TBMM Susurluk Komisyonu
Raporu
I
- BASLANGI <baslangic.html>
II-KOMISYONUN KURULUSU
<komisyon-kurulus.html>
III-KOMISYONUN SÜRESI ÇIV-KOMISYON
ALISMALARI <komisyon-calisma.html>
1-Komisyonda uzman
görevlendirilmesi 2-Ankara'daki
faaliyetler A-Kurum ve Kuruluslarla
yapilan yazismalar ve talep edilen belgeler
B-Bilgisine basvurulanlar
3-Ankara disindaki faaliyetler
4-Çesitli yollarla komisyona gönderilen toplu dilekçeler 5-Komisyon kararlari
V-IDDIALAR <iddialar.html> 1-Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut
Yilmaz'in iddialari 2-Isçi Partisi Genel
Baskani Dogu Perincek'in iddialari
3-Anavatan Partisi Manisa Milletvekili Tevfik Diker'e verilen ve onun tarafindan komisyona intikal ettirilen
Mustafa Deniz'in yazisindaki iddialar 4-
Yazar Ümit Oguztan'in iddialari 5- CHP
Istanbul Milletvekili Algan Hacaloglu kanaliyla Komisyona sunulan Faruk Kusaksizlardan tarafindan yazilan
mektubdaki iddialari 6- CHP Milletvekili
Mahmut Isik tarafindan Komisyon baskanligina sunulan rapordaki iddialar 7- Söylemez ailesi ile ilgili olaylarda
tutuklu olanlarin iddialari
a) Mehmet Sena Söylemez'in iddialari
b) Ömür Söylemez'in iddialari
c) Nafiz Yavuz'un iddialari 8-
Komisyona bilgi verenlerin iddialari
VI. KAVRAMLAR VE KONUYLA
ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONU RAPORLARI <kavram-eski-raporlar.html> 1-Kavramlar
2-Konuyla ilgili önceki Meclis Arastirma Komisyonlari Raporlari a-Hayali Ihracaat b-Faili Mechul Cinayetler
VII. INCELEMELER A-Susurluk.
22 <susurluk-inceleme.html> B-
Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi. 48 <topal-inceleme.html> C-Sylemez
Kardesler etesi. 66 <soylemez-inceleme.html>
<kocaeli-oz-agansoy-yaprak-oncel-inceleme.html> D-Mehmet Hadi zcan.
75 <kocaeli-inceleme.html>
E-Yasar Öz. 80
<oz-inceleme.html> F-Tevfik
Nurullah Agansoyun öldürülmesi. 87
<agansoy-inceleme.html> G-Mehmet
Ali Yaprak 90
<yaprak-inceleme.html> H-Dilek
rnek 93 <ornek-inceleme.html>
I-Anap
Genel Baskani Mesut Yilmaz 96 <diger-inceleme.html>J-Alpaslan Pehlivanli.
98 K-Kartal Demirag 99 L-Hursit Han. 99 M-Ahmet Tekin Baykal 100 N-Esref
Bitlis. 101 O-Tarik Ümitin. Kaybolmasi 101 P-Yüksekova Çetesi. 104
VIII.BILGISINE BASVURULANLAR
<bilgisine-basvurulanlar.html>1- Korkut Eken 119 2-Kemal Yazicioglu. 120
3-Meral Çatli 122 4-Mehmet Eymür 125 5-Tuncay Özkan 127 6-Dündar Kiliç. 128
7-Esat Canan 130 8-Mehmet Hadi Özcan 130 9-Sahin Tekdemir. 135 10-Necdet
Küçüktaskiner. 137 11-Ridvan Yenisen 137 12-Ahmet Baydar. 139 13-Ekrem
Marakoglu 142 14-Sedat Bucak 145 15-Hasan Celal Güzel 148 16-Hanefi Avci 156
17-Emin Aslan 157 18-Mehmet Agar. 157 19-Dogu Perincek. 158 20-Necdet Menzir.
