| FIKRALAR | ||||||||||||
|
||||||||||||
| ASKER FIKRALARI | ||||||||||||
| ADIYAMANLI
Adiyamanli nin biri izmirde yedeksubay okulunda askerlik yapmaktadir. Hafta sonlari carsi izinlerinde kiz tavlama calisir ancak basaramaz. Ayni yerde askerlik yapan izmirliler Adiyamanli ile dalga gecerek sorarlar; --Adiyamanli, bu hafta carsida ne yaptin. --Konak meydaninda denizi seyrettim. --Yahu ne diye boklu denizi sayrettin. Kizlara takilsana. Ertesi hafta Adiyamanli Karsiyakaya gecer ve yine kiz tavlamayi basaramaz. Izmirliler yine dalga gecerek "Boklu denizi seyredecegine arkana donup apartmanlara baksaydin ya" derler. Bu sefer Adiyamanli Karsiyakaya gecerek apartmanlara bakmaya baslar. O da ne bir bayan el salliyor. Hemen gider ve bayanin dairesinin kapisini calar. Karsisina ortayasli uzerinde seksi bir gecelik bulunan bir bayan cikar. Biraz sohbet ve tanisma faslindan sonra bayan sorar: --Nerede askerlik yapiyorsun? --Gaziemirde --Aaa benim oglumda seninle ayni yerde askerlik yapiyor. Simdi kiz arkadasiyla sinemaya gitti. Birazdan gelirler. Sen haftaya gel birlikte olalim. der. Adiyanli boluge dondugunde yine Izmirliler etrafini sararak sorarlar? -- Adiyamanli bu hafta ne haltettin? -- Bu hafta ne halt ettigimi bende anlamadim ama haftaya kesin birinizin anasini s.kecegim. AKILLI ER Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCCK bir öpücük sesi ve ardindan ŞIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin "Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir. Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir. Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik" diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir: "Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya... BOKUM GELDİ Çingenelerde bir adet vardır. Bir bebek doğunca annesi bir törenle onun adını koyar. Ama o anda ne söylerse ad olarak o kalır. Bir gün bir bebek doğmuş ve annesinin tam adını koyacağı sırada boku gelir. Ve "bokum geldiii!" diye bağırır ve cocuğun adı "bokum geldi" olarak kalır. Bokum geldi büyür ve askerlik cağı gelir. Askere gider ve komutan adını sorunca "bokum geldi" der. Komutan"git tuvalete yapta gel " der. Bokum geldı de gıder tuvalete ve gelir. Bu soru bir kaç kez devam eder. Sonunda bır arkadası "Onun adı bokum geldi komutanım" der. Günler böyle geçip giderken bokum geldinın askerde canı sıkılır ve kacmaya karar verir. Akşam olunca duvardan hoplayarak kacarken, komutan kaçtığını görür ve hemen bagırmaya baslar "BOKUM GELDİİİİ KACIYOR LANNNN!" bunu duyan askerler saf saf bakarlar. Komutan tekrar tekrar bagırır "BOKUM GELDİ KACIYORRR LANNN!" bunu duyan askerlerden bırı soyle bagırır "YAPINDAAA YAKALALIMMMM KOMUTANIMMMMMMMMMMM" DEVLET NEDİR? Komutan yeni gelen acemi birligindeki Kurt bir askere sorar "evladim soyle bakalim devlet nedir?" Asker "bilmiyorum komutanim der" komutan kizar ve "nasil bilmezsin "der ve Turk bir askera doner ve sorar "oglum Hasan soyle bakalim bu arkadasina devlet neymis." hasanda der "tamam komutanim" ve kurt askere doner ve "devlet bizim anamiz, bacimiz,babamiz. devlet bizim herseyimizdir "der. Komutan tekrar Kurt askere doner ve "ogrendinmi devlet neymis ,hadi bir de sen soyle devlet neymis bakalim?" Kurt asker soyle der "Komutanim devlet hesonun anasi,bacisi,babasi devlet hasonun herseyidir. "demis. HEMOROİD Bir USA Askeri Birliğinde ahçının yemekleri yüzünden millet hemoroid olmuş. Tam 107 kişi yatak yorgan yatıyormus. Bir gün Revire gezmeye gelen komutan her askerin önüne duruyor ve soruyormuş: - Merhaba asker , hastalığın nedir ? - Merhaba komutanım , hemeroidim var - Tedavi olarak ne yapıyorlar ? - İlaçlı pamuk efendim. - Bir arzun var mı asker ? - Bir an evvel iyileşip tekrar vazifeme dönmek istiyororum komutanım... Komutan herkesin önünde durup aynı soruları sormuş ve hep aynı cevapları alınca memnun olmuş. Sıra en son sıradakı adama gelmiş. Ona da aynı soruları sormaya başlamıs: - Merhaba asker , hastalığın nedir ? - Bademciklerimden rahatsızım efendim. - Öyle mi ? Peki ne ilaç kullanıyorlar ? - İlacli pamuk efendim. - Güzel. Peki bir isteğin var mı evladım? - Var, efendim. Mümkünse sıra bana gelince pamuğu değiştirseler diyecektim de.... KAPTAN II.dünya savaşı yılları ve kaptanımız savaş gemisi I.kaptanı.Girdiği her ama her iddiayı kazanma özelliğine sahip olan kaptanımız, açık denizde seyrederlerken, bir gün sonarcı yanına gelir: -Kaptan ileride düşman denizaltısı tespit ettim.Ne yapalım? -Kaçarsak kurtulur muyuz? -Hayır.O bizden hızlı yetişir ve torpiller.Kesin batacağız. -Kurtuluş yok mu? -Yok.Yaklaşık 30 dakika sonra torpili yemiş oluruz. -Tamam der sen burada kal,torpili yemeden 5dk önce de gel bana haber ver. Kaptan hemen anonsa geçer: -Bütün personelin dikkatine.Herkes güvertede toplansın.Eğlence yapacağız.Tüm personel katılacak. Tüm mürettebat eğlenceye başlar.Bir zaman sonra sonarcı gelir ve kaptana: -kaptan 5 dk sonra torpilleneceğiz. Kaptan tamam der ve personeline döner: -1000$ına iddiaya girerimki, bu gemiyi y***ımın bir vuruşuyla batırırım. Hemen hemen herkesle iddiaya girer.Paraları toplar.Bakar torpiller arkasında iz bırakarak geliyor.Kaldırır, diz çöker, vurur. Korkunç bir patlama.Gemi ortadan ikiye ayrıllır ve batar. Herkes can derdinde;yüzenler, sandala binenler... Kaptan da bir sandala yüzmekte.Hemen arkasında sonarcı.Hem yüzüyor hem küfrediyor: -O**pu Çocuğu, Eşşoğlueşek,Ulan TORPİLLER ISKA GEÇTİ!! KİM EN CESUR Kimin askeri daha cesur yarışması varmış. Karacının komutanı; -"Oğlum şu tankın altına atla!" demiş. Asker atlamış ölmüş. Havacının komutanı; -"Oğlum şu uçaktan betona paraşütsüz atla!" demiş. Asker ölmüş. Denizcinin komutanı; -"Oğlum şu geminin altına atla!" demiş. Asker: "Naah atlarım" demiş. Denizci komutanı dönüp; -"Bakın, benim askerim daha cesur, komutanına nah çekiyor!"; KURUSIKI Bir general, Komsu ülkeden gelen konuk Generale, hem hava atmak hemde erlerinin kendisine ve vatanina baglarini göstermek icin, üc erini ve karilarini yanina cagirir.Erlere birer kurusiki tabanca verir.Onlari yan odaya alir,erlerden karilarini öldürmelerini ister Konuk genarele " simdi bakiniz nasil itaatli vatansever erlerimiz var" der. Erler teker teker iceri girerler.Birinci er karisindan özürdileyip tüm sarjörü bosaltir. Tabii karisi ölmez Kursunlar kurusikidir .ikinci, ücüncü, dördüncü hep Böyle gitmektedir.Genaralin gözleri yasarmistir En son Giren erin ardindan iki general kursun seslerini dinlerken. Dan dan dan dan dan dan Sangirrrr.diye bir ses duyarlar.Isini bitirip cikan ere merakla sormuslar neydi o sangirrr sesi ? er yanitlamis Komutanim bana kurusiki kursun vermissiniz , Kari ölmeyince bende tuttum kariyi camdan attim. LAZER YAZICI Komutan emir erini çağırmış - Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir. - Emredersin komutanım. Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. -Lazer yazıcıyı getirdim komutanım. -Hani nerde lan? -Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır! -Ulan iyiki scanner istememişiz be! UZMAN Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölcüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış.Bir gün bunu komutana götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar.Komutan inanmamış. -"söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç demiş".Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve " 1.75 efendim demiş."Komutan "Doğru hayret nasıl bildin" demiş.Asker "Bilirim tabi efendim ben kereste uzmanıyım demiş" YENİÇERİLER Osmanlının balkanlara doğru yeni yeni yayılmaya başladığı dönem. Yeniçeriler balkanların iç kısımlarına doğru yavaş yavaş ilerken balkan halkının Osmanlı hakkındaki düşünceleri ve korkuları değişip evlerinden dışarıya çıkmaya başlıyorlar. O zamana kadar böyle cengaverler görmemiş olan halkın dikkatini en çok yeniçerilerin göğüs kılları çekiyor ve bir yeniçeri ile halktan bir kişi arasında şöyle bir diyalog geçiyor: -hiç böyle göğüs kılları görmemiştim bir tane hatıra olarak alabilirmiyim yeniçeri: -vitrini bozma bacım depodan verelim İNSAN KILÇIĞIDIR Yeni erler eğitim görüyordu.Ders veren üsteğmen, karadenizli birere insan iskeletini göstererek ne olduğunu sordu. Er : -İnsan kılçığıdır komutanım, dedi. ÖRDEK BÖREĞİ Acemi er, levazım başçavuşuna yakınır : -Başçavuşum, bize yemekte ördek böreği verdiler.Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu. -O halde? diye yanıtlar başçavuş.Sen hiç asker bisküvisi yedin mi? -Şey...yani evet, başçavuşum. -İçinden hiç asker çıktı mı, ulan! ÖNEMLİ ASKER Asker ordusu ormanda giderken, nehiri gecmek zorundalar.Komutan:üstünüzü cikartin ve önünüzü kapatarak karsiya gecin emrini verir,askerler elleriyle önünü kapatarak nehirden karsiya gecerken,iclerinden biri arkasini kapatarak devam eder,Komutan: sen neden tersini yapiyorsun? Asker "olur mu komutanim O kendini korur ama arka taraf kendini koruyamaz" AY TUTULMASI Albay, binbaşıya : -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz .O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya : -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene : -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda taalim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa : -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kiyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere : -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgaahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim techizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında : -Yarın sabah bizim basçavus Albayı tutukklayacakmış. BAYRAK Acemi erlerin dağıtım zamanı gelmişti.Herkes kurra torbasında sırasını bekliyordu. Derken sıra bizim Temele geldi. Komutan; ---Söyle bakalım Temel kurrada nerenin çıkmasını istersin??, Temel; ----Hiç farketmez Komutanım Vatan bir bayrak altında bölünmezlik aşkıyla yatan.. Komutan; ----Hadi kurranı çek bakalım. Temel kurrayı çeker birde bakarki Hakkari yüksekova sınır Jandarma komutanlığı, Temel; ---- Tüh beee,, Kim dikti lan bu bayrağı buralara............ SALAK ERLER İki çavuş iddaya girer hangimizin eri daha salak diye. İlk çavuş erini çağırır ve der ki; -Oğlum al şu 10 milyonu git bana bir araaba al. Er: -Baaaşüstüne çavuşum der gider. ikinci çavuş çağırır erini: -olum git bak bakayım ben evdemiyim der.. er: -baaşüstüne çavuşum der çıkar. bu iki salak er çarşıda karşılaşırlar erlerden biri: -yahu bende bir çavuş var o kadar salak ki bana para verdi git bana araba al diye lan keriz bugün pazar arabayı nerden bulayım.. diğer er: -yahu benim ki daha salak yok gidip kenddisi evdemiyiş değilmiymiş diye bakacakmışım be ey lavuk yanında koskaca askeriyenin telefonu var evi arada sorsana... ASKER TEMEL Asker Temel içki içmeyi çok severmiş.Bir gün komutan duvara bir yazı yazmış:"İÇKİ ÖLDÜRÜR" Asker Temel sabah bu yazıyı görünce yanına ekler:"ASKER ÖLÜMDEN KORKMAZ" LAZER Komutan bölüğe bir bilgisayar aldırır ancak yazıcı almayı unutur. Postasını çağırır ve ona 'git bana bir lazer yazıcı getir' der. postası gider bölüğün içindeki bütün erlere laz olup olmadığını sorar, bir laz bulur ve komutanın yanına getirir. komutan postasına 'bu kim ' diye sorar ve posta komutana 'bir tane laz er getirdim' der.Komutan ise 'iyi ki scan-er istemedik'der ve asker de 'onu da bulabilirim komutanım ' der. TEK ASKER Manevra varmış. Temel elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş : -Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?? Temel cevaplamış. Şu yandan, bu yandan, Arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan. Temel bunları da cevaplamış. Komutan en sonunda : -Ya düşman tepeden gelirse? deyince. Temel dayanamamış ve : -Habu memleketin tek askeru ben miyum koomitanum daa! TOS-BA-ĞA Komutan bir gün askerleri sıraya diziyor ve okuma bilenler ve bilmiyenleri ayırıyor.Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesini istiyor ve 1 hafta zaman verıyor.Okumayı öğrenenlerede benden 1 hafta izin diyor ve 1 hafta sonra komutan askerleri bir kara tahta önüne topluyor ve tahtaya kaplumbağa yazıyor ve hadi okuya bilen varmı diyor ama kimseden ses soluk yok.Komutan hadi size bir şans daha diyor ve size yazdığım kelimenin resmini çizecem diyor ve kafasını,ayaklarını,kabuğunu falan çiziyor ve hemen askerlerden biri atlıyor. Komutanım ben buldum okuya bilirmiyim diyor ve komutan tabiki diyerek hadi oku bakim diyor ve (asker heceleyerek)tos-ba-ğa diyor. KAPTAN BRAVO Günün birinde acik denizlerde yol alirken, gözcü seslenmis diregin tepesinden, "heyyoooo, uzakta bir korsan gemisi göründüüüüü... " Bunun üzerine tüm mürettebat dehset icinde saga sola kosusturmaya baslamis. Kaptan Bravo sakin bir sesle yardimcisina seslenmis, "bana kirmizi gömlegimi getirin." Yardimci derhal kaptanin kirmizi gömlegini getirmis... Bravo gömlegi giyerken adamlarini savas düzenine sokmus ve korsanlari yenmis... Daha sonra, gözcü bu kez bir degil, iki korsan gemisini tespit etmis uzaklarda... Kaptan Bravo bu kez de kirmizi gömlegini istemis ve yine korsanlari duman etmis. O aksam, bütün mürettebat güvertede oturmus, o günkü zaferi konusurken, adamlardan biri kaptana sormus: "Kaptanim, niye savastan önce kirmizi gömleginizi istiyorsunuz, cok merak ettik de, bagislayin sormakla bir kusur ediyorsam..." Bravo soruyu cevaplamis: "Sundan istiyorum evladim... Eger saldiri sirasinda yaralanirsam kirmizi gömlek akan kanimi belli etmez, böylelikle siz de korkusuzca düsmanlarimiza direnmeyi sürdürürsünüz. "Ortaligi bir sessizlik kaplamis, sadece denizin sipirtisi ve rüzgarin yelkenlere dokunusu duyuluyormus... Adamlarin yürekleri kaptanlarinin cesaretine duyduklari hayranlikla güm be de güm atiyormus... Safak sökerken gözcü bu kez bir degil, iki degil, ama tam ON korsan gemisinin yaklasmakta oldugunu tespit etmis. Mürettebat kutsayici bir sessizlikle kaptanlarina bakarak, onun o artik alisilagelen kirmizi gömlek talebinde bulunmasini beklemeye baslamislar. Kaptan Bravo celik gibi gözleriyle gemisine yaklasan korsan filosuna bakmis, sonra korkusuzca adamlarina dönmüs ve sakin bir sesle bagirmis: "Kahverengi pantolonumu getirin bana!" KAMUFLAJ Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes cuvallara giriyor, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor... Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı.... İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene beğeniyor.. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar... Enson çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok... Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sızmaya başlıyor.. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: 'Patateeeeeees' GERİ ZEKALI KAMYON ŞOFÖRÜ Mehmet er olarak askerliğini yapmaktadır. Ve komutan her gün Mehmet'i 10 km. uzaktaki şehir merkezine yürüyerek gönderir ve kendisine günlük bir Hürriyet gazetesi aldırır. Mehmet her ince şehir merkezine yürüyerek gider ve ogleden sonra saat 15,00e doğru da kışlaya geri gelerek komutanına aldığı gazeteyi verir. Aradan 10-15 gün geçer ve Mehmet hergün ayni işlemi yapmaktadır. Bir gün Mehmet bu adar uzun yolu hergün gitmeye dayanamaz ve şehre gazete almaya gittiğinde aynı Hürriyet gazetesinden 4 adet alır ve karargaha geri döner ve komutana gazetelerden bir tanesini verir. Diğer 3 gazeteyi de kendisinde saklar. 2. gün Mehmet sanki şehre gitmis gibi yapar ve garnizonda sota yerlerde oyalanır ve öğleden sonra saat 15,00 e dogru dün aldığı Hürriyet gazetelerinden birisini daha komutana verir. 3. gün Mehmet şehre gitmez ve ogleden sonra saat 15,00 e dogru komutanın yanına giderek aldığı gazetlerden bir tanesini daha verir. 4. gün de ayni şeyi yapar ki; komutan Mehmete hışımla seslenir ve derki: 'Sen bu gazetelere gelirken göz gezdiriyor musun, bakıyor musun? ' Mehmet endişe ile ve korkarak 'hayır komutanım hiç bakmıyorum' der. Komutan tebessüm ederek Mehmet'i yanına çağırır ve der ki 'Gel o zaman sana komik bir şey göstereyim, geri zekalı bir şoför, 3 gündür ayni araba ile ayni ağaca çarpıyor... Bak 3 gündür gazetede adamın da, carptığı arabanın da agacın da resimlerini koyuyorlar' der. DİKTATÖR Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış. Diktatör arkasını dönüp: 'Kim hapşırdı demiş: ' Askerler korkudan bir şey söyleyememiş. Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş. Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş. Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdıgını soyleyememiş. Bunun uzerine diktator ikinci sırayı kursuna dizmiş. Biraz sonra yine birisi hapşırmış. Diktatör arkasını donup sormus kim hapşırdı diye. Bi asker ben hapşırdım demiş . Diktatör general askere dönüp: Çok yaşa demiş. ÇABUK ÇAĞIR Yüzbasinin çok sevdigi ve güvendigi Onbasi Mehmet'in cezalandirdigi er, yüzbasinin karsisinda : -Komutanim benim bir sikayetim var. -Söyle. -Mehmet onbasi beni dögdi. -Git, ben onun cezasini veririm. -Ama yüzbasim; hem dögdi , hem sögdi. -Anladim, git cezasini veririm. -Anama babama laf etti. -Git cezasini veririz dedik ya. -Benim anam da yohtur, babam da yohtur.< -Allah rahmet eylesin.Benim de öyle.Sen git anladim. -Ama yüzbasim, Mehmet onbasi benim anamaa da laf etti , babama da laf etti.Anam da yohtur, babam da yohtur.Anam da sensin, babam da sensin. Yüzbasi : -Derhal kos; çagir Mehmet Onbasi'yi buraaya! dedi. BİSKÜVİ Acemi er, levazim basçavusuna yakinir : -Basçavusum, bize yemekte ördek böregi vverdiler.Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu. -O halde? diye yanitlar basçavus. Seen hiç asker bisküvisi yedin mi? -Sey...yani evet, basçavusum. -Içinden hiç asker çikti mi, ulan! YAHUDİ ASKER 2'ci Dunya Savasi sirasinda Rus ordulari geri celiyorlar. Ve rus generali durumu kurtarmak icin askerleri tesvik etmeye karar vermis. Her getirilen olu nazi icin 10 ruble vaad etmis. Askerler saldirdilar. Catismadan sonra kimi 1 kimi 3 cesed getiriyorlar ve paralarini cash aliyorlar. Bu ara bir yahudi asker bir vagon surukleyerek getirdi Vagonun kapisini acti - icerisi ceset doluydu General bunu gorunce sasirdi ve askeri kenara cekerek soyle dedi. ' Asker ,anlarsin ya butcemiz zaif ,haydi ben sana 7.50 ruble cesetbasi verim' Asker 'olmaz' dedi' zaaten bana gelis fiyati 8.30 ruble ' 30 DERECE DOĞUYA Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan koskundeki komutan tam karsida ve uzakta uzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal gondererek su mesaji gecmis: -'Derhal rotanizi 30 derece doguya cevirriniz' Karsindan aninda cevap gelmis: -'Sen rotani 30 derece batiya cevir!' Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis: -'Rotani derhal 30 derece doguya cevir, emrediyorum!' Karsidan cevap: -'Asil sen rotani 30 derece batiya cevirreceksin!' Komutan ofkeden kuplere binmis, bir mesaj daha yollamis-'Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya cevir!' Cevap: -'Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya cevir' Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj gondermis: -'Burasi bir savas gemisi, derhal rotanii 30 derece batiya cevirmezsen atese baslayacagiz' Karsidan cevap gelmis: -'Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an once 30 derece doguya cevirmezsen birazdan kayalara carpacaksin' AMİRAL KAPICI Adam zilzurna sarhos halde otelin kapisina gelir, kapida gordugu apoletli, sirmali uniformali adama seslenir: ... Heeey!, bana bir taxi cagir! adam hiddetle: -!- ben kapici degil, amiralim! ... oyleyse bana bir gemi cagir! :)) TEMEL DENEY YAPINCA Cenevre Tarim Konferansi'nda katilimcilarin her biri yaptiklari calismalari ve sonucta gerceklestirdiklerini verim artisini anlatiyormus. Sira Temel'e gelince, -Kuru fasülyeye gül asiladuk, demis. -Peki, punu niye yaptiniz? -Yellenince gül kokayi. BİZ BUNU İSTEMEDİK Kİ Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama isini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar. Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi?? Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris; 'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc... Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler: 'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.' TEMEL MODAYA UYARSA Bizim temel bi yerden duymus, es degistirme moda diye! - Ula Dursun demis.. 'Es degistirmek pek bi modaymis, hadi bu gece biz de degistirelim...' 'Tamam demis Dursun...' O gece Temel'lerin yatak odasi: -'Ula Dursun, bizim karilar su anda ne yapiyor acaba?' PROPAGANDA Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere seyle seslenmis: - Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy. BU YENİ Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor 'bu ne kadar zamanda yapilmis diyor' temelde: 5 yilda diye cevap veriyor...-yazik bizde olsa 1 yil.. biraz sonra filan camiyi goruyo 'bu nekadar zamanda yapilmis' diye soruyor.. temelde: '2 yil diye cevap veriyor. turist: - yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor. Temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist.. temel: -2 ay diyor. adam gene: -yazik be bizde olsa 1 haftada biter,diyor. Temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor.. Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip.. -hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaaa.. TEMEL HIZ AYARINDA Temel Amerika'ya gitmis. Orada araba kullanirken yandaki yazilari okumaya baslamis. 'Speed Limit 80' Temel hizini 80'e ayarlamis. 'Speed Limit 60' Temel hizini 60'e ayarlamis. 'Speed Limit 40' Temel hizini 40'a ayarlamis. 'Speed Limit 20' Temel hizini 20'ye getirmis. Bu arada da iyice sinirlenmis. Daha sonra bir tabela daha gormus. 'WELCOME TO SPEED LİMİT'. TEMEL VE KÖPEĞİ Temel ve köpeği Karabaş trene binerler.Aynı kompartmandaki yolculardan biri Temel'e: -Köpeğinize dikkat edin lütfen,şu anda kocaman bir pirenin vücudumda dolaştığını hissediyorum. Temel gayet sakin: -Uy karabaşum dikkat edesun,bu adamda ppire vardur,sana ta geçebulur. İNANMAZSIN Kadinin biri evindeki dolaptan sikayetciymis. Çunku yoldan otobus gecince ses cikartiyormus. Dolabini yaptirmak icin kocasina soylemeden bir tamirci cagirmis tamirci eve gelmis ve dolabi neresinden ses ciktigini anlamak icin dolabin icine girmis ve otobusun gecmesini beklemis. Tamirci dolaptayken eve kadinin kocasi girmis ve dolaptan bir sey almak icin dolabi acmis bi bakmis icerde bir adam. Sormuş ne isin var burada diye adamda soyle cevap vermis: - valla abi otobus bekliyorum desem inaanmassin.... UNUTKAN TEMEL Temelde aşırı bir unutkanlık başlamış.Bu rahatsızlığı sebebiyle doktora gitmiş.Doktor Temel'e nesi olduğunu sormuş. Temel: -son günlerde çok unutkan oldum herşeyi çok çabuk unutuyorum demiş. Doktor: -hımm peki ne zamandan beri bu durum var? Temel: - ne durumu doktor bey? AYAKLARI UZUN Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri. adam -Birader napıyon sen? temel: -Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum adam: -Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana.. temel: -Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!! HOCAM TEMELE BİR ŞANS DAHA VER 35 yasini deviren Temel hala ilkokul diplomasini alamamistir. Ayni ogretmen de ona hala sans vermekte ama faydasi olmamaktadir. Trabzon ahalisi artik hocaya kizmaktadir. Bunun uzerine hoca Avni Aker,de kamuya acik son bir sinav daha yapmaya karar verir. Gun gelir ve sinav baslar. Hoca sorar:-2 kere 2 ne eder. Temel dusunur dusunur ve ....5 der. Stadtan bir ugultu yukselir. - Oglum heyecenlanma iyi dusun.Temel: ... 3 der. Stadtan daha yuksek bir ugultu yukselir. - Oglum sana son bir sans daha veriyorum. Heyecanlanma iyi dusun.Temel: -'4!' Stadtan: 'HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER, HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER!....! 3 VAMPİR 3 vampir varmış Biri alman biri ingiliz biriside bizim temel bunlar havada uçarlarken alman aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş: almana sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? Almman: -Aşağıdaki kadının kanını emdim . ingiliz aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş. İngiliz'e sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? İngiliz: -aşağıdaki adamın kanını emdim. Temel'de aşağıya inmiş oda ağzı burnu kan içinde gelmiş. Temel'e de sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? Temel. -Aşağıdaki direği görüyormusunuz? Vampirler: -Evet. Temel: -ama ben görmedim. |
||||||||||||