..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
Bu yazmış olduğu anıların en anlatılabilir ve en
normal olduğunu var sayarsak, SAT ları anlamak
için hayal gücümüzün sınırlarını zorlamak
gerekecek sanırım. Şimdi Gerçek bir SAT ve SAT
eğitmeni olan Namık Ekin'nin bazı ufak anılarını
aktaracağım. Daha sonraları size Namık Ekin
hocamızın hayatıyla ilgilide bilgiler vereceğim.
Türkiye'nin gururu ülkemizin en büyük
eğitmenlerinden biri. Bunun için ona çok teşekkür
etmeyi borç biliyorum. Sonsuz saygı ve
şükranlarımla komutanım...
1955 yılında Beylerbeyi Deniz Ast Subay Okuluna
girdim. İmtahanlarda ilk 10 İçine girip 1. sınıf
II. kısmında okula başladım. Çeşitli başarılar ve
maceraların yaşandığı, Altı Yıl sonra Donanmaya 18
yaşında Ast. sb. Çvş. Olarak katıldım. İlk tayin
yerim Kılıç ali paşa muhribine DSA ( Denizaltı
Savunma Aleti) Oparatörlüğü idi. Yani düşman
denizaltılarını yakalayan cihazları kullanıyordum.
Gemimi düşman denizaltılarının üstüne yöneltiyor
ve üzerlerine gelince, Su bombalarını fırlatıp
denizaltıyı batırma operatörü olarak çalışıyordum.
1963 yılında 2 yıllık Ast Sb. İken SAT Kamando
Kursuna işmen çağırılmıştım. O kadar sevinmiştim
ki tarif edemem. Zira Gemide istediğim gibi spor
yapamıyor ve lisan çalışamıyordum. 76 kişinin
başladığı kursta 11 kişi kalınca kurs durduruldu.
Bizi Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında, balıkadam
olarak tuttular ve Nisan 1963’te Amerikalı ve Türk
Satlar tarafından açılacak 2. SAT Komando Kursu
için hazırlamaya başladılar. Kasım ‘dan Nisan’a
kadar vaktimiz vardı. Bu 5 ayda yüzlerce kişinin
geleceği SAT kursuna hazırlandık.5 Nisan’da
Amerikalı Sat’ lar geldi, ilk Türk Komandoları ve
USA’lı hocalarla kurs başladı. İlk gün saçlarımızı
“ 0 ” numara kesip kafamıza çeşitli şekiller
verdiler, yazılar yazdılar. Hepimize takma isimler
verdiler. Bitch- fucken ass- shit face, Ass hole
gibileri.
Aynı gün bok
çukurlarına ve
lağımlara sokup taciz etmeye başladılar. O gece
03:00’de yatıp Sabah 05:00’ de kaldırıldık. Sabah
Koşu ve Jimnastiği yaptık, kahvaltıdan sonra
Amerikalı SAT Bob Gallagher 1 nolu teftişlik
elbiseler ile tabura gelmemizi söyledi. 5 dk.
Sonra çakı gibi sıra geçtik. Subayların
omuzlarında apoletler. Ast Subayların pazularında
altın sırma Çavuş, Üst Çavuş, Baş çavuş
rütbeleri
parlıyordu. USA’lı SAT Er, stimy USA’lı kurs
komutanından aldığı emirle Yüzbaşılardan başlayıp
biz Ast Subaylara kadar hepimizin rütbesini söküp.
Onbaşı olduğu halde Türk Yüzbaşılarının
rütbelerini söktü. Kemal Şenyut hocamız ayaklarını
açıp kollarını önünde kavuşturmuş ve dize “ Bu
günden itibaren Allahınız benim” demişti. Bizde
onun adını Allah takmıştık. Onu görünce Allah
geliyor diye kaçacak, saklanacak yer arardık.Zira
en büyük işkence, küfür ve ceza talimlerini o
yaptırıyordu. Birde Amcamız vardı , Oktay
Kızılyamaç Uncle (Amca) rolü oynuyor kurstan pes
edip ( Quit) ayrılmayalım diye ara sıra moral
verirdi. Oktay hocamız aynı zamanda yakın döğüş
hocamızdı.Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet
Komutanları önünde. Gen. Kur. Bşk. Yaverinin
elindeki tabancayı 2m. Uzaklıktan alınca Amerıkalı
SAT’lar bile yakın döğüş Judo – Karate derslerini
ona verdirdiler. Candemir Ast Subay en küçük
rütbeli hoca olması dolayısıyle hep yüksek rütbeli
subaylar üzerine oynar, onları taciz eder onların
üstüne işer, küfür eder sinirlerimizi çelik gibi
yapardı. Vietnam’a sonradan 5 kez katılıp
Amerıkada en çok madalya alan savaşcı SAT olarak
USA’da tarihe geçmişti. O hem sert, hem bilge, hem
düşman rolu oynar. Türk hocalar öğretimde eksiklik
yaptığı zaman müdahale ederdi. 2400 atlayış
yapmış, bu paraşüt atlayışlarının çoğu gece
techizatlı denize yapmıştı. Çetin GÖKAL, Şakir ve
Emin hocalarım burada adlarını sayamadağım hocalarım,
beni eğitmiş ve çok iyi bir SAT hocası olmamda
emekleri geçmiştir.
