Menu
ANASAYFA
 
 

Albumleri
Ardindan yazilanlar


Başım Belada - Başım Belada 

Bugün yine düsünemiyeceğin kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler-tutar yani yok
Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte
Üstelik göğsümde yani tam şuramda
Kirli sakkalıyla bir eşkiya gezinmekte
Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça
Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komser yaklaşmakta...
 


Başım Belada - Hiç Bir Şeyimsin
Sen benim hiç bir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok cığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykum arasında cağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin
 

Başım Belada - Kalan Kalır
Vur sirtina, vur sirtina
Dostun oldum vur sirtina
Madem ki ben kaldiramam
Derdimi al vur sirtina

Duman kalir, duman kalir
Ocak tüter duman kalir
Ben yanarim hic tükenmem
Benden sonra duman kalir

Ah ne fayda, ah ne fayda
Kefen beyaz ha ne fayda
Bir hayina yas dökersin
Kadrin bilmez ah ne fayda

Kalan kalir, kalan kalir
Giden gider kalan kalir
Ben giderim geri gelmem
Benden sonra kalan kalir

Meydan kalir, meydan kalir
Yigit ölmez meydan kalir
Yere vurma hatirimi
Sana kahpe meydan kalir
 

Başım Belada - Bir Acayip Adam
suphi suphi bir acayip adam
suphi suphi benim canım ciğerim
kimse bilmez nereli olduğunu
suphi suphi bir acayip adam

suphi suphi susar akşama doğru
bir cebinde daskapital
bir cebinde daskapital
bir cebinde kenevir tohumu
suphi suphi bir acayip adam

suphi suphi benim canım ciğerim
fırtınadan arta kalmış bir teknede
tevekkül içinde görkemli sakalı
ve iğleti paltasıyla
gizlediği macerasıyla
bir acayip adam yaşardı
akşamları susardı ben konuşsam kızardı

bir sürgün kasabasıydı
bir eski zamandı hazirandı
çocuktum evden kaçmıştım
gelip ona sığınmıştım
küçücük bir koydu sığdı

burayı keşfeden belki oydu
uzaktan kasabanın ışıkları yanardı
içim anneyle dolardı ağlardım
suphi şöyle bir göz atardı
gizli bir cigara sarardı ağlardı
sonra barışırdık ben fülüt çalardım
cigara sönerdi ağlardık
nerden geldiğini bilmezdim
kimsesizdi belki kimliksizdi

onun macerası onu ilgilendirirdi
kimseye ilişmezdi
birşeylere küfrederdi hep
tedirgin bir balık gibi uyurdu
bazen kaybolurdu arardım
yağmurun altında dururdu
bir kalın kitabı vardı cebinde dururdu
hergün okurdu ben birşey anlamazdım
kapağını seyreder duymazdım
sakallı bir resimdi kimdi
nekadar mütebessimdi

sordum birgün suphiye
söylediklerini niye anlamıyorum diye
bildiklerini dedi yüzleştir hayatla
ve sınamaktan korkma
doğruyla yanlışı ozaman anlayabilirsin
ve onu anlıyabilirsin sonra gülerdi
günlerim yüzlerce ayrıtıyı merak etmekle geçerdi
sonra yine akşam olurdu suphi susardı
ben konuşsam kızardı tekneye martılar konardı
yüreğim suphiye yanardı ağlardım
suphi denize tükürürdü gökyüzünü tarardı ağ

bir sürgün kasabasıydı
bir eski zamandı hazirandı
çocuktum evden kaçmıştım
gelip ona sığınmıştım
bir gün aksilik oldu annem beni buldu
suphi kaçıp kayboldu
kasaba çalkalandı olay oldu
ben sustum kanım dondulardı
sonra barışırdık ben fülüt çalardım
yıldız kayardı ağlardık
suphi suphi bir acayip adam
suphi suphi benim canım ciğerim

kimse bilmez nereli olduğunu
suphi suphi bir acayip adam
suphi suphi susar akşama doğru
bir cebinde daskapital
bir cebinde daskapital
bir cebinde kenevir tohumu

suphi suphi bir acayip adam
suphi suphi benim canım ciğerim
polisler onu bulduğunda tekti felaketti
herkes meydanda birikti
karakoldan içeri girerken sanki mağrur bir tüfekti
ansızın dönüp bana baktı anladın mı dedi
anladım dedim anladım
ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde hiç ağlamadım
 

