| Bahçeli Evler Tasası/Tasarımı, Sait Kozacıoğlu
|
|
|
Son yarım yüzyılda yaşadığımız hızlı kentleşme kentlerde yerleşim alanlarının yoğunlaşması ile birlikte gerçekleşti. Bu dönemde “bahçeli ev mimarisi” neredeyse unutuldu. Şimdi ülkemiz orta sınıfları bahçeli evi yeniden keşfediyor. Bu mimarlık açısından sancılı bir süreç. Çünkü imge yitirilmiş. Gelenek geliştirilmemiş. Yapılanlar kendini eleştirme imkanından yoksun bir taleple biçimleniyor: (1) Apartman yavruları – bodrum, zemin, üstkat, çatı katı derken dört kata ulaşıveriyor; (2) Yazlık Kooperatifi azmanları – kıyıları saran minimum mimari girdili, maksimum tekrarlı dokuların biraz daha pahalı birimlerle kentleri sarması; (3) Hayalgücü yoksunluğunu (a) Çakırhan nostaljisi ile, (b) Kütük ev rustikliği/kolaycılığı ile, (c) Amerikan hazır ev taklitciliği ile aşma çabaları. Biz 1992 yılından beri bu sorunsal üzerinde çalışıyoruz. İncekde projelendirdiğimiz PARK 28 sitesinde belli bir yol katettik. PARK 28’de araştırdıklarımız yapının tektonik kalitesi, ekonomik ve ekolojik faktörler, mekan sıralanışı, kullanım kolaylığı, mekanların döşendiğindeki işleyişi, ışık kalitesi, manzara kullanımı, iç ve dış mekan arasındaki ilişkilendirme ve estetik program olarak özetlenebilir. Yap-sat üretim şartlarında projenin belli bir deformasyona uğramasına – kitch detaylar, saçak kotunun 0,90 m, mahya kotunun 1,50 m yükseltilmesi gibi – rağmen özellikle dış mekanların şekillendirilmesi ve iç ve dış mekanın birbirine akışı açısından başarılı bir örnek-uygulama olmuştur. Bu uygulamadan aldığımız ders ise dış kitle ifadesinde özellikle aradığımız sadelik ve sükunetin kullanıcılar için de, üreticiler için de bir değer oluşturmadığıdır. Altı-yedi sene sonra aynı çevredeki yeni bir bahçeli evler sitesine yaklaşımımızda bahçeli ev kitlesinin tektoniğini daha farklı ele almamız gerektiğini düşünüyoruz. Toplumun ortak hafızasında yeralmayan bir “geri-plan mimarisi”ni zorlamak yerine, tektoniğinde yenilikçi bir “bahçeli ev mimarisi” amaçlıyoruz. Bahçeli ev mimarisini yeniden düşünürken avlu-atrium-hayat unsurlarından hareketle ön_bahçe-limonluk-galeri-avlu dizinine ulaşıyoruz. Bahçeli evin kendi başına duran bir tek kitle ifadesi (bahçe içinde yalnızlık) yerine ayrışmış ve farklılaşmış alt-kitleler bütünü ifadesini arıyoruz. Öneri, eş oranlı üç kâgir kitlenin bir ön bahçe ve bir arka avlu tanımlayacak şekilde konuşlandırılması, hafif bir galeri ile birbirleriyle irtibatlandırılması ve bir sera içinden sokağa baktırılması. Bu beş unsurun arsa geometrisi ve topoğrafyasına uyum sağlayarak değişik şekillerde biraraya gelmesi de söz konusu. Kâgir kitleler zemin katta salon, mutfak, ve bakıcı evi ile garajı üst katta ise üç veya dört yatak odasını barındıyor. Bu kitleler betonarme taşıyıcılı, dolu duvarlı ve kiremit örtülü ağır yapılar. Mutfak galeri içinden, salon ise doğrudan arka bahçede şekillendirilen (yarım) avluya açılıyor. Yol tarafında ise galeri limonluk içinden ön bahçeye açılıyor. Galeri hafif bir yapı, sığ bir metal çatıyla örtülü. Ahşap zeminli, serbest cidarları camekan. Heriki katta yatay sirkülasyonu taşıyor. Bütün ana (mutfak, salon, yatak odaları) ve yardımcı mekanlar (wc, banyo, gardrop, kiler, bakıcı bölümü) girişlerini galeriden alıyor. Ayrıca galeri üst katta avluya bakan bir kapalı balkon ve karşı yönde sera içinden geçen (tam anlamıyla) bir galeri oluyor. Limonluk iki kat yüksekliğinde ve içinde merdiven ve sokak kapısının yeraldığı bir cam yapı. Strüktürel cephe sistemi ile oluşturulmuş ve mühendislik hesaplarının elvereceği ölçüde aynı sistemle çatılandırılmış bir yapı. Dikey sirkülasyonu ve dış dünya ile ilişkileri taşıyor. Şeffaf, davet edici, yeşillik ve ışık dolu bir ara-yüz. Bir diğer işlevi de güneş enerjisinden etrafındaki masif kâgir duvarlarla kışın ısınma için; içinde yeralacak bitkilerle de yazın serinlenme için yararlanma. Elbetteki bu bir konsept. Kullanıcıların talepleriyle veya onları daha iyi yorumlayabilen üreticinin tercihleriyle şekillenecek, projeye dönüşecek. |
| Metinler | |
| Penta Web Dosyası |