161 21-Nuri Gündes 162 22-Deniz Gökçetin. 162 23-Sedat Demir 162 24-Ayhan
Çarkin. 163 25-Oguz Yorulmaz. 164 26-Ercan Ersoy. 164 27-Tuncay Yilmaz 166
28-Metin Günyol 169 29-Mehmet Emin Yurdakul 171 30-Mehmet Ali Yaprak 173
31-Avsar Kederoglu. 174 32-Seyit Ahmet Altintas 175 33-Senar Er. 176 34-Sönmez
Köksal 177 35-Alaattin Yüksel 178 36-Hande Birinci 181 37-Ibrahim Sahin. 182
38-Bilgi Ünal. 185 39-Habib Aslantürk. 186 40-Abdullah Çetin 187 41-Arzu Yaman
188 42-Abdullah Kederoglu. 188 43-Cemalettin Ümit 190 44-Oral Çelik 192
45-Mesut Yilmaz 194 46-Eyüp Asik 203 47-Mehmet Sena Söylemez. 205 48-Abdülgani
Kizilkaya 206 49-Mustafa Altinok 207 50-Enver Ulu. 208 51-Burhanettin Bigali
209 52-Hüseyin Oguz 212 53-Dilek Örnek. 222 54-Hursit Han. 223
IX. DEGERLENDIRMELER
<degerlendirma.html>A-Susurluk. 225 B-Ömer Lütfü Topalin Öldürülmesi. 249
C-Söylemez Kardesler Çetesi. 255 D-Mehmet Hadi Özcan. 258 E-Yasar Öz 259
F-Tevfik Nurullah Agansoyun öldürülmesi. 261 G-Mehmet Ali Yaprak . . 264
H-Dilek Örnek. 268 I-Anap Genel Baskani Mesut Yilmaz 270 J-Alpaslan Pehlivanli
270 K-Kartal Demirag 272 L-Hursit Han 272 M-Ahmet Tekin Baykal. 273 N-Esref
Bitlis. 273 O-. Tarik Ümitin. Kaybolmasi 275 P- Yüksekova Çetesi 286
II-KOMISYONUN KURULUSU:
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 20. dönem yasama yili, 16. birlesimi,
12.11.1996 Sali günü yapilan genel kurul toplantisinda 472 karar sayili karari ile
``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan Baglantilari Ile Susurluk'ta Meydana Gelen
Kaza Olayinin ve Arkasindaki Iliskilerin Aydinliga Kavusturulmasi Amaciyla
Meclis Arastirilmasi yapilmasina, komisyonun 9 üyeden kurulmasina, komisyon
süresinin Baskan, Baskanvekili, Sözcü ve Katip üye seçiminden itibaren üç ay
olmasina ve gerektiginde Ankara disinda da çalisabilmesine karar vermis, bu
karar 15.11.1996 tarih ve 22818 Sayili Resmi Gazetede yayinlanmistir. (Ek:7)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanliginin 14.11.1996 tarih ve 10/89,
10/110, 10/124, 10/125, 10/126 sayili yazilari ile Türkiye Büyük Millet Meclisi
grubunda bulunan bes partiden komisyona verecekleri üyelerin sayisi kadar aday
ismi bildirilmesi istenilmis, bu talep üzerine Refah Partisinden Nevsehir Milletvekili
Mehmet ELKATMIS, Karabük Milletvekili Hayrettin DILEKCAN, Gaziantep
Milletvekili Mehmet Bedri INCETAHTACI, Dogruyol Partisinden Tekirdag
Milletvekili Nihan ILGÜN ve Van Milletvekili Mahmut YILBAS, Anavatan
Partisinden Sinop Milletvekili Yasar TOPÇU ve Izmir Milletvekili Metin ÖNEY,
Demokratik Sol Partiden Aydin Milletvekili Sema PISKINSÜT, Cumhuriyet Halk
Partisinden Içel Milletvekili D.Fikri SAGLAR aday olarak
gösterilmislerdir.(Ek:8-12)
Genel Kurulun 26.11.1996 tarihli 22. birlesiminde alinan 475 sayili karar
ile de komisyon üyeliklerine aday gösterilenler, üye olarak seçilmislerdir. Bu
seçime iliskin karar 30.11.1996 tarih ve 22833 sayili Resmi Gazete'de
yayinlanmistir.(Ek:13-14)
26.11.1996 tarihli Komisyon üyelerinin kendi aralarinda yaptiklari toplanti
sonucunda Nevsehir Milletvekili Mehmet ELKATMIS Baskanliga, Van Milletvekili
Mahmut YILBAS Baskanvekilligine, Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri
INCETAHTACI Sözcülüge, Izmir Milletvekili Metin ÖNEY'de Katip üyelige
seçilmisler, seçim sonucu 26.11.1996 tarih ve 1 sayili karar ile Meclis
Baskanligina bildirilmistir.(Ek:15)
Bunun üzerine komisyonumuz çalismalarina fiilen baslamistir.Bu çalismalar
cümlesinden olarak ilk önce önerge sahiplerinin dinlenmesine karar vererek
çalismalarini sürdürmüstür.Komisyonun kurulmasina esas olan önerge
sahiplerinden:
-ANAP Istanbul Milletvekili Halit DUMANKAYA'nin Komisyonumuza verdigi
24.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Anayol Hükümeti döneminde Söylemez
Çetesinin üzerine gidildigini, Söylemez Çetesinin üzerine gidilmesi sonucu, bir
kamyon olayi ile Susurluk olayinin meydana geldigini, kendilerinin bunu bir
arastirma önergesi olarak o günkü bilgileri çerçevesinde Meclis göndemine
getirdiklerini'',
-DSP Istanbul Milletvekkili M.Cevdet SELVI'nin Komisyonumuza verdigi
24.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; `` Kendisinin medyada yeralan haaberlerin
ötesinde herhangi bir belgeye sahip olmasinin mümkün olmadigini,
Istihbarat Teskilatimiz basta olmak üzere Emniