayvanlar üstündeki deneyleri ise tam anlamıyla bir muamma. Hadi insanlar üstündeki deneyleri anlayabiliyoruz ama hayvanlardan ne isterler birader? Üstelik bu hayvanların hepsi de evcil. Bozolar hayvanları genellikle kaçırmıyorlar. Çünkü hayvanlar "beni bozolar kaçırdı, üstümde de deneyler yaptı" deyip şöhret ve para sahibi olamıyorlar. Bozolar hayvanların konuşamadığını bildiklerinden onların işini yerinde bitiriyorlar. Hayvanların orasını burasını, genellikle cinsel organlarını kesip götürüyorlar. Bir atın cinsel organını ne yapacaklar acaba. Atın şeyi bozoların boyundan büyük. Organ nakli yapıp kendilerine mi takacaklar, ne yapacaklar? Ya böyle bir şey yaparlarsa. Durumun ne kadar kötü olduğuna siz karar verin. "Bana ne, ben kadın mıyım, onu kadınlar düşünsün" diyorsanız yanılıyorsunuz. Genetik deneyler sırasında bir hata olduğunu ve bazı bozoların ibneleşip erkek meraklısı olma ihtimalini gözardı etmeyin.
Hayvanların bozolar tarafından deşildiği gün gibi belli. Neden mi? Birinci sebep deşilen hayvanlarda hiç kan izi yok. İkincisi deşilen yerler çok düzgün, yani bıçakla bilmem neyle öyle kesilemezmiş. Üçüncüsü ve en önemilisi hayvanın hiç bir işe yaramayan yerleri kesiliyor. Çene derisi, kaburga derisi vs. Şimdi bunları inceleyelim:
Eğer kansız bir şekilde öldürülmüş bir hayvan görürseniz bilin ki bunu muhakkak bozolar yapmışlardır. Çünkü "bozonun kestiği yerde gül biter". Laserle kesilince kan çıkmazmış, nerden biliyorsun? Hiç lazerle eşşek götü kestin mi? İster lazerle kes, ister kör testereyle illaki kan çıkar. Zaten atalar demiş "alışmadık damarda kan durmaz" Lazerle kanın ne alakası var..Hayvanı öldürdükten sonra kanını temizlemek çok mu zor? Ayrıca niye bozolar kansız kesmeye çalışsınlar ki. Kendilerini gizlemek istiyorlarsa inadına daha çok kan çıkarırlar.
Kesilen yerler çok düzgünmüşmüş. Ameliyatlarda da kesilen yerler yamuk-yumuk olmuyor maalesef. Yani bir hayvanın derisini düzgün kesmek çok mu önemli? Al jileti kes!... Evvelden lazer mi vardı? Altı üstü et. Elmas kesmiyon ya birader.
Hayvanların hiç işe yaramayan kısımları kesiliyomuş. Bozolar kebap yemediklerine göre tabii ki kafalarına göre bir yerleri kesecekler. Zaten işe yarar yerleri kesilse kimsenin aklına bozolar gelmez. Böyle salaklıkları ancak bozolar yapar. Atın kulağını, çükünü, bilmem neresini kim ne yapsın?