12 Nisan 2001
Davranissal Finans Uzerine 2:
Burada web sitemin ana sayfasinda yaklasik iki ay duran ankete verilen cevaplarin
yorumlanmasi ve Kahneman ve Tversky (1979) nin ayni sorularla yapmis oldugu anketle
karsilastirmali olarak verilmistir. Konu hakkinda daha ayrintili bilgi icin Davranissal Finans Uzerine 1 adli calismayi okuyabilirsiniz.
| Anket sonuclari:
Davranissal Finans Uzerine 1 adli yazimda da belirttigimiz gibi
davranissal finans, rasyonellik ile cok yakindan iliskilidir. Peki ama bu kadar cok
konusulan rasyonellik nedir? Bir yatirimcinin rasyonel olup olmadigini nasil
anlayabiliriz? Gunumuzde pek cok ekonomist bilgisayar teknolojisindeki gelismelerden
yararlanarak, sanal dunyalar yaratmakta ve insanlar uzerinde deneyler yapmaktadir. Bende
kendi capimda cok ufak bir anket yaparak bazi sorulara cevaplar bulmaya calistim.
Yaklasik 2 aydir anasayfada bulunan anketteki sorular yanda verilmektedir, eger hala
cevap vermediyseniz cevap verebilirsiniz.
Ankete benim bu yaziyi yazdigim tarihte verilmis olan cevaplar ise asagida verilmistir.
Soru 1:Asagidakilerden hangisini
tercih edersiniz?
Soru 2: Asagidakilerden hangisini
tercih edersiniz?
Simdi ekonomistlerin kabul ettigi sekilde rasyonel davranan bir yatirimci eger 1.
soruya verdigi cevap "%25 olasilikla 3 milyar kazanmayi" ise bu durumda ikinci
soruya da "%100 ihtimalle 3 milyar kazanmayi" secenegini secmesi gerekirdi. Niye
oldugunu merak edenler icin bir aciklamayi dip not olarak yaziyorum.
Benzeri sekilde eger ikinci soruya verdigi cevap 1. secenek ise, bu durumda 1. soruda da
1. secenegi secmesi (ekonomik anlamda) rasyonel kararlar aldigini gostermektedir. |
|
Ankete ben bu yaziyi yazdigim zaman 130 cevap verilmisti ve elde edilen sonuclar
sorularin yanlarina yazilmistir. Buna gore, yatirimcilarin %75i 2. soruya, "%100
ihtimalle 3 milyar kazanmayi" cevabini vermistir. Eger bu yatirimcilar, 1. soruya
cevap verenlerle ayni grup ise, bu durumda bu yatirimcilarin %75 nin 1. soruya "%25
olasilikla 3 milyar kazanmayi" cevabini vermesini beklerdik. Goruldugu gibi bu oran
biraz daha dusuktur ve %53 olarak gerceklesmistir.
Buradan ne gibi sonuclar cikarabiliriz? Oncelikle diyebilirim ki, ankete verilen cevap
sayisi cok fazla olmadigi icin standard sapmasi biraz yuksektir. Ama yine de 0.75 ile 0.53
arasindaki farkin istatiksel olarak anlamli oldugunu gorebiliriz. (Ilgilenenler dip notlarda bazi hesaplamalar bulabilirler.)
Kahneman ve Tversky (1979) yapmis oldugu benzeri bir ankete (3 milyarin 3.000 dolar
olarak degistirilmis haliyle) yatirimcilarin verdigi cevaplarda yukarida "Amerikali
yatirimcilarca verilen cevaplar" basligi altinda verilmistir. Goruldugu gibi bizim
anketimize verilen cevaplardan oldukca farkli sonuclar elde edilmistir burada. Kahneman ve
Tversky nin inceledigi gruptaki yatirimcilarin ilk soruya verdikleri cevap daha riskli
secenek (2. secenek) olurken, ikinci soruya verdikleri cevap ise daha kesin kazanc (1.
secenek) yonunde yogunlasmistir. Buradan bazi sonuclar cikarmak mumkundur. Oncelikle bizim
yaptigimiz ankete verilen cevaplarin daha rasyonel oldugunu belirtebiliriz. Bizim ankete
verilen cevaplar, Amerikali yatirimcilarin verdikleri cevaplara gore daha cok akil
kullanilarak ve "duygusalliktan" siyrilmis sekilde gerceklesmistir. Bu ilginctir
cunku, bir anlamda Turkiyedeki yatirimcilarin daha "rasyonel" kararlar
alabildigini ve duygularindan siyrilarak daha dogru kararlar verebildigini dusundurebilir.
Dogrusu bu yorum ilginc ve beklenmedik bir sonuc olacaktir cunku benim kisisel gozlemim
Turkiyedeki yatirimcilarin cogu zaman asiri duygusal davrandigi yonundedir.
Fakat bir noktanin altini cizmek hatali yorum yapmamizi sanirim engeller. Bu ankete
verilen cevaplar yalnizca benim hazirlamis oldugum web sitesine gelenler tarafindan
verilen cevaplardir ve bu siteye gelen ziyaretcilerin Turkiye'deki ortalama
yatirimcilardan cok daha fazla arastirma yaptigini ve bilgili oldugunu tahmin ediyorum. Bu
yuzden de, bu siteye gelen ziyaretcilerin, Amerikali ortalama bir
yatirimciya gore olasilik hesaplarini daha iyi yaptigini, daha az duygusal davrandigini ve
daha rasyonel kararlar aldigini belirtebiliriz. Ama bu yorumu Turkiye geneline yaymak
kanimca dogru olmaz.
Risk seven mi sevmeyen mi?
