Maalesef
hala film çekmeyi öğrenemedik sayın okuyucular.
Elin gavuru çekiyor filmleri, satıyor dünyaya. Gerçi
artık Holivut'da da iş kalmadı. Kafaya takmışlar
bilgisayar efektlerini, filmleri bunlarla
dolduruyorlar.
Bir
zamanlar Holivut'da da iyi filmler çekilirdi, mesela
Sezarla Antonyüs, Spartaküs, Kleopatraküs, Kızgın
Damdaki Anüs. Hepsi kelli-felli filmlerdi, Oyuncular
da koç gibiydi maşşallah. Bir Elizabet Taylor, bir
Körk Daglıs, bir Antoni Kuin, bir Gres Kelli, bir
Klark Keybıl çok iyi oyunculardı. Hepsinde de
kelle-kulak yerindeydi.
Bir
zamanlar kovboy filmleri vardı mesela. Bilmeyenler için
söyleyim, ata binen, sığır güden, kurufasulye
yeyip yeyip ossuran, tütünü çiğneyip çiğneyip
tüküren, tozlu kasabalarda düello yapan, sürekli
ata binmekten götü nasır tutmuş adamlara halk
arasında kısaca kovboy denilirdi. Bu filmlerin en
baba aktörü Con Veyn adlı bir adamdı. Atatürk'e
çok benzerdi. Sonradan öldü rahmetli.
Korku
filmlerinin babası Alfred Hiçkok, hepsi birbirinden
korkunç, adamı altına sıçırtan filmler çeker,
sinemalar umumi helaya dönerdi. Ne günlerdi o günler....
Sapık adlı bir filmi vardı ki, sonradan klasik
olmuştur, bütün korku filmlerinin anasıdır yani.