TBMM Susurluk Komisyonu Raporu

 I - BASLANGI  <baslangic.html>

 II-KOMISYONUN KURULUSU  <komisyon-kurulus.html>

 III-KOMISYONUN SÜRESI  ÇIV-KOMISYON ALISMALARI  <komisyon-calisma.html>  1-Komisyonda uzman görevlendirilmesi  2-Ankara'daki faaliyetler    A-Kurum ve Kuruluslarla yapilan yazismalar ve talep edilen belgeler    B-Bilgisine basvurulanlar   3-Ankara disindaki faaliyetler   4-Çesitli yollarla komisyona gönderilen toplu dilekçeler  5-Komisyon kararlari

V-IDDIALAR  <iddialar.html>  1-Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'in iddialari  2-Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perincek'in iddialari  3-Anavatan Partisi Manisa Milletvekili Tevfik Diker'e verilen ve onun     tarafindan komisyona intikal ettirilen Mustafa Deniz'in yazisindaki iddialar  4- Yazar Ümit Oguztan'in iddialari  5- CHP Istanbul Milletvekili Algan Hacaloglu kanaliyla Komisyona sunulan Faruk      Kusaksizlardan tarafindan yazilan mektubdaki iddialari  6- CHP Milletvekili Mahmut Isik tarafindan Komisyon baskanligina sunulan      rapordaki iddialar  7- Söylemez ailesi ile ilgili olaylarda tutuklu olanlarin iddialari                a) Mehmet Sena Söylemez'in iddialari      b) Ömür Söylemez'in iddialari      c) Nafiz Yavuz'un iddialari  8- Komisyona bilgi verenlerin iddialari

VI. KAVRAMLAR VE KONUYLA ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONU RAPORLARI  <kavram-eski-raporlar.html>  1-Kavramlar  2-Konuyla ilgili önceki Meclis Arastirma Komisyonlari Raporlari    a-Hayali Ihracaat    b-Faili Mechul Cinayetler

VII. INCELEMELER  A-Susurluk. 22  <susurluk-inceleme.html> B- Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi. 48  <topal-inceleme.html> C-Sylemez Kardesler etesi. 66 <soylemez-inceleme.html> <kocaeli-oz-agansoy-yaprak-oncel-inceleme.html> D-Mehmet Hadi zcan. 75  <kocaeli-inceleme.html> E-Yasar Öz. 80  <oz-inceleme.html> F-Tevfik Nurullah Agansoyun öldürülmesi. 87  <agansoy-inceleme.html> G-Mehmet Ali Yaprak 90  <yaprak-inceleme.html> H-Dilek rnek 93  <ornek-inceleme.html>  I-Anap Genel Baskani Mesut Yilmaz 96 <diger-inceleme.html>J-Alpaslan Pehlivanli. 98 K-Kartal Demirag 99 L-Hursit Han. 99 M-Ahmet Tekin Baykal 100 N-Esref Bitlis. 101 O-Tarik Ümitin. Kaybolmasi 101 P-Yüksekova Çetesi. 104      

VIII.BILGISINE BASVURULANLAR <bilgisine-basvurulanlar.html>1- Korkut Eken 119 2-Kemal Yazicioglu. 120 3-Meral Çatli 122 4-Mehmet Eymür 125 5-Tuncay Özkan 127 6-Dündar Kiliç. 128 7-Esat Canan 130 8-Mehmet Hadi Özcan 130 9-Sahin Tekdemir. 135 10-Necdet Küçüktaskiner. 137 11-Ridvan Yenisen 137 12-Ahmet Baydar. 139 13-Ekrem Marakoglu 142 14-Sedat Bucak 145 15-Hasan Celal Güzel 148 16-Hanefi Avci 156 17-Emin Aslan 157 18-Mehmet Agar. 157 19-Dogu Perincek. 158 20-Necdet Menzir. 161 21-Nuri Gündes 162 22-Deniz Gökçetin. 162 23-Sedat Demir 162 24-Ayhan Çarkin. 163 25-Oguz Yorulmaz. 164 26-Ercan Ersoy. 164 27-Tuncay Yilmaz 166 28-Metin Günyol 169 29-Mehmet Emin Yurdakul 171 30-Mehmet Ali Yaprak 173 31-Avsar Kederoglu. 174 32-Seyit Ahmet Altintas 175 33-Senar Er. 176 34-Sönmez Köksal 177 35-Alaattin Yüksel 178 36-Hande Birinci 181 37-Ibrahim Sahin. 182 38-Bilgi Ünal. 185 39-Habib Aslantürk. 186 40-Abdullah Çetin 187 41-Arzu Yaman 188 42-Abdullah Kederoglu. 188 43-Cemalettin Ümit 190 44-Oral Çelik 192 45-Mesut Yilmaz 194 46-Eyüp Asik 203 47-Mehmet Sena Söylemez. 205 48-Abdülgani Kizilkaya 206 49-Mustafa Altinok 207 50-Enver Ulu. 208 51-Burhanettin Bigali 209 52-Hüseyin Oguz 212 53-Dilek Örnek. 222 54-Hursit Han. 223  

IX. DEGERLENDIRMELER <degerlendirma.html>A-Susurluk. 225 B-Ömer Lütfü Topalin Öldürülmesi. 249 C-Söylemez Kardesler Çetesi. 255 D-Mehmet Hadi Özcan. 258 E-Yasar Öz 259 F-Tevfik Nurullah Agansoyun öldürülmesi. 261 G-Mehmet Ali Yaprak . . 264 H-Dilek Örnek. 268 I-Anap Genel Baskani Mesut Yilmaz 270 J-Alpaslan Pehlivanli 270 K-Kartal Demirag 272 L-Hursit Han 272 M-Ahmet Tekin Baykal. 273 N-Esref Bitlis. 273 O-. Tarik Ümitin. Kaybolmasi 275 P- Yüksekova Çetesi 286                                                                                                                                   

II-KOMISYONUN KURULUSU:

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 20. dönem yasama yili, 16. birlesimi, 12.11.1996 Sali günü yapilan genel kurul toplantisinda 472 karar sayili karari ile ``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan Baglantilari Ile Susurluk'ta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki Iliskilerin Aydinliga Kavusturulmasi Amaciyla Meclis Arastirilmasi yapilmasina, komisyonun 9 üyeden kurulmasina, komisyon süresinin Baskan, Baskanvekili, Sözcü ve Katip üye seçiminden itibaren üç ay olmasina ve gerektiginde Ankara disinda da çalisabilmesine karar vermis, bu karar 15.11.1996 tarih ve 22818 Sayili Resmi Gazetede yayinlanmistir. (Ek:7)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanliginin 14.11.1996 tarih ve 10/89, 10/110, 10/124, 10/125, 10/126 sayili yazilari ile Türkiye Büyük Millet Meclisi grubunda bulunan bes partiden komisyona verecekleri üyelerin sayisi kadar aday ismi bildirilmesi istenilmis, bu talep üzerine Refah Partisinden Nevsehir Milletvekili Mehmet ELKATMIS, Karabük Milletvekili Hayrettin DILEKCAN, Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri INCETAHTACI, Dogruyol Partisinden Tekirdag Milletvekili Nihan ILGÜN ve Van Milletvekili Mahmut YILBAS, Anavatan Partisinden Sinop Milletvekili Yasar TOPÇU ve Izmir Milletvekili Metin ÖNEY, Demokratik Sol Partiden Aydin Milletvekili Sema PISKINSÜT, Cumhuriyet Halk Partisinden Içel Milletvekili D.Fikri SAGLAR aday olarak gösterilmislerdir.(Ek:8-12)

Genel Kurulun 26.11.1996 tarihli 22. birlesiminde alinan 475 sayili karar ile de komisyon üyeliklerine aday gösterilenler, üye olarak seçilmislerdir. Bu seçime iliskin karar 30.11.1996 tarih ve 22833 sayili Resmi Gazete'de yayinlanmistir.(Ek:13-14)

26.11.1996 tarihli Komisyon üyelerinin kendi aralarinda yaptiklari toplanti sonucunda Nevsehir Milletvekili Mehmet ELKATMIS Baskanliga, Van Milletvekili Mahmut YILBAS Baskanvekilligine, Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri INCETAHTACI Sözcülüge, Izmir Milletvekili Metin ÖNEY'de Katip üyelige seçilmisler, seçim sonucu 26.11.1996 tarih ve 1 sayili karar ile Meclis Baskanligina bildirilmistir.(Ek:15)

Bunun üzerine komisyonumuz çalismalarina fiilen baslamistir.Bu çalismalar cümlesinden olarak ilk önce önerge sahiplerinin dinlenmesine karar vererek çalismalarini sürdürmüstür.Komisyonun kurulmasina esas olan önerge sahiplerinden:

-ANAP Istanbul Milletvekili Halit DUMANKAYA'nin Komisyonumuza verdigi 24.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Anayol Hükümeti döneminde Söylemez Çetesinin üzerine gidildigini, Söylemez Çetesinin üzerine gidilmesi sonucu, bir kamyon olayi ile Susurluk olayinin meydana geldigini, kendilerinin bunu bir arastirma önergesi olarak o günkü bilgileri çerçevesinde Meclis göndemine getirdiklerini'',

-DSP Istanbul Milletvekkili M.Cevdet SELVI'nin Komisyonumuza verdigi 24.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; `` Kendisinin medyada yeralan haaberlerin ötesinde herhangi bir belgeye sahip olmasinin mümkün olmadigini,

Istihbarat Teskilatimiz basta olmak üzere Emniyet Teskilatinda hepimizi üzen, rahatsiz eden bir kavga, bir bölünme, birbirlerine girme, bir çikar çatismasinin açikça görüldügünü, bunu MIT'in belgelerinin, her yeni çikan, hatta kamuoyuna, basina sizdirilan belgelerin ortaya koydugu,

Güneydogu'da PKK terörüne karsi mücadelede aflar çikarilarak, itirafçilar affedilerek olayin çözümü düsünüldügü gibi, bunun daha dikkatli bir biçimde, bu çirkinliklerin örtülmesi için istemeden elini pislige bulastiran, hakikaten sartlandirilmis, insani öldürürken devlet adina öldürdügünü zanneden; ama baskalarina hizmet eden insanlarin da varligi düsünülerek, Meclis'teki, bu Komisyonun getirecegi öneri ve yönlendirmenin çok önemli oldugunu, herkesin itiraf etmesi için; af gerekiyorsa af, ceza indirimi gerekiyorsa, ceza indirimi gibi yollarin bu islerin temizlenmesi bakimindan yararli olacagini sandigini,''

-CHP Içel Milletvekili ve Grup Baskanvekili Prof.Dr. Oya ARASLI'nin 26.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Abdullah ÇATLI'nin Bahçelievler'deki TIP'li 7 kisinin öldürülmesi olayinda sorumlu oldugunu herkesin bildigini, Abdi IPEKÇI'nin öldürülmesi olayinda, AGCA'nin kaçirilmasinda, Papa suikastinde ve hatta Azerbaycan'daki darbe olayinda katkisi bulundugunu, haber ve iddialarinin basinda yeraldigini, Abdullah ÇATLI'nin Söylemez Kardeslere karsi Sedat BUCAK'i korudugunu ve bu nedenle Alaattin ÇAKICI tarafindan ölümle tehdit edildigi iddialarinin ortaya atildigini,

Bu tür hukuk disi birlikteliklerin toplumda bu tür iddialarin, söylentilerin politikaciya güveni sarstigini, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne güvensizlige dönüsebildigini bildiklerini,

Mafya, politikaci, polis isbirlikteliginin yeni bir halkasi olmasindan kusku duyduklarini ve bunun aydinlatilmasinin toplum, politikacilar ve rejimin sayginligi açisindan sayisiz yarar gördüklerini, hem zamanin Içisleri Bakani hakkinda bir gensoru önergesinin konusu haline getirdiklerini, hem de Içisleri Bakaninin istifasiyla böyle bir olayin arastirilmasina son verilmesini önlemek amaciyla Meclis Arastirmasi önergesi verdiklerini belirtmek suretiyle önerge sahipleri olarak verdikleri önergelerinin gerekçelerini Komisyona açiklamislardir. (Ek: 16-18)

III-KOMISYONUN SÜRESI:

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12.11.1996 Sali günü yaptigi 16. birlesiminde 472 karar sayili yasadisi örgütlerin Devletle olan baglantilari ile Susurluk'ta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga kavusturulmasi amaciyla Meclis Arastirmasi Komisyonu kurulmasina iliskin karari ile komisyonun çalisma süresi üç ay olarak belirlenmistir.

Komisyonun 17.2.1997 tarih ve 5 sayili karari ile komisyon çalisma süresinin 3.3.1997 tarihinden itibaren bir ay süre ile uzatilmasi talep edilmistir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun 20.2.1997 tarih ve 59. birlesiminde alinan 485 numarali karari ile komisyonun çalisma süresi 3.3.1997 tarihinden itibaren bir ay süre ile uzatilmistir.(Ek:19)

IV-KOMISYONUN ÇALISMALARI:

10/89, 110, 124, 125, 126 Esas Sayili ``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan Baglantilari Ile Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki Iliskilerin Aydinliga kavusturulmasi Amaciyla Kurulan Meclis Arastirma Komisyonu, kurulusunu takiben hemen çalismalarina baslamistir.Bu maksatla çesitli Kurum ve Kuruluslardan uzman istenilmesi kararlastirilmistir.

1-Komisyonda Uzman Görevlendirilmesi

Komisyon Baskanligi Emniyet Genel Müdürlügünden 20.12.1996 tarihinde Emniyet Müfettisleri listesini istemis, 27.12.1996 tarihinde 66 kisilik liste gönderilmistir. (Ek:20)

Içisleri Bakanligindan, 20.12.1996 tarihinde Mülkiye Müfettislerinin listesi istenilmis, 23.12.1996 tarihinde 20 kisilik liste gönderilmistir.

Komisyon Baskanliginin 21.2.1997 tarihli yazisi ile Mülkiye Basmüfettisleri Refik Ali UÇARCI ve Sami BULUT ile, Emniyet Genel Müdürlügü APK Uzmani Ali GÖKÇIMEN'in geçici olarak komisyonda görevlendirilmeleri istenilmis, 28.2.1997 ve 6.3.1997 tarihli Bakan onaylari ile görevlendirilen Müfettisler 6.3.1997 tarihinde, APK Uzmani 12.3.1997 tarihinde komisyon nezdinde çalismalarina baslamislardir.

Komisyon Baskanliginin 18.03.1997 tarih ve 294 sayili yazisiyla 3 Mülkiye Müfettisi'nin Komisyonda görevlendirilmeleri Içisleri Bakanligindan istenilmis, Mülkiye Basmüfettislerinden Hüseyin YAVUZDEMIR, Mehmet DÖNMEZ ve Osman ACAR 19.03.1997 tarihinde Komisyon nezdinde çalismalarina baslamislardir. (Ek:21)

Komisyon Baskanliginin 24.3.1997 tarih ve 308 sayili yazisi ile Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligindan 2 müfettisin komisyon çalismalarinda görevlendirilmeleri istenilmis, 24.3.1997 tarih ve 354 sayili yazi ile Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginca Basmüfettis Mehmet Gürbüz ve Müfettis Kenan Isik'in görevlendirildikleri bildirilmis, 24.3.1997 tarihinde sözkonusu müfettisler komisyon nezdinde çalismalarina baslamislardir.(Ek:22)

Komisyon Baskanligimiz 27.12.1996 tarih ve 87 sayili yazisi ile Basbakanlik Hukuk Müsavirligi'nde sözlesmeli personel olup, Adiyaman Kahta Hakimi Dr.Akman AKYÜREK'in Komisyonda görevlendirilmesi talep edilmis, Basbakanligin 2.1.1997 tarih ve 315-1/097 sayili yazisi ile ilgilinin komisyonda görevlendirilmesi uygun görülmüs, 3.1.1997 tarihinde komisyondaki görevine baslamis, 13.3.1997 tarihinde vermis oldugu dilekçe ile Komisyondaki görevinden istifa ederek ayrilmistir.(Ek:23)

Komisyon Baskanliginca 6.2.1997 tarihli yazi ile Adalet Bakanligindan, iki Adalet Müfettisinin komisyon çalismalarinda görevlendirilmeleri istenilmis, Adalet Bakanliginin 24.2.1997 tarihli yazisi ile 2802 sayili kanunun 100. maddesi ve ilgili tüzügün 10. maddesi geregince Adalet Müfettislerinin görevlendirilmesinin mümkün olamiyacagi Komisyon Baskanligina bildirilmistir. (Ek:24)

Komisyon Baskanliginca 26.2.1997 tarihli yazi ile Adalet Bakanligindan, iki Tetkik Hakiminin komisyon çalismalarinda görevlendirilmeleri istenilmis, Adalet Bakanliginin 3.3.1997 tarihli yazisiyla Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu tarafindan komisyon talebinin uygun görülmedigi Komisyon Baskanligina bildirilmistir. (Ek:25)

2- ANKARA'DAKI FAALIYETLER

A-Kurum ve Kuruluslarla Yapilan Yazismalar ve Talep Edilen Belgeler

Cumhurbaskanligi

Milli Güvenlik Genel Sekreterligi

KKTC Meclis Baskanligi

KKTC Basbakanligi

Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut YILMAZ,

CHP Genel Baskanligi,

Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK,

Basbakanlik ve Bagli Kuruluslar

Basbakanlik, MIT Müstesarligi, Teftis Kurulu Baskanligi, Hazine Müstesarligi Özellestirme Idaresi Baskanligi, Ankara Tapu ve Kadastro Müdürlügü,

Bakanliklar

Adalet Bakanligi,

Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlügü,Istanbul, Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemeleri,Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi,Ankara, Istanbul, Mugla, Kirikkale, Gaziantep,Elmadag,Bakirköy, Sariyer, Yüksekova, Siverek, Sisli Cumhuriyet Bassavciliklari,

Disisleri Bakanligi,

Turizm Bakanligi,

Sanayi ve Ticaret Bakanligi,

Içisleri Bakanligi,

Teftis Kurulu Baskanligi, Jandarma Genel Komutanligi, Olaganüstü Hal Bölge Valiligi,Bursa, Diyarbakir, Gaziantep, Van Valilikleri, , Istanbul, Izmir, Ankara, Gaziantep, Antalya, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Diyarbakir, Mardin, Bingöl Emniyet Müdürlükleri, Bodrum Ilçe Emniyet Müdürlügü, Istanbul Nüfus Müdürlügü Görele Ilçe Nüfus Müdürlügü

Genel Kurmay Baskanligi,

Istanbul 1. Ordu Komutanligi, Istanbul Merkez Komutanligi

Kara Kuvvetleri Komutanligi Askeri Bassavciligi,

Radyo Televizyon Üst Kurulu Baskanligi

Türk Hava Yollari

Botas Genel Müdürlügü

Türk Telekom Genel Müdürlügü

Türkiye Genelinde 15 ayri Banka Subesi,

Star, HBB, Kanal 6, Flash, TGRT, Mesaj, ATV, Kanal D, Samanyolu, Show TV, Kanal 7, Kanal E, TRT Televizyonlari,

Nokta, Aktüel, Tempo, Parlementodan Dergileri,

Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Aksam, Türkiye, Sabah, Yeni Safak, Siyah Beyaz, Zaman, Turkish Daily News, Yeni Yüzyil, Yeni Günaydin, Radikal, Son Havadis, Ahit, Bugün, Demokrasi, Dünya, Evrensel, Global, Gözcü, Gündüz, Hergün, Hürses, Milli Gazete, Ortadogu ve Posta Gazeteleri, Genel Yayin Yönetmenleri, Genel Yayin Müdürleri ve Haber Müdürlerinden,

Önerge Sahiplerinden,

Komisyonun görev alanina iliskin konularda yukarida yazili kurum ve kuruluslardan ellerinde bulunan bilgi ve belgeler talep edilmistir.(Ek:26)

B- Bilgisine Basvurulanlar

Anavatan Partisi Genel Baskani A.Mesut YILMAZ, Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK, Yeniden Dogus Partisi Genel Baskani Hasan Celal GÜZEL,

CHP Içel Milletvekili Oya ARASLI, DSP Istanbul Milletvekili M.Cevdet SELVI, ANAP Istanbul Milletvekili Halit DUMANKAYA, ANAP Batman Milletvekili Ataullah HAMIDI, CHP Ankara Milletvekili Esref ERDEM, Bagimsiz Istanbul Milletvekili Necdet MENZIR, ANAP Trabzon Milletvekili Eyüp ASIK, Refah Partisi Van Milletvekili Mustafa BAYRAM, DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat BUCAK,

MIT Müstesari Sönmez KÖKSAL, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskan Vekili Osman Nuri ODUNCU, Jandarma Genel Komutani Teoman KOMAN, Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL, MIT Daire Baskani Mehmet EYMÜR, Özel Harekat Daire Baskan Vekili Ibrahim SAHIN, Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskani Emin ASLAN, Baskan Yardimcisi Hanife AVCI, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL, Emekli Orgeneral Necdet ÜRUG ve Burhanettin BIGALI, Hakkari Eski Milletvekili Esat CANAN, Korkut EKEN, Diyarbakir Il Jandarma Alay Komutanliginda Astsubay Ahmet ALTINTAS, Jandarma Assubay Basçavus Hüseyin OGUZ, Istanbul MIT Eski Bölge Baskani Nuri GÜNDES, MIT'ten emekli Metin GÜNYOL, Kanal D Haber Müdürü Tuncay ÖZKAN, Meral ÇATLI, Avukat Ekrem BARAKOGLU, Habip ASLANTÜRK, Oral ÇELIK, Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Avsar KEDEROGLU, Senar ER, Dündar KILIÇ, Hursit HAN, Mehmet Hadi ÖZCAN, Ayhan ÇARKIN, Enver ULU, Ercan ERSOY, Mustafa ALTINOK, Oguz YORULMAZ, Abdülkadir KIZILKAYA, Dilek ÖRNEK, Mehmet Sena SÖYLEMEZ, Sedat DEMIR, Deniz GÖKÇETIN

Komisyon nezdinde bilgilerine basvurulmak maksadi ile yazili sekilde davet edilmislerdir. (Ek:27)

Emekli Orgeneral Necdet URUG 1.3.1997 tarihinde yazili olarak verdigi bilgi ile rahatsizligindan dolayi, (Ek:28)

Basbakanlik Teftis Kurulu Baskan Vekili Osman Nuri ODUNCU çagrildigi tarihte görev dolayisi ile Ankara disinda olacagindan, (Ek:29)

Jandarma Genel Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in 23.01.1997 tarihinde bilgisine basvurulmasi için 20.01.1997 tarihli yazi ile kendisine davetiye gönderildigi ve ayni zamanda da basina açiklandigi;Bunun üzerine Jandarma Genel Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in kendisinin ne sifatla bilgi vereceginin sifahi olarak dolayli yollardan Komisyonumuza ilettigi,bunun üzerine Komisyonumuz kendilerinin eski Mit Müstesari sifatiyla dinlenilecegi hususunu faks ile kendilerine bildirilmistir.

Jandarma Genel Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in Komisyon olarak davet edilmesine raggmen kendisi usul ve teamüllere aykiri olarak 22.01.1997 gün ve 17816 sayili `` Kisiye Özel `` yazi göndermistir.Bu yazida özetle: `` Günlerden beri bazi basin organlarinda konu ile ilgili yayinlar yapildigini,zabitlarin yayinlandigini;Meselenin haber disinda adeta Temasa Olayi haline getirildigini.Olaylarin gidisinden kolayca anlasilacagi üzere maksatli olarak veya suurlu olmayan bir biçimde Meclis Arastirma Komisyonu ve davet ettigi kisiler arasindaki münasebetin Yüce Meclis ile Silahli Kuvvetler arasinda bir KUDRET GÖSTERISI haline dönüstürülerek saptirilmak istendigi hissedilmektedir.

Ancak Milli Istihbarat Teskilati Kanunu 3,7,13,27 ve 29.cu maddelerine göre Mit Müstesarlarinin (Emekli dahi olsalar) Cumhurbaskani,Basbakan,Genel Kurmay baskani ve Millî Güvenlik Kurulu disinda bilgi vermelerinin mümkün olmadigini aksine davranisin suç oldugunu.Kaldi ki kendi görev süresinin 29 Agustos 1988 - 127 Agustos 1992 arasinda oldugunu,sorusturmaya konu cinayetler,kaçirmalar gibi diger olaylarin ise 1992 yilindan sonra vuku buldugunu belirtmistir.Sayet Müstesarlik dönemine ait bilinen müsahhas olaylar mevcut ise soruldugunda bunlara yazili olarak cevap verilecegini.

Mit'in görevi sadece istihbarat saglamak olup,bunun disinda operasyon yapmakla görevli olmadigini ve esasen Komisyona gelmesi gereken gün Gölcük'te askeri tatbikatta bulunacagi `` belirtilerek Komisyonumuzun davetine icabet etmemistir.(Ek:30)

Refah Partisi Van Milletvekili Mustafa Bayram aile büyüklerinin ölümü sonrasi Van'a gitmek zorunda oldugundan çagrildigi tarihte toplantida bulunamayacagini yeniden çagrilirsa ifade verebilecegini 28.1.1997 tarihli yazisinda belirtmis, komisyonca yeniden çagirilamadigindan, (Ek:31)

Komisyon tarafindan dinlenilememislerdir.

Eski Basbakan Yardimcisi Murat Karayalçin bizzat Komisyon Baskanligina sifaen basvurarak `` Sirnak'ta kendisinin öldürülmek istenmesi haberinin `` arastirilmasini istemistir.

Türk Hava Yollari Pilotlari Cemiyeti Baskani Sayin Erkan PÖTÜKEN 4.3.1997 tarihli müracaatiyla,

Devlet ve Çalisma eski Bakani Sayin Ziya HALIS, Gebze cezaevinde bulunan Tekin GEMER'in kendisi hakkinda basinda çikan sözleri sebebi ile komisyona yaptigi 19.2.1997 tarihli müracaatiyla

Erzincan eski Senatörü Niyazi ÜNSAL'in 15.1.1997, 3.2.1997, 19.2.1997 ve 25.2.1997 tarihli dört ayri müracaatiyla,

18. ve 19 Dönem Diyarbakir Milletvekili Mahmut ALINAK'in 26.1.1997 tarihli müracaatiyla,

19. Dönem Malatya Milletvekili Mustafa YILMAZ'in 4.3.1997 tarihli müracaatiyla,

Komisyon Tarafindan dinlenmelerini talep etmislerdir. (Ek:32)

Komisyon Baskanliginca komisyonun çalisma süresinin çok daralmasi ve sürenin çok az kalmasindan dolayi ve sonuç raporunun düzenlenmesi asamasina gelindiginden daha fazla sayida kisinin dinlenebilmesi mümkün olamamistir.Komisyon tarafindan alinan bir karar ile de Güneydogu Bölgesinde yapilacak çalismalar bu nedenle iptal edilmistir.

Anavatan Partisi Izmir Milletvekili Isin ÇELEBI 26.2.1997 tarihli müraacati ile, Komisyonun yaptigi incelemeler konusunda bir ara rapor vermesini talep etmistir. (Ek:33)

Istanbul Barosu Baskani Avukat Yücel SAYMAN tarafindan Komisyon Baskanligina sunulan Istanbul Barosu bünyesinde olusturulan çalisma gurubunca hazirlanan raporda, yeni bir iddiada bulunmaktan ziyade arastirmanin nasil yapilmasi, özellikle neleri kapsamasi hususunda;

Meclis Içtüzügünün 105 nci maddesinin son fikrasinda yer alan Devlet sirlari ve ticari sirlar konusundaki sinirlamanin kaldirilmasi, son yillarda meydana gelen ve basinda dile getirilen tüm olaylarin açikliga kavusturulmasi, mevzuattan gelen sinirlamalarin asilmasi, Türkiye'den geçen uyusturucu trafiginin önlenmesi için gerekli önlemlerin alinip alinmadigi hususlarinin arastirmanin sonucunda belirlenmesi konusunda,

Komisyona genel anlamda öneri ve temennilerde bulunulmustur. (Ek:34)

Diyarbakir Eski Milletvekili Dr.Tarik Ziya Ekinci; Komisyona gönderdigi 1.01.1997 tarihli dilekçesinde; 24 Subat 1994 tarihinde faili meçhul bir cinayete kurban giden kardesi Avukat Yusuf Ekinci'nin öldürülmesi ile ilgili bazi süphe ve düsüncelerini ifade ederek; ``Hukuk devletini yasatmak, mesruiyetini korumak ve devleti suç isleyen bir kurum olma töhmetinden kurtarmak basta TBMM olmak üzere sivil, asker tüm devlet yetkililerine mevdu bir görevdir. Bu görevin ifasinda ilk girisimleri TBMM Susurluk Olaylarini Arastirma Komisyonu baslatmis bulunmaktadir. Toplumun gözü TBMM'nin üzerindedir. Yüce Meclis bu görevin üstesinden gelmek mecburiyetindedir.'' seklinde temennide bulunmustur. (Ek:35)

Yeniden Dogus Partisi Genel Baskani Sayin Hasan Celal Güzel 18.02.1997 tarihinde Komisyona bir yazi göndererek `` 17.2.1997 tarihinde Komisyona verdigi ifadesinin bir kisminin gerçeklere aykiri olarak bir kisminin da saptirilarak basina sizdirildigini ve bundan üzüntü duydugunu, görüslerini üç ayri çerçevede belirttigini, bunlari bizzat kesin bilgi sahibi oldugu hususlar, kesin bilgi sahibi olmayip intibalari ve mevcut sistemdeki yanlisliklar ve alinmasi gereken tedbirler seklinde anlattigini, Komisyonda verilen iddialarin ve tutanaklarin gizliliginin çok önemli oldugu için bu nevi sizdirmalarin kendisini müskül duruma düsürmesinden ziyade Devlete ve Millete zarar vermesinden endise ettigini, bu itibarla ifadesinin ve tutanaklarinin gizlilige riayet edilerek muhafazasini temenni ettigini `` belirtmistir. (Ek:36)

Komisyon Baskanliginin 03.02.1997 tarih ve 202 sayili yazisiyla sorulan hususlara Türk Telekom Genel Müdürlügünden istenen bilgilerin verilmedigi için kanuna aykiri davranisa giren ve bu suretle komisyonun görev yapmasini engelleyen idarenin yetkilileri hakkinda gerekli cezai kovusturmanin açilmasi Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan, 06.01.1997 tarih ve 103 sayili Komisyon Baskanligi yazisi ile talep edilmis, Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin 25.02.1997 tarih ve Hz.1997/10691 sayili karari ile Genel Müdürlük sorumlulari hakkinda mahkemeye sevklerine yeter delil bulunamadigi gerekçesiyle takipsizlik karari verilmistir.

Diger taraftan ayni husus 3.2.1997 tarih ve 201 sayili yazi ile Ulastirma Bakanligina iletilerek, Türk Telekom Genel Müdürlügündeki sorumlular hakkinda idari sorusturma açilmasi talebinde bulunulmus,henüz Ulastirma Bakanligindan Komisyonumuza bir cevap ulasmamistir. (Ek:37)

C- Ankara Disindaki Faaliyetler

Komisyonun 19.2.1997 tarih ve 6 sayili karariyla 27.2.1997 - 3.3.1997 tarihlerini kapsayan dönem içerisinde 9 Komisyon üyesi ve 6 Meclis Personelinin katilimiyla faaliyette bulunmak üzere Istanbul'da çalismaya karar vermis. 28.2.1997 tarihinde Metris cezaevinde 6 kisi, 1.3.1997 tarihinde Dolmabahçe Sarayinda 3 kisi, 2.3.1997 tarihinde Kocaeli Cezaevinde 7 kisi olmak üzere toplam 16 kisinin bilgisine basvurulmustur.(Ek:38)

Komisyon çalismalari sirasinda komisyonun görev alanina giren konularda bilgi almak üzere, Ankara ve Ankara disindaki çalismalar sirasinda üst düzey yöneticiler, kamu görevlileri, sivil sahislar olmak üzere toplam 57 kisinin, bilgisine basvurulmustur.

D- Çesitli Yollarla Komisyona Gönderilen Toplu Dilekçeler

Vatandaslaar tarafindan Halkin Demokrasi Partisine verilen ve adi geçen parti tarafindaan Komisyon Baskanligina intikal ettirilen ve muhteviyati itibariyle münferit ve faili meçhul niteliginde bulunan 267 adet dilekçe, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafindan arastirma konusu yapilan 897 sira sayi ile 12.10.1995 tarihinde TBMM'ne verilen ``Faili meçhul siyasal cinayetler konusunda Meclis Arastirma Komisyonunun inceleme konusu içerisine giren ve rapora esas teskil eden konular olmasi sebebiyle her birisi için ayri ayri degerlendirme yapilmamis, genel degerlendirmede dikkate alarak kanaatlerin olustugu bölümde degerlendirilmistir.(Ek:39)

Bir kismi elle yazilmis, çogunlugu ÖDP'ye mensup partililer tarafindan yazilarak matbu hale getirilmis olan ve bu partinin organizasyonu ile vatandaslar tarafindan TBMM Baskanligi yoluyla veya dogrudan Komisyonumuza gönderilen ``Bilmek Istiyorum'' baslikli toplam 32 klasör dolusu dilekçelerin sekil ve içerik olarak ayni olmasi sebebiyle, herbirisi için ayri ayri degerlendirme yapilmamis, sonuç bölümünde dikkate alinacak kanaatlerin olusmasini saglama yönünden degerlendirilmistir.(Ek:40)

Vatandaslar tarafindan dogrudan veya TBMM Baskanligi kanali ile komisyon Baskanligina gönderilen 145 adet dilekçede belirtilen hususlar ya iddia bölümünde belirtilmis olan konulari kapsadigindan ya da 897 sira sayi ile 12.10.1995 tarihinde TBMM'ne verilen ``Faili Mechul Siyasal Cinayetler konusunda Meclis Arastirma Komisyonunun inceleme konusu içerisine giren ve o rapora esas teskil eden konular olmasi nedeniyle her birisi için ayri ayri degerlendirme yapilmamis, sonuç bölümünde dikkate alinacak kanaatin olusmasini saglama yönünden degerlendirilmistir.(Ek:41)

Özgürlük ve Demokrasi Partisi Genel Baskani M.Ufuk Aras ve 196 arkadasi tarafindan 2.12.1996 tarihinde Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina verilen, buradan da 2.12.1996 tarih ve 1996/800 C.M. sayili yazi ile Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügüne gönderilen, Adalet Bakanliginca da 2.1.1997 tarihinde Komisyona intikal ettirilen dilekçeler sekil ve içerik olarak ayni olmasi sebebiyle herbirisi için ayri ayri degerlendirme yapilmamis, genel degerlendirme bölümünde dikkate alinmak üzere isleme konulmustur.(Ek:42)

E- Komisyon kararlari

1 No'lu Karar 27.11.1996 tarihinde Baskan,Baskan vekili,Sözcü ve katip üyeliklere yapilan seçime iliskin olarak olarak alinmistir. 2 No'lu Karar 27.11.1996 tarihinde önemli dönemlerde Meclis Genel Kurulunda görüsülen Hayali Ihracaat, Faili Meçhul Cinayetler, Özel Harp dairesi, Emlak Bankasi Inceleme raporlarinin arsivden teminine,Basbakanlik, Adalet, Içisleri Bakanliklari, Genel Kurmay Baskanligi Sayin A.Mesut YILMAZ ve Sayin Dogu PERINÇEK'ten ellerinde bulunan konu ile ilgili tüm bilgi, belge ve dökümanlarin yazi ile istenmesine,Medya Kuruluslari Radyo Televizyon Üst Kurulundan yazili ve videosal bant kayitlarinin istenmesine, Meclis Kütüphane ve Dökümantasyon Merkezinden Komisyon ile ilgili tüm bilgi ve haberlerin Komisyona iletilmesinin talep edilmesine karar verilmistir. 3. No'lu Karar 2.1.1997 tarihinde Karar eki listede belirtilen kurum ve kuruluslardan konuya iliskin bilgi ve belgelerin talep edilmesine karar alinmistir.4 No'lu Karar 26.12.1996-27.12.1996 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere Istanbul Valisi Ridvan YENISEN, Istanbul eski Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve 3 Özel Tim görevlisinin çagrilmasina karar verilmistir.5 No'lu Karar 6.1.1997 tarihinde,7.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Istanbul Emniyet eski Müdür Yardimcisi Bilge ÜNAL, Özel Harekat eski Daire Baskan Vekili Ibrahim SAHIN ve Hande BIRINCI'nin çagrilmasina karar verilmistir. 6 No'lu Karar 7.1.1997 tarihinde,8.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, MIT Müstesari Sönmez KÖKSAL ve Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL'in çagrilmasina, 7 No'lu Karar 8.1.1997 tarihinde 13.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Jandarma Astsubay Ahmet ALTUNTAS ve Senar ER'in çagrilmasina karar verilmistir. 8 No'lu Karar 13.1.1997 tarihinde 14.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Mehmet Ali YAPRAK ve Avsar KEDEROGLU'nun çagrilmasina karar verilmistir.9 No'lu Karar 14.1.1997 tarihinde 16.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR'in çagrilmasina karar verilmistir.10 No'lu Karar 16.1.1997 tarihinde 21.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in, 22.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Meral ÇATLI, Ahmet BAYDAR ve Arzu YAMAN'in,23.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Jandarma Genel Komutani Teoman KOMAN, Istanbul Milletvekili Necdet MENZIR ve Abdullah KEDEROGLU'NUN çagrilmasina karar verilmistir.

11 No'lu Karar 23.1.1997 tarihinde 28.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Nuri GÜNDES, Habip ASLANTÜRK ve Cemalettin ÜMIT'in çagrilmasina karar verilmistir.12 No'lu Karar ile 28.1.1997 tarihinde sifahen çagrilan Abdullah ÇETIN, 29.1.1997 tarihinde Van Milletvekili Mustafa BAYRAM, Trabzon Milletvekili Eyüp ASIK, Hakkari eski Milletvekili Esat CANAN ve Oral ÇELIK'IN, 30.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskani Emin ASLAN, Daire Baskan Yardimcisi Hanefi AVCI ve Ekrem MARAKOGLU'nun çagrilmasina, 13 No'lu Karar 30.1.1997 tarihinde 5.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Avukat Necdet KÜÇÜKTASKINER'in çagrilmasina karar verilmistir.14 No'lu Karar 5.2.1997 tarihinde 17.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Yeniden Dogus Partisi Genel Baskani Hasan Celal GÜZEL ve Erzincan eski Senatörü Niyazi ÜNSAL'in, 18.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Astsubay Hüseyin OGUZ ve Tuncay ÖZKAN'in çagrilmalarina karar verilmistir.15 No'lu Karar 17.2.1997 tarihinde Çalisma süresinin 1 ay daha uzatilmasi için Meclis Baskanligina müracaat edilmesine karar verilmistir. 16 No'lu Karar 19.2.1997 tarihinde 27.2.1997-3.3.1997 tarihleri arasinda çalismalarin Istanbul'da sürdürülmesine karar verilmistir.17 No'lu Karar 19.2.1997 tarihinde Içisleri Bakanligindan uzman personel talep edilmesine karar verilmistir.18 No'lu Karar 17.3.1997 tarihinde Içisleri Bakanligi ve Basbakanliktan uzman personel talep edilmesine karar verilmistir.19 No'lu Karar 5.3.1997 Bilgisine basvurulmak üzere, Güneydogu Anadoluda çalisma ziyareti yapilmasi, Ömer Lütfi TOPAL'in aile efradinin, Veli KÜÇÜK'ün Özer Ve Tansu ÇILLER'in dinlenmesinin karar verilmistir. 20 No'lu Karar 11.3.1997 tarihinde Komisyonun çalisma süresinin yeterli olmamasi nedeniyle 19 No'lu kararda yapilmasi kararlastirilan faaliyetlerden vazgeçilmesine karar verilmistir.(Ek:43)

V- IDDIALAR

1- ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZIN IDDIALARI

12 Kasim 1996 tarihinde Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'in Cumhurbaskani Süleyman Demirel'e verdigi, Cumhurbaskani tarafindan da gereginin tetkik ve tahkiki için Basbakan Prof.Dr.Necmettin Erbakan'a verilen mektupta;

``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesinin bulundugu alinan duyumlara göre bu dairenin bazi elemanlarinin uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürülmesi gibi islere karistigi, son olay da bunun vehim olmadigini sanildigindan da kötü oldugunu gösterdigini, Ömer Lütfi Topal'i öldürenlerin itiraflarinin fevkalade enteresan oldugunu, bu kisiler suçu itiraf ettikleri halde Ankara'ya celb edilerek halen serbest gezdiklerini, Istanbul Emniyet Müdürlügünde her türlü dökümanin hazir oldugunu, asiret reisinin Devleti kullandigini, Devlette görevli bazi kisilerin Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun Içisleri Bakani dahil bir takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugunu, Devletin emrinde çalisan ve suça karisan 100-120 kadar kisi oldugunu, bu isin Devlet çapinda sorusturulmasi gerektigini, bu ise seyirci kalinir ise Demokrasinin isleyebileceginden süphe duyulacagini, bunlarin meydana çikarilmasi halinde de Devletin zarar göreceginden endise ettigini, normal Devlet mekanizmasina güvenin olmadigini, Devlet Denetleme Kurulu'nun böyle bir seyi üstlenebilecegini...'' iddia etmistir. (Ek:44)

2- ISÇI PARTISI GENEL BASKANI DOGU PERINÇEK'IN IDDIALARI:

Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK Komisyonumuza gönderdigi 9 Aralik 1996 tarihli yazisinin ekindeki (4) sahifelik Genel Çerçeve baslikli yazisi, TBMM Baskanligina yazilmis (15) sahifelik Mehmet AGAR ve Tansu ÇILLER hakkinda suç duyurusu oldugunu iddia ettigi dilekçesi ve diger eklerden olusan toplam 183 sayfalik metin, 2 adet fotograf ve 40 sahifelik gazete küpürlerinin ve 26 Aralik 1996 tarihinde Komisyona sundugu dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde;

DYP Genel Baskani, Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER'in basta MIT, Emniyet, Jitem, Özel Kuvvetler Komutanligi gibi devlet kurumlarinin görevlileri olmak üzere mafya diye nitelenen bazi suç örgütlerinde yer almis kisilerden olusan özel bir suç örgütünün kurulmasini azmettirdigi, bu örgütü eline geçirdigi, devlet olanaklari ile besledigi, himaye edip, yönlendirdigi, bu örgütün ABD'nin CIA ve Israil'in MOSSAD Istihbarat Örgütleriyle baglantili oldugu ve örgütün mensuplari arasinda ``Özel Büro'' diye anildigi, ÇILLER'in Özel Örgütü'nün halen bir tanitim ajansi biçiminde faaliyet yürüttügü; çok genis bir cografyayi hedef aldigi; Istanbul, Ankara, Izmir. Washington ve Tel Aviv'de bürolari oldugu, Türk Silahli Kuvvetleri, Ülkücü Mafya, Emniyet Teskilati, Uyusturucu silah ve nükleer madde mafyasi ve MIT içerisinde uzantilari oldugu ve toplam (700) kisiden olustugunu basinda (özellikle kendisinin yayinladigi Aydinlik isimli dergi) yer alan haber ve yorumlara dayandirarak IDDIA etmektedir. Bu iddiaya göre; örgütün lider kadrosu DYP Genel Baskani ve Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER ve esi Özer ÇILLER, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR, MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr-Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR, Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri Emekli Yarbay Korkut EKEN, Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN, Ülkücü Mafya Seflerinden Abdullah ÇATLI ve Alaattin ÇAKICI'dan meydana geldigi ileri sürülmektedir.

Iddiaya göre; örgütün Emniyet içindeki uzantisinin basinda Mehmet AGAR yer almakta, örgütü onun müsaviri olan Korkut EKEN ``sevk ve idare'' etmektedir. Yine iddiaya göre;

Örgütün MIT içindeki uzantisinin basinda ise; Kontr Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR ve Tolga ATIK yer almaktadir.

Çiller Örgütünün Türk Silahli Kuvvetleri içindeki uzantisinin kanitinin ise;Kidemli Piyade Yüzbasi Hüseyin PEPEKAL ve yanindaki zabitler grubunun oldugu ve bu grubun Azerbaycan ve Kafkaslarda çesitli tertip ve kiskirtmalarda bulundugu iddia edilmektedir.

Kamuoyunda ``SÖYLEMEZ ÇETESI'' adiyla bilinen mafya örgütlenmesinin Çiller Özel Örgütünün bir uzantisi oldugu ve bu misal mafya örgütlenmeleri olarak; Tevfik AGANSOY Çetesi, Abdullah ÇATLI ve grubu, 6. Filo adini tasiyan Mafya örgütlenmesi, Saziye Barin isletmecisi Ziya AYCAN ve grubu ile Avrasya feribotunu kaçiranlar sayilmaktadir.

ABD'nin Adana Konsolosu Elizabeth Shelton'un da bu özel örgüt faaliyetlerine katildigi iddia edilmektedir.

Dogu PERINÇEK'in iddiasina göre; Çiller Özel Örgütünün 1995 Mart ayinda Azerbaycan'da Haydar ALIYEV'e karsi darbe tertipledigi, Iran ile savas kiskirtmasi yaptigi, Çeçenistan'da provakasyon yaptigi ve Avrasya feribotunun kaçirilmasini tertip ettigi, uyusturucu kaçakçiligi yaptigi ya da yapanlardan haraç aldigi, kamuoyuna mal olmus olanTarik ÜMIT, Asker SIMITKO ve Lazim ESMAEILI cinayetlerini gerçeklestirdigi, nükleer madde kaçakçiligi yaptigi, Manukyana bombali saldiriyi gerçeklestirip soförü Mehmet Urhan'i öldürdügü iddia edilmektedir.

Ayrica; DYP Genel Baskani ve Disisleri Bakani ve Basbakan Yardimcisi Tansu ÇILLER'in 1971'den beri ABD'nin Disisleri Bakanligina hizmet veren bir ``çagrili görevli'' oldugu,

Eski Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref BITLIS'i ``Çekiç Güç'' denen ABD askeri biriminin suikastla öldürdügü, bu suikasta ait CIA toplantisina ABD Adana Konsolosu Shelton ve yardimcisi S.Pevington, Çekiç Gücün ABD'li Komutani Albay Naab, Ankara'dan bir Amerikan Askeri yetkilisi ve Izmir'den TUSLOG'da görevli bir yüzbasinin katildigi Dogu PERINÇEK tarafindan ileri sürülmektedir.

Isçi Partisi Genel Baskan Yardimcisi Hasan Yalçin Komisyonumuza gönderdigi 10.03.1997 tarihli yazisinda da;

``Susurluk Olaylarini Arastirma Komisyonu Üyesi Yasar Topçu'nun Hüseyin Duman ve Bucak Ailesi fertlerinden Fatih Bucak'in kumar arkadasi oldugu, 9 Mart 1997 tarih ve 507 sayili Aydinlik Gazetesi'nde yazildi. Yasar Topçu'nun arkadasi Hüseyin Duman nükleer madde kaçakçiligi yapan bir kisidir. Fatih Bucak ise; Susurluk Olayinin önemli isimlerinden Sedat Bucak'in yegenidir.

Böyle bir kisinin Susurluk Olayini Arastirma Komisyonunda yer almasi, Komisyon çalismalarinin ciddiyetine gölge düsürür. Hüseyin Duman ve Fatih Bucak gibi kisilerin kumar arkadasi olan bir kisinin Susurluk olayi ile Kamuoyunun gözleri önüne serilen ve Komisyonunuzun çalisma konusunu olusturan iliskiler yumaginin üzerine gitmesi düsünülemez.''iddiasinda bulunmustur.(Ek:45)

3- ANAP MANISA MILLETVEKILI TEVFIK DIKER'E VERILEN VE ONUN TARAFINDAN KOMISYONA INTIKAL ETTIRILEN MUSTAFA DENIZ'IN YAZISINDAKI IDDIALARI:

Manisa Milletvekili Tevfik DIKER tarafindan Komisyon Baskanligina sunulan 23.1.1997 tarihli yazida: Cem ERSEVER olaylarinda adi geçen ve 15.11.1993 tarihinde Polatli yakinlarinda ölü bulunan itirafçi Mustafa Deniz hakkindaki degerlendirme raporunda;

Ferit Kod adli Mustafa DENIZ'in 1984 yilinda PKK örgütüne girdigi, bazi eylemlere katildigi 15.10.1989 tarihinde kendi istegi ile Van'da teslim oldugu,

Teslimiyetini takiben güvenlik kuvvetlerine yardimci olarak pek çok eylemi ve örgüt militanini yakalattigi, Diyarbakir 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi 1989/1348 hazirlik, 1989/526 esas sayili davada sanik olarak yargilandigi, yargilama sonunda TCK'nin 125/4 maddesine göre saliverildigi,

Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in saliverildikten sonra basta JITEM olmak üzere Emniyet istihbarat örgütlerine yardim ettigi. Diyarbakir Istihbarat Sube Müdürü Hanefi AVCI tarafindan kendisine tasimasi için Browning marka L27507 seri nolu silahin verildigi ve ayni dönemlerde kisa adi JITEM olan Jandarma Istihbarat Teskilati bünyesinde sözlesmeli personel olarak çalistigi,

Çalismasi sirasinda gösterdigi üstün çaba sonunda teskilatta sorumlu emekli binbasi Cem ERSEVER'in yardimciligini yaptigi, çalisma arkadaslari arasinda Ali Hoca kod adli Ali OZANSOY, Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ve Mete kod adli Ibrahim BABAT ile birlikte çalistigi,

Bu çalismalar sirasinda bazi güvenlik görevlilerinin zorla adam kaçirma, fidye, uyusturucu madde kaçakçiligi gibi suçlara karistiginin belirlenmesi sonucu JITEM içinde görüs ayriligi çiktigi, emekli binbasi Cem ERSEVER, Mustafa DENIZ ve Ali OZANSOY'un raporlari üzerine Jandarma Genel Komutani esref BITLIS tarafindan Adil TIMURTAS ve ibrahim BABAT'in uzaklastirildigini, bu iki sahsin bunun üzerine Diyarbakir'dan tanidiklari Hanefi AVCI'nin yanina sigindiklari ve emniyet içinde olusturulan gizli olusumlara katildiklari,

Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ile Mete kod adli Ibrahim BABAT'in uyusturucu ve silah kaçakçiligi islerine bulastiklari, istihbarat raporlarini devletin bazi kademelerinden gizleyerek özel sahislar için çalisma yaptiklari, bu çalismalar için emirleri halen Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskanligi'nda teknik islerden sorumlu baskan yardimcisi olarak görev yapan Hanefi AVCI'dan aldiklari,

Bu çalismalar sirasinda önce JITEM sorumlusu emekli binbasi Cem ERSEVER'in, ardimdan da Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in Adil TIMURTAS ve Ibrahim BABAT'in içinde bulunduklari olusum tarafindan öldürüldügü, bu sahislarin halen, olusturulan bu yapi içinde çalismalarini sürdürdükleri, üzerlerinde emniyet tarafindan verilen silah ve kimlik tasidiklari belirlenmistir.

Degerlendirme raporuna ekli, o dönemde Diyarbakir Emniyet Müdürlügü Istihbarat Sube Müdürü Hanefi Avci tarafindan imzalanmis tarihsiz belgede;

``Aslen Agri ili Merkez Leylekpinar mahallesi nüfusuna kayitli, Ibrahim oglu 1965 dogumlu MUSTAFA DENIZ itirafçi olup, Güvenlik Kuvvetlerin yardimlarindan dolayi Bölücü eskiyanin hedefi olup hayati heran harici ve ciddi tehlikeye maruz oldugundan Silah Tasima Ruhsati müracaati neticesi alinincaya kadar kendi güvenligini saglamasi amaciyla kendisine ``L-27507'' Seri nolu BROWNIG marka 9 mm Tabanca verildigi,

Gerektiginde gerekli kolayligin gösterilmesini, tereddüt halinde Diyarbakir Istihbarat Sube Müdürlügünün 11799 ve J.Asayis Komutanligin 26173 nolu Telefonlardan bilgi alinabilecegi'', belirtilmistir.

Öteyandan yine Manisa Milletvekili Sayin Tevfik DIKER 5.3.1995 tarihinde Susurluk Komisyon Baskanligina yaptigi müracaatta;

PKK itirafçisi Mustafa DENIZ'e ait L-27507 seri nolu 9mm Browning marka tabanca ile bu tabancanin tasinabilmesi için Hanefi AVCI tarafindan verilen silah tasima belgesi ile ilgili olarak kendisinin Içisleri Bakani Meral AKSENER'e soru önergesi yönelttigini, alinan cevapta da; böyle bir silahin Emniyet ve Jandarma envanterinde olmadigi, Mustafa DENIZ'e verilmediginin bildirildigi, silahin nerede oldugunun bilinmedigi gibi belge hakkinda da açiklama yapilamadigindan bu konudaki çeliskinin aydinliga kavusturulmasi için Komisyona müracaatta bulundugunu belirtmistir.(Ek:46)

4- YAZAR ÜMIT OGUZTAN'IN IDDIALARI

Isadami M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi ve Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi ile ilgili olarak Yazar Ümit Oguztan'in Komisyon Baskanligina verdigi 10.3.1997 tarihli dilekçesinde;

``Kendilerine ulasan ve komisyona yararli olacagi düsüncesiyle verilen bilgilerin ``MIT'' tarafindan da daha önceden bilindigini ancak degerlendirmeye sokulmadigini, haber kaynaginin ise hayati tehlike endisesiyle hareket ettigini, içinde siyasal otoritenin de bulundugu çikar çevrelerinin gerçegin ortaya çikmasini istemedigini, Yurtiçinde ``mafia'' ve yurtdisinda ``CIA'' baglantilari bulunan örgütlenmenin ``ERGENEKON'' ve ``GLADYO'' olarak adlandirildigini, Adina mafia denilen yasadisi çikar gruplarinin gücünü siyasal otorite ile yaptigi isbirliginden aldigini belirttikten sonra 5 Subat 1992 tarihinden itibaren önemli olaylarin kronolojik siralamasini yapmaktadir.

Uyusturucu trafiginden, Türk siyasal otoritesine, Asiret liderlerine ve bürokratlarina çok fazla miktarda para akitildigini, komisyonun çok önemli bir görev üstlendigini, titiz çalismasi ve taniklarin korunmalarinin saglanmasi gerektigi, faili meçhul siyasî cinayetlerin siyasal otorite tarafindan organize edildigi gibi dürüst gazeteci ve yazarlarin da medya kuruluslarindan dislandiklarini, basin ve gerçekleri dile getiren yazarlar üzerinde siyasal otoritenin baski yaptigini veya faili meçhul cinayetlerle susturulmaya çalisildigi, vatandasin da umutsuzluga düstügünü,

6 Mart 1997 tarihinde gazeteci arkadasi Muharrem Demir'e ulasan haberleri arastirmak üzere oto hurdacisi Yalçin Zafer ile görüstügünü; yapilan görüsmede Orhan TASANLAR'in Istanbul Emniyet Müdürü oldugu dönemde Müdür Yardimcilarindan birinin makam soförü olan Mesut'un kirmizi mersedes olayina karistigini, kendilerini telefonla arayarak 71-72 model bakimli bir mersedes almak istediklerini, ve kendisinin 3 kisi ile birlikte giderek kirmizi mersedes otoyu rayiç fiyatinin 10 misli paraya alip otonun sahibine verdigini ve kendisinin de komisyonunu aldigini, bu mersedese 16 EA ... no'lu sahte plaka takildigini ve otomobilin tesliminden sonra isadami M.Ali YAPRAK'in kaçirilarak fidye alindigini, çok kisa süre sonra da; Ömer Lütfi Topal'in öldürüldügünü, otomobilin de 40 gün sonra geri vermek istediklerini ancak almadiklarini, otonun alimi sirasinda bulunan 3 kisiden birinin Ayhan Çarkin, digerlerinin de özel timci oldugunu, ancak alisverisle ilgilenmediklerini, M.Ali YAPRAK'in kaçirilma ve Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülme olayinda kullanilan kirmizi mersedes'in daha sonra Yalçin Zafer tarafindan sökülüp satilarak ortadan kaldirildigini,belirtmistir.(Ek: 47)

5- CHP ISTANBUL MILLETVEKILI ALGAN HACALOGLU KANALIYLA KOMISYONA SUNULAN FARUK KUSAKSIZLARDAN TARAFINDAN YAZILAN MEKTUPTAKI IDDIALARI:

Emekli polis memuru Faruk Kusaksizlardan tarafindan yazilip bir sureti Istanbul DGM Savciligina verildigi anlasilan bir sureti de Istanbul Milletvekili Sayin Algan Hacalogluna verilen ve onun tarafindan da Komisyon Baskanligina gönderilen yazi ekindeki mektupta;

Susurluktaki kazada ölümünden sonra, Abdullah Çatli'nin evinin de aranabilecegini ve evinde; 150 milyar TL degerinde mark ve dolar, 6 adet susturuculu silah, parasal degeri belli olmayan kokain ve eroin, 4 adet uzun namlulu silah, C4 ve TNT patlayicilari, binlerce mermi, geçmisteki olaylari aydinliga kavusturacak bilgilerle gelecekte yapilacak eylem planlari ve Mehmet Agar ve Hüseyin Kocadag ile ilgili belge ve fotograflarin oldugunu, bunlarin Çatli'nin yatak odasindaki gizli bölmelerde bulunabilecegini,iddia etmistir.(Ek:48)

6- CHP MILLETVEKILI MAHMUT ISIK TARAFINDAN KOMISYON BASKANLIGINA SUNULAN RAPORDAKI IDDIALARI:

CHP Milletvekilleri Ercan Karakas, Mahmut Isik ve Mustafa Yildiz'in 7.03.1996 tarihleri arasinda Van ve Hakkari illerinde faili meçhul cinayetlerle ilgili yaptiklari inceleme sonunda hazirladiklari raporda;

a- Güvenlik kuvvetlerinin 22 Eylül 1995 tarihinde Abdullah Canan'in köyü olan Karli'da operasyon düzenleyip 4 teröristi ölü olarak ele geçirmelerinden 15-20 gün sonra Hakkari Komando Tugay Komutanligi'na bagli Yüksekova Komando Tabur Komutanligi'nca adi geçen köye gidilerek Abdullah Cananin ki dahil 10 evde bulunan esyalarin tahrip edildigi, bunun üzerine Abdullah Canan'in Cumhuriyet Savciligi'na suç duyurusunda bulundugu Yüksekova Mahkemesinde de hasar tespiti yaptirdigi, Komando Tabur Komutani M.Emin Yurdakul'un Abdullah Canan ile birlikte suç duyurusunda bulunan iki kisiyi makamina çagirarak davadan vazgeçmelerini imali biçimde söyledigi, bu görüsmeden birkaç gün sonra 17.01.1996 tarihinde Abdullah Canan Hakkari'ye giderken askeri konvoyda arama yapildigi, Abdullah Canan'in da bu arama sirasinda Tabur Komutani M.Emin Yurdakul tarafindan gözaltina alindigini üç kisi ve iki köy korucusunun Yüksekova Cumhuriyet Savciligi'nda bulunan ifadelerinde beyan ettikleri, Abdullah Canan'in arabasinin Yüksekova'ya 100 km mesafede 21.01.1996 tarihinde, ölüsünün de Yüksekova'ya 20 km mesafede Altinbasak köyü yakininda iskence izlerini tasiyan ve 6 kursun sikilmis bir sekilde bulundugunu,

Raporu hazirlayan heyetçe bilgisine basvurulan Yüksekova Kaymakami Aydin Tetikoglu; ilçenin sosyo-ekonomik yapisindaki bozukluktan bahsettikten sonra, kendisinin Jandarma ve Polis disindaki askerler ile ilgisi olmadigini ve kendisine bagli olmadigi için emir veremedigini bilgi dahi alamadigini, askeri taburun direk Hakkarideki Tugay'a bagli oldugunu,

Yüksekova Cumhuriyet Savcisi Mehmet Turgay; birkaç kisi ile iki korucunun Binbasi Mehmet Emin Yurdakul tarafindan tabura alindigina dair ifade verdiklerini, kaybolanlardan bazilarinin da örgüte katildiklarina dair bilgiler oldugunu ve kayiplarla ilgili takipsizlik karari verdigini,

Hakkari Komando Tugay Komutani Tuggeneral Tuncay Koyuncu da; 22 eylül 1995 tarihinde Abdullah Canan'in evinin bitisiginde siginak bulundugu ve 5 PKK teröristinin öldürüldügü, Abdullah Canan'in kayboldugu gün adi geçenin 10.30'da evinden ayrildigini, oysa M.Emin Yurdakul komutasinda yapilan yol aramasinin 9.30'da bitirildigini, esrar-eroin ticaretinden dolayi öldürülmüs olabilecegini, M.Emin Yurdakul'un en faal, en mücadeleci basarili bir asker oldugunu ve bu nedenle yurtdisina gönderildigini,

b- Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul bir kisim askerle 27.10.1995 tarihinde Yüksekova Agaçli'ya giderek köylülerden 73 yasindaki Semsettin Yurtsever ile 18 yasindaki Mogdat Özeken ve 13 yasindaki Münir Saritas'i alarak köyden ayrildigi, daha sonra bilgi alinamadigi, Mogdat Özeken'in babasi Abdullah Özeken oglunu sormak için Tabura gittiginde oglunun agzindan kan akar vaziyette taburda gördügünü ve Tabur Komutaninin oglunu 24 saat içeri attigini bildirdigini, öte yandan Semsettin Yurtsever'in oglu Fevzi Yurtsever'de Komisyon Baskanligi'na verdigi 19.03.1997 tarihli dilekçesinde de ayni hususlari dile getirdigi, (EK:

c- 26 Aralik 1995 tarihinde Eyüp ve Mahir Karabeg kardeslerin Çukurca'da Ilçedeki kahveden çikarden 3 kisi tarafindan 47 plakali beyaz toros steysin bir araba ile kaçirildigi, bu arabanin degisik plakalarla son 4 gündür Ilçede görüldügünü, iki kardesin alindigi yerin Ilçe Emniyet Müdürlügü ve Jandarma Komutanligi'na hayli yakin mesafede oldugu ve cenazelerin Narli Köyü yakininda bulundugunu ve faili meçhul kaldigini,

Raporun sonuç bölümünde de; `` Yüksekova'da Vatandas ile Kaymakam, Jandarma, Polis ve Resmi Kurumlarin sikintisinin olmadigi, vatandaslarin asil sikayetinin Komando Taburuna ve özellikle Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul'a yönelik oldugu, tüm faili meçhul cinayetlerin bu sahistan kaynaklandigi, bu sahis Ilçede kaldigi müddetçe sikintisinin devam edecegi, Ilçe Kaymakaminin da Tabura müdahale edememesinin sorunu agirlastirdigi `` belirtilmistir. (Ek:49)

7-SÖYLEMEZ AILESIYLE ILGILI OLAYLARDA TUTUKLU DR.MEHMET SENA SÖYLEMEZ ILE EMIR SÖYLEMEZ VE NAZIF YAVUZ'UN IDDIALARI:

a- Mehmet Sena Söylemez'in iddialari

Mus Merkez-Kirköy nüfusuna kayitli 1961 Mus dogumlu, Tip doktoru ve Genel Cerrahi Uzmani oldugunu beyan eden ve SÖYLEMEZ Çetesi kovusturmasi nedeniyle Ümraniye Cezaevinde bulunan Mehmet Sena Söylemez TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu Baskanligi'na gönderdigi 2.12.1996 tarihli dilekçesine Ekli 63 sahifelik ifadesinde;

Kendisi ve mensubu oldugu SÖYLEMEZ Ailesinin masumiyetini, kendilerine yapilan suçlamalarin yalan gösterilen belge ve tutanaklarin düzmece oldugunu anlatarak; 1Nisan 1994 tarihinde Ankara'da isletmekte olduklari (Rumors) isimli Distotekte, Bucak Asiretine mensup Sultan Mehduh BUCAK, Ahmet OYNAK, Vahap AKPINAR isimli kisilerle aralarinda çikan kavga ve silahli çalistada anilan Bucak Asiretine mensup (3) kisinin ölmesi kendisi ve bir diger kisinin yaralanmasi ile sonuçlanan olaydan sonra Bucak Asireti ile hasim haline geldiklerini, PKK'ya karsi savastiklari için devlet kuvvetlerini yanina alan Bucak Asireti Reisi Sedat Edip Bucak'in halen Elazig Milletvekili olan Mehmet AGAR ile gerek Emniyet Genel Müdürü, gerekse Adalet Bakani olarak isbirligi yaparak kendilerine karsi birçok komplo ve cinayet tuzagi kurduklarini ifade etmektedir. Hatta Sedat BUCAK - Mehmet Agar birlikteliginin komplolari sonucu zamanin Basbakani ve halen ANAP Genel Baskani, Sayin Mesut Yilmaz ve Istanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazicioglu'nun da kendilerine karsi devletin polis gücünü kanunsuz bir sekilde seferber ettiklerini ve bütün bunlarin sonucunda kendisi ve kardeslerinin tamaminin iftiraya ugratilarak cezaevine konduklarini, iddia etmektedir. (Ek:50)

b- Emir Söylemez'in Iddialari:

Mus ili Kirköy Beldesinde Mukim Emir SÖYLEMEZ Mus Cumhuriyet Bassavciligi kanaliyla TBMM Susurluk Arastirma Komisyon Baskanligina sundugu dilekçesinde: `` Sedat Edip Bucak'in kardesleri ve diger aile bireyleri ile giristigi silahli mücadelede, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR'in (Emniyet Genel Müdürü ve Adalet Bakani oldugu dönemlerde) yardimi ile bazi aile bireylerini öldürttügünü ve akabinde delilleri kararttirdigini'' iddia ederek, bu hususta bazi gazete ve televizyon haberleri ve programlarini delil olarak sunmaktadir.(Ek:51)

c- Nazif Yavuz'un Iddialari

Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde Komiser Muavini olarak çalismakta iken SÖYLEMEZ ÇETESI sorusturmasi nedeniyle gözaltina alinan ve tutuklu bulundugu Ümraniye Cezaevinden TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu Baskanligina gönderdigi dilekçesinde; `` Kendisi hakkindaki iddialarin SÖYLEMEZ ailesinden olan ve Eskisehirde öldürülen Komiser M.Nasir SÖYLEMEZ ile olan arkadasligi nedeniyle yapildigini ve kendi masumiyetini ispat için hayat hikayesini anlatarak, geçirdigi sorusturma sirasinda poliste kendisine çesitli iskenceler yapildigini'' iddia etmektedir. (Ek:52)

8- KOMISYONA BILGI VERENLERIN IDDIALARI

Ayrica Komisyonumuza davet ettigimiz kisilerin vermis olduklari bilgiler isiginda Mehmet Eymür,Hanefi Avci,Korkut Eken,Hüseyin Oguz,Hasan Celal Güzel Ahmet Altintas,Senar Er,Mehmet Ali Yaprak ve M.Hadi Özcan'in iddialari komisyonumuzca özellikle degerlendirmeye alinmistir.