Genellikle bu tip anketlerde yatirimcilarin cogu ikinci soruda "kesin
kazanci" secerken, ilk soruda ise daha riskli olan karari secerler. Yani yatirimcilar
alinan riske gore ve yatiriminin buyuklugune gore bazen daha cok riski almaya razi
olurlarken bazen de riski engellemeye calisirlar. Buna bir aciklama olarak genel olarak
yatirimcilarin "kaybetmekten nefret ettikleri" icin boyle
davandiklari ifade edilmektedir. Kaybetmekten nefret eden yatirimcilar %100 gibi kesin
yatirimlara agirlik verirler. Ote yandan bir diger nedeni ise yatirimcilarin olasilik
hesaplarini dogru olarak yapmamalaridir. Daha acik bir sekilde ifade edersek
yatirimcilarin kafasinda %20 ile %25 neredeyse aynidir. Benzeri konulardaki bir yazi icin Davranissal Finans Uzerine 1 adli yaziya goz atabilirsiniz.
Bunun disinda buradaki anket sorularindan anlasilmayan ama genellikle gorulen baska bir
yatirimci davranisi ise gecmisteki alinan kararlarin ve buna bagli elde edilen sonuclarin
yatirimcilarin gelecekteki kararlarini degisik sekillerde etkilemesidir. Mesela
yatirimcilar eger gecmisteki kayipla sonuclanan kararlarindan bir anlamda kendilerine ders
cikarirlar ve baska kayiplari engellemek icin ellerine gecen ilk firsati
degerlendirmeye calisirlar. Ornek mi? Cok rastlanilan ve anlatilan bir durum sanirim iyi
bir ornek olur. Pek cok yatirimci bir senedi alir, sonra senedin fiyati duser ve yatirimci
ciddi bir kayba ugrar. Bu kayip sirasinda "kaybetmeyi sevmedigi icin" Stop loss
uygulmaz ve Stop loss uygulamadigi icin de uzunca bir sure elindeki senedi satamaz. Sonra
senedin fiyati yukselip eski degerine geldiginde ise yatirimci hemen elindeki mali satar.
Halbuki senedi fiyati bu satistan sonra hizlanarak yukselmeye devam eder. Yatirimcinin
satisindaki temel durtu ilginc sekilde daha once satmamasindaki durtuyle benzer durtudur
yani "yeniden kaybetme korkusudur". Bunun benzeri bir hikayede "umut"
uzerine kurulabilir.
Sonuc olarak diyebiliriz ki "korku" ve "umut" yatirimcilarin
kararlarinin arkasindaki temel durtu olarak kabul edilmektedir. Temel sorun olarak da korkulmasi
gereken donemlerde umutlanildigi ve umutlanilmasi gereken donemlerde
korkuldugudur. Bu tip konular, geleneksel ekonomi ve finans literaturunde
deginilmeyen konulardir cunku "rasyonellik" ile ortusmemektedir. Ama oyle
goruluyor ki, 1990'li yillarda baslayan calismalar artik meyvalarini vermeye baslamistir
hatta artik "behavioral finance" (davranissal finans) bir suredir okullarda ders
olarak okutulmaktadir.
Oyle goruluyor ki, yatirimcilarin basarili olabilmeleri icin oncelikle kendilerini cok
iyi tanimalari gerekmektedir. Bu da kendi zayif noktalarini iyi tanimaktan gecer ve bu
nedenden dolayi da davranissal finansin ilgilendigi konular yatirimci acisindan cok onem
kazanmaktadir.
Referanslar:
Kahneman, D. and A. Tversky (1979), "Prospect Theory:An Analysis of Decision Under
Risk", Econometrica, 47:263-291.
Notlar
1)
Yatirimcinin fayda fonksiyonunu U(x) olarak gosterelim. Ornek olarak yatirimciya x
miktarindaki bir tuketimin saglayacagi fayda U(x) kadardir. Mesela 3 milyarin yatirimciya
sagladigi fayda, U(3 milyar) seklinde. Ekonomi literaturunde genel kabul goren bir
varsayim, yatirimcilarin beklenen faydalarini maksimize etmeye calismalaridir. Bu durumda,
Eger bir yatirimci %25 olasilikla 3 milyar kazanmayi %20 ihtimalle 4 milyar kazanmaya
tercih ediyorsa bunu
%25*U(3 milyar) > %20 * U(4 milyar)
yada kisaca
0.25*U(3) > 0.20*U(4)
seklinde gosterebiliriz. Bu esitsizligin her iki tarafini da 4 ile carparsak,
U(3) > 0.8*U(4)
esitsizligini elde ederiz. Bu da demektir ki, %100 olasilikla 3 milyar kazanmayi, %80
olasilikla 4 milyar kazanmaya tercih etmesi gerekir.
2)
Binomial dagilim varsayimi altinda olasiligin standard sapmasi sqrt(p*(1-p)/N)
seklindedir. sqrt : karekok, p=0.53, ve N de 130 dur. Bu durumda yaklasik olarak
standard sapma=0.04 dur.
Bu da yaklasik olarak 0.95 ihtimalle olasiligin olabilir en yuksek degeri
0.53+2*0.04=0.61 dir. Bu deger 0.75 den kucuktur. Bunun yani sira,
std(p1-p2)=sqrt(p1*(1-p1)/N + p2*(1-p2)/N)
dir. Burada p1=0.53 ve p2=0.75 dir. Yani bu deger 0.75 ile 0.53 arasindaki farkin
standard sapmasini verir (N nin bagimsizca belirlendigi varsayimi altinda, ne derece dogru
bir varsayim oldugu tartisma konusu tabii!) bu deger de,
std(p1-p2)=0.058
seklinde bulunur. 0.75 ile 0.53 arasindaki fark, 0.75-0.53=0.22 dir ve standard
sapmadan (0.22/0.058=3.8 > 2) cok daha buyuktur.