"...Sevgililerin birbirlerine verdikleri söz,ve tutulan söz!"

               "Daha önce görmüştüm,daha önce yapmıştım, daha önce gerçekleştirmiştim duygusu ile Clara'yı öpmedim hiç, hatta elini bile tutmadım."

               "Daha önce sevmiştim duygusuyla da! Aşk, el değmemiş olarak kalabilir,heyecan da öyle."

               "Aylar da geçse, yıllar da geçse!"
               "Hayat bıkılacak kadar uzun değil!"
               "^"

               Merhaba Canım;

               Sensiz geçen günlerin kaçıncısına daha merhaba dedim bilmiyorum. Artık saymaktan yoruldum. Bir kaç gecedir de hiç uğramıyorsun! :( Biliyomusun canım; seni çok özledim. Gün geçtikçe hayalinde silikleşmeye, kaybolmaya başladı yoksa sen de mi?... :(

               Yokluğuna hala alışamadım...

               Dün akşam annenlerdeydim canım. Biliyomusun sen gittikten sonra çilekli şarabın tadı bile değişti. Salatayı yine ben yaptım annenin istediği gibi... Bir an annenle göz göze geldik; yanaklarımı ıslatan bir kaç damla göz yaşını görünce saatlerce ağlaştık... Sen gittikten sonra her şey ters gidiyor. Bir gün hayatımın akışının 180 derece döneceğini tahmin bile edemezdim. Ama oluyor işte her şeyi bir yere kadar taşıyor insan sonrası M = H - G... Yemekten sonra babanla oturup ülkeyi kurtardık... Gençlik yıllarında iyi bir müzisyenmiş baban. Ve senden sonra ilk defa gitarı elime aldım... Hani Barış abi için bir şiir yazmıştın ya onu besteledim dün akşam. Sonra baban Barış Manço çok değerli bir adamdı.... diye anlatmaya başladı... Bir sure sonra durdu ve tepeden tırnağa beni süzdü; "Aferin evlat!"... Ne demek istediğini sanırım anlamıştım... Geceyi anılarınla dolu bir yerde geçirdim. Tüm gece seni izledim odanın her yerinde sen vardın çünkü!... Yatağın hala bıraktığın gibi, karşısına geçip gün ağarana kadar yastığının yanıbaşında bir kalemle dertleşirken bulduğum günlüğünü okudum... Sayfaları çevirdikçe kanatlarının belirginleştiğini hissettim. Şimdi günlüğüne kaldığın yerden ben devam ediyorum!Tıpkı senin yaptığın gibi... Her gün değil de her hafta sonu geleceğime dair, sana veremediğim sözü annene verdim. Geride senin anılarınla dolu bir ev bırakırken; "Evlat yine gel sana anlatacak daha çok şeyim var! Belki eski plaklara bakar bir kaç ritim tıklatırız." diyordu baban... O da çok özlemişti seni....

               Biliyomusun Canım seni çok özledim!

               Hani sen hep derdin ya; "Sen bir gün çok büyük bir yazar olacaksın. Ama bir de inat etmeyip yazmaya başlasan!"... Yıllar sonra yazmaya başladım. Şimdi seni sana anlatıyorum. Dünyanın haberdar olması gereken dünyalar kadar büyük ve kutsal bir kalp var ne de olsa! Geçen gün eski yayıncımı gördüm. Yıllar sonra beni unutmamıştı. Seni sordu, ona seni seni anlattım o da bana!

               Biliyomusun canım sen gittikten sonra çok şey değişti! Saçlarımı kestirdim,şimdi kısacıklar... Sonra acayip karizma yaptım. :)= Artık otobüse binince herkes bana bakıyor! Anne bak; SATANİST!... :)= Sen gittikten sonra sensiz bir doğum günü kutladım. Ama sen yokken kimse hatırlamadı yeni dostlarım dışında. Yeni sanal dostlarım var. Sanırım 7 yıldır ilk defa sanal ortamda bir şeyler değişiyor. Doğum günümü onlar hiç unutmadı. O gün ortak dostlarımızdan hiç kimsecikler yoktu. Sadece yeni dostlarımız vardı canım. Hele biri tıpkı senin gibi çivi deliklerinden şikayetçi. Biliyomusun İspanya'dan bile doğum günü hediyesi geldi; gerçi henüz görmedim ama olsun. :)= Son günlerde kıpır kıpırım. Nerdeyse kapı gıcırtısında oynarmışım öyle dediler işte... Okullar açılalı 2 hafta oldu. Oldukça ilginç bir sınıfım var. Gerçi pek derslere girmedim şu an için. Günün büyük bir kısmı bilgisayar basında geçiyor. Yeni bir dostum daha daha var! Bir kaç gündür de bir kız var peşimde, yeni dostumun dediğine göre asılıyomuş... :)= Kızmadın değil mi?... Gecen gün şebnemi gördüm. Seni sordu gitti dedim, üzüldü. Sonra ben de artık kısa cümleler kuracağım diye söz verdim ona! Sen gittikten sonra değişmeyen şeyler de var tabii. Hala vakıfbankın ATM si 2 de 1 bozuluyor... Sonra hala Hakan'ı dinliyorum ve bir de sivri var tabii! Dün bir dosta söz verdim yemekten sonra gelicem diye yine atm kurbanı oldum işte.. :)= Sanırım son günlerde çok yoruldum, bilgisayar monitöründe bazen seni görüyorum yoksa o sen misin?. Biraz dinlenmem lazım..... Hatırlıyor musun en az sen de benim kadar isterdin! Evet bu yıl Anadolu Üni. Sinema-Tv'yi kazandım. Ama hala buradayım. Bu şehri bırakıp gidemedim işte. Sanırım kendinden sonra beni bu şehre de aşık ettin... :-) Geçen gün tek başıma dolaştım birazcık eski günleri özledim galiba. Çınar'a gittim. Gişedeki renkli gözlü kıza yine aynı soruyu sordum;

               "Hanım efendi! Gözleriniz lens mi?" ve yine aynı cevap;

               "HAYIR!"... :-) Oysa ne kadar da emindin değil mi?

               Bu arada Star Wars geldi! Biletler hala cebimde her halde bir gün giderim. Sonra Pasaporta gittim. Bir yere oturup dalgaları izledim,simidimi martılarla paylaştım... Kendisinden daha ağır bir yükü omuzlarına almış simitçi çocuğun hikayesini dinledim. Sonra bana dönüp;

               "Abi senin de bir hikayen vardır de mi?"

               Yüzündeki tebessümle bıraktım onu....

               Bu günlerde canım oldukça sıkkın! Aslında yerinde duramayan biriyim ama sanırım birazcık doldum... Biliyomusun? Tavşan dişlerinle "Beni seviyosun mu? seviyosun seviyosun" deyişini özledim. Biliyomusun aşık olmayı özledim.....

               Söz vermedim giderken, dönmeni beklerken, şeytana uyup ta unutursam

               AFFET!...




Ana Sayfa | Şiirler | Gitar Sayfası | Güzel Sözler | Bir Mektup | Çocuklardan Tanrıya Mektuplar| Gülünç | Ben Kimim | Delikanlı Ben Kimim | Linkler
1 1
Hosted by www.Geocities.ws