VI- KAVRAMLAR VE KONUYLA ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONU RAPORLARI

1- KAVRAMLAR

Raporun içeriginin daha net angilanabilmesi, bazi tanim ve kavramlarin belirlenebilmesini gerektirmektedir.

• Çete: Sözlüklerde, ordu birliklerinden olmayan silahli küçük birlik olarak tanimlanmaktadir. Ansiklopedilerde, bir kisinin yönetiminde, her türlü hukuk kurali ve sinirlamalarinin disinda çalisan, esnek, kolay davranabilen basi bozuk örgüt diye tanimlanmaktadir. Çetelerin, önceden zorla para almak, mal ve insan kaçirmak, gibi yasadisi eylemler yapmak amaciyla kuruldugu, çogu kez kanun kaçaklarindan olustugu, günümüzde amaç degistirerek, resmi ve askeri birliklerin, çesitli taktik ve hukuki nedenlerle yapamiyacaklari isleri yapan, yari resmi nitelik kazanmis örgütler oldugu açiklamasini getirmektedirler. Devlet güçlerinin büyümesi etkinlesmesinin eski anlamda haydutluk yapan çeteleri ortadan kaldirdigini, uluslararasi eylemler için devletlerin veya çesitli irkçi, dince ve ideolojik gruplarin uyguladigi yöntemler haline geldigini belirtmekte ``Devletin tüzel kisiligine karsi suç islemek için olusturulan silahli topluluk'', ``baslica suçlularin çikar ve tehlike ortakligindan dogmus olan koruyucu ve saldirici zümre'' ``silahli çete, siddet kullanarak bazi suçlari islemek amaciyla birlesen silahli topluluk'' gibi tanimlar ortaya konmaktadir.

Türk Ceza Kanununda tanimi: TCK'nun 313 üncü maddesinde ``Her ne biçimde olursa olsun cürüm islemek için örgüt kuranlar'' seklinde tanimlanmaktadir.

Mafya:Mafya, mevcut hukuk kurallarina göre yasaklanan mal ve hizmetleri, is alanlarini yasadisi yollardan, gerektiginde zor kullanma, rüsvet verme veya ilgili kisilerle çikar iliskisine girme sonucunda bunlari elde ederek büyük kaçançlar saglayan veya mevcut sistemin yasaklanmayan mal ve hizmetlerini yasadisi yollardan zor kullanarak, rüsvet v.s.veya ilgili kisilerle çikar iliskisine girerek ucusa alip çok pahaliya satmak suretiyle büyük kaçançlar elde etmek için olusturulan aralarinda fonksiyonel isbölümü yapilmis ve hiyerarsik bir yapi olan organize suç örgütüdür. Bu suç organizasyonlariin kendi içinde bir yaptirim sistemi mevcuttur. Yasaklanan mal ve hizmetler ile ugrastiklarindan, karaparanin aklanmasi sözkonusudur. Bu suç organizasyonlariinin esasi suç islemek suretiyle kazanç teminine dayanmaktadir. Suç isleme bir meslek olmustur ve süreklilik göstermektedir. Faaliyet gösterdigi alanda kisilere karsi siddete basvurmaktadir. Belirtilen amaçlara ulasmak için gerektiginde paravan firmalar kurmaktadir. Is alanlari genellikle, haraç almak, uyusturucu ve silah kaçakçiligi, yasadisi kumar, fuhus sektörünü olusturma ve çalistirma, kamu ihalelerine katilanlari sindirerek ihaleyi istedigi rakama düsürük ve daha pahaliya baskalarina satma,sahte resmi evraklar düzenleme, vergi kaçirma, gibi yasal olmayan islerden olusmaktadir. Bu islerin daha rahat yapilabilmesi için sözkonusu suç örgütleri tarafindan bazi kamu görevlilerine çikarlar dagitilarak kosullar kendilerine uygun hale getirilmektedir. Bütün bu uygulamalarinin karsisina çikanlari tehdit eder, yaralar, adam öldürür, bu isleri yapabilmek için uluslararasi organizasyonlara girisir, dünyaya açilir. Literatürde çete kavrami yerini genis anlamiyla ``yasadisi örgütler'', özel anlamiyla da ``organize suç örgütleri'' kavramina devretmistir. Ortak özellikler, yasadisilik, silahlilik, menfaat saglama ve teskilattir.

Yasadisi Örgüt: ``Hukuk kurallarinin öngörmedigi, izin vermedigi bir amaca ulasmak için birden fazla kisinin bir araya gelmeleri, birlikte hareket etmeleri.'' Bu tanimdaki yasadisi amaçlara göre örgütler tasnif edilmektedir. Siyasi bir amaci sürdürme olan, siddet eylemleri varsa (kaçirmadan-cinayete) amaçla veya bir devleti yikmak için siddet kullanimi varsa terör örgütü olarak tanimlanmaktadir.

Konumuzla ilgili yasadisi örgütlerin son iki tanimdan biri mafya adi verilen örgütlenme tipi olup;

Adalet Bakanliginca hazirlanan Çikar Amaçli Örgüt Suçlari Hakkinda

Kanun Tasarisinda, Çikar Amaçli Örgüt:

``Dogrudan veya dolayli biçimde bir kurumun, kurulusun veya tesebbüsün denetimini ele geçirmek, ihale, imtiyaz ve ruhsat islemlerinde etkinlik ve denetim elde etmek; ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve esyanin nedretine, fiyatlarin artmasina sebep olmak, kendilerine veya baskalarina haksiz menfaat saglamak; seçimlerde oy temin etmek veya seçimleri engellemek maksadiyla zor veya tehdit uygulamak veya kisileri kendilerine tabi kilmaya zorlamak veya mensuplari arasinda her ne suretle olursa olsun açik veya gizli isbirligi yapmak suretiyle yildirma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suçlar islemek için örgütü kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüte üye olanlara ya da örgüt adina faaliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yildan alti yila kadar agir hapis cezasi verilir.'' seklinde tanimlanmaktadir.

Çagimizda terörizm ve ekonomik suçluluk yaninda bati ve özellikle Italyan hukukunda (Mafya tipi örgütlenme) olarak da adlandirilan ``Çikar amaçli örgüt suçlulugu'', kamunun baris ve sükununu esasli biçimde ihlal eden, kamu otoritesini çok yakindan mesgul eden, devletleri gerek maddi ceza hukuku gerekse usul hukukuk bakimlarindan yeni ve istisnai kurumlari meydana getirip uygulamaya zorlayan hukuk ihlalleri olarak ortaya çikmis bulunmaktadir. Bu sebeple, bati ülkelerinde ve özellikle Amerika Birlesik Devletlerinde organize, örgütlü suçluluk olarak da isimlendirilen örgüt suçlulugunu cezalandirmak ve kisileri bu gibi eylemlerden caydirmak üzere özel kanunlar meydana getirilmekte ve bazi ülkeler suçlarin tanimini genel ceza kanunu içerisinde yapmakta ve usul hükümlerini gene genel ceza yargilamasi usulü kanunlarinin ilgili maddelerine yerlestirmekte veya mükerrer maddeler kullanma yolu tutmaktadirlar.

Icralarinda, çok kere, terörizm suçlarinda oldugu gibi, cebir, siddet, yani zor, tehdit, korkutma ve yildirma yolu tutulan örgütlü suçlar özellikle manevi unsur ve yönelinmis hedef, amaç itibariyle terörizm suçlarindan ayrilmaktadirlar. Gerçekten çikar amaçli örgüt suçlarinda hedef, terörizmde oldugu gibi yakin amaç olarak kamu düzenini agir biçimde ihlal ile asil amaçlara ulasma yolunu açmaktan ibaret bulunmayip, haksiz menfaat, çikar elde etmektir. Çikari elde etmek üzere örgütlenilmekte ve zor ve tehdit unsurlarini olusturan suçlara basvurmak suretiyle magdurlari yildirip çikar saglanmasina ulasilmaktadir. Bu amaç yaninda toplum içinde kanun disi ticareti teskilatlandirarark fuhusu istismar etmek, kadin ticaretini örgütleri için bir tekel haline getirmek, uyusturucu madde trafiginin yönlendirmek ve böylece dünya gençligini korkunç etkisi altina almis bir afetin yayginlasmasini saglamak ve belki de hepsinden kötüsü, birkisim kamu görev ve hizmetlerinin igfal ederek bu gibi kanunsuzluklarin içine alip ortaklari haline getirmek, rüsveti genellestirmek, çikar amaçli suç örgütlerinin kanunsuz ugraslarinin basinda gelmektedir. Bazi ülkehlerde bu tür örgütlerin, daha da ileri giderek siyaseti bile yönlendirmeye cür'et ettikleri, kamu görevlilerinin seçimle isbasina geldikleri hallerde, seçimleri türlü yollarla etki altina almaya çalisarak istedikleri kisilerin görevlendirilmeleri hususunda çaba gösterdikleri gözlenmektedir.

Elde ettikleri çikarlarin büyüklügü nedeniyle bazen suç örgütlerinin ugras alanlarini parselledikleri ve birbirlerinin nüfuz alanlarina müdahale ettikleri, bunun sonucu olarak toplumu son derecede rahatsiz eden silahli mücadelelere giristikleri görülmektedir.

Böylece nitelikleri hakkinda kisa bilgi arzedilen örgütlü suçlarla genel ceza hukuku ve usulü kurallari ve Devletin mutad teskilati ile mücadelenin çok zor oldugu ve hatta bazen imkânsiz bulundugu, yabanci ülkelerin geçirdikleri deneyimler sonucu anlasilmistir. Bu suçlarin failleri elde ettikleri büyük çikarlari da kullanarak yaklanmamak için her türlü yola basvurmakta, kollugu çürütmekte, zabitaninin sahibi oldugu bütün teknik araçlarin da fazlasindan yararlanabilmektedirler. Bir yazar çikar amaçli örgüt suçlarinda tesbit edilip cezsalandirilabilen fiillerin adeta aysber'in su üstünde kalan kismi oraninda bulundugunu ifade etmektedir. Örgüt suçlari üzerinde genis bir arastirmayi yürüten bir Alman Kriminoloji Enstitüsü, Almanya da çalisan 31 Türk is adamindan hepsinin örgüt suçlarinin magduru olduklarini ve yildirma, tehdit yoluyla adi geçenlerden örgütlerin sürekli olarak haraç aldiklarinini belirlemistir.

Içisleri Bakanliginca hazirlanan ``Organize Suç Örgütleri Ile Mücadele

Kanunu Tasarisi'' nda Organize Suç Örgütü:

''Mensuplari arasinda açik ve gizli isbirligi yapmak, baski, cebir, siddet, tehdit ve benzeri yöntemlerden biri kullanilmak suretiyle korkutarak, yildirarak, sindirerek; kurum, kurulus veya tesebbüslerin yönetim veya denetimlerini ele geçirmek, ihale, imtiyaz, ruhsat ve benzeri faaliyetlerini denetlemek, bu faaliyetlerde etkinlik saglamak, ekonomik faaliyetlerde kartel, tröst yaratmak, serbest piyasa kosullarinda olusan fiyatlari denetleyerek artmasina veya düsmesine sebep olmak, gerçek veya tüzel kisiler arasindaki alacak ve borç iliskilerini düzenlemek, taraflar veya üçüncü sahislar adina para, çek, senet tahsil etmek, ettirmek, borç senedeni, çek imzalattirmak, menkul veya gayrimenkullerini zor kullanarak sattirmak, bagislatmak, hibe ettirmek amaciyla kurulan örgüte mensup olanlara ya da örgüt adina faaliyette bulunanlara veya bilerek örgüt adina veya hesabina hizmet yüklenenlere'' denilmistir.

Organize suçluluk: Münferiden veya topluca, yüksek bir önemi haiz suçlarin belli bir plana göre, birçok kisi tarafindan, uzun veya belirsiz bir süre ile, is bölümü esaslarina göre;

a) Mesleki veya ticari benzeri yapilarin kuhllanilmasi veya,

b) Cebir ya da korutucu diger araçlarin kullanilmasi veya

c) Siyaset, basin, kamu idaresi, adliye ve ekonomi üzerinde etkide bulunarak, kazanç veya güç elde edilmesidir.

Organize suçlulugu belirleyen yedi karakteristik unsurunu söylece özetleyebiliriz:

Organize suçluluk, genellikle kanununen yasaklanmis olan ve toplumun bazi kesimlerince talep edilen, yasaklanmis mal ve hizmet ihtiyacini karsilamaktadir. Bu nedenle toplumda illegal mal ve hizmetler organize suçluluk tarafindan arzi gerçeklestirilen bir talep olarak ortaya çikmaktadir.

Organize suçluluk, kazanç ve güç saglamak için fonksiyonel is bölümü ve hiyerarsik bir düzen içinde faaliyet gösteren faillerden olusan bir yapilanma içindedir.

Bu suçlulugun diger bir özelligi, kisa zamanda ve hizli bir biçimde kazanç saglayabilecek, maliyeti düsük, yakalanma riski az olabilecek alanlari tercih etmesidir.

Organize suç örgütleri illegal ve legal faaliyetlerini siki bir biçimde baglantilandirmaktadir.

2- KONUYLA ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONLARI RAPORLARI

Raporun konu ve kapsamiyla ilgili olmalari sebebiyle daha önce asagida belirtilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Arastirma Komisyonlarinca düzenlenen raporlarin özeti ilgililere isik tutmasi amaciyla rapora kaydedilmistir.

a. Hayali Ihracaat Hayali ihracat iddialarina arastirmak üzere teskil edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Hayali Ihracat Arastirma Komisyonunun (10/5,8 Sayili) raporunda: Ihracati tesvik amaciyla alinan hukuki idari ve mali tedbirlerin birçok suistimale yol açtigi ve Türk Kamuoyunda hayali ihracat denilen olaylari dogurdugu, bunun üretim artislarina yol açmayan dis rekabet sartlarina uymayan ve kisa vadeli kâr gözeten bir yapi gösterdigi vurgulanmistir. Hayali ihracatin, ihraç edilen ürünlerin degerinin üzerinde veya gerçekte mal ihracati olmadigi halde, belge üzerinde olmus gibi gösterilerek, gösterilen ihraç degeri üzerinden % 0 pirim alinmak suretiyle gerçeklestirildigi, bu amaçla çok sayida paravan sirket kuruldugu, hayali ihracat yaptigi tesbit edilen firmalar hakkinda bir çok kurum denetim elemanlarinca denetim raporlari düzenlenmesine ragmen, bu raporlarin (346 adet) isleme konulmayarak önce Hazine ve Dis Ticaret Müstesarliginda, daha sonra DPT'de uzun süre (16 ay) bekletildigi, Eski Basbakan Turgut ÖZAL imzali 12.11.1987 tarihli 38680 sayili talimatla bu konudaki tüm yetkilerin DPT'de toplandigi, bu arada hakkinda olumsuz rapor bulunan firmalara (256 adet) haksiz tesvik ödemelerinin yapildigi, anilan firmalara ödemeler yapildiktan sonra sözkonusu raporlarin isleme konuldugu, konunun DPT, Hazine ve Dis Ticaret Müstesarligi, Merkez Bankasi, Maliye ve Gümrük Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü boyutlarinin oldugu, hayali ihracat sonucunda hayali ihracata karisan 256 adet firmadan 143 adet firmanin yapmis oldugu ihracatlarin tamaminin hayali oldugu, 1984- 1990 yillari arasinda hayali ihracat sonucunda sözü edilen firmalara o günkü fiyatlarla 2,5 Trilyon lira haksiz yere tesvik ödemesi yapildigi, Hazine ve Dis Ticaret Müstesarligi Kontrolörlerince bu konuyla ilgili düzenlenen ve suç iddialarini içeren raporlarin ilgili adli mercilere intikal ettirilmeyerek zamanasimina ugratildigi,hayali ihracatin gerçeklestirilmesinde rol oynayan kisiler düsünüldügünde konunun siyasî boyutunun da bulundugu, belirtilmistir. Ayrica, Sonuç Bölümünde ise aynen; ``Sonuç olarak ihracat artirmak, bu alanda görülen mevcut tikanikliklari gidermek bahanesiyle 7/10624 sayili Bakanlar Kurulu Kararinda belirtilen esaslari kanunsuz emir ve talimatlarla degistirmeye giden ve bunlarin uygulanmasini saglayarak Hazineyi büyük oranda zarara ugratan dönemin birkisim yetkili siyasîleri ve bürokratlari ile sonradan yapilan bütün yasal prosedürden yoksun islemleri 7/11237 ve 7/11509 sayili Bakanlar Kurulu Karariyla yasal hale getirmeye çalisan ihracat islemlerinden sorumlu dönemin Bakanlari ile Basbakan sorumludur. Bundan dolayi bu kisilerin yukarida açiklanan yöndeki iylemlerinin sorusturulmasi ve yargi mercilerinin denetiminden geçirilmesinin gerekli oldugu düsünülmektedir. Böylece gelecekte benzer olaylarda devlet parasina göz dikebilecek kisiler ve bunlara destek olacak bürokrat ve siyasîler için caydirici bir etki saglanabilecektir.'' denilmistir.(Ek:53)

b. Faili Meçhul Cinayetler Ülkemizin Çesitli Yörelerinde Islenmis Faili Meçhul Cinayetler Meclis Arastirma Komisyonunca (10/9) hazirlanan 12.10.1995 tarihli raporda: Giris bölümünde, Meclis Arastirma Komisyonlarinin yetkilerinin kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye yeterli olmadigi, genellikle ülkemizde gündemi olusturan bir konu karsisinda bu konularin Meclis Arastirma Komisyonlarinca arastirilmaya çalisildigi, Meclisin; Arastirma Komisyonlari kurararak olaya el koymasi üzerine kamuoyunun beklentiye itildigi, somut bir sonuç görülmek istenildigi, ancak Meclis Arastirma Komisyonlarinin yetkilerinin somut sonuçlari elde etmeye yeterli olmadigi, neticede de; yetki sinirlamalari nedeniyle kamuoyunun ve Meclis'in beklentilerine cevap verilemedigi, Komisyonlarinin görevinin faili meçhul siyasal cinayetleri isleyen kisileri ortaya çikarmak ve yakalamak olmadigi, Meclis Arastirma Komisyonlarinin hükümeti denetlemek görevini yaptigini, bu konuda hükümetin bir ihmal ve kastinin bulunup bulunmadiginin tesbiti ile alinmasi gereken önlemlerin alinmasini tavsiye etmek oldugu açiklamalarina yer verildikten sonra;

Raporun devaminda terör eylemleri ve adi nitelikteki eylemler neticesi meydana gelen faili meçhul cinayetlerin faillerinin tesbitinin görev ve yetki alanlarinin disinda oldugu vurgulanarak., faili meçhul cinayetlerin nihai amacinin devleti çalisamaz hale getirmek, toplumda yilginlik ve bezginlik yaratmak ve kargasa ortamindan yararlanmak oldugu belirtilmistir. Bu Komisyonun görev süresi içersinde ilgili Bakanliklardan bildirilen faili meçhul siyasal cinayetler toplam sayisinin 908 oldugu, daha sonra 218 faili meçhul siyasal cinayetin faillerinin bulundugu tesbitine yer verilmistir.Devamla, olaganüstü Hal Bölgesinde, terör olaylari yüzünden göçlerin yasandigi, yasam sartlarinin zorlasmasinin suç oranini arttirdigi ifade edilmistir. Vatandasin isçi alimlarinda partizanlikla karsilastigi, bölgeye yapilan atamalarda liyakata dikkat edilmedigi, bunlarin vatandas üzerinde güvensizlik yarattigi, bu bölgede görev yapan kamu görevlilerinin vatandasa iyi mumamele etmedigi, tecrübesiz oldugu; kamu kuruluslari arasinda koordinasyonun bulunmadigi, bölgedeki cezaevlerinin yönetiminin devlet yerine, mahkumlarin elinde oldugu, buralarda rahat ortam bulan örgüt militanlarinin disarida yapilacak eylemleri planladigi ve uygulama emirleri rahatça verdigi, sempatizan olarak cezaevine giren tutuklularin çok iyi siyasî ve askeri egitim almis militan olarak cezaevinden çiktigi, vatandasin sessiz ve çaresiz oldugu,

Devletin Anayasa ile çizilmis yetki ve görev ayrimina ragmen hukuk kurallarini tanimayan ve istedikleri zaman istedikleri kurallari uygulayan kisiler ve kurumlarin bulundugu, Devletin içinde oldugu izlenimi edilen birtakim odaklarin devlet içerisinden temizlenmesi ve hukuk kurallarinin hakim kilinmasi için Devletin otoriteyi ele almasinin zorunlu oldugu, bu yapilmadigi takdirde bu odaklarin Devlete hakimiyetlerinin ve hukuka aykiri davranislarinin devam edecegi, hukuk devletlerinde her türlü hukuk disi olusumun fark edildigi anda ortadan kaldirilmasi gerektigi, hukuk devletinin yetkili kuruluslarinin, hukuk disi olusumlarin faaliyetlerinin devam etmesine göz yummalari durumunda bundan hukuk devletinin zarar görecegi,

Belirtildikten sonra; görülen söz konusu aksakliklar üzerine getirilen önerilerde, yargi organlarinin her açidan bagimsiz ve güvence altinda olmasi ve her türlü tehditlere karsi korunmasi, hukukun üstünlügüne inanan ve hukuk kurallarina bagli yeterli sayida hakim, savci ve güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi, emniyet güçleri üzerinde idarenin yeterli denetimi kurmasi, emniyet güçleri içerisinde hukuk disi olusumlara izin verilmemesi, kisi ve kurumlarin hukukun çizdigi çerçeve içerisinde kalmasinin gerekli oldugu, yasadisi faaliyetlerin odak noktasi olan ve sayilari hergün artmasina ragmen teröre karsi yapilan mücadelede etkili olmayan koruculuk sistemine son verilmesi, olaganüstü halin kaldirilmasi,devlet itirafçi iliskisine son verilmesi, polis özel timlerinin kullanim seklinin degistirilmesi, istihbarat hizmetlerinin desteklenmesi (kanunen yetkili birimlere birakilmasi ve bu konudaki karisikligin önlenmesi), polisin faili meçhul cinayetleri önleyecek bir yapida düzenlenmesi, cezaevlerinin islah edilmesi v.b. yönünde çalismalar yapilmasi, tedbirler alinmasi önerilmistir. (Ek:54)

 

VII. INCELEMELER

VII-INCELEME BÖLÜMÜ

A-SUSURLUKTA MEYDANA GELEN KAZA OLAYI VE

ARKASINDAKI ILISKILERIN AÇIGA KAVUSTURULMASI ILE

ILGILI INCELEME

1- Komisyon Baskanliginin 7.2.1997 tarih ve 217 sayili yazisi ile Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY)'in kazadan sonra evinin aranip aranmadigi, arandi ise tutanak örneklerinin gönderilmesinin istenildigi,

Istanbul Emniyet Müdürlügünün 24.2.1997 tarih ve 2509-Br-142 sayili yazisi ile 14.1.1997 tarihinde Abdullah ÇATLI'nin evinde 6.no.lu DGM'nin 13.1.1997 tarih ve müteferrik 1997/14 Hz:1996/2303 sayili arama kararina dayali olarak arama yapildigi, herhangi bir suç deliline rastlanamadiginin tespit edildiginin 15.1.1997 tarih ve 36 sayili Istanbul Emniyet Müdürlügü yazisinda, belirtildigi incelenmistir.(Ek:55)

2- Komisyon Baskanliginin 17.2.1997 tarih ve 238 sayili yazisiyla;

Emniyet Genel Müdürlügüne Israil tarafindan hibe edilen silahlardan depoda bulunmayan ve kaybolanlarin listesi ile konu hakkinda varsa tahkikat evraklarinin istenildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 13.3.1997 tarih ve 058885 sayili yazisiyla,

Konu hakkinda Içisleri Bakanligi Müfettislerince sorusturma yürütüldügü, tahkikat sonucuna göre düzenlenecek evrakin bilahare gönderileceginin bildirildigi incelenmistir. (Ek:56)

3- Komisyon Baskanliginin 18.3.1997 tarih ve 298 sayili yazisiyla;

Susurluk yakinlarinda meydana gelen trafik kazasinda ölen Hüseyin KOCADAG, Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY, Mehmet ÖZBEY ve Sahin EKLI isimleri de dahil olmak üzere) ve Gonca US gibi olaya karisanlarin mal varliklariyla ilgili olarak herhangi bir sorusturma yaptirilip, yaptirilmadiginin bildirilmesi istenilmis,

Maliye Bakanligi Hesap Uzmanlari Kurulu Baskanliginin 20.3.1997 tarih ve 132 sayili, 25.3.1997 tarih ve 143 sayili yazilarinda;

Sorulan kisiler hakkinda arastirmalarin yapilmakta oldugu, gerektigi taktirde hesaplar üzerinde inceleme yapilacagini, halen sonuçlanmis herhangi bir arastirma yada inceleme bulunmadiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:57)

4- Komisyon Baskanliginin 31.1.1997 tarih ve 195 sayili yazisiyla;

Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanligindan Istanbul Il'i Besiktas Ilçe Nüfus Müdürlügü tarafindan Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI)'ya verilen Z 01-150837 seri numarali sahte nüfus cüzdani verenler ile ilgili olarak yapilan sorusturmaya iliskin raporun örnegi ile ilgili bilgi ve belgenin talep edildigi,

Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanliginin 4.2.1997 tarih ve 241-2-11/257-1 sayili yazisinda;Inceleme ve sorusturmanin devam ettiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:58)

5- Komisyon Baskanliginin 29.1.1997 tarih ve 187 sayili yazisiyla;

Emniyet Genel Müdürlügünden, Susurluk kazasi neticesinde ele geçen tüm silahlar hakkinda 26.1.1997 tarih ve 026292 sayili yazi ile bilgi ve belgelerin gönderildiginin belirtildigi ve 11.11.1996 gün ve 3531 sayili Daire Baskani imzali yazida da A92571 V seri nolu 22 cal. Baretta Marka tüfegin teskilatin demirbasina kayitli olmadiginin künye kayitlarinin incelenmesinden anlasildigi belirtilmekte, 19.12.1996 gün ve 4016 sayili yazida ise bu silahin bir Israil Sirketi tarafindan Türk Polis Teskilatina hibe olarak gönderilecek malzemeler içerisinde oldugu, gönderilen kisimlarin Özel Harekat Daire Baskanligina teslim edildigi, o daireden soruldugunda ise bu silahin kayitlarinda mevcut olmadiginin bildirildiginin görüldügünü,buna göre, son kullanma belgesine istinaden Israil Sirketi tarafindan Türk Polis Teskilatina gönderilen hibe malzemeler içerisinde yer almamakta, yada teslim edilen mezkur silahin hibe malzemeler listesinde yer almasina ragmen, nedeni bilinmeyen bir sekilde teskilat kayitlarinda ve demirbasinda bulunmadigi gibi sonuç ortaya çiktigini, ilgili sirket ile temasa geçilerek konu hakkinda alinacak saglikli bilginin bildirilmesinin istenildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 5.2.1997 tarih ve 034255 sayili yazisiyla;

Konu hakkinda Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanligi tarafindan sorusturma yürütüldügü, sorusturmanin konusunun silahlarin gümrüge girisi ve gümrükten sonraki akibeti hususunda oldugunu, sorulan hususlarin sorusturma sonuçlandiginda belirleneceginin düsünüldügünün bildirildigi incelenmistir.(Ek:59)

6- Komisyon Baskanliginin 7.2.1997 tarih ve 216 sayili yazisiyla Abdullah ÇATLI'nin hangi tarihte, hangi suçtan, hangi mahkeme tarafindan tutuklandigi, Isviçre'de hangi suçtan tutuklu bulundugu, hangi tarihte cezaevinden firar ettigi ve varsa hükümlülüklerine dair mahkeme karar örneklerinin Emniyet Genel Müdürlügünden istenildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 28.2.1997 tarih ve 51123-7693/990011 sayili yazisinda;

Adigeçenin, 23.02.1982 günü Isviçre'nin Zürih kentinde Milliyet Gazetesi Genel Yayin Müdürü Abdi IPEKÇI'nin öldürülmesinde bu suçu azmettirmek, suçta kullanilan silahi temin etmek, 6136 sayili kanuna muhalefet suçlarindan ``KIRMIZI BÜLTEN'' ile aranan Mehmet SENER isimli sahisla birlikte; Zürih Savciliginca çikartilan tevkif müzekkeresine istinaden 03.02.1954 dogumlu Mehmet SARAL adina tanzim edilmis ``Sahte Pasaport Kullanmak'' suçundan yakalandigi ve ÇATLI'nin 24.02.1982 tarihinde ayni Savcilikça saat 14.00'de serbest birakildigi;Adi geçenin, Fuat KOÇAL ve Nevzat BILECAN isimli sahislarin da aralarinda bulundugu ve 1984 yilinin Nisan ayi ortalarinda Isviçre'ye yaklasik 3 kg. eroin maddesinin sokulmasi olayinin organizatörleri olarak Oral ÇELIK ile birlikte hakkinda 06.09.1984 günü Bale Kantonu Savcisi Sayin Schild tarafindan çikartilan giyabi tevkif müzekkeresine istinaden Isviçre'ye iadeleri amaciyla Uluslararasi düzeyde tutuklattirilmak üzere aranmalarina baslandigi,

``Uyusturucu Madde Kaçakçiligi'' suçundan 24.10.1984 günü Fransa/Paris'de 01.01.1954 Reyhanli dogumlu Hasan KURTOGLU sahte kimligi ile yakalandigi, yedi (7) yil hapis cezasina mahkum edilerek 27.10.1984 tarihinde Sante Cezaevine konuldugu,

Sahsin Türkiye'de islemis oldugu suça idam cezasi verildigi cihetiyle, Fransa'dan ülkemize iadesi için yapilan talebimizin 27.05.1985 tarihinde kabul edilmedigi,

25.11.1988 tarihinde Fransa'dan Isviçre'ye iade edildigi, Isviçre Interpolünden alinan 13.01.1989 tarihli mesajda; uyusturucu suçundan dolayi davasinin anilan ülkede Bale Asliye Ceza Mahkemesince görülecegi, ÇATLI'nin ülkemize iade edilebilmesi için Fransa'nin rizasinin alinmasinin zorunlu oldugunu bildirdigi,

19.05.1989 tarihli mesajlarinda da; Fransiz Makamlarinin daha önceden idam cezasina çarptirilan sahsin Türkiye'ye iade edilmesini reddetmesinden bahisle ülkemize iadesinin imkansiz oldugunu ifade ettigi,

27.04.1990 tarihinde Isviçre Interpol'ünden alinan mesajda ise; ÇATLI'nin 20.03.1990 tarihinde Zug Kantonundaki Bostadel Hapishanesinden bes (5) kisi ile birlikte kaçtiginin belirtildigi,

Bu mesajdan önce Disisleri Bakanliginin 10.04.1990 tarihli yazilarinda da; Abdullah ÇATLI'nin sözkonusu hapishaneden iki (2) Yugoslav, iki (2) Italyan ve 1963 Sandikli dogumlu Mehmet ve Hanim oglu Ahmet TANRIKULU isimli Türk uyruklu sahisla birlikte kaçtiginin belirtildigi anlasilmistir.

Diger taraftan, ÇATLI'nin sözkonusu hükümlülüklerine dair mahkeme kararlari elde mevcut olmayip, Adalet ve Disisleri Bakanliklari kanaliyla temin edilebilecegi hususunun bildirildigi incelenmistir.(Ek:60)

7- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 130 sayili yazisinda,

Emniyet Genel Müdürlügünden Mehmet Özbey'e ait pasaportlar ile kaç defa yurt disina giris-çikis yapildiginin, bu giris-çiktilarinin hangi seri no'lu pasaportlar ile yapildiginin bunlardan hangisinin Abdullah Çatli tarafindan kullanildiginin bildirilmesini ve Abdullah Çatli tarafindan kullanilan yesil pasaportla ilgili tahkikat dosyasinin istenildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 27.01.1997 tarih ve 028038 sayili yazisinda;

Mehmet Özbay'a ait pasaportlar ile kaç defa yurtdisina giris-çikis yapildiginin, bu giris-çikislarin hangi seri numarali pasaportlar ile yapildiginin, bunlardan hangisinin Abdullah Çatli tarafindan kullanildiginin bildirilmesi ve Abdullah Çatli tarafindan kullanilan yesil pasaportla ilgili yapilan tahkikata dair dosyanin suretinin gönderilmesi ilgi yaziniz ile istenmistir.

03.11.1996 günü Susurluk Ilçesi Çatalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazasinda ölen ve üzerinde Sanliurfa Birecik Meydan mahallesi nüfusuna kayitli, mevlüt-Fatma oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay adina düzenlenmis sahte kimlik bulunan, bilahare gerçek kimliginin Ahmet ve Remziye oglu, 1956 Nevsehir dogumlu Abdullah Çatli oldugu anlasilan sahis hakkinda yapilan arastirma ve incelemede;

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in TR A 245202 seri numarali hususi pasaport ile 8 giris-çikis,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR A 776305 seri numarali umuma mahsus pasaport ile 2 giris-çikis,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR E 740374 seri numarali umuma mahsus pasapot ile 13 giris-çikis,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in TR E 271320 seri numarali umuma mahsus pasaport ile 7 giris-çikis,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR G 873170 seri numarali umuma mahsus pasaport ile 29 giris-çikis,

1961 dogumlu, Mehmet Özbay'in Ingiliz makamlarinca tanzim edilen B-441537 seri numarali Ingiliz pasaportu ile 23 giris-çikis,

1961 dogumlu Mehmet Özbay'in 500120981 seri numarali Ingiliz pasaportu ile 27 giris-çikis,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in Z-01-150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdani ile 4 giris-çikis,

Haydar oglu, 1957 dogumlu Sahin Ekli'nin TR F 282820 seri numarali umuma mahsus pasaport ile 9 giris-çikis olmak üzere toplam 122 giris-çikis yapildigi bilgisayar kayitlarinin sorgulamasindan anlasilmis olup, kronolojik dökümü ekte sunulmustur.

Bilgisayar kayitlarindan elde edilen ve yukarida seri numaralari belirtilen pasaportlarla ilgili olarak yapilan arsiv arastirmasinda ise;

TR A 245202 seri numarali hususi pasaportun, Maliye Bakanliginin 03.08.1994 gün ve 94/3212 sayili, Personel Genel Müdürlügü Daire Baskani Çetin Kivci imzali pasaport talep formuna istinaden (1) kadro dereceli Maliye Müfettisi sifatiyla Mevlüt Fatma oglu, Sanliurfa Birecik Meydan Mahallesi, Cilt No:004/13, Sahife No: 631, Kütük No:91 üzerine kayitli 16.10.1961 dogumlu Mehmet Özbay adina Bakanligimiz tarafindan tanzim edildigi,

TR a 776305, TR B 469147, TR E 271320 ve TR E 740374 seri numarali umuma mahsus pasaportlarin, Mevlüt-Fatma oglu 16.01.1961 Suruç dogumlu, Sanliurfa-Birecik Meydan Mahallesi Cilt No: 004/13, Sayfa No: 91, Kütük No: 631 üzerine kayitli Mehmet Özbay/Özbey adina;

TR A 776305 seri numarali umuma mahsus pasaportun, 05.06.1986 tarihinde,

TR B 469147 seri numarali umuma mahsus pasaportun, 08.04.1988 tarihinde,

TR E 271320 seri numarali umuma mahsus pasaportun 24.07.1990 tarihinde,

TR E 740374 seri numarali umuma mahsus pasaportun 07.05.1992 tarihinde Londra Baskonsoloslugu tarafindan tanzim edildigi,

Adi geçen ile ilgili yazismalarda soyadinin Özbey veya Özbay olarak geçtigi ancak, her ikisinin de ayni sahis oldugu Disisleri Bakanligindan alinan 20.01.1993 gün ve 302 sayili yazilari ile 24.01.1997 gün ve 239-1024 sayili yazilarindan anlasildigi,

TR G 873170 seri numarali umuma mahsus pasaportun Istanbul Valiligince Mevlüt ve Fatma oglu, Sanliurfa Birecik Meydan Mahallesi Cilt No: 004/13, Sayfa No: 631, Kütük No: 91 üzerine kayitli 16.10.1961 Suruç dogumlu Mehmet Özbey isimli bir sahsin Londra Baskonsoloslugunca tanzim edilen TR E 740374 seri numarali umuma mahsus pasaportunun 59. sayfasinda ``Ingiltere'ye giremez'' kasesi bulundugundan bahisle pasaportunun süresi kadar yenilenmesi talebi üzerine tanzim edildigi,

Disisleri Bakanligindan alinan 20.12.1996 gün ve 7784-14421 sayili yazida ise Ankaradaki Ingiltere Büyükelçiliginden alinan notadan bahisle, anilan notada yer almamakla beraber Ingiltere Büyükelçiliginden sifaen alinan bilgilere göre 16.01.1961 Suruç Sanliurfa dogumlu Mehmet Özbay'in bir Ingiliz vatandasiyla evli olup, Ingiltere'de 3 yil ikamet ettikten sonra 04.05.1991 tarihinde Ingiliz vatandasligini kazandigi, adi geçene Ingiltere'nin Istanbul Baskonsoloslugunca 25.07.1991 tarihinden 2001 yilina kadar geçerli B-441537 seri numarali Ingiliz pasaportu düzenlendigi,

Bilgisayar giris-çikis kayitlarinda 1961 dogumlu Mehmet Özbay Adina görülen 500120981 seri numarali Ingiliz Pasaportunun ise zayiinden anilan kisi adina Ingiltere'nin Istanbul Baskonsoloslugunca verildigi, Disisleri Bakanligi tarafindan ilgili Baskonsolosluktan temin edilen sifai bilgilerden anlasildigi,

Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay adina tanzim edilen Z-01-150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdaninin 25.04.1994 tarihinde Besiktas Nüfus Müdürlügünce verildigi,

TR F 282820 seri numarali umuma mahsus pasaportun, Haydar ve Fahriye oglu, Malatya Il'i, Merkez Ilçe, Çavusoglu köyü, Cilt no. 016/01, Sayfa No: 05, Kütük No: 08 üzerine kayitli Malatya 03.11.1957 dogumlu Sahin Ekli adina Istanbul Valiligince 16.11.1990 tarihinde 5 yil süreyle geçerli olarak tanzim edildigi,

tespit edildigi,

Yukarida arzedilen bilgi ve belgelerden de anlasilacagi üzere, kimlik bilgileri ayni olan Mehmet Özbay ile Mehmet Özbey'in ayni kisiler olup olmadiklarinin tesbiti konusunda yapilan çalismalar sonucunda;

Mehmet Özbay adina tanzim edilen TR A 245202 seri numarali hususi pasaport ile Sahin ekli adina tanzim edilen TR F 282820 seri numarali umuma mahsus pasaportun tanziminde ibraz edilen fotograflarin ayni kisiye ait oldugu alinan ekspertiz raporundan anlasildigi, anilan fotografin Abdullah Çatli'ya ait oldugu,

Ayrica giris-çikis kayitlarinda Mehmet Özbay adina kayitli görülen Z-01- 150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdani bilgilerinin, Mehmet Özbay adina tanzim edilen TR A 245202 seri numarali hususi pasaport talep formunda beyan edildigi anlasildigindan, anilan Z-01-150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdani ile yapilan giris-çikislarinda Abdullah Çatli'ya ait oldugu degerlendirilmekte oldugu,

Disisleri Bakanligi tarafindan verilen TR A 245202 seri numarali hususi pasaportla ilgili olarak 06.11.1996 günü baslatilan idari sorusturmayla ilgili tamamlanan tahkikat dosyasinin tasdikli bir sureti ekte gönderildiginin bildirildigi,

Emniyet Genel Müdürlügü Müfettislerine yapilan 16.12.1996 tarih ve 170 sayili Fezlekenin sonuç bölümünde;

Tahlil bölümünde de ayrintili bir sekilde ifade edildigi üzere, Mehmet Özbay'a (Abdullah Çatli) Hususi Pasaport verilmesine iliskin islemlerde;

Adli Yönden: a) Olayda kusurluluklari bulunmadigi belirlenen Polis Memuru Ali Ihsan Aslanoglu, Polis Memuru Semra Çam ve Genel Idari Hizmetli Selma Yilmaz hakkinda ``Men-i Muhakeme'' karari alinmasi, b) Sube Müdürü Mehmet Koca, olay tarihinde Baskomiser olan halen emekli bulunan Ömer Karaahmetoglu ve Polis Memuru Efrayim Aksakal'in Pasaport Talep Formu ile kadro derecesini gösteren yazidaki mühürün ve imzalarin incelenmesi, imza sirkülerindeki imzalarla karsilastirilmasinin yapilmasi, bu islemlerin kurala baglanmasi ve denetimi görevlerini yerine getirmedikleri sabit görüldügünden, haklarinda eylemlerine uyan TCK'nun 230'ncu maddesine göre ``Görevi Ihmal'' fiilinden ``Lüzum- u Muhakeme'' karari verilmesi,

Disiplin Yönünden: a) Polis Memuru Ali Ihsan Aslanoglu, Polis Memuru Semra Çam ve GIH Selma Yilmaz hakkinda kusurluluklari bulunmadigindan ve ayrica ceza verme yetkisi de zaman asimina ugradigindan ``Ceza Tayinine Yer Olmadigi'' na karar verilmesi, b) Sube Müdürü Mehmet Koca, Emekli Baskomiser Ömer Karaahmetoglu ve Polis Memuru Efrayim Aksakal hakkinda görevlerini ihmalden dolayi Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 5-A/6 maddesi uyarinca cezalandirilmalari gerekmekte ise de, fiilin islenis tarihi itibariyle (03.08.1994) Devlet Memurlari Kanunu'nun 127. maddesine göre ceza verme yetkisi zaman asimina ugradigindan, ceza tertibine yer olmadigi,

Idari Yönden: Sube içerisinde pasaport basvurusunun alinmasindan pasaportun ilgiliye teslimine kadar yapilacak hizmetlerin ve göreevlerin taniminin yazili kurallara dayali yapilmasinin, personelin görev ve sorumluluklarini gösteren iç düzenlemelerin yapilmasinin uygun olacaginin teklif edildigi incelenmistir.(Ek:61)

8-Yabancilar hudut Iltica Dairesinin 5.11.1996 tarih ve 41824-45268/ 45407 sayili bilgi notunda;

Nevsehir nüfusuna kayitli ahmet ve Remziyeoglu 1956 dogumlu Abdullah Çatli adina;Ankara Sikiyönetim Askeri Savciliginin 12.01.1981 gün ve 807040 sayili yurtdisina çikma yasagi (A),Ankara Cumhuriyet Savciliginin 26.6.1986 günü ve 86- 6517 sayili yurtdisina çikma yasagi (A),Ankara Cumhuriyet Savciliginin 18.6.1986 gün ve 86-21617 sayili yurtdisina çikma yasagi (A),Nevsehir Askerlik Subesinin 18.8.1993 gün ve 3626 sayili yakalama kaydi (J),Interpol Daire Baskanliginin 7.2.1991 tarih ve 5648 sayili arama kayitlari (H),Ankara Emniyet Müdürlügünün 1.8.1996 gün ve 154792 sayili yakalama kaydi (P) bulundugu incelenmistir.(Ek:62)

9-Komisyon Baskanliginin 23.1.1997 tarih ve 179 sayili yazisinda;Istanbul Emniyet Müdürlügünden;

22.1.1997 tarihinde komisyonda dinlenilen Meral Çatli'nin ifadesinde, esi Abdullah Çatli'nin yillarca devletin himayesi ile arandigi halde özellikle Istanbul da yasadigi, hatta Ataköy de büro açtigini, burada faaliyet gösterdiginin Emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine, Emniyetin kocasini bu ihbardan haberdar edip, büroya usulen gidilip tutanak tutuldugunu belirtmis oldugundan, bu islemlere dair tahkikat evraklarinin talep edildigi,

Istanbul Emniyet Müdürlügünün 3.03.1997 tarih ve 67 sayili yazisiyla,

Sorulan hususlarda Istanbul Emniyet Müdürlügüne herhangibir bilginin intikal etmedigi ve islem yapilamadiginin kayitlarin tetkikinden anlasildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:63)

10- Komisyon Baskanliginin 23.1.1997 tarih ve 178 sayili yazisinda;

Merat Çatli'nin komisyonca alinan ifadesinde 3.11.1996 tarihinden 15 gün önce evlerinin önündeki otomobillerinin altina bomba konuldugu ve Emniyetçe gereken islemin yapildigini belirtmistir. Bu islemlere iliskin bilgi ve belgenin gönderilmesi istenilmistir.

Emniyet Müdürlügünün .. Ocak 1997 tarih ve 2073/009048 sayili yazisiyla, 22.10.1996 günü saat 7.40 civarinda Bakirköy Ilçesi Senlikköy Mahallesi Füze Sokak No:23 sayili yerin önü kaldirim üzerine kimligi meçhul kisi veya kisilerce bir adet MKE yapisi savunma tipi el bombasinin pimi çekilerek birakildigi ancak patlamayan bombanin daha sonra bomba uzmanlarinca imha edildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:64)

11-Resmi Gazetenin 25.3.1985 tarih ve 18703 sayili nüshasinda,

Devlet Bakani Ahmet Karaevlinin 26-27 Mart 1985 tarihlerinde yapilacak olan ``Tehlikeli atiklarin Sinirlarötesi Hareketlerini'' konulu Uluslararasi Isbirligi Konferansina katilmak üzere Isviçre'ye gidecegini, onun dönüsüne kadar devlet Bakanliginin Abdullah Tenekecinin vekillik etmesinin uygun görüldügüne iliskin kararin yayinlandigi incelenmistir.(Ek:65)

12-Komisyon Baskanliginin Maliye Bakanligi'ndan telefon ile vaki talebi ile pasaport konusunda yapilan inceleme ve sorusturma olup olmadiginin soruldugu ;

Maliye Bakanligi Teftis Kurulu Baskanliginin 17.02.1997 tarih ve 9 sayili yazisi eki Abdullah Çatli isimli sahsin Mehmet Özbay adiyla ve Maliye Müfettisi ünvani ile hususi pasaport verilmesinin Maliye Bakanligi Müfettislerince düzenlenen 7.02.1997 tarihli inceleme raporunun sonuç bölümünde;

3.11.1996 tarihinde Balikesir-Susurluk karayolunda meydana gelen trafik kazasinda ölen abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay adiyla ve Maliye Müfettisi unvani ile hususi pasaport verilmesi olayinin Maliye Bakanligi boyutunun incelenmesi sonucunda;

a. Bakanligimiz Teftis Kurulunda görevli Müfettislerin hususi pasaport taleplerinin, Emniyet Genel Müdürlügüne önceden gönderilen imza sirkülerinde yer alan personelin imzasi ile Teftis Kurulu Baskanligi araciligi ile yapildigi,

b. Mehmet Özbay adinda bir Maliye Müfettisi bulunmadigi,

c. Bakanlik Teftis Kurulu Baskanligi ile Hesap Uzmanlari Kurulu Baskanligi disinda kalan Bakanligimiz birimlerinin hususi pasaport taleplerinin Emniyet Genel Müdürlügüne Personel Genel Müdürlügü araciligi ile intikal ettirildigi,

d. Emniyet Genel Müdürlügünce konuya iliskin yaptirilan sorusturma sonucunda; Sube Müdürü Mehmet Koca ile emekli Baskomiser Ömer Karaahmetoglu ve Polis Memuru Efrayim Aksakal'in Pasaport Talep Formu ile kadro derecesini gösteren yazidaki mühürün ve imzalarin incelenmesi, imza sirkülerindeki imzalarla karsilastirilmasinin yapilmasi, bu islemlerin kurala baglanmasi ve denetimi görevlerini yerine getirmedikleri sabit görüldügünden, haklarinda eylemlerine uyan TCK'nun 230 uncu maddesine göre ``görevi ihmal'' fiilinden ``Lüzum-u Muhakeme'' karari verilmesi gerektigi sonucuna varildigi tespit edilmis olup,

e. 1.01.1994 - 3.11.1996 tarihleri arasinda Bakanligimiz personelinden kimlere hususi pasaport verildigi, baska olaylarin olup olmadiginin tespiti açisindan Emniyet Genel Müdürlügünden istenilmis olmasina ragmen, bu konuda bilgi alinamamistir.

f. Öte yandan, Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay adi ve Maliye Müfettisi unvani ile hususi pasaport verilmesine esas teskil eden ``Pasaport Talep Formu'' ve eki ``Belge'' deki Personel Genel Müdürlügü Daire Baskani Çetin Kivci yerine atilan imzalarin bu kisiye ait olmadigi ve bu belgelerdeki tarih ve sayi numaratörlerinin Bakanligimiz Personel Genel Müdürlügü ve Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlügünde kullanilanlara uymadigi, ayrica, Raporun 2.7. bölümünde ayrintili olarak açiklandigi üzere bu belgelerin hiç bir sekilde igfal kabiliyetinin de bulunmadigi,

g. Raporun bir örneginin TBMM.'nin 12.11.1996 tarih ve 472 sayili karari ile; yurtdisi örgütlerin Devletle olan baglantilari ile Susurluk'ta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga kavusturulmasi amaciyla kurulan Meclis Arastirma Komisyonuna gönderilmesi gerektigi,sonuç ve kanaatine varildigi incelenmistir.(Ek:66)

13-Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 113 sayili yazisiyla,

Mehmet Özbay (Abdullah Çatli'ya) verilen silah ruhsatinin tahkikatini yapan polis memuru Dinçer Sariboga ve Baskomiser Dogan Simsek Hakkinda yapmis oldugunu idari tahkikata iliskin dosyanin bir örneginin talep edildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 12.2.1997 tarih ve 96/272-500485 sayili, 28.01.1997 tarih ve 500340, 261-331/97 sayili eki, Polis Müfettislerince düzenlenen 15.1.1997 tarih ve 1996/812 sayili yazilari Ek'i gönderilen sorusturma raporunun sonuç bölümünde yapilan inceleme ve sorusturma neticesinde elde edilen bilgi ve belgelere, saniklarin beyanlarina göre;

1) Sanik 39485 sicil sayili Baskomiser Dogan Simsek'in Mecidiye Polis Karakolunun bulundugu adresi Mehmet Özbay (Abdullah Çatli) adindaki sahsin ikametgahi olarak gösterdigi ve kasitli olarak gerçek disi rapor vermek suretiyle görevini kötüye kullandigi sübuta erdiginden,

a) Idari Yönden: Eylemine uyan E.Ö.D.T. Madde 8/12 ye göre Meslekten Çikarma Cezasi ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de bu suçu 05.11.1993 tarihinde islediginden 657 Sayili Devlet Memurlari Kanunu 127. maddesine göre disiplin cezasi verme yetkisinin zaman asimina ugradigi,

b) Adli Yönden: Eylemine uyan TCK. 240. maddesine göre görevi kötüye kullanmaktan hakkinda Lüzum-u Muhakeme karari verilmesi gerektigi,

2) Sanik 120600 sicil sayili Polis Memuru Dinçer Sariboga'nin görevine iliskin olarak kamu adina kovusturmayi gerektiren bir suçun islendigine tanik oldugu halde ilgili makama bildirmedigi sübuta erdiginden,

a) Idari Yönden: Eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün Madde 8/14'e göre Meslekten Çikarma Cezasi ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de bu suçu 05.11.1993 tarihinde islediginden 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu 127. maddesine göre disiplin cezasi verme yetkisinin zamanasimina ugradigi,

b) Adli Yönden: Eylemine uyan TCK. 235 maddesine göre görevini yaptigi sirada görevine iliskin olarak kamu adina kovusturmayi gerektiren bir suç islendigini ögrenip de ilgili daireye bildirmediginden hakkinda Lüzum-u Muhakeme karari verilmesi gerektigi,

3) Fatih Uzunyusuf Mahallesi Muhtari Burhan Kocapehlivan'in TCK. Madde 341 (f.2)'ye göre resmi evrak münderecatinin sihhatini tasdik suretiyle sahtekarlik yapmak suçundan inceleme yapmak üzere Fatih Kaymakamliginca hakkinda idari sorusturma açilmasi gerektigi, kanaat ve sonucuna varildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:67)

14- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 115 sayili yazisiyla;

Mehmet Özbay (Abdullah Çatli) isimli sahsa verilen nüfus cüzdan sureti ile ilgili olarak, sahte nüfus cüzdani veren Besiktas Nüfus Idaresinin bu konudaki islem dosyasinin talep edildigi, Istanbul Nüfus ve Vatandaslik Müdürlügünün 29.1.1997 tarih ve 945/43 sayili yazisiyla,Besiktas Kaymakamligi Nüfus Müdürlügünün 24.1.1997 tarih ve 945-466-557 sayili yazilari ile 25.4.1990 tarihinde verilen 201-150837 seri no'lu nüfus cüzdaninin tanzimine esas dayanak teskil eden belgenin bulunamadigi, o tarihte kullanilan erkeklere ait nüfus cüzdani kayit defterinin Içisleri Bakanligi Mülkiye Müfettislerince yürütülen sorusturma nedeniyle incelenmek üzere alindigindan, kayda iliskin belge gönderilemediginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:68)

15- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 119 sayili yazisiyla;

Abdullah ÇATLI üzerinde çikan uzman kimligi ile ilgili olarak yapilan tahkikat evrakinin Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan talep edildigi,

Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin 27.1.1997 gün ve Hz.1996/79643 sayili yazisiyla, uzman kimligi ile ilgili hazirlik tahkikatina iliskin evrakin tümü bilirkisi tetkikati yapilmak üzere Adli Tip Kurumuna gönderildiginden talep gereginin yerine getirilemediginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:69)

16- Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 2.10.1992 tarih ve 3127 sayili nüshasinda,

Baysa Ticaret ve Gida Sanayii, Anonim Sirketinin kurulusu ile ilgili ilanin yer aldigi, buna göre, Istanbul I. Ticaret Mahkemesinin 24.9.1992 tarih ve E:1992/3924 K:1992/3674 sayili karari ile sirket kurulusunun onandigi, kurucularin Ant Güven Sazak, Ahmet Baydar, Silva Sazak, Mine Baydar ve Alper Baydar oldugu, sirket amacinin ithalat, ihracaat, pazarlama ve imalat isleri oldugu incelenmistir.(Ek:70)

17- Komisyon Baskanliginin 17.1.1997 tarihli ve 161 sayili Botas Genel Müdürlügüne yazdigi yazi ile, Ahmet Baydar ve Mehmet Özbay (Abdullah Çatli)'nin ortak oldugu BAYSA A.S.'nin, Iskenderun'da yapilan ihale ile ilgili bilgi ve belgenin talep edildigi,Botas Boru Hatlari ile Petrol Tasima Anonim Sirketinin bila tarih ve bila sayili yazisinda,Irak-Türkiye Hampetrol Boru Hatti'nin 1990 yilinda Körfez Savasi sebebiyle BM Karariyla kapatilmasindan sonra BOTAS Ceyhan Bölge Müdürlügünde bulunan Petrol Depolama Tanklari bir program dahilinde bakima alindigi, bu kapsamda 1993 yilinda yapilan bir ihale ile sisteme dahil depolama tanklari hem bakim- onarimlarini yaptirmak hem de tank tabanlarinda olusan petrol çamurunu (sludge) temizletmek maksadiyla GÜNEY MAKINA SANAYI ve TICARET LTD. Sirketi isimli firmaya ihale edildigi, adi geçen firma tarafindan yapilan uzun süreli çalismalar sonucunda, tank tabanlarinda olusan yaklasik 20.000 ton petrol çamuru (Sludge) tanklardan temizlenerek açik toprak havuzlara ve sisteme ait olan ve bos durumda bulunan ballast tankina tasindigi, tank tabanlarindan çikarilan ve Sludge (Petrol çamuru) olarak isimlendirilen bu tortulasmis maddenin ekonomik açidan pek fazla bir deger ifade etmedigi, anilan malzemenin petrol sektöründe çogu zaman bedelsiz olarak ya da çok düsük fiyatlarla elden çikarilan bir konuma sahip oldugu, bu konuda sektörün diger kuruluslari olan TÜPRAS ve ATAS Rafinerilerinin de benzer uygulamalari yaptigi, bu noktadan hareketle kurumda petrol çamuru temizligi yapan GÜNEY MAKINA firmasi adi geçen bu atik maddeyi ton basina 150-200 TL gibi düsük bir bedelle satin alarak tesislerinden tahliye etmek istedigi, BOTAS Genel Müdürlügü olarak, hem açik toprak havuzlarda depolanan petrol artigi malzemenin yangin ve benzeri tehlikelerini bertaraf etmek, hem de Irak-Türkiye Boru Hatti'nin açilmasi durumunda ihtiyaç olunacak ballast tankinin bosaltilmasini saglamak gayesiyle yukarida tarif edilen bu atik maddeden kurtulma yollarinin arandigi, bu maksatla Gümrükler Genel Müdürlügü, Çevre Bakanligi ve ilgili diger kuruluslar ile temasa geçildigi, baslangiçta anilan malzemenin Gümrük Müstesarligi Tasfiye Isleri Genel Müdürlügünce tasfiye edilmesinin gündeme geldigi, daha sonra gerekli çevresel tedbirler alinmak ve lüzumlu gümrük islemlerini tamamlatmak sartiyla sözkonusu atik maddenin BOTAS Genel Müdürlügü tarafindan elden çikarilmasinin uygun bulundugu, bu gelismeler üzerinde Kurulusun adi geçen maddeyi satin alabilecek firmalari bulma arayisina girdigi, bu kapsamda ABAK isimli ikinci bir firmanin daha adi geçen atik maddeyi ton basina 200 ile 500 TL arasinda bir fiyatla satinalmaya talip oldugu, ayni dönemde BAYSA A.S. isimli firmanin da 07 Mart 1995 tarihli müracaatiyla anilan artik malzemeyi ton basina 10 ABD Dolari bir fiyatla satin almaya talip oldugu,

BAYSA A.S. firmasinca teklif edilen 10 Dolar/Ton fiyatin adi geçen tarihlerde sözkonusu atik maddeye verilen en yüksek fiyat ve BOTAS için en uygun teklif oldugu hususlari gözönüne alinarak 09.03.1995 tarihinde BAYSA A.S. firmasiyla Sludge (Petrol Çamuru) satis sözlesmesi imzalandigi, yapilan sözlesmede her türlü gümrük islemleri, vergiler ve gerekebilecek her türlü yasal yükümlülüklerin anilan firmaca yerine getirileceginin hükme baglandigi, yapilan bu islemin akabinde, daha önce çok düsük fiyat teklifleri veren GÜNEY MAKINA SANAYI ve ABAK isimli firmalarin anilan atik madde için daha yüksek fiyatlar verebileceklerini BOTAS'a yazili olarak bildirdikleri, bu gelismeler üzerine BOTAS Genel Müdürlügünün hem sözkonusu atik maddeden daha fazla gelir elde etmek hem de saglikli bir rekabet ortami olusturmak gayesiyle, BAYSA A.S. firmasiyla daha önceden yapilmis Sludge satis sözlesmesini iptal ettigi, bu islemlerin ardindan Genel Müdürlügün 29.03.1995 tarih ve 387 sayili OLUR'u ile kurum üst düzey yetkililerinden olusan 7 kisilik bir açik artirma ihale komisyonu olusturuldugu, kurulan bu komisyonun sözkonusu atik maddeyi o tarihe kadar almaya talip olan her üç firmayi da 29.3.1995 tarihli yazisiyla yapilacak açik artirma ihalesine davet ettigi, 04.04.1995 tarihinde BOTAS Genel Müdürlügünde yapilan açik arttirma ihalesi sonucunda BAYSA A.S. firmasinin sözkonusu atik petrol çamurunu ton basina 10 ABD Dolari fiyatla almaya hak kazandigi, iki tur halinde devam eden açik artirma ihalesinde GÜNEY MAKINA SANAYI LTD. firmasi ton basina 8 ABD Dolari, ABAK firmasi ise ton basina 7 ABD Dolari fiyatlari teklif ettikleri, daha önceden yüksek fiyat vereceklerini beyan eden her iki firmanin da ihale komisyonuna adi geçen atik maddenin bulundugu tankin içindeki suyun tahliyesi hususu ile BOTAS tarafindan talep edilen teknik emniyet konularinin agirligindan bahisle daha yüksek fiyatlar veremeyeceklerini beyan ettikleri,

Ilgi yazida bahsi geçen diger Mehmet ÖZBAY ya da Abdullah ÇATLI isminde bir sahsin adi geçen ihale ile herhangi bir ilgisi bulunmadigi, ayrica gerek ihale öncesi gerekse de ihale safhasinda adi geçen sahsin BOTAS Genel Müdürlügü ile herhangi bir münasebeti veya temasi da olmadigi, Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasi sonrasinda adi geçen sahsin BOTAS'tan ihale aldigi yolunda bazi haberlerin birtakim basin organlarinda yer almasi üzerine Genel Müdürlügümüzce adi geçen konuda ciddi tetkikler yapildigi, bu incelemeler sonucunda Mehmet ÖZBAY isimli sahsin; BOTAS'da yapilan ihaleden 5-6 ay sonra sözkonusu BAYSA A.S. Firmasina Yönetim Kurulu üyesi olarak katildiginin ögrenildigi, ancak adi geçen Mehmet ÖZBAY'in BAYSA A.S. firmasi Yönetim Kurulu üyesi olduktan sonra dahi BOTAS ile herhangi bir temasina veya iliskisine rastlanmadigi,

Yukarida genis olarak tarif edilen petrol çamuru (Sludge) tahliye islemlerinin BAYSA A.S. firmasinca halen yürütülmekte olup, isin son kisimlarina gelindigi, ihale kapsaminda günümüze kadar BAYSA firmasinca yaklasik olarak 11.000 Ton Sludge tahliyesi gerçeklestirildigi, bu sonuca göre isin toplam mali hacminin de yaklasik olarak 110.000 (yüzonbin) ABD Dolari oldugunun bildirildigi incelenmistir.(Ek:71)

18- Komisyon Baskanliginin 6.1.1997 tarih ve 103 sayili yazisiyla;

960 303 044 453-7, 950 901 023 601-9, 950 117 009 033-6 simkart nolu telefonlarin kimin adina kayitli oldugu, bu telefonlarla 1.1.1996 tarihinden itibaren yapilan görüsmelere ait komputür listesi ile Istanbul Emniyet Amirligine ait 2144033 nolu telefonu 25.8.1996 günü saat 12-16 arasinda hangi telefonlarin aradigi hususunda bilgi talep edildigi,

Türk Telekom Firmasinin 14.1.1997 tarih ve 2101/84 sayili yazisiyla;

Anayasanin 22. maddesi, 406 sayili Telgraf ve Telefon Kanununun 20. maddesi, Meclis Içtüzügünün 105. maddesi 3-5 fikralari hükümleri geregince bir sakinca bulun- madigindan simkart numaralarinin sirasiyla Hatay Ili Payas Ilçesinde ikamet eden Ali AKTEKIN adina, Ankara'nin Topraklik'ta ikamet eden Osman TOSUN adina, Istanbul Üsküdar'da ikamet eden Hüseyin KOCADAG adina kayitli bulundugu,

2144033 numarali telefona ait görüsmelerin ve cep telefonlarinin hangi telefonlarla arandigina iliskin hususun teknik imkansizliklar nedeniyle mümkün olamadiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:37)

19- Komisyon Baskanliginin Içisleri Bakanligina gönderdigi 29.11.1996 tarih ve 4 sayili yazisiyla,

Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan Mafya- Yasadisi örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda rapor hazirlanmissa da bunlarin ve varsa belgelerinin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Jandarma Genel Komutanliginin 6.12.1996 tarih ve 217053 sayili yazisiyla,

Balikesir-Susurluk Ilçesi Bursa karayolunun 13 ncü Km.de, 03 Kasim 1996 günü saat 17.00 siralarinda, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Hüseyin KOCADAG'in kullandigi 06 AC 600 plakali mercedes otomobilin bir kamyona arkadan çarpmasi sonucu meydana gelen kazada; Emniyet Müdür Yardimcisi Hüseyin KOCADAG, Abdullah ÇATLI, Gonca US öldügü, DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK yaralandigi, kaza yapan otomobilde; (2) adet MP-5 Mk. tabanca, (5) adet tabanca, (2) adet susturucu, (281) adet muhtelif tabanca fisegi, (3) adet sahte kimlik belgesi, çok az miktarda kahverenkli toz madde ve naylon poset parçasinda toz bulasigi madde bulundugu, olaya baslangiçta Susurluk Cumhuriyet Bassavciliginca el konulmus olup, dosya bilahare Istanbul DGM. Bassavciligina devredildigi, Istanbul DGM Bassavciliginca araçta bulunan silah ve iki maddenin J.Gn.K.ligi Kriminal laboratuvarinda incelenmesi istendigi, elde edilen sonuçlar ilgili Savciliga gönderildigi,

