HİPNOZ ASKERİ BİR SİLAH MI? Hipnoz askeri bir silah olarak kullanılıyor mu? İstihbarat örgütlerinin kullandığı beyin yıkama yöntemlerinden biri de hipnoz mu? Em. Kur. Albay Baha Kadıoğlu'nun Silahlı Kuvvetler Dergisi için kaleme aldığı makale... 29 Eylül 2004 Çarşamba 12:06
|
|
Aşağıda Silahlı
Kuvvetler dergisinde çıkmış bir makaleyi okuyacaksınız. Konunun uzmanı bir
askeri yetkili tarafından neşredilen bu makalenin sınırları çok geniş ve
insanın hayal sınırlarını zorluyor:
Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle
spekülasyona dayandığından bilimsel irdelemesini ve incelemesini yapmak
hemen hemen imkansız gibi bir şey.
Ancak, biz teorik planda yaptığımız
çalışmalar ve bazı pratik bilgilerimizin yol göstericiliği çerçevesinde
bir sonuca ulaşabilmekteyiz. Hipnoz gibi insanın bilinç altına inen, biliç
altı mekanizmalarını keşfeden ve insanın savunma mekanizmaların devre dışı
bırakan bir yöntemle hayal ufkumuzun ötesinde de bir şeyler yapılabiliriz.
Özellikle gizli haber alma örgütleri
tarafından uygulanan beyin yıkama yöntemleri bir nevi zorunlu hipnotik
trans gibi gelmektedir. CIA tarafından konu ile ilgili yayınlanmış gizli
bir raporda soğuk savaş döneminde KGB'in beyin yıkama ve insan eğitme
yöntemleri incelenmiş. Bu raporda insanın savunma sistemlerinin nasıl
yıkılabileceği ve yeni model bir insanın nasıl inşa edileceği detaylı
olarak anlatılmıştır.
Rejime muhalif insanların bu beyin yıkama
yöntemlerinden nasibini aldığı gibi, rejimin yanında gönüllü olan
insanların rejim ile tam bir uyum içerisinde birer robot gibi
çalıştırılabilmesi için de bu yöntemler uygulanmaktadır. Gönüllü hipnoz ve
benzeri seanslar ile bilinç altına girilen savunmasız birey rejimin tam
bir robotu olabilmektedir. Tüm düşünce kalıpları rejimin istediği insan
tipini inşa eden, gerektiğinde bir terörist, gerektiğinde bir sabotajcı
gibi eğitilmesine imkan vermektedir.
Konu ile ilgili çalışmalar sanat kültür
hayatına konu olmuş ve bir çok özgün sanat eseri yapılmıştır. Bunlarla
ilgili yazılan romanlar, senaryolar, tiyatrolar ve çekilen filmler
hatıralarımızda hala canlılığını korumaktadır. Beyin yıkama yöntemlerinden
en güzel bir örnek olarak son imparator filminde Mançurya İmparatorunun
beyin yıkama operasyonudur. Bir imparatordan rejime uygun bir insanın
nasıl inşa edildiği güzel bir örnek olarak sergilenmiştir.
İnsanın zihninin bilinmezlik boyutlarını
keşfeden emperyalist ülkeler sömürü çarklarını bu bilgiler üzerine inşa
etmişlerdir.Hipnoz ve ötesini, parapsikolojiyi içine alan bir başka konu
ise; Parapsikoloji ve Parapsikolojik harp!
Parapsikolojik Silahlanma, CIA eski
başkanlarından Richard Helms Watergate soruşturmalarında Warren
Komisyonu'na verdiği bilgilerde şöyle demiştir:
Yapılan araştırma göstermiştir ki SSCB kendi
sisteminin isteklerine uygun politik görüşe bağlı olacak şekilde, halkının
davranışlarını düzenleyebileceği bir kontrol teknolojisi geliştirmeye
çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknolojiyi daha karışık bir yaklaşımla,
bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Bu insan
zihinleri harbi olacaktır. 1980 yılları başında ise, ABD'yi uyaran daha
enteresan ve ürkütücü haberler duyuluyordu. Başkan Reagan ABD'de iktidara
gelince Pentagon, CIA, FBI, DIA'nın kesin bilgilerini kapsayan dosyalarla
karşılaştı.
Konu, Sovyetlerin zihin harbi ve
parapsikolojisi çalışmalarıdır. Bu raporlarda, ABD'de yerleşen yeni tip
bir casusluk şebekesinin mevcudiyetinden söz edilmektedir. Hipnoz,
telapati, düşünce okuma ve nakli gibi özel yeteneklere sahip ajanlar,
Amerikan halkının şuuraltlarını etkileyerek düşüncelerini KGB (Sovyet
İstihbarat Örgütü)'nin programı çerçevesinde değiştirmeye çalışmaktadır.
Bu ajanlar çeşitli dini ve mistik
topluluklara nüfüz ederek, bu organizasyonları konsantrasyon ve
imajinasyon çalışmaları ile etkilemek yolundadırlar. Washington çevresi,
ABD yöneticileri ve politikacılarnı etkilemek için başlıca hedef bölgesi
olarak seçilmiştir.
Albay Alexander Raporu olarak basına intikal
eden bilgilerde; ''Başkan Reagan'ın zihnini ve şahsi kararlarını kontrol
altına almak'' şeklinde belirlenen çalışmalardan bahsedilmektedir.
Albay Hodgson'un da, basına, parapsikolojik
harp konusunda yaptığı açıklamalar çok önemlidir. Rapora göre, nükleer
silah etkileri ESP gücü ile bir araya getirilerek ''Hyperspace Nuclear
Howıtzer'' Uzay Üstü Nükleer Obüs adı verilmiştir. Sibiryanın ıssız bir
bölgesinde beton sığınak içinde meydana getirilen nükleler infilak etkisi,
bir grup yetenekli psjiko süje tarafından, tahribi istenen hedef üzerine,
zihinsel olarak nakledilmektedir. Mesafe sınırlaması yoktur.
Sovyetler'in; labaratuvarda ürettikleri
bakteri türlerini kullanarak, psişik süje yardımı ile uzak mesafelerde,
zihin yoluyla hastalık çıkarabildikleri de anlatılmaktadır. Albay Hodgson,
raporunda psişik güç yükselticiden de bahsetmektedir. Düşüncelerin
konsantrasyonu ve yükseltilmesi yoluyla hedefler tahrip edilebilecektir.
Bu işlem için askeri hedefin fotoğrafını kullanmak yeterli olmaktadır.
ABD'de Hieronimus makinası olarak bilinen ve
patenti alınmış olan cihazla uzak mesafelerden zararlı böcekler
öldürülebilmektedir. 1963 yılında kaybolan ABDde Nükleer Denizaltısı
Tehresher'in, bu tür bir silahla batırıldığı söylenmektedir. ABD'de
parapsikolojik savunma için psişik süje yetiştirme çalışmaları
başlatılmıştır. Profesyonel yetenekli medyumlardan da yararlanılmaktadır.
Parapsikoloji labaratuvarında ilk planda 34 medyum çalışmalara
başlamıştır.
ABD New York Times Gazetesi'nin l6 Temmuz
l977 sayısında şöyle bir haber yayınlanıyordu:
''ABD insanlığın esir edilebileceği görünmez
silahlar geliştiriyor.''
l978 yılında Walter Boward adındaki Arizonalı
gazeteci yazar, Operation Mind Control (Zihin Kontrol Harekatı) adında
yayınladığı kitabında şunları anlatmaktadır:
''CIA tarafından uyuşturucu ilaçlarla yapılan
deneyler ABD hükümetinin uyguladığı çok gizli zihin kontrol projesinin
yalnızca bir kısmıdır. Bu deneyler binlerce kişi üzerinde 35 yıl devam
etmiştir. Bu araştırmalar; hipnoz tekniği, narkotik-hipnoz, elektronik
olarak beyinin uyarılması, ultrasonik, mikrodalgalar, alçak ses
frekanslarıyla davranışların etkilenmesi ve davranış değişiklikleri
terapisidir.
CIA psikolojik silah stoklarını, psişik
silahların değişik tiplerini geliştirmeyi başararak artırmıştır. Şimdi bu
kabiliyetleriyle yeni tip bir harbe girişmesi mümkündür. Bu harf görünmez,
muharebe sahası insan zihinleridir.
Parapsikolojik silahları devletler
vatandaşlarını kendi ideolojik ve politik sistemleri içinde tutmak için
veya diğer ülke insanlarının zihinlerini etkileyerek değiştirmek ve kendi
gayelerine uygun yönlendirmek maksadıyla kullanacaklardır.
Türkiye l977'li yıllar içinde
parapsikolojinin harp şeklinde uyguladığı ve bunun korkunç kabusunun
yaşandığı bir ülke olmuştur. Bu görünmez harbin gelecek yıllarda da devam
edecektir. Yalnızca fiziki tedbirlerle önlenmesi mümkün görülmemektedir.
Alınacak tedbirleri öğrenmek için en kısa
zamanda parapsikolojik çalışmalara girmek mecburiyetindeyiz. Ancak geniş
ve sürekli bir araştırma içinde bu harbin silahlarını tanıyarak gerekli
savunma önlemlerini alabiliriz.''
Kaynak:Em.Kur.Alb. Baha Kadıoğlu Silahlı
Kuvvetler Dergisi,
(NETPANO/İMEDYA.COM)
|