İlk hafta 5
Nisan 1963 karadenizden giden soğuk su akıntıları
boğazdan içeri girerken bizler Poyrazköyden
keçiliğe doğru çıplak elbisesiz mayolar ile
yüzmekte idik. O gün Barboros DENİZSEVER ismindeki
arkadaşımız, Hipotermi denen rahatsızlıktan dolayı
donarak ölmüştü. Naci KILDIRAN karın krampı
geçirip iki büklüm kafası ve ayakları suda, poposu
dışarıda tam boğulurken kurtarmıştık onu. O gün
donanlar, ölenler acılar içinde kıvrananları
görünce, SAT olmanın öyle herkesin yapacağı bir iş
olmadığını bir kez daha anladım. Çok sportmen ve
iyi bir yüzücü olan ben dahi Bu SAT kursunu
bitirip,
bitiremeyeceğimi
bilmiyordum.
Bir gün hadi kalkın 7 mil yüzüceksiniz dediler.
Bizi Takip adlı Torpido bota atıp Tuzla’ya
götürdüler yolda Tuzla’dan Yalova’ya yüzeceğimizi
söylediklerinde herkes birbirine şaşkınlıkla
bakıyordu.
Kurs Komutanı Yüzbaşı Göktekin ellerini göğüsünde
birleştirerek en sert yüz ifadeler ile şunları
söyledi bize “ Arkadaşlar marmara denizi bir
havuzdur nereye yürürseniz karaya çıkarsınız” ben
gülerken suya atlamaya hazır, arkadaşlarıma
şunları mırıldandım. “ Arkadaşlar Akdeniz bir
havuzdur, Mersin’den denize girersin Cezair’den
çıkarsınız.” Atla ! Komutu ile suya atladık Cazzz,
diye bir ses su çok soğuk balık adam elbisesi yok.
“ Allahım ben ne hata yaptımda beni bu kursa
verdin” diye hem mırıldanıyor, hemde swıımbuddy’
im Ender ile palet vurmaya başlamıştık 4 saat
sonra ilk suyumu verdiler. 5 saat sonra şeftali
verdiler. Tüfekli boat muhafızı hocalar köpek
balığı ihtimaline karşı hazır gözlüyorlardı bizi.
Bu arada karacı ve Jandarma SAT kursunda olan
subaylar bize yaklaşmaya başladılar. O sırada
buddy’im ender’in büyük aptesti gelmiş onun
yapıyor su üstüne kahverengi mayınlar bırakıyordu.
Bende Deniz komando kursunda karacılar bizi
geçmesin diye enderi sırtından yakalamış, yedeğe
almış, sanki boğulmuş birini kurtarır gibi
çekiyordum. Neyseki işi çabuk bitti.
Akıntıya ve Lodos’a karşı Tuzladan Yalova’ya olan
mesafeyi 5 saat 27 dk birinci olarak bitirdik.
Cehennem haftaları denen bir hafta’da SAT’lara
Özel işkenceler yapılırdı. Börlen dikenleri
üzerinde çıplak süründürülür, ısırgan otları
arasında mayo ile koşturulur, sürünürken
popomuzdan sopa ile Taciz edilir ( Allahtan
pantolon var üzerimizde) üzerimize işenir, “ daha
hızlı orospular ” diye bağılırıldık. 2 gün sabah
02:30’da makinalı tüfek ve bomba sesleri ile
uyandırıldık. Ben üstümde yatan, yılmaz Ast
subay’ın ayakkabısını giydim 41 numara oysa
benimki 42 numara bu aykkabılarla 3 saat 40 dk. 40
km koştum.