Ankara Cumhuriyet Bassavciliginca Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis silah tasima belgesinin incelenmesi J.Gn.K.ligi Kriminal Laboratuvarindan talep edildigi, elde edilecek sonuçlarin ilgili Savciliga gönderilecegi,Yukarida belirtilen hususlardan baska J.Gn.K.liginda bilgi bulunmadiginin bildirildigi,Emniyet Genel Müdürlügünün 9.12.1996 tarih ve 2694-96 sayili yazisiyla;

Emniyet Genel Müdürlügünce 6.11.1996 tarih ve 96/272 sayili talimat yazisiyla Susurluk Ilçesinde meydana gelen kaza olayinda, Emniyet Müdürü Hüseyin KOCADAG'in olayin tümü üzerinde degerlendirilerek, gereken inceleme, arastirma ve sorusturmanin yapilmasinin istenildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:72)

20- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 112 sayili yazisinda,

Emniyet Genel Müdürlügünden Susurluk Kazasinda bulunan ruhsatsiz silahlarla ilgili mensei tespitinin yapilip yapilmadiginin, yapildi ise sonucunun, ayrica bu silahlardan hariç Israil'den hangi cins silahlarin hibe olarak alindiginin bildirilmesinin istenildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 26.1.1997 tarih ve 026292 sayili yazisi ve eklerinde,

Susurluk Ilçesinde kaza yapan araçta ele geçen tüm silahlar ile ilgili bilgiler ve Israil'den hibe olarak alinan silahlara ait ilgili Daire tarafindan hazirlanan dökümanlarin liste halinde gönderildigi,

Bunlardan A 92571 U seri numarali 22 kalibre Italyan yapimi Baretta Marka tabancanin Ocak 1994 tarihinde yapilan bir anlasmayla bir Israil Sirketi tarafindan Türk Polis Teskilatina satildiginin Israil Interpolünce bildirildigi, ancak, Emniyet Genel Müdürlügü silah kuvve kayitlarinda mevcut olmadigi,

Irak yapimi, Tariq marka 9 mm çapli 930647 seri numarali tabancanin seri fabrikasyon numarasi silinip tek tek bu seri numarasi vurulmus oldugu için üretici fabrikadan satim yeri hakkinda cevap almanin mümkün görülmedigi.,

MP-5 marka 9 mm çapli 21995 ve C 48952 seri numarali yari makinali tabancalarin ise menseilerinin tespitine iliskin olarak konu, 14.2.1997 tarih ve 038646 sayili yazi ile aynen bildirildigi,

Buna göre; MP-5 marka silahlarin Ingiltere'de üretildigi, bunlardan C 49952 seri numarali silahin 1985 yilinda Kuveyt'e satildigi, MP-5 marka 21995 seri nolu silahin ise 1980 yilinda Yugoslavya'ya satildiginin, Ingiliz Interpolünden alinan yazilardan anlasildigi, bu bilgilerin ilgili ülkeler nezdinde de alinarak detayli bilgilerle takviye edileceginin bildirildigi,

Israil'den bugüne kadar 8.12.1993 tarih ve 31862 sayili yazida belirtilen; 10 Adet Ruger kisa tüfek 0.22 LR, 10 Adet Baretta tabanca cal:22, 8 Adet Remington Model 870 Av tüfegi,5000 Adet``oo'' Buchshot kovan, 5000 Adet Lock-Buster av tüfegi kovani, 100 Adet UZI Yari Mak.tab.7 (sarjörü),100 Adet 9 mm tabanca, 4 Adet Magnum 300 Mac Millan tüfegi,10000 Adet Magnum 300 fisegi, 5000 Adet Cal. 50 fisegi alindigi, bunlarla ilgili olarak 19.2.1996 tarih ve 4016 sayili yazida açiklandigi üzere son kullanici belgesindeki 10 ayri kalem malzemeden bir kisminin gönderildigi ve kullanici olan Özel Harekat Daire Baskanligina orijinal ambalajli olarak teslim edildigi, kurulan muayene ve kabul komisyonunca kabulünün yapildigi ve ayniyatinin kesilerek 15.11.1994 tarihinde kuvve kayitlarinin alindigi,

23.12.1993-15.6.1994 tarihleri arasinda da,

100 Adet 5,56 mm Galli Tüfek, 20 Adet 7,62 mm Galli Tüfek, 100 Adet 9 mm Jeriko 028 Otomatik Tabanca, 60 Adet 9 mm Jeriko 94/15 Otomatik Tabanca, 100 Adet 9 mm Mini Uzi Otomatik Tabanca, 90 Adet 9 mm Mikro Uzi Otomatik Tabanca, 40 Adet 9 mm Uzi Seyyar Dipçikli Tabanca, 50 Adet 9 mm Uzi Sabit Dipçikli Tabancanin Israil Hospro Firmasi tarafindan hibe ve bedelsiz olarak Emniyet Teskilatina gönderildigi, tamaminin Özel Harekat Daire Baskanliginin taleplerine dayali olarak tesellüm belgesi ile bu daireye zimmetle teslim edildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:73)

21- Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda;

Adalet Bakanligindan, Susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili dosyanin, Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami dosyasinin, Abdi IPEKÇI'nin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,

Ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin Komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili yazisi ekinde gönderilen dosyalarda;

Susurluk Cumhuriyet Savciliginin 12.11.1996 tarih ve Hz:1996/949 E:1996/407 Iddianame: 1996/145 sayili iddianamesinde;

Hüseyin KOCADAG, Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY) ve Gonca US isimli kisilerin ölü, Sedat Edip BUCAK'in yarali, Hasan GÖKÇE isimli sahsin sanik oldugu, suçun 3.11.1996 tarihinde islendigi,

Olay tarihinde sürücü Hüseyin KOCADAG yönetimindeki Sedat BUCAK'a ait 06 AC 600 plakali Mercedes marka otomobil ile Izmir Ilinden, Istanbul Iline dogru seyir halinde iken; Ilçenin uçakyolu mevkii 53. Km.ye geldiginde sol taraftaki benzinlikten çikis yaparak Bursa istikametine (ayni istikamete) gitmek isteyen Hasan GÖKÇE yönetimindeki 20 RC 721 plakali ford kamyona sag arka yan taraftan çarparak ölümlü ve yaralamali trafik kazasi meydana geldigi,

Kaza neticesinde 06 AC 600 plakali Mercedes otomobilin sürücüsü Hüseyin KOCADAG, ayni araçta bulunan Abdullah ÇATLI ve Gonca US isimli sahislar öldügü, otomobilin sag ön koltugunda bulunan Milletvekili Sedat BUCAK hayati tehlike geçirecek sekilde yaralandigi,

Sanigin yargilanmasinin yapilarak eylemine uyan; TCK.nun 455/2, son, 40,2918 sayili yasanin 119. maddeleri geregince cezalandirilmasina karar verilmesi kamu adina talep ve iddia olundugu,

Sahislarda ve araçta elde edilen silah ve kimliklere iliskin olarak evrakin tefrik edilecegi ve fezleke ile yetkili Cumhuriyet Bassavciliklarina gönderileceginin kararlastirildigi,

Susurluk Cumhuriyet Savciliginin Hz. 1996/961,963,964 Fezleke: 1996/ sayili Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen fezlekede;

3.11.1996 tarihinde sorumluluk bölgesi içinde meydana gelen trafik kazasi ile ilgili olarak, olay yerine giden jandarma yetkililerine, kazaya karisan Mercedes otomobilde iki adet MP-5 otomatik tabanca, bes adet çesitli marka veçapta tabanca ile bunlara ait iki adet susturucu, toplam onüç adet jarsör ve mermilerin ele geçirildigini, olay yerinde kesif yapildigi, bilirkisi raporu ve olay yeri krokisi ile kaza yapan araçlarin durumlarinin fotografla tespit edildigi, ölenlerin üzerlerinde yapilan incelemede, ölen Hüseyin KOCADAG üzerinde Emniyet Genel Müdürlügüne ait polis kimligi, banka kartlari, sigorta karti ile gazete kagidina sarili olarak 0,33 cm. kahverengi renkli niteligi belirsiz toz madde, 19.050 bin lira para, nüfus cüzdani ve sürücü belgesi, ölen Abdullah ÇATLI'nin (Mehmet ÖZBAY) üzerinde, Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis sürücü belgesi, silah tasima ruhsati, silah tasima izin belgesi, kartvizit, Baysa Ticaret adina düzenlenmis fatura bilgi karti, Viza karti, Yapi Kredi Karti, Barclay Kart, bir adet telefon karti, Istanbul Ticaret Odasi üyelik karti, bir adet üzerinde beyaz toz tanecigi bulunan naylon poset, 44 milyon 500 bin lira, 29 adet 100'lük ABD dolari, yüzelli dolar, 305 Alman Marki, ölen Gonca US'un üzerinde, sürücü belgesi, çesitli fotograflar, gözlük çerçevesi, sol ayaginda 24 cm. uzunlukta altin zincir çiktigi,

Basin yayin organlarinin yayinlari ile otomobilde ele geçen silahlar, mermiler ve esyalar ile ölen sahislar üzerindeki esya ve belgelerin degerlendirilmesinde, ayrica Mehmet ÖZBAY kimlikli sahsin gerçekte Abdullah ÇATLI isimli sahis oldugu ve 18 yildir arandigindan,

Sahislarin birarada bulunmasi, çesitli silahlar ve sahte belgelerin mevcudiyeti ile TCK.nun 313. maddesine muhalefet suçunu olusturacagi, bu suçun da Devlet Güvenlik Mahkemesi yetkisi ve görevi içinde oldugunun anlasilmasi nedeniyle fezleke düzenlenerek, hazirlik evraki ve diger malzemelerin Istanbul DGM. Bassavciligina gönderildigi,

Trafik kazasi ile ilgili olarak Hz/1996/949 sayili sorusturmanin devam etmekte oldugu, hususlarinin fezlekede yer aldigi incelenmistir. (Ek:74)

22- Susurluk Cumhuriyet Bassavciliginin 7.11.1996 tarih ve Hz: 1996/962 , E: 1996/20 sayili yetkisizlik kararinda;

3.11.1996 tarihinde meydana gelen kaza olayinda Abdullah ÇATLI olarak yakinlarinca da teshis edilen sahsin üzerinde Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis sürücü belgesi, çesitli bankalara ait kredi kartlari, Ticaret Odasi üye karti, silah tasima ruhsati ve silah tasima izin belgesi çiktigi, silah tasima izin belgesinin Emniyet Genel Müdürlügünce düzenlendiginin anlasilmasi üzerine, suç yeri itibariyle Savciligin yetkisizligine ve geregi için yetkili ve görevli Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmesine karar verildigi,

Susurluk Cumhuriyet Savciliginin 7.11.1996 tarih ve Hz: 1996/949 sayili Tefrik Kararinda;

3.11.1996 tarihinde meydana gelen trafik kazasinda;

Trafik kazasi olayi, diger olaylar da ayni olmakla, 1996/949 sayisi üzerinden yürütülmesine, Abdullah ÇATLI üzerinde çikan ehliyetname, silah tasima ruhsati ve banka kayitlarinin düzenlenme yerleri Istanbul Ili olmakla, diger evraklardan ayrilarak, tefrik edilerek hazirligin Hz: 1996/961 sayisi üzerinden yürütülmesine,

Abdullah ÇATLI üzerinden çikan silah tasima izin belgesinin düzenlenis itibari ile farkli olmasi nedeniyle tefrik edilerek Hz: 1996/962 sayili üzerinden yürütülmesine,

Araçta bulunan çesitli evsaftaki silah, mermi ve jarsörler hakkindaki sorusturmanin saglikli yürütülmesi için tefrik edilerek Hz. 1996/963 no. üzerinden yürütülmesine,

Ölen Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY) üzerinde çikan küçük naylon posetteki beyaz toz bulasigi ve ölen Hüseyin KOCADAG'in cüzdani içinden çikan 0,33 cm. kahverengi toz hakkindaki evrakin tefrik edilerek Hz: 1996/964 no. üzerinden yürütülmesine, karar verildigi incelenmistir.(Ek:75)

23-Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda;

Adalet Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin, Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami dosyasinin, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,

Ayrica Susurlukta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili yazisi eki dosyalardan Mehmet Özbay'a ait 1996/1136 sayili Silah Tasima dosyasinda;Mehmet Çakir vekili Nihat Yanik'in 28.3.1995 tarihli dilekçe ile 9 mm. Baretta marka L 53461 Z seri nolu silahin Mehmet Özbay'a hibe etmek için dilekçe ile Istanbul Valiligine müracaat edildigi,

Mehmet Özbay'in 28.03.1995 tarihli dilekçesi ile Mehmet Çakir'a ait silah hibe yoluyla almak istedigini, bir dilekçe ile Istaanbul Valiligine müracaat ettigi,

Emniyet Genel Müdürlügünün 14.11.1991 tarih ve 62159/69 sayili makam onayinda;Emniyet Genel Müdürü'nün teklifinde, Mehmet Çakir'in talebi üzerine yaptirilan tahkikatta, hayatinin harici ve ciddi tehlikeye maruz kaldigina dair herhangibir belge ve bilginin mevcut olmadigini, silah satin aldirilarak tasima ruhsati verilip verilmeyecegi hususunun Bakanlik makaminin taktirine birakildigi, tasima ruhsati verilip verilmeyecegi makaminin tensiplerine arz edildigi, Içisleri Bakanligi tarafindan da tasinan ruhsata verilmesi için onay verildigi, Ankara Valiliginin 5.11.1991 tarih ve 285525 sayili yazisi ile tabancan ve mermi alabilmesi için düzenleme yapildigi, Ankara Valiliginin 4.2.1994 tarih ve 147762 sayili onayi ile, 31.12.1995 tarihine kadar Tasima ruhsati verilmesinin Valilikçe onaylandigi,

Istanbul Valiliginin 14.6.1994 tarih ve 11782 sayili yazisi ile Mehmet Özbaya isimli sahsin can güvenliginden bahisle MKE'den silah satin aldirilarak tabaancaanin ruhsati verilmesini talep ettiginden bahisle tasima ruhsati verilip verilmemesi hususunun soruldugu, Emniyet Genel Müdürlügünün teklifinde Istanbul Il'inden 1961 dogumlu Mehmet Özbay isimli sahislarin hayatlari harici ve ciddi tehlikeye maruz kaldigindan bahisle silah tasima izni verilmesinin istenmesi üzerine yaptirilan tahkikatta hayatlarinin tehlikede olduguna dair herhangibir belge ve bilgi bulunmadigini, yönetmeligin 7/a maddesine göre silah tasima izni verilip verilmeyecegi hususunu onaya arz ettigi 4.7.1994 tarihli Bakan Onayi ile tasima ruhsati verilmesinin uygun görüldügü,

Istanbul Valiliginin 25.3.1996 tarih ve 11782 sayili Valilik onayi ile de 4.7.1999 tarihine kadar tasima ruhsatinin verilmesi için onay verildigi incelenmistir. (Ek:76)

24-Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda; Adalet Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin, Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami dosyasinin, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,ayrica Susurlukta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili yazisi eki ``ideolojik amaçla 7 kisiyi öldürmek'' suçu ile ilgili dosyada;

Ankara 3. Agir Ceza Mahkemesinin 26.12.1996 tarih ve E: 1990/44 K: 1995/278 Savcilik:1986/6517 sayili gerekçeli kararinda;

Iddia, savunma, Ankara 4. Kolordu Komutanligi Nezdinde Kurulan Sikiyönetim I Numarali Askeri Mahkemesinin 1984/55 Esas numarali dava dosyasi içerigi, yeminli tanik ve katilanlarin anlatimlari ile dosyadaki diger tüm kanitlarin objektif ve kül halinde degerlendirilmesinden Bahçelievler 15. Sokak No:56/2'deki evde oturan maktüller Serdar Alten, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin, Osman Nuri Uzunlar, Latif Can, Salih Gevenci, Faruk Ersan'in olay günü evlerine baskin yapilarak ellerinin arkadan baglandigi ve eter koklatilmak suretiyle bayiltiklari maktüllerden Salih Gevenci ile Faruk Ersan'in bir abrabaya konularak Eskisehir Yoluna götürülüp orada baslaarina kursun sikilmak suretiyle öldürüldükleri, daha sonra evde kalan maktüllerden Osman Nuri Uzunlar'in bogularaka, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin, Latif Can ve Serdar alten'inde bas ve gögüs kisimlarina tabanca ile ates edilerek maktüller Hürcan Gürses, Latif Can ve Efraim Ezgin'in evlerinde öldürüldükleri, Serdar Alten'in ise agir yarali olarak hastaneye kaldirilmasini müteakip 17.10.1978 tarihinde hastanede ölmesi suretiyle 7 kisinin katledilmis olduklari Semiha Üstündag adindaki tanigin yolda tesadüfen gördügü iki genç arasindaki konusmalarinda birinin digerine ``tamam mi'' diye soru sormasi üzerine ötekinin ``5-6-2 tamam reis'' seklinde cevap vermesi ve bu gördüklerini bir aile toplantisinda polis memuru Recep Okay'a anlatmasi, katliam olayinin gerçeklestigi ev numarasinin 56/2 olmasi nedeniyle Recep Okay'in öldürülme hadisesi ile ilgili o gençlerin aralarindaki konusmalari irtibatlandirarak durumu mesai arkadasi Selami Ünal'a bildirdigi, Selami Ünal'inda Recep Okay'dan aldigi bilgileri Ankara Emniyeti 2.Subesinde katliam olayini sorusturmakla görevli komiser dürüst Oktay'a anlatmasini müteakip Semiha Üstündag'a fotograflar göstermek suretiyle o konusan sahislardan birinin Duran demirkiran oldugunu saptamasi, Duram Demirkiran'in ise bahçelievler bölgesinde ülkücü görüsün ileri gelenlerinden olmasi nedeniyle gözaltina alinarak yapilan sorgulamasinda olayda adres tesbiti ve gözcülük yaptigini, yakinda Ömer Özcan'in oldugunu söyledikden sonra sorusturma derinlestirilmis saniklar Haluk Kirci, Ahmet Ercüment Gedikli, Ömer Özcan, Duran Demirkiran, ibrahim Çiftçi, Ömer Yavuz Haciömeroglu, Abidin Sahiner, Mehmet Kundakci ve Kadir Temir haklarinda Ankara Sikiyönetim Komutanligi Askeri Savciliginin 30.7.1979 gün 1979/597 Esas, 1979/1061 iddianame sayili iddianemesi ile kamu davasi açilmistir.

Adi geçen mahkemece yapilan yargilama sonucunda 19 Aralik 1985 gün 1984/55 Esas ve 1985/311 karar numarali ilamla `` Ibrahim Çiftçi, Ömer Yavuz Haciömeroglu, Abidin Sahiner, Mehmet Kundakçi ve Kadir Temir'in beraatlerine, saniklar Duran Demirkiran ile Ömer Özcan'in TCY,'sinin 149/2, 65/3 ve 59. maddeleri geregince 12'ser yil 6'sar ay agir hapis cezasi ile sanik Ahmet ercüment Gedikli'nin ömür boyu agir para cezasi ile ve sanik Haluk Kirci'nin ise idam cezasi ile cezalandirilmalarina karar verilmis ve karar temyiz edildikten sonra Yargitay'dan geçip Sikiyönetim Mahkemesince yeni bastanhüküm kurularak enson Ankara 1 Numarali Askeri Mahkemesinin 17.06.1988 gün 1987/44 Esas 1988/101 karar numarali ilami ile kesinlesmistir.

Saniklar Mahmut Korkmaz, Bünyamin Adanali, Abdullah Çatli, Ünal Osmanagaoglu, Kadri Kürsat Poyrak ve Mahmut Korkmaz haklarinda giyabi tutuklu olmalari nedeniyle dosyanin tefrik edildigi daha sonra bu saniklar hakkinda kamu davasi açilarak saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osmanagaoglu Bünyamin Adanali, Kadri Kürsat Poyrat ve Mahmut Korkmaz ile ilgili davanin mahkememizin 1990/44 esas numarali dosyasinda görüldügü,

Bir kisim taniklar ve mahkum olan saniklarin olaya Bünyamin Adanali'ninda katildigi yolunda hazirlikda anlatimda bulunmalarina ragmen mahkememizde dinlenilen bu saniklar ve taniklar Bünyamin Adanali'nin olaya katildigini görmediklerini ve duymadiklarini hazirlikda yapilan sorgulama sirasinda baski ve iskence altinda kaldiklarini ve yazilan tutanaklarin kendilerine okutulmadan imzalatilmis oldugunu beyan etmislerdir,

Saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve Mahmut Korkmaz giyaben tutuklanmalarina ragmen bugüne kadar yakalanamadiklari için bunlar hakkindaki yargilama ile ilgili islemler tefrik edilmek suretiyle baska bir dosyada esas açilip oraya kaydi yapildiktan sonra o dosyada yürütülmesine karar verilmistir.

Yukarida anlatildigi üzere, sanik Bünyamin Adanali üzerine atilan suçu islemedigini olay yerine ugramadigini, olay tarihinde Erzurum'da oldugunu savunmus ve bu savunmalari mahkememizce dinlenen taniklar Mesut Nabi Adanali ve Hasan Fehmi Adanali tarafindan dogrulandigi gibi olayda yargilanip cezalandirilan ve cezasini çektikden sonra çikan Duran Demirkiran'da sanik Bünyamin Adanali'nin olaya katilmadigini, Bünyamin Adanali'yi birkez gördügünü ve kendisininde olaya katilmamasina ragmen baski ve iskence sonucunda hazirlikda suçu üzerine aldigini söylemistir.

Sanik hakkinda cezalandirilma yoluna gidilebilmek için kesin, inanadirici ve yeterli kanitin elde edilmis olmasi gerekmektedir.

Olayda sanik Bünyamin Adanali hakkinda üzerine atilan suçtan hükümlülügünü gerektirir derecede yeterli, inandirici ve kesin kanit elde edilemedigi gibi mahkememizce süpheye varilmis ve süphe sanik lehine uygulanir genel kuralida gözönüne alinmak suretiyle sanik Bünyamin Adanali'nin 7 kisiyi katletmek suçundan beraatine karar verilmesi yoluna gidilmistir.

Mahkeme üyesi Kerim Talu ise sanik Bünyamin Adanali'nin cezalandirilmasi yolunda dosyada yeterli kanit bulundugunu ileri sürerek çogunluk görüsüne karsi çikmis ve karsi oy kullanmistir.Gerekçesi yukarida anlatildigi üzere:

H ü k ü m:

1- Suçu isledigine dair dosyada hükümlülügünü gerektirir derecede yeterli, inandirici ve kesin kanit elde edilemediginden süphe sanik lehine uygulanir genel kuralida gözönüne alinarak sanik Bünyamin Adanalinin ideolojik amaçla 7 kisiyi öldürmek suçundan Beraatine, Üye Kerim Talu'nun bu sanigin mahkumiyeti gerekir yolundaki karsi oyuyla

2- Saniklar abdullah Çatli Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve Mahmut Korkmaz'in yargilanmalari ile ilgili evraklarin bu dosyadan ayrilarak baska bir dosyaya konulup yeni verilecek esas üzerinden adi geçen saniklar hakkindaki yargilamaya devam etmesine,

3- Saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraaz ve Mahmut Korkmaz'in giyabi tutukluluk durumlarinin devamina,

4- Sanik Bünyamin Adanali'nin Serbest birakilmasina, baska bir suçtan tutuklu veya hükümlü degil ise derhal saliverilmesi için Ankara Cumhuriyet Bassavciligina yazi yazilmasina,

Katilanlar ve katilanlar vekilleri ile saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve Mahmut Korkmaz'in yokluklarinda sanik Bünyamin Adanali ile bu sanik vekili Av, Yalçin Kasaroglunun yüzlerine karsi isteme aykiri ve yargitay yolu açik olmak üzere 26.12.1995 günü açik ve oyçokluguyla verilen karar yöntemine uygun bir sekilde okundu ve anlatildi ``seklinde karar verildigi incelenmistir.(Ek:77)

25- Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda; Adalet Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin, Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami dosyasinin, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,

Ayrica Susurlukta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi ve Cumhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili yazisi eki dosyada;

Mehmet Özbay ile ilgili sürücü belgesi ve iliskin islemlerde; Ilkokul diplomasinin 21.5.1973 tarih ve 829 no'lu oldugu iyi derece ile Meydan Köyü Ilkokulundan mezun oldugunu gösterdigi, 18.05.1990 tarihinde Motorlu Tasit sürücü kursuna müracaat ederek kayit defterinin 979 numaraasina kaydedildigi, 18.12.1990 tarihinde Trafik Tescil Sube Müdürlügüne müracaat ederek ve Motorlu Tasit Sürücü sertifikasini ibraz ederek sürücü belgesi talep edildigi, 18.12.1990 tarihinde 63241 sayili belge düzenlenerek, ilgisine verildigi incelenmistir.(Ek:78)

26- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 121 sayili yazisiyla;

Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 14.1.1997 tarih ve Muh: 1997/43 sayili yazisi ve eki belgelerde,

Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 20.4.1992 tarih ve Hzr.1992/8718 E:1992/5177 Id: 1992/2596 sayili iddianamesi ile 26.2.1992 tarihinde Atatürk Hava Limanindan yurt disina çikarken görevliler tarafindan yapilan kontrollarda Sahin Ekli isimli sahsin Belçika makamlarinca düzenlenmis pasaportun tamamen sahte oldugunun ekspertiz raporunda da belirtildigi gibi igfal kaabiliyetini haiz oldugu, sanigin üzerine atilan suçu isledigi sanik itirafi ve tüm evrak kapsamindan anlasildigi gerekçesiyle Bakirköy Asliye Ceza Mahkemesine dava açildigi,davanin 26.12.1996 tarihi itibariyla 1992-405 sayili davanin devam ettigi incelenmistir.(Ek:79)

27- Komisyon Baskanliginin 3.2.1997 tarih ve 202 sayili yazisiyla;

Ankara Cumhuriyet Bassavciligina 6.1.1997 tarih ve 103 sayili Komisyon Baskanligi yazisi ile Türk Telekom Genel Müdürlügünden istenen bilgilerin verilmediginden bahisle kanuna aykiri davranisa giren ve bu suretle komisyonun görev yapmasini engellemekten bahisle gereken cezai kovusturmanin açilmasinin talep edildigi,

Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin 25.2.1997 tarih ve Hz: 1997/10691 sayili karari ile Genel Müdürlük sorumlulari hakkinda mahkemeye sevklerine yeter delil bulunamadigi gerekçesiyle takipsizlik karari verildigi incelenmistir.(Ek:37)

28- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 116 sayili yazisiyla;

Istanbul Cumhuriyet Bassavciligindan Haluk KIRCI isimli sahsin Istanbul Asayis Sube Müdürlügünden gözaltinda iken kaçma olayi ile ilgili olarak yapilan tahkikat ve yargilamalara iliskin belgelerin talep edildigi,Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 8.4.1996 tarih ve Hz: 1996/11011 Büro: 1996/171 sayili ek takipsizlik kararinda;

``Küçükçekmece Cumhuriyet Bassavciliginin 1995/1054 sayili ilami ile aranan ankara 1 No'lu Sikiyönetim Komutanligi Askeri Mahkemesinin 1986/68 Esas, 1987/19 sayili karari ile 7 kez idam cezasina hükümlü Sükrü oglu, 1958 dogumlu Haluk KIRCI isimli sahsin emniyetçe yakalandigi, Küçükçekmece Cumhuriyet Bassavciliginin 1.2.1996 tarih ve 105 sayili yazilari ile hükümlünün ilamlar gelene kadar emniyet nezarethanesinde tutulmasi istenilmesine ragmen, yukarida açik hüviyeti yazili Asayis subesi eski Müdürü Sedat DEMIR'in suç tarihinde infaz bürosundaki görevlilere baski yaparak hükümlü Haluk KIRCI'nin kaçmasini kolaylastirdigi iddia edilmekle,

Delillerin degerlendirilmesi üst görevli mahkemeye ait olmak üzere sanik hakkinda müsnet suçtan kamu davasi ikame olundu'' karar verildigi incelenmistir.(Ek:80)

29- Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 8.4.1996 tarih ve Hz: 1996/11011 Büro: 1996/171 Iddia: 1996/63 E: 1996/3525 sayili iddianameyle;

Sanik Emniyet Asayis Sube Müdürlügü Infaz Bürosunda görevli Komiser Servet ATAN, Polis Memurlari Cevat YANAR ve Nihat DEMIRAY haklarinda kamu davasi açilmasinin talep edildigi Istanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 9.7.1996 tarih ve E: 1996/347 K: 1996/830 C.Savcisi: 1996/5617 sayili karari ile;

``Yapilan yargilamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamina nazaran saniklarin müsnet suçu isledikleri hususunda kusurlarinin bulunmadigini, çalistiklari Asayis Sube Müdürlügüne dört kontrollü dis kapidan geçilmek suretiyle girildigi, etrafta ayrica tel örgülerinin de bulundugu, giren ve çikan her sahsin kontrol edildigi, ayrica çikan sahislarin hangi birimden çiktii tesbit edildikten sonra telefonla o kisimdan teyit aldiktan sonra birakildiklari, bu durum muvacehesinde komiser Servet ATAN'in vve Polis Memuru Nihat DEMIRAY'in firar sirasinda olay yerinde bulunmamalari nedeniyle kendilerine hiçbir kusur izafe edilemeyecegi hususunun disinda o sirada kalabalik odada tek basina bulunan ayni zamanda devamli gelen telefona bakan sanik Cevat YANAR'in da olayin meydana gelisinde bir kusur veya kastinin bulunamayacagi, zira firar eden sahis odadan çiksa bile bu kadar önemle korunan bir binadan dis kapiya çikincaya kadar bir yerde takilmasinin gerektigi, dilayisi ile sanigin bir an dikkatsizligi ile bu olayin husule gelemeyecegi neticesine varildigindan saniklarin müsnet suçtan beraatlerine karar verilmesi hak ve nesafet kaidelerine uygun görülmüstür.''saniklarin müsnet suçtan beraatlerine, seklinde karar verildigi incelenmistir.(Ek:80)

30- Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 23.12.1996 tarih ve 1996/877 sayili yazisinda;

Hürriyet Gazetesinde çikan haberin yeni delil ihtiva ettiginden bahisle 8.4.1996 tarih ve Hz. 1996/11011 Büro: 1996/171 sayili ek takipsizlik kararinin kaldirilarak, yeni hazirlik numarasi verilmesinin Istanbul Cumhuriyet Bassavciligindan talep edildigi,

Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 23.12.1996 tarih ve Hz: 1996/57583 Büro: 1996/877 Iddia: 1996/224 E: 1996/1466 sayili iddianame ile Istanbul 6. Agir Ceza Mahkemesi Baskanligina Asayis eski Sube Müdürü Sedat DEMIR hakkinda;

``Ankara 1 No'lu Sikiyönetim Komutanligi Askeri Mahkemesinden verilen 1996/68 Esas, 1987/198 Esas Sayili karari ile 7 kez idam cezasina hükümlü Haluk KIRCI isimli sahsin firarina sebebeyit vermek suçundan haklarinda Istanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasi açilan saniklar Cevat YANAR, Servet ATAN ve Nihat DEMIRAY'a hükümlüyü nezarete koymamalari hususunda talimat verdigine dair hakkinda dava açilmasini gerektirir delil ve emareye rastlanmadigindan müsnet suçtan sanik hakkinda takibat icrasina yer olmadigina,'' kamu davasi açilmasinin talep edildigi, davanin halen Istanbul 6. Agir Ceza Mahkemesinde 1997/8 sayi ile davanin devam ettigi, incelenmistir.(Ek: 80)

31- Komisyon baskanliginin 18.3.1997 tarih ve 293 sayili yazisinda;

Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciligindan Ibrahim Sahin ve 3 Özel Harekat Sube Müdürlügü mensubu hakkinda düzenlenen iddianamenin talep edildigi,

Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 18.3.1997 tarih ve 1997/561 sayili yazisi, eki iddianamede;

Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Dairesi eski Baskani Ibrahim Sahin, Polis Memurlari Ayhan Çarkin, Ercan Ersoy, Oguz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altinok, Abdülgani Kizilkaya, Ziya Bandirmalioglu Ayhan Akça, Mehmet Korkut Eken'in sanik oldugu, suç tarihinin 1993-1996 yillarini kapsadigi, suçun ``cürüm islemek için silahli tesekkül olusturmak, hakkinda tevkif ve yakalama müzekkeresi bulunan kisileri yetkili merciilere haber vermemek'' oldugu,

03.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen trafik kazasinda, ayni otomobil içerisinde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in birlikte bulunmalari, o tarihten itibaren, Türkiye gündeminde bas sirayi alarak bugüne kadar süregelen tartismalarin en önemli konusunu teskil etmistir.

12.11.1996 tarihinde Sayin Cumhurbaskani ile bir görüsme yapan, Anavatan Partisi Sayin Genel Baskaninin ... bazi devlet görevlilerinin uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi eylemlere karistiklarini, devlet tarafindan aranan bazi silahli eylemcilerinde bu devlet görevlileri tarafindan kullanildigini ... ifade etmesi sebebiyle Sayin Cumhurbaskani 13 Kasim 1996 tarihli mektupla bu bilgileri Sayin Basbakana intikal ettirmislerdir. Bu mektupta özetle ``.. Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi vardir... bu dairenin bazi elemanlari uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi islere karismaktadir. Ö.Lütfü Topal'i öldürenlerin itiraflari fevkalade enteresandir. Asiret reisi devleti kullanmaktadir. Devlette görevli bazi kisilerin Özel Harekat Daire Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun IçIsleri Bakani dahil bir takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugu söylenmektedir.'' seklinde iddia edilen hususlara yer vermislerdir. Bu iddialar nazara alinarak Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, Içisleri Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü Teftis Kurullari tarafindan arastirmalar yapilmistir. Ayrica, Türkiye Büyük Millet Meclisinde'de bu konularla ilgili bir arastirma komisyonu teskil edilerek arastirmalar sürdürülmüstür. Bu bilgilerin ve arastirmalarin yaninda Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca da hazirlik tahkikati yapilarak yukarida izah edilen olaylar ayri ayri tahkik edilmis ve toplanan deliller ve delillere istinaden olusan kanaat iddianamenin muhtelif bölümlerinde ayrintili olarak izah ve ifade edilmistir.

Türkiye'de katliam sanigi olarak giyabi tutuklama karari ile, yurtdisinda uyusturucu kaçakçiligi ve cezaevi firarisi olarak Interpol tarafindan kirmizi bülten ile aranan bir silahli eylemci ile, bu kisiyi yakalamak veya bulundugu yeri derhal güvenlik birimlerine bildirmekle görevli ve yükümlü olan üst düzey bir emniyet mensubunun ve bir milletvekilinin ayni ortamlarda birlikte olmalari ve bu birlikteligi, Abdullah Çatli'nin gerçek kimligi bilinerek, uzun süreli yakin iliskiler içerisinde sürdürülmüs olmasi,

Bu kisilerin her üçününde üzerinde ruhsatli tabancalari, yanlarindaki korumalarin ayri ayri zati silahlarinin bulunmasina ragmen ayrica saldiri, suikast ve gizlice cinayet islemekte kullanilabilecek vahim nitelikte ve sayida silahlari ve mermilerle, 34 NUL 63 numarali sahte plakalari (koruma amaçli olmadigi Ist.Emn.Müd. yazi ve arastirmasi ile saptanmistir.) ve birçok sahte belgeleri yanlarinda bulundurduklari nazara alindiginda, bu kisilerin son olaydaki beraberliginin basit bir tatil gezisi veya bassagligi ziyareti ile izah edilmesi inandirici görülmemistir. Kaldiki, yukaridaki tesbitlere göre bu beraberlik tesadüf degil önceden tesbit edilmis bir bulusma oldugu, Istanbul'da bulunduklari ilk günde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in gizlenen bulusmalari ve görüsmelerinden anlasilmaktadir.

Bu durum adi geçen kisilerin, yanlarinda koruma olarak bulundurduklari kisilerle birlikte, yasalara aykiri silahli bir eylem hazirliginda bulunduklari kanaatini olusturmustur.

Bu silahlardan ve mermilerden bir bölümünün özel Harekat Daire Baskanligi kaynakli olduklari ve 1993-1994 yillari itibariyle Emniyet Genel Müdürlügünde kuvve kayitlarinda bulunmalari gerektigi tesbit edilmistir. Buna ragmen bu silah ve mermilerin kaza yapan otomobil içerisinde ve orada bulunan kisiler elinde ne maksatla bulunduklari ve onlara nasil intikal ettirildikleri, Emniyet Genel Müdürlügünün cevabi yazilarinda izah edilememistir. Ancak, belirtilen tarihlerde Özel Harekat Daire Baskan Vekili olan Ibrahim Sahin'in talimatlari ve bilgileri dahilinde adi geçenlere intikal ettirildigi kanaati olusmustur.

Abdullah Çatli'nin üzerinde bulunan ve yukarida ayrintilari izah edilen sahte belgeler ve özellikle silah tasima izin belgeleri ve hususi yesil pasaportlar düzenlenerek, bu belgelerle Devlet tarafindan aranan ve birçok yasadisi eyleme katilmis olduklari saptanan bu kisilerin kolaylikla silah tasimalari ve kolaylikla yurtdisina çikis ve dönüsleri saglanarak çesitli imtiyazlarla donatilmis olduklari anlasilmistir.

Ömer Lütfi Topal isimli kisinin öldürülmesinde (Olay yukarida ayrintili olarak izah edilmistir) kullanilan silahin sarjöründe Abdullah Çatli'nin parmak izi bulunmus ve Abdullah Çatli'nin bu olaya istirak etmis oldugu bu somut delil ile tesbit edilmistir. Öldürülen Ömer Lütfi Topal Istanbul'da ve Türkiye'nin muhtelif yerlerinde faaliyet gösteren birçok kumarhanenin isletmecisidir. Bu isletmelerden çok büyük miktarlarda paralar kazanilmaktadir. Sami Hostan ve Ali Fevzi Bir isimli sahislarda Ömer Lütfi Topal'in Istanbuldaki bir kumarhanesinin ortaklaridir. Bu kisiler bir ihbar üzerine üç polis memuru ile (Ayhan Çarkin, Ercan .Ersoy, Oguz Yorulmaz) birlikte Ömer Lütfi Topal'in cinayet zanlilari olarak gözaltina alinmislardir. Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünde gözaltinda bulunduklari sirada daha ilk saatlerden itibaren Sedat Edip Bucak Istanbul Il Emniyet Müdürüne defalarca telefon açarak bu kisileri gözaltindan kurtarmaya ve arastirmanin genisletilmesini engellemeye yönelik girisimlerde bulunmustur, arastirmanin 1. günü henüz tamamlandiginda ise, Ibrahim Sahin'in bizzat Istanbul'a gelmesi henüz tamamlandiginda ise, Ibrahim Sahin'in bizzat Istanbul'a gelmesi ile bu kisiler apar topar Istanbul Emniyet Müdürlügünden Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüs ve orada kisaca ifadeleri alinip yüzeysel bir inceleme ile yasal olmayan bir uygulama ile serbest birakilmislardir.

Bu kisilerin acele olarak Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmeleri, özel timler hakkinda kamuoyunda olumsuz kanaat olusmasini önlemek olarak izah edilmeye çalisilmistir. Ancak, bu kisilerden ikisi sivil sahistir, özel timlerle iliskileri yoktur. Diger polis memurlarinin ise önceki tarihlerde Özel Harekat Dairesi ile iliskileri zaten kesilmistir. Kaldiki, bu tür uygulamanin mutad olmadigi bizzat Istanbul Il Emniyet Müdürünün ifadesinde belirtilmistir. Söyleki; Emniyet Amiri, Baskomiser ve Komiser rütbelerinde birçok Emniyet mensubu muhtelif suçlardan muhtelif tarihlerde Istanbul Emniyet Müdürlügünde gözaltina alinarak sorgulamalari yapildigi halde (hatta bir bölümü orada suimuameleye maruz kaldiklarini iddia etmislerdir.) Emniyet Genel Müdürlügü veya Içisleri Bakanliginin bu kisiler hakkinda yapilan islemler ile herhangi bir sekilde ilgilenmedikleri ve ayrica Emniyet Genel Müdürlügü nezdinde de herhangi bir arastirmaya kalkismadiklari, zaten bu olayda Emniyet Genel Müdürü'nün de devre disi birakildigi ve kendisine herhangi bir bilgi verilmedigi anlasilmistir. Bunlarin disinda, Ö.Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi sebebiyle gözaltina alinan bu üç polis memuru (Mustafa Altinok, Enver Ulu ve Ömer Kaplan isimli polis memurlari ile birlikte) Ö.Lütfü Topal'in öldürülmesine tekabül eden zaman diliminde, Sedat Etip Bucak'a koruma görevlisi olarak tayin edilerek orada toplanmalari saglanmistir. (Koruma tayininde aciliyet unsurunun bulunmadigi ve bir kisim islemlerdeki usulsüzlükler Basbakanlik Teftis Kurulu Raporunda ve yukaridaki ilgili bölümlerde izah edilmistir.) Ö.Lütfü Topal'in öldürülmesine istirak ettigi somut delillerle saptanan Abdullah Çatli ile bu olayin zanlilari olarak gözaltina alinan ve ayni zamanda ortaklari olan Sami Hostan ve Ali Fevzi Bir ile, Sedat Edip Bucak ve onun yukarida isimleri yazili korumalari, uzun süreden beri tanismaktadirlar ve sik sik biraraya gelmektedir. Keza, bu kisilerin hepsi Ibrahim Sahin ile de tanismakta ve onlarla da iliskili bulunmaktadirlar. Ö.L.Topal'in öldürüldügü günlere tekabül eden zaman diliminde ve ayrica bu olaydan önceki ve sonraki günlerde, Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak, Sami Hostan, Ali Fevzi Bir ve Sedat Edip Bucak'in korumalari arasinda yogun ve dikkat çekici sekilde telefon görüsmeleri yapildigi tesbit edilmistir. (Telefon görüsmelerinin detaylari yukarida ayrintili olarak izal edilmistir.) Yine, olayin vukuu buldugu tarihe yakin zamanlarda Abdullah Çatli, Sami Hostan, Ali Fevzi Bir ve S.Edip Bucak'in korumalari, Siverek'te S.E.Bucak'in ikametgahinda toplanmislardir. (Fotograflarla ilgili bölümde izah edilmistir.)

Adi geçen bu kisilerin böyle bir olay etrafinda yogun görüsme, beraberlik ve dayanisma içerisinde bulunmalari, özel kasitla hareket ettikleri kanaatini olusturmaktadir.

Tarik Ümit'in kaybolmasi olayi ile ilgili bölümde izah edildigi üzere; Tarik Ümit'in kayboldugu gün, en son görüstügü kisiler Ibrahim Sahin'in uzun süredir yaninda bulunan ve görev iliskilerinin disinda daha ileri özel iliskiler içerisinde olduklari anlasilan polis memurlari Ayhan Akça ve Ziya Bandirmalioglu'dur. Ayhan Akça ve Ziya Bandirmalioglu'nun Tarik Ümit'in kaybolmasi olayi ile ilgilerini tesbit eden ve bu istikamette arastirma yapan Jan.Astsubay Ahmet Altuntas'a Ibrahim Sahin yasal olmayan bir sekilde müdahale ederek arastirmanin sürdürülmesini önlemistir. Bu olayda yine Abdullah Çatli, Sami Hostan, Haluk Kirci, Ibrahim Sahin, Ayhan Akça, Ziya Bandirmalioglu ve Ayhan Çarkin'in isimleri geçmektedir. Tarik Ümit'in kaybolmasi olayinda bu kisilerle iliskiyi tesbit eden MIT Konturterör Merkez Yöneticisi Mehmet Eymür, Tarik Ümit'in Abdullah Çatli ve adamlari tarafindan kaçirildigini ve sorgulandigini ifade ederek durumu Özel Harekat Daire Baskan Vekili Ibrahim Sahin'e intikal ettirmistir. Bu isimler ve bildirim karsisinda Ibrahim Sahin'in davranislari, bu olayda Abdullah Çatli'nin varligi ve adi geçen diger kisilerle birlikte eylemleri hususunda bilgi sahibi oldugunu göstermistir.

Ayhan Akça ve Ziya Bandirmalioglu'nun çocuklarinin Istanbul'da bir gazinoda 03.09.1995 tarihinde yapilan sünnet dügününde, dosyada mübrez davetiye ve fotograflarda da görülecegi üzere, Abdullah Çatli, Ibrahim Sahin ve iddianamede adi geçen polis memurlari saniklarin birlikte olduklari görülmektedir. Ayrica, bizzat Ziya Bandirmalioglu'nun Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi.. Cumhuriyet Bassavciliginda sanik olarak alinan ifadesinde, Haluk Kirci'nin da orada bulundugu ve onlarla birlikte olduklari anlasilmistir. Bu dügünün kirveligini Abdullah Çatli (Mehmet Özbay sahte kimligi ile) ve Ibrahim Sahin birlikte üstlenmislerdir. Yine Ziya Bandirmalioglu'nun ifadesine göre kirvelik görevi Ankara'da Sedat Edip Bucak'in yazihanesinde kararlastirilmistir. Sünnet dügününde bulunan sanatçinin basina yansiyan beyanlarina göre bu dügün için kendisine 400 milyon lira ücret ödenmistir, ayrica salon masraflari olarak da 300 milyon lira üzerinde para ödenmistir. Ziya Bandirmalioglu'nun ifade ettigi üzere, yaklasik 700-800 milyon lira tutarindaki dügün masraflarinin tamami Abdullah Çatli tarafindan karsilanmistir. 1995 tarihi itibariyle, 700-800 milyon TL. tutarindaki dügün masraflarinin Abdullah Çatli tarafindan karsilanmis olmasi ve en üst düzeyde bir Emniyet görevlisinin bu sahis ile ayni dügünde kirveligi üstlenmis bulunmalari, bu kisiler arasindaki mutad arkadaslik iliskileri ile izah ve kabul etmek mümkün bulunmamaktadir. Aksine, bu kisiler arasindaki büyük menfaat iliskileri bulundugunu göstermektedir.

Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginda sanik olarak ifadesi alinan Ziya Bandirmalioglu, müsnet suçlardan tutuklanmasi üzerine henüz cezaevine gönderilmeden, sevk islemleri yapildigi sirada 27.01.1997 tarihinde Istanbul DGM. binasindan firar etmistir.

Ayrica, Ibrahim Sahin'in koruma görevlisi olan Ayhan Akça'nin, yurtdisinda uyusturucudan elde edilen parayi ülkeye getirdigi sirada yakalanan Dilek Örnek hakkinda Ist.DGM.'ne açilan davada da sanik bulundugu yukarida ayrica izah edilmistir.

Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskan Vekili olarak görevli bulunan Hanefi Avci ve Milli Istihbarat Teskilati Kontrterör Merkez Yöneticisi Mehmet Eymür'ün Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciligindaki ifadeleri ile teyid ettikleri (bu ifadelerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Susurluk Arastirma Komisyonunda verdikleri ifadeleri de aynen tekrar etmislerdir) ve dosyada mevcut bilgi, belge ve delillere göre:

Yasadisi bölücü terör örgütlerine destek veren kisilerle hukuki yollarla mücadele edebilmek imkani bulunmadigini düsünen bir kisim görevliler tarafindan baska yöntemler aranmaya baslanmistir. Bu düsünce ile Emniyet, MIT ve Jandarma Teskilatlarinda bazi görevliler tarafindan bu istikamette çalismalar baslatilmistir. (MIT ve Jandarma hakkindaki iddialara iliskin ifadeler Ankara DGM. Cumhuriyet Bassavciligina, Güneydogu Anadolu Bölgesindeki olaylara iliskin ifadeler Diyarbakir DGM.Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.). Emniyet Genel Müdürlügü ve Özel Harekat dairesinde bazi üstdüzey görevliler ve yine Özel Harekat Dairesinde görev yapmis birkisim polis memurlari ile, bu görevliler tarafindan önceki tarihlerden beri bilinen ve taninan ancak, muhtelif suçlari sebebiyle giyabi tutuklu olarak aranan bir kisim sivil kisilerden olusan tesekkül meydana getirilerek terör örgütlerine destek saglandigini düsündükleri kisilere yönelik eylem ve faaliyetlerde bulunulmustur.

Bir süre sonra, bu tesekkülün eylem yapacaklari hedef veya eylemlerini hakli gösterecekleri sebep bulunmadigi görülmekle beraber, olusturulan bu guruplar dagilmamis aksine, bir kisim siyasetçi ve kumarhane isletmecisinin de katilimi ile, kisisel çikarlar saglamaya yönelik eylemler yaptiklari ifade edilmistir. Nitekim, Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen malum trafik kazasinda birarada bulunan kisiler, bunlarin yanlarinda tasidiklari silahlar ve belgeler ile bu kisilerin, iddianamede isimleri zikredilen diger kisilerle iliskilerinin boyutlari ve yine yukarida izah ve ifade edilen bir kisim olaylar bir bütün olarak degerlendirildiginde, Susurluk kazasinda birarada bulunan kisilerin yukarida ifade edilen sekilde, yasadisi eylemlerinden birinin daha hazirlik hareketlerine basladiklarini göstermektedir.

Bu tesekkülde yer alan sahislarin kisilikleri, görev alanlari ve ülkedeki etkinlikleri nazara alindiginda (saniklardan Korkut Eken'in beyaninda da belirttigi üzere) tesekkülün eylemlerinin yetkili ve görevli merciiler tarafindan artik kontrol edilemez boyutlara ulastigi görülmüstür. Ancak, Susurluk kazasi ile, bu tesekkül ve bir kisim mensuplari meydana çikmistir.

Tüm bu delille ve belgeler birlikte nazara alindiginda, haklarinda iddianame ile dava açilan bu kisilerin birçok olayda isimlerinin birlikte geçtikleri görülmektedir.

Bu birlik ve beraberligin tesadüflerden ibaret olmadigi, Polis Memurlari saniklarin sadece koruma görev yapmak maksadiyla tayin ve tahsis edilmedikleri, bunlarin Özel Kasit altinda biraraya toplandiklari ve bu suretle: Devlet tarafindan muhtelif suçlardan aranan kisiler, kumarhane isletmecileri, bir kisim yönetici ve siyasetçiler ile Özel Harekat Daire Baskanliginda görevli bazi polis memurlarinin cürüm islemek için tesekkül olusturduklari veya bu tesekküle katildiklari anlasilmistir.

Cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçu: TCK.'nun 313. maddesinde düzenlenen bir tehlike suçudur. Bu madde ile Türk Ceza Hukuku'ndaki genel ilkeye bir istisna getirilmek sureti ile toplum yararina hazirlik hareketleri de cezalandirilmaktadir. Amaç, müstakbel suçlari önlemektir. Suçun olusumu için, iki veya daha çok kisinin ayni gaye dogrultusunda yani, suç islemek için irade mütabakati içinde bulunmalari yeterlidir. Su halde, anlasma ile suç olusacagindan, herhangi bir cürüm islenmesine gerek te bulunmayacaktir, baska bir deyisle, cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek suçunun olusabilmesi için, bu tesekkülün herhangi bir suç islemis ve tamamlamis olmasi da gerekli bulunmamaktadir. Yukarida ifade edildigi gibi suçun olusumu için hazirlik hareketleri yeterlidir. Ayrica, tesekkül üyelerinin ayni derecede görev almalari da gerekli degildir. Bir kismi koruma, kollama, bir kismi ikmal, bir kismi talimat ve direktif, bir kismi icraci, bir kismi da suçtan menfaat temin etmis olmasi suçun olusumu için yeterlidir.

Bu eylemle birlikte tüm saniklarin ayrica, haklarinda yakalama ve tevkif müzekkereleri bulunan (Abdullah Çatli, Haluk Kirci) kisilerin sakli bulunduklari yeri bildikleri halde yetkili merciilere de haber vermedikleri ve bu sekilde bu suçu da isledikleri anlasilmistir.

Susurluk kazasi olarak Türkiye'nin gündeminde yer alan olaylarin, ülke genelinde tüm yönleriyle aydinliga kavusmasi ve olaylarda istiraki olan baska kisilerin de varliginin belirlenmesi için, Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Ö.Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi, Silivri Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikatlari sürdürülen Tarik Ümit'in kaybolmasi ve Iran Uyruklu Asker Smitko-Lasem Ecmaili'nin öldürülmesi olaylari, Sapanca Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Behçet Cantürk ve arkadaslarinin öldürülmesi olayi, Gaziantep Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati sürdülen Mehmet Ali Yaprak'in kaçirilmasi olayi, Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciligi tarafindan Diyarbakir ve Ankara DGM. Cumhuriyet Bassavciliklarina gönderilen evraklarla ilgili tahkikatlarin ikmal edilmesi, olay faillerinin somut delilleri ile ortaya çikarilmasi gerekmektedir. Bu tahkikatlarin sonuçlanmasi halinde, olaylara istirak ettikleri tesbit edilen saniklar hakkinda, görevli Cumhuriyet Savciliklarinca yapilacak yasal islemlere ek olarak, Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginin görev alanina iliskin olarak, cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek suçundan da ayrica, ek mukteza tayin olunacaktir.

Zaten, iddianame münderecatinda isimleri geçen ve halen firarda bulunan ve yakalama ve Giyabi Tevkif müzekkereleri ile aranan ancak, ifadeleri alinamadigi için haklarinda dava açilmayan birkisim saniklar hakkinda hazirlik evraki tefrik edilmis olup, tahkikat Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginca sürdürülmektedir.

Saniklarin yargilamalarinin 2845 Sayili Kanunun 20.maddesine göre Mahkemenizde yapilarak; tüm saniklarin eylemlerine uyan ve yukarida zikredilen Kanun maddeleri geregince ayri ayri Cezalandirilmalarina karar verilmesi kamu adina iddia olunur.

1- Sedat Edip Bucak ve Mehmet Kemal Agar'in Milletvekili olmalari sebebiyle hazirlik evraklari tefrik edilmis ve Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginin 30.01.1997 tarih ve 1997/221-1 sayili Fezleke'si ekinde Adalet Bakanligi'na gönderilmistir.

2- Müsnet suçlardan saniklar (Giyabi Tutuklu) Sami Hostan, Ali Fevzi Bir, Yasar Öz ve Haluk Kirci haklarindaki evrak tefrik edilmis olup, adi geçen saniklar aranmaktadir. Yakalandiklarinda haklarinda ek iddianame ile dava açilacaktir. (Hazirlik No: 1997/478).

3- Abdullah Çatli, Hüseyin Kocadag ve Gonca Us'un ölmüs olmalari sebebiyle, saniklar Sedat Hostan ve Ömer Kaplan hakkindaki delil durumu nazara alinarak bu kisiler hakkinda Ek Takipsizlik karari verilmistir.

4- Diyarbakir, Ankara ve Izmir Yargi çevresine iliskin iddialarla ilgili evraklar Diyarbakir, Ankara ve Izmir DGM. Cumhuriyet Bassavciliklarina tefriken gönderilmistir. (26.02.1997 tarih ve 1996/2303 Hz.)

5- Tuggeneral Veli Küçük hakkindaki iddia ve ifadelere iliskin evrak, Genel Kurmay Baskanligina gönderilmistir. (24.02.1997 tarih ve 1996/2303 Hz).

6- Yasar Öz isimli kisi hakkinda Emniyet Genel Müdürlügünde Teknik Danismanlik Hizmeti yürüttügünden bahisle düzenlenen evrakta sahteçilik bulundugu nazara alinarak, Mehmet Agar hakkindaki evrak tefrik edilmis ve 1997/9-1 sayili Görevsizlik Karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.

7- Yasar Öz isimli sahista yakalanan silahlar, sahte belgeler ve pasaportlarla ilgili evrak tefrik edilerek Yasar Öz hakkinda evrakta sahtecilik, 6136 sayili kanuna muhalefet ve olay tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli olanlar hakkinda evrak tefrik edilerek 1997/10-2 sayili Görevsizlik karari ile Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.)

8- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile nüfus cüzdani veren görevliler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/23).

9- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile sürücü belgesi veren görevliler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/25).

10- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile umumi ve hususi (Yesil) pasaport verenler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/24).

11- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile Istanbul'da Silah Tasima Ruhsati verilmesinde suistimali görülenler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul Il Idare Kuruluna gönderilmistir.

12- Ayrica, Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginca yapilan hazirlik tahkikati sirasinda toplanan delillerden;

a) Tarik Ümit'in kaybolmasi ile ilgili olanlar bu olay hakkinda hazirlik tahkikati yapan Silivri Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.

b) Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi ile ilgili olarak alinan ifadeler ve yapilan telefon tesbitlerine dair müfredat listeleri bu olay hakkinda hazirlik tahkikati yapan Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. 05.03.1997 ''seklinde yapilan düzenleme incelenmistir.(Ek:81)

32- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 118 sayili yazisiyla,

Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligindan Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,

Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin 6.03.1997 tarih ve 0258 sayili yazisi ekinde 11 klasörden olusan sorusturma raporunun birer örneginin gönderildigi, raporun konumuza iliskin olarak, (B) bölümünde Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasi ile ilgili genel açiklamalarin Mülkiye Müfettislerince, Polis Müfettislerince yürütülen sorusturmalarin açiklanmis, Cumhuriyet Bassavciliklarinca yürütülen çalismalar irdelenmistir. Bu bölüme iliskin degerlendirme olarak ta;

`` 03.11.1996 tarihinde Susurluk ilçesinde, sürücülügünü Istanbul Kemalettin Erörge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag'in yaptigi 06 AC 600 plakali otonun 20 RC 721 plakali kamyona arkadan çarpmasi neticesinde uzun süredir aranmakta olan Abdullah Çatli ile Gonca Us'un ölümüne; Milletvekili Sedat Edip Bucak'in da agir yaralanmasi ile sonuçlanan kazanin sonucunda:

Idari sorusturmalarin sonuçlandigi, ek bir sorusturma yapilmasina gerek bulunmadigi düsünülmektedir.

Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan hususi pasaport ile ilgili islemlerde ihmali görülenler hakkinda fezleke düzenlenmistir.

Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan silah tasima ruhsati ile ilgili islemde kusuru görülenler hakkinda rapor düzenlenmis olup, cezai bakimdan polis müfettislerince fezleke düzenlenmektedir.

Adi geçen sahis adina düzenlenmis olan sürücü belgesi islemlerinde usulsüzlük bulunmadigi anlasilmistir.

Besiktas Ilçe Nüfus Müdürlügünce düzenlenen nüfus hüviyet cüzdani verilmesinde kusuru görülenler hakkinda Mülkiye Basmüfettislerince sorusturma yapilmakta olup, fezleke düzenlenecektir.

Hüseyin Kocadag'in ölmesi nedeniyle adli ve idari yönden hakkinda herhangi bir islem yapilmasina gerek kalmamistir.

Adli sorusturmalar devam etmekte olup, trafik kazasi ile ilgili dava Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. Mehmet Özbay adina mevzuata aykiri silah tasima belgesi düzenledigi isnad edilen Emniyet Eski Genel Müdürü Mehmet Agar ile hakkinda giyabi tevkif karari bulunan ve emniyetçe aranan kisiyi sakladigi isnad edilen ve aracinda bulunan ruhsatsiz silahlar nedeniyle 6136 sayili Kanuna muhalefet ettigi düsünülen Sedat Edip Bucak halen Milletvekili olduklarindan konulara iliskin savunmalari, ilgili yer C.Bassavciliklarinin fezleke düzenleyerek ilgili Bakanlik kanaliyla TBMM Baskanligindan yasama dokunulmazliklarinin kaldirilmasini talep etmesi ve Anayasanin ilgili maddesi geregince talep uygun görüldügü takdirde mümkün olabilecektir.

Konularin yukarida belirtilen idari sorusturmalar sonucu düzenlenecek fezleke konulari disinda tamami C.Bassavciliklarinca sorusturma konusu edilmis bulunmaktadir.

Cürüm islemek amaciyla tesekkül meydana getirilip getirilmedigi hususu Istanbul DGM C.Bassavciliginca sorusturulmaktadir.

Raporunun (G) bölümünde Sahin Ekli ile ilgili pasaport düzenleme ve Mehmet Özbay adina düzenlenen silah tasima belgelerinin irdelemesi yapilmistir.

G/3 maddesinde; ``03.11.1996 günü trafik kazasinda ölen Ahmet-Remziye oglu, 1956 Nevsehir dogumlu Abdullah çatli ile ilgili olarak sürdürülen arsiv ve bilgisayar kayitlarinin incelenmesinde, anilan sahsin ayrica Haydar ve Fahriye oglu, Malatya Ili Merkez Ilçesi Çavusoglu nüfusuna kayitli, Malatya 1957 dogumlu Sahin Ekli adina Istanbul Valiliginden 16.11.1990 tarihinde verilme TR 282820 seri numarali 5 yil süre ile geçerli umuma mahsus pasaport aldigi anlasilmis ve Istanbul Emniyet Müdürlügünden temin edilen Sahin Ekli adina tanzim edilen pasaporta iliskin evrak ve belgeler 04.1.1997 gün ve 012032 sayili yazimiz ile Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.''Raporun sonuç kisminda;

A bölümünde; 3.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesinde, sürücülügünü Istanbul Kemalettin Erörge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag'in yaptigi 06 AC 600 Plakali otonun, 20 RC 721 plakali kamyona arkadan çarpmasi neticesinde uzun süredir aranmakta olan Abdullah Çatli ve Gonca Us'un ölümü, Milletvekili Sedat Edip Bucak'in agir yaralanmasi ile sonuçlanan kazanin sonucunda;

Idari sorusturmalarin sonuçlandigi ek bir sorusturma yapilmasina gerek bulunmadigi düsünülmektedir.

Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan hususi pasaport ile ilgili islemlerde ihmali görülenler hakkinda fezleke düzenlenmistir.

Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan silah tasima ruhsati ile ilgili islemde kusuru görülenler hakkinda rapor düzenlenmiso lup, cezai bakimdan polis müfettislerince fezleke düzenlenmektedir.

Adi geçen sahis adina düzenlenmis olan sürücü belgesi islemlerinde usulsüzlük bulunmadigi anlasilmistir.

Besiktas Ilçe Nüfus Müdürlügünce düzenlenen nüfus hüviyet cüzdani verilmesinde kusuru görülenler hakkinda mülkiye basmüfettislerince sorusturma yapilmakta olup, fezleke düzenlenecektir.

Hüseyin Kocadag'in ölmesi nedeniyle adli ve idari yönden hakkinda herhangi bir islem yapilmasina gerek kalmamistir.

Adli sorusturmalar devam etmekte olup trafik kazasi ile ilgili dava Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. Mehmet Özbay adina mevzuata aykiri silah tasima belgesi düzenledigi isnad edilen emniyet Eski Genel Müdürü Mehmet Agar ile hakkinda giyabi tevkif karari bulunan ve emniyetçe aranan kisiyi sakladigi isnad edilen ve aracinda bulunan ruhsatsiz silahlar nedeniyle 6136 sayili Kanuna muhalefet ettigi düsünülen Sedat Edip Bucak halen Milletvekili olduklarindan konulara iliskin savunmalari, ilgili yer C.Bassavciliklarinin fezleke düzenleyerek ilgili bakanlik kanaliyla TBMM Baskanligindan yasama dokunulmazliklarinin kaldirilmasini talep etmesi ve Anayasanin ilgili maddesi geregince talep uygun görüldügü takdirde mümkün olabilecektir.

Konularin yukarida belirtilen idari sorusturmalar sonucu düzenlenecek fezleke konulari disinda tamami C.Bassavciliklarinca sorusturma konusu edilmis bulunmaktadir.

Cürüm islemek amaciyla tesekkül meydana getirilip getirilmedigi hususu Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginca sorusturulmaktadir.

F bölümünde; Mehmet Özbay adina Abdullah Çatli üzerinde.. bulunan adi geçenin Emniyet Genel Müdürlügü mensubu oldugu, silah tasiyabilecegi, kendilerine yardimci olunmasina dair Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar imzali, mühürlü ve fotografli belgeler konusunda yürürlükteki yönetmelige göre böyle bir belge düzenlenemeyecegi, Mehmet Özbay adina düzenlenmiso lan belgenin usulüne uygun düzenlenmis bir ruhsat olmadigi, Genel Müdürlük bütçesinden aylik almayan birisine bu sekilde belge düzenlenemeyecegini, Emniyet Genel müdürlügü yazisinda anlasildiginin belirtildigi `` incelenmistir.(Ek:82)

33- Komisyon Baskanliginin 28.3.1997 tarih ve 327 sayili yazisiyla,

Fatih Kaymakamligindan Fatih Uzun Yusuf Mahallesi Muhtari Burhan Kocapehlivan hakkinda idari sorusturma açilip açilmadiginin soruldugu,

Fatih Kaymakamliginin 5.3.1997 tarih ve 56 sayili yazisiyla,

Uzun Yusuf Mahalle Muhtari Burhan Kocapehlivanin, Abdullah Çatli isimli sahsa Mehmet Özbay adina Mecidiye karakoluna ikametgah olarak gösterilmesi sebebiyle idari sorusturma açilmak üzere Özel Idare Müdürü Cengiz Hepmumcularin muhakkik olarak görevlendirildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:83)

34-Komisyon Baskanliginin 31.3.1997 tarih ve 10/89-330 sayili yazisiyla Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 1997/221-1 sayili fezlekesi Adalet Bakanligindan istenilmis, Adalet Bakanliginin 1.4.1997 tarih ve 10069 sayili yazisi eki 30.1.1997 tarih ve Hz:1997/221 fezleke:1997/1 sayili fezlekenin genel degerlendirme bölümünde;

`` 03.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen trafik kazasinda, ayni otomobil içerisinde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in birlikte bulunmalari, o tarihten itibaren, Türkiye gündeminde bas sirayi alarak bugüne kadar süregelen tartismalarin en önemli konusunu teskil etmistir.

12.11.1996 tarihinde Sayin Cumhurbaskani ile bir görüsme yapan, Anavatan Partisi Genel Baskaninin... bazi devlet görevlilerinin uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi eylemlere karistiklarini, devlet tarafindan aranan bazi silahli eylemcilerinde bu devlet görevlileri tarafindan kullanildigini... ifade etmesi sebebiyle Cumhurbaskani 13 Kasim 1996 tarihli mektupla bu bilgileri Basbakana intikal ettirmislerdir. Bu mektupta özetle... ``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi vardir... bu dairenin bazi elemanlari uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi islere karismaktadir... Ö.L.Topal'i öldürenlerin itiraflari fevkalade enteresandir... asiret reisi devleti kullanmaktadir... Devlette görevli bazi kisilerin Özel Hareket Dairesi Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun Içisleri Bakani dahil bir takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugu söylenmektedir...'' seklinde iddia edilen hususlara yer vermislerdir. Bu iddialar nazara alinarak Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, Içisleri Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü Teftis Kurullari tarafindan arastirmalar yapilmistir. Ayrica TBMM'de bu konularla ilgili bir arastirma komisyonu teskil edilerek arastirmalar sürdürülmüstür. Bu bilgilerin ve arastirmalarin yaninda Istanbul DGM.C.Bassavciliginca da hazirlik tahkikati yapilarak yukarida izah edilen olaylar ayri ayri tahkik edilmis ve toplanan deliller ve delillere istinaden olusan kanaat fezlekenin muhtelif bölümlerinde ayrintili olarak izah ve ifade edilmistir.Yukarida izah ve ifade edildigi üzere:

Türkiye'de katliam sanigi olarak giyabi tutuklama karari ile, yurt disinda uyusturucu kaçakçiligi ve cezaevi firarisi olarak Interpol tarafindan kirmizi bülten ile aranan bir silahli eylemci ile, bu kisiyi yakalamak veya bulundugu yeri derhal güvenlik birimlerine bildirmekle görevli ve yükümlü olan üst düzey bir emniyet mensubunun ve bir Milletvekilinin ayni ortamlarda birlikte olmalari ve bu birlikteligi, Abdullah Çatli'nin gerçek kimligi bilinerek, uzun süreli yakin iliskiler içerisinde sürdürülmüs olmasi,

Bu kisilerin her üçününde üzerinde ruhsatli tabancalari, yanlarindaki korumalarin ayri ayri zati silahlarinin bulunmasina ragmen ayrica saldiri, suikast ve gizlice cinayet islemekte kullanilabilecek vahim nitelikte ve sayida silahlari ve mermilerle, 34 NUL 63 numarali sahte plakalari (koruma amaçli olmadigi Ist.Emn.Md. yazi ve arastirmasi ile saptanmistir.) ve birçok sahte belgeleri yanlarinda bulundurduklari nazara alindiginda, bu kisilerin son olaydaki beraberliginin basit bir tatil gezisi veya bassagligi ziyareti ile izah edilmesi inandirici görülmemistir. Kaldiki, yukaridaki tesbitlere göre bu beraberlik tesadüf degil önceden tesbit edilmis bir bulusma oldugu, Istanbul'da bulunduklari ilk günde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in gizlenen bulusmalari ve görüsmelerinden anlasilmaktadir.

Bu durum, adi geçen kisilerin, yanlarinda koruma olarak bulundurduklari kisilerle birlikte, yasalara aykiri silahli bir eylem hazirliginda bulunduklari kanaatini olusturmustur.

Bu silahlardan ve mermilerden bir bölümünün Özel Harekat Daire Baskanligi kaynakli olduklari ve 1993-1994 yillari itibariyle Emniyet Genel Müdürlügünde kuvve kayitlarinda bulunmalari gerektigi tesbit edilmistir. Buna ragmen bu silah ve mermilerin kaza yapan otomobil içerisinde ve orada bulunan kisiler elinde ne maksatla bulunduklari ve onlara nasil intikal ettirildikleri, Emniyet Genel Müdürlügünün cevabi yazilarinda izah edilememistir. Silah tasimasina yardimci olunmasi hususundaki özel belgeler ve diger iliskilerde nazara alindiginda bu silah ve belgelerin, belirtilen tarihlerde Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet Agar ve Özel Harekat Daire Baskan vekili olan Ibrahim Sahin'in talimatlari ve bilgileri dahilinde adi geçen kisilere verildigi kanaati olusmustur.

Abdullah Çatli'nin üzerinde bulunan ve yukarida ayrintilari izah edilen sahte belgeler, Abdullah Çatli (Mehmet Özbay sahte kimligi ile) ve Yasar Öz adina düzenlenen silah tasima izin belgeleri ve hususi yesil pasaportlarinda yine, Mehmet Agar'in Emniyet Genel Müdürü oldugu dönemlerde ve onun bilgisi ve talimati dogrultusunda düzenlenerek, bu belgelerle, devlet tarafindan aranan ve birçok yasadisi eyleme katilmis olduklari saptanan kisilerin kolaylikla silah tasimalari ve kolaylikla yurtdisina çikis ve dönüsleri saglanarak çesitli imtiyazlarla donatilmis olduklari anlasilmistir.

Ömer Lütfi Topal isimli kisinin öldürülmesinde (olay yukarida ayrintili olarak izah edilmistir) kullanilan silahin sarjöründe Abdullah Çatli'nin parmak izi bulunmus ve Abdullah Çatli'nin bu olaya istirak etmis oldugu bu somut delil ile tesbit edilmistir. Öldürülen Ö.Lütfi Topal Istanbul'da ve Türkiye'nin muhtelif yerlerinde faaliyet gösteren birçok kumarhanenin isletmecisidir. Bu isletmelerden çok büyük miktarlarda paralar kazanilmaktadir. Sami Hostan ve Ali Fevzi Bir isimli sahislarda Ömer Lütfi Topal'in Istanbul'daki bir kumarhanesinin ortaklaridir. Bu kisiler bir ihbar üzerine üç polis memuru ile (A.Çarkin, E.Ersoy, O.Yorulmaz) birlikte Ö.L.Topal'in cinayet zanlilari olarak gözaltina alinmislardir. Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünün de yetkili mercilere derhal haber vermedikleri aksine, gizlenmesine yardim ettikleri,

Sedat Edip Bucak'in, sayi ve nitelik bakimindan vahim olan silah ve mermileri ruhsatsiz olarak tasidigi,

Mehmet Agar'in Emniyet Genel Müdürü olarak görevli oldugu tarihte, yukarida Yasar Öz olayinda izah edilen fiil ve hareketi ile görevini suistimal ettigi sonuç ve kanaati olusmustur.

DGM.C.Bassavciliginin görev alanina giren, TCK.'nun 313. maddesine münbais, cürüm islemek maksadiyla tesekkül meydana getirmek suçu ile ilgili hazirlik tahkikati yapilirken yukarida zikredilen diger suçlara iliskin delillerde birlikte toplanmistir. Tahkikatin bu asamasinda bu suçlarla ilgili evraklarin ve delillerin tefrik edilerek ilgili C.Bassavciliklarina gönderilmesi halinde tüm olarak tahkikatin sürüncemede kalacagi, delillerin dagilacagi ve yok olacagi ve tüm delillerin birlikte degerlendirilmesi zorunlulugu nazara alindiginda, evraklarin tefrik edilmesinde fiili ve hukuki imkansizlik oldugu görülmüs ve bu sebeplerle fezleke, yukarida zikredilen suçlarida kapsayacak sekilde düzenlenmistir.

``Susurluk kazasi'' olarak Türkiye'nin gündeminde yer alan olaylarin, ülke genelinde tüm yönleri ile aydinliga kavusmasi ve olaylarda istiraki olan baska kisilerinde varliginin belirlenmesi için; Sariyer C.Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi, Silivri C.Bassavciliginca tahkikatlari sürdürülen Tarik Ümit'in kaybolmasi ve Iran uyruklu Asker Smitko-Lasem Ecmaili'nin öldürülmesi olaylari, Sapanca C.Bassavciligincaa tahkikati sürdürülen Behçet Cantürk ve arkadaslarinin öldürülmesi olayi, Gaziantep C.Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Mehmet Ali Yaprak'in kaçirilmasi olaylarinin tahkikatlarinin ikmal edilmesi, olay faillerinin somut delilleri ile ortaya çikarilmasi gerekmektedir. Bu tahkikatlarin sonuçlanmalari halinde, olaylara istirak ettikleri tesbit edilen saniklar hakkinda, görevli C.Bassavciliklarinca yapilacak yasal islemlere ek olarak, Istanbul DGM.C.Bassavciliginin görev alanina giren, cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek suçundan da ayrica ek mukteza tayin olunacaktir.

Zaten, bu olaylarda adi geçen ve halen firarda olup yakalama ve giyabi tutuklama kararlari ile aranan bir kisim saniklar ile bu olaylara iliskin bir kisim ihbar ve iddialarla ilgili tahkikat halen Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca sürdürülmektedir.

Halen 20. dönem Sanliurfa Milletvekili olan Sedat Edip Bucak ve 20. dönem Elazig Milletvekili olan Mehmet Kemal Agar haklarinda, müsnet suçlardan eylemlerine uyan ve yukarida zikredilen kanun maddeleri geregince takibat yapilabilmesi; T.C. Anayasasinin 83/2 maddesi geregince Türkiye Büyük Millet Meclisinin, adi geçen milletvekilleri hakkinda Yasama dokunulmazliklarinin kaldirilmasi kararina bagli bulunmaktadir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine tevdii olunmak üzere fezleke düzenlenerek, hazirlik tahkikat evraki ile ilisikte sunulmustur.'' seklinde degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:84)

B-ÖMER LÜTFI TOPAL CINAYETI ILE ILGILI INCELEME

1- Cumhurbaskani Süleyman DEMIREL'in, 13 Kasim 1996 tarihinde Basbakan Necmettin ERBAKAN'a yazdigi mektupta; 12 Kasim 1996 tarihinde ziyaretime gelen Anamuhalefet Partisi Genel Baskani Sayin Mesut YILMAZ bana özetle asagidaki hususlari intikal ettirmistir: ``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi vardir.Aldigimiz duyumlara göre bu dairenin bazi elemanlari; ``uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürülmesi'' gibi islere karismaktadir.Son olay bunun vehim olmadigini, hatta sanildigindan da kötü oldugunu göstermistir.Ömer Lütfü TOPAL'i öldürenlerin itiraflari fevkalade enteresandir.Bu kisiler suçu itiraf ettikleri halde Ankara'ya celbedilmisler, halen serbest gezmektedirler.Istanbul Emniyet Müdürlügü'nde her türlü döküman hazirdir.Asiret reisi, devleti kullanmaktadir.Devlette görevli olan bazi kisilerin Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN'den talimat aldiklari ve bunun -Içisleri Bakani dahil- birtakim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugu söylenmektedir.Suça karisan asgari 100-120 kisi vardir.Bunlar, devlet emrinde çalisan katillerdir.Bu isin devlet çapinda sorusturulmasi lazimdir.Buna seyirci kalinirsa, demokrasinin isleyebileceginden süphe ederim.Bunlarin meydana çikarilmasi halinde, devletin zarar göreceginden de endise ederim.Normal devlet mekanizmasina güvenim yoktur.Devlet Denetleme Kurulu böyle bir seyi üstlenebilir.''

Bu sözler üzerine ben kendisine; ``Devlet Denetleme Kurulu'nun bu çesit iddialari arastiracak bir yapiya ve kadroya sahip olmadigini, bunlari hükümete intikal ettirecegimi, bir ülkede birden fazla hükümet varmis gibi bir durum olmamasi icap ettigini, benim devlet anlayisimin gereginin bu oldugunu, -varsa- birtakim kötülüklerin ortaya çikmasi gerekecegini bunun, Devlete zarar vermeyecegini, aksine Devleti güçlendirecegini'' söyledim.Anamuhalefet Partisi Genel Baskani tarafindan ortaya atilan bu iddialarin çok ciddi oldugu kanaatindeyim.Bunlarin tetkik ve tahkik ettirilerek gereginin ifasini rica ederim.'' seklinde talimat verildigi incelenmistir.(Ek:44)

2- Komisyonumuzun Basbakanliga yazdigi 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/1 sayili yazisina cevaben, Basbakanligin 06.12.1996 tarih ve Müs.1902/01333 sayili yazisinda; Cumhurbaskaninin önceki maddede sözü edilen mektubu da ilgi tutularak; konu hakkinda, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, MIT Müstesarligi, Içisleri Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan sorusturmalarin devam ettiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:85)

3- Komisyonumuzun Basbakanliga yazdigi 10.01.1997 gün ve 10/89-118 sayili yazisi ile Basbakanlik talimati Susurluk Olayina iliskin Sorusturma Raporu istenmis, Basbakanlik bu yaziya cevaben 6.3.1997 gün TKB. 1258 sayili yazisi ekinde gönderdigi, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve M:001 sayili Raporunda, Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili olarak özetle;

`` Istanbul Ili Sariyer Ilçesi Yeniköy Tazeceviz sokak üzerinde 28.07.1996 günü saat 23.00-23.30 arasinda Ömer Lütfü TOPAL 34 BTG 96 plakali otosu içinde kimligi bilinmeyen kisilerce öldürülmüstür. Savcilik iddianamesinden olay, gerekli tespit çalismalari yapildiktan sonra Sariyer Emniyet Müdürlügünce Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina intikal ettirilmistir. Savcilik da 1996/3514 sayili hazirlik numarasi vererek sorusturmaya baslamistir.

25.8.1996 günü Istanbul Emniyet Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine Ömer Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ, Ataköy Galeriada Natural ayakkabi magazasi sahibi Sami HOSTAN, Sheraton Oteli gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini bildiren isimsiz telefon ihbari üzerine, adi geçenler Istanbul Emniyet Müdürlügünce 27.8.1996 tarihinde gözlem altina alinmislardir. 28.8.1996 günü Emniyet Genel Müdürlügünden gelen ekibe saat 23.00 da teslim edilmislerdir. Adi geçen bu zanlilar öldürme olayinin meydana geldigi tarihte, bulunduklari yerleri mekan taniklari ile delillendirme yoluna giderek ve kendilerinin de beyanlari alindiktan sonra Cumhuriyet Bassavciliklarina intikal ettirilmeden saliverilmislerdir.

3 Polis Memuru ve 2 sivil sahsin dönemin Içisleri Bakani Mehmet AGAR'in talimati, Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL'in bilgisi disinda, Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG'un Bakanin talimatini Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN'e iletmesi ve talimatin ayrica Bakan tarafindan Ibrahim SAHIN'e de verilmesi üzerine Ibrahim SAHIN ve beraberinde Özel Harekat Dairesinden 3 görevlinin Istanbul'a giderek Ankara'ya getirildigi, konu hakkinda Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL'in mutabakatinin bulundugu, Sayin Bakan ile Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG'un 28.08.1996 günü Istanbul'da olduklari ve konu hakkinda Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ile görüsme yaptiklari anlasilmistir.

Diger taraftan, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Istanbul Emniyet Müdürlügünde sorgulanan 3 özel harekat memurundan Oguz YORULMAZ'in, Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN'in Istanbul'da Asayis Sube Müdür Yardimcisi oldugu dönemdeki korumasi olmasi, daha sonra Hüseyin KOCADAG'in korumasi olmasi, bilahare yine Ankara'da Ibrahim SAHIN'in korumasi olmasi, daha sonra da Sanliurfa Milletvekili E.Sedat Edip BUCAK'in korumasi olmasi, bu dönemlerde Ömer Lütfi TOPAL'in ortagi olduklari söylenen Ali Fevzi BIR (Aliço) ile Sami HOSTAN'i (Arnavut Sami), Sedat Edip BUCAK ile Ibrahim SAHIN'in yanina gidip gelirlerken tanidigini açikça beyan etmesi düsündürücüdür.

Ayrica Tevfik AGANSOY'un öldürüldügü gün, özel harekatçi 3 polis memurunun Istanbul Emniyet Müdürlügünde Ömer Lütfü TOPAL cinayeti ile ilgili olarak gözetim altinda tutuldugu 28.08.1996 günüdür. Dolayisiyla, Tevfik AGANSOY'un öldürülmesini de bu kisileri ihbar etmis olabilecegi veya karsilikli hesaplasma süphesi dogmakta olup, arastirilmasi gerekmektedir.

Buna göre; Öldürme olayinin sorusturulmasi görev ve yetkisi Sariyer C.Bassavciligina aittir.Cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek yönü ile olayin sorusturulmasi görev ve yetkisi Istanbul DGM.C.Bassavciligina aittir.Öldürme olayinin zanlilari 3 polis memuru ve 2 sivil sahsin Istanbul emniyet Müdürlügünden Sariyer C.Bassavciliginin bilgisi disinda alinarak Emniyet Genel Müdürlügüne getirilerek C.Bassavciliklarina haber verilmeden serbest birakanlar, bu talimati verenler dönemin Içisleri Bakani Mehmet AGAR, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN, Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL haklarinda adli görevi ihmal suçundan yetkili C.Bassavciliginca sorusturma yapilmasinin uygun olacagi düsünülmektedir.Idari yönden Emniyet Genel Müdürlügünce sorusturma yapilmistir. Içisleri Bakanliginca Mülkiye Basmüfettisleri marifetiyle sorusturma sürdürülmektedir. Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korunmasi için 22.6.1996 tarihli Il Koruma Kurulu sadece bir polis görevlendirmesini uygun gördügü ve bu kararin Içisleri Bakanligi Merkez Koruma Kurulunca 25.7.1996 tarihinde benimsedigi ve bu durumun Içisleri eski Bakani Mehmet AGAR tarafindan 06.08.1996 günü Bakan olarak onaylandigi görülmesine ragmen 06.08.1996 günü Sedat Edip BUCAK'a 4'ü Istanbul'da 2'si Izmir'de görev yapan 6 kisinin tahsis edilerek tayinlerinin yapilmasi, bu kisilerin ise derhal koruma görevine baslamayip 3 aylik bir dönem içinde ayri ayri göreve baslamalarinin ise korumada aciliyet olmadigini ortaya koymasi, Sedat Edip BUCAK'in yazili talebinin tayinlerden bir gün sonrasi olan 07.08.1996 günü yapilmasi, bu korumalardan 3'ünün Ömer Lütfü TOPAL cinayeti ile ilgili olarak gözaltina alinan kisiler olmasi birinin de bu kisiler lehine taniklik yapan kisi olmasi dikkat çekmektedir. Koruma görevlileri verilmesi konusunun ayrica Içisleri Bakanliginca incelenmesi ve gerekirse sorusturulmasinin uygun olacagi mütalaa edilmektedir.Abdullah ÇATLI'nin -kullandigi diger isimler de dikkate aliinarak- ve Ömer Lütfi TOPAL'in ortak oldugu sirketlerin Maliye Bakanliginca arastirilarak hesaplarinin incelenmesinin Bassavciliklarca yapilmakta olan sorusturmalara yardimci olacagi düsünülmektedir.DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korumalarinin tayin konusu ise söyle gelismistir:Televizyon ve basinda günlerce tefrika edilen ``Söylemezler'' çetesi ile ilgili operasyon sonrasinda Söylemez kardeslerin vermis oldugu ifadelerde bahse konu olan milletvekilini öldüreceklerini söylemislerdir.Bu hususla ilgili olarak Sedat Edip BUCAK çesitli gazetelere beyanatlar vermistir.Içisleri Bakanligi Genel Sekreteri Ali BILIR imzasi ile 11.07.1996 tarih ve 1200/37 sayi ile adi geçen milletvekilinin korumalarinin isim listesine havi yazi Personel dairesine intikal ettirilmistir.22.06.1996 tarihli Il Koruma Komisyon karari ile bahse konu Milletvekilinin 1 polis memuru ile korunmasina.25.07.1996 tarihinde de Merkez Koruma Komisyon karari ile yakin korumaya alinmasina karar verilmistir.Tekrar 07.08.1996 tarihinde Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK Içisleri Bakanligina müracaatta bulunarak 11.07.1996 tarihindeki müracaatinda istedigi korumalarinin isim listesini Içisleri Bakanligina göndermis ayni gün evrak dairemize intikal ettirilmistir.

Konunun aciliyeti bakimindan bize iletilen dilekçelerde ismi geçen polis memurlarinin atamalari 06.08.1996 Ankara Emniyet Müdürlügü kadrosuna yapilmistir. Bize yapilan ilk müracaat 11.07.1996 tarihindedir. Atamalar ise bu talepten 25 gün sonra yapilmistir. Basbakanlik Teftis Kurulu Raporunda Ömer Lütfi TOPAL'a verilen diplomatik pasaportla ilgili olarak da; 28.07.1996 günü Istanbul'da ugradigi silahli saldiri sonucu öldürülen Ömer Lütfü TOPAL'a ait 34 BTG 96 plaka sayili oto içerisinde yapilan aramada maktül adina düzenlenmis 01 NO: 0041672 seri numarali CCCP Diplomatik Pasaport bulundugu, elde edilen esya ve belgelerin Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca mirasci Serdar Murat TOPAL vekili Avukat Nilüfer YARGICI'ya 19.08.1996 tarihinde teslim edildigi ifade edilerek, Basbakanlik Makaminin 18.11.1996 gün ve M:127 sayili onaylari geregince yürütülmekte olan inceleme ve sorusturmaya esas olmak üzere sözkonusu Diplomatik Pasaportun temin edilerek anilan pasaport ile ülkemize giris çikis yapilip yapilmadiginin, yapilmis ise buna iliskin ayrintili bilgi ve belgelerin gönderilmesi ile temin edildigi takdirde anilan pasaportun gerçekliginin arastirilarak bilgi verilmesinin, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin 12.12.1996 tarih ve 1303 sayili yazilari ile istenilmesi üzerine; Diplomatik pasaportun halen sorusturmayi yürüten Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginda oldugu anlasilmistir.Ömer Lütfü TOPAL'a ait 01 NO: 0041672 seri numarali CCCP Diplomatik Pasaporta iliskin ilgili ülke makamlarindan bilgi temin edildiginde ayrica bilgi verilecegi Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina bildirilmis, Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina da bilgi verilmistir.''

Ömer Lütfü TOPAL'in üzerinde bulunan, Savcilikça ailesine teslim edilen SSCB'ne ait Diplomatik Pasaportun Türkmenistan Cumhurbaskani tarafindan verildigi, bu pasaportun Türkmenistan, Azerbeycan ve Amerika seyahatlerinde adi geçen kisi tarafindan yurtiçi giris ve çikislarda kullanildigi belirlenmistir. Disisleri Bakanligi kanali ile yapilan arastirmada, Ömer Lütfü TOPAL'in Türkmenistan'da 2 tane 5 yildizli otel islettigi, bir is merkezi bulundugu, petrol arastirmalari ile saglik konularinda çalistigina dair duyumlar alindigi, Türkmenistan tarafindan diplomatik pasaport verilen Türkiye Cumhuriyeti vatandasi sayisinin 40 rakaminin çok üzerinde oldugunun tahmin edildigi, diplomatik pasaport alanlar arasinda Erdal INÖNÜ, Ayvaz GÖKDEMIR ile Veysel ATASOY'un da bulundugu bildirilmistir.

Diplomatik pasaport sahiplerinin yurtiçi giris ve çikislarda (ihbar olmadikça) kendilerinin ve esyalarinin aranmamasi gerçeginden hareketle yurtiçine giris ve çikislarda kara para, silah ve uyusturucu gibi hususlarda aranmama imkânindan Ömer Lütfü TOPAL'in da istifade etmis olabilecegi düsünülmektedir.

Ayrica Ömer Lütfü TOPAL ile ilgili olarak yapilan arsiv arastirmasi neticesinde;

Kullandigi sahte kimliklerin:

     1- Mehmet ve Hatice oglu 1946 Kilis dogumlu, Sadik Sami ONAR,

     2- 1948 Gaziantep dogumlu, Serdon Cevat SERDAR oldugu,

    Adi geçen sahsa Içisleri Bakanliginca Hususi Damgali Pasaport tanzim

     edildigine dair herhangi bir bilgiye rastlanmadigi belirlenmistir.

Yine yapilan dosya tetkikinde; Ömer Lütfü TOPAL'in, 03.08.1975 tarihinde Ankara Valiliginden tanzim edilen TR C 403186 seri numarali Umuma Mahsus Pasaport aldigi, yine ayni sahsin 22.04.1977 tarihinde Gaziantep Valiliginden Sadik Sami ONAR sahte kimligi ile TR D 256258 seri numarali Umuma Mahsus Pasaport aldigi,

Ayrica; Türkiye'ye giris ve Türkiye'den çikis bilgisayar kayitlarinda yapilan arastirmada, Mevlüt oglu 1942 dogumlu Ömer Lütfü TOPAL'in TR H 918035 seri numarali Umuma Mahsus Pasaportla giris-çikis yaptigi ve bu pasaportun Istanbul Emniyet Müdürlügünce tanzim edildigi belirlenmistir.'' seklinde bilgi verildigi incelenmistir.(Ek:82)

4- Komisyonumuzun 14.3.1997 tarih ve 282 sayili yazisina cevaben Içisleri Bakanliginin 17.3.1997 gün ve 34-2/619-3 sayili yazisi ekinde gönderilen Içisleri Bakanligi Mülkiye Müfettislerince hazirlanan 06.01.1997 gün ve 76/1, 114/1 sayili inceleme ve sorusturma raporunda da özetle;

1) Ömer Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin gerçeklestirdigi iddiasina iliskin olarak yapilan incelemeler sonucu elde edilen verilere göre:

28.07.1996 günü saat 23.00 siralarinda Sariyer Ilçesi Yeniköy Bölgesinde vukubulmakla, yazili ve görsel basinda TOPAL CINAYETI diye adlandirilan olayla ilgili olarak, Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesine bagli Cinayet Büro Amirliginin 214 40 33 nolu telefonuna, 25.08.1996 günü saat 14.00 siralarinda telefon eden bir erkegin:

·        Ömer Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini, Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Ataköy Galeria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami HOSTAN ve Sheraton Oteli Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini -ihbar etmesi üzerine,anilan Emniyet birimi tarafindan tanzim edilen, ``Yakalama ve Üst Arama Tutanagi'' belgelerine göre polis memurlarindan;Ayhan ÇARKIN'in 27.08.1996 günü saat 17.00'de,Oguz YORULMAZ'in 27.08.1996 günü saat 15.50'de,Ercan ERSOY'un, 27.08.1996 günü saat 11.00'de gözaltina alinarak, olayla ilgilerinin arastirildigi,yapilan sorgularina iliskin olarak, daktilo edilmis birer ifadeleri bulunmayan adi geçenlerin;

·        Mekan sahitleri de göstermek suretiyle suçlamalari reddettikleri,

·        Kendilerinden alinan parmak izlerinin, olay yerindeki silahta bulunan parmak izleriyle karsilastirilmalarinda mutabakat görülmedigi,

Istanbul Polisi tarafindan düzenlenen (Yakalama ve Üst Arama tutanaklari)nda, yakalanma tarih ve saatleri belirtilmedigi gibi, ifadeleri de alinmayan sivil sahislar Sami HOSTAN ile Ali Fevzi BIR'in de; Ömer Lütfü TOPAL'in ortaklarindan olduklarini belirtmekle birlikte, adi geçenin öldürüldügü saatlerde baska yerde ve kisilerle olduklarini ifade ettikleri anlasilmis.Polis Basmüfettisleri S.ERTEN ve H.AKDENIZ tarafindan düzenlenen 15.12.1996 tarih ve 1996/820 sayili (Sorusturma Raporu)nda da;

·        ......anilan Polis memurlari ile Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülme olayi arasinda bir bag kurulamadigi gibi öldürme olayina karistiklari hususunda da herhangi bir delil elde edilemediginden, haklarinda yapilacak bir islem bulunmadigi....- belirtilmis ise de,

C.M.U.K.nun 153, 160. 163 ve 164 ncü maddeleri hükümlerince;Suç ve suçlananlarla ilgili delillerin toplanilarak; kamu davasinin açilmasina yeterli olup olmadigina;Toplanan deliller kamu davasi açilmasina yeterli ise, Mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle kamu davasi açmaya,yapilan hazirlik tahkikati sonunda, kamu davasinin açilmasi için yeterli delil bulunmamasi veya keyfiyetin takibe deger görülmemesi halinde - Takibata Yer Olmadigina- karar vermek yetkisi Cumhuriyet Savcilarina ait oldugundan, Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügüne bagli Cinayet Büro Amirliginin 214 40 33 nolu telefonuna vaki: 28.07.1996 günü saat 23.15 siralarinda sariyer Ilçesi Yeniköy Semtinde meydana gelen, Ömer Lütfi TOPAL adli sahsin öldürülmesi olayini; Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ ve Ercan ERSOY ile Ataköy Galleria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami HOSTAN ve Sheraton Oteli Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR'in gerçeklestirdiklerine dair ihbarin,dogru olup olmadigi, suçlananlarin bu fiili isleyip islemediklerine dair bir degerlendirmeye gidilmeksizin, konuya iliskin olarak toplanilan bilgi ve belgelerin, olay yeri itibariyle yetkili, Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina tevdiinin gerektigi,

·        2- Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayini gerçeklestirdiklerine dair bir ihbar üzerine gözaltina alinan 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin; yetkili Cumhuriyet Bassavciligina bilgi verilmeden, 30 saatten fazla gözaltinda tutulduktan sonra Ankara'ya gönderilmeleri ve Ankara'ya nakledilen bu kisilerin ifadeleri alindiktan sonra saliverildikleri- Konunun incelenmesi sonucu elde edilen verilere göre:

28.07.1996 günü saat 23.00 siralarinda Sariyer Ilçesi Yeniköy Bölgesinde vukubulmakla, yazili ve görsel basinda TOPAL CINAYETI diye adlandirilan olayla ilgili olarak, Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesine bagli Cinayet Büro Amirliginin 214 40 33 nolu telefonuna, 25.08.1996 günü saat 14.00 siralarinda telefon eden bir erkegin:

·        Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayini, Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli Polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Ataköy Galeria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami HOSTAN ve Sheraton oteli Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini'' ihbar etmesi üzerine, anilan Emniyet Birimi tarafindan tanzim edilen, ``Yakalama ve Üst Arama Tutanagi'' belgelerine göre polis memurlarindan;Ayhan ÇARKIN'in 27.08.1996 günü saat 17.00'de, Oguz YORULMAZ'in 17.08.1996 günü saat 15.50'de Istanbul'da,Ercan ERSOY'un ise; Istanbul'dan Izmir'e gönderilen ekipler marifetiyle 27.08.1996 günü saat 11.00 de yakalanarak, getirildikleri Asayis Sube Müdürlügü nezarethanelerine konulduklari, parmak izleri de alinmak suretiyle sorgulamalardan geçirildikleri,

Yakalama ve Üst Arama tutanaklarinda, yakalama tarih ve saatleri gösterilmeyen öteki sivil sahislar Sami HOSTAN ile Ali Fevzi BIR'in; nezarethaneye konulmadiklari gibi, yalnizca Ali Fevzi BIR'e Baskomiser Sentürk DEMIRAL tarafindan bazi sorular sorulup, ifadesinde belirttigi üzere Sami HOSTAN'a herhangi bir sorunun yöneltilmedigi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (Adli Görevler) baslikli 154 ncü maddesinin, 18.11.1996 tarih ve 3842 sayili Kanunla degisik 2 nci fikrasindaki:

·        Bütün zabita makam ve memurlari, el koyduklari olaylar, yakalanan kisiler ile uygulanan tedbirleri Cumhuriyet Savcilarina derhal bildirmek ve Cumhuriyet Savciliginin adliyeye iliskin islerde bütün emirlerini yerine getirmekle yükümlüdürler.- Hükmüne ragmen, el konulan olay, yakalanan kisiler ile uygulanan tedbirlerle ilgili olarak, yetkili Cumhuriyet Bassavciligina bilgi verilmedigi,üç polis memurunun; yakalandiklari 27.08.1996 günü Asayis Sube Müdür Vekili Ahmet Duran ALP ve ertesi 28.08.1996 günü izinden dönmesi üzerine de Asayis Sube Müdürü sorumlulugunda sorgulandiklari halde;Anilan kanunun, ``Ifade ve Sorgunun Tarzi''ni belirleyen, 18.11.1992 tarih ve 3842 sayili Kanunla degisik 135 nci maddesindeki:

·        Zabita amir ve memurlari....tarafindan ifade almada....asagidaki hususlara uyulur:

·        Ifade verenin veya sorguya çekilenin kimligi tespit edilir. Ifade veren veya sorguya çekilen kimlige iliskin sorulari dogru olarak cevaplandirmak zorundadir.

Kendisine isnad edilen suç anlatilir.

Müdafi tayin hakkinin bulundugu, müdafi tayin edebilecek durumda degilse baro tarafindan tayin edilecek bir müdafi talep edebilecegi ve onun hukuki yardimindan yararlanabilecegi, isterse müdafinin sorusturmayi geciktirmemek kaydi ile ve vekaletname aranmaksizin ifade veya sorguda hazir bulunacagi bildirilir, yakinlarindan istedigine yakalandigini duyurabilecegi söylenir.

Isnad edilen suç hakkinda açiklamada bulunmamasinin kanuni hakki oldugu söylenir.

Süpheden kurtulmasi için somut delillerinin toplanmasini talep edebilecegi hatirlatilir ve kendisi aleyhine varolan süphe sebeplerini ortadan kaldirmak ve lehine olan hususlari ileri sürmek imkâni verilir.

Ifade verenin veya sorguya çekilenin sahsi halleri hakkinda bilgi alinir.

Ifade ve sorgu bir tutanakla tespit edilir. Bu tutanakta;

Ifade verme veya sorguya çekme isleminin yapildigi yer ve tarih,

Ifade verme veya sorguya çekme sirasinda hazir bulunan kisilerin isim ve sifatlari ile ifade veren veya sorguya çekilen kisinin açik kimligi,

Ifade vermenin veya sorgunun yapilmasinda yukaridaki islemlerin yerine getirilip getirilmedigi, bu islemler yerine getirilmemis ise sebepleri;

Tutanak içeriginin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazir olan müdafi tarafindan okundugu ve imzalarinin alindigi,

Imzadan imtina halinde bunun nedenleri yer alir.-- hükmüne hiç uyulmayip; böylesine ciddi bir ihbarla gözaltina alinan kisilerle ilgili ifade ve sorgunun bir tutanakla tespit edilmedigi.Anilan Kanunun ``Yakalanan Kimsenin Sorguya Çekilmesi'' baslikli degisik 128 nci maddesindeki:-Yakalanan sahis birakilmazsa, yakalama yerine en yakin sulh hakimine gönderilmesi için gerekli süre hariç yirmidört saat içinde Sulh Hakimi önüne çikarilir ve sorguya çekilir. Yakalananin talebi halinde müdafi de sorguda hazir bulunabilir.Üç veya daha fazla kisinin bir suça istirak suretiyle toplu olarak islenen suçlarda, delillerin toplanmasindaki güçlük veya fail sayisinin çoklugu ve benzeri nedenlerle Cumhuriyet Savcisi bu sürenin dört güne kadar uzatilmasina yazili olarak emir verebilir. Sorusturma bu sürede sonuçlandirilamazsa Cumhuriyet Savcisinin talebi ve sulh hakiminin karari ile sekiz güne kadar uzatilabilir. Sulh hakimi yakalamayi gerektiren bir hal görmez veya yakalama sebepleri ortadan kalkmis bulunursa yakalanan sahsin birakilmasina karar verir.-Hükmüne ragmen, cinayet ihbariyla yakalanarak 30 saatten fazla Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesinde tutulan 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin,

·        Mekan sahitleri de göstermek suretiyle suçlamalari reddetmeleri,

·        Kendilerinden alinan parmak izlerinin, olay yerindeki silahta bulunan parmak izleriyle karsilastirilmalarinda mutabakat görülememis olmasi,

·        Olayla ilgilerinin bulunduguna dair maddi bir delil bulunamamis olmasi,

·        Bir kere de bu görevlilerin bagli olduklari üst kurulus ve ``Emniyet Genel Müdürlügü ilgili daire ve subelerinin imkânlarindan faydalanilarak incelenmesinin uygun olacagi'' gibi gerekçelerle, 28.08.1996 günü saat 23.00 de Çamlica Turnikeleri'nde, Ankara'dan gelen Emniyet Genel Müdürlügü ekibine teslim edildikleri, Ankara'da ifadelerine basvurulan bu görevlilerin, birlikte götürüldükleri öteki iki sivil sahis ile birlikte serbest birakildiklari,

Silahla adam öldürdükleri ihbari üzerine yakalanan ve 30 saatten fazla gözaltinda tutulan üçü polis memuru bes kisinin Ankara'dan gelen ekibe teslimi sirasinda düzenlenen tutanaga konulan, ``tetkik ve geregi yapilmak üzere'' ibaresinin;

Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU, Asayisten sorumlu Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL, Asayis Sube Müdürü Fatih ÖZKAN ile Asayis Sube Müdür Yardimcisi (27.08.1996 günü Asayis Sube Müdür vekili) Ahmet Duran ALP'in CMUK'un 125, 135 ve 154 ncü maddesinden dogan sorumluluklarini ortadan kaldirmadigi gibi, ayni sorumluluklarin;

·        Anilan öldürme olayi ile ilgili sorusturma neticesinde tetkik edilmek ve arastirilmak üzere alinan ... sahislarla illiyet saglanamamissa da olayin önemi bakimindan, Emniyet Genel Müdürlügünün ilgili daire ve subelerinin imkânlarindan da faydalanilarak incelenmesinin uygun olacagi degerlendirildiginden tutanakta ismi geçen sahislar (i), üzerlerinden çikan silah ve zati esyalar (ile birlikte),

Kanundaki, ``bütün zabita makam ve memurlari'' genellemesi kapsaminda, Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN için de baslamis olmakla,Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 ncü maddesinin 3 ncü fikrasindaki: ``Kanun tarafindan kendilerine verilen... adliyeye müteallik görev veya islerde suistimal veyahut ihmal ve terahileri görülen Devlet Memurlari..... hakkinda Savcilikça dogrudan dogruya takibatta bulunulur.Ancak Zabita Amirleri hakkinda hakimlerin görevlerinden dolayi tabi olduklari muhakeme usulü tatbik olunur. - hükmü dogrultusunda, bu konudaki tahkikatin Sariyer Cumhuriyet Savciligi tarafindan yapilmasi gerekecegi, kanaat ve sonucuna varildigi `` seklinde degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:86)

5- Komisyonumuzun 29.11.1996 gün ve 3 sayili yazilarina cevaben Adalet Bakanligi tarafindan gönderilen 13.12.1996 gün ve 031114 sayili yazisi ekinde Istanbul DGM Bassavciliginin 1996/2303 Hazirlik ve Sariyer C.Bassavciliginin 1996/3514 hazirlik sayili dosyalarinin onayli fotokopileri gönderilmistir. Ayni dosyalarin Komisyonumuzun 10.1.1997 gün ve 125 ve 126 sayili yazilari ile de Komisyonumuza gönderildigi anlasilmistir.(Ek: 74; 81; 87)

6- Istanbul DGM Bassavciliginin 1996/2303 Haz. 1997/294 Esas ve 1997/261 numarali iddianemesinde özetle; `` Emperyal Kumarhameleri isletmecisi olan ve kamuoyunda isletmelerden çok yüksek gelir sagladigi kanati bulunan Ömer Lütfi Topal 28.7.1996 tarihinde saat 23.30 siralarinda Istanbul Sariyer ilçesi, Tazeceviz Sokakta, içerisinde bulundugu 34 BTG 96 plakali otomobili içerisinde otomatik silahlarla taranarak öldürülmüstür.

Olay mahallinde suçta kullanilan 2 adet Kalashnikov marka otomatik tüfek, bu tüfeklere ait sarjörler, 47 adet dolu 9 adet bos kovan bulunmustur. Ayni gün polise telefonla yapilan bir ihbarda olayi gerçeklestiren kisilerin 34 KN 288 plaka sayili araç ile kaçtiklari bildirilmis ve bu araç Istinye Polis Karakolu idaresinde terkedilmis olarak bulunmus ve araç içerisinde 9 mm. çapinda UZI marka makinali tabancalara ait 1 adet sarjör (UZI marka makinali tabancalar Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat

Dairesinde kullanilmaktadir). 9 mm. çapinda MKE yapisi UZI marka 9 adet mermi, 7.62x39 mm. çapinda Kalashinkov marka tüfeklere ait 2 adet sarjör ve 7.62x39 mm. çapinda 27 adet fisek bulunmustur. Ancak, UZI marka sarjörlerin ait oldugu silah bulunamamis ve muhtemelen olay faillerinin kaçarken yanlarinda götürdükleri kanaatine varilmistir. Bu otomobil hakkinda yapilan arastirmada 24.04.1995 tarihinde Ankara Ilinde çalinmis oldugu ve gerçek plakasinin 06 V 7550 oldugu tesbit edilmistir.

Bu olayin Istanbul Emniyet Müdürlügünce tahkikatinin yapildigi sirada 25.08.1996 tarihinde Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine ismini bildirmeyen bir kisi tarafindan yapilan ihbarda, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayinin faillerinin Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ isimli Özel Harekat Dairesi polis memurlari ile Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR isimli kisiler olduklarini bildirilmistir. Bu ihbar üzerine adi geçenler 28.08.1996 tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünde gözaltina alinmislardir. Bu kisilerin gözaltina alinmalarini müteakip Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK tarafindan Istanbul Emniyet Müdürü KEMAL yazicioglu'na defalarca telefon ederek gözaltina alinanlarin serbest birakilmalarini kolaylastirmak maksadiyla ona etkide bulunmaya tevessül edilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri) Bu kisiler hakkinda Istanbul Emniyet Müdürlügünce arastirma devam ettigi sirada olaya müdahale edilerek, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG araciligi ile Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN görevlendirilerek, gözaltindaki bu kisiler Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüsler ve orada yüzeysel bir arastirma yapilarak serbest birakilmislar ve görevli Cumhuriyet Bassavciligina da bu olay intikal ettirilmemistir.

Adi geçen kisiler bu sekilde serbest birakildiktan sonra Istanbul Emniyet Müdürlügüne gelen Istihbari bilgiler üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü tarafindan arastirmalar sürdürülmüs ve bu kisilerin bu olaya istirak ettikleri hususunda emareler elde edildigi bildirilerek bu durum bizzat Istanbul Emniyet Müdürü tarafindan Sayin Cumhurbaskani'na ve Sayin Basbakan'a sifahi olarak arzedilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri).

Nitekim, 22 Aralik 1996 tarihinde Çankaya Köskünde liderler zirvesinde Sayin Cumhurbaskani'nin liderlerle yaptigi konusmanin bir bölümünde Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU'nun kendisine arzettigini beyan ederek, özetle ...Biz Ömer Lütfi TOPAL'i öldürenleri bulduk... Ankara merkez geldi, bizim elimizden aldi... Isterlerse merkez alir. Emniyetin usul ve kaidesidir... Bunlar Ömer Lütfi TOPAL'i öldürdüklerini itiraf ettiler, siz sorsaniz size de söylerler... sorunca söylüyorlar... ifadeleri henüz zapta almadim... dedigini bildirmislerdir.

Bu olayla ilgili olarak Istanbul Emniyet Müdürlügünde sürdürülen arastirmalar sirasinda Ö.Lütfi TOPAL'in öldürülmesinde kullanilan ve olay yerinde terkedilen Kalashinkov marka tüfeklerden birinde, bu tüfegin iki sarjörünü birbirine monte etmekte kullanilan koli bantinin iç yüzeyinde bulunan 1 adet parmak izinin mukayese çalismalarinda, bu parmak izinin 26.02.1992 tarihinde sahte pasaport ile Atatürk Hava Limanindan çikis yapmak istedigi sirada yakalanan Sahin EKLI isimli kisiye ait oldugu tesbit edilmistir. SAHIN EKLI ile ilgili kayitlarin arastirilmasinda, bu kimligi kullanarak sahte pasaportla yurtdisina çikmak isteyen kisinin gerçek kimliginin Abdullah ÇATLI oldugu saptanmistir. Bunun üzerine Abdullah ÇATLI'nin kayitlarda gerek kendi adina gerek Mehmet ÖZBAY adina mevcut bulunan parmak izleri ile ölümünü müteakip Nevsehir Devlet Hastanesi morgunda alinan parmak izlerinin mukayesesi yapilmis ve sonuç olarak suç aleti tüfegin sarjörlerini monte eden koli banti üzerindeki parmak izinin Abdullah ÇATLI'ya ait oldugunu kesin olarak anlasilmistir. Bu durumda Abdullah ÇATLI'nin Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayina istirak ettigini bu somut delille tesbit edilmistir.

Bu sekilde, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesine istirak ettigi tesbit edilen Abdullah ÇATLI'nin bu olay sebebiyle gözaltina alinan kisilerle ve Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati yapilan (Cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçuna iliskin) olaylarda adi geçen kisilerle iliskileri söyledir;

Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR, Ömer Lütfi TOPAL'in Istanbul Intercontinental Otelindeki kumarhanesinin % 50 oraninda ortaklaridir. Abdullah ÇATLI'nin sik sik bu kumarhaneye geldigini, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR ile idare odasinda oturup, uzun görüsmeler yaptiklari, keza Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'in de Ankara Iline gittiklerinde Sedat Edip BUCAK'in yazihanesinde Abdullah ÇATLI ile bulustuklari ve görüstükleri ve bu kisiler arasinda uzun süredir yakin iliskiler oldugu bizzat Sami HOSTAN'in kardesi Sedat HOSTAN'in ifadesi ve diger ifade ve delillerden ve telefon tesbit tutanaklarindaki görüsme detaylarindan anlasilmistir.

Dosya içerisinde mübrez bulunan ve yukari bölümlerde izahi yapilan ve Siverek Ilçesinde Sedat BUCAK'in ikametgahinda çekildigi tesbit edilen ve Ömer Lütfi TOPAL'in öldürüldügü tarihlere yakin zamanlara tekabül eden günlerde çekilmis oldugu tesbit edilen fotograflarda bu kisiler arasindaki yogun ve gizli iliskileri teyit etmektedir. (Abdullah ÇATLI, Sami HOSTAN ve Ercan ERSOY'un yanyana çekilmis muhtelif fotograflari.)

Ö.Lütfi TOPAL olayi sebebiyle gözaltina alindiktan sonra Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülerek orada kisaca ifadesi alinan Sami HOSTAN bu ifadesinde Ö.L.TOPAL'in öldürüldügü tarihlerde Marmaris Grand Azur Otelinde konakladigini belirterek, otelin faturalarini ibraz etmistir. Ancak, dosyada mübrez bu fotograflarin incelenmesinde, konaklayan kisilerin Sami HOSTAN ve aile efradi olduklari görülmekle beraber gerek rezervasyonunun gerekse faturalarin Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI) adina düzenlenmis oldugu görülmüs ve bu husus Sami HOSTAN ve Abdullah ÇATLI arasindaki iliskilerin baska bir göstergesi olmustur. Yine Sami HOSTAN'in kardesi Sedat HOSTAN'in ifadesine göre 03.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen kazada Abdullah ÇATLI'nin ölümü ilk kez kendisine duyurulan kisilerden biri de Sami HOSTAN'dir. Bu haber üzerine Sami HOSTAN derhal olay yerine gitmek için harekete geçmis ve durumu ortagi Ali Fevzi BIR'e de bildirmis ve Susurluk'a gitmek üzere Istanbul Bogaz Köprüsü çikisinda bulusmuslar ve orada karsilastiklarinda ``Abdullah'i kaybettik'' diye birbirlerine sarilmislar ve oradan hareketle Susurluk Devlet Hastanesine gitmislerdir. Abdullah ÇATLI'nin Susurluk Devlet Hastanesindeki cenazesini, Abdullah ÇATLI'nin diger yakinlari ile birlikte Nevsehir Iline götürmüsler ve orada defnedilmesinde hazir bulunmuslardir.

Asagida Tarik ÜMIT olayinda anlatilacagi üzere Abdullah ÇATLI'nin birçok eyleminde Sami HOSTAN onun yaninda bulunan kisilerden birisidir.

Abdullah ÇATLI ile bu sekilde çok yakin ve karmasik iliskilerde bulunan Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR, Sedat BUCAK ve onun yaninda koruma polisi olarak görevlendirilen ve iddianamede sanik olarak adi geçen polis memurlari ile de yakin derecede iliskileri bulunmaktadir. (Mehmet EYMÜR'ün ifadeleri)

Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR ile birlikte gözaltina alinan polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ ve Ercan ERSOY ile birlikte diger polis memurlari Enver ULU ve Mustafa ALTINOK, bu olayin vuku buldugu döneme tekabül eden zamanda, alelacele Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korumasi olarak onun yanina verilmislerdir.

Basbakanlik Teftis Kurulunun 09.01.1997 tarihli raporuna esas teskil eden belgeler ve Istanbul DGM C.Bassavciliginca Emniyet Genel Müdürlügünden celbedilip, cevabi yazi ve belgelere göre; Sedat Edip BUCAK'in korunmasi için Il Koruma Kurulu sadece bir polis memuru görevlendirilmesini uygun görmüs ve bu karar, merkez koruma kurulunca da yeterli görülerek onaylandigi halde 06.08.1996 günü Sedat Edip BUCAK'a dördü Istanbul'da, ikisi Izmir'de görev yapan 6 polis memurunu (Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Mustafa ALTINOK, Enver ULU, Ö.KAPLAN) tahsis edilerek tayinlerinin yapilmasi, bu kisilerin derhal koruma görevlerine baslamayip üç aylik bir dönem içerisinde ayri ayri göreve baslamalarinin KORUMADA ACILIYET OLMADIGINI ortaya koymasi, Sedat Edip BUCAK'in yazili talebinin bir gün sonrasi olan 07.08.1996 günü yapilmasi, bu korumalardan üçünün Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi ile ilgili olarak gözaltina alinan kisiler olmasi ve birinin de (Ö.KAPLAN) bu kisiler lehine taniklik yapan kisi olmasi, ayrica bu memurlardan Oguz YORULMAZ'in Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN'in Istanbul Asayis Sube Müdürü Yardimcisi oldugu dönemde korumasi olmasi, daha sonra Hüseyin KOCADAG'in korumasi olmasi, bilahare yine Ankara'da Ibrahim SAHIN'in korumasi olmasi, daha sonra da Sedat Edip BUCAK'in korumasi olmasi ve bu dönemlerde gerek Oguz YORULMAZ'in gerekse diger polis memurlarinin Ömer Lütfi TOPAL'in ortaklari olan Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR ile, Sedat Edip BUCAK ile Ibrahim SAHIN'in yanina gidip gelirken tanidiklarini açikça beyan etmeleri bir bütün olarak nazara alindiginda, bu korumalarin özel olarak Sedat Edip BUCAK'in yaninda toplandiklarini göstermektedir. Sedat Edip BUCAK'in yaninda koruma görevlisi adi altinda bu sekilde toplanan polis memurlarinin, Istanbul DGM C.Bassavciliginda Susurluk olayi ile ilgili olarak verdikleri ilk ifadelerinde Abdullah ÇATLI'yi Mehmet ÖZBAY kimligi ile ve Sedat Edip BUCAK'in koruma görevine basladiktan sonra tanidiklarini söylemis iseler de, Istanbul DGM C.Bassavciliginda yapilan arastirmada yapilan telefon tesbitlerinde, Abdullah ÇATLI'nin kullaniminda olan çok sayida cep telefonlari ile çok uzun süreden beri yogun telefon görüsmeleri yaptiklari tesbit edilmistir. Bunun üzerine adi geçenlerin sanik sifati ile alinan ifadelerinde Abdullah ÇATLI'yi birkaç yildan beri tanidiklarini ve onunla sik sik görüstüklerini ifade ettikleri görülmüstür.

Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak yapilan hazirlik tahkikatinin Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/3514 Hazirlik numarali evrakinda halen sürdürülmekte oldugu ve yukarida izah edilen tesbitlerin Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca da yapildigi bildirilmistir. (Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginin 21.02.1997 tarih ve 1996/3514 Hz. sayili yazisi).'' seklinde degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:81)

7- Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi ile ilgili Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca açilan 1996/3514 sayili Hazirlik numarali dosya, anilan Savciligin 20.1.1997 tarihli yazisi ekinde Komisyonumuza iletilmis, bilahare ayni Savciligin 17.3.1997 tarihli yazisi ile de ayni dosyaya sonradan intikal eden belge ve ifadeler gönderilmistir.Buna göre;
`` Cinayetle ilgili sorusturma henüz tamamlanamadigindan, iddianamenin hazirlanmadigi, ancak dosyada olayla ilgili, yer tesbit tutanaklari ekspertiz ve laboratuvar raporlari, birkisim ifadeler ve yazismalarin yeraldigi anlasilmistir.

a) Dosyada yer alan önemli ifadelerden Ömer Lütfi TOPAL'la 7 yildir gayri resmi evliyim diyen Hilal ALTINTAS ifadesinde özetle; Ömer beyin son bir yilda müthis bir stres altinda oldugunu, ölümünden 10 gün önce de üzerinde artan bir tedirginlik oldugunu, bir gün önce ise çok sinirli oldugunu, sabaha kadar sürekli telefonla konustugunu, sert tartismalar yaptigini, ama gizli konustugu için ne konustugunu duyamadigini, ancak duyabildigi kadari ile Mehmet AGAR isminin çok geçtigini, önce çelik yelek ismarladigini, ancak bunu hiç giymedigini, Ömer Beyin ortaklari Sami HOSTAN ve Aliço'yu hiç sevmedigini, ÇILLER'den de hoslanmadigini,

b) Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ise Savciliktaki ifadesinde özetle;
Ömer Lütfi TOPAL'in ölümünden bir ay kadar sonra bu olayin Istanbul Emniyet Müdürlügünce tahkikatinin yapildigi sirada 25.08.1996 tarihinde Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine ismini bildirmeyen bir kisi tarafindan yapilan ihbarda, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayinin faillerinin Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ isimli Özel Harekat Dairesi polis memurlari ile Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR isimli kisiler olduklarini bildirmistir. Bu ihbar üzerine adi geçenler 28.08.1996 tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünde gözaltina alinmislardir. Bu kisilerin gözaltina alinmalarini müteakip Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK tarafindan Istanbul Emniyet Müdürü KEMAL yazicioglu'na defalarca telefon ederek gözaltina alinanlarin serbest birakilmalarini kolaylastirmak maksadiyla ona etkide bulunmaya tevessül edilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri) Bu kisiler hakkinda Istanbul Emniyet Müdürlügünce arastirma devam ettigi sirada olaya müdahale edilerek, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG araciligi ile Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN görevlendirilerek, gözaltindaki bu kisiler Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüsler ve orada yüzeysel bir arastirma yapilarak serbest birakilmislar ve görevli Cumhuriyet Bassavciligina da bu olay intikal ettirilmemistir.

Adi geçen kisiler bu sekilde serbest birakildiktan sonra Istanbul Emniyet Müdürlügüne gelen Istihbari bilgiler üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü tarafindan arastirmalar sürdürülmüs ve bu kisilerin bu olaya istirak ettikleri hususunda emareler elde edildigi bu emarelerin daha çok cep telefonlarindan yola çikarak ulasilabilecek bir takim sonuçlar oldugunu,

c) Ömer Lütfi TOPAL'in avukati Ekrem MARAKOGLU Savcilikta verdigi 25.12.1996 tarihli ifadesinde; Bodrum'daki otele ortak olan Hikmet BABACAN'in öldürülmesinden azmettirici olarak Ömer Lütfi TOPAL'in sorumlu tutuldugunu,

Emperyal'den ekmekleri kesilen bazi kisilerin bu olaya yardimci olabilecegini,

Kusadasi'ndaki bir cinayetten de Emper Gazinosunun Müdürü Sami SAHIN'in sorumlu tutuldugunun,Polis memuru Ercan ERSOY'un kendilerinin korumaligini yaptigi gibi gittigi yerlerde de Emniyet Müdürlükleri ile temas kurarak onlardan destek ve yardim aldigini, devamli telefonla birbirleriyle görüstüklerini,Sami HOSTAN'in Ömer Lütfi TOPAL'in Abdullah ÇATLI'yi tanimadigini söyledigini, Sami HOSTAN'la Ömer Lütfi TOPAL arasinda bir ihtilaf olmadigini, Ömer Lütfi TOPAL'in Rize Milletvekili Nihat METE'ye yardim ettigini, Devletteki islerini ona gördürdügünü, Ömer Lütfi TOPAL'in Mehmet AGAR'in Içisleri Bakani olmasindan tedirgin oldugunu,

d) Emperyal Sirketinin Genel Müdürü Ahmet KARA 23.1.1997 tarihli ifadesinde; Sami HOSTAN'in, Ömer Lütfi TOPAL'in ölümünden 15 gün önce sirket kazancindan yeteri kadar pay almadigini, parasinin çogunu Ömer Lütfi TOPAL'in aldigini söyledigini, ancak Ömer Lütfi TOPAL'in ortaklari ile herhangi bir kavgasina ve tartismasina sahit olmadigini, Sami HOSTAN'in emniyet görevlileri ile arasinin iyi oldugunu,

e) Ömer Lütfi TOPAL'a ait Shereton Otelin Gazino Müdürü Orhan ÖZTÜRK, Mehmet ÖZBAY olarak tanidigi Abdullah ÇATLI'nin sik sik gazinoya geldigini, Ömer Lütfi TOPAL, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'le oturdugunu, daha çok Ali Fevzi BIR'le oturdugunu, patronlari arasinda herhangi bir sürtüsme ve anlasmazlik olmadigini,

f) Ömer Lütfi TOPAL'in Emperyal Gazinolarinin Halkla Iliskiler Müdürü Arzu TOK, patronlari Ömer Lütfi TOPAL, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'in aralarinin çok iyi oldugunu, aralarinda bir kavga ve husumete sahit olmadigini, Mehmet ÖZBAY olarak Abdullah ÇATLI'nin patronlarinin misafiri olarak Shereton Casinosuna sik sik yalniz olarak geldigini, sanik olarak adlari geçen polis memurlarini hiç görmedigini söylemistir.

g) Sariyer C.Savciliginin gönderdigi dosyada cinayet tanigi olarak ifadesi alinan Atike KILIÇ, ``28.7.1996 günü saat 23.00 siralarinda balkonda bulundugu bir sirada, evine yakin yolun kenari ile beyaz renkli bir aracin park halinde oldugunu, aracin tamamen 20-30 m. yakinindan da 3 erkek sahsin asagiya dogru yürüdügünü gördügünü, sahislarin bu otodan inip inmediklerini görmedigini, sahislardan birinin elinde cep telefonu oldugunu farkettigini, sahislarin olduklari yere sokak lambasi uzak oldugu için sahislarin yüzlerini göremedigini, üzerlerine ne giydiklerini de farkedemedigini, sahislarin eskali hakkinda herhangi bir bilgi veremeyecegini'' beyan etmistir. `` seklinde kayitlamalarin bulundugu incelenmistir.(Ek:88)

8- Komisyonumuzun 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-135 sayili yazisi ile Istanbul Emniyet Müdürlügünden Ömer Lütfi TOPAL adli sahsin öldürülmesi olayi sebebiyle gözetim altina alinan sahislarin olay taniklari ile yüzlestirme yapilip, yapilmadiginin bildirilmesi istenmis,
Istanbul Emniyet Müdürlügü de 17.01.1997 gün ve 8971 sayili yazisi ile `` Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi sebebiyle tanik olarak ifadeleri tespit edilen sahislarin olay anini görmediklerini eylemin karanlikta yapilmasindan dolayi saglikli bir eskal veremedikleri, teshis yapamayacaklari anlasildigindan olay sebebiyle gözetim altina alinan sahislar ve taniklar arasinda herhangi bir teshis ve yüzlestirme islemi yapilmadigi dosya tetkikinden anlasilmistir, seklinde cevap vermistir. (Ek:90)

9-Komisyonumuzun Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayinda gözaltina alinan 3 polis memuru ve 2 sivil sahsi Savciliga bildirmeden Ankara'ya gönderilmeleri ve buradan saliverilmeleri konularinda yapilan islemlere iliskin olarak Sariyer C.Bassavciligina yazdigi 18.3.1997 gün ve 10/89-299 sayili yazisina cevaben, Sariyer C.Bassavciliginin 19.3.1997 gün ve 1996/3514 Haz.Sayili cevabindan;

Içisleri Bakani Mehmet AGAR, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN, Özel Harekat Daire Baskanligi Komiseri Yusuf YÜKSEK, Özel Harekat Daire Baskanligi polis memurlari Sahin ASLAN ve Ugur SAHIN haklarinda 10.1.1997 tarih ve 1997/9 sayili Adli Görevi Kötüye Kullanmak suçunun Ankara'da islenmesi nedeniyle Yetkisizlik Karari verilerek, dosyanin Ankara C.Bassavciligina gönderilmesine,

Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL, Asayis Müdürü Fatih ÖZKAN, Baskomiser Refik BASTÜRK, Baskomiser Sentürk DEMIREL ve Polis Memuru Ziyaettin FERMAN haklarinda, suç yerinin Gayrettepe'deki Emniyet Müdürlügü olmasi nedeniyle 06.01.1997 gün ve 11977/1 sayili kararla Sariyer C.Bassavciliginin Yetkisizligine karar verilerek evrakin Istanbul C.Bassavciligina gönderilmesine,
Ayni nedenle polis memuru Ahmet DURAN hakkinda 21.1.1997 gün ve ayni sayili Ek Yetkisizlik Karari ile evrakin Istanbul C.Bassavciligina gönderilmesine,

Sariyer C.Bassavciliginin Adalet Bakanligina yazdigi 5.1.1997 gün ve 14 sayili yazi ile, ``CMUK'nun 154/2. maddesi geregince, Ömer Lütfi TOPAL cinayeti nedeni ile yakalanan kisikelir yakalanma, sorgulanma ve birakilmalarindan Savciliga bilgi verilmeden 36 saat gözaltinda tutulmalari ve Savciliga bilgi verilmeden Genel Müdürlüge gönderilmeleri nedeniyle görevi kötüye kullanan Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU Zabit Amiri olmasindan dolayi 2802 sayili yasanin 82. maddesine göre sorusturma izninin istendigi,'' incelenmistir.(Ek:89)

10- Istanbul Emniyet Müdürlügü, 27.1.1997 gün ve 8988 sayili yazisi ile Komisyonumuzun 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-134 sayili ``Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülünceye kadar hakkinda çikartilan yakalama ve giyabi tevkif müzekkerelerinin subemiz infaz bürosunda bulunan müzekkerelerinin tastikli suretinin çok acele Komisyonumuza gönderilmesine'' iliskin yazisinda;

`` Adi geçen sahis hakkinda Asayis Subesi Infaz Büro Amirliginde Yakalama ve Giyabi Tevkif müzekkeresi bulunmadigi, ilimizde bulunan Istanbul ve bagli Ilçe C.Bassavciliklari ile bu konuda yapilan yazismada, Sisli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1993/10781 Hazirlik sayili ile Giyabi tevkif Müzekkeresi çikartildigi ve bu olay Istanbul 1.Agir Ceza Mahkemesine intikal ederek 1996/155 esas sayisini aldigi, ancak Giyabi Tevkif Müzekkeresi Istanbul C.Bassavciliginin 26.06.1996 gün ve 1996/155 sayili yazisi ile düsümü yapilarak evrak Istanbul C.Bassavciligina iade edildigi, ayrica Istanbul C.Bassavciligindan alinan cevabi yazida sahsin Çorlu 5. Kolordu Komutanligi Askeri Mahkemesinin 1986/10321, 1986/321 sayili karari ile Askeri Ceza Kanununun 66/1-A maddesine muhalefetten 5 ay hapis cezasi bulundugu, ancak evrakin 06.03.1991 tarih ve 1991/15-66 sayi ile infaz mahalline gönderildigi bildirilmis, yine Istanbul C.Bassavciliginca Hazirlik Bürosu bilgisayar kayitlarinda 1995/5780 Hz. ve 1996/28590 Hz. sayili iki adet dosyasi bulundugu bildirilmis olup, ilimizde bulunan diger Adli merciilerce hakkinda yakalama ve giyabi tevkif müzekkeresinin bulunmadigi cevabi yazilarinda bildirilmistir.'' seklinde cevap verildigi incelenmistir. (Ek:91)

11- Komisyonumuzun 19.3.1997 gün ve 10/89-302 sayili yazisina cevaben Ankara C.Bassavciliginin 25.03.1997 gün ve Hz.3521 sayili yazisinda;

`` a) Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili olarak gözaltina alinan 3 polis memuru ve 2 sivil sahsin ilgili savciliga bilgi vermeden Emniyet Genel Müdürlügüne aldirilma emrini veren Içisleri Eski Bakani Mehmet AGAR hakkinda, Ankara C.Bassavciligi, Anayasanin 100. maddesine göre TBMM'nce karar verilmesi gerektiginden 14.02.1997 tarihinde verdigi TAKIPSIZLIK KARARI'ni,

b) Ayni konuda sözkonusu saniklarin Ankara'ya getirilmesini saglayan Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN, Komiser Yusuf YÜKSEK, polis memurlari Ugur SAHIN ve Sahin ARSLAN haklarinda,

Adi geçen kisilerin Özel Harekat Daire Baskanligi elemanlari olmalari ve Özel Harekat Dairesinin adli görevi olmamasi ve 657 sayili Kanuna tabi olmalari nedeniyle haklarinda Memurin Muhakemati Hakkinda Kanun hükümlerinin uygulanmasi gerektiginden 14.2.1997 tarihinde Ankara C.Bassavciliginin Görevsizligine ve evrakin geregi için Içisleri Bakanligina gönderilmek üzere Adalet Bakanligina sunulmasina karar verilmistir.'' seklinde cevap verdigi incelenmistir.(Ek:92)

12-Komisyonumuz, 06.12.1996 tarih ve 58 sayili yazisi ile Içisleri Bakanligindan, ``Özel Harekat Dairesi'' hakkinda bilgi istemis, Içisleri Bakanliginin 12.12.1996 tarih ve 275427 sayili yazisinda cevaben;

Jandarma Genel Komutanligi bünyesinde bugüne kadar Özel Harekat Dairesi ismiyle veya özel faaliyet göstermek üzere baska bir isimle herhangi bir teskilat kurulmadigini,

26.7.1993 günlü Bakanlir Kurulu Karari ile Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi Baskanliginin kuruldugu ve kurulus amaci Yönetmeligin 1 nci maddesinde belirtildigi gibi; ``Devletin ekonomik, sosyal, siyasî ve hukuki temel anayasal düzenin yikilmasina, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlügünü bozmaya ve Cumhuriyetin temel niteliklerini degistirmeye yönelik baski, cebir, siddet, korkutma, yildirma, sindirme veya tehdit yöntemlerini kullanan terör örgütlerini meskun veya kirsal kesimde etkisiz hale getirmek, rehin aldiklari kisi, uçak, araç ve benzeri yerleri kurtarmak için ani müdahale, pusu, kesif, baskin ve operasyon yapmaktir.''

Bakanlik yazisina ek olarak Ö.H.D.Baskanligi Kurulus, Görev ve Çalisma Yönetmeligini de eklemistir. (Ek:93)

13- Komisyonumuzun 31.01.1997 gün ve 194 sayili yazisina cevaben Istanbul C.Bassavciligi, 03.02.1997 gün ve 82 Büro sayili yazisi ekinde Istanbul 1.Agir Ceza Mahkemesinin 1995/167 Esas ve 3. Agir Ceza Mahkemesinin 1995/40 Esas sayili Dosyalari gönderilmistir.

Istanbul 1. Agir Ceza Mahkemesinin 1995/167 ve 1996/67 Karar sayili kararinda Necdet Elmas ve 3 arkadasinin dövülmesine iliskin yeterli delil bulunamadigindan saniklara Ömer Lütfi Topal ve 4 arkadasinin beraatine,

Istanbul 3. Agir Ceza Mahkemesinin 1995/40 Esas ve 1996/292 karar sayili kararinda; Mehmet Firat'in öldürülmesi ile ilgili olarak sanik Ö.Lütfi Topal öldügünden TCK'nun 96. maddesi geregince davanin düsürülmesine, diger 5 sanigin beraatine karar verilmistir. (Ek:94)

14- Komisyonumuzun 31.1.1997 gün ve 10/89-198 sayili yazisina cevaben, Istanbul Emniyet Müdürlügü 03.02.1997 gün ve 86 sayili faks yazisiyla; `` Akgün Otelinin yaninda bulunan otoparkta Bülent FIRAT isimli sahsin öldürülmesi ile alakali olarak, Akgün Oteli Casinosunda yapilan aramada ele geçen suç delillerine tutanak ve ekspertiz raporlari gönderilmis, bu raporlardan, olay yerinde bulunan mermi kovanlarinin inceleme konusu olarak gönderilen silahlardan atilmadiginin tesbit edildigi anlasildiginin bildirildigi'' incelenmistir.(Ek:95)

15- Komisyonumuzun 31.01.1997 gün ve 10/89-199 sayili yazisi ile sorulan Bodrum Regeta Otelde öldürülen Hikmet BABATAS'in sanik zanlilari ile ilgili olarak açilan dava dosyasini istemesi üzerine,

Mugla Cumhuriyet Bassavciligi, 03.02.1997 gün ve 280 sayili yazi ekinde gönderilen dosyada yer alan 1996/2503 Haz. 1996/1014 E ve 1996/338 sayili Savcilik Iddianamesinde özetle;

``Olay tarihinde Hikmet BABATAS'in Turmen Otelinden çikip, ayni otelin otoparkinda iken saniklar Metin AYDOGMUS ve Ergün MÜJDE tarafindan tabanca ile ates edilmesi sonucu vurularak öldügü, olay yerine yakin bir yerde 34 YIK 63 plakali araçla bekleyen sanik Çetin AYDOGMUS'un saniklari olay yerinden kaçirdigi, ölüme maktülün vücuduna isabet eden mermi çekirdeklerinin neden oldugu, karaciger, sol böbrek ve ince bagirsak harabiyeti ile kanama sonucu meydana geldigi, olay yerinde elde edilen kovanlarin iki ayri silaha ait oldugu iddia, sözler otopsi tutanaklari ekspertiz raporu ve tüm sorusturma kapsamindan anlasildigi,

Maktülün 1989 yilinda Bodrum Regal Otelinin insaatina basladigi, insaatin devami sirasinda mali yönden sikintiya düsmesi nedeniyle otelin alt kismini Ömer Lütfi TOPAL'a ait olan Emperyal Sirketler Grubuna kiraya verdigi, daha sonra da otelin % 50 hissesini ayni sirkete satarak Ömer Lütfi TOPAL ile is ortagi oldugu, Kurban Bayramindan iki gün önce basbasa görüsme yaptiklari, görüsme sonunda maktül Hikmet'in sinirli ve surati asik olarak ayrildigi, 28.4.1996 tarihinde saat 17.00 siralarinda maktülün otel hesaplari ile ilgili olarak toplanti yaptigi, toplantiya sanik Ihsan'in da katildigi toplantida otel giderleri ve teknik masraflarin fazlaligi ile ilgili olarak anlasmazlik çiktigi ortaya çiktigi,

Her ne kadar sanik Metin AYDOGMUS gezmek amaciyla dayisi Yusuf KAYAPINAR'dan aldiklari arabayi Çetin AYDOGMUS'un kullandigini bir süre yanlarinda Ergün MÜJGE'de oldugu halde gezdiklerini ancak issiz olduklari için is aramak amaciyla sahil boyunca çesitli il ve ilçelere gittikleri, en sonunda da Bodrum'a ugradiklari, bir gün Bodrum'da is aradiklarini bulamadiklarini, sonra Senar Oteline gitmeye karar verdiklerini, bu sirada yandaki otelin otoparkinda daha önce yaninda isçilik yaptigi maktülü görüp onun yanina Ergün ile birlikte gittiklerini, alkollü olan maktülden daha önce önceye dayali iki aylik alacagini istedigini, maktülün yine kendilerini tersledigini, birara elini beline attigini, bunun üzerine kendilerinin de ellerini bellerine attiklarini, maktülün arabasina dogru gitmesi üzerine ates edecegini düsündüklerinde Ergün ile birlikte maktüle ates edip, ileride bekleyen Çetin'in kullandigi arabaya binip kaçtiklarini savunduklari, diger saniklar Ergün MÜJGE ve Çetin AYDOGMUS'un ayni beyanda bulunduklari,

Bu savunmaya ragmen, saniklar Çetin, Metin ve Ergün'ün gezmek amaciyla aldiklarini söyledikleri arabayla Mersin'den Bodrum'a kadar gitmeleri üstelik aracin olayda iki gün önce sanik Yusuf KAYAPINAR'a sanik Ahmet KARA'nin kabulü ile verilmesi ve yukarida belirtilen Ömer Lütfi TOPAL ile maktül arasindaki görüsme sonucunda maktülün haleti ruhiyesi, otelin masraflari konusunda anlasmazlik çikmis olmasi karsisinda eylemin taammüden adam öldürmek seklinde gerçeklestigini ortaya çikarmaktadir. Ayrica olayi fiilen gerçeklestiren Çetin AYDOGMUS ve Ergün MÜJGE ve olay yerinin yakininda araçta bekleyen Çetin AYDOGMUS ile maktül arasinda önceye dayali bir husumetin bulundugu yolunda evrak içerisinde bir kanit olmadigi, sanik Metin'in maktül ile tesadüfen karsilastigi, onun alacagini vermeye yanasmadigi, ayrica maktülün ates edecegini düsünerek ona ates ettikleri yolundaki savunmasi olay saati ve mahal itibariyle de düsünüldügünde hayatin olagan akisina uymadigi,

Maktülün yukarida belirtildigi gibi sonradan öldügü anlasilan Ömer Lütfi TOPAL ile is ortagi olmasi aralarinda menfaat iliskisinin bulunmasi ayrica saniklar Ahmet KARA, Ihsan KARAKAYALI ve Arif BALKAN'in dosya kapsamina göre Ömer Lütfi TOPAL ile is yakinliklarinin bulundugunun anlasilmasi karsisinda atili suça azmettirmek suretiyle saniklarin haklarinda kamu davasi açildigi,Bu saniklarin her ne kadar savunmalari alinamamis ise de saniklar Metin, Çetin ve Ergün'ün 17.5.1996 tarihinden bu yana tutuklu olmalari nedeniyle evrakin iddianameye baglanmasi geregi dügdugu,Bu nedenlerle saniklarin yargilamalarinin yapilarak eylemlerine uyan;

Saniklar Metin AYDOGMUS, Ergün MÜJGE'nin TCK'nun 450/4, 31, 33, 40, 6136 Sayili Yasanin 13/1. Maddeleri, saniklar Ahmet KARA, Çetin AYDOGMUS, Yusuf KAYAPINAR, Ihsan KARAKAYALI, Arif BALKAN'in TCK'nun 64. Maddesi delaletiyle TCK'nun 450/4, 31, 33. maddeleri geregince cezalandirilmalarina, saniklar Çetin AYDOGMUS ve Yusuf KAYAPINAR hakkinda TCK'nun 40. Maddesinin uygulanmasina karar verilmesi kamu adina talep ve iddia olundugu incelenmistir. (Ek:96)

16-Mugla C.Bassavciligi, 17.2.1997 gün ve 353 sayili yazisinda da: Komisyonumuzun 17.2.1997 gün ve 10/89-240 sayili yazisina cevaben;

a) Hikmet BABATAS'in öldürülmesiyle ilgili olarak Ömer Lütfi TOPAL hakkinda tevkif karari ve yakalama müzekkeresinin bulunmadigi,

b) Ömer Lütfi TOPAL'in Bodrum'da bulunmamasi nedeniyle 7.6.1996 tarihinde savunmasinin alinmasi için Istanbul C.Bassavciligina yazilmak suretiyle bu tarihten itibaren aranmaya baslandiginin belirtildigi incelenmistir. (Ek:97)

17- Ömer Lütfi TOPAL'in avukati Ekrem MARAKOGLU'nun Komisyonumuzdaki 30.1.1997 tarihli ifadesin de;

``Ömer Lütfi TOPAL Cinayetinde Emperyal Sirketler Grubunu çok büyük zarara sokacak bir maddi ihtilafin olmasi gerektigi, örnegin ölmeden bir gün önce Ispanya'dan arayan Ismail TANK adli birisiyle adeti hilafina uzun ve sert bir tartisma yaptigi, geçmiste uyusturucu kaçakçiligindan hapiste yatmis bulunan Giresun'lu bu adamin, Ömer Lütfi TOPAL ile geçmise dayali çok özel bir hukuklarinin bulundugunu, ama ailenin bu konulari saklamaya çalistigini söyledigi `` incelenmistir.(Ek:186) 18-Adi geçen hakkinda Emniyet Genel Müdürlügünden gelen 12.3.1997 tarihli bir bilgi notunda; ``a) 21.11.1987 tarihinde Ispanya'nin Marbella sehrinde ele geçirilen 5 gr. eroin maddesi olayi ile ilgili olarak yakalandigi,

b) Esi, Hasibe kizi, 1959 dogumlu Ayhan TANK'in 22.07.1988 tarihinde Bolu Ili Caydurt Nahiyesi Becikoglu Tesislerinde, Hamza ve Emine oglu, 20.02.1957 Adapazari dogumlu Ömer DURAN isimli sahis tarafindan atesli silahla öldürülmesi olayina adi karistigi,

Hollanda interpolünden alinan 10.08.1988 tarihli teleks yazida; Ayhan TANK'in kocasi Ismail TANK tarafindan öldürtülmüs olabileceginin bildirildigi,

Sözkonusu cinayet olayi ile ilgili olarak, Bolu C.Bassavcisi tarafindan hazirlanan 16.08.1988 tarih ve 1988/1198 Hz. sayili iddianamede, saniklar arasinda Ismail TANK'in adi geçmedigi,

c) 12.01.1989 tarihinde Belçika'nin Brüksel kentinde ele geçirilen 43 kg. eroin maddesi olayinin firari sanigi olarak aranmakta iken, Belçika'ya iade edilmek üzere 29.03.1989 Ispanya'nin Toledo Kentinde 1 kg 570 gr eroin maddesiyle yakalandigi,

d) Yurtdisina eroin ihraç etmek suçundan hakkinda Istanbul 1. Nolu DGM nezdinde, 991/433 esas sayiya kayden dava açildigi,Mahkeme neticesi henüz bilinmedigi,

e) Adina konulmus herhangi bir tahdit mevcut olmadigi belirtilmistir.

Komisyonumuzun 12.3.1997 tarih ve 10/89-274 sayili yazisi ile Ismail TANK'in nüfus kaydi istenmis, gönderilen kayda göre, adi geçenin Giresun Ili, Görele Ilçesi Çiftlik Köyü 19 hanede kayitli Mustafa oglu, Meskure Mücella oglu 26.5.1956 dogumlu oldugu 13.9.1995 tarihinde evlendiginin bildirildigi `` incelenmistir.(Ek:98)

19- Türk Hava Yollari A.O., Komisyonumuzun 16.12.1996 gün ve 68 sayili yazisina cevaben. 23.12.1996 gün ve 133 sayili yazisinda;

`` Ortakligimiza (THY) ait Courtesy Card, Yönetim Kurulumuzca, Kamu Kuruluslari ve özel sirketlerin üst düzey yöneticilerine ve seçkin kisilere verilmektedir.

Ömer Lütfi TOPAL'a ait Courtesy Card 30.11.1995 tarihinde, Emperyal Sirketler Grubu Yönetim Kurulu Baskani olmasi sifatiyla verilmis olup, kartin özellikleri bu kartin sagladigi hizmet ve imkânlar su sekilde siralanmaktadir :

- Rezervasyon Önceligi, Ayri bankoda check-in, Kisaltilmis check-in süresi, Fazla bagaj hakki,Erken bagaj teslimi,Uçus öncesi özel salonlarda agirlama, Uçak içinde tercihli koltuk, Uçus sinifini yükseltme (upgrade),Çesitli otellerde ve araba kiralama sirketlerinde indirim,Uçus milleri toplamina göre ücretsiz bilet kazanma hakki verdiginin'' bildirildigi incelenmistir. (Ek:99)

20- T.H.Y.A.O. Komisyonumuzun 10.1.1997 gün ve 127 sayili yazisina T.H.Y.O.'nun 27.1.1997 tarih ve 19 sayi ile verdigi cevabi yazisinda; ``Courtesy Card üyemiz ömer Lütfi TOPAL'in üyeligi 30.11.1995 tarihinde baslamis olup, üyelik kaydinda sadece 19.12.1995 tarihinde TK602 sayili Istanbul- Ashkabat seferimizle yaptigi Business Class uçus yer almaktadir.'' seklinde cevap verildigi incelenmistir. (Ek:100)

21- Turizm Bakanligi, Komisyonumuzun 15.1.1997 gün ve 10/89-151 sayili yazisina cevaben gönderdigi 28.1.1997 gün ve 120-2802 sayili yazisi ekinde gönderilen, Ömer Lütfi TOPAL'in ortagi bulundugu sirketlerin almis oldugu Talih Oyunlari Salonlari Isletmeciligi ile Turizm Bakanliginda bulunan tüm dosyalarin incelenmesinde düzenlenen raporda;

``Ömer Lütfi TOPAL'in sahibi oldugu Emperyal Otelcilik Turizm ve Ticaret A.S'nin asagida turizm isletme belgeli 13 turizm kompleksi bünyesinde bulunan talih oyunlari salonlarina, Turizm Bakanligindan Talih Oyunlari Isletme Izni alarak çalistirdigi mevcut belgelerden görüldügü,Mersin Hilton Oteli ,Antalya Grand Oteli,Istanbul Ceylan Inter Continantel Oteli,Antalya Seven Seas Oteli ,Antalya Lara Ofo Oteli,Istanbul Akgün Oteli,Istanbul Polat Rönessance Oteli ,Istanbul Topkapi Eresin Oteli,Bodrum Park Resort Oteli,Aydin Kusadasi Onura Oteli,Antalya Saray Regency Oteli ,Istanbul Hyatt Oteli ,Adana Seyhan Oteli 6.9.1993 tarih 93/4811 sayili Turizm Yatirim ve isletmeleri Nitelikleri Yönetmeligi'nin 136'nci maddesine göre, Turizm Bakanliginin izni ile belgeli turizm isletmelerinin talih oyunu oynanacak mahalleri baskasina kiraya verebilmeleri mümkün bulunmaktadir. Bu nedenle, sözkonusu otellere ait oyun salonlarinin Emperyal Otelcilik Turizm ve Ticaret A.S. tarafindan kiralanma islemlerinde yasal bir engel görülmedigi, Kiralama islemlerinden sonra, Emperyal sirketinin, her bir otelin talih oyun salonu için Turizm Bakanligindan ayri ayri ``Talih Oyunlari Isletme Izni'' aldigi anlasilmaktadir. Emperyal sirketinin bu konudaki müracaatlarinin özellikle 1994 yilindan sonra yogunlastigi görülmüstür.

Turizm Bakanliginca 8.1.1983 tarihli Talih Oyunlari Yönetmeliginin Bazi Maddelerinin Degistirilmesi Hakkinda 10.3.1994 tarih 21873 sayili Resmi Gazete'de yayinlanarak yürürlüge konulan Yönetmeligin 5 nci maddesinde, talih oyunu salonlarina isletme izni vermek için , tüzel kisilerin yönetim kurulu ile denetim kurulu üyeleri için ilgili adli mercilerden iyi hal kagidi istenildigi, Emperyal sirketinin bu kapsamda ``Talih Oyunlari Isletme izni'' almak için Turizm Bakanligi'na yaptigi müracaatlarda Yönetim Kurulu Baskani Ömer Lütfi TOPAL ve diger Yönetim Kurulu Üyelerinin sabika kaydinin bulunmadigina dair ilgili Cumhuriyet Savciliklarindan alinan yazilar sundugu, ancak, Ömer Lütfi TOPAL'in daha önce uyusturucu madde kaçakçiligi suçundan yurtdisinda 1977 yilinda Belçika'da uyusturucu madde kaçakçiligindan 5 yil hapis cezasina mahkum edildigi, 1981 yilinda Belçika'dan ABD'ne iade edilerek, burada da eroin kaçakçiligi suçundan dolayi 5 yil hapis cezasi verildigi, adigeçenin Cumhuriyet Savciliklarindan aldigi sabika kaydinin olmadigina dair yazilarda bilgisayarca kontrolü yapilan kimlik bilgilerinde harf ve rakam degisiklikleri yapildigi, Örnegin, 4.1.1995 tarihinde Istanbul Sicil Müdürlügüne yazilan dilekçede isim Ömer Lütfi yerine Ömer Lütfü yazildigi, diger taraftan, adigeçen tarafindan 25.3.1994 tarihinde Adli Sicil ve Istatistik Genel Müdürlügü'ne yazilan dilekçede, baba adi Mevlüt olmasina karsin, Mevlut yazildigi, Malatya Cumhuriyet Savciligina yazilan 5.7.1994 tarihli dilekçede dogum tarihi 1942 olmasina ragmen 1994, ayni sekilde dogum yeri Akçadag olmasina karsin Malatya yazildigi,

Ömer Lütfi TOPAL'in sahibi oldugu Emperyal A.S'nin Özellestirme Idaresi Baskanliginca satisa çikarilan HAVAS'in ihalesine katilmak üzere teklif vermesi üzerine, ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiligince Dis Isleri Bakanligi'na 23.2.1995 tarihinde, HAVAS'i satin almaya talip olan adigeçenin, 1977 yilindan bugüne kadar Avrupa ve ABD'ne yönelik tesekkül halinde uyusturucu madde kaçakçiligina dair kayitlar bulundugu, yukarida belirtilen mahkumiyetlerinin oldugu belirtilerek, teklifinin degerlendirilmesinde bu hususlarin dikkate alinmasi yönünde bir Nota verildigi, ABD'nin Türkiye'de takip ettigi bu kisinin sahibi oldugu Emperyal Sirketine, Türkiyede yaptigi islemlerde Ülkemizdeki Yetkili Mercilerce gereken incelemeler yapilmadan, ``Talih Oyunu Salonlari Isletme Izni'' verilmesi düsündürücüdür.

Turizm Bakanligi tarafindan 30.12.1994 tarih 22157 sayili Resmi Gazete'de yayinlanan ``Talih Oyunlari Yönetmeliginin Bazi Maddelerinin Degistirilmesi Hakkinda Yönetmelik'' ile talih oyunu isletme izni için istimal ve istihlak kaçakçiligi hariç, kaçakçilik suçlarindan mahkumiyet bulunmama sarti aranildigi,

Belirtilen nedenden dolayi, Talih Oyunlari Yönetmeligine göre Emperyal Otelcilik Turizm ve Ticaret A.S.'ye Talih Oyunlari Isletme Izinleri verilmemesi gerektigi anlasilmaktadir.

Emperyal A.S'nin Turizm Bakanligindaki islemlerinin incelemesi sonucunda, anilan sirketin kiraladigi talih oyunu salonlarindaki oyun araç ve gereçleri yerine, sanki bu araç ve gereçler yokmus gibi Turizm Bakanligi'na müracaat ettigi, bu durum Turizm Bakanligi yetkililerince bilinmesine ragmen çok sayida talih oyunu araç ve gereçlerinin bu sekilde ithaline Turizm Bakanliginca izin verildigi, Emperyal Sirketinin bu konuda yaptigi islemler hakkinda Turizm Bakanligi'na bilgi verilmesi istenilmesine karsilik, istenilen bilgileri genelde vermedigi ve sonuçta; önemli miktarda kayitdisi talih oyunu araç ve gerecinin yurtiçine girisine izin verildigi,

Her yil Talih Oyunu Isletmecileri kayitli her oyun masasi için 15.000 $, oyun makinalari için 400-800 $'i Turizm Bakanligi'na ödemeleri gerektigi, sözkonusu oyun masasi ve makinalarinin kayitdisi tutuldugu, anilan sirketin Devlete ödemesi gereken katki paylarini ödemedigi, buna örnek olmak üzere, Mersin Hilton Oteli Isletmesi ile ilgili islemlerde, bu isletmenin 21.1.1994 tarihinde Turizm Bakanligi'na yazdigi yazida 11 adet oyun masasi ve 54 adet oyun makinasi oldugunu bildirmistir. Mersin Giris Gümrük Müdürlügünün 28.2.1994 tarih 3426 sayili yazisinda anilan sirketin 120 adet oyun makinasi ithal ettiginin belirtildigi,

Nitekim Turizm Kontrolörlerince Mersin Hilton Oteli Isletmesinde yapilan 20.12.1995 tarihli denetimde, tesiste 11 adet oyun masasi ve 54 adet oyun makinasi olmasi gerekiriken, uygulamada 19 adet oyun masasi ve 154 adet oyun makinasinin oldugu, 22.3 1996 tarihli denetimde, 18 adet oyun masasi, 154 oyun makinasi bulundugu, 1.6.1996 tarihli denetimde ise 20 adet oyun masasi, 1 adet at yarislari makinasi(23 kisilik) , 154 adet oyun makinasi buluntugu saptanmis, Bu usulsüzlükten dolayi anilan sirkete yalnizca, 3.150.000 Tl ceza kesilmesi önerilmistir.

Bu tespitlere göre anilan talih oyunu isletmesinin Turizm Bakanligi'na 1995 yilinda ödemesi gereken ücret (6 adet oyun masasi için 100.000 $ + 15.000 X 13 = 295.000 $ Oyun makinalari için ise 15 adet için 15.000$ geriye kalan 139 X 800= 131.200 $ Genel Toplam :421.200 $ olmasina karsilik, Turizm Bakanliginca 1995 yilinda 221.200 $, 1996 yilinda 250.000 $ alindigi dosyasindan görülmektedir. Buna karsilik bazi dosyalarda fiili durum esas alinarak sözkonusu hesaplamalar yapilmistir. (Örnegin, Antalya Lara Ofo Oteline ait dosya. ) Görüldügü gibi Emperyal A.S'nin Devlete olan borç yükümlülükleri her bir oyun salonunda yillik 500.000 $' geçtigi, buna ragmen, 10.3.1994 tarihli Talih Oyunlari Yönetmeliginde Yapilan degisiklik ile Emperyal A.S'nin vermek zorunda oldugu her bir isletme için 600.000 $ teminat toplam 13 oyun salonu için 7.800.000 $ teminat, her bir isletme için 200.000 $ teminata indirilmistir. Böylece, Emperyal A.S'nin bütün oyun salonlari için vermesi gereken teminat mektubu 2.600.000 $ indirilmistir. Bu islemde dikkat çekici bulunmustur.

Mevcut tespitimize göre, Turizm Bakanliginca Talih Oyunu Isletme Izni verilen bütün isletmelerin talih oyunlari isletme izinlerinin ve fiilen kullandiklari oyun masalari ve oyun makinalarina göre ödemeleri gerekli ücretleri Turizm Bakanligina yatirip yatirmadiklarinin incelenmesi, varsa sorumlularin cezai ve hukuki sorumluluklarinin Turizm Bakanligi Teftis Kurulu ile Maliye Bakanligi Teftis Kurulunca müstereken tespiti, bu konudaki devlet zararlarinin belirlenerek öncelikle ilgili sirketlerden süratle tahsiline gidilmesi, bu mümkün olmadigi takdirde meydana gelen zararlarin sorumlularina müteselsilen tazmin ettirilmesinin yararli olacagi mütalaa edilmektedir. Ayrica kayitdisi kalan oyun masalari ve oyun makinalarinin süratle kayit altina alinmasi gerekmektedir.

Talih Oyunu Isletmelerinin fiilen sahip olduklari oyun masalari ve oyun makinalarina ragmen, isletmelerin fiilen sahip olduklari oyun masalari ve oyun makinalarinin da yerine ithal izni vererek kayitdisi oyun masalari ve oyun makinalarinin olusmasina yol açan Turizm Bakanligi Yetkilileri hakkinda sorusturma açilmasi gerekmektedir.(Ek:101)

22- Komisyonumuzun 15.1.1997 gün ve 10/89-152 sayili yazisina cevaben Basbakanlik Özellestirme Idaresinin gönderdigi 27.01.1997 tarih ve 0599 sayili yazisinda; ``Adi geçen sahsa ait olan Emperyal Otelcilik ve Turizm Ticaret A.S., 23.01.1995 tarihinde açilan HAVAS'in satisina iliskin ihalede teklif verdigi, ancak sözkonusu Sirketin istigal mevzuu ve yapisi itibariyle 4046 sayili Özellestirme Kanununun genel ilkelerine uygun olmadigi gözönüne alinarak adi geçen Sirket ihale disi birakilmistir.

Idarenin ekte gönderdigi, Disisleri Bakanliginin 01.03.1996 gün ve 1849-2242 sayili yazidan anlasildigina göre, Emperyal Otelcilik ve Turizm Ticaret A.S.'nin bu ihaleye alinmamasinin asil sebebinin, ABD Büyükelçiliginin verdigi 23.02.1995 tarihli nota'da, HAVAS'i satin almaya talip sirket sahibi Ömer Lütfi TOPAL'in,

Bakanliginin kayitlarina göre, 1977 yilindan bugüne kadar Avrupa ve ABD'ne yönelik, tesekkül halinde uyusturucu madde kaçakçiligina karistigina dair kayitlar bulundugu, 1979 yilinda Belçika'da uyusturucu madde kaçakçiligi suçundan 5 yil hapis cezasina mahkum edildigi, 1981 yilinda Belçika'dan ABD'ne iade edilerek, burada da eroin kaçakçiligi suçundan dolayi 5 yil hapis cezasina mahkum edildigi ve 1986 yilinda anilan ülkeden sinirdisi edildigi kaydedilmekte ve bu bilgilerin HAVAS'in özellestirilmesi amaciyla verilen teklifler degerlendirilirken dikkate alinabilecegi düsüncesiyle ilgili Türk makamlarinin dikkatine getirilmesinde yarar görüldügü belirtilmesi oldugu, anlasildiginin `` bildirildigi incelenmistir.(Ek:102)

C -SÖYLEMEZ KARDESLER ÇETESIYLE ILGILI INCELEME

1- T.C. T.B.M.M. Yasadisi örgütlerin devletle olan baglantilari ile Susurlukta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga kavusturulmasi amaci ile kurulan (10/89 110, 124, 125, 126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazi ile Içisleri Bakanligina yazilan yazida ``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan Baglantilari ve Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki iliskilerin Aydinliga Kavusturmasi Amaciyla Meclis Arastirma Komisyonu Kuruldugu, Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafia-Yasadisi Örgütler ile devlet iliskileri ve baglantilari, Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayi ve Arkasindaki Iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanmissa bu raporlarin ve varsa belgelerin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesi talep edildigi, Komisyonun bu yazisina Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce ayri ayri cevap verildigi;

A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK:2060-90- 96/Asys.Pl.(217053) sayili cevabi yazida: ``Söylemez Çetesi olarak anilan yaralama, adam kaçirma, alikoyma gibi organize suçlar isledigi belirlenen çetenin elemanlarindan evvelki astsubay Basçavus Mehmet Faysal Söylemez ve Fevzi Sahin, Adana-Pozanti TEM oto yolunda güvenlik kuvvetleri ile girdikleri silahli çatisma sonra ele geçirildigi saniklarin sorgulamalari sonucu elde edilen bilgiler dogrultusunda yapilan operasyonlarda olayla ilgisi oldugu tespit edilen (2)'si Kara Kuvvetleri Komutanligi Mensubu, (3)'ü Hava Kuvvetleri Komutanligi Mensubu, (1)'i 3. G.Kom.Mensubu olmak üzere toplam (6) Askeri personel, (3) Emniyet Mensubu ve (7) sivil sahis olmak üzere toplam (16) sanik, (7) tabanca, (14) Sarjör, (300) fisek, (50)gr (C-4) patlayicisi 2 parça C-3 TNT, 3 fünye, 186.900 DM Döviz ve 155.200.000 TL.si'nin ele geçirildigi, saniklari yargilanmalarinin devam ettigi, Jandarma üsttegmen Can Köksal'in Askeri Sura Karari ile Türk Silahli Kuvvetlerinden ilisiginin kesildigi'' bildirilmistir.

B- Emniyet Genel Müdürlügünün 8.12.1997 gün ve B.O5.1.EGM.0. 60.05. 03/2694-96 sayili cevabi yazilarinda: ``Konuya iliskin Emniyet Birimlerince düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi ifade edilmistir.Adi geçen dosyanin incelenmesinde özetle: Adana'da yakalanan Faysal ve Mustafa Söylemez tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütü ile bazi Emniyet Görevlileri arasinda iliskiler bulunduguna iliskin Sanliurfa Milletvekili Sedat Bucak tarafindan ortaya atilan iddialarin Mülkiye Müfettisleri ve Polis Müfettisleri tarafindan müstereken incelenmesi hakkinda Içisleri Bakanliginin 19.06.1996 tarihli onayinin oldugu, Emniyet Genel Müdürü Alattin Yüksel imzasi ile verilen 18.07.1996 tarihli sorusturma izin onayinda, Mehmet Sena, Faysal ve Mustafa Söylemez tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütüne katildiklari anlasilan 58652 sayili Baskomiser Halim Apaydin, 122330 sayili Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz ile 122184 sicil sayili Komiser Yardimcisi Mehmet Siddik Bakir haklarinda adli sorusturmanin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca yürütülmekte oldugu, disiplin mevzuati açisindan her üç sanik hakkinda sorusturma açilmasi gerektigi, Çankaya ilçesi eski Emniyet Müdürü Sedat Demir'in Söylemez Kardeslerce isletilen Ruwors Disko Bara Çankaya Emniyet Müdürlügünce mobilya alinmasi karsiliginda süresiz kapatilmis olmasina ragmen, barin yeniden açilmasina izin vererek görevini kötüye kullandiginin tespit edildigi, Sedat Demir'in mal varliginda izahi mümkün olmayan belirgin bir artisin görülmesi üzerine adi geçen hakkinda 3628 sayili kanuna göre islem yapilmak üzere düzenlenen tevdi raporunun Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina intikal ettirildigi, Sedat Demir hakkinda M.M.H. Kanun ve disiplin mevzuati uyarinca sorusturma açildigi, Söylemez Kardeslerin Istanbul Kiziltoprakta bulunan yazihanelerine 26.02.1996 tarihinde silahli baskin düzenlenmesi olayinda sorusturmanin Söylemez kardesler lehine yürütülmesi ve saniklara baski ve kötülük yapilmamasi karsiliginda Istanbul Emniyet Müdürlügü Cinayet Büro eski Amiri Erdal Durmaz'in rüsvet aldiginin tanik beyani ile tespit edildigi, bu nedenle düzenlenen dosyanin Istanbul Cumhuriyet Savcisi Sezgin ÖZDEMIR'in yazili talebi üzerine elden teslim edildigi, Erdal Durmaz hakkinda disiplin mevzuati açisindan da sorusturma açilmasi gerektigi, Içisleri Bakanligi Yüksek Disiplin Kurulunun 24.10.1996 tarih ve 1996/44 sayili karari ile Baskomiser Halim Apaydin, Komiser Yardimcisi M.Siddik Bakir, Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz'un Devlet Memurlugundan çikarilmalarina karar verildigi, Emniyet Genel Müdürlügü Yüksek Disiplin Kurulunun ise 26.11.1996 tarih ve 199/308 sayili karari ile yukarida adi geçen Emniyet Mensuplarinin meslekten çikarilmalarina karar verildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:103)

2- Komisyon Baskani Mehmet Elkatmis'in imzasi ile Adalet Bakanligina gönderilen 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/3 sayili yazida; Komisyonun görev alanina giren Ömer Lütfi Topal Söylemezler Çetesi, Tevfik Agansoy, Susurluk Olayi, 1978 Bahçelievler Katliami, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili tahkikat dosyalarinin komisyona acilen gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:74)

3- Adalet Bakanliginin 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili cevabi yazilarinda; Susurluk, Ömer Lütfi Topal ve Bahçelievler Katliami ile ilgili dosyalarin fotokopilerinin sunuldugu diger sorusturma ve kogusturmalarla ilgili dosyalarin daha sonra gönderileceginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:74)

4- Komisyon Baskanliginca Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina yazilan 10.01.1997 tarih ve A.1.01.GEÇ.10/89-117 sayili yazi ile kamuoyunda Söylemez Kardesler Çetesi olarak bilinen kisilerden rüsvet aldiklari bahis ile haklarinda dava açilan Halim Apaydin ve diger Emniyet görevlileri hakkindaki dava dosyalarinin onayli birer örneginin komisyon görevlisi Akman Akyürek'e elden teslim edilmelerinin istenildigi. incelenmistir.(Ek:104)

5- Adalet Bakanliginca Komisyona gönderilen 8.01.1997 tarih ve 763 sayili yazi ile de; Söylemez Çetesi hakkinda Istanbul (6) No'lu DGM'e açilan kamu davasina ait evraklarin onayli fotokopi suretleri gönderilmistir.Buna göre;

Gerek Adalet Bakanligi gerekse Istanbul (6) No'lu DGM Bassavciligindan komisyonumuza intikal eden bilgi ve belgeler ile Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanmis olan 27.12.1996 tarih ve Hazirlik: 1996/1321 Esas: 1996/1711 Iddia: 1996/1584 sayili iddianamenin incelenmesinde: Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç, Ümit Atay, Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan Okman, oktay Saglam, Muhsin Çayar, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci Felmi Uzal, Çerkes Gebeloglu, abdullah Alaca, Süleyman Sahin'in sanik oldugu, Saniklardan, Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ile Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç ve Ümit Atay haklarinda Cürüm islemek için tesekkül olusturmak, diger saniklar hakkinda ise cürüm islemek için olusturulan tesekküllerin üyelerine bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarindan dava açildigi,

- iddianamede, saniklarin isledikleri suçlar ile ilgili olarak:

Saniklardan Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in kardes bulunduklari, 1993 yili Kasim ayinda Sason Ilçe Emniyet Müdürlügünde komiser yardimcisi olarak görevli bulunan sanik Mustafa'nin istifa ederek Ankara'ya geldigi ve birlikte Ankara'da oturan, Ankara Numune Hastanesinde görevli doktor olan sanik Mehmet Sena ile birlikte ayni evde kaldiklari, 1994 yili Ocak ayi içinde sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da bulunan ``Romors Disko'' isimli bara ortak oldugunu, 02.04.1994 tarihinde bu yerde meydana gelen olay sonucunda ``Bucak'' asiretinde Memduh Sultan Bucak ve arkadaslari Ahmet Oynak ve Vahap Akpinar'in sanik Mustafa Söylemez ve anilan barda çalisan Sait Aydin tarafindan silah ile ates edilerek öldürüldükleri, olay sirasinda Mehmet Sena'nin yaralandigi, olaydan sonra kaçan sanik Mustafa'nin, kendisini daha önce tanidigi Samsun ilinde komiser yardimcisi olarak görevli bulunan sanik Mehmet Siddik Bakir'in evinde bir süre kaldigi, daha sonra Istanbul'a gelerek degisik yerlerde kaldigi ve 1994 Aralik ayinda görevinden emekli olarak ayrildigi, sanik Mehmet Sena'nin 1994 Agustos ayinda Paris'e gittigini, 1994 Aralik ayi içinde Ankara'da bulunan ``Time Out'' isimli sirketin ortaklarindan Aykut isimli sahis ile sanik Mehmet Faysal'in görüstügü, 1995 yili baslarinda sanik Mehmet Sena'nin Paris'ten döndügü, 1995 Subat ayi sonlarinda saniklar Mehmet Sena ve Mehmet Faysal'in anilan sirkete birlikte gittikleri, bu yerde görevlilerce tabancalari ile birlikte yakalandiklari, hakkinda yasal islem yapildigi, Sanik Mehmet Ankara'da Halil Kaya isimli kisiyi tehdit ile alikoydugu ve kendisinden para aldigi,

1995 yili baslarinda sanik Mehmet Faysal'in talimati ile sanik Mehmet Siddik Bakir'in Mehmet Faysal ile birlikte çalisan sanik Sahin ile birlikte Siirt iline giderek, bu yerde görev yapan Üsttegmen Can Köksal'dan Ikiyüzmilyon lira karsiliginda, bir adet G-3 marka tüfek ve dürbün satin aldiklari ve ayrica satin almak istedikleri diger silahlari da siparis verdikleri, sanik Mehmet Faysal'in talimati üzerine anilan silah ve dürbünü Istanbul'a getirdikleri ve sanik Mehmet Faysal'a teslim ettikleri, daha sonra siparis edilen silahlarin sanik Mehmet Faysal tarafindan, para karsiliginda sanik Can'dan alindigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati üzerine, sanik Can'in bir adet Kalashinikov marka tüfek ve bir adet tabanca temin ettigi ve Siirt Iline gelen sanik Fevzi Sahin'e teslim ederek, birlikte Ankara'ya geldikleri, sanik Can'in sanik Mehmet Sena ile tanistigi, sanik Mehmet Sena'nin kendisinden plastik patlayici madde, fünye ve saniyeli fitil temin etmesini istegi, Siirt iline dönen sanik Can'in, istenilen patlayici maddeleri görev yaptigi askeri birliginden temin ettigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati üzerine Ankara'ya gittigi ve sanik Fevzi Sahin ile bulusarak, sanik Fevzi'nin kullandigi oto ile Iskanbul'a geldikleri, saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve yakalanamayan sanik Cazim Koç ile bulustulari, sanik Mehmet Sena'nin, sanik Can'a birlikte çalismayi önerdigi, hasimlari bulunan bir sahsi öldüreceklerini, olaydan sonra kaçmak için kendilerine yardimci olmasi gerektigini açikladigi, sanik Can'in bu öneriyi kabul ettigi;

10/10/1995 tarihinde, Istanbul 1.Nolu DGM'nin 1996/125 Esas sayili davasinda cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Arif Yanik ve Abdülhalim Kahraman ile sanik Mehmet Sena Söylemez'in Tonguz Kazim Çagatan'a ait, Muhittin Yurtseven adina tapuda kayitli, Ilimiz Kadiköy Erenköy'de bulunan arsayi, Muhittin Yurtseven'i silah ile tehdit ederek, sanik Mehmet Sena Söylemez adina, Kadiköy Tapu Sicil Müdürlügünde kayit ettirdikleri ve anilan arsanin Abdurrahman Gölbasi isimli kisiye, yetmismilyar lirasi pesin olmak üzere, yüzaltmismilyar liraya satildigi, bu satisa aracilik yapan sanik Çerkes Gebologlu ve yakalanamayan sanik Selahattin Can'a birer milyar lira verildigi, olay ile ilgili sorusturmanin Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/7394 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

1995 yili sonlarinda, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet sena Söylemez'in, Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan Ahmet Söylemez ve Arif Yanik ile birlikte, magdur Osman Aydin'i, Ilimiz Küçükcekmece Ilçesinde silah ile tehdit ederek korkuttuklari ve bu sekilde magdurun kendilerine ikiyüzbin dolar vermesini sagladiklari;

10/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan Mehmet Faysal Söylemez, Ahmet Söylemez, Abdülhalim Kahraman ve Arif Yanik ile birlikte, sanik Mehmet Sena Söylemez'in, Ömer Çetinsaya ve Selçuk Hüryasar isimli kisileri silah ile tehdit ederek alikoyduklari, Ömer Çetinsaya'nin isyerindeki hissesini kendisini tehdit ederek, sanik Ümit Atay adina Kadiköy 12. Noterliginde devir islemini yaptirdiklari, saniklarin yakalanmasindan sonra, Istanbul Maltepe Ilçesinde yapilan aramada, Ömer Çetinsaya'dan alinan, Ümit Atay adina, düzenlenmis vekaletnamenin ve Ömer Çetinsaya'ya imzalatilan iki adet kagidin ele geçirildigi, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/85 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

12/02/1996 tarihinde, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin, sanik Sevki Anlar'a ait isyerinde, Yalçin ve Bülent Kiliç isimli kisileri silah ile tehdit ederek, yirmibes adet oto ve iki adet üçmilyar liralik çek aldiklari, iki otonun giyabi tutuklu sanik Davut Sahin adina kayit ettirildigi, alinan üç milyar liralik çeklerden birinin sanik Sevki Anlar'a, digerinin ise sanik Halim Apaydin'a verildigi, olay ile ilgili sorusturmanin Beyoglu Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/7693 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

26/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. Nolu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Baris Bedirhan Çinar, Abdülhalim Kahraman, Arif Yanik, Ahmet Söylemez ve 12/03/1996 tarihinde Inegöl Ilçesinde öldürülen Ibrahim Yüce ile sanik Mehmet Sena'nin, Ilimiz Kadiköy Ilçesi Kiziltoprak'ta bulunan isyerinde birlikte bulunduklari sirada meydana gelen olayda, Komiser Yardimcisi Mehmet Hakan Findik ve Polis Memuru Ragip Lale'nin tabancalarinin, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena tarafindan alindigi, Sait Aydin isimli kisinin, Ömer Çetinsaya tarafindan öldürüldügü, Seref Aydin isimli kisinin yaralandigi, Komiser yardimcisi Mehmet Hakan Findik'tan alinan 9 mm. çapli CZ 75 model tabancanin, saniklar yakalandiktan sonra Ankara, Eryaman semtindeki evde yapilan aramada ele geçirildigi, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/82 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

12/03/1996 tarihinde, Eskisehir Cezaevinde tutuklu bulunan Ahmet Söylemez'i ziyaretten dönen Mehmet Nasir Söylemez ve Resul Söylemez'in öldürülmesinden sorumlu tutuklulari Ibrahim Yüce ile saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin Yalova'da bulustuklari, saniklarin otosuna binen Ibrahim Yüce'nin, Inegöl Ilçesinde otodan indirildigi ve sanik Mehmet Sena tarafindan tabanca ile ates edilerek öldürüldügü, olaya iliskin sorusturmanin Inegöl Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/489 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

04/04/1996 tarihinde, Kadiköy Kiziltoprak'taki isyerinde Sait Aydin'in öldürülmesi, Seref Aydin'in yaralanmasindan sorumlu tuttuklari Ömer Çetinsaya nedeniyle, ``Çetinsaya'' ailesine karsi eylem yapmaya karar veren saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez'in, bu konuda hazirlik yaptiklari, Silopi Ilçesinde Astegmen olarak görevli bulunan sanik Mehmet Siddik Bakir ve Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde görevli bulunan komiser yardimcisi Nazif Yavuz'u Istanbul'a çagirdiklari, Ilimiz Bakirköy, Ataköy'de oturdugunu belirledikleri Ahmet Çetinsaya'yi öldürmeye karar verdikleri, saniklar Davut Sahin ve Nazif Yavuz'un, Ahmet Çetinsaya'nin evden çikisini bildirmek için sanik Davut'a ait oto ile Ahmet Çetinsaya'nin evinin önüne gittikleri, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal, Mustafa ve Mehmet Siddik'in, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi, olaydan bir ay kadar önce Ankara'da sanik Halim Apaydin tarafindan, kullanilmasi için sanik Mehmet Faysal'a verilen 06 VAM 11 plaka sayili beyaz renkli, Tempra marka oto ile eylem yerine gittikleri, sanik Mehmet Faysal'in otoda bekledigi, diger saniklarin lav silahlari ve Kalashinikov marka silah ile olay yerinde bekledikleri, sanik Mehmet Siddik'in komiser yardimcisi rütbeli üniformayi, sanik Mustafa'nin polis üniformasini giydigi, sanik Nazif Yavuz'un, evinden çikan ve zirhli otosuna binen Ahmet Çetinsaya'nin evinden ayrildigini cep telefonu ile sanik Mehmet Faysal'a bildirdigi, sanik Mehmet Faysal'in bekledikleri yerde polis otosu görmesi üzerine, diger saniklari da otosuna alarak eylemi gerçeklestiremeden olay yerinden ayrildiklari, olay yerinde yapilan aramada, olayda kullanilacak lav silahlarina ait kapak ve kayislarinin bulundugu, olayda kullanilmak istenilen silahlarin da saniklara ait evlerde yapilan aramalarda ele geçirildigi;

20/04/1996 günü, saniklar Mehmet Sükrü Engin ve Fehmi Uzal'in topladigi bilgiler ve saniklar Can ve Ümit Atay'in arastirmalari sonucu ``Çetinsaya'' ailesinden intikam almak amaciyla, Söylemez kardeslerin öldürmeye karar verdikleri Hakan Çetinsaya'nin isyeri ve evini belirledikleri, 34 MBM 67 sahte plakali Mercedes marka oto ile, Ilimiz Kadiköy Göztepe'de oturan Hakan Çetinsaya'nin evinin önünde saniklar Mehmet Sena, Mustafa, Mehmet Faysal ve Can'in bekledikleri, toplanan bilgilerden 34 VP 555 plaka sayili beyaz renkli Mercedes marka otoyu kullandigini belirledikleri Hakan Çetinsaya'nin, anilan oto ile geldigini gördükleri, saniklar Mehmet Sena ve Mustafa Söylemez'in otodan inerek, anilan otoya tabancalari ile ates ederek oto içinde bulunan Hakan Çetinsaya ve Halit Piskinbas'i öldürdükleri, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi ve sanik Can'in da içinde bulundugu 34 MBM 67 sahte plakali otoya binerek, birlikte olay yerinden kaçtiklari, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/183 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

22/04/1996 tarihinde, sanik Nihat Koç'un, saniklar Mustafa ve Mehmet Sena'nin talimatlari uyarinca, sanik Can Köksal tarafindan kendisine verilen el bombasini Ilimiz Sisli Ilçesinde bulunan Bülent Kiliç'a ait oto galerisine atarak, patlattigi, olay ile ilgili sorusturmanin Sisli Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/12814 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

12/03/1996 tarihinde meydana gelen Eskisehir Ilindeki öldürme olayindan sonra, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa'nin Ankara'da oturan Dogru Yol Partisi Sanliurfa Milletvekili Edip Sedat Bucak'a karsi eylem yapmaya karar verdikleri, kendisini izlemek için Ankara Bahçelievler semtindeki Bucak'in isyeri karsisinda bulunan bir daireyi, sanik Süleyman Sahin adina satin aldiklari, ancak Bucak'in isyerini bu yerden tasidigini ögrenen saniklarin, satin aldiklari evi tekrar sattiklari, saniklarin TBMM binasi çikisinda adi geçene eylem yapmaya karar verdikleri, ancak bu yerde bulamadiklari ve bu nedenle bu eylemden vazgeçtikleri;

Sanik Söylemez kardeslerin, Siverek Ilçesinde bulunan Edip Sedat Bucak'in oturdugu eve yönelik, kiralayacaklari bir helikopter ile gerçeklestirmeyi düsündükleri eylem için silah temin etmeye karar verdikleri, 1996 Mayis ayi içinde sanik Mehmet Faysal'in 1. Ordu Hava Alay'inda görevli Astsubay arkadasi sanik Numan Okman ve onun araciligi ile ayni yerde görevli Astsubay sanik Oktay Saglam ile iliski kurdugu ``Lancer'' isimli silahi kendilerine vermesini, anilan silahin örnegini yaptiracaklarini ve iade edeceklerini açikladigi, saniklar Mehmet Sena ve Can'in bu sekilde anilan silahi sanik Astsubay Oktay Saglam'dan aldiklari ve Ankara'ya getirdikleri, sanik Mehmet Faysal'in Erzincan Ilinde görev yapan arkadasi Astsubay sanik Kamil Türk ile de iliski kurdugu ve kendisinden roket mermisi ve roket motoru istedigi, sanik Kamil Türk'ün öneriyi kabul ettigi ve sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da birlikte oturduklari Astsubay arkadasi sanik Cevdet Kocak ve sanik Ümit Atay'in babasi olan emekli Astsubay Zeki Atay'i Erzincan'a gönderdigi, sanik Cevdet'in, sanik Kamil türk'ten görevli oldugu askeri birlige ait dört adet roket mermisi ve dört adet roket motorunu alarak, sanik Zeki Atay ile birlikte Ankara'ya getirdikleri, bir kisim saniklar yakalandiktan sonra Ankara Ümitköy semtinde bulunan evde yapilan aramada anilan Lancer silahinin ve roket mermileri ile motorlarinin ele geçirildigi, sanik Mehmet Faysal'in sanik Cevdet kocak ile birlikte kaldigi Ankara Eryaman Demirer Sitesindeki evde yapilan aramada ele geçirilen iki adet, helikopterler de kullanilan makineli tüfek mermilerinin de sanik Cevdet Kocak tarafindan temin edildigi,

Sanik Söylemez kardeslerin Mersin ilinde oturan, adresini belirledikleri ``Bucak'' asiretinden Osman Bucak'i öldürmeye karar verdikleri, sanik Mehmet Faysal'in talimati ile sanik Ümit Atay'in Mersin'e gittigi ve Osman Bucak'in evine yakin Soli Sitesinde ev kiraladigi ve babasi sanik Zeki Atay'in çikardigi ikametgah belgeleri ile üç adep cep telefonu satin aldtigi, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ve Fevzi Sahin'in de Mersin'e gittikleri, bu yerde bekleyen sanik Ümit Atay ile bulustuklari, kiralanan ve Osman Bucak'a ait evleri ve çevrelerini inceledikleri, sanik Mustafa'nin Mersin ilinde kaldigi, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Fevzi Sahin'in Pozanti Ilçesinde sanik Can ile bulustuklari, sanik Can'a ait 56 G 0008 plaka sayili otoyu sanik Ümit Atay ve sanik Ümit'in Adana'dan çagirdigi ve bu yere gelen babasi sanik Zeki Atay ile Mersin'e gönderdikleri, sanik Mustafa'nin siparisi üzerine sanik Can'in getirdigi bir adet B47728Z seri sayili Baretta marka tabanca ile, bir adet G-3 tüfegine ait dipçigin, Tarsus ilçesinde arama yapan görevlilerce bu otoda bulundugu ve alikonuldugu, saniklar Ümit ve Zeki Atay'in, sanik Can'a ait anilan otoyu Mersin'e götürdükleri, anahtarlarini bu evde bulunan sanik Mustafa'ya teslim ederek Adana'ya döndükleri, Istanbul'a gelen saniklardan Mehmet Faysal ve Can'in eylemde kullanilmak üzere, iki adet cep telefonnu bomba haline getirmesi için, Ilimiz Kartal Ilçesinde oturan Astsubay olarak görevli sanik Muhsin Çayan'in evine götürdükleri, sanik Muhsin Çayan'in sanik Can ile birlikte cep telefonlarini patlayici madde patlatmaya yarar hale getirdikleri, saniklar Mehmet Faysal ve Can tarafindan hazirlanan cep telefonlarindan bir tanesinin fünye patlatilarak denendigi ve kullanilmaya elverisli oldugunun belirlendigi, saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal, Can ve Fevzi'nin 06 VVS 45 plaka sayili Mercedes marka oto ile Istanbul'dan Ankara'ya gittikleri, Ankara Ümitköy'de bulunan evde gizledikleri, sanik Can'in görevli oldugu askeri birlikten temin ettigi plastik patlayicilari ve fünyeleri ve silahlari alarak otoya yerlestirdikleri ve Mersin iline hareket ettikleri, saniklari izleyen ve Mersin iline gitmekte bulunduklarini ögrenen Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Cinayet Bürosu görevlilerinin 11/06/1996 günü Pozanti ilçesi girisinde Adana ve Pozanti Emniyet Müdürlügü görevlileri ile birlikte, saniklari yakalamak için önlem aldiklari, saat:01.15 siralarinda saniklara ait 06 VVS 45 plaka sayili otonun turnikeler girisinde görevlilerce durduruldugu, görevlilerce saniklardan, otodan inmeleri ve kimliklerini göstermeleri istenildigi, otodan inen saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena Söylemez'in tabancalari ile görevlilere ates ettikleri, görevli polis memurlari Murat Uzun ve Ziyaettin Ferman'in yaralandigi, görevlilerin karsilik verdikleri ve çatisma sonucunda saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena Söylemez'in yarali olarak, saniklar Mehmet Faysal Söylemez ve Can Köksal ile birlikte yakalandiklari, sanik Fevzi Sahin'den Browning marka L.41666 seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Mehmet Sena Söylemezden Baretta marka B.45067.Z seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Can Köksal'dan Baretta marka B.44702.Z seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Mehmet Faysal Söylemez'den Browning marka 72145 seri sayili 9 mm. çapli ve Browning marka L.39903 seri sayili 9 mm. çapli tabancalar ve mermilerinin ele geçirildigi, anilan otonun bagajinda yapilan aramada, çanta içerisinde Baretta marka L.11728 seri sayili 9 mm. çapli otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjörler ve altmis adet mermi, anilan tabancaya ait susturucu, bir adet kelepçe ve anahtari, yirmi adet 9 mm. çapli mermiler, iki adet 16 mermi kapasiteli bos sarjörler, iki parça halinde 485 ve 566 gram agirliginda C-3 tabir edilen TNT patlayici, 23 gram agirliginda C-4 plastik patlayici, üç adet elektrikli fünye, iki adet uzaktan kumanda ile patlayici madde patlatmaya elverisli hale getirilen Ericson marka cep telefonlari, otonun içinde bulunan el çantasi içerisinde, bir adet SHE marka 5191V seri sayili, 7.65 mm. çapli otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjör ve ondört adet mermi, 14 ve 16 mermi kapasiteli, içlerinde otuz adet 9 mm çapli dolu mermi bulunan sarjörler, 150.000 (Yüzellibin) Alman marki, 62.000.000 TL. (Altmisikimilyon) para ele geçirildigi, sanik Fevzi Sahin'in üzerinde yapilan aramada, 28.500.000 TL (Yirmisekizmilyonbesyüzbin) 900 (dokuzyüz) Alman marki para ve 06 VVS 45 plaka sayili otonun yakalanamayan sanik Casim Koç adina kayitli bulundugunu gösterir Trafik Tescil belgesi, sanik Mehmet Sena Söylemez'in üzerinde yapilan aramada ``Samih Tosunoglu'' adina düzenlenmis, kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 3.750.000 TL. (Üçmilyonyediyüzellibin) para, sanik Mehmet Faysal Söylemez'in üzerinde yapilan aramada 23.060.000 TL (Yirmiüçmilyonaltmisbin) ve 36.000 (Otuzaltibin) Alman marki paranin ele geçirildigi, ele geçirilen suç esyalarina ve suçta kullanilan 06 VVS 45 plaka sayili otoya, 11/06/1996 günlü ``Olay, yakalama, tesbit ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;

Yakalanan saniklari Mersin'de bekleyen sanik Mustafa'nin, daha önce kararlastirilan sekilde 11/06/1996 günü Mersin'e gelmemeleri üzerine, Adana'da bulunan sanik Ümit'i Mersin'e çagirdigi, birlikte gelecek olan saniklari arastirdiklari, isimleri geçen saniklarin Pozanti Ilçesinde yakalandiklarini ögrendikleri, sanik Mustafa'nin, Ankara'da bulunan evlerindeki silahlar ve patlayici maddeleri almak için, sanik Mehmet Siddik Bakir üzerine kayitli bulunan 34 MBM 27 plaka sayili Mercedes oto ile Ankara'ya geldigi, Ankara'da oturan komiser yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un evine gittigi, görüstükleri ve evlerde bulunan silahlari Istanbul'a tasimaya karar verdikleri, 12/06/1996 günü saat 11.00 siralarinda saniklar Mustafa ve Nazif Yavuz'un, sanik Nazif'e ait 06 VNR 05 plaka sayili otosu ile Ankara, Eryaman Demirer Sitesi A-3/5 Kat: 11.45 sayili eve geldikleri, yakalanan sanik Mehmet Faysal'in, açiklamalari üzerine Emniyet görevlilerinin 11/06/1996 günü anilan eve geldikleri ve arama yaptiklari ve bu evde bekledikleri, eve gelen saniklar Mustafa ve Nazif'in görevlileri gördükleri ve silah ile ates ederek kaçtiklari, sanik Mustafa'nin evin önünde yakalandigi, üzerinde yapilan aramada, ``Abdullah Altiok'' adina düzenlenmis, kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 9 mm. çapinda 245 PZ 26350 seri sayili Browning marka tabanca ve mermileri, bir adet cep telefonu, 34 MBM 27 plaka sayili otoya ait motorlu araç trafik ve motorlu araç tescil belgeleri, üzerinde eylem yapmayi düsündükleri sahislara ait isim, adres, telefon ve oto plaka numaralari yazili bulunan liste, telsiz ile iliski kurmaya yarayan üzerinde sifreli numaralarin yazili oldugu liste, 76.000 (Yetmisaltibin) Alman marki ve 5.000.000 (Besmilyon) TL. para ele geçirildigi ve 12/06/1996 günlü ``Olay-yakalama ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi bu esyalara elkonuldugu sanigin gösterdigi 34 MBM 27 plaka sayili otoda yapilan aramada, 308 ve 27191777 seri sayili iki adet Salashinikov marka makinali tüfekler, on adet sarjör, yüz adet mermi, iki adet elbombasi, bir adet el telsizi, tapu senetleri, ev anahtarlari ve oto tescil belgelerinin ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin yakalandigi Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evde yapilan aramada iki alet Lav silahi, bir adet ``kanas'' tipi 53406 seri sayili Dragunov marka suikast silahi ve üç adet sarjörü, bir adet Kalashinikov marka 56/12717644/38541/3008399 seri sayili makinali tüfek ve dört adet sarjörü, bir adet SHE marka, numarasiz makinali tabanca, iki adet sarjörü, 9mm. çapli Ceska marka, numarasi kazinmak suretiyle yokedilmis tabanca ve sarjörü ``komiser yardimcisi M.Hakan Findik'tan alinan tabanca'', bir adet dürbün, üç adet savunma tipi el bombasi, bes adet MKE yapisi ses bombasi, on adet fünye, üç adet kelepçe, bir adet askeri çelik yelek, bir adet pasaport, mermiler, onbir adet askeri rütbe apoletleri, 06 ND 777 sayili oto plakalari, sanik Mehmet Sena'ya ait sürücü belgesi, Yusuf Yetis Kalyoncu isimli kisiye ait nüfus cüzdani, sekiz adet sanik Mustafa'ya ait polis koleji ve akademisinden verilen kimlikler, sanik Cevdet Kocak'a ait Astsubay kimligi, sanik Mehmet Sena'ya ait Tegmen kimligi, sanik Mustafa'ya ait nüfus cüzdani, anilan evin sanik Cevdet Kocak ve hakkinda ekli takipsizlik karari verilen Oktay Karagöz tarafindan 15 Subat 1994 tarihinde kiralandigini gösterir kira kontratosu, sanik Mehmet Sena'ya ait nüfus cüzdani, Ahmet Çelikhan adina düzenlenmis pasaport, sanik Mehmet Sena'ya ait TTBO tarafindan verilen kimlik ve banka kartlari, 7.65 mm. çapli tabancalara ait bos sarjör, iki adet uçaksavar mermisi, çok sayida polis ve asker üniformasi ele geçirildigi ve 11/06/1996 günlü ``Kapi açma tesbit ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;

Sanik Mehmet Sena'nin talimati ile, sanik Nazif Yavuz tarafindan kiralanan Ankara Ümitköy Korukent Gülbeyaz Sitesi 40 sayili evde yapilan aramada, bir adet Lancer, iki adet lav silahi, dört adet roket mermisi, dört adet roket motoru, yirmisekiz adet elektrikli fünye, bir adet 65444116 seri sayili G-3 piyade tüfegi, tüfege ait bes adet sarjör ve seksensekiz adet mermi ve bir adet dürbünü, 7.60 metre saniyeli fitil ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin yerini gösterdigi, Ankara, Eryaman semtinde bulunan, suçta kullanilmak amaciyla satin alinan ve sanik Fevzi Sahin adina kayitli 06 VNR 50 plaka sayili Mithsubishi marka minibüse de elkonuldugu;

Ilimiz Maltepe Ilçesi Zümrütevler Kamyoncular Sitesi B.Blok 27 sayili, sanik Mehmet Faysal'in gösterdigi evde yapilan aramada, bir adet pompali tüfek ve mermisi, askeri elbiseler, Ömer Çetinsaya'dan, sanik Ümit Atay adina alinan vekaletname, Ömer Çetinsaya tarafindan imzalanan iki adet bos kagit, çesitli arsalara ait projelerin ele geçirildigi;

Sanik Çerkes Gebologlu'na ait Ilimiz Üsküdar Selimiye Serifkuyu Sokak 17/2 sayili evde yapilan aramada, 9 mm. çapli Tariq marka 31322389 seri sayili tabanca, 38 kalibre Cap Mauser marka 05716 seri sayili toplu tabanca, 8 mm. çapli gaz tabancasi, yirmibes adet 7.65 mm. çapli mermiler, 357 Cal çapli bir adet mermi ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin, 12/06/1996 günü Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evin önünde yakalandigi sirada silahli çatismaya girerek, yaninda bulunan ve kaçan kisinin sanik Nazif Yavuz oldugunu açiklamasi üzerine 14/06/1996 günü Ankara Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islemleri Daire Baskanliginda görevli komiser yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un yakalandigi, 06 VNR 05 plakali Broadway marka otosuna elkonuldugu, sanik Nazif'in yukarida açiklanan 04/04/1996 tarihinde Ilimiz Bakirköy Ilçesinde meydana gelen taammüden adam öldürmeye eksik kalkisma suçuna istirak ettigi, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen 400.000 (Dörtyüzbin) Alman markini Ankara Ilinde Sümerbank Yenisehir Subesine Türk Lirasi ve döviz hesabi olarak yatirdigi, 1996 Nisan ayi sonlarinda, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile anilan hesaptan 100.000 (Yüzbin) mark alarak, sanik Mehmet Sena'ya verdigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile Ankara Ümitköy Korukent'te bulunan evi kiraladigi, anahtarlarini sanik Mehmet Faysal tarafindan satin alinarak, sanik Nazif adina kayit ettirildigi ve kendisine verildigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile görevli bulundugu yerdeki bilgisayar kayitlarindan, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen Istanbul ve Ankara plakali otolarin sahiplerini ve adreslerini belirledigi ve sanik Mehmet Sena'ya verdigi, alinan bilgilerin bir kisminin sanik Mustafa Söylemez'in üzerinde yapilan aramada, kagida yazili olarak ele geçirildigi;

Saniklar Ümit Atay ve Zeki Atay'in 04/07/1996 tarihinde yakalandiklari, sanik Ümit Atay'dan, sanik Mehmet Faysal tarafindan verilen 9 mm. çapli L-42246 seri sayili Browning marka tabancanin ele geçirildigi ve hakkinda Tarsus Cumhuriyet Bassavciliginca islem yapildigi, sanik Ümit'in açiklamasi üzerine Adana'da bulunan evinde 9 mm. çapli 39279 seri sayili Cz 75 model tabancanin da ele geçirildigi;

Sanik Halim Apaydin'in, sanik Söylemez kardesler ile 02/04/1994 tarihinde Ankara'da meydana gelen üç kisinin öldürülmesi olayinin sorusturmasi sirasinda, görevi nedeniyle tanistigi, 25/02/1996 tarihinde sanik Söylemez kardeslerin karistigi Ilimiz Kadiköy Ilçesinde meydana gelen ve Sait aydin'in öldürülmesiyle sonuçlanan olaydan sonra, sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da görevli bulunan sanik Halim'i aradigi, bu olay nedeniyle kendilerine yardimci olmasi için Istanbul'a çagirdigi, Istanbul'a gelen sanik Halim'e 25/02/1996 günlü olayi anlattigi ve kendilerine yardim etmesini istedigi, sanik Halim'in, suç tarihinde Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi olarak görevli bulunan Deniz Gökçetin ve suç tarihinde Istanbul Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Bürosu amiri olarak görevli bulunan erdal Durmaz ile görüstügünü ve kendilerine 5.000.000.000 (Besmilyar) TL. verilmesi halinde yardimci olacaklarini sanik Mehmet Faysal'a açikladigi, 12/03/1996 tarihinde Eskisehir'de öldürülen Resul Söylemez ve Mehmet Faysal'in Yalçin Kiliç'tan almis olduklari 3.000.000.000 TL (Üçmilyar) bedelli çeki teminat olarak sanik Halim'e verdikleri, bir süre sonra sanik Halim'in tanistirdigi, Halim Karatas isimli kisinin sanik Mehmet Faysal ve ölen Resul Söylemez ile bulustugu ve kendilerine, büro amiri Erdal Durmaz'in 1.250.000.000 (Birmilyarikiyüzellimilyon) istedigini söyledigi, sanik Mehmet Faysal'in 1.000.000.000 TL (Birmilyar) verdigi, sanik Halim Apaydin'in talimati ile Istanbul'a gelen, sanik Halim'in arkadasi Muzaffer Fidan isimli kisiden 7.500 (Yedibinbesyüz) mark borç aldiklari ve ölen Resul Söylemez ile Halim Karatas'in 1.000.000.000 TL (Birmilyar) ve 7.500 (Yedibinbesyüz) mark parayi büro amiri Erdal Durmaz'a verdikleri, sanik Halim tarafindan tahsil edilmek istenilen 3.000.000.000 TL (Üçmilyar) bedelli çekin daha sonra ele geçirildigi ve bu konuda sorusturma yapildigi, olayda isimleri geçen saniklar Halim Apaydin, Mehmet Faysal Söylemez ile Deniz Gökçetin, Erdal Durmaz, Halim Karatas haklarinda Istanbul Cumhuriyet Bassavciliginca açilan 1996/29831 Hazirlik sayili sorusturma sonucunda, cebri irtikap, rüsvet almak, rüsvet vermek ve 3628 S.K. aykirilik suçlarindan 05/09/1996 günlü iddianeme ile görevli Istanbul Agir Ceza Mahkemesi Baskanligina kamu davasi açildigi;

Saniklardan Cafer Engin'in, sanik Mehmet Sükrü Engin'in kardesi olup, suç tarihinde, Eminönü Belediye Baskani olan Ahmet Çetinsaya'nin korumaligini yaptigi, sanik Mehmet Sükrü'nün, sanik Cafer'den, Ahmet Çetinsaya hakkinda aldigi bilgileri, sanik Söylemez kardeslere ulastirdigi;

Sanik Metin Savci'nin, sanik Davut Sahin'in arkadasi oldugu, sanik Davut'un kendisinden, Ahmet Çetinsaya hakkinda bilgi toplayabilecek bir sahsi bulmasini istedigi, sanik Metin'in, arkadasi sanik Mehmet Sükrü engin i, bu nedenle sanik Davut ile tanistirdigi, birlikte saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ile bulustuklari, sanik Mehmet Sükrü'nün, Ahmet Çetinsaya hakkinda bilgi toplayarak sanik Söylemez kardeslere ulastirmasinda yardimci oldugu;

Sanik Abdullah Alaca'nin, sanik Mehmet faysal'in talimati ile, 26/02/1996 günlü ilimiz Kadiköy'de meydana gelen olayda yaralanan, saniklar Söylemez kardeslerin yakini bulunan Seref Aydin ile tedavi gördügü Istanbul Numune Hastanesinde görüstügü, sanik Fevzi Sahin'in talimati ile, üç adet cep telefonu alarak kendisine teslim ettigi;

Açiklanan sekilde saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Küç ve Ümit Atay'in kasten adam öldürmek, adam kaldirmak cürümlerini islemek için silahli olarak tesekkül olusturmak, saniklar Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan Okman, Oktay Saglam, Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci, Fehmi Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman Sahin'in, cürüm islemek için olusturulan tesekküllerin üyelerine bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarini islemis bulunduklari ``Deliller'' bölümünde açiklanan, birbirini dogrulayan ve tamamlayan delillerle anlasilmis bulundugundan;

Anilan tesekkülün yöneticileri durumunda bulunan saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in hareketlerine uyan TCK.313/2-34,31,33,40 Maddeleri;

Saniklar Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç ve Ümit Atay'in hareketlerine uyan TCK.313/2-3,31,40 Maddeleri;

Saniklar Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet kocak, Kamil Türk, Numan Okman, Oktay Saglam, Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci, Fehmi Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman Sahin'in hareketlerine uyan TCK.314/1,40 maddeleri;

Geregince ayri ayri cezalandirilmalarina karar verilmesinin talep edildigi,'' incelenmistir (Ek:105) 6- Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.1.1997 tarih 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,

Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 25.8... sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginca hazirlatilmis olan raporun Söylemez Kardesler Çetesi ile ilgili bölümünde: Söylemez Kardesler Çetesi ile ilgisi olan emniyet görevlileri hakkinda Mülkiye ve Polis Müfettislerince yapilan sorusturmalar sonucunda:

a- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken Kars ili emniyet kadrosuna atanan ve 11.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi addedilen Sedat Demir'in irtikap, rüsvet, yetki ve nüfuzunu kendisine ve baskasina çikar saglamak amaciyle kötüye kullanmak suçlarindan dolayi 657 sayili kanunun 125/E-g maddesine göre memuriyetten, Emniyet Örgütü Disiplin tüzügünün 8/6,7 maddelerine göre meslekten çikarma; hizmet içinde resmi sifatinin gerektirdigi sayginligi ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranislarda bulunmak suçundan 16 ay süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi cezasi ile tecziye edilmesi talep edildigi, firarda oldugu için savunmasi alinamadigindan henüz bu cezasi verilemedigi;

Mal varliginda 1990 yilindan sonra meydana gelen fahis artis nedeniyle 3628 sayili Mal Bildiriminde Bulunulmasi, Rüsvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu geregince dogrudan sorusturma yapilmasi için Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina konunun tevdi edildigi,

Görevini kötüye kullanma suçunu isledigi sonucuna varildigindan düzenlenen fezlekenin de Ankara Valiligi Memurun Muhakemati Komisyonuna gönderildigi,

b- Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi iken Nigde Emniyet Müdürlügü kadrosuna atanip, 7.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi addedilen 2. sinif Emniyet Müdürü Deniz Gökçetin'in rüsvet almak, yaptiklari sorusturmanin Söylemezler lehine yürütülmesini saglamak suçlarindan dolayi 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesine göre devlet memurlugundan, Emniyet örgütü Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesine göre de meslekten çikarma cezasi ile tecziye edilmesinin gerektiginin taleb edildigi, ancak firarda olmasi nedeniyle henüz savunmasi alinamadigindan cezanin verilemedigi,

c- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken görevden uzaklastirilan ve Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklanan Baskomiser Halim Ayapdin. Genel Müdürlügün Bilgi Islem Daire Baskanliginda görevli iken görevden uzaklastirilan ve tutuklanan Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz, Samsun Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken askere giden ve tutuklanan Komiser Yardimcisi Mehmet Siddik Bakir'in Söylemezler Çetesi ile iliski kurmak, yardim ve yataklik yapmak suretiyle Memuriyet sifati ile bagdasmayacak nitelik ve derecede yüz kizartici ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçlarindan 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesi geregince de meslekten çikarma cezasi ile tecziye edilmelerinin teklif edildigi, Içisleri Bakanligi Yüksek Disiplin Kurulunun 24.10.1996 gün ve 1996/44 sayili karari ile teklif maddesine istinaden devlet memurlugundan çikarma cezasi ile tecziye edildikleri, Emniyet Genel Müdürlügü Yüksek Disiplin Kurulunun 26.11.1996 gün ve 1996/308 sayili karari ile de teklif maddeleri dogrultusunda emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziye edildikleri, saniklarin isledikleri suçun 2845 sayili Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kurulus ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun kapsamina girdigi ve ilgili Mahkemece tutuklandiklarindan haklarinda ayrica fezleke düzenlenmedigi,

d- Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli iken 11.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi sayilip, halen firarda bulunan Emniyet Amiri Erdal Durmaz'in sorusturmalari Söylemez Çetesi Lehine yönlendirmek suretiyle görevini kötüye kullanmak ve rüsvet almak suçlarindan 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesi geregince devlet memurlugundan çikarilmasi ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesi geregince de emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziyesi talebiyle rapor düzenlendigi, ilgilinin firarda olmasi nedeniyle savunmasi alinamadigindan yetkili disiplin kurullarinca henüz ceza verilemedigi, ayrica suçun dogrudan adli takibinin gerektiginden konunun Istanbul C.Savciligina da intikal ettirildigi,

e- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda iken önce Bursa, daha sonra Tokat Emniyet Müdürlügü emrine atanip, görevden uzaklastirilan ve halen firarda bulunan Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal ile Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken emekli olan Polis Memuru Abdülkadir Eren'in memuriyet nüfuzunu ve yetkisini kötüye kullanmak suretiyle kendilerine ve baskalarina menfaat sagladiklari suçundan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/7. maddesi geregince Emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziye edilmelerini havi rapor düzenlendigi, savunmalarin alinamamasi nedeniyle nihai disiplin kurulu karainin henüz verilemedigi, ayrica ilgili kisiler hakkinda bahsekonu suçlardan dolayi fezleke düzenlenerek T.C.K.'nun 240.maddesine göre cezalandirilmalarini temin için Istanbul Valiligi Memurin Muhakemat Komisyonuna gönderildigi,

f- Emniyet Genel Müdürlügü Personel Daire Baskani iken APK Uzmanligina atanan L. Sinif Emniyet Müdürü Tugay Turan'in kaldigi otelin masraflarini kumarla ugrasan ve polisçe iyi taninmayan kisilere ödettigi, Ankara'da porno film gösteren bir sinema sahibi ile siki dostluk ve karsilikli menfaat iliskisi içinde bulundugunun hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi sayginligi ve güven duygusunu sarsici eylem ve davranislarda bulunmak fiilini olusturdugundan Emniyet Örgütü Disiplin tüzügünün 6/B-5 maddesi geregince 6 ay kisa süreli durdurma cezasi ile tecziyesinin gerektigini havi rapor üzerine henüz bir islemin yapilmadigi ve disiplin cezasinin verilmedigi,

g-12/02/1996 tarihleri arasinda Istanbul Etiler'de Don Petro barini çalistiran Ömer Çetinsaya ve arkadasi Selçuk Hüryasar sonradan saniklar arasinda oldugu saptanan Baris Bedrettin Çinar ile birlikte barin güvenlik sorunu görüsmek üzere Mehmet Faysal Söylemez'in Kiziltoprak'ta (Kadiköy) olan bürosuna gittikleri, M.Faysal ve Söylemez ile arkadaslarinin anilan üç kisiyi silah zoru ile ellerinden kelepçeleyip ayri ayri odalara kapattiklari, kendi adamlari olan Baris Bedirhan Çinar'i serbest birakip, barin kendilerine devir edilmesi için Ömer Çetinsaya'ya baski yaptiklari, Ömer Çetinsaya'nin teklifi kabul etmek zorunda kalmasi üzerine, Selçuk Hüryasar'i yanlarinda alikoyup, Ömer Çetinsaya ile birlikte Kadiköy 12. noterligine giderek, devir islemlerini tamamladiklari ve Selçuk Hüryasar'i (E-5) karayolu üzerindeki Kayalar petrole getirmesi için Baris Bedirhan Çinar'a talimat verdikleri, Kayalar petrole getirilen Selçuk Hüryasar'da bulunan çek defterinden bir yapraga 20 milyar liralik çek yazip, Ömer Çetinsaya'ya ciro yaptirdiklari,

Konunun Emniyet'e intikal etmesi üzerine 26.2.1996 tarihinde Ömer Çetinsaya yanindaki iki polis memuru oldugu halde, M.Faysal Söylemez'in bürosuna gittigi, içeriye giren iki polis memuru oturduklari sirada saniklarin üzerlerine atilarak ellerindeki tabancalari gasp ettikleri, olayi gören Ömer Çetinsaya'nin tabanca ile ates ederek Sait Aydin'i öldürüp, Seref Aydin'i yaraladigi, adam kaldirma ve 6136 sayili yasaya muhalefet eyleminin Istanbul devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginca sorusturmasina baslandigi ve 27.3.1996 gün 1996/170 sayili görevsizlik karari ile evrakin Kadiköy C.Bassavciligina gönderildigi ve olayla ilgili olarak Kadiköy C.Bassavciligi tarafindan 10.4.1996 tarihinde 1996/4303 hz ve 1996/85 sayili iddianame ile 8.10.1996 tarihinde 1996/85 sayili ek iddianame düzenlenmis ve ayrica Ömer Çetinsaya hakkinda adam öldürmek suçundan Kadiköy C.Savciligi tarafindan sorusturma yapildigi,

Polislerin ellerinden zorla silahlarinin gasp edilmesi olayi için Emniyet Yetkilileri ile M.Faysal Söylemez arasinda lehte tutanak düzenlenmesini teminen anlasma yapildigi, Baskomiser Halim Apaydin ile M.Faysal Söylemez arasinda yapildigi belirtilen mutabakata göre, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi ve Asayis Müdürü Deniz Gökçetin ile Cinayet Masasi Amiri Erdal Durmaz'a verilmek üzere 5 milyar liraya anlastiklari, bu meblagdan 3 milyar lirasinin galerici Yalçin Kiliç'tan gasp edilen 3.000.000.000 liralik çek ile halim Karatas ve M.Faysal Söylemez tarafindan temin edilen 1.000.000.000 liranin Halim Karatas tarafindan Amir Erdal Durmaz'a verildigi, 3 milyar liralik çekin Halim Karatas ve Baskomiser Halim Apaydin tarafindan Toprakbank Bakirköy Subesinden tahsiline çalisildigi, ancak hesabin müsait olmamasindan ötürü basarilamadigi, çekin tahsil için Av.I.Turan Karatas'a verildigi, bu arada o tarihte Istanbul Asayis Sube Müdürü olan Sedat Demir'in döviz ticareti ile istigal eden Ibrahim Genç'in ortagi Ziya Aycan'i Asayis Subesine aldirip, paranin ödenmesi için iskence yaptigi, Ibrahim Genç Sedat demir'in odasina alinarak, Anilan Sahsin Izmirde bulunan bir dairesi ile Yesil Vadi Kooperatifinde bulunan hissesini almasi için teklifte bulundugu, onun da korkarak görmedigi bu iki yeri 265.000 dolar karsiligi almayi kabul ettigi ve Bünyamin Tastan ismindeki arkadasindan aldigi 12 milyar 882 milyon lira meblagi içeren çeki Sedat Demir'e ciro ettigi gibi Kent Bank'a ait 5 milyar degerindeki sahsi çekini de verdigi ve ayrica bir milyari asan bir miktari Sedat Demir ve ailesi için harcadigi,

Bundan baska Cengiz Akgül'ün isletmekte oldugu kumkapi otelinin kapanmamasina karsilik Halim Karatas ve Halim Apaydin tarafindan alinan 450 milyon liranin Halim Apaydin tarafindan 10.000 mark olarak Deniz Gökçetin'e verildigi, Deniz Gökçetin'in Kiziltoprak'ta husule gelen olay için rüsvet aldigi ve geliri ile mütenasip olmayacak derecede mal varligina sahip oldugu,Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal'in Emniyet Teskilati mensuplari arasinda rüsvete aracilik yaptigi,

Parlament Oteli sahibi Gazi Doymaz ile Eskort-Gözde Oteli sahibi Levent Seker'in Halim Karatas Araciligi ile Emniyet Yetkililerine verilmek üzere Baskomiser Halim Apaydin'a 1450.000.000 lira rüsvet verildigi ileri sürülmektedir.

Saniklar Emniyetteki ifadelerinin baski ile alindigini ileri sürerek olaylari kabul etmemektedir.

Jandarma Genel Komutanliginca yapilan çalismalar;

Jandarma Genel komutanligindan 11.12.1996 gün ve 1283 sayili yazi ile konuya iliskin olarak bilgi istenilmistir.

Jandarma Genel Komutanligindan alinan 13.12.1996 gün ve 223/83 sayili cevabi yazida; basinda Söylemezler Çetesi olarak yer alan ve içinde Silahli Kuvvetler ve Polis Teskilati mensubu bazi kisilerin de bulundugu ileri sürülen örgüt ile ilgili olarak adli islemlere paralel sekilde ayrica detayli bir idari tahkikat yapilarak ihmali görülenler hakkinda kanuni takibat baslatilmistir. Idari tahkikata ait fezleke ekte sunulmustur. Yapilan adli ve idari tahkikat dogrultusunda yasadisi örgütsel faaliyet içerisinde yer aldigi degerlendirilen J.Ütgm. Can Köksal ve böyle bir örgütsel faaliyet içerisinde bulunmadiklari halde J.Ütgm. Can Köksal'in kendilerinden birer silah temin ettigi anlasilan Uzm.J.Çvs. Hasan Yildiz ile Uzm.J.Çvs.Ali Delen'in disiplin yoluyla Türk Silahli Kuvvetlerinden ilisikleri kesilmis olup, buna dair Komisyon kararlari ekte sunulmustur. davalari ilgili Mahkemelerde devam etmektedir." denildigi incelenmistir. (Ek:82)

D-MEHMET HADI ÖZCAN - (KOCAELI ) ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1- Arastirma Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazi ile Içisleri Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafya-Yasadisi Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanip hazirlanmadigi, hazirlanmis ise bu raporlar ile varsa belgelerin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek: 106)

2- Içisleri Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida, istenilen konularda Emniyet birimlerince düzenlenen evrakin tasdikli birer örneginin bir klasör içinde sunuldugu,

Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise; Içisleri Bakanliginin 12.9.1996 tarih ve 41-2062-275 sayili sorusturma onaylarinda; Cürüm islemek için tesekkül meydana getirme vb. suçlamalar ile Kocaeli Cumhuriyet Bassavciligina tevdi edilen Mehmet Hadi ÖZCAN ve oniki arkadasindan onbirinin tutuklandigi, konu ile ilgili olarak yürütülen sorusturma sonucunda adi geçen tutuklu saniklar ile ilgili ve irtibatlari bulundugu iddiasi ile görevini kötüye kullanmakla suçlanan Kocaeli Emniyet eski Müdürü Nihat CAMADAN hakkinda sorusturma izni verildigi,

Konu ile baglantili olarak Kocaeli Emniyet Müdürlügü personelinden Emniyet Müdürü Cemal SENCAN, Emniyet Amiri Sezai KONUKLAR, Baskomiser Oktay DURMUS ve polis memuru Kemal KARA ile Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanligi personelinden polis memuru Alper TEKDEMIR ve Ankara Emniyet Müdürlügü personelinden polis memuru Latif ÖZDEMIR hakkinda vazifei suistimal suçlamasi ile 7.8.1996 gün ve 1996/5304 sayili iddianame düzenlenip Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açildigi, ayrica adi geçen emniyet mensuplari hakkinda Disiplin Sorusturmasi yapilmasi için izin verildigi incelenmistir. (Ek:107)

3- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Baskanligina hitaben yazilan 25.12.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/86 sayili yazi ile sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in emniyette alinan ifadesinin 28,29,30,31,32,33,34,35,36 ve 37.ci sahifelerinin eksik oldugunu ve bunlarin da tamamlanarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:108)

4- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 26.12.1996 tarih ve 1996/3600 sayili yazilari ile Mehmet Hadi ÖZCAN'in Emniyette alinan ifadelerinden noksan olan sahifelerin Meclis Arastirma Komisyonu Baskani sn. Mehmet ELKATMIS'a gönderilmis oldugu incelenmistir. (Ek:109)

5- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina hitaben yazilan 10.1.1997 tarih ve A.1.01.GEÇ.10/89-123 sayili yazi ile, Kamuoyunda Kocaeli Çetesi olarak bilinen Hadi ÖZCAN ve arkadaslari hakkinda yargilamasi devam eden dava dosyasinin bir örneginin Komisyon uzmanina elden teslim edilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:110)

6- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Erdal GÖKÇEN imzasi ile Arastirma Komisyonu Baskani Mehmet ELKATMIS'a Hadi ÖZCAN ve arkadaslarina ait Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/364 Esas sayili dava dosyasinin bir örneginin klasör içinde gönderilmis oldugu,

Dava dosyasinin incelenmesinde, Mehmet Hadi ÖZCAN ile birlikte Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL, Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN, Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Selim GÖKKAYA, Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncay ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sabahattin YAVAS isimli sahislarin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanan 4.9.1996 tarih ve Hazirlik 1996/1734, Esas 1996/1158, Iddianame 1996/1078 sayili iddianamede sanik olarak gösterildikleri, bu sahislarin bir kisminin cürüm islemek için tesekkül olusturmak, bir kisminin da cürüm islemek için olusturulan tesekküle yardim etmekle suçlandigi,

Tesekkülün isledigi cürümler arasinda oto hirsizligi, adam kaldirma ve fidye isteme, silahla yaralama, silahla adam öldürme, adam öldürme, adam öldürmeye kalkisma, tehditle para isteme, silahla ev taramak, tehditle para tahsil etmek, silahla oto tarama, tehditle senet tahsil etmeye kalkismak gibi suçlar bulundugu,

Sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in kendi yönetiminde ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' adi altinda cürüm islemek için 1993 yili içinde tesekkül meydana getirdigi, Sanik Mehmet ÖZCAN'in (Orhan CAN) isimli sahte nüfus cüzdani ve (Turan SENTÜRK) adi ile düzenlenmis sahte sürücü belgesi kullandigi, sahte nüfus cüzdanini sanik Savas UZUN'un temin ettigi, Sanik Mehmet ÖZCAN'in yönettigi ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' adi altinda olusturulan bu tesekkül içinde yer alan saniklar Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Ismail HALIL, Metin ÇEPNI, Muzaffer OSMANLI, Hacer (Hazel) AGCAN ve Alaattin KESKIN'in halk arasinda korku, endise ve panik yaratmak, sosyal ve ekonomik nedenlerden kaynaklanan amaçla, kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye kalkismak, yagma ve adam kaldirmak cürümlerini islemek için fikir ve eymek birligi yaptiklari, Saniklardan Selim GÖKKAYA, Serkan DEMIRCI ve Mehmet KUTLUFAN'in cürüm islemek için olusturulan bu tesekküle katildiklari, Saniklar Mehmet Ilker KAYIS, Ramazan ÖZTÜRK, Sahin TEKDEMIR, Tuncay ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sebahattin YAVAS'in bilerek ve isteyerek tesekkül mensuplarini barindirmak, erzak, silah ve sahte kimlik temin etmek suretiyle yardim ettikleri, Sanik Mehmet KULTUFAN'in bu tesekküle katilarak, sanik Mehmet ÖZCAN'in bilgisi altinda tesekkülle anlasmazliga düsen magdur Talat CESUROGLU'nun evini silahla taradigi ve tesekkül içinde faaliyet gösterdigi,

Sanik Serkan DEMIRCI'nin ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' olarak anilan tesekkülün lideri konusundaki Mehmet ÖZCAN ile tanisarak, tesekküle katildigi, sanigin Mehmet ÖZCAN'in da yaninda yer alarak, Mehmet ÖZCAN'in ev esyalarini Gölcük'ten alip Bursa Iline naklini sagladigi, tesekkülün sürdürdügü faaliyetlerde ve yapilan görüsmelere katildigi, bu nedenle yapilan eylemlerden bilgisi oldugu, Mehmet ÖZCAN'in talimati ile Ardesen'e gittigi, burada Mehmet ÖZCAN ve Selim GÖKKAYA ile bulustugu, daha sonra da Muzaffer OSMANLI'nin geldigi, birlikte bulunduklari Çamlihemsin Ilçesinde bir lokantada yakalandigi,

Sanik Selim GÖKKAYA'nin tesekkülün lideri Mehmet ÖZCAN ve tesekkül elemanlari ile tanisarak, bu topluluk içinde yer alip faaliyet gösterdigi Tesekkülün toplanti ve görüsmelerine katildigi, Saniklar Metin Ali BAGDAT, Ismail HALIL, Savas UZUN, Serkan DEMIRCI, Muzaffer OSMANLI, Mehmet Ilker KAYIS ve Sahit SEKANLI ile birlikte hareket ettigi,

Kamuoyunda Hadi ÖZCAN Çetesi olarak taninan ve sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in yönettigi tesekküle saniklar Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL, Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN, Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Serkan DEMIRCI ve Selim GÖKKAYA'nin katildiklari,

Saniklardan Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncer ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sebahattin YAVAS'in ise bu tesekküle bilerek ve isteyerek yardim ettiklerinin anlasildigi ve saniklarin cezalandirilmalarinin talep edildigi, incelenmistir. (Ek:111)

E-YASAR ÖZ ILE ILGILI INCELEME

1- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 15.1.1997 tarih ve 10/89-/154 sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügünden, Yasar Öz isimli sahsin Istanbul Emniyet Müdürlügü görevlileri tarafindan yakalanmasini müteakip, bu sahsin üzerinde çikan belgelerin bir sureti ile yapilan islemlere dair tahkikat evraklarinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna elden gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:112)

2- Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügünün 28.1.1997 tarih ve 28286 sayili cevabi yazilarinda:

``Ilgi yazinizda talep edilen Yasar Öz'le ilgili bilgiler 2.1.1997 günü Show TV'de objektif programinda yayinlanmasi üzerine, arsiv kayitlarinin incelenmesi neticesinde Yasar Öz hakkinda Emniyet Genel Müdürlügüne herhangibir bilgi intikal etmediginin anlasilmasi üzerine Emniyet Genel Müdürlügünün 3.1.1997 gün ve 10855 sayili faks yazilari ile gerekli bilgi ve belgelerin Istanbul Emniyet Müdürlügünden istenilmis oldugu ve tanzim edilen tahkikat evraki fotokopilerinin bir suretinin yaziya ekli bir dosya ile birlikte gönderildigi,

Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise:

a- Yasar Öz'ün evinin aranmasi ile ilgili olarak 31.1.1994 tarihinde geçici zaptetme tutanagi düzenlendigi, tutanakta:

Adana Emniyet Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne gönderilen 3.1.1994 gün ve 94/C-14 sayili yazida 12.1.1994 günü saat 10.40 siralarinda Sakirpasa Havalimanindan Kolonya Baskonsoloslugunca Hakki Mercan adina düzenlenmis TRD-356520 seri no.lu pasaportu sahte olarak kullanan Ali Riza oglu 1961 dogumlu Metin Bozdag'in yakalandigi ve bu sahsin ifadesinde sözkonusu pasaportu Istanbul Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Blokta oturan Yasar Öz isimli sahistan temin ettigi ve verilen adreste yapilan aramada: (1) adet Smith Vesson marka 9 mm. çapli Seri nosu silinmis olan Parabellum tipli MOT 5904, Amerikan yapisi tabanca; MKE yapisi 9 mm çapli 43 adet mermi, bir adet 30 Calibre markasi ve numarasi belirsiz toplu tabanca, (1) adet silah tasima izin belgesi, üzerinde adi geçenin fotografi bulunan Esref Çuldar adina düzenlenmis 2.3.1993 tarih ve 018680 nolu B sinifi sürücü belgesi, Yasar Öz adina Içisleri Bakanliginca düzenlenmis olan 27.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri nolu Hususi Pasaport'un elde edildiginin bir tutanakla belirtilmis oldugu,

b- Evinde yapilan aramadan sonra Yasar Öz'ün poliste ifadesinin alindigi ve ifadesinde: ``Metin Bozdag'in esinin, yaninda konfeksiyon isçisi olarak çalistigini, kendisinin 1989-1991 yillari arasinda Londra'da konfeksiyon imalati yaptigini, Metin Bozdag'in esinin kendisine gelerek esinin yasal yollardan Londra'ya gitmek istedigini söyledigini, kendisinin de Kibrista narenciye isleriyle ugrasan dostlari oldugunu, bunlarin yaninda çalisarak Ingiltere'ye gidebilecegiri söyledigini; kendisinin ismini vermesinin bir anlami olmadigini ve iddiayi kabul etmedigini'' beyan ettigi,

c- Yasar Öz'ün evinde yapilan aramada: üzerinde fotografi ve mühür bulunan ve ``Belge hamili Yasar Öz, Genel Müdürlügümüzde bulundugu süre içerisinde Silah Tasimaya izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim'' yazisi ile Mehmet Agar, Vali, Emniyet Genel Müdürü yazili ve imzali bir belgenin bulundugu,

d- Yine Yasar Öz'ün evinde elde edilen bir Hususi Pasaportun 35156.93 sayili ve Tarik Ümit adina mühendis sifati ile alinmis oldugu, TR-A No:228576 nolu oldugu, 28 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verildigi,

e- Yasar Öz'ün evinde ele geçirilen bir diger pasaportun ise Yasar Öz adina ve Daire Baskani sifati ile alinmis oldugu, TRA No: 220307 numarali bu pasaportun da 20 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verilmis oldugu,

f- Üzerinde Yasar Öz'ün fotografi bulunan 16997/30.11.1976 No'lu bir adet sürücü belgesinin oldugu ve Bolu ilinden aldigi .Yine üzerinde Yasar Öz'ün fotografi bulunan ancak Esref Çugdar adina Ankaradan alinan 2.3.1993 tarih ve 018680 nolu sürücü belgesi oldugu,

g- Yasar Öz'ün evinin aranmasinda elde edilen bir diger belgenin de Yasar Öz'e ait olan Seri L05 No:86810 nolu, zayiinden dolayi Bakirköy Nüfus Müdürlügünde 9.3.1993 tarih ve 1-50 kayit no ile verildigi anlasilan nüfus cüzdani oldugu,

h- Yasar Öz ile ilgili olarak, belgelerin geçici zapt edilmesi ve Yasar Öz'ün ifadesinin alinmasindan sonra ayni gün, 31.1.1994 tarihinde Yasar Öz'ün serbest birakildigi ve 31.1.1994 tarihli Saliverme Tutanagi düzenlendikten sonra adi geçenin serbest birakildigi ,

i- Yasar Öz'ün serbest birakilmasindan sonra ayni gün 31.1.1994 tarihinde B.05.1.EGM.4.34.00.18.04.Id.194-49/94 sayili yazi ile Istanbul Emniyet Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne Yasar Öz hakkinda yapilan islemlerle ilgili olarak bilgi verildigi ve degerlendirmeye alinmak amaciyla aramada elde edilen silah ve belgelerin gönderilmis oldugu,

j- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Aykut Cengiz Engin imzasi ile Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesi Müdürlügüne hitaben yazilan 24.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili yazi ile ``Yasar Öz ile ilgili olarak düzenlenmis olan Geçici Zaptetme Tutanagi'nin hangi karakol amirligi tarafindan düzenlendiginin tesbit edilmesi, tutanaga esas teskil eden tahkikat evraklarinin tümünün Savciliga teslim ve tevdi edilmesi, Yasar Öz'ün herhangibir suçtan dolayi emniyete intikal eden bir kaydinin olup olmadigi'' hususlarinin soruldugu,

k- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesi Müdürlügünden Yasar Öz'le ilgili olarak istenilen bilgi ve belgelerin 24.12.1996 tarihinde Baskomiser Adnan Sahin, Komiser Levent Sevinç ve polis memuru Ali Alkan tarafindan bir tutanaga baglanarak dökümünün yapilmis oldugu,incelenmistir.(Ek:113)

3- Yasar Öz'le ilgili olarak Basbakanlik'ça hazirlatilan 9.1.1997 tarih ve 12-1, 17-1, 97-1, 97-2 sayili raporda ise:

12.1.1994 günü Adana Havalimaninda yapilan Pasaport kontrolü sirasinda Metin Bozdag isimli kisinin Hakki Mercan adina düzenlenmis olan TRD 356520 nolu pasaportu ibraz etmesi ve pasayortun sahte oldugunun anlasilmasi üzerine adi geçenin pasaportu Istanbul Ataköy'de ikamet eden Yasar Öz'den aldigini söylemesini takiben Adana Emniyet Müdürlügünce durum 13.1.1994 gün ve C-14 sayili faks ile Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirilmis, Istanbul Emniyet Müdürlügünce Yasar Öz'ün ikametgahinda yapilan aramada ruhsatsiz silahlar, mermiler, biri Tarik Ümit adina, digeri kendi adina düzenlenmis hususi pasaport, Esref Cugdar adina düzenlenmis sürücü belgesi bulunarak degerlendirilmek üzere 31.1.1994 gün ve Id.194-49/94 sayili yazi ekinde Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmistir.

Olayla ilgili ifadelerine basvurulan 3 emniyet mensubunun beyanlarina göre sözkonusu belge ve silahlarin Emniyet Genel Müdürüne gönderilmesi ve Yasar Öz'ün serbest birakilmasi isleminin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in telefon talimati üzerine yapildigi, Istanbul Emniyet Müdürlügünün yazisi ve eklerinin elden adi geçen Emniyet Genel Müdürüne teslim edildigi anlasilmaktadir, denildigi, (Ek:82)

4- Yasar Öz ile ilgili olarak Meclis Arastirma Komisyonuna Eyüp Asik, Meral Çatli, Hande Birinci, Necdet Menzir, Emin Aslan, Tuncay Yilmaz ve Metin Günyol'un bilgi verdikleri,

29.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Trabzon Milletvekili Eyüp Asik ``Yasar Öz ile Mehmet Agar'in, ele geçirilen ilgili belgeler dolayisiyle, iliskisinin ortaya çiktigini, hukuk nizaminda böyle seylerin olamiyacagini ve hesabinin sorulmasi gerektigini'' söyledigi, 7.1.1997 tarihinde bilgisine basvurulan Hande Birinci, Yasar Öz'ün ``uyusturucu ticareti ile ilgisinin olup olmadigini bilmedigini'', 22.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonunca bilgisine basvurulan Meral Çatli'nin Yasar Öz'ü tanimadigi,

23.1.1997 tarihinde bilgisine basvurulan Necdet Menzir'in ise: ``Istanbul Emniyet Müdürlügü yaptigi sirada Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in telefon ederek bir evde yapilan aramada iki yesil pasaport, iki silah ve bu silahlarin ilgili tarafindan tasinabilecegini ifade eden yazili emir bulundugunu, daha sonra da Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in bunlarin Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmesi talimatini verdigini bildirdigini., kendisinin de ``madem talep ediliyor, sahsin aranip aranmadigini, silahlarin bir olayda kullanilip kullanilmadigina bakin ve mutlaka bu evraklari kurye marifetiyle gönderin'' dedigini, iddialarin kendisine bildirildigine göre pasaportlarin devlet tarafindan verildigini ve belgelerin de devlet tarafindan düzenlendigini, sahte evrak düzenlenmesinin sözkonusu oldugunu, Yasar Öz ile ilgili olarak yakalanan silah, pasaport, sürücü belgesi vs. belgelerin Emniyet Genel Müdürlügüne gönderildigi,i Yasar Öz'ün yapilacak bir istihbarat operasyonunda devlet tarafindan kullanilacaginin Mehmet Agar tarafindan kendisine ifade edildigini, 30.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Emin Arslan, ``Yasar Öz'ün pasaport islemlerinin çabuklastirilmasi için zamanin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in kendisine talimat verdigini, Yasar Öz ve Tarik Ümit'i Emniyet Genel Müdürmügü Özel Kaleminde gördügünü, 4.2.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Emniyet Genel Müdürlügü istihbarat ve Harekat Dairesi Eski Baskani Tuncay Yilmaz'in ``Yasar Öz'ün uyusturucu ticareti yaptigina dair herhangi bir kayit olmadigini'',

2.3.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Metin Günyol, ``Abdullah Çatli, Oral Çelik, Haluk Kirci, Yasar Öz, Tarik Ümit gibi kisilerin yurt disina çikista kullandiklari pasaportalrin sahte oldugu hususunda bilgilerin intikal etmesi üzerine tahkiki için yazilar geldiginde tahkik ettirilerek Bölge Müdürlükleri vasitasiyla arsiv arastirmasi yapilip kaldirildigini, MIT'in bu tip insanlari operasyonlarda kullandigini tahmin etmedigini'' belirttigi incelenmistir.(Ek:176;190;193;200;201;209;219)

5- (10/89, 110, 124, 125, 126) Esas numarali Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 28.3.1997 tarih ve 10/89-319 sayi ile Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligina bir yazi yazilarak Yasar Öz hakkinda 1997/822 Hazirlik numarasina kayden 6136 sayili Kanuna muhalefet suçundan, 1997/362 hazirlik numarasina kayden sahtecilik suçundan kamu davasi açildigi tesbitle hazirlik numaralari belirtilen evraklarin birer suretinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:114)

6- Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 28.3.1997 tarih ve ceza M.1997/40 sayili cevabi yazilari ekinde Yasar Öz hakkinda C.Bassavciligina ait 1997/362 ve 822 sayili hazirlik evraklarin birer suretinin çikarilarak ekli 2 dosya ile birlikte gönderildigi, ( Bakirköy C.Bassavciliginin 1997/362 Hazirlik Dosyasinin tetkikinde: Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginca 22.1.1997 tarih ve Hz 1997/362, Esas 1997/1075, iddianame 1997/659 sayili iddianame düzenlenerek Sanik Esref oglu 1959 dogumlu, Bolu-Düzce ilçesi Dolay Köyü nüfusuna kayitli olup halen firarda bulunan Yasar Öz hakkinda, sahte pasaport ve sürücü belgesi Tanzim etmek ve bu sekilde tanzim edilmip pasaport ve sürücü belgelirini kullanmak ve kullanmak maksadiyla baskalarina teslim etmek suçundan Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açilmis oldugu, Yasar Öz hakkinda 21.1.1997 tarihinde giyabi tutuklama karari verildigi ve davanin halen Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest oldugu Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin yukarida tarih ve numarasi belirtilen iddianamesinden anlasildigi,

1997/822 Hz. Sayili dosyanin tetkikinde ise; Yasar Öz'ün 31.1.1994 tarihinde Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Bloktaki evinde yapilan aramada (1) adet Simithwesson marka 9 mm çapli seri numarasi silinmis olan Barabellum tipli Amerikan yapisi tabanca, MKE yapisi, 9 mm çapinda 43 adet mermi, bir adet 30 calibrelik markasi ve seri numarasi belirsiz toplu tabanca elde edildiginden bahisle Yasar Öz hakkinda 6136 sayili kanuna muhalefet suçundan Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açildigi ve davanin derdest oldugu, Bakirköy C.Bassavciliginin 22.1.1997 tarih ve Hz.1997/822, Esas 1997/1076 ve iddianame 1997/660 sayili iddianamesinden anlasildigi,

Dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Hz. 1996/2303 sayili Hazirlik Numarali Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügü Pasaport ve Vize Sahtecilik Büro Amirliginde görevli Komiser Levent Sevinç'in 25.12.1996 tarihli ifadesinde, Yasar Öz'ün evine polis memurlar Mustafa Nazli Öz ve Ali Gökçe ile birlikte gittiklerini ve 31.1.1994 tarihli Geçici Zaptetme Tutanagini düzenlediklerini, Yasar Öz'ün de kendisine ``Bu belgelerin hepsi normal ve dogrudur, üzerindeki imza Genel Müdür tarafindan atilmistir. Ancak bunun haricinde sana birsey söyleyemem. Beni yetkili amirlerinle görüstür'' dedigini, Yasar Öz konusu ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlügü ile görüsmeler yapildigini ve Emniyet Genel Müdürlügünün emri ile Yasar Öz'ün serbest birakildigini, Yasar Öz'den zaptedilen silahlar ve esyalari kapali bir zarf içerisinde Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a elden bizzat kendisinin teslim ettigini, ancak kendisine teslim-tesellüm belgesi verilmedigi, silahlar ve belgelerin de C.Savciligina intikal ettirilmedigi,

Yine tetkik edilen dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcisi Aykut Cengiz Engin tarafindan alindigi anlasilan ve Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in 27.12.1996 tarihli ifadesinde: ``Emniyet Müdürü Mehmet Agar'in kendisini aradigini, Yasar Öz ve Tarik Ümit isimli kisilerin yurtdisinda PKK ile ilgili bir çalisma yapmak üzere görevlendirdiklerini, bu nedenle üzerinden ve evinden çikan her türlü belgenin ve silahlarin kendisine gönderilmesini emrettigini söyledigi,

Kendisinin de durumu Istanbul Il Emniyet Müdürü Necdet Menzir'e ilettigini ve Necdet Menzir'in de talimati ile Yasar Öz'e ait silah ve belgelerin Ankara'ya Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a bir yazi ile elden bir zarf içerisinde Komiser Yardimcisi Levent Sevinç vasitasiyla gönderdiklerini, Yasar Öz'e ait Silah Tasima izin belgesi üzerindeki imzanin bizzat Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a ait oldugunu belirttigi,

Dosya içerisinde bulunan bir 25.12.1996 tarih ve C/407520 sayili belgede de Yasar Öz'ün 22.9.1992 tarihinde Mali Sube Müdürlügünde ``Pasaport tahribati ve yurt disina adam kaçirmak'' suçundan gelis kaydi bulundugu incelenmistir.(Ek:115)

7- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca Sedat Edip BUCAK ve Mehmet AGAR haklarinda hazirlanmis olan 30.1.1997 tarih ve 1997/221 Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezleke'de Yasar ÖZ olayi ile ilgili bölümde aynen su ifadelere yer verilmistir:

Yasar ÖZ Olayi:

Adana Sakirpasa Havaalaninda sahte pasaport ile yakalanan Metin BOZDOGAN isimli bir sahsin bu sahte pasaportu kendisine Istanbul Ataköy adresinde oturan Yasar ÖZ isimli bir kisinin temin ettigini ifade etmesi üzerine, Adana Emniyet Müdürlügünden Istanbul Emniyet Müdürlügüne müzekkere yazilarak, ihbar mahiyetinin arastirilmasi ve Yasar ÖZ'ün suç delilleri ile yakalanmasi ve sonucunun Adana Emniyet Müdürlügüne bildirilmesi istenmistir. Bu yazi üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügü tarafindan 03.01.1994 tarihinde Yasar ÖZ'ün ikamet ettigi Ataköy 7-8 Kisim L-9 A Blok D 6 adresinde arama yapilmistir.

Yapilan bu aramada, dosyada mübrez 31.01.1994 tarihli arama ve zapt etme tutanaginda belirtildigi üzere;

- Yasar ÖZ adina düzenlenmis 28.12.1993 tarih ve TRA-228576 seri numarali hususi (Yesil) pasaport.

- Tarik ÜMIT adina düzenlenmis 20.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri numarali hususi (Yesil) pasaport.

- Üzerinde Yasar ÖZ'ün fotografi yapisik ve hüviyeti yazili silah tasima izin belgesi (belge hamili Yasar ÖZ, Genel Müdürlügümüzde teknik danismanlik hizmeti yürüttügünden bahisle, ülkemizde bulundugu süre içerisinde silah tasimaya izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim. Mehmet AGAR. Vali. Emniyet Genel Müdürü-imza- mühür, yazilari bulunmaktadir)

- Bir adet Smith Wesson marka 9 mm. çapli seri numarasi silinmis Parabellum tipli tabanca.

- Bir adet 30 calimbre, markasi ve seru numarasi belirsiz toplu tabanca.

- MKE yapisi 9 mm. çapinda 43 adet mermi ele geçirilmistir.

Bu belgelerin asillari ve silahlar ile birlikte Yasar ÖZ Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügüne teslim edilmistir.

Olay sirasinda arama yapan ve yukarida zikredilen silah ve belgeler ile Yasar ÖZ'ü yakalayan görevliler ile bu olayin vukuu buldugu tarihte Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi olan ve Mali Sube Müdürlügüne vekalet eden Mestan SENER ve Mali Sube Müdürlügünde görevli Emniyet Amiri Osman Yildirim ÖZKARACA, Büro Amiri Nihat YÜRÜTEN'in Istanbul DGM.C.Bassavciliginda alinan ifadelerine göre: Yasar ÖZ ile ikametgahinda ele geçirilen silahlar ve belgeler henüz Emniyet Müd. Mali Sube Müd.ne intikal etmeden bu olaydan haberdar olan ve o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR, Mestan SENER'i arayarak, Yasar ÖZ isimli kiside yakalanan silahlar ve belgelerin bir kurye ile Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne getirilerek kendisine teslim edilmesi ve Yasar ÖZ'ün de serbest birakilmasi hususunda emir ve talimat vermistir. Mestan SENER'in, bu olayi ve talimatlari, olay tarihinde Istanbul Il Emniyet Müdürü olan Necdet MENZIR'i intikal ettirmesi üzerine, Necdet MENZIR'de silahlar üzerinde inceleme yapildiktan sonra, Emniyet Genel Müdürünün emirleri dogrultusunda islem yapilmasi hususunda talimat vermistir. Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'in bu emir ve talimati geregince, Yasar ÖZ Istanbul Emniyet Müdürlügünden serbest birakilmis, ikametgahinda ele geçirilen silahlar ile belge asillari bir zarfa konularak Levent SEVINÇ isimli Komiser Yardimcisi (aramayi yapan, silah ve belgeleri bulan ekip amiri) kurye olarak görevlendirilmis ve emniyet Genel Müdürlügüne hitaben yazilan 31 Ocak 1994 tarih ve 194-49/94 sayili yazi ile silah ve belgeler Ankara emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmistir. Kurye olarak görevlendirilen komiser yardimcisi Levent SEVINÇ'in ifadesinde belirttigi üzere, bu silahlar ve belgeleri kendisi Emniyet Genel Müdürlügüne götürmüs ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'a bizzat teslim etmistir. Bu teslimden sonra Emniyet Genel Müdürü Özel Kaleminden tesellüm belgesi istenmis ``Biz teslim alindigini faksla Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirecegiz'' denilerek tesellüm belgesi verilmemistir.

Susurluk Olayi ile ilgili olarak Istanbul DGM.C.Bassavciliginca yapilan hazirlik tahkikati sirasinda bu olayin savciligimiza ihbar ve intikal ettirilmesini müteakip, iddialarin müstenidati olan evraklar ilgili Sube Müdürlügünden celp edilmis ve evrak münderecati nazara alinarak Ankara Emniyet Genel müdürlügüne yazilan 26.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili müzekkeremiz ile, Emniyet Genel Müdürüne teslim edilen belge ve silahlarin akibeti sorulmus ve Emniyet Genel Müdürlügünde bulunuyorsa Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmesi istenmistir. Emniyet Genel Müdürlügünün 03.01.1997 tarih ve 010990 sayili cevabi yazisinda...mezkür belge, silah ve mermilerin baskanliklarinda bulunmadigi, akibetleri hakkinda bilgi sahibi olmadiklari ve ayrica Istanbul Emniyet Müdürlügü yazisinin da arsiv kayitlarina girmedigi bildirilmistir.

Ayrica, Yasar ÖZ ve Tarik ÜMIT adlarina düzenlenen hususi (Yesil) pasaportlarinin müstenidati olan belgeler istenmistir. Emniyet Genel Müdürlügünün 27.12.1996 tarih ve 290979 sayili cevabi yazisi ve ekindeki belgelere göre; Yasar ÖZ'ün görev ünvani Turizm Bakanliginda Daire Baskani olarak gösterilmis bir talep formu ve ekinde de Turizm Bakanliginda görevli iki kisinin imza sirküleri oldugu görülmüstür. Tarik ÜMIT adina düzenlenen hususi pasaportun mühendis ünvani ile düzenlendigi ancak bahse konu pasaportun düzenlenmesine iliskin talep formunun bulunmadigi bildirilmistir.

Yapilan arastirmada, Yasar ÖZ adina düzenlenen silah tasima izin belgesinde belirtilen ünvan ve görev ile hususi pasaport verilmesine esas teskil eden ünvan ve görevinde gerçek olmadiklari tesbit edilmistir. Aksine Ist.Emn.Md.Asayis Subesi Infaz Büro Amirliginin 25.12.1996 tarih ve I/94.020773 sayili bilgi formuna göre, muhtelif suçlardan giyabi tutuklama kararlari ile arandigi, müteakip arastirmalarda da yurtdisinda uyusturucu ticareti ve kaçakçiligi ile iliskili bulundugu anlasilmistir.

Bu olay ile fezlekenin yukaridaki bölümlerinde izah ve ifade edilen (silah tasima ve hususi pasaportlar ile ilgili) olaylarda benzerlik dikkat çekicidir. Söyleki; Mehmet ÖZBAY sahte kimlikli Abdullah ÇATLI'ya verilen silah tasima belgesi ile Yasar ÖZ'e verilen silah tasima izin belgesi ayni niteliktedir, bu belgeler ile her ikisine de, istedigi yerde istedigi sayida ve nitelikte silah tasima imtiyazi tanimakta ve güvenlik görevlileri tarafindan yakalandiklarinda, haklarinda yasal islem yapilmasini önleme imkâni vermektedir. Nitekim, silahlar ve sahte belgelerle yakalanan Yasar ÖZ, bu belge dikkate alanirak Istanbul Emniyet Müdürlügünden serbest birakilmis, hakkinda herhangi bir yasal islem yapilmamis ve durumu ilgili C.Bassavciligina da intikal ettirilmemistir.

Yasar ÖZ adina düzenlenen ve üzerinde Emniyet Genel Müdürü olarak isim ve imzasi bulunan Mehmet AGAR'a (silahlar ve diger belgelerle birlikte) bu belge bizzat teslim edilmis olmasina ragmen, belgenin mahiyeti ve üzerindeki isim ve imza hakkinda herhangi bir sekilde sahtecilik veya gerçege aykirilik beyan ve iddiasinda bulunulmamistir. Bu durum bu belgenin altinda imzasi bulunanin bilgisi ve istemi dogrultusunda düzenlendigi sonuç ve kanaatini olusturmustur. Keza Yasar ÖZ adina düzenlenen hususi pasaport evrakinin incelenmesinde, Mehmet ÖZBAY sahte kimligi ile Abdulah ÇATLI'ya verilen hususi pasaportta oldugu gibi. Çok basit bir inceleme ile sahteligi kolayca belirlenecek imza sirküleri yeterli görülerek, baskaca hiçbir arastirma ve inceleme yapilmadan hususi pasaport düzenlendigi görülmüstür. Bu hususta yukaridaki fiil ve hareketler ile birlikte degerlendirildiginde, bu kisiler adina hususi pasaport düzenlenmesinde de, o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR'in bilgi ve talimati bulundugu sonucu dogmaktadir.

Abdullah ÇATLI'nin esi Meral ÇATLI'nin Istanbul DGM.C.Bassavciligindaki ifadesinde belirttigi üzere Yasar ÖZ'ün Meral ÇATLI ile yakin akraba oldugu belirlenmistir. Ayrica, Tarik ÜMIT'le Yasar ÖZ arasinda, Yasar ÖZ'ün bir eroin olayinda Almanya'da yakalanmasinda ihbarci olarak Tarik ÜMIT'ten süphelenmesi sebebiyle aralarinda ihtilaf bulundugu ve Tarik ÜMIT'in kaybolmasi olayinda Yasar ÖZ'ün de adinin geçtigi ve hakkinda süpheler bulundugu, -Tarik ÜMIT olayinin arastirmasini yapan Jn.Ast.Sb. Ahmet ALTINTAS'in çalismalari sirasinda- bu hususun da iddia ve ifade edildigi anlasilmistir. Nitekim, Yasar ÖZ'ün ikametgahinda yapilan aramada ele geçirilen belgeler arasinda Tarik ÜMIT adina düzenlenmis hususi (Yesil) pasaportta bulunmus ancak, o olay sebebiyle Yasar ÖZ hakkinda herhangi bir yasal islem yapilmadigindan ve halen de Yasar ÖZ yakalanamadigindan, bu pasaportun Yasar ÖZ'ün evinde bulunma sebebi tesbit edilememistir. Hakkindaki bu belge ve delillerle Yasar ÖZ'ün de, yukarida isimleri geçen kisiler arasindaki yasaya aykiri iliskiler aginda yeraldigi anlasilmistir.

Yasar ÖZ halen yakalanamamis olup hakkinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan Istanbul DGM.C.Bassavciligi'nca tahkikati sürdürülmektedir. Yasar ÖZ hakkinda ayrica sahtecilik ve 6136 Sayili Kanuna muhalefet suçlarindan evrak tefrik edilerek, kanuni gereginin takdir ve ifasi için, görevsizlik karari ile Bakirköy C.Bassavciligi'na gönderilmistir'' denildigi incelenmistir. (Ek: 44)

8- Ayni fezlekenin ekinde bulunan ``Hazirlik evraki üzerinde yapilan diger islemler'' basligini tasiyan bölümde: Yasar ÖZ ile ilgili olarak:

a) Yasar ÖZ isimli kisi hakkinda Emniyet Genel Müdürlügü'nde Teknik Danismanlik yürüttügünden bahisle düzenlenen evrakta sahtecilik bulundugu nazara alinarak Mehmet AGAR hakkindaki evrak tefrik edilerek 1997/9-1 sayili görevsizlik karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.

b) Yasar ÖZ'de yakalanan silahlar, sahte belgeler ve pasaportlar ile ilgili evrak tefrik edilerek, Yasar ÖZ hakkinda evrakta sahtecilik, 6136 sayili Kanuna muhalefet olay tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli olanlar hakkinda da Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligi'nin 1997/10-2 sayili görevsizlik karari ile evrak Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligi'na gönderilmistir'' denildigi incelenmistir. (Ek:44)

9- Yasar ÖZ'ün muhtelif suçlardan dolayi hakkinda giyabi tutuklama kararlarinin bulundugu, bunun Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünün 25.12.1996 tarih ve 1/94.020773 sayili yazilarindan anlasildigi incelenmistir. (Ek: 116)

10- 10/89 Sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 2.4.1997 tarih ve 10/89-335 sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügü Interpol Daire Baskanligina Yasar ÖZ'ün 12.12.1995 tarihinde Amerika Birlesik Devletlerinde yakalanan 2 kg. eroinle ilgisi olup olmadigi hususlarinin acele olarak bildirilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek: 117)

11- Emniyet Genel Müdürlügünce Yasar ÖZ'le ilgili olarak Meclis Arastirma Komisyonuna sunulan 2.4.1997 tarih ve 2513 sayili cevabi yazi ekinde özetle:

``1995 yili Kasim ayi süresince, DEA ve A.B.D. Gümrük yetkilileri, Denya Mehmet Organizasyonu tarafindan yapilan uyusturucu madde kaçakçiligi ile ilgili bir sorusturma baslatmistir. Müteakip görüsmeler, Türk uyruklu Erdal AYDIN'in, ABD'ye 10 kg. Eroin maddesi getirmesiyle sonuçlanmistir.

AYDIN, 06.12.1995 tarihinde, ABD, New Jersey kentindeki Newark Uluslararasi Havaalaninda Metin DOKUR, Mehmet ERCENGIZ ve Yasar ÖZ tarafindan karsilanmistir. AYDIN, gizli görevlilere bir eroin örnegi saglamistir ve buna bagli olarak, ERCENGIZ'den eroin maddesini temin etmistir.

12.12.1995 tarihinde, Mehmet ERCENGIZ, New York'taki Erdal AYDIN'in kendisini bekledigi yer olan GRAND HYATT Oteline gelmistir. Bir süre sonra, AYDIN 2 Kg. Eroin teslimati için parayi teslim almak amaciyla otelden disari çikarken yakalanmistir.

Daha sonra Mehmet ERCENGIZ, yapilan sorgulamasinda 2 Kg.lik Eroin teslimatindaki rolünü kabul ederek, o gün önceden Yasar ÖZ'ün talimatiyla, Virginia, Arlington kentindeki THE HOLIDAY INN Otelinde Metin DOKUR isimli kuryeden eroini aldigini belirtmistir.

13.12.1995 tarihinde, HOLIDAY INN Otelinde, Metin DOKUR yakalandiktan sonra verdigi ifadesinde, 29.11.1995 günü (veya yakin bir tarihte) Türkiye'den ABD'ye kaçirdigi 2 Kg. eroini korumak ve tasimaktan dolayi kendisine ödeme yapilmasini bekledigini ve ABD'ye gelmeden önce, Yasar ÖZ ile Istanbul'da saklandigi valizi gözetim altinda bulundurdugunu, sözkonusu eroini valize Yasar ÖZ'ün yerlestirdigini belirtmis ve Washington Interpolü de Yasar ÖZ'ün ABD'ye giris-çikis yaptigini teyid etmistir.Bu olayda, Yasar ÖZ yakalanamamistir.'' denildigi incelenmistir.(Ek:118)

 

F- TEVFIK NURULLAH AGANSOY CINAYETI ILE ILGILI INCELEME :

1- 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayi ile Meclis Arastirma Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina bir yazi yazilarak, Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce Mafya-Yasadisi Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanip hazirlanmadigi, varsa bu raporlarin ve belgelerin incelenmek üzere acele talep edildigi incelenmistir. Içisleri Bakanliginca (10/89,110,124,125,126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 9.12.1996 tarih ve B.05.1.IGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida konuya iliskin Emniyet Birimlerince düzenlenen evrakin tastikli birer örneginin bir dosya içinde ve yazi ekinde gönderildigi, dosya muhteviyatinin incelenmesinde;

Istanbul-Bebek taksi duragi önünde bulunan çay bahçesinde plakasi belirlenemeyen otodan inen sahislarca 28.8.1996 günü saat 01.00 sularinda açilan ates sonucu çatisma çiktigi, karsilikli ates sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY, Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 73880 sicil sayili polis memuru Celal BABÜR'ün agir yaralanarak kaldirildigi hastanede öldügü, yine Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 102228 sicil sayili polis memuru Ferda TEMEL'in yaralanmis oldugu ve Sisli Etfal Hastanesinde tedavisinin yapildigi,adi geçen polis memurlarinin, Basbakanlik Koruma Müdürlügü emrinde olduklari ve Dogruyol Partisi Genel Baskani Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Sn.Prof.Dr.Tansu ÇILLER'in korumasinda görevlendirilmis olduklari,

Sayin ÇILLER'in Istanbul'a çok sik seyahatler nedeniyle ikametgahlari ile aile fertlerinin korunmasi önem arzettiginden, Istanbul'daki hizmet araçlarinin hazirlanmasi, gerekli koruma tedbirlerinin alinmasi ve yakin koruma hizmetlerinin en iyi sekilde yürütülmesi amaciyla istanbul'da görevlendirilmis olduklari,

Sözkonusu polis memurlarinin olay saatinde saldiri sonucu öldürülen Tevfik Nurullah AGANSOY'un yaninda ne amaçla bulunduklarinin belli olmadigi,

Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün 20 Eylül 1996 tarihli sorusturma onayinda ise konu ile ilgili inceleme yapan polis müfettislerinin:

Polis memuru Ferda TEMEL'in, silah kullanmadigini söylemesine ragmen alinan ekspertiz raporuna göre olay yerinde elde edilen bos kovanlarin bir kisminin adi geçenin silahindan atildiginin tesbit edildigi, bu nedenle polis memuru Ferda TEMEL'in öldürme ve yaralama olayina sebep oldugunun düsünülebilecegi,

Mafya olarak bilinen Tevfik AGANSOY ve adamlarinin yaninda Basbakanlik Koruma Müdürlügüne mensup iki polis memurunun bulunmalari ve gezmelerinin çok dikkat çekici ve vahim bir durum olarak müsaahade edildigi, birlikteliklerinin sebeninin ise menfaat oldugunun düsünüldügü,

Tevfik AGANSOY'un koruma görevini yapan polis memuru Haci AKPINAR'in ise Tevfik AGANSOY gibi bir adamin tavassutuyla araba almasi ve bedelinin ödenip ödenmediginin tereddüt yaratmasinin da polis memurunun görevine uygun bir davranis olmadigi;Yazida belirtilen sebeplerden dolayi Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli polis memurlari Celal BABÜR (müteveffa), Ferda TEMEL ve Haci AKPINAR haklarinda eylemlerine uygun olarak T.C.K.'nun ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün ilgili maddelerine göre adli ve idari yönden sorusturma yapilmasi görüs ve kanaatina varilmis olmakla;

Adi geçenler hakkinda silah kullanma, yaralama, öldürme, mafya tabir edilen çeteyle iliski kurarak nüfuzunu kötüye kullanmak sureyitle çikar saglamak suçlarindan dolayi M.M.H.K. hükümleri muvacehesinde adli ve idari yönden sorusturma yapilmasi gerektigini ifade ettikleri, Polis Basmüfettisleri Yasar GÖKISIK ve Ibrahim KAYA tarafindan birlikte düzenlenen 1966/684 sayili sorusturma raporunda olayda adi geçen polis memurlari hakkinda çesitli disiplin cezalarinin verilmesinin öngörüldügü incelenmistir.(Ek:119)

2- Meclis Arastirma Komisyonunca Emniyet Genel Müdürlügü Kaçakçilik ve Istihbarat Daire Baskanligina hitaben yazilan 14.2.1997 tarih ve 10/89-229 sayili yazi ile, Nurullah Tevfik AGANSOY isimli sahsin Almanya'da yakalanmasi üzerine, Almanya Güvenlik makamlarinin bu sahsin el yazisi ile alinmis ifadesinin bir suretinin acele olarak Komisyona gönderilmesinin istenildigi incelenmistir.(Ek:120)

3- Emniyet Genel Müdürlügünün 20.2.1997 tarih ve 44422 sayili cevabi yazilarinda ise Yasar ve Ayse'den olma Bitlis Ili Zeydan Mah. nüfusuna kayitli 1960 dogumlu Nurullah Tevfik AGANSOY'a ait dairede kayitli 45948 nolu dosyanin tetkikinde sözkonusu el yazisi ifade tutanagina rastlanmadiginin bildirildigi incelenmistir. (Ek:121)

4- Yine, Emniyet Genel Müdürlügünce, Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulmus olan 28 Subat 1997 tarih ve 990010 sayili cevabi yazida, Nurullah Tevfik AGANSOY'un el yazisi ifadesinin Almanya Interpol'ünden talep edildigi ve alinan cevabi yazida ise, adi geçen hakkinda çikartilan tevkif müzekkereleri kapsaminda ihtiyaç duyulan herhangi bir tutanak var ise, bunun istinabe yoluyla talep edilmesinin gerektiginin bildirildigi,bu nedenle sahisla ilgili herhangi bir adli evrakin Adalet ve Disisleri Bakanliklari kanaliyla uluslararasi istinabe hükümleri uyarinca talep edilmesinin uygun olacaginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:122)

5- (10/89,110,124,125,126) sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca Adalet Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996 tarih ve GEÇ/3 sayili yazida Tevfik AGANSOY dosyasinin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulan 24.12.1996 tarih ve 32451 sayili cevabi yazida, Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi olayi ile ilgili Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili kamu davasi dosyalarinin onayli fotokopi suretlerinin yaziya ekli olarak sunuldugunun bildirildigi incelenmistir. (Ek:123)

6- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca Sisli Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen 7.2.1997 tarih ve 10/89-221 sayili yazi ile Nurullah Tevfik AGANSOY'un Engin CIVAN olayi nedeniyle Türkiye'de ve yurtdisinda alinan ifadelerinin bir örneginin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:124)

7- Sisli Cumhuriyet Bassavciliginca Arastirma Komisyonuna sunulan 17.2.1997 tarih ve 1997/738 D.M. sayili cevabi yazida; Nurullah Tevfik AGANSOY hakkindaki evrakin Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinde dava dosyasinda kayitli bulundugunu, istenilen bilgilerin Komisyona verilmesi için Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesine bilgi verilmis oldugunu ve yazi cevabinin adi geçen Mahkemeden takip edilmesi gerektigi,

Nurullah Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili dava dosyasinin incelenmesinde;

Alaaddin ÇAKICI, Adnan ÇIÇEK, Kenan Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER, Yener ÜÇÜNCÜ, Ferdi HEYBET, Kamil ÖZKILIÇ, Hasan TASKIN, Ramazan VURMAZ adli sahislarin sanik olduklari, taammüden adam öldürmek, kasten adam öldürmek, adam öldürmeye tesebbüs, silahla yaralama ve 6136 sayili Kanuna muhalefetle suçlandiklari,

Alaaddin ÇAKICI'nin azmettirmesi sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY'u öldürme isini üstlenen, planlayan ve diger saniklardan bir grup olusturarak is bölümü yapip onlari silahlandirarak öldürme suçuna azmettiren Adnan ÇIÇEK ile Kenan Ali GÜRSEL ayni zamanda olay günü bizzat kendileri de olaya katilip silahlariyla ates ettikleri sanik Ahmet ATLILAR'da olay gününden önce kendisine temin edilen telefon ve araba ile Tevfik Nurullah AGANSOY'u yakin takibe alip izleyerek diger saniklara yerini bildirip diger saniklarin olay yerine silahlariyla gelmesini temin etmesi ve kendisi de silahiyla olaya katilmasi ve ates etmesi, diger saniklar Yener ÜÇÜNCÜ, Aydin GÖKER, Ferda HEYBET, Kamil ÖZKILIÇ ve Hasan TASKIN'in olay gününden önce azmettirilmeleri sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY'u öldürmek suçunu gerçeklestirmeyi kabul edip tertibat alarak birçok defa olayi gerçeklestirmeye çalismalari, gerçeklestirememeleri neticede olay günü yukarida izahina çalistigimiz sekilde birlikte hareket ederek silahlariyla olaya katilip ates etmeleri, bu atislari sirasinda Tevfik Nurullah AGANSOY'u birçok yerinden yaralayip öldürmeleri, Celal BABÜR'ü de yaaralayip öldürmeleri, Ayse Gülçin BALABAN'i da yaralayip öldürmeleri, Ferda TEMEL'i, Burak ÇALISKAN'i ve Emrah ÇIFTÇI'yi de öldürmeye tesebbüs derecesinde yaralamalari, Gültekin ALKOR'u da ayrica silahla yaralamalari fiillerinden saniklar Adnan ÇIÇEK, Kenan Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER, Yener ÜÇÜNCÜ, Ferda HEYBET ve Kamil ÖZKILIÇ'in ayri ayri eylemlerine uyan T.C.K. nun 450/4, 31, 33, 448, 31, 33, 448, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 456/1, 457/1 ve 6136 Sayili Kanunun 13/1. maddeleri geregince ayri ayri tecziyelerine,

Karar verilmesinin talep edildigi,

Maktül Nurullah Tevfik AGANSOY'un Emlak Bankasi Eski Genel Müdürlerinden Engin CIVAN'in silahla yaralanmasi olayinda suça azmettiren kisi sifatiyla sanik oldugu,Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.01.1997 tarih ve 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,

Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulunca hazirlatilmis olan raporun Tevfik Agansoy'la ilgili bölümünde.

Emniyet Genel Müdürlügünden alinan 06.12.1996 gün ve 2675-96 sayili yazinin eki 1 nolu dosyanin tetkikinden;Polis Memurlari Celal Babür ile Ferda Temel'in Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Sn.Prof.Dr.Tansu Çiller'in koruma görevlileri olduklari, Sayin Tansu Çiller'in Istanbul'a çok sik seyahatleri ve Istanbul'daki ikametgahlari ve aile fertlerininde korunmasi amaciyla adi geçen polis memurlarinin Istanbul'da görevlendirildikleri, 28.08.1996 günü gecesi Istanbul Bebek'te Tevfik Agansoy'un öldürülmesi olayi sirasinda beraberinde olan Polis Memuru Celal Babür'ün öldügü, Polis Memuru Ferta Temel'in yaralandigi, olay üzerine Emniyet Genel Müdürlügünce iki Polis Basmüfettisine inceleme yaptirildigi, Ferda Temel hakkinda düzenlenen 02/2/1996 gün ve 1996/684 sayili raporda Hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi, sayginligi ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranislarda bulundugu gerekçesiyle 6 ay süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi cezasiyla tecziyesinin teklif edildigi, islemin henüz sonuçlanmadigi anlasilmaktidir. Ayrica, Ferda Temel hakkinda adam öldürmek suçundan T.C.K.'nun 49 uncu maddesi geregince Istanbul Cumhuriyet Bassavciliginca düzenlenen 17.10.1996 tarih ve Hz:96/36903 sayili Iddianame ile Istanbul 2.Agir Ceza Mahkemesinde kamu davasi açilmis oldugu bildirildigi incelenmistir.(Ek:125)

 

G-MEHMET ALI YAPRAK'IN KAÇIRILMASI ILE ILGILI INCELEME

1- (10/89,110,124,125,126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonumuzca Gaziantep Valiligine yazilan 10/1/1997 tarih ve 10/89-/137 sayili yazi ile ``Basinda çikan haberlerde Mehmet Ali Yaprak'' isimli sahsin tasima ruhsati bulundugu, sabika ve suç fisleri olmasina ragmen bu ruhsati kanuna aykiri bir sekilde aldiginin belirtilmesi nedeniyle bu sahsin silah tasima ruhsatina iliskin dosyanin ve varsa suç fislerinin ve diger bilgi ve belgelerin acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:126)

2- Gaziantep Valiligince Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulan 16.01.1997 tarih ve 871 sayili cevabi yazida:

Mehmet Ali Yaprak'in 26.04.1995 tarihinde silah bulundurma ruhsati almak için müracaat ettigi, yapilan tahkikatta ve belgelerin tetkikinde silah bulundurma ruhsati almasinda mani halinin bulunmadiginin tesbit edildigi ve 23.11.1995 tarihinde silah bulundurma ruhsati verildigi,

Mehmet Ali Yaprak'in 11.01.1996 tarihli müracaatinda ise bulundurma ruhsatli silahini can güvenliginden bahisle tasima ruhsatina çevrilmesini istedigi, bu talebinin de 30.03.1996 gün ve 152 sayili Içisleri Bakani onayi ile uygun görüldügünü,

Mehmet Ali Yaprak'in 4 ayri suçtan sabikasi bulundugunu, ruhsatsiz tabanca ve mermi bulundurmak suçundan Bakirköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1981/308 sayili karariyla bir yil hapis ve 500 TL agir para cezasina çarptirilmis oldugunu, bir suçtan beraat ve 2 suçtan da hakkinda takipsizlik karari verilmis oldugu,

91/1779 ``Atesli silahlarla islenen cürümlerden hükümlü bulunanlara'' silah ruhsati verilemiyeceginin belirtildigi, Ancak; Içisleri Bakanliginin 7.06.1995 gün ve 1269-98 sayili genelgesi ile Atesli Silahlari ruhsatsiz tasimak ve bulundurmak veya bulundurma ruhsatli silahi tasimak suçunun, atesli silahla islenen cürümlerden sayilamiyacagi ve bu suçlardan 1 yil ve daha az cezaya mahkum olanlara baska mani hal yok ise Yönetmeligin 16.maddesi uyarinca silah ruhsati verilmesi gerektigi,

Mehmet Ali Yaprak'in silahla suç islemedigi, silah ve mermi bulundurmak suçu islediginden ve bu suçtan aldigi ceza 12 ayi geçmediginden silah ruhsati almasinda kanuni bir engel olmadigi ve yönetmeligin 7.maddesinin (a) bendine istinaden Içisleri Bakani Ülkü Güney tarafindan kendisine silah tasima izni verildiginin bildirildigi ve yaziya silah ruhsati ile ilgili islemli evraklarin eklendigi incelenmistir.(Ek:127)

3- Içisleri Bakanliginca Gaziantep Valiligine gönderilen 22.09.1993 tarih ve 240652 sayili yazida ise, Mehmet Ali Yaprak'in Diyarbakir Emniyet Müdürlügü Narkotik Sube Müdürlügünde 10.07.1988 tarihinde 2313 sayili Kanuna Muhalefet, eroin yapiminda kullanilan madde kaçakçiligi suçundan 1988/C-44 sayili turuncu renkli yakalandi kaseli örnek fisinin mevcut oldugu, yine ayni sahsin Diyarbakir Emniyet Müdürlügü, Narkotik Sube Müdürlügünde 22.08.1988 tarihinde ``eroin imal etmek suçundan 1989/C-35 sayili yakalandi kaseli örnek-3 fisinin oldugu,

Diyarbakir Emniyet Müdürlügü Narkotik Sube Müdürlügünde 25.11.1988 gün ve 1988/C-62 sayili örnek 3 fisine istinaden açilmis yakalandi kaseli örnek 2 turuncu renkli ``eroin imal etmek ve satmak suçundan fisinin mevcut oldugu, Gaziantep Emniyet Müdürlügünün 16.09.1985 gün ve 1985/C-41 sayili örnek 3 fisine istinaden açilmis ``Yakalandi'' kaseli ``Islami Cihat Örgütüne tehditle para toplamak'' suçundan turuncu renk örnek 2 fisinin mevcut oldugu, adi geçen sahsin durumunun 1.06.1991 gün ve 20883 sayili Resmi Gazete'de yayinlanarak yürürlüge giren 91/1779 karar sayili Yönetmeligin 16. maddesinin (a) bendi kapsamina girdigi anlasildigindan sözkonusu sahsa silah satin aldirilarak tasima veya bulundurma ruhsati verilmesinin mümkün olmadiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:128)

4- 10/89 sayili Meclis Arastirma Komisyonunca Emniyet Genel Müdürlügüne yazilan 15.01.1997 tarih ve 10/89/155 sayili yazi ile, Ahmet ve Bedriye oglu 1949 Nizip dogumlu Mehmet Ali Yaprak'in suç ve diger fis bilgilerinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir.(Ek:129)

5- Içisleri Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonuna verilen 23.01.1997 tarih ve 026077 sayili cevabi yazida:

12.07.1988 tarihinde Diyarbakir Narkotik Sube Müdürlügü ekiplerince 27 HD 786 plakali minibüste yapilan aramada; 2.5 litrelik cam siseler içerisinde 12 adet hidroklorik asit, 2.5 litrelik cam siseler içerisinde sülfirik asit, 131 kg. aseton, 153 kg. eter, 23 kg. setik asit, 222 kg. 750 gr. sadyum karbonat, 2 kg. 424 gr. prokayin maddeleri ele geçirildigi, minibüs sürücüsü Ilyas Sahin'in alinan ifadesinde; yakalaanan maddelerin Diyarbakir Tip Fakültesinin siparisi oldugunu beyan ettigi, ancak Diyarbakir Tip Fakültesi ile yapilan temasta böyle bir siparislerinin bulunmadigini beyan etmeleri üzerine, kimyasal maddelerin ait oldugu ``NOBEL MEDIKAL A.S.''nin sahibi olan M.Ali Yaprak isimli sahsin Gaziantep ilinde 14.07.1988 tarihinde yakalanarak Diyarbakir D.G.M.'ne sevk edildigi, kayitlarin tetkikinden anlasildigi,

8.11.1988 tarihinde Diyarbakir Emniyet Müdürlügünce yapilan operasyonda 124 kg. 65 gr. eroin maddesi imalati olayinda, eroin imalatcilarina kimyasal madde ve tibbi malzeme temin etmek ve satmak suçundan Gaziantep ilinde yakalanarak 15.12.1988 tarihinde Diyarbakir D.G.M.'ce ilk sorgusuna mütakip serbest birakildigi,

02.08.1989 tarihinde Diyarbakir Emniyet Müdürlügü ekiplerince, Merkez Küçükçelikli Mezrasinda yapilan operasyon neticesinde; 13 kg. 526 eroin maddesi, 2 kg. 482 gr. bazmorfin ve eroin maddesi imalatinda kullanilan asitanhidrit maddesi elde edilmesi olayina adinin karistigi ve 22.08.1989 tarihinde yakalanarak sevkedildigi ve Diyarbakir D.G.M.'since serbest birakildigi,

Ayrica Emniyet Genel Müdürlügü Asayis Daire Baskanligi Parmak Izi Arsivinde Ahmet Bedriye oglu 1949 Nizip dogumlu Mehmet Ali Yapraak'in ruhsatasiz silah tasimak, adam dövmek, 1918 ve 2313 sayili kanunlara muhalefetten Ek'te fotokopisi gönderilen parmak izi suç sicili oldugu anlasilmistir.

Sözkonusu sahsin 04.09.1985 tarihinde Gaziantep ili Mütercim Asim Caddesi Sadikoglu Sokak No 6 sayili yerde Tibbi malzeme saticiligi yapan kardesi Osman Yaprak'dan para alabilmek için, Ömer oglu 1962 dogumlu Cengiz Aydin, Fazli oglu 1965 dogumlu Abidin Yasamali, Abdülgani oglu 1954 dogumlu Nuri Kutlu ve Hasan oglu 1962 dogumlu Mustafa Kiraz'i kiraladigi, bu sahislarin kendilerini islami Cihat Örgütü mensubu olarak gösterip, para gasp etmek sucundan suçüstü yakalandiklari, Emniyette alinan ifadelerinde kendilerini kiralayanin Mehmet Ali Yaprak oldugunu itiraf ettikleri ve Osman Yaprak'in davaci olmasi üzerine, 15.10.1985 günü kendiliginden teslim oldugu ve suçu kabul etmedigi, hakkinda düzenlenen tahkikat evrakiyla birlikte Gaziantep ili Sikiyönetim Komutan Yardimciligina sevk edildigi, kayitlarin tetkikinden anlasildigi,

Mehmet Ali Yaprak, B.Esin Çiloglu, A.Muhtar Dasar ve A.Kadir Süküroglu'nun kurmus olduklari Bahçelievler Mh. Ismail Pasa Sk. No: 5 Sahinbey Gaziantep adresinde faaliyet gösteren Yaprak Televizyonu bulundugunun ifade edildigi incelenmistir.(Ek:130)

6- Meclis Arastirma Komisyonunca Gaziantep Cumhuriyet Bassavciligina yazilan 10.01.1997 tarih ve 10/89-/138 sayili yazi ile, Mehmet Ali Yaprak isimli sahsin kaçirilmasi olayi ile ilgili olarak Cumhuriyet Bassavciliginca yapilaan tahkikatla ilgili olarak bu konuda dava açilip açilmadigi, açilan dava varsa evraklarin tasdikli birer suretinin acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:131)

7- Gaziantep Cumhuriyet Bassavciliginca Arastirma Komisyonu üyesi M.Bedri Incetahtaci'ya sorusturma dosyasinin elden verildigi ve sorusturma dosyasinin tetkikinde:

Mehmet Ali Yaprak'in kaçirilmasi olayi ile ilgili olarak Mehmet Ali Yaprak'in 1.06.1996 tarihinde mahalli polisce ifadesinin alinmis oldugu, bu ifadesinde kendisini kaçiran sahislari tanimadigini, esgalini vermis oldugu sahislari görecek olursa taniyabilecegini belirttigi,

Polisce yapilan sorusturmanin Gaziantep Cumhuriyet Bassavciligina intikal ettirildigi ve Cumhuriyet Savciliginca Müfit Samet, Turgay Marasli ve Mehmet Yahya Efe ile kaçirildigini iddia eden Mehmet Ali Yaprak'in yüzlestirildiklerini Cumhuriyet Savciliginca düzenlenen tutanaklarda da Mehmet Ali Yaprak'in kendisini kaçiran kisilerin adi geçen sahislar olmadigini belirtmis oldugu incelenmistir.(Ek:132)

8- Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.01.1997 tarih ve 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi incelenmistir. Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonuna 6.3.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulunca hazirlatilmis olan raporun M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi olayi ile ilgili bölümünde;

25.5.1996 günü Gaziantep Yaprak TV Sahibi M.Ali Yaprak'in kimligi belirlenemeyen kisilerce bir otaya bindirilerek zorla kaçirildigi, 6 gün süreyle alikonuldugu, 75.000 DM ile cep telefonu ve ruhsatli silahinin gaspedildigi, daha sonra Hilvan Ilçesi sinirinda Serbest birakildigindan bahisle yapilan sorusturmada Gaziantep Cbassavciliginin 1996/6503 Hazirlik, 1996/284 sayili Daimi Arama ve Takipsizlik karari ile 15.11.1996 tarihinde karar verildigi anlasilmis dosya yeniden ele aldirtilarak Hazirliktaki ayni sayi ile kogusturmasi sürdürülmesi saglanmistir.

M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi ve fidye istenmesi olayi ile ilgili olarak G.Antep C.Bassavciliginin 1996/6503 hz. nosu ile sorusturma sürdürüldügü, olayin faillerinin oldugu sanilan Müfit Senet'in aldirilan parmak izi olayda kullanildigi iddia edilen araçtaki parmak iziyle ayni oldugu, bu degerlendirmenin tartisilmadigi, Müfit Sement'in talimatla alinan ifadesinin yine Haluk Kirci'nin firarina sebebiyet verdigi ileri sürülen Sedat Demir hakkinda takipsizlik kararini veren Istanbul C.Savcisi Sezgin Özdemir tarafindan alindigi, ayrica Gaziantep C.Savcisi Akin Inal'in tahkikati derinlestirmeden tüm delilleri degerlendirmeden takipsizlik karari ve daimi arama karari verdigi, evrakin 5.12.1996 tarihinde yeniden ele aldirildigi, müsteki M.Ali Yaprak'in gerek poliste ve gerekse Savcilikta vermis oldugu ifadelerinde ve süphelendigi sahislar hakkinda ve 6 gün alikonuldugu yerler için yüzlestirme ve yer gösterme zapti yapilmadigi bu hususlarin Içisleri Bakanliginin Emniyet Genel Müdürlügü çikisli 29.11.1996 gün ve 262991 sayili yazisinda zikredilmis oldugu incelenmistir.(Ek:82)

H-DILEK ÖRNEK ILE ILGILI INCELEME

1- TBMM'de Kurulan (10/89,110,124,125,126) Esas Numarali Meclis Arastirmasi Komisyonu Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-125 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar geregince; Susurluk Kazasi sonrasinda Bassavciliginiz tarafindan baslatilan bir suç islemek için tesekkül kurmak eylemi ile ilgili olarak yapilan tahkikata dair son duruma dair evraklar ile celbedilen evraklarin birer suretinin Komisyonumuz görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep edildigi incelenmistir.(Ek:133)

2- Komisyon Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-146 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar geregince kara para aklama operasyonu sirasinda yakalanan kurde Dilek ÖRNEK ve arkadaslari hakkinda yapilan tahkikata iliskin evraklarin birer suretinin Komisyonumuz görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep edildigi incelenmistir.(Ek:134)

3- Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginin 27.2.1997 gün ve 1997/440 sayili cevabi yazisi ekinde ``Dilek ÖRNEK ve arkadaslarina ait tahkikat evraklarinin bir suretinin'' Komisyonumuza gönderildigi bildirilmis olup, dosyanin muhteviyatinda bulunan Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca hazirlanan Hazirlik: 1996/2637, Esas: 1997/211 Iddianame:

Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi, Ercan DOGAN ve Ayhan AKÇA adli sahislarin sanik olduklari, ruhsatsiz uyusturucu madde ihraci maksadi ile tesekkül olusturmak ve bu tesekküle dahil olmak, 4208 Sayili Kara paranin aklanmasinin önlenmesine dair Kanuna muhalefetle suçlandiklari ve 23.12.1996 tarihinde Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi'nin 10.01.1997 tarihinde Ercan DOGAN'in tutuklanmis olduklari ve tutukluluklarinin devam ettigi,

Ayni zamanda Hollanda vatandasi olan ve uzun süredir yurtdisinda yasiyan Dilek ÖRNEK'in sik sik yurda giris-çikis yaptigi ve PKK adina faaliyet yürüttügünün polise ihbar edilmesi üzerine, 15.12.1996 günü Istanbul Atatürk Havaalanindan yurda giris yaparken üzerinde ve valizinde çok miktarda çesistil ülke paralari ile yakalandigi, Dilek ÖRNEK'in anlatiminda: Bu paranin ülke disina çikarilan uyusturucunun satisindan elde edildigi, her defasinda havaalaninda kendisini karsilayan Mehmet ve Latif ALAKEL kardeslere getirdigi paralari teslim ettigi, onlarin da bu paralari Feramez adini kullanan Youssef Gharachehdaghi isimli kisiye teslim ettikleri, bu kisinin Lokman Ghodsi Makbood Alam isimli bir ortagi oldugu ve Kapaliçarsidaki halen kapali olan Azer Döviz Bürosunun bunlara ait oldugu ve bu kisilerin Emniyet Müdürlügü Narkotik Subedeki kayitlarindan daha önce de Hursit HAN isimli kisinin yakalattigi uyusturucu isine de karistiklari, subedeki resimlerinden Dilek ÖRNEK tarafindan bu kisilerin teshis edildikleri,

Feramez ismi ile taninan Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki yakalanan kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,

Istanbul DGM Bassavciliginin Istanbul (6) No'lu DGM'nin 1996/13 Esas sayili dosyaya konu 1996/1967 hazirlik dosyasinda, hakkinda ek takipsizlik karari verilen Mehmet ALAKEL'in kullandigi Narkotik Sube elemanlarinca daha önceden bilinen 3422034 plakali BMW otonun, Avcilar'da bir evin önünde park halinde görülmesi üzerine, adi geçenin yakalanmasini teminen kapi açtirildiginda Ayhan AKÇA isimli polis memurunun çiktigi,

Dilek ÖRNEK, Youssef GKHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki yakalanan kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,

Dilek ÖRNEK'in suç ortaklarindan Ercan DOGAN da, Antalya Havalimaninda yurtdisina çikarken yakalanarak Istanbul Emniyet Müdürlügü Narkotik Subeye gönderildigi,

Öte yandan olayla ilgileri bulundugu sonucuna varilan Mehmet ALAKEL, Abdüllatif ALAKEL, Lokman GHODSI, Makbood ALAM ile Dilek ÖRNEK'in yurda girislerinde üzeri ve esyasi aranmaksizin serbestçe geçisini saglayan Gümrük Muhafaza Memuru Vahdettin SEYLAN isimli sahislarin yakalanamadigi, haklarinda Giyabi Tevkif karari alindigi, tefrikli 1997/342 evrak üzerinden aranmalarina devam edildigi,

Ayhan AKÇA disindaki saniklar haklarindaki sorusturmanin tamamlanmasi üzerine çikarildiklari Mahkemede fiillerini ikrar etmekle mahkemece tutuklanmislar, Ayhan AKÇA serbest birakilmistir.

el konulan esya:

Sanik Dilek ÖRNEK'in üzerinde ele geçen yabanci paralar ile Türk parasi kendisine iade olunmus, valizindeki paralar ise son olarak banka görevlilerine saydirildigindan, 27.536.000 Ispanyol Pesetasi, 4.793.000 Portekiz Eksüdosu (emanet/8. sira), 5 adet 2.000.lik sahte Ispanyol Pesetasi (emanet/7.sira),

Sanik Youssef CHARACHEHDAGHI'dan elde edilen Amerikan Bankasina ait 25.lik 7 koçan bos çek yapragi (emanet/1.sira), 3 adet cep telefonu (emanet/4.sira), 50 Ingiliz Sterlini, 220 Amerikan Dolari ve 8085 Alman Marki (Emanet/8.sirada olup, Mehmet ALAKEL'in elinde bulunan 3660 Alman Marki ile ayni hesaba alinarak, toplam 11.745.Alman Marki olarak kayit edildigi), 34 MC 449 Plakali BMW marka oto ve Hüseyin ABDÜLKASIM'a ait olup devamli olarak sanigin kullandigi anlasilan 34 PZY 78 plakali Dogan marka otolar (Emniyet Müdürlügü otoparkinda),

Sanik Ercan DOGAN'dan elde edilen 13.770 Alman Marki, 8.000 Hollanda Guldeni, 20 Amerikan dolari ve 1 adet cep telefonu (ek-emanet /1-2.sira),

Giyabi Tevkifli sanik Abdüllatif ALAKEL'e ait banka hesap defteri (Emanet/2.sira), muhtelif kapi anahtarlari (Emanet/3.sira), Ayhan AKÇA'nin kullandigi 34 L 2034 Plaka sayili BMW marka oto (emniyet Müdürlügü Otoparkinda),

Giyabi tevkifli sanik Mehmet ALAKEL'e ait muhtelif kapi anahtarlari (Emanet/3.sira), ev aramasi sirasinda bulunan 3660 Alman Marki (Emanet/8.sirada 11,745 Alman Marki içinde), Mehmet Murat UZUNBOY'dan ele geçirilen ve Mehmet ALAKEL'e ait oldugu tesbit edilen 1 adet cep telefonu (Emanet/6.sira), 34 TER 65 plaka sayili oto (emniyet Müdürlügü Otoparkinda),

Giyabi tevkifli sanik Lokman Ghodsi MAHBOOD ALAM'in evinde yapilan aramada, esi Simin Lotfi JAVID'den alinan 1 adet cep telefonu (Emanet/5.sira),

Mehmet ALAKEL ile Abdullatif ALAKEL'e ait evlerde yapilan aramada zabt edilen ve emanetin 9. sirasina kayit edilen, sorusturma sirasinda da kadin esyasi oldugu anlasilan birtakim altin, ziynet esyasi, saat gibi esya mahkeme karari ile sahiplerine iade edilmistir.

olayin hukuki durumu:

Uyusturucu madde kaçakçilari tarafindan, yurtdisina gönderilen uyusturucu maddelerin Avrupanin çesitli ülkelerinde satildigi ve elde olunan paralarin, kaçakçilarin yurtdisi baglantilarinda toplanarak, kuryeler araciligi ile yurda sokuldugu ve bir elden dagitiminin yapildigi bilinmektedir.

Sorusturma sonucuna göre, olayda Garo GÖKOGLU, Ercan DOGAN ile açik kimligi tesbit edilemeyen SÜLO isimli sahislarin, satistan gelen parayi topladiklari, bunlardan Ercan DOGAN'in bir ara nikahsiz yasadigi esi Fatma KUNT ile bu kisinin akrabalari Dilek ÖRNEK, Yildiz ÖRNEK, Ihsan ÖRNEK, Ali KUNT ve Murat ASKAR araciligi ile, yine Garo GÖKOGLU'nun yegeni Parseh KÖROGLU ve onunla birlikte yasayan Birigitte BAARSLAF ve yine Simon ACLACOGLU vasitasi ile Türkiye'ye gönderdikleri, burada Azer Döviz Bürosunda çalisan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL'in kuryeyi karsilayip, parayi Feramez adi ile bilinen Youssef GHARACHEHDAGHI'a aktardigi, bu suretle Azer Döviz Bürosunda Lokman Ghodsi Mahbood ALAM'a ulasan yabanci paranin sonradan uyusturucu kaçakçilarina ödendigi anlasilmaktadir.

Lokman Ghodsi Mahbood ALAM isimli Iran uyruklu sahis döviz isi ile ugrasmakla birlikte, Hursit AHN ve arkadaslari hakkindaki 7.9.1996 suç tarihi ve halen Istanbul (6) Nolu DGM.nin 1996/13 Esas sayili dosyasina konu, tesekkül halinde eroin ithali suçunun 9.nolu sanigi olup Iran yolu ile yurda giren uyusturucunun, islenerek yurtdisina satisi sonucu elde edilen parayi akladigi iddiasi ile yargilanmakta oldugu, o tarihten beri firarda olan bu sahsin olayimizda da ayni rolü, yardimcilari Youssef GHARACHEHDAGHI, Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL isimli serikleri ile birlikte üstlendigi görülmektedir.

Bahsedilen davanin hazirlik sorusturmasi sirasinda Mehmet ALAKEL için de takibat yapilmis ancak; adi geçen sanik delil yetersizligi nedeni ile serbest birakilmis ve hakkinda ek takipsizlik karari verilmistir.

Uyusturucunun yurtdisina gönderilmesi, orada satisi ve bedelinin kurye araciligi ile yurda sokularak döviz bürosunda aklanmak sureti ile uyusturucu kaçakçilarina dagitilmasi seklinde gelisen olayin ``Ruhsatsiz olarak uyusturucu ihraç etmek'' ve ``Uyusturucu satisindan elde edilen paranin baskalarinca bulundurulmasi'' olmak üzere iki özellik arz ettigi ortadadir.

Ruhsatsiz uyusturucu ihraç etmek fiili, TCK.nin 403/2. maddesinde tarif edilmektedir. Olayda, ihraç fiilini isleyenler belli olmamakla birlikte, uyusturucunun ihraci ve paranin yurda girisi safahatinda birden fazla kisinin bu suçu islemek için önceden anlasarak irade birligine vardiklari izahtan varestedir. Kuryelerin yaklasik iki yildan beri para getirdikleri, dosya kapsamindan anlasilmakla, uyusturucunun birden fazla ihraçi sözkonusu edilmesine ragmen, cins ve miktari bilinmemektedir. Diger bir deyisle, ortada uyusturucu bulunmamaktadir. Bu nedenle saniklarin fiili TCK.nin 403/10. maddesi kapsaminda kalmaktadir.

Uyusturucu satisindan elde edilen para, 4208 S.K.nin 2/a maddesi uyarinca ``karapara'' olarak tarif edilmektedir. TCK.nin 403. Maddesindeki fiilin islenmesi sureti ile elde edilen paranin baskalarinca iktisap edilmesi, bulundurulmasi, kullanilmasi, zilliyet yada malikinin degistirilmesi ise, kara para aklama suçu olarak ayni maddede belirtilmistir.

saniklar ve hukuki durumlari

Saniklardan Dilek ÖRNEK, Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ercan DOGAN'in yukarida olaylarin özetlendigi gibi cereyan ettigini itiraf ettikleri ve dolayisiyla suçlarini ikrar ettiklerinden,

Sanik Dilek ÖRNEK'in, uyusturucu ihraci maksadi ile olusturulan tesekküle sonradan dahil olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin baskalarinca iktisap edilmesi ve zilyetliginin degistirilmesi fiilinden sorumlu oldugu,

Sanik Youssef GHARACHEHDAGHI'nin, yurtdisina eroin ihraci maksadi ile kurulan tesekküle dahil oldugu ve uyusturucunun satisindan elde edilen karaparayi ``bulundurdugu, zilyetliginin degistirilmesi ve baskalarinca iktisabini sagladigi'' nedeni ile bu fiillerinden sorumlu oldugu,

Sanik Ercan DOGAN'in, uyusturucu ihraci maksati ile olusturulan tesekküle Azer Döviz Bürosunu ziyaret ederek ve olayin ayrintilarini bilerek dahil olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin baskalarinca iktisap edilmesi ve zilyedinin degismesi fiillerine kuryeleri azmettirmekten sorumlu oldugu,

Sanik Ayhan AKÇA'nin esasen Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim SAHIN'in koruma polisi olup, haklarinda giyabi tevkif karari bulunan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL ve Lokman Ghodsi Mahbood ALAM ile yakin iliski içinde bulundugu sanik Abdüllatif'e ait 1996 model BMW otomobilin emrine tahsis edildigi, karaparanin aklandigi Azer Döviz Bürosuna sik sik ugradigi, adlari belirtilen kisilerin yurtdisina eroin göndermek üzere olusturduklari tesekküle bu suretle dahil oldugu ve yurda gelen karaparanin tasinmasina da aracilik etmek sureti ile kara para bulundurdugu ve bu parayi baskalarinin iktisabina yardimci oldugu sebebi ile tesekküle dahil olmak ve karapara bulundurma fiillerinden sorumlu oldugu,

tefrikli dosya:

Sanik Dilek ÖRNEK'e gümrükten geçis kolayligi saglayan Mehmet SAYLAN, karaparayi teslim alan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL, parayi aklayan Lokman Ghodsi Mahbood ALAM halen firarda olup, tefrik edilen 1997/342 hazkirlik sayili dosyada haklarindaki giyabi tevkifin infazina intizar edilmektedir.

Dosyamiz saniklarinin tutuklu olmalari nedeni ile kamu davasinin gecikmemesini teminen iddianamenin tanzimi lüzumu hasil olmustur.

SONUÇ :

Açiklanan nedenler ile saniklarin durusmalarinin 2845 S.K.nin 20. maddesine göre yapilarak, yukarida gösterilen sevk maddeleri uyarinca saniklarin cezalandirilmasi, emanete alinan suçta kullanilan ve suçtan hasil olan esyanin TCK.36 Md. uyarinca ZORALIMINA, karar verilmesinin talep edildigi, incelenmistir. (Ek:135)

 

I-ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZ'A

BUDAPESTE'DE YAPILAN SALDIRI ILE ILGILI INCELEME

1- 10/89 sayili TBMM Arastirma Komisyonu Baskanliginca Emniyet Genel Müdürlügüne yazilan 10.1.1997 tarih ve 10/89-111 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a Budapeste'de yapilan saldiriya iliskin olarak yapilan tahkikata dair dosyanin bir suretinin Meclis Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:136)

2- Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün Bila tarih ve 96/1910 sayili cevabi yazilari ile 24.11.1996 günü Macaristan'in Budapeste Kentindeki Hilton otelinde Mesut Yilmaz'a yönelik yapilan saldiri ile ilgili olarak sürdürülen yurtiçi ve yurtdisi tahkikatlari ihtiva eden dosyanin bir klasör içinde gönderildiginin bildirildigi,dosya muhteviyatinin incelenmesinde:

Saldiriyi gerçeklestirenlerin 20.4.1970 Demirtas dogumlu, Esref ve Nazife oglu Veysel Özerdem, 04.04.1960 Elazig dogumlu Ahmet ve Ayten oglu Ismail Koçkaya ile açik kimlikleri henüz belirlenememis olan Ziya Kortu ve Veysel Özgür olduklari,

Konu ile ilgili olarak Mesut Yilmaz'in yakin korumaligini yapan polis memurlari Hüseyin Arslan, Yasar Günaydin'in 26.11.1996 tarihlerinde ifadelerine basvurulmus oldugu, Türk Interpol'ünden Macaristan Interpol'üne 25.11.1996 tarihinde faks çekilerek bilgi talep edildigi, 27.11.1996 tarihinde Macaristan Interpol Sefi Zoltan Nagy ile yapilan görüsmede alinan telefon notunda, Mesut yilmaz'in Macaristan polisine sikayette bulunmadigi, bu nedenle yasalarina göre bir tahkikat yapmadiklarini, bu asamadan sonra ancak Türk Büyükelçiliginin basvurusu üzerine bir tahkikat yapilabilecegini, 27.11.1996 tarihinde böyle bir basvuruda bulunuldugunu, yapilacak çalismalardan bilgi vereceklerini ifade ettigi, Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari ileri sürülen Ismail Koçkaya, Veysel Öerdem, Cengiz Korkut ve Veysel Özgür adli sahislarin Kaçakçilik ve Organize Suçlarla Nücadele Daire Baskanliginin Arsivinde yapilan fis tetkiki neticesinde ilisik kayitlarinin bulunmadigi,

Ismail Koçkaya'nin Bakirköy 3. Agir Ceza Mahkemesinde 1995/190 esas sayili dosyada giyabi tutuklu oldugu ve yargilamasinin devam ettigi,

Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'a, 24.11.1996 günü bulundugu Budapeste'deki Hilton otelinde saat: 17.00 sularinda yapilan saldiriyla ilgili olarak 25.11.1996 tarihinde Budapeste Interpolüne acele ibareli bir mesaj çekilerek bilgi talep edildigi,

Öte yandan, saldiriyla ilgisi bulunabilecegine dair duyum alinan 20.4.1970 Asagi Demirtas dogumlu, Elazig nüfusuna kayitli, Esref ve Nazife oglu Veysel Özerdem, 4.4.1960 Elazig dogumlu, ahmet ve Ayten oglu Ismail Koçkaya, Veysel Özgür ve Cengiz Korkurt isimli sahislar hakkinda daire Baskanligimizca yapilan tetkikler neticesinde;

Ismail Koçkaya'nin 7.2.1995 tarihinde Atatürk Havalimanindan ülkemize girisiyle birlikte 27.2.1996 tarihinde yine ayni limandan çikis yaptigi,Veysel Özerdem'in 8.8.1995 tarihinde Dereköy Hudut Kapisindan ülkemize girisiyle birlikte 9.9.1995 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi,1952 dogumlu Veysel Özgür isimli sahsin 25.7.1995 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikisiyla birlikte 12.8.1995 tarihinde yine ayni kapidan giris yaptigi,1953 dogumlu Veysel Özgür isimli diger bir sahsin da 22.10.1994 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi tesbid edildigi,

Sahislar hakkinda KIHBI Baskanligindan da bilgi talep edilmis olup, Kaçakcilik, Temüh, Asayis, yabancilar, Bilgi Islem ve Istihbarat Daire Baskanliklari ile de koordineli olarak çalisildigi,

Yukarida adi geçen sahislardan Ismail Koçkaya ile Macaristan'da yasayan Türklerden Hasan Karabacak'in resimleri ayrica Mesut Yilmaz'in korumalarina teshis amaciyla gösterilmis olup, sanik ile benzerlikleri olmadigi da tesbit edildigi,

Sözkonusu ülke Interpolüne 26.11.1996 tarihinde çekilen acele ibareli ikinci bir mesajla da; Mesut Yilmaz'in korumalarindan ögrenilen sanigin eskali verilerek, korumalari ile arasinda geçen mücadeleden dolayi yaralanmis olabileceginden bahisle Macaristan'daki hastahane kayitlarindan da arastirilmasi talep edildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne yazilan 27.12.1996 tarih ve 291144 sayili yazi ile Baran ve Refiye oglu 20.6.1961 Ankara dogumlu Aydin Ipekli'nin sahibi yada ortak oldugu sirketlerin adi ile adreslerinin ve kimlerle ortak oldugunun soruldugu,

Istanbul Emniyet Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne verilen 3 Ocak 1997 tarih ve 96/675 sayili cevabi yazida: Sultan Tekstil Sanayi Ltd.Sirketinin 7.4.1992 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Mahallesi, Asik Veysel Cad. 68/A sayili adreste, baba ve anne Boran-Refiye Ipekli tarafindan kuruldugu, 7.8.1992 tarihinde aydin Ipekli ile ablasi Serpil Ipekli'nin de ortak edildigi, 22.11.1993 tarihinde baba Baran Ipekli'nin ölümü üzerine, babalarina ait hisseler Refiye-Aydin-Serpil ve Gülay Aydin isimli sahislara devredildigi, 23.11.1993 tarihinde Refiye Ipekli'nin tüm hissesinin, Gülay aydin'in tüm hissesinin ve Aydin Ipekli'ye ait bir miktar hissenin kendisini Mehmet Özbay olarak tanitan ve yurtdisinda tanidiklari oldugunu söyledikleri sahsa ait oldugu, Mehmet Özbay'in bu hisseleri 100 bin DM karsiliginda aldigi, Mehmet Özbay'in satin aldigi hisselerin resmi islemlerinin Mehmet Özbay'in esi Meral Çaatli adina yapildigi, 26.1.1995 tarihinde resmi olarak Meral Çatli adina kayitli bulunan hisselerin Aydin Ipekli ve Serpil Ipekli üzerine devredilmis oldugu,

Slovak Interpolünden alinan 28.11.1996 gün ve 12785/NUI-96-GA sayili mesajda Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari anlasilan Veysel Özerdem, Ziya Korkut ve Cengiz Korkut'un lacivert bir minibüsle Slovak Sinirini geçmis olduklarinin anlasildigi,

Disisleri Bakanligi Istihbarat ve Arastirma Genel Müdürlügünün 3 Aralik 1996 tarih ve 3633 sayili yazilari ile Içisleri Bakanligi (Emn.Gn.Md)'ne verdigi bilgide, saniklarin Çek Cumhuriyetinde olduklarinin ögrenildigi,

Saldiri olayina adi karisan Ziya Korkut, Ismail Koçkaya ve Veysel Özerdem haklarinda Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesince 10.12.1996 tarihinde giyabi tevkif karari verildigi, Adi geçen sahislarin yurtdisinda yakalanmalari ve suçlularin Iadesine Dair Avrupa Sözlesmesinin 12. maddesine istinaden ülkemize iadelerinin temini için Interpol'e üye tüm ülkelere 12.12.1996 tarihinde ``Dagitimli'' yazi gönderilmis ve bu meyanda her üç (3) sahis için Kirmizi Bülten düzenlenerek Interpol Genel Sekreterligine iletildiginin ek bilgi notundan anlasildigi,

Ankara Cumhuriyet Bassavciliginca Adalet Bakanligina yazilan 11.12.1996 tarih ve 3/14292 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a saldirida bulunan saniklardan Veysel Özerdem, Ismail Koçkaya ve Ziya Korkut'un Çek Cumhuriyetinde bulunmalarinin muhtemel oldugu belirtilerek yakalanmalari ve yargilanmak üzere ülkemize iade edilmelerinin talep edildigi,

Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz tarafindan 2.12.1996 tarihinde emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen yazida kendisine yöneltilen saldirinin Abdullah Çatli'nin ortagi, Sultan Tekstil'in sahibi Aydin Ipekli tarafindan organize edildigini iddia ettigi incelenmistir.(Ek:137)

J-ALPASLAN PEHLIVANLI'NIN ÖLDÜRÜLMESI ILE ILGILI

INCELEME

1- Komisyonumuzun 3.2.1997 tarih ve 205 sayili yazi ile Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligindan; Alparslan Pehlivanli'nin ve Alparslan Pehlivanli'yi öldüren sahsin abisinin öldürülmesi olayina iliskin tahkikat ve dava dosyalarinin bir suretinin istendigi incelenmistir. (Ek:138)

2- Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 1995/89 Hz. sayili yazisi ile Kirikkale milletvekili Alparslan Pehlivanlinin 14.4.1994 tarihinde Keskin ilçesi yakinlarinda öldürülmesi ve Alpaslan Pehlivanli'yi öldüren Haci Vural'in büyük kardesi Metin Vural'in öldürülmesi olayi ile ilgili Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligi ve Kirikkale Agir Ceza mahkemesinde bulunan kararlar ve dosya suretini gönderdigi incelenmistir. (Ek:139)

K-KARTAL DEMIRAG ILE ILGILI INCELEME

1- Türkiye Cumhuriyeti 8. Cumhurbaskani merhum Turgut Özal'a Kartal Demirag isimli sahis tarafindan, 18.6.1988 günü Ankara Atatürk Kapali Spor Salonunda yapilan Anavatan partisi 2. Olagan Kongresinde, yapilan suikast tesebbüsü ile ilgili olarak Komisyonumuza intikal eden evraklarin incelenmesi neticesinde;

Turgut Özal'in Kartal Demirag, tesebbüsü sonucu elinden yaralandigi, adi geçen suikastçinin yarali olarak ele geçirildigi, sahsin üzerinden Hayati Ipek adina düzenlenmis sahte kimlik çiktigi,

Davanin Ankara 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde görüldügü 23.11.1988 tarih ve 1988/86 esas, 1988/127 karar sayili karara baglandigi,

Bahsi geçenin ideolojik amaçla T.C.Basbakani Turgut Özal'i tasarlayarak hamili bulundugu ve emanette kayitli tabancasiyla iki el ates etmek suretiyle öldürmeye tam tesebbüs suçundan, ayrica memnu tabanca ve nüfus tezkeresinde sahtekarlik fiillerinden sorumlu tutuldugu, yargilama neticesinde; daha önce öldürmeye tam tesebbüsten hükümlü oldugu cezasini çekmekte iken cezaevinden firar ettigi, mezkür suikasti tek basina kararlastirdigi, siyasî bir amacinin bulunmadigi, geçmisteki ülkücü kisiliginin bunda etkili olmadigi ifadesini vermis, mahkeme 20 yil agir hapis ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklilik cezasi vermistir.

Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savciliginca olayin sorusturulmasi sirasinda sanikla birlikte olan, sanigi suça tesvik eden veya muzaharette bulunan, birlikte suç isleyen veya sanigin suç isledigi aleti veya vasitayi temin eden baska kisi ya da kisilerin bulundugu yönünde bir delil elde edilemedigi ancak kisinin hedef küçültme, yerde yuvarlanarak kaçma sekliylede davranislarindan profesyonel oldugu kanaatlerinide belirtmislerdir.

Suikastçi Kartal Demirag 15.4.1992 tarihinde de Devlet Güvenlik Mahkemesinin 14.4.1992 tarih 1992/90 sayili karari geregi mesruten tahliye edildigi incelenmistir. (Ek:140)

L- HURSIT HAN ILE ILGILI INCELEME

1- 10/89, 110,124, 125, 126 Esas Numarali TBMM Arastirma Komisyonu Baskanliginca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen 10.1.1997 tarih ve 124 sayi yazi ile Hursit Han ve arkadaslari hakkinda devam eden eroin kaçakçiligi dava dosyasinin onayli bir örneginin gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:141)

2- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca 17.1.1997 tarih ve 1997/90-71 sayili yazi ile Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina 6.Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/13 Esas sayili Hursit Han ve arkadaslari hakkindaki dava dosyasinin birer örneginin Meclis Arastirma Komisyonuna gönderildiginin bildirildigi,

Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin yazilarina ekli olarak gönderilmis bulunan 1996/13 Esas sayili dava dosyasinin incelenmesinde:

Istanbul DGM Bassavciliginca hazirlanan 30.9.1996 tarih ve 1996/1967 Hazirlik, 1996/1311 esas ve 1996/1224 iddianame sayili iddianame ile eroin ithal ettigi ve ticaretini yaptigi belirlenen saniklardan Hursit Han, Sükrü Han, Sevket Çagirtekin, Sükrü Çagirtekin, Idris Çagirtekin, Hasan Yilmaz, Muhittin Arslan, Mustafa Hanifoglu ve Iran uyruklu Lokman GHAUDSI MAHBOOD ALAAM haklarinda Istanbul 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açilmis oldugu ve davanin devam ettigi,

Hursit Han'in 15.1.1995 tarihinde Bakirköy'de Afyonsakizi ve eroin ticaretine iliskin olay, 26.6.1994 tarihinde Bakirköyde Kokain ticaretine iliskin olay, 3.1.1995 tarihinde yine Bakirköyde eroin ve Afyonsakizi ticareti ve 8.3.1995 tarihinde Tekirdag-Saray ilçesinde eroin ve baz morfin imal etme olayinda kardesi Sükrü Han ile baasrolde bulunduklari ve yönlendirici olduklari, bu sahislarin Pakistan uyruklu Haci Ibrahim isimli uyusturucu pazarlayan sahisla iliski kurduklari ve bu sahistan eroin temin etmek için anlastiklari, Sükrü ve Hursit Han'in bu eroinleri Çag-Tur Nakliye Sirketinin Mersin'de bulunan sahipleri Sükrü Çagirtekin ve Idris Çagirtekin ile temasa geçtikleri ve yurtdisina getirecekleri eroinin yer ve zaman konusunda bu sahislarla anlastiklari ve nakliyecilik yapan Hasan Yilmaz ve Muhittin Arslan ile de bu nakliyecilik yapan sahislarin anlasarak eroinin yurtdisindan getirilmesi isini üstlendikleri ve Sevket Çagirtekin'in uyusturucunun kilosunu 700 DM den, soför Hasan Yilmaz'in 40.000 DM ve Muhittin Arslan'in da 1 milyar TL fiat üzerinden Sükrü ve Hursit Han ile anlastiklari,

Uyusturucularin Agri Gürbulak'tan Türkiye'ye sokularak, Hursit ve Sükrü Han'in Sapanca'daki sahibi olduklari çiftlik evine götürüp indirmelerinin önceden kararlastirildigi, ancak yapilan bir ihbar sonucu Horasan'da uyusturuculari birlikte soförlerin yakalandigi Lokman Godsi ve Mustafa Hanifoglu'nun belli bir komisyon karsiliginda kara parayi akladiklari, Eminönünde bulunan Azer Döviz A.S.'yi bu amaçla kullandiklari,

Hursit Han ve Sükrü Han'in evlerinde, yazliginda ve villasinda yapilan aramalarda satisa hazir eroin ile eroin yapiminda kullanilan çesitli malzemelerin bulundugu,

Hursit Han'in eroin yapimini Yüksekova'da yasadigi tarihlerde ögrendigi, yurt disindan eroin ithal ederek bu isin ticaretini yaptigi, adi geçen diger sahislarin da Sükrü ve Hursit Han ile birlikte hareket ettikleri ve tesekkül halinde yurtdisindan uyusturucu madde, eroin ithal etmek ve ticaretini yapmak suçunu isledikleri, Bu nedenle Hursit Han ve Sükrü Han'in T.C.K.'nun 403/1, 6,7,8, 31, 33,40 ve diger sahislarinda TCK 403/1, 6,7, 31,33,40 maddeleri uyarinca cezalandirilmalarinin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca talep edildigi ve davanin devam ettigi,

Hursit Han 20.9.1996 tarihinde Istanbul DGM Bassavciliginca alinan ifadesinde ``Sabanca'daki çiftliginde yakalanan su (Asit Anhidriti) kabul ettigini, bir arkadasinin bunu saklamasini kendisinden istedigini, Bakirköy Mahkemeleri tarafindan hakkinda bu suçlardan dolayi giyabi tevkif karari verdiginin dogru oldugunu, Silivrideki yazliginda ele geçirilen eroinin kendisine ait oldugunu, 1992 yilinda kendisinden para istenilmesi üzerine korkudan PKK'ya 1 milyar TL yardimda bulundugunu'' ifade ettigi,

7-8-9 Eylül 1996 tarihlerinde görevlilerce yapilan seri operasyonlar neticesinde 1963 dogumlu Hasan Yilmaz ile 1970 dogumlu Muhittin Arslan isimli sahislarin kullandiklari ve Hursit Han'a ait oldugu ileri sürülen Tir'dan ve Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde elde edildigi belirtilen uyusturucu maddelerle ilgili olarak 17.9.1996 tarihinde Istanbul DGM C.Savcisi Aykut Cengiz Engin huzurunda Narkotik Sube Müdürlügünde bir tutanak düzenlenmis oldugu ve yakalanan uyusturucularin dökümünün yapildigi,

Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde yakalanan uyusturucu maddelerle ilgili olarak Kriminal Polis Laboratuarin da uyusturucu madde analizi yaptirildigi ve 18.9.1996 tarih ve 13026 sayili ekspertiz raporunda yakalanan uyusturucularin saf morfin, eroin ve asit anhidrit maddeleri oldugu incelenmistir.(Ek:142)

M- AHMET TEKIN BAYKAL ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1-25.10.1996 günü Torbali ilçesinde çetebasina ait benzinlikte silahli çete olusturmak adam öldürmek, adam yaralamak, haraç toplamak amaciyla Ege bölgesinde kurulmustur. Bu çeteyle ilgili olarak 91 kisi hakkinda fezleke hazirlanmistir. Bu çeteden 46 kisinin yakalandigi, 1991 yilindan bu yana 18 kisiyi öldürdükleri, 7 kisiyi yaraladiklari, adam kaçirma, iskence, haraç toplamak ayrica sahislarin arazi, para vs. nedeni ile aralarinda olusan ihtilaflari, gayrilazimi yollardan çözme yoluna girdikleri, bu çetenin 4 adet tam otomatik tüfek, 2 adet dürbünlü tüfek, 16 adet tam otomatik tabanca, 6 adet pompali tüfek, 31 adet sarjör, 870 adet fisek ve mermi yakalanmistir. Suçlarin bizzat çete elebasisi Ahmet Tekin Baykal'in talimati ile islendigi zabitanin üzerlerine fazla gelmemesi için suçlarin bir kisminin faili meçhul kalmamasina özen gösterdikleri, tanik, müsteki ve magdurlar üzerinde korku olusturduklari. Çetebasi Ahmet Tekin Baykal'in halen firarda oldugu incelenmistir.(Ek:143)

N- ESREF BITLIS OLAYI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 108 sayili yazisi ile Kara Kuvvetleri Komutanligindan ``Esref Bitlis Pasanin ölümüne yolaçan uçak kazasi ile ilgili yapilan tahkikat dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:144)

2- Kara Kuvvetleri Komutanligi Askeri Savciligi 20 Ocak 1997 tarih ve 1993/291 sayili cevabi yazisinda,

17 Subat 1993 günü PTT ANKARA Posta Isleme Merkezine düsen ve Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref Bitlis ile üç subay ve bir astsubayin sehit olmalari sonucunu doguran 10011 kuyruk numarali Beechcraft Super King Air B200 marka askeri uçakla ilgili olarak verilen 1993/273-239 sayili kovusturmaya yer olmadigi karari ve dosya Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince istenildiginden ilgili Mahkemeye gönderildigi ve halen Savciliga iade edilmedigi Dosyanin tasdikli suretlerinin Ankara 13 ncü Asliye Hukuk Mahkemesinden istenebilecegini bildirdigi incelenmistir. (Ek:145)

3- Komisyonumuzun 10.1.1997 tarih ve 131 sayili yazisi ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan ``Ankara 13. Asliye Hukuk mahkemesinde devam etmekte olan, bir uçak kazasinda vefat eden eski Jandarma Genel Komutani Esref Bitlis'in yakinlari tarafindan açilan tazminat davasinin bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek: 146)

4- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 5/11309 sayili cevabi yazisi ekinde; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/151 sayili dava dosyasini gönderdigi incelenmistir. (Ek:147)

5- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 4.3.1997 tarih ve 5/11309 sayili 2. bir yazi ile Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas sayili müzekkereleri ve ekindeki torba içindeki evraki mahkemeye iade edilmek üzere tetkik edilmek için gönderdigi incelenmistir. (Ek:148)

6- Komisyonumuzun 12.3.1997 tarih ve 272 sayili yazisi ile; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas sayili dosyanin bir nüsha fotokopisi çekilerek, iade edildigi incelenmistir.(Ek:149)

O- TARIK ÜMIT'IN KAYBOLMASI OLAYI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 110 sayili yazisi ile Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligindan Silivri Jandarma bölgesinde araci bulunan ve kendisinden iki seneden beri haber alinamayan Tarik ÜMIT ile ilgili yapilan islemler dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir.(Ek:150)

2- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 17 Ocak 1987 tarih ve 14911 sayili cevabi yazisi ekinde talep edilen dosyanin gönderildigi incelenmistir. (Ek:151)

3- Komisyonumuzun 22.01.1997 tarih ve 171 sayili yazisi ile Jandarma Genel Komutanligindan Tarik ÜMIT isimli sahsin kaybolmasindan sonra Istanbul Il Jandarma Alay Komutanligi tarafindan yapilan istihbarat çalismalari ile bu çalismalar sirasinda gözaltina alinan ve bilgisine basvurulan sahislarla ilgili tutanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:152)

4- Jandarma Genel Komutanliginin 23 Ocak 1997 tarih ve 19164 sayili cevabi yazisinda, konuya iliskin olarak dogrudan ve dolayli arastirma ve sorusturmalara zaman içinde devam edilmisse de, herhangi bir ipucu olmadigindan tutanak tanzim edilemedigi ve gözaltina alinan da bulunmadigi bildirildigi incelenmistir.(Ek:153)

5- Komisyonumuzun 23.01.1997 tarih ve 174 sayili yazisi ile Sakarya Emniyet Müdürlügünden, bilgisine basvurulmasina karar verilen Dr. Cemalettin ÜMIT'in 28.01.1997 günü saat 12.30'da Komisyonumuzda bulunmasi için tebligat yapilmasinin istendigi incelenmistir. (Ek:154)

6- Sakarya Emniyet Müdürlügünün 27.01.1997 tarih ve 482 Fax sayili cevabi yazisinda, Dr. Cemalettin ÜMIT, Istanbul'da ikamet ettiginden Istanbul telefonunun ögrenilip arandigi, kendisine ulasilamadigindan esinin telefonla bilgilendirildigi, incelenmistir.(Ek:155)

7- Komisyonumuzun 28.3.1997 tarih ve 324 sayili yazisi ile Adalet Bakanligi Adli Sicil Genel Müdürlügünden Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:156)

8- Adli Sicil Genel Müdürlügünün 28.3.1997 tarih ve bila sayili yazisi ile Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderildigi incelenmistir. (Ek:157)

9- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginca Mehmet AGAR ve Sedat Edip BUCAK haklarinda hazirlanmis bulunan 30.1.1997 tarih ve 1997/221 Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezlekede: Tarik ÜMIT olayi ile ilgili olarak:

`` 04.03.1995 tarihinde Silivri Ilçesi Kiliçli Köyü yakinlarinda bir otomobilin terkedilmis olarak bulunmasi üzerine ilgili Karakol Komutani ve Ilçe Jandarma Komutanliginin yaptigi arastirmalar sonunda bu otomobilin Tarik ÜMIT isimli kisiye ait oldugu tesbit edilmis ve Tarik ÜMIT'in ailesi (Kizi Hande ve amcasi Cemalettin ÜMIT)nin adresleri arastirilip bulunarak sorusturma baslatilmistir.

Tarik ÜMIT'in kizi Hande BIRINCI ve amcasi Cemalettin ÜMIT'in Istanbul DGM.C.Bassavciliginca alinan ifadeleri, Kadiköy C.Bassavciligina, Silivri C.Bassavciligina ve idari mercilere verdikleri dilekçeler münderecaatina göre;

Tarik ÜMIT'in 3 Mart 1995 tarihinde Istanbul Erenköy Divan Pastanesinde oturdugu sirada yanina gelen Ziya ve Ayhan isimli iki polis memuru ile kisa bir süre konustuklari (o sirada Tarik ÜMIT'in yaninda Baha SEN isimli bir sahis ve bir bayan arkadasi bulunmaktadir.) bu polis memurlarinin, Tarik ÜMIT'e ``Ibrahim agabey gelmedi. O seni evde bekliyor. Ona gidecegiz'' dedikleri bu görüsmeden sonra oradan birlikte ayrildiklari ve Tarik ÜMIT'in bir daha bulunamadigi anlasilmistir.

Milli Istihbarat Teskilatinda istihbarat elemani olarak kullanildigi belirlenen Tarik ÜMIT'in orada amiri olan Mehmet EYMÜR'ün arastirmalari ve ayrica Ahmet ALTINTAS isimli Jandarma Istihbarat görevlisi astsubayin yaptigi arastirmalarda, Tarik ÜMIT'in en son yaptigi telefon görüsmesi tesbit edilmis ve son görüsmenin Avsar KEDEROGLU isimli kisi adina kayitli cep telefonu ile yapildigi belirlenmistir. Jandarma Istihbarat görevlisi Ahmet ALTINTAS tarafindan Avsar KEDEROGLU bulunmus, Tarik ÜMIT'le görüsme sebebi arastirilmis ancak, Avsar KEDEROGLU'nun Tarik ÜMIT'i hiç tanimadigi herhangi bir görüsme yapmadigi ve bu telefon kendi adina kayitli olmakla beraber, olay günlerine tekabül eden dönemde bu telefonu Özel Harekat Dairesinde görevli Ayhan AKÇA ile Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Avsar'dan aldiklari ve kullandiklari anlasilmistir.

Bunun üzerine Avsar KEDEROGLU araciligi ile Jandarma Astsubay Ahmet ALTINTAS Ayhan AKÇA ile görüsme yapmak üzere bulusmuslardir. Ataköy civarinda bir parkta Ahmet Altintas Ayhan AKÇA'yi beklemis buraya Ayhan AKÇA, Ayhan ÇARKIN'la birlikte gelmislerdir. Jn. Astsubaydan görüsme sebebini ögrenmisler ve bunun üzerine kendileri hakkinda arastirma ve sorusturma yapamiyacagini ifade ederek onunla münakasa yapmislardir. Bu münakasayi müteakip bulusma yerine yakin Ataköy Polis Karaakoluna gidilerek orada görüsmeye devam edilmistir. Ataköy Karakolundaki bu görüsme sirasinda ayhan AKÇA ve Ayhan ÇARKIN ile o sirada Ankara'da bulunan Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN telefon görüsmesi yapmislar ve Jn.Astsubay Ahmet ALTINTAS'i orada telefonla arayan Ibharim SAHIN ``Sen kim oluyorsun, bu polisler hakkinda arastirma yapiyorsun'' diyerek onu ikaz etmis ve bu olaya karismamasini söyleyerek müdahalede bulunmus ve arastirmanin devamini engellemistir.

Yine Hande BIRINCI ve Cemalettin ÜMIT'in ifadelerine göre Jn. Astsubay Ahmet ALTINTAS'in yaptigi bu arastirmalar sirasinda Mit Kontrterör Merkez Yöneticisi olan Mehmet EYMÜR'ün de iki kisiyi görevlendirdigi ve Hande BIRINCI ile gerek telefonla gerek bizzat yaptigi görüsmelerde ona hitaben ``Babani Abdullah ÇATLI, Sami HOSTAN ve Haluk KIRCI kaçirdilar, bu hususta hemen basina açiklama yap ve ilgili yerlere dilekçeler ver, ayrica babanin kaçirilmasinda Korkut EKEN'in de rolü var'' diyerek onu uyardigi anlasilmistir.

Cemalettin ÜMIT'in ifadesi ve ifadesine ek olarak ibraz ettigi ve o tarihte Adalet Bakani olan Mehmet AGAR'a hitaben yazdigi mektup ve Mehmet EYMÜR'ün beyanlarina göre, Tarik ÜMIT'in kaybolmasindan sonra Mehmet EYMÜR'ün, o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR ve Özel Harekat Daire Baskanvekili olan Ibrahim SAHIN ile görüsmeler yaptiklari, bu görüsmeler de Tarik ÜMIT'in, Abdullah ÇATLI ve adamlari tarafindan sorgulandigini ve serbest birakilmasi hususunda yardimci olmasini istedigi, adi geçenlerin de ``bakariz'' dedikleri ancak herhangi bir sonuç alinamadigi anlasilmistir.

Olayi arastiran Jn.Ast.Sb.Ahmet ALTINTAS'a yukarida belirtildigi sekilde yapilan müdahaleler sebebiyle arastirmayi devam ettirememis ve kisa bir süre sonra da baska toplumsal olaylarda da görevlendirilmis ve bilahare Il Jandarma Alay Komutanligina tayin edilmistir.

Silivri C.Bassavciligindan suretleri celp edilen, bu olayla ilgili 1995/627 Hazirlik sayili evrakin tetkikinde; hazirlik tahkikatinin devam ettirildigi ve henüz olay faillerinin somut delillerle tesbit edilemedigi, bulunamadigi görülmüstür.

Istanbul DGM.C.Bassavciliginca celp edilerek 27.01.1997 tarihinde sanik sifati ile ifadesi alinan Ziya BANDIRMALIOGLU isimli polis memuru (ifadesi alindiktan sonra Istanbul 2 Nolu DGM. Yedek Üyeliginde tutuklanmis, islemleri yapildigi sirada firar etmistir.) Bu olayin baslangiç bölümünü yukarida izah edildigi sekilde teyid etmistir. Söyleki; Tarik ÜMIT ile eski tarihlerden beri tanistiklari 2 Mart 1995 tarihinde kendisinin Ankara'da bulundugu sirada Tarik ÜMIT'in onu telefonla arayarak görüsmek üzere Istanbul'a çagirdigini, 3 Mart 1995 tarihinde Istanbul'a gelen Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Avsar KEDEROGLU isimli arkadasini Halkali Gümrük Semtinde bulunan tir garajina gittigini ve oradan Avsar KEDEROGLU'na ait cep telefonu ile Tarik ÜMIT'i aradigini ve ayni gün 18.00'de Erenköy Bagdat Caddesi Divan Pastanesinde bulusmayi kararlastirdiklarini ifade etmistir. Ayni gün saat 19.00- 20.00 siralarinda Bagdat Caddesi Divan Pastanesine geldigini söyleyen Ziya BANDIRMALIOGLU, orada Tarik ÜMIT'in yaninda bir bay ve bayan arkadasinin oturdugunu, onlarla birlikte Tarik ÜMIT'le yaklasik yarim saat oturup hal hatir sorduklarini ve bay ve bayanin kalkmasini müteakip kendilerinin de kalktiklari, Tarik ÜMIT'in 3-4 paket çikolata yaptirarak arkadaslara dagitilmak üzere kendisine verdigini ve pastahane önünde vedalasarak ayrildiklarini belirtmis ve iddia edildigi gibi, Tarik ÜMIT'in yanina giderken yaninda baska bir arkadasinin olmadigini, Dündar KILIÇ isimli kisi hakkinda yapilacak bir operasyon ile ilgili olarak ne önceki tarihlerde ne de pastanedeki bulusmalarinda herhangi bir konusmalarinin olmadigini ifade etmistir.

Bu bulusmanin amacini, eskiden beri tanidigi Tarik ÜMIT'e sadece hal hatir sormak maksadiyla izah etmeye çalismis ise de; Ankara ilinden telefonla aranarak irtibat kurulmasi, Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Istanbul'a geldiginde Tarik ÜMIT'le tekrar telefon görüsmeleri yaptiktan sonra Bagdat Caddesi Divan Pastanesinde biraraya gelmeleri, sadece hal hatir sorduk gibi basit bir sebeple izahi inandirici bulunmamistir. Aksine bu bulusma safhalari (iddialara konu olan) önemli bir olay ve sebebin bulundugu kanaatini olusturmustur.'' denildigi incelenmistir.(Ek:44)

10- Komisyonumuzca Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen 2.4.1997 tarih ve 331 sayili yazi ile, Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim SAHIN ve Ayhan AKÇA'nin 2.3.1995 tarihinde Diyarbakir'da görevli olduklarini belirten görev onayi, gidis-dönüs tarihleri, bu göreve gidisleri ile ilgili uçak biletlerinin fotokopileri ile, hangi acentadan aldiklari, bilet ücretlerinin ne sekilde ödendigi, uçakla dönmüsler ise hangi sehire indiklerinin acele bildirilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:158)

11- Emniyet Genel Müdürlügünce Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 2.4.1997 gün ve 276 sayili cevabi yazida:

``2.3.1995 günü Ibrahim SAHIN ile Ayhan AKÇA'nin H.H.Y. 257 sefer sayili uçagi ile saat 10.00'da Diyarbakir'dan Ankara'ya hareket ettikleri, Ibrahim SAHIN'in 2352405877736 numarali bilet, Ayhan AKÇA'nin ise 2352405877738 nolu bilet ile Ankara'ya hareket ettikleri, bu seyahatleri ile ilgili olarak adi geçenler hakkinda herhangi bir geçici görev onayinin bulunmadigi ve kendilerine herhangi bir ödemenin yapilmadigi incelenmistir.(Ek:159)

P- YÜKSEKOVA ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonun 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazisina, Içisleri Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce ayri ayri cevap verildigi,

A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK: 2060-90- 96/ASYS.Pl.(217053) sayili cevabi yazida:

Hakkari-Yüksekova'daki Necip Baskin'in evine 22 Eylül 1996 günü saat 03.00 siralarinda terörist kiyafeti ile gelen Komiser Fatih ÖZALTAN, itirafçi Kahraman BILGIÇ ve GKK Mehmet Emin ERGEN'in adi geçen sahsi alarak Yüksekova Emniyet Müdürlügü Özel Harekat binasina götürdükleri, tetöristler tarafindan kaçirildigi görüntüsü vererek yakinlarindan 200.000 DM. fidye istedikleri saniklarin alinan ihbar üzerine Yüksekova J.Tak.Snr.A.K.liginca suçüstü yakalandigi, olayla ilgisi görülen (1) Komiser, (1) Polis Memuru, (1) itirafçi ve (3) GKK.'nin adli makamlara sevk edilerek ilk sorgularini müteakip tutuklandigi, bu hususta adli islemlere de devam edildigi,

B- Emniyet Genel Müdürlügünün 9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/ 2694-96 sayili cevabi yazilarinda ``konuya iliskin Emniyet birimlerince düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi'', belirtilmis,

Adi geçen dosyanin incelenmesinde;

a- Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca hazirlanan 23 Eylül 1996 tarihli vukuat raporunda; Olayin mahiyetinin 22 Eylül 1996 tarihli vukuat raporunda belirtildigi ve olaya adi karisan Kahraman BILGIÇ ile GK Koruculari Mehmet Emin ERGEN, Necmettin HAZEYI, Osman ERGEN, Abdülkerim ÖZCÜK ve Osman ÖZPAZAR'in gözlem altina alindigi, Komiser Fatih ve 2 polis memuru hakkinda da Kaymakamlikça idari sorusturma, Cumhuriyet Savciliginca da adli sorusturmanin yürütülecegi, olayin da; PKK terör örgütü süsü verilerek adam kaçirma, hürriyeti tahdit ve fidye isteme suçu olarak sifat kazandigi,

b- Necip BASKIN'in kaçirma olayina adi karisan Kahraman BILGIÇ'in 22.9.1996 tarihli ifadesinde konuyla ilgili ve daha önce gerçeklestirdigi eylemlerle ilgili bilgi verdigi,

c- Osman ERGEN'in 22.9.1996 tarihli ifadelerinde kaçirma olayindaki rolünü anlattigi,

d- GKK Mehmet Emin ERGEN 23.9.1996 tarihli ifadesinde; kendisinin kaçirma olayi ile ilgisinin olmadigini söyledigi,

e-GKK Osman ÖZPAZAR 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina katildigini söyledigi,

f- GKK Abdulkerim ÖZCÜK 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina katildigini söyledigi,

g- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün 23.9.1996 tarihli Valilikten aldigi onayla; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan polis memurlari Fatih ÖZHAN, Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in görevden uzaklastirildigi,

h- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi 23.9.1996 tarih ve 719/96 sayili yazisiyla, Necip BASKIN'i kaçirma olayina karisip Valilikçe açiga alinan polis memurlari hakkindaki sorusturmanin Teftis Kurulu Müfettislerince yapilmasini talep ettigi,

i- Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL imzasiyla Teftis Kurulu Baskanligina yazilan 24.9.1996 tarih ve 223/15728 sayili yazi ile olayda adi geçen polis memurlari hakkinda sorusturma emri verdigi,

j- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün, Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi 13.10.1996 tarihli fax mesaji ile; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan polis memurlarindan Abdulkadir BAYRAM ile GKK Osman ERGEN'in Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince serbest birakildigi, polis memurlari Fatih ÖZHAN ve Yusuf Azmi AYDIN ile GKKoruculari Osman ÖZPAZAR, Abdülkerim ÖZCÜK ve Necmettin HAZEYI'nin Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandiklarinin bildirildigi incelenmistir.(Ek:160)

2- Komisyonun 10.1.1997 tarih ve 139 sayili yazisi ile Yüksekova Cumhuriyet Bassavciligindan, ``Yüksekova Çetesi'' olarak bilinen ve birkisim güvenlik görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina iliskin yapilan tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretinin gönderilmesini talep ettigi incelenmistir.(Ek:161)

3- Komisyonun bu yazisina Yüksekova Cumhuriyet Bassavciliginca 27.2.1997 tarih ve 1997/1171 sayili yazisi ile verilen cevabi yazida; olayla ilgili sorusturma evraklarinin 15.10.1996 tarih ve 1996/960 hazirlik 1996/117 sayili görevsizlik karari ile Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderildigine dair kararin gönderildigi incelenmistir.(Ek:162)

4- Komisyonun 16.1.1997 tarih ve 159 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM Bassavciligindan ``Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve birkisim güvenlik görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina'' iliskin yapilan tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretini istedigi incelenmistir. (Ek.163)

5- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz.sayili yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;

Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN, Abdulkerim ÖZCÜK, Osman ÖZPAZAR, Necmettin HAZEYI, Abdülkadir BAYRAM, Mehmet Emin ERGEN ve Osman ERGEN haklarinda;

a- Cürüm islemek için tesekkül olusturmak,

b- Tesekkül halinde para almak için adam kaldirmak,

c- Tesekkül halinde birden fazla kisiyi öldürmeye eksik tesebbüs,

Suçlarindan iddianame tanzim edildigi,1997/298 sayili iddianamede;

Saniklardan Kahraman BILGIÇ'in 1991-1994 yillarinda PKK Terör örgütü adina faaliyetlerde bulundugu, 1994 yilinda teslim olmasina müteakip Hakkari, Yüksekova ve Çukurca Bölgelerinde yapilan operasyonlarda Güvenlik Kuvvetlerine yardimci oldugu,

Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in Hakkari Özel Harekat Subesinde Polis Memuru olarak görevli olduklari, ancak zaman zaman çevre ilçelerde de geçici olarak görevlendirildikleri ve operasyonlara katildiklari,

Diger saniklar Mehmet Emin ERGEN, Osman ERGEN, Necmettin HAZEYI, Abdulkerim ÖZCÜK (Korucu Kadir olarak taninip biliniyor) ve Osman ÖZPAZAR'in ise Yüksekova Ilçesi yazili kamp köyünde geçici köy korucusu olarak görev yaptiklari,

Saniklarin önce Yüksekova Vezirli Köyünden örgüt adina hayvanlarin kaçirilmasini kararlastirdiklari, ancak bu eylemi gerçeklestirmedikleri,

Yukaridaki olayin konusulmasi sirasinda saniklardan geçici köy korucusu olarak Abdulkerim ÖZCÜK (Korucu Kadir) ve Necmettin HAZEYI'nin sanik Kahraman BILGIÇ'e, ``Tahir BASKIN ve Faris BASKIN'in çok zengin ve örgüte yardim eden kisiler olduklarini belirtip PKK adina bu kisilerden para alinmasini'' teklif ettikleri,

Kahraman BILGIÇ'in bu teklifi kabul ettigi, kaçiracaklari kisiyi saklamak için yer aradiklari, ertesi gün görüsmelerinde Kadir'in yer bulamadigini söyledigi, o sirada Kadir'in Özel Harekatta görevli Komiser Fatih dedigi, Fatih ÖZHAN'la telefonla görüstügü, Kadir'in konusmasindan sonra telefonu alan Kahraman BILGIÇ'in, Fatih ÖZHAN'i kaçirma olayina yardimci olmasi için çagirdigi, kisa bir süre sonra yaninda akrep soförü ile birlikte 3 kisi (diger polis saniklar) olduklari halde eve geldikleri Kahraman ve diger saniklar tarafindan kaçirma ve para isteme olayinin Fatih'e açiklanarak yardiminin istenmesi üzerine, teklifi kabul ederek ``adam kaçirildiktan sonra Emniyete götürülüp parayi getirene kadar bekliyecegiz'' dedigi ve bu olayi bu sekilde planladigi;

Kahraman ve geçici köy koruyucusu olan saniklar adami aldiktan sonra Yüksekova-Yazili Köyü arasina getirecekler, buradan Fatih alip Emniyete götürüp 2-3 gün sakliyacak, sonra adamlari havaalani mevkiine çagiracaklar, burada Kahraman BILGIÇ, Abdulkadir ÖZCÜK birkaç GKK ile Özel Harekattan birkaç polis bulunacak, para alindiktan sonra PKK kiyafeti giydirilmis ve eline ignesi kirik bir silah verilmis kaçirilan kisi ile parayi getiren kisiler verilen isaret üzerine, PKK'lilarla çikan bir çatisma süsü verilerek olay yerinde öldüreceklerdi.

Planin uygulanmasinda, bir aksama olmamasi için önceden sanik Kahraman BILGIÇ ile Fatih ÖZHAN'in birlikte Fatih'e ait Mazda otomobil ile olayin gerçeklestirilecegi yerde kesif yaptiklari,

Bu sekilde, gerçeklestirilecek eylem için tüm plan ve hazirliklar tamamlandiktan sonra, 21.09.1996 günü gecesi sanik Kahraman ve geçici köy korucusu olan diger saniklarin Mehmet Emin ERGEN'in evinde PKK Terör Örgütüne özgü kiyafetleri giydikleri, bu esnada sanik Fatih'in de yanlarinda oldugu ve Kahraman'a ``Çektar Engizek'' adina düzenlenen PKK'li kimligini verdigi, Kahraman'in ise daha önceki operasyonlarda elde edilen ERNK mühürlü bir makbuza kürtçe olarak 200.000 Mark yazarak hazirladigi, bu hazirlik bittikten sonra sanik Fatih ÖZHAN ile diger polis memuru saniklarin köyden ayrilip ilçeye döndükleri,

Saniklarin saat 23.00 siralarinda Mehmet Emin ERGEN'in evinden ayrilip yaya olarak Vezirli köyüne gittikleri, köyde önce Abdullah BASKIN'in evine giderek sorduklarinda hanimi tarafindan Abdullah BASKIN'in Yüksekova'ya gittiginin söylenmesi üzerine, Necmettin HAZEYI'nin gösterdigi Necip BASKIN'in evine gidildigi, evin kapisi çalinmadan köpeklerin havlamasi üzerine birisinin ``kim var orada, kimsiniz'' diye seslendigi, sanik Kahraman'in ``Biz Hevaliz'' diye karsilik verdigi,

Bu cevap üzerine kapinin açilmasindan sonra, sanik Kahraman'in içeri girdigi, sanik Ozman ÖZPAZAR ve Abdulkerim ÖZCÜK'ün kapida bekledikleri, Osman ERGEN ile Necmettin HAZEYI'nin ise emniyet için bahçede tedbir aldiklari,

Içeri giren sanik Kahraman BILGIÇ ile içerde uyuyan ve gürültüler üzerine uyanan Necip ve Ilhan BASKIN'la aralarinda terör örgütünde yer alan iki teröristle ilgili geçen kisa konusmadan sonra, sanik Kahraman tarafindan önceden hazirlanan para makbuzunun Ilhan BASKIN'a verildigi, Necip BASKIN'in evin disina çikarilarak Yüksekova yolunu göstermesinin istenildigi, bu esnada sanik Kahraman disinda yüzleri maskeli olan diger saniklarin yanlarina geldigi, birlikte ilçeye dogru yürümeye basladiklari, belli bir yere gelindiginde sanik Kahraman tarafindan Necip BASKIN'in gözlerinin bir pusi ile baglandigi üzerine kar basligi geçirildigi, Necip'in sormasi üzerine ``gözlerinin bulusmaya gelecek örgütün milislerini tanimamasi için'' kapatildiginin söylendigi,

Ilçe ile yazili kamp köyü arasindaki bulusma noktasina gelindiginde burada kaçirilan Necip BASKIN'i alacak sanik Fatih ve arkadaslarinin olmadigi görülüp bir süre beklendigi gelmeyince Kahraman tarafindan Abdulkerim ÖZCÜK ile Osman ERGEN'in Fatih'e telefon etmek üzere yazili kamp köyüne gönderildigi,

Buna ragmen Fatih'in gelmemesi üzerine bu defa sanik Kahraman'in köye gittigi bu sirada Fatih ve arkadaslarinin akrep denilen araçla köye geldikleri, yaptiklari görüsmede Necip'in bu araçla götürülmesi sakincali bulundugundan, birlikte ilçeye dönerek, Fatih'e ait Mazda araç ve akrep ile tekrar bulusma noktasina gelip Necip'i mazda otoya bindirip ilçeye götürdükleri, Necip'in götürülmesinden sonra Geçici Köy Koruyucusu olan saniklarin köylerine döndükleri,

Saniklar Kahraman, Fatih ve diger polis memuru saniklar tarafindan Emniyet Müdürlügüne saat 03.30 civarinda götürülen Necip'in binaya ana giris kapisindan sokulmayip Yusuf Azmi AYDIN'in kapidaki nöbetçi polis memurlarini oyalamasindan yararlanilarak, arka taraftan ve duvardan atlatilmak suretiyle gizlice sokuldugu, binanin üst katinda bulunan Özel Harekata ait bir odaya kapatildigi,

Necip BASKIN'in kaçirilarak hapsedilmesinden sonra Kahraman'in polis Fatih ve arkadaslari tarafindan yazili kamp köyüne götürülerek Mehmet Emin ERGEN'in evine birakildigi,

Geceyi Mehmet Emin'in evinde geçiren sanigin 22.09.1996 günü komando taburunda bulundugu sirada Fatih ÖZHAN'in telefonla aramasi üzerine Emniyet Müdürlügünde bulustuklari ve bu asamadan sonra yapilacaklari yeniden gözden geçirdikten sonra ilçe merkezine gittikleri,

Sanik Fatih'in 22.09.1996 günü saat 16.00 siralarinda ilçedeki bir fotografçi dükkanindan, önce Hakkari Terörle Mücadele Sube Müdürünü, onu bulamayinca Emniyet Müdürünü arayarak ``bir PKK'li milis yakaladiklarini, aksam örgütün toplanti yapacagi yeri belirlediklerini, operasyon yapacaklarini ve kuvvetlerinin yeterli oldugunu'' bildirerek, olaya yasal bir görünüm kazandirmaya çalistigi, Emniyet Müdürünün de olaydan kendisine bildirilen bu sekli ile haberdar oldugu,

Daha sonra sanik Kahraman'in bir telefon kulübesinden Baskin ailesine telefon ederek emaneti (200.000 Alman Markini) hazirlamalarini istedigi, ancak bu konusmada parayi nereye getireceklerini söylemedigi,

Diger yandan Necip BASKIN'in açiklandigi sekilde saniklar tarafindan kaçirilmasindan sonra Baskin ailesinden Tahir BASKIN tarafindan olayin Ilçe Jandarma Komutanligina ve Yüksekova 21. inci Jandarma Sinir Tabur Komutanligina ihbar edilmesi üzerine, sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR tarafindan tabura çagrilarak bilgisinin olup olmadiginin soruldugu, sanigin Tabur Komutanina bilgisi olmadigini bildirdigi, ancak daha sonra Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR'in sanigi tekrar çagirtip fidye makbuzu verilen Ilhan BASKIN'la yüzlestirmesi üzerine sanik Kahraman'in olayi itiraf ederek ayrintili olarak anlattigi ve bunun sonucu saniklar hakkinda yasal sorusturmaya baslandigi,

Bu arada sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR'la birinci görüsmesinden sonra Tabur Gazinosunda sanik Abdulkerim ÖZCÜK ile karsilastigi Abdulkerim'e ``olayin Tabur Komutanina sikayet edildigini ve durumu Fatih ÖZHAN'a bildirmesini'' söyledigi, muhtemelen bu durumun Fatih'e iletilmesi üzerine Necip BASKIN'in ayni gece saat 22.00 siralarinda serbest birakildigi,

Yukarida ayrintili olarak açiklanan olayda tüm saniklarin Necip BASKIN'in fidye almak amaciyla kaçirilmasindan bilgileri oldugu, alinacak paradan tüm saniklara pay verilecegi,

Bu suretle saniklarin tamaminin Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak ve Tesekkül Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçlarini,

Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in ayrica Tesekkül Halinde Birden Fazla Adam Öldürmeye Eksik Tesebbüs suçunu isledikleri,

Sanik Kahraman BILGIÇ'in 26.09.1996 tarihli Emniyet Müfettislerince tespit edilen ifadesi, Yüksekova Cumhuriyet Savciliginca tespit edilen 26.09.1996 ve 14.10.1996 tarihli ifadeleri, DGM. Bassavciliginca tespit edilen 05.12.1996 ve 26.02.1997 tarihli ifadeleri, diger saniklarin, Yüksekova Cumhuriyet Savciligi, Sulh Ceza Mahkemesi ve DGM. Bassavciliginca tespit edilen ifadeleri, yüzlestirme tutanaklari, magdur, müsteki ve taniklarin beyaniyla anlasilmistir.

Bu nedenle saniklarin yargilanmalarinin 2845 sayili Kanun Hükümlerince yapilarak;

a- Saniklarin tamaminin; Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 313/1-2-4-5 madde ve fikralari uyarinca, Tesekkül Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 499. maddesi uyarinca ayri ayri cezalandirilmalarina,

b- Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in Tesekkül Halinde Birden Ziyade Kisiyi Öldürmeye Eksik Tesebbüs suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 450/5-9 ve 61. Md ve Fikralari uyarinca ayri ayri cezalandirilmalarina,

c- Sanik Kahraman BILGIÇ disindaki saniklar TCK 279. maddesi anlaminda memur olduklarindan ve isledikleri cürümlerde memuriyetlerine ait kuvvet ve vasitalari kullandiklarindan haklarinda hükmedilecek cezalarin TCK'nun 281. maddesi uyarinca arttirilmasina,

d- Tüm saniklar hakkinda TCK'nun 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasina karar verilmesinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:164)

6- Diyarbakir DGM Cumhuriyet Bassavciliginca, ``1991-1994 yillarinda Devlet hakimiyeti altindaki topraklardan bir kismini devlet idaresinden ayirmaya yönelik silahli eylemde bulunmak'' suçundan Kahraman BILGIÇ hakkinda ayrica 4.3.1997 tarih ve 1997/708 hazirlik numarasiyla tanzim edilen ikinci bir iddianamede de;

Sanigin 1991 yilinda Mersin'de ikamet ederken gittigi Mersin HEP Il binasinda kendisine yapilan propagandalar ve arkadasinin babasi Yusuf isimli sahsin propagandalari sonucu PKK terör örgütünün görüslerini benimsedigi,

Mersin'de Terörle Mücadele yasasina karsi düzenlenen açlik grevlerine katildigi,

Daha sonra örgüte katilmaya karar veren sanigin Lokman ORAL ile birlikte Mersin'den otobüse bindirilerek Cizre ilçesine gönderildigi,

Cizre'de bir milis tarafindan karsilandigi, birkaç gün milisin evinde kaldiktan sonra ayni milis tarafindan Silopi ile Cudi dagina götürülerek PKK örgüt mensuplarina teslim edildigini,

Böylece 1991 yili 6. ayinda PKK terör örgütüne katilan sanigin teslim edildigi grupla birlikte örgütün Kuzey Irak'taki Hakurk Kampina gittigi,

Hakurk Kampinda askeri ve siyasî egitim gören saniga kalesnikof silah ve Havar kod adi verildigi,

1991-1992 yillarini Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda geçiren sanigin 1993 yilinda Bölük Komutani olarak görevlendirildigi ve Bölügü ile birlikte Çukurca kirsalina geldigi, 1993 yili sonlari ve 1994 yili baslarinda Çukurca Alan düzü mevkiinde üstlendikleri,

Çukurca'da kaldiklari sürede beyanina göre silahli çatismaya katilmadiklari, asagidaki eylemleri gerçeklestirdikleri,

Eylem 1- 1993 yili sonlari veya 1994 yili baslarinda Hakkari-Çukurca yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara PKK Terör Örgütünün propagandasinin yapilmasi,

Eylem 2- Birinci eylemden yaklasik bir ay kadar sonra yine Hakkari-Çukurca yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara örgüt propagandasinin yapilmasi,

Bu eylemlerden birinde durdurulan araçlardaki yolculardan ikisinin teröristlerce götürüldügü, bilahare ayni gece serbest birakildiklari,

1994 yili Nisan ayinda 1993 yili degerlendirmesi, 1994 yilinin planlanmasi amaciyla Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda gerçeklestirilen toplantiya katilan sanigin bu toplantilarda diger örgüt mensuplariyla bazi konularda ihtilafa düsüp tartismalara girmesi nedeniyle silah ve telsiziyle birlikte örgütten kaçtigi, pesmergeler vasitasiyla Türk Güvenlik Kuvvetlerine teslim edildigi,

Silopi, Sirnak ve Hakkari'ye götürüldügü, beyanlarinin alindigi ancak alinan beyanlari Devlet Güvenlik Mahkemesine iletilmedigi için hakkinda sanik olarak islem yapilmadigi ve kayitlarin tetkikinde de hakkinda sorusturma yapilip kamu davasi açilmadiginin anlasildigi,

Ancak sanigin teslim oldugu 1994 yilinda tutuklandigi tarihe kadar Hakkari, Çukurca ve Yüksekova bölgesinde ayrica Kuzey Irak'taki örgüt kamplarina yönelik operasyonlar da Güvenlik Kuvvetlerine örgüt kamplari, siginak, depolar, barinma noktalarini ve örgüte yardim edenlerle ilgili bilgiler vermek suretiyle yardimci oldugu, DGM Savciliginca alinan beyanlari ile anlasilmis olup,

Sanigin samimi beyanlari ile atili suçu isledigi anlasildigindan 2845 sayili Kanun Hükümlerince yargilanmasinin yapilarak eylemine uyan T.C.Kanununun 125,31,33,40 maddelerince cezalandirilmasinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:165)

7-Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 211 sayili yazisi ile Mardin Emniyet Müdürlügünden Kahraman BILGIÇ'in hangi tarihten itibaren arandiginin bildirilmesinin istendigi incelenmistir.(Ek:166)

8- Mardin Il Emniyet Müdürlügünün 7.2.1997 tarih ve 114/97 sayili cevabi yazisinda; 31.7.1993 tarihinde yakalanarak hakkinda islem yapilan Davut GÜNDÜZ'ün ifadesinde Kahraman BILGIÇ'in eylem ve faaliyetlerinden bahsetmesi nedeniyle bu tarihten itibaren arama kayitlarina alindigini, 24.9.1996 tarihinde de Hakkari Il Jandarma Komutanliginca yakalaninca düsümünün yapildigi incelenmistir.(Ek:167)

9- Yüksekova'da ölü bulunan 3 kisi (Semsettin Yurtseven, Mikdat Özeken ve Münir Saritas'in) ile Abdullah Canan'in kaçirilmasi ve ölü bulunmasi ile ilgili olarak 1995 yilinda sorusturma açildigi ve Yüksekova C.Bassavciliginin 27.12.1995 tarihli ve 1995/223 ve 224 sayili Görevsizlik Kararlari ile dosyanin 21.J.Sinir Tümen Komutanligi Askeri Savciligina gönderildigi,

Bu Savciligin da anilan suçlarin askeri suç olmadigi, o askerler aleyhine ve askeri mahalde islenmedigi kanaati ile, 28 Mayis 1996 tarih ve 1996/14 sayili Görevsizlik Karari ile Diyarbakir Devlet G.M. Bassavciligina gönderildigi ve tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:168)

10- Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 212 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM Bassavciligindan Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL hakkinda yapilan tahkikatlara dair evrak ile Abdullah CANAN isimli sahsin Hakkari/Yüksekova'da kaçirildiktan sonra ölü bulunmasi ile ilgili evrakin örneginin istendigi incelenmistir. (Ek:169)

11- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz. sayili yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;

Kamuoyunda Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve çete olusturarak fidye almak amaciyla adam kaçirmak suçuyla ilgili polis memurlari Fatih Özhan, Yusuf Azmi Aydin, Abdülkadir Bayram, itirafçi, Kahraman Bilgi, GK Koruculari Abdülkerim Özcük, Osman Özpazar, Necmettin Hanefi, Mehmet Emin Ergen, Abidin Durna ve Nusret Aslan haklarinda Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve Hz.no:1996/960 ve 22.10.1005 tarih ve 1996/3385 numarali hazirlik sirasina kayit edilerek hazirlik sorusturmasina baslanilarak;

a) Jandarma Genel Komutanliginin 12.11.1996 gün ve AD.MÜS:7200-145- 1996 (191824) sayili yazisinin ekinde gönderilen saniklardan itirafçi Kahraman Bilgiç'in ilk ifadesini tesbit eden Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin Oguz'un yazili ifadesi üzerine, anilan kisinin Savciliga celbedilerek 30.11.1996 tarihinde tanik sifati ile ifadesinin tesbit edildigi,

b) Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin Oguz'un ifadesinin tesbitinden sonra saniklardan itirafçi Kahraman Bilgiç (HAVAR KOD ADLI) de 5.12.1996 tarihinde Savciliga celbedilerek isnad edilen suçlar ve iddialar ile ilgili ifadesi alindiktan sonra 17.12.1996 tarihinde tutuklu saniklardan polis memurlari Fatih Özhan ve Yusuf Azmi Aydin ile GKK'su saniklar Abdülkerim Özcük, Osman Özpazar ve Necmettin Haneyi'nin de ifadeleri alindigi,

c) Saniklarin ifadelerinin tesbitinden sonra yapilan degerlendirme sonucu diger saniklarla birlikte çete olusturarak fidye almak amaciyla adam kaçirmak suçunu isledikleri kanaati olusan tutuksuz saniklar Mehmet Emin Ergen ve Osman Ergen hakkinda Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H.sayili yazisi ile giyabi tutuklama talebinde bulunuldugu, bu saniklarin Diyarbakir 3 Nolu DGM Yedek üyeliginin 11.12.1996 gün ve 1996/464 Müt. sayili karari ile giyaben tutuklandiklari, saniklar hakkindaki giyabi tutuklama kararlari Yüksekova Sulh ceza mahkemesinin 12.12.1996 gün ve 1996/164 sayili ve 20.12.1996 gün ve 1996/167 sayili kararlari ile vicahiye çevrildigi,

Saniklardan Kahraman Bilgiç'in Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda tesbit edilen ilk ifadesinin bulundugu video kaset ile altibuçuk sahife oldugu belirtilen ifade tutanaklari savciligin 28.11.1996 gün ve 1996/3385 hz.Ü.H. sayili yazisi ile Yüksekova ilçe jandarma komutanligindan istendigi, bu komutanligin 29.11.1996 gün ve HRK:7130-1795-96/4817 sayili cevabi yazisinda kaset ve ifade tutanaklarinin bulunmadgi bildirildigi,Ancak, tanik Jandarma Astsubay Basçavus Hüseyin Oguz'un ve itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in Savcilikça tesbit edilen ifadelerine göre sözü edilen video kaset ve altibuçuk sahifelik sanik Kahraman Bilgiç'e ait ifade tutanaklarinin mevcut oldugu kanaati olustugundan, Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H. sayili yazisi ile sözkonusu video kaset ve ifade tutanaklarinin temini ile gönderilmesi için Diyarbakir Jandarma Asayis Komutanligindan talepte bulunuldugu, ayni yazi bilgi için Jandarma Genel Komutanligina gönderilmisse de, bu yaziya hala cevap alinamadigi,

Ayrica, itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in olayin ortaya çikmasindan sonra ilk ifadesinin tesbitine katilan Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda görevli Jandarma Tegmen Yalçin, Jandarma Astsubay Aydin, Jandarma Astsubay Atilla Aras ve Jandarma Uzman Çavus Mustafa isimli görevlilerin ifadelerine basvurulmak üzere çagrildiklari, ancak halen Savciliga basvurmadiklarindan ifadelerinin alinamadigi,

Yüksekova Cumhuriyet Bassavciligi'nin yaptigi hazirlik sorusturmasi sonucu saniklarin üzerine atili suçun TCK'nun 313. maddesinde anlatilan suça uymasi, bu suçlari kovusturma görevinin de 2845 sayili Kanunun 9. maddesi geregince Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginin görev alanina girmesi nedeniyle görevsizlik karari vererek, Diyarbakir DGM C.Bassavciligina gönderilmesine karar verdigi, Yüksekova Çetesi diye tabir edilen, Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul basta olmak üzere bazi askeri personel ile polis memurlari ve GK Koruculari hakkinda adam kaçirma ve öldürme, eroin ve silah kaçakçiligi gibi suçlarla ilgili olarak Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca baslatilan tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:170)

12- Komisyonun 27.3.1997 tarih ve 318 sayili yazisi üzerine; Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginin 28.3.1997 tarihinde gönderdigi 519 sayili cevabi yazi ve eklerinin incelenmesinde de;

a- Necip Baskin isimli sahsin fidye almak amaciyla kaçirilmasi olayi ile ilgili (9) Sanik hakkinda ``Cürüm Islemek için Tesekkül olusturmak, Tesekkül halinde para almak için Adam kaldirmak ve Tesekkül halinde birden fazla kisiyi öldürmeye eksik tesebbüs'' Suçlarindan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde;

Sanik Kahraman Bilgiç hakkinda ``Devlet Hakimiyeti altindaki Topraklardan bir kismini Devlet Idaresinden ayirmaya yönelik silahli eylemde bulunmak ``Suçundan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde, kamu davasi açildigi,

b- Bu olaylarla ilgili suçlanan iddianamede yazili olanlar disindaki saniklardan,

Piyade Binbasi Mehmet Emin Yurdakul, Piyade Yüzbasi, Nihat Yigiter, Piyade Yüzbasi Bülent Yetüt, Levz.Asb.Üst.çvs. Ali Kurtoglu, Yüksekova Belediye Baskani Ali ihsan zeydan, Yüksekova Et ve Balik Kurumu Müdürü Mustafa Koca, Korucu Ismet Ölmez, Korucu Kemal Ölmez, Korucu Cemal Ölmez, Korucu Hasan Öztunç, Polis Memuru Enver Çirak, Soför Oguz Baygünes, Itirafçi Kahraman Bilgiç'in tutuklu olduklari, 4.3.1997 tarihinde tutuklandigi belirtilen Albay Hamdi Pozraz'in degisen delil durumu ve ileride maduriyetine meydan verilmemesi için Diyarbakir 3. No'lu DGM Baskanliginin 27.3.1997 tarihli karari ile tahliye edildigi; Firari sanik Oguz Baygünes'in de giyabi tutuklanmasina karar verildigi,

c- Havar Kod adli Kahraman Bilgiç'in teslim olduktan sonra verdigi ifadeler üzerine haklarinda islem yapilan saniklarla ilgili Diyarbakir (4) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1994/837 Esas Nolu Dava dosyasinda sürdürülen yargilama sirasinda Tanik olarak dinlenmesine karar verilen Kahraman Bilgiç'in 26.4.1995 tarihli Tutanakla öldügüne iliskin 2 Ekim 1995 tarihli Hakkari il jandarma Komutanligi çikisli yazisinda bahsedilen kisinin; aslen Suriye-TEBKA Köyü nüfusuna kayitli Fevzi oglu, Zelve'den olma 1975 dogumlu HAVAR (KK) Sirga Sirko oldugu,

d- Bir kisim Görsel ve yazili Basinda bir takim iddialarda bulunan Murat Ipek ve Murat Demir haklarinda Bassavciligimizin 1997/697 Hz. numarasinda sorusturma baslatilmis olup yakalanmalari için Diyarbakir Emniyet Müdürlügü ile Emniyet Genel Müdürlügüne müzekkereler yazilarak sonucun beklenmekte oldugu incelenmistir.(Ek:171)

13- Komisyonun 14.2.1997 tarih ve 227 sayili yazisi ile Jandarma Genel Komutanligi (Hakkari Il Jandarma Komutanligindan; Mardin Ömerli Kayagöze Köyü nüfusuna kayitli Resat-Gülperi oglu 1976 dogumlu Kahraman BILGIÇ'in hangi tarihte Komutanlikça yakalandiginin ve kendisinin hangi tarihten beri güvenlik hizmetlerinde kullanildiginin bildirilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:172)

14- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 7 Mart 1997 tarih ve 56633 sayili cevabi yazida Kahraman Bilgiç'in;

a- Hakkari Ili Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca 22 Eylül 1996 tarihinde; 6136 sayili kanuna muhalefet, adam kaçirarak fidye istemek suçlarindan yakalandigi, hakkinda yasal islem yapilarak 22 Ekim 1996'da adli mercilere teslim edilerek tutuklandigi ve halen Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapilan yargilanmasinin devam ettigi,

b- Anilan sahsin, Jandarma tarafindan yakalanmadan önceki tarihlerde, Hakkari Ilinde Güvenlik Kuvvetlerine yer gösterme, kilavuzluk gibi faaliyetlerde yardimci oldugu, daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmasi halinde konunun Olaganüstü Hal Bölge Valiliginden sorulmasi gerektiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:173)

15- Hakkari Il Jandarma Komutanliginda, Istihbarat Subay Vekili olarak görev yapan Jandarma Astsubay Hüseyin Oguz, 18 Ekim 1996 tarihinde Jandarma Genel Komutanliginda (Hakim Albay Sadrettin Aktas tarafindan alinan) ve 18 Subat 1997 tarihinde Komisyonu- muzda verdigi ifadelerde;

Hakkari ilinde istihbarat elemani olarak çalisan bazi korucularin PKK ile isbirligi yaptiklarini ve güvenlik güçleri hakkinda PKK örgütüne bilgi verdiklerini, bunun sonucunda bazi güvenlik güçlerinin PKK tarafindan pusuya düsürüldügünü farkettigini, (örnek olarak; Korucubasi Zeki KARATAS'in Rosat kod adli PKK militanina telsizle ``Eval, mecburen biz de sizden yanayiz'' dedigini ve ayni sahsin terörist gruplarina erzak götürdügünü duydugu,)

Ayrica; Hakkari'de devlet yanlisi görünen bazi kisilerin (ki bunlar itirafçi, korucu veya diger sivil kisilerin) bu konumlarini kullanarak çesitli sekillerde menfaat temin ettikleri, bazi kamu görevlilerinin, özellikle bazi polis ve asker kisilerin de onlarla isbirligi içinde menfaat temin ettiklerini, bu arada uyusturucu madde ve silah kaçakçiligina bulastiklari, ayrica masum vatandaslari kaçirarak fidye istedikleri öldürme suçlari islediklerini,

Yine Hakkari'de yetkili bazi Silahli Kuvvetler mensuplarinin ``Silahli Kuvvetlerin adi lekelenmesin'' gerekçesi ile anilan suçlara bulasan bazi görevliler hakkindaki suçlamalari örtbas egiliminde olduklarini iddia etmekte, buna örnek olarak da bizzat yasadigi, tanik oldugu ya da duydugu bazi olaylari anlatmaktadir.

Örnek olarak;

a-Hakkari Jandarma Komutanliginda görevlendirildiginde, çalisacagi odada daha önce çalismis J.Binbasi Ibrahim ISGÜDAR'a ait çekmecede biri 14'lü Saddam, digeri tanimadigi bir silah buldugunu, buna iliskin J. Astsb. Atilla ARAS ve Mehmet ismindeki bir erle tutanak tutarak imzaladiklarini, sonra tabancalari Albay Komutan Yardimcisi J.Yarb. Mesut KURU'ya, daha sonra da Il J.Al.Kom. Necati KILIÇKAYA'ya götürdügünü, O'nun emri ile tabancalari Kd.Bçvs. Arif ÖZKAN'a teslim ettigini, ancak Alay K.'nin Binbasi hakkinda hiçbir islem yapmadigini, yalnizca Merkez Karakol Komutanligi tarafindan ``buluntu silah'' olarak tutanak tutularak öylece Savciliga intikal ettirildigini, 20 Eylül 1997 tarihinde uyusturucu madde kaçakçiligi nedeniyle gözaltina alinan bazi kisileri sorgulamak üzere 10 günlügüne Yüksekova ilçesinde görevlendirildigini, ertesi gün Anavatan Partisi ilçe Baskani Tahir Baskin isimli sahsin, yegeni Necip Baskin'in kaçirildigini ihbar etmek üzere Jandarma Sinir Komutanligina basvurdugunu ve olayin tanigi olan Ilhan baskin'in eskal tarifi üzerine Dag Komanda Tugayinda barinan Kahraman Bilgiç adindaki itirafçidan süphelendiklerini ve sorgusuna basvurduklarini, bu konuda uzman olmasi nedeniyle sorguda bizzat bulundugunu ve adi geçenin ifadelerini tutanaga geçirdiklerini,

b- Kahraman Bilgiç'in tutanagini kendisinin de imzaladigi bu sorgusunda;

b-1) (5. maddede genis sekilde anlatilan olay hakkinda) Necip Baskin'i Korucu timbasi Mehmet Emin ERGEN, Korucular; Abdülkerim ÖZCÜK, Necmeddin HAZEYI, Osman ÖZPINAR, Osman ERGEN, Özel Harekat Polis Memurlari Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdülkadir BAYRAM ile birlikte planlayip kaçirdiklarini ve 200.000 mark fidye istediklerini, ayrica fidye ödemeye gelenlerle birlikte PKK ile çatisma süsü vererek öldürmeyi planladiklarini, ancak yakinlarinin jandarmaya sikayeti üzerine adi geçeni biraktiklari, (bu sahislarin önce Tahir ismindeki MHP Ilçe Baskani ile birlikte hayvan kaçirmayi planladiklari, daha sonra bundan vazgeçtikleri),

b-2) (K.BILGIÇ) Cebinden çikan ``Agustos ayinin 15'inden sonra ara'' notunun ve üzerindeki (05326154381) No'lu cep telefonunun daha önce Hakkari'de çalisan ve Ankara'ya tayin olan Çukurca Jan.Kom.Taburundan J.Ord. Astb. Yüce Karademir'e ait oldugunu, kendisi ile Çukurca'da tanistigini, adi geçen Astsubayin Ankaraya giderken, banka araçlarini soymak amaci ile 7 adet lav, 1 bomba atar, 1 RBK, 2 Kales, 2 tabanca ve 1 Uzi Marka tabanca götürdügünü, kendisi ile de irtibat kurmasi için bu notu ve telefonu verdigini, (Bu ifade üzerine daha sonra bu astsubayin evinde yapilan aramada bu silahlarin bulundugu ve mahkemeye verildigi, halen Van'da tutuklu oldugu)

b-3) Kemal Ölmez isimli sahis adina Yüksekovada ikamet eden Naci Düsünmez'e telefon ettigini, ``PKK'ya yardim ettigini, bu nedenle dostlari olan Özel Timde hakkinda islem yaptirmamak için 10 bin mark istedigini, bunun 3 bin markini kendisi (K.BILGIÇ) aldigini,

b-4) Abdullah CANAN'in kaybolmasi nedeni ile Yakup EDIS ve Burhan ÖLMEZ vasitasi ile önce Yakup Edis'in evinde, bilahare Hakkari Sener Otelde, Mehmet CANAN ve birkaç kisi ile görüstügünü ve Abdullah CANAN'in akibetini ögrenmek için Yakup EDIS'ten 5 bin mark aldigini, adam bulunursa 20 bin marka tamamlanacagini, paranin bin markini harcadigini, 4 bin markini koyun almasi için Burhan Ölmez'e verdigini, (K.Bilgiç, Diyarbakir DGM'de bu olayi dogrulamakta, ancak Burhan ÖLMEZ'e 3 bin mark verdigini söylemektedir.)

(Hüseyin OGUZ, Abdullah Canan olayi ile ilgili olarak, tutanakta olmamakla birlikte Kahraman Bilgiç'in sorgu sirasinda kendisine; ``M.Emin Yurdakul'un Abdullah Canan'i tabura aldirdigini, bir hafta sorguladigini, daha sonra beraberinde getirdigi ve üstegmen olarak tanittigi 2 itirafçiya öldürttügünü'' söyledigini, binbasinin adi geçince bu hususun tutanaktan çikartildigini, daha sonra bir gece Mehmet CANAN'i Jandarmaya gizlice çagirarak sikayetini aldigini ve K.BILGIÇ ile yüzlestirdigini, bu sirada da K, BILGIÇ'in hem sözkonusu parayi aldigini söyledigini, hem de ``Binbasi M.Emin YURDAKUL'un Abdullah AYDIN'i yol aramasinda aldirdigini `` söyledigini iddia etmekte,

H.OGUZ, Jandarma Genel Komutanligina verdigi ifade de ayni konuda; 1996 yili Ocak ayindaa bir operasyonda 3 çobanin öldürülmesi ile ilgili olarak, M.Emin Yurdakul'un Kahraman Bilgiç'e ``Oglum, biz Abdullah Canan'i nasil öldürdük, delil birakmadik, tanik olmasin diye üçüncü çibani da yok etmeniz lazim'' dedigini, bunun üzerine K.Bilgiç'in de M-16 silahiyla 3. çobani da öldürdügünü beyan etmektedir.

Ancak Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede, ``Yüksekova Jandarmada böyle bir ifade vermedigini, zaten bu tarihte M.Emin Yurdakul'un tayininin çiktigini'' söylemekktedir.) (Ancak yapilan arastirmada M.Emin Yurdakul'un bu tarihte Yüksekova'da görevli oldugu, 1996 Haziran ayinda ayrildigi anlasilmistir.)

(Abdullah Caanan'in kaçirilmasi ile ilgili olarak bazi yayin organlarinda T.S.K. aleyhine çikan yayinlari incelemek üzere Tugay komutanliginca yapilan idari sorusturmada ifade veren Binbasi M.Emin Yurdakul 29.2.1996 tarihli ifadesinde ``Tugay Komutanligina çekilen mesaj geregi alinan bir ihbari teyit maksadi ile sadece askeri konvoy ve askeri malzeme aranarak herhangi bir malzemeye rastlanmadigindan 9.30 da kislaya dönüldügünü, arama faaliyetinin askeri konvoydaki askeri personelin aranmasina yönelik olup gözetim altina alinanin olmadigini'' belirttigi, tanik olarak ifadesi alinan diger askeri personel de ayni dogrultuda ifade kullanmislarsa da;

Hakkari Yüksekova C.Savciliginca konuyla ilgili olarak tanik sifatiyla ifadesi alinan Ahmet Koca isimli sahista 29.1.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Bahise konu olay günü Hakkariye giderken Keremaga Köprüsünü geçince pilank çesmesi civarinda 20- 30 kadar sivil arabinin hangi birlige ait oldugunu bilmedigi askeri personel tarafindan saat 9-10 siralarinda aramaya tabi tutuldugunu, Yüksekova'ya döndügünde de Abdullah Canan'in Hakkariye gittigini ve geriye dönmedigini duydugunu, ancak onun aranip aranmadigini bilmedigini'' belirttigi, buradan da aramanin sadece askeri araçlarla sinirli tutulmadigi anlasilmakta,

Iddialarin odak noktasini olusturan Yüksekova Tabur Kamutani M.Emin Yurdakul ise komisyona verdigi ifadede özetle; Itirafçi Kahraman Bilgiç'i operasyonlar disinda özel olarak kullanmadigini, buralarda da Tugay Komutaninin emri dogrultusunda hareket ettigini, Belediye Baskaninin hanimina silah verme, toz alma ve Abdullah Canan ile Agaçli Köyündeki 3 sahsin kaçirilip öldürülmesine yönelik iddialarin tamamen asilsiz ve Silahli Kuvvetleri yipratmaya yönelik oldugunu belirtmistir.)

(Ayni olayla ilgili olarak CHP Genel Merkezince görevlendirilen milletvekillerince hazirlanan raporda; Kahraman BILGIÇ'i kastederek, Tugayda görevli saçlari amerikan trasli bir kisinin ``Abdullah CANAN bizde, Yüksekova Tabur Komutani bu sahsi infaz etmemiz için bize verdi. Biz de hakkkindaki istihbaratlari degerlendirdik. Infazi engelleyecegiz, A.CANAN'in infazini önleyebiliriz.'' diyerek Mehmet CANAN'la 20 bin marka pazarlik yaptigi, bunun 12 bin markini aldigi, 8 bin markini da A.CANAN birakilinca verilmek üzere mutabakata varildigi, Ikinci kez Esat CANAN ve Musa ANIK da yanlarinda oldugu halde bu sahsin Mehmet CANAN'a ayni seyleri söyledigi, yani Abdullah CANAN'in kendilerinde oldugu ve kurtaracagini söyledigi, Esat CANAN'in bu konuyu Tugay Komutanina ve Valiye anlattigi, Tugay Komutaninin bir kaç gün sonra Esat CANAN'a ``Ben o sahisla görüstüm. o sizden para almak için bunu yapmis, sizden de 5 bin mark almis'' dedigi belirtilmektedir.)

(Ayni olayla ilgili olarak Esat CANAN da Komisyonumuza verdigi beyanda; CHP Raporunda anlatilan olayi, yani Kahraman BILGIÇ'in Mehmet CANAN'la Abdullah CANAN'in taburda olduguna iliskin konusmasini ve para alma olayini aynen terar etmekte ve binbasinin Abdullah CANAN'in arabasini dere yatagina ittigini iddia etmekte ve A.AYDIN'in cesedinin Bayramin 2. günü Jadarma tarafindan bulundugunu belirtmektidir.) b-5) Tabur Komutani Mehmet Emin YURDAKUL komutasinda Konuklu Köyünde yapilan bir operasyonda 13 kilo eroin ve 4 tabanca buldugunu, eroin sahiplerinin yakalandigi halde geceden birakildigini, tabancalarin üçünü tabur komutaninin götürdügünü, bir tabancayi Yüksekova Belediye Baskaninin karisina hediye ettigini,

b-6) M.Emin YURDAKUL'un taburunda çalisan ve kendisi ile samimi olan Ali ismindeki Astsubayin Izmir'de eroin ile yakalandigini, M.Emin Yurdakul'un ismini vermemesi için bu astsubayin ailesine bir miktar para (480 veya 580 milyon TL) gönderdigini, bu eroinin tahminen Çukurca Köyünde yakalanan eroin oldugunu,

b-7) Kurmay Baskani Hamdi POYRAZ'in Kemal ve Ismet ÖLMEZ ile bir Kuzey Irakliyi ve kendisini Çigli Köyüne gönderdigini, yolda güvenlik güçleri aramasin diye bir de not yazdigini, kendisinin askeri kogusta yattigini, K.Iraklinin Irak'a geçip, sonra geri döndügünü, ertesi günü Kemal ve Ismet'in elinde bir paket oldugu halde Hakkariye döndüklerini, bu paketi Hamdi POYRAZ'a teslim ettiklerini, pakette ne oldugunu bilmedigini, ama silah ve uyusturucu olabilecegini, ancak adi geçenlerin paketi jandarmanin görmesini istemediklerini, (K.Bilgiç DGM'deki ifadesinde, bu pakette ceviz ve bal olabilecegini ifade etmektedir.)

b-8) Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölmez'in Kurmay Baskani araciligi ile beyanname yaptirip Irak'tan koyun getirip sattiklarini, b-9) Yüksekova Belediye Baskani A.Ihsan Zeydan Güvenlik Güçleri tarafindan arandiginda M.Emin Yurdakul'un bunu kendisine haber verdigini, O'nun da Yüksekova'dan kaçtigini, uzun süre gelmedigini,

b-10) Belediye Baskani Ali Ihsan Zeydan'in seçimlerden önce gösterdigi adamlarin yakalanip daha sonra M.Emin Yurdakul tarafindan para karsiliginda serbest birakildigini, bir seferinde M.Emin Yurdakul'un Belediye Baskaninin abisine (Mustafa Zeydan'a) ``Seni seçimlerde kazandiracagim, benim 5 milyarimi hazirla'' dedigini, M.Emin Yurdakul'un operasyonlar sirasinda, bazi köylüleri PKK'li olduklari gerekçesi ile gözaltina aldirdigini, bilahare Belediye Baskani Ali Ihsan Zeydan'in araya girmesiyle bu sahislarin 1000 mark karsiligi serbest birakildigini,

(Adi geçen Jandarmada verdigi ve tutanaga geçen ilk ifadesinde, para karsiligi serbest birakma konusuna deginmemis, ancak bir gün taburun bahçesinde Tabur komutani, A.Ihsan ZEYDAN, abisi ve kendisi otururken tabur komutaninin A.Ihsan ZEYDAN'a hitaben; ``Size seçimleri kazandiracagim. Benim bes milyarimi hazirla'' dedigini,

Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede de; ``1995 yili sonlarinda yapilan genel seçimler öncesi su anda belediye baskani olan Ali Ihsan Zeydan (Dogruyol Partisinden) özellikle seçimlerde kendilerine oy verilmesini saglamak amaciyla tabur komutani Binbasi Mehmet Emin Yurdakul'dan kendilerine muhalif olan özellikle HADEP egilimli seçmenlerin görüslerini degistirmek amaciyla gözaltina alinmalarini istedigini, bu yönde bildigi kadariyla bir köyden 4-5 kisi gözaltina alindigini, bunun üzerine bu vatandaslarin yakinlarinin tabur komutani ile yakin iliski içerisinde oldugunu bildikleri Ali Ihsan Zeydan'in yanina giderek serbest birakilmalari için talepte bulunduklarini, bunun sonucuda bu kisilerin serbest birakildiklarini, ancak serbest birakilmalarinda herhangi bir sekilde para verilmesi olayi olmadigini, bu hususun dogru olmadigini, yapilan seçimde HADEP'in büyük bir çogunluga ulastigini, baraji asabilseydi, Hakkari'deki bütün milletvekillerini alacagini, ancak baraji asamadigi için milletvekili çikaramadigini, Ali Ihsan Zeydan'in amcasi olan Mustafa Zeydan'in milletvekili seçildigini belirtmistir.)

b-11) 1996 bahar aylarinda M.Emin Yurdakul komutasindaki askeri timlerle özel harekatçilarin Yüksekovanin bir köyünde yaptiklari bir operasyon sirasinda bir siginakta bol miktarda mark, dolar, Iran dinari (tümen) ve Türk Lirasi bulundugunu, bu olayla islem yapilmadigini, (Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede, bu olayi kismen dogrulamakta, sözüedilen olayin Karli Köyünde oldugunu, bulunan paranin 200 mark ve isabet olarak parçalanmis az bir miktar Iran Tümeni bulundugunu, dolar ve Türk Parasi olmadigini, bunun tutanaklarinin da tutuldugunu)

b-12) (Kahraman BILGIÇ'in) Kemal Ölmez'in istegiyle Yüksekova'da Vahyettin ASLAN'dan ``örgüte yardim yapiyormussun'' diye tehditle para istedigini, sahsin Kemal ile kendisine 10'ar bin mark gönderecegini bildirdigini, ancak paranin gelmedigini,

b-13) Yüksekova sinir tabur komutani Yarbay Kamber OGUZ'un bir gün kendisine (K.BILGIÇ'e ) ``Sana gerekirse panzer veririm, gidecegin yere gidersin, sözde örgüt adina para toplarsin'' dedigini, o zaman bu olaylara girmedigi için kabul etmedigini,

c- Hüseyin Oguz, Kahraman Bilgiç'in anlattiklari disinda kendi arastirma ve duyumlarini da söyle siralamaktadir: c-1) Yüksekova'da market sahibi Fakin Mengeç'den tehdit edilerek para istendigi, kendisinin C.Bassavciligina dilekçe verdigi, dilekçenin Emniyete havale edildigi, bundan sonra tehdit edilmedigi, buradan tehditin polislerden geldigi kanaatina vardigi,

c-2) 1996 yili Eylül ayinda Tugay civarinda pusuya düsürülerek 2 astsubay 4 erin sehit edilmesi hadisesinde, astsubayin telsizle yardim istemesine ragmen yardim gönderilmedigini, operasyona da 2 gün sonra baslandigini, Tugaya 1-2 km mesafedeki Otluca Köyünden 5 yasinda çocuklar dahil bir çok insanin sözkonusu pusuda teröristlere yardim ettikleri gerekçesi ile Tugaya götürüldügünü, bunlardan 5 kisinin eline 5 kalesnikof verilerek tutanak tutuldugu ve bunlarin daha sonhra öldürüldügü, daha sonra bu köyün bosaltildigini ve köyden 2 bin koyunun Tugaya götürülerek kesildigini, bu olaylar üzerine daha önce devlet yanlisi olan bu köyden 24 kkisinin kirsala çikarak örgüte katildigini, böylece örgütün gücüne güç katildigini,

d- Tugayin ve Il Jandarmanin koyun, odun temin etmek gibi bütün ihalelerini; Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölez'lere verildigini bunlardan Ismet Ölmez 3 yil önceye kadar otobüs muavinligi yaparken su anda Izmir Ödemis'te Salça ve Konserve Fabrikasi sahibi olduklarini, Çolak Hasan da hademe iken apartman insa ettirdigini, kisaca bu kisiler devletten yana görünerek, esrar, eroin ve silah kaçakçiligi yaptiklarini, bu isin içinde Kurmay Baskani Hamdi Poyraz'in da bulundugunu,

(Kendisinin Yüksekova Jandarma'da verdigi ilk ifade tutanaginda olmamakla birlikte Kahraman Bilgiç DGM'de soru üzerine verdigi ifadede bu durumu ÖLMEZ'lerle ilgili iddiayi dogrulamakta, hatta, bu kisilerin KASURAN asiretinin ileri gelenlerinden olduklarini, hem askerle, hem de polisle yakin dialog içinde olduklarini, bu konumlarini da kullanarak silah ve uyusturucu ticareti yaptiklarini herkesin bildigini, hem askere, hem polise hem de PKK'ya kaçak silah sattigini tahmin ettigini, su anda bu kisilerin çok zengin oldugunu, Izmir'de fabrikalarinin oldugunu ifade etmistir.)

e- Uyusturucu kaçakçiliginda Van'in bir merkez oldugunu, her tarafa sevkiyatin buradan yapildigini, Van'da bir kadinin uyusturucunun THC (Tetro Hidro Karnobilen), yani kalite kontrolünü yaptigini, Yüksekova'nin da uyusturucu imalinde ve Türkiyeye girisinde önemli bir merkez oldugunu, geçici köy korucularinin gümrüklerdeki akrabalari vasitasiyle sinirlardan geçis yapildigini, asiri para kazanma hirsi bulunan bazi güvenlik gücü mensuplarinin da uyusturucu naklini kendi arabalari ile sagladigini, çünkü bunlarin arabalarinin aranmadigini, özellikle istihbarat amaciyla Suriyeye gidip gelenlerin uyusturucu tasiyiciligi da yaptiklarini, en fazla asker ve polisin bulundugu Van ve Hakkkari yöresinde uyusturucu kaçakçiliginin da en fazla olmasinin nasil açiklanacagi, bu sebekenin TBMM'de de uzantisinin bulundugunu,

f- Hüseyin Oguz, komisyondaki beyaninda; ayrica evinde silah ve askeri malzeme bulunarak tutuklanan Yüce Karademir'i Van'a götürürken arabada kendisi ile konustugunu, bu konusmada Yüce KARADEMIR'in kendisine;

f-1) Hakkari Merkezde petrol istasyonu olan ve kendisinin de samimi oldugu Çukurcali ÇEKO ismindeki kisinin silah ticareti yaptigini, Çukurca Jand. Tabur Kom. kidemli Binbasi Cengiz YILDIRIM'in (Halen Yarbay olup Jandarma Gen.Kom. Sinir Kaçakçilik Sb. Müdürü ) kendisine (Yüce Karademir'e) 2 sifir kalesnikof, 1 M-16, bir 9 mm. 16'li Baretta verdigini, kendisinin de bunlardan 2 kalesnikofu halen Nigde Jandarma Komutani olan Albay Bayram AKDOGAN'a, bir M-16'yi da Hamdi Poyraz'a verdigini, (Hamdi Poyraz'in da bu silahi Kahraman Bilgiç'e verdigini),

f-2) Kendisinin (Yüce Karademir'in) Ramazan ismindeki astsubaya 75.000.000 TL karsiligi verdigini,

Hüseyin Oguz, J.Gn.K. verdigi ve Diyarbakir DGM'de tekrar ettigi ifadesinde; kendi arastirmalari sonucunda;

g- Binbasi M.Emin Yurdakul'un emrinde çalisan (1996 Temmuzunda Çorlu'ya tayini çikan) Yüzbasi Fethullah KARASU'nun Izmir çobançesmede 5 katli 270 m2 arsa üzerine 6 daire ve 2 dükkani oldugu, Izmir Asikkentte kardesleri ile birlikte dükkani oldugu, Van'daki uyusturucu kaçakçilarinin kendisine (Hakkariden Avanta Hayat) anlamina gelen 35 HAH 65 plakali kirmizi bir Toyoto araba hediye ettiklerini, ayrica bu sahsin ve esinin bankalarda 3-4 milyar nakit parasi oldugunu, bütün bu servetini Yüksekova'da görev yaptigi sirada gayri mesru yollardan elde ettigini, M.Emin Yurdakul'un mahiyetinde oldugundan birlikte faaliyette bulunduklarini, bu kisinin GATA'ya basvurarak malulen emekli olmak için ugrastigini, ancak henaz bunu basaramadigini,

h- (Jandarma Astsubay Ömer Koç'un ve Çukurca Jandarma Komutanligi Taburunda ikmal subayligina atanan astsubayin bildirdigine göre); Astsubay Yüce Karademir'in 1995 yilinda Jeneratörlerde kullanilan akaryakiti Van'da sattigini,

i- Halen Nigde Il J.K.'nda görevli Astsubay Kd.Üçvs. Metin Koç tarafindan 10 adet G-3 piyade tüfegi ve 30-40 bin adet kalasnikof mermisinin satildigini, (bu konuyu Astsubay Ömer Koç ve Yüce Karademir'in bildigi),

i- Ayni kisilerin ve ismini bilmedigi bir yüzbasinin silah kaçakçiligi yapan bir sahisla 750 milyon TL yüzünden anlasmazliga düstügü, bu yüzden bu sahsi öldürerek helikopterden Kuzey Irak'a attiklarini,

k- Üzümlü Karakolu Baskinindan sonra teslim olan biri Suriyeli, digeri Mardin'li 2 kizin Tugay'a getirildigini, sonra kaybolduklarini, halbuki Tugay'in gözaltina yetkisinin bulunmadigini ifade ettigi,

Hüseyin OGUZ, Kahraman BILGIÇ'in ifadesi alindiktan sonra Albay Ersan ALKAN, Yarbay Hami ÇAKIR'la birlikte J. Sinir Taburunda ``Olaylarin üzerine gidiyoruz'' imajini vermek ve halki devletin yanina çekmek için bir halk toplantisi yaptiklarini, bütün asiret reislerini çagirdiklarini, Yüksekova Belediye Baskani hariç bütün asiret liderlerinin bu toplantiya katildiklarini, bunlara kolonya ve çikolota ikram ettiklerini, halkin sikayetlerini dile getirdigini,

H.Oguz, K.Bilgiç'in ifadelerinin bir suretinin Basçavus Aydin'a, bir suretinin Taktik Alay Komutani Albay Ersin Alkan'a verildigini, 4 suretinin de saklandigini, Hakkari Il Jandarma Komutanligina mesaj çekildigini, Il J.A.Komutani Necati KILIÇKAYA'nin tepki göstererek ``Ulan Silahli Kuvvetleri mi hedef aldiniz, Ne haliniz varsa görün, Ben bu iste yokum'' dedigini,

Bunun üzerine Albay Ersan ALKAN'in konuyu bilen ilgililerle bir odada toplanarak;

``Bu isin açiga çikmasinin sonuçta Silahli Kuvvetlerin prestijini sarsacagini, yara alabilecegini'' söyliyerek, ne yapilmasi gerektigini sordugunu, bu arada Abdullah Canan'in PKK yanlisi olmasi nedeniyle öldürüldügü görüsünün ileri sürülerek ``PKK'lilari mi koruyacagiz, devleti mi koruyacagiz'' seklinde bir sorunun ortaya atildigi,

Toplantiya katilan Yarbay Hami Çakir'in ``Bu isten devlet zarar görecekse burada olayin kesilmesi'' yönünde görüs bildirdigini, daha sonra da ``Devleti düsünmeniz gerekir, böyle is olmaz, bu saatten sonra ben de yokum'' diyerek odadan çiktigini,

Kendisinin de ``M.Emin Yurdakul'un devlet yararina faaliyet gösterdigi süpheli, kendisi adam kaçirip para istiyormus'' dedigini,

Bundan sonra albay Ersan'in kendisini aradigini ve Kahraman'in yeniden ifadesinin alinmasini istedigini, kendilerinin de Kahraman Bilgiç'in yeniden ifadesini alarak olayi Necip Baskin olayi ile sinirlayarak adliyeye sevkettiklerini,

24 eylül 1996 günü Hakkari il Jandarma Isth.Sb.Müdürü Binbasi Abdullah Kaya'nin Yüksekova'ya sorgu için geldigini ve Yüce Karademir ile ilgili Kahraman Bilgiç'in genis sekilde ifadesini tesbit ettigini, kendisinin yazdigini,

Bu olaylar medyada çiktiktan sonra çok acele Il'e çagrildigini, Hakkari Il J.K.Ist.Sb.Md. Abdullah Kaya tarafindan bir suçlu gibi odasinin arandigini,

Bundan sonra kendisini gözaltinda gibi hissettigini ve esini aradigini, esinin de Milletvekili Mahmut Isik'i aradigini M.Isik'in da esinden telefon alarak kendisini aradigini,

Hüseyin Oguz'un Mahmut Isik ile itibati sonucu Jandarma Genel komutanligina çagrildigi ve 18.10.1996 tarihinde ifadesinin alindigi, bu ifaadenin 16.21.1996 tarihinde Diyarbakir DGM'ne gönderildigi, bunun üzerine Diyarbakir DGM'nin 30.11.1996 tarihinde Hüseyin Oguz'un tanik sifatiyla ifadesinin alindigi, adi geçen bu ifadesinde de, Genel Komutanliktaki ifadelerini aynen tekrar ettigi, (Ek:

Daha sonra DGM'nin 5.12.1996 günü Kahraman Bilgiç'in ifadesini aldigi, K.Bilgiç'in bu ifadesinde, 22-24 Eylül 1996 tarihinde Yüksekova Jandarma Bl. Komutanliginda verdigi ifadelerini çogunlukla kabul ettigini, Yüksekova Savciliginda verdigi ifadesini Polis Memuru Fatih Özhan'in psikolojik baskisi ve tehdidi ile verdigi ve yalan beyanda bulundugunu ifade ettigi,

Daha önce teferruatiyla anlatildigi gibi Kahraman Bilgiç'in ifadesinin alinmasindan sonra, Necip Baskin olayinin Ilçe Jandarma Komutanligi tarafindan yargiya intikal ettirildigi, Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve 1996/117 sayili Görevsizlik Karari üzerine, davanin Diyarbakir DGM'ne intihal ettigi,

DGM'nce Necip Baskin'in kaçirilma olayina karisan itirafçi Kahraman Bilgiç, Korucular Abdülkerim özcük, Osman Özpinar, Necmeddin Hazeyi, Mehmet Emin Ergen, Osman Ergen ve Polis Memurlari Fatih Özhan, yusuf Azmi Aydin ve Abdülkadir Bayram'in tutuklandigi ve haklarinda Diyarbakir DGM Bassavciliginin 4.3.1997 tarih ve 1997/298 sayili iddianamesi ile dava açildigi,

Daha sonra Hüseyin Oguz'un ifadeleri dogrultusunda Yüksekova Çetesi olarak:

Kurmay Albay Hamdi POYRAZ, Piyade Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Piyaade Yüzbasi Nihat YIGITER, Piyade Yüzbasi Bülent YETÜT, Levz.Asb.Üst.Çvs. Ali KURTOGLU, Yüksekova Belediye Baskani Ali Ihsan ZEYDAN, Yüksekova Et ve Balik Kurumu Müdürü Mustafa KOCA, Korucu Ismet ÖLMEZ, Korucu Kemal ÖLMEZ, Korucu Cemal ÖLMEZ, Korucu Hasan ÖZTUNÇ, Polis Memuru Enver ÇIRAK, Soför Oguz BAYGÜNES, Itirafçi Kahraman BILGIÇ isimli kisilerin tutuklandiklari, bunlardan 4.3.1997 günü tutuklanan Kurmay Alb. Hamdi POYRAZ'in 27.3.1997 günü serbest birakildigi incelenmistir.(Ek:225)

16- CHP Genel Merkezince görevlendirilen Milletvekilleri Ercan KARAKAS, Mahmut ISIK ve Mustafa YILDIZ'in Van ve Hakkari illerinde 7-9.3.1996 tarihleri arasinda yaptiklari gezi sonucunda hazirladiklari raporda komisyonumuzu ilgilendiren konularda Özetle; Yüksekova'da vatandaslarin Kaymakam, Jandarma, polis ve diger devlet kurumlari ile büyük sikintisinin olmadigi, bütün sikayetin orada bulunan Komando Taburuna, özellikle de Komutani M.Emin YURDAKUL'a yönelik oldugu, tüm faili mechul cinayetlerin bu sahistan kaynaklandigi, hatta bilgisi ve emri dahilinde yapildiginin israrla iddia edildigi,

Ayni Raporun bir baska maddesinde; Vali, Belediye Baskani ve Tugay Komutaninin halka güven verdigi, ama Tugay Komutaninin alt kkademesinde daha sert bir tutum gözlendigi,

Van-Hakkari Karayolu üzerindeki yol aramalarinin halkta bikkinlik meydana getirdigi, bu aramalarda uygun olmayan davranislarin sergilendigi, istihbaratin artirilarak yalnizca süpheli araçlarin halki potansiyel suçlu görmeyen görevlilerin kontrolünde aranmasi,Ayrica Köy korucularindan bir hayli sikayet alindigi,

Yüksekova gibi sorunlu yerlerde ileri teknik altyapiya sahip narkotik subeleri kurulmasi gerektiginin belirtildigi incelenmistir. (Ek:49)

17- Hakkari Eski Milletvekili Esat CANAN da konumuzla ilgili olarak 05.12.1997 tarihinde Komisyonumuza verdigi beyaninda; Abdullah CANAN, Mahir ve Eyüp KARABAG, Haci TEKNIK, Miktar ÖZEKEN, Semsettin YURTSEVEN, Münir SARITAS, Mehmet YASAR ve Nezir TEKÇI'nin Mehmet Emin YURTSEVER'in ekibi tarafindan öldürüldügünü iddia ettigi incelenmistir. (Ek:180)

18- VAN-TUR Otobüs Isletmesinin sahibi Senar ER'in Komisyonumuza verdigi 13.01.1997 tarihli beyaninda 1994 yilindan buyana fidye isteme olaylarinin yogunlastigini, Yüksekova'da herkesten para toplandigini, kendisinden de sabika kaydi için 5 bin mark istenildigini, en çok para alma isini korucularin yaptigi, Yüksekova'da insanlarin kendilerini güvenlik içinde hissetmediklerini, her an evden alinip götürülme korkusu içinde olduklarini, insanlarin bu nedenle isteyen herkese para vermek zorunda olduklarini, kendisinin fidye vermedigini, buna mukabil babasinin kaçirildigini, otobüslerinin yakilip kursunlandigini, YESIL, Ahmet DEMIR, Mahmut YILDIRIM adlariyla dolasan sahsin askerlerin içinde oldugunu, JITEM'ci olarak bilindigini, fakat bu sahsin sivil oldugunu, ancak yaninda birkaç kisi ve elinde telsizle dolastigini, devamli askerlerle birlikte oldugunu, bu sahsi herkesin sesinden tanidigini, Yesil'in kendisi ile de birkaç kez konustugunu ve bir defasinda kendisini ölümle tehdit ettigini, bugüne kadar Yüksekova'da çok fidye alindigini, örnegin Selim ISIK adli uyusturucu kaçakçisindan 750 bin mark fidye alindigini, kendi babasinin basina gelenlerden sonra fidye istendiginde herkesin gizlice gidip verdiklerini beyan ettigi incelenmistir.(Ek:206)

 

 

VIII. BILGISINE BASVURULANLAR

 

Hosted by www.Geocities.ws

1