Başım Belada - Entel Maganda
Piposu agız kenarında
Bodrum'un entel barında
Herkesin yarğılamaktan
Kimse kalmamış yanında
Sakalları şarap tasında
Dikilmiş barın ortasında
Tanınsın diye bekliyor
Sanırsın dev aynasında
Bir eli televizyonda
Öteki eli basında
Birşeylerin tadı kalmış
Dişlerinin arasında
Başkalarına hümanist
Karısına karşı dayı
Nasil beceriyor bilmem
Ikisi birden olmayı
Konuşurken solcusun
Yaşarken karambolcusun
Oportunizme bulaşmış
Tipik bir orta yolcusun
Bir Allahcı bir kulcusun
Bir davulcu bir pulcusun
Ne kadar inkar etsen de
Hem jigolo hem dulcusun
O yandasın bu yandasın
Hovardasın hep bardasın
Artık rol yapmayı bırak
Sen bir entel magandasın
Behey sanat hırsızı
Behey üretme kabızı
Birazcık efendi ol
Birak elinden şu sazı
 

Başım Belada - Ayrılığın Hediyesi
Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında...
Gecenin avutulmamıs ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun.

Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun, son olsun.

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun.

Kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık
tebessümü
Bütün saatleri öyleyce
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete
çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun,
ne olacaksa olsun...
 

Başım Belada - Gel Haydi Gel
Güller solmadan önce gel
gecenin yarısında gel
gizli gizli gel sessiz gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel
bak ben gelmeden önce gel
ben sana gel demeden gel
işte şimdi gel hadi gel

uykulara karışmadan
yastığımız buruşmadan
rakımız mayışmadan gel
gün sabaha kavuşmadan
ayaklarım dolaşmadan
arzular savuşmadan gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel

ateş sönmeden önce gel
sabahın serininde gel
ıslak ıslak gel titre gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel
şarkım bitmeden önce gel
söyleyince gel çabuk gel
hadi hadi gel şimdi gel

uykulara karışmadan
yastığımız buruşmadan
rakımız mayışmadan gel
gün sabaha kavuşmadan
ayaklarım dolaşmadan
arzular savuşmadan gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel
 

Başım Belada - Oy Havar
Yangınlar
Kahpe fakları
Korku cığlıkları
Ve irin selleri aç yırtıcılar
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
Bir cana bir başa kalmışsın vay vay
Pasatsız duldasız üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın
Oy sevmişem ben seni
Üsküdar'dan bu yana lo kimin yurdu
He canim
Çiçek dağı kıtlık kıran
Gül açmaz çağla dökmez
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü medetsiz Munzur
Şahmurat suyu kan akar
Ve ben şairim...
Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi
Korkusuz pazarlıksız
Kül elenmemiş
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim
Ne kinsiz bir rüzgar
Mısra dökeyim
Oy sevmişem ben seni!
Ve sen daha demincek
Yıllarda geçse demincek
Bıcaklanmış dal gibi ayrı düştüğüm
Ömrümüm sebebi ustam, sevgilim
Yaram derine gitmiş
Fitil tutmaz bilirim
Ama hesap dağlarladır
Umut dağlarla
Düşün uzay cağında bir ayağımız
Ham carık kıl çorapta olsa da biri
Düşün olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda
Atıp bir kıyıya bir zamanı
Yarının çocukları gülleri için
Herbirinin ayva tüyü için çilleri için
Koymuş postasını
Görmüş restini
He canım
Sen getir üstünü
Oy Havar
Muhammed, İsa aşkına
Yattığım ranza aşkına
Deeey dağları un eder ferhadın gürzü
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan ter içinde asi
He desem koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni!
 





<< Geri dön Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Ozgur yasam © 2002 sitenin hicbir kurum kurulus yada orgutle bagi yoktur 
Hosted by www.Geocities.ws

1