BAŞLI BAŞINA BİR DÜNYADIR KONFÜÇYÜS |
|
| Onu
karşımızda görseydik ,geniş ve oynak burun delikleri ,çekik gözleri ve başının
tepesindeki saç topuzu ile çok garipserdik.Sakalı ve bıyığı,üç sivri uç
biçiminde uzanıyor ,giysisi ise Japonların kimonolarına benziyordu.O ,aynı zamanda
uzun boylu ve güçlü,usta bir avcı ,dahi bir müziksever ve büyük bir
aydındı.Bilgeliği ve felsefesi her ne kadar Batı'da yeterince anlaşılmamışsa da
,tüm dünyada eşsiz bir yeri vardır.Tarihter, bir ulusun zihnine ve davranışlarına
heykeltraşlık etmiş tek adam odur. Konfüçyüs ya da Çince yazılımıyla ''Kongfuzi''(Üstat Kong) ,kimi kaynaklara göre ,İ.Ö 27 Ağustos 551'de doğdu,İ.Ö 479'da ,Lu eyaletinde (bugün Shandong) dünyadan ayrıldı. Ailesi ve yaşamının ilk yıllarına ilişkin fazla bilgi olmamakla birlikte ,büyük olasılıkla yoksul düşmüş soylu bir aileden geliyordu. Konfüçyüs ,yaşama sanatının dünya üzerindeki en üstün öğretmenlerinden biriydi.Aynı zamanda bir bilgin,bir devlet adamı ve bir reformcuydu.Bir evliya ya da peygamber olmadığı gibi ,evrenin gizlerini insanın gözlerinin önüne seren sihirli bir anahtarın sahibi de değildi.İki bin beşyüz yıl sonra hala geçerliliğini sürdüren sözleri,her ne kadar kimilerince ''Çin'in dini'' olarak kabul ediliyorsa da ,onun dinle ya da sonsuz yaşam kavramlarıyla çok ilgilendiği söylenemez.Öğretisinin temeli insanların mutluluğuna dayanıyordu. Unutulmaz sözlerinde biri olan,''Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri siz de başkasına yapmayınız'',kendisinden sonraki tüm büyük öğretilere temel taşı olacak denli evrensel bir ilkedir. Konfüçyüs ,bir insan olarak nasıl biriydi?Kofüçyüsçü öğretisinin temel metinlerinden biri olan ''Lun-Yü''de ondan şöyle söz edilir: Hoşsohbet,neşeli,onurlu,başkalarına saygı gösteren,fakat kendisine de saygı gösterilmesini isteyen bir insandı.Çok konuşanlara güvenmezdi.Eleştirilerinde çok sakindi.Bilmediği şeylere ''bilirim'' demezdi.Alçakgönüllüydü ve kendisine çok güvenirdi.Kendisini büyük göstermek için asla başkalarını küçümsemezdi.Gençlere çok değer verirdi.Müzik ve eğlenceden çok hoşlanırdı ve flüt çalardı.Uygun olan her türlü eğlenceden yanaydı.''Eğlence yalnızca arzulanan birşey değil,yaşam için gereken şeydir.''derdi. Bir keresinde öğrencilerinden birisi sormuştu.''Üstün insan kimdir?'' Konfüçyüs yanıt verdi: ''Konuşmadan önce davranışa geçen ve sonra davranışlarına göre konuşandır.Üstün insan düşkünlere yardım eder,zenginlerin servetini arttıraz.'' Konfüçyüs ,bir din öğreticisi değildi.Öğretisi, yalnızca doğruluk ve yaşama sanatı yolu idi.Öğretisi ,amaç olarak yalnızca bu dünyayı ,insanların bu dünyada mutlu ve düzenli bir yaşam sürmelerine dayanmaktadır.Bu bakımdan ne Orta doğu kökenli büyük dinlere ne de Budizm'e benzer.Başlıca özelliklerinden biri de ,toplumun en küçük ünitesi olan aileden başlayarak ,hep toplumu düzenlemek yolunu tutmuş olmasıdır.Mistik hiçbir yanı olmayan Konfüçyüsçü felsefe ,yüzyıllar boyunca yalnızca Çin'de tüm insanların yaşamlarına biçim vermekle kalmamış, bu ülkenin sınırlarını aşarak öteki kimi Uzakdoğu ülkelerine de yayılmıştır.Ve bu yayılış hep savaşsız ve kansız olmuştur,hatta kendisine rakip öğretiler bile uyuşabilmiştir. |