e r e n u s l u e r


HAM MEYV...DALI...KOPAR...
(İkinci Bölüm)

Birinci Bölümü Okumak İçin Tıkla

   Döndüm. Biliyorum, sizi beklettim biraz!?!?! Neredeyse bir hafta geçti ilk yazının üzerinden ama ancak fırsat buldum yoğun işlerimin arasında kel kafamı!?!? kaşımaya ve gene bir nöbet gecesi aynı nöbet odasından devam etmeye çalışacağım düşüncelerimi sesli olarak sizlerle paylaşmaya. Yatağım olması amacıyla odaya konulmuş kanepe benzeri şeye oturup kahvemi yudumluyorum. Bu arada da zihnimde tasarladığım yazı müsvettesini hatırlamaya çalışırken akreple yelkovan dördüncü kere bir araya geliyorlar gece yarısından sonra.

   Nerede kalmıştım ki ben?!?! Hahhh, hatırladım işte:

   Geçen hafta hemşirelerin odasına doğru koridorda yürürken aklıma M.BATURALP hocanın çalıştırdığı Eczacıbaşı takımı gelmişti, oradan devam ediyorum efendim. Hani vakti zamanında çok bilmiş basketbol ulemalarının değerlendirmelerine göre çoluk çocukların oluşturduğu takım. Sezon başında küme düşmenin en büyük adayıyken iki sene üst üste Türkiye Şampiyonu olan takım. Ve o çoluk çocuğun içinden Türk basketbolüne damgasını vuran iki büyük oyuncu.

   Evet, kimlerden bahsedeceğimi anladınız sanırım. Orhun ENE ve Tamer OYGUÇ. Bu iki oyuncuda gerçekten çok yetenekliydiler. Tıpkı Arda, Murat Can ve Kaya gibi. Üstelik Türk basketbolünde bugüne kıyasla gerçek 1 ve 5 numara kıtlığının yaşandığı günlerde ortaya çıkmışlardı. Eczacıbaşı genç takımıyla Türkiye şampiyonalarında başarılar kazanmış o senede Eczacıbaşı A takımında Baturalp Hoca yönetiminde forma giymeye başlamışlardı.

   Sonrasını hatırlamayanlara hatırlatalım. Orhun ve Tamer'in başını çektiği, Larry RICHARD takviyeli, Murat'lı, Rüçhan'lı, Yusuf'lu, Hüseyin'li o kadro herkesi şaşırtarak şampiyon oldu. İlk şampiyonluk senesini takip eden transfer döneminde ne Galatasaray'a, ne Fenerbahçe'ye, ne de Efes Pilsen'e transfer olmadıkları kaldı dedikodu çevrelerinde. Ama hem bu kadronun tüm oyuncuları hem de Eczacıbaşı kulübü dirayet gösterdi ve o kadro dağılmadı. Bir sonraki sene gene şampiyon olarak başarılarını sürdürdüler. Takip eden transfer döneminde ise Tamer Efes Pilsen'e Orhun ise Paşabahçe'ye transfer oldu.

   Bu iki oyuncu takip eden basketbol yaşamlarında da başarıdan başarıya koştular. Bunun altında yatan sebepse bence kenarda oturmak yerine mutlaka parkede oynamaları gereken zaman diliminde hep parkede olmalarıydı. Onlar antrenmanlarda değil de daha çok sahada oynayarak öğrendiler karşılaştıkları problemleri çözmeyi. Otomatik hale getirmeleri gereken şeyleri çalışırken kazanma baskısı yaşamadılar. Transfer dönemi geldiğinde kariyerleri için doğru olan kararı vermeyi başardılar ve kendilerine bir yıl daha süre tanıdılar.

   Başarı öykülerini İTÜ kaynaklı Levent TOPSAKAL ve Harun ERDENAY ile uzatabiliriz rahatlıkla.

   Evet efendim. Artık bir haftadır kafamdan akıp giden düşünce selini dizginlemem, bir sonuca ulaştırmam gerektiğini hissediyorum. Zira uyku bu gece de göz kapaklarımda kamp kurmuş durumda ve artık kahve kupasını hedefe getirmekte gerçekten zorlanmaya başladım.

   Gecenin karanlığında bu lakırdıyı neden tekrar gündeme getirdiğime gelmeyi başarmalıyım artık. Son aylarda içimde hissetmeye başladığım ve giderek büyümeye başlayan korkumu sizlerle paylaşmalıyım.

   Kahve kupasını yere bırakıp saboları azat etmeliyim öncelikle. Haaaah, işte böyle. Şimdide yavaşça uzanalım, yıldızsız gökyüzünden yorganımızı da çekelim üstümüze. Bu da tamam. Şimdi gelelim işin zor ama önem ihtiva eden yerine ve itiraf etmeye başlayalım korkumuzu uykunun derinliklerine yelken basmadan önce:

   Bugün Türk basketbolü aynı hikaye ile tekrar karşı karşıya. Tüm gözlerin çevrildiği oyuncular ise Oyak Renault takımının oyuncuları olan Rasim BAŞAK ve Barış ÖZCAN. Oyak Renault takımın bu sene ligde yabancısız oynama kararı almasını takiben bu iki oyuncuda ellerine geçirdikleri fırsatı çok iyi değerlendirdiler. Bunun sonucunda bu sezonun ilk yarısında ligde müthiş bir grafik tutturdular ve rahatlıkla takımlarının en önemli oyuncusu konumunda sayılabilirler.

   Bu oyuncular o kadar müthiş bir çıkış yakaladılar ki MADEN'in ilgili topiclerinde kendilerine inanılmaz methiyeler dizilmekte. Bu methiye diziciler arasında SuperBasket'in bütün yazar kadrosu da tekmili birden bulunmakta. Hatta yazar arkadaşlarımızın bazıları A milli takım kadrosu belirlenirken yaptıkları kulis sonucu Rasim'i kadroya aldırmayı başarmış durumdalar. Barış konusundaki girişimlerinde başarıya ulaşamama nedenlerini ise A milli takım kadrosu seçilirken taraf tutulmasına bağlıyorlar.

   Bu oyuncuların istatistiklerine girmek istemiyorum zira istediklerinizi SuperBasket'in ilgili bölümlerinde fazlasıyla bulabilirsiniz. Ama şu kadarını söyleyelim. Barış ligin ilk yarısını maç başına 22.15 sayı ile sayı krallığının üçüncü sırasında tamamladı. Rasim ise 50.8 puan ile ligin MVP sıralamasında J.BLAIR'ın hemen ensesinde ikinci sırada. Sanırım nasıl oyuncular ile karşı karşıya olduğumuzu anlatabilmişimdir.

   Bu arada işin küçük de olsa can sıkan tarafları var. Rasim 3 numara fiziğine ama daha çok 4 numara fundamentaline sahip. Ama bu oynayarak üstesinden gelinebilecek bir problem. Barış ise serbest atış konusunda sıkıntı yaşıyor ve üst seviye maçlarda henüz sazı eline alamıyor ki bunlar da çözülebilecek sorunlar. Tabi oynayarak kazanmaları gereken tecrübeyi saymıyorum. Kısaca problem olan şeylerin ilacı parkede daha çok zaman almak.

   Benim korkumsa bu sezon sonunda yapılacak bir transfer sonrası üst düzey bir takımda benche mahkum olma ihtimalleri. Zira Barış verdiği röportajlarda bu transferin sinyallerini veriyor. Yani parke üzerinde kalıp öğrenmeye ve bizleri daha da heyecana sevk etmeye devam etmeleri gereken yerde benche mahkum olup körelmeye başlamalarından korkuyorum. Daha önce vizyona girmiş bölümde Arda ile Murat Can'ın ne hale geldiğini hep beraber görüp izledik. Kaya ise son dönemdeki performansıyla direkten dönmüş izlenimi vermekte ama beklentilerin hala çok gerisinde.

   Evet arkadaşlar; bu üç kişi hatırlardaki en yakın, en taze örnek... Gözden ırak olanların sayısı ise meçhul......

   Korkumu yeterince......itiraf ettiğimi düşünüyorum...... Umarım ben yanılırım da.......... bu sefer HAM MEYV...zzz...DALI......zzzzzz...... ..KOPAR..........zzzzzzzzzz

- Son -

e r e n u s l u e r
12 ş U b A t 2 0 0 3 Ç a R ş A m B a
[email protected]

Hosted by www.Geocities.ws

1