Evet
sayın KELLE okuyucuları teknoloji iyi bir şey ama
onu yerinde kullanmak lazım. Bir zamanlar köylere
ilk traktörler geldiğinde bizim köylüler bunu
kullanmayı bilmediklerinden acayip şeyler yapmışlardı.
O zamanlar tarlayı öküzlere bağlı karasabanlarla
sürerlerdi. Traktör ilk geldiğinde halka bunun ne
olduğunu anlatmak için "bunlar demirden öküzlerdir,
öküz yerine kullanacaksınız" demişlerdi.
Bizim cahil köylüler de karasabanı traktörün
arkasına bağlayıp öyle tarla sürerlerdi. Mazot
yerine de deposuna saman doldururlardı. Hatta bir
kurban bayramında da traktör kesmişlerdi. Allahtan
traktörün tadı çok kötüydü. Yoksa traktör
fabrikaları mezbahaya, yedek parçacılar da kasaba
dönecekti. Bizim köydeki Kıllıkulakların Osmanı
da traktöre tecavüz etmişti. Az daha şeyi
kopuyordu salağın. Traktörlerin lastiklerini de değirmen
taşı olarak kullanmışlardı. Tabii lastiklerde buğdayla
beraber un haline geldiğinden ekmekler lastik gibi
oluyordu. Bir lokmayı sekiz saat çiğniyorduk, gene
de yutamıyorduk. Hadi yuttun diyelim, adamın karnında
bir haftada anca eriyordu. Hadi eridi diyelim, onları
çok affedersiniz işemek büyük mesele oluyordu. İnsanın
bağırsaklarına dolaştığından ancak iki-üç
ikişinin yardımıyla çeke-çeke çıkarabiliyordunuz.
Bir zamanlar köylerin durumu böyleydi işte sayın
okuyucular. Yerinde kullanılmayan teknoloji adamı işte
böyle rezil eder. Şimdi ise internet var. Ama yine
yerinde kullanılıyor mu dersiniz? Ne gezer! Şimdiki
gençlere bakıyorum, internette hababam chat yapıyorlar.
"Naber lan hıyar, napıyon lan deve" şeklinde
iç gıcıklayıcı geyik muhabbetleri, ya da okey,
tavla bilmem ve benzeri oyunlar. Yani kahvehane kültürü
aynen internete taşınmış. Sadece kahvehane taşınsa
gene iyi sayın okuyucular, kerhaneler bile internete
taşınmış. Çeşitli çıplak hatunları internete
doldurmuşlar. Renk renk, cins cins, tip tip hatunlar.
Zayıfını mı istersin, tombulunu mu istersin, balık
eti, dana eti, koyun eti. Yetmişiki buçuk milletin
karılarını anadan üryan soyup resimlerini çekmişler.
Ne ayıp. Buna da "sanal sex" diyorlar. Biz
gençken böyle şeyleri rüyamızda bile göremezdik
sayın okuyucular. Çıplak karı görmek istediğimizde
kerhaneye gider, oradaki hatunları camlardan
seyrederdik. Biraz para bulunca bir hatuna parayı
bayılırdık. O zamanlar şimdiki gibi plajlar falan
da yoktu. Hatunların sürüler halinde çıplak
bulundukları iki yer vardı, biri malumunuz
kerhaneler diğerleri ise karılar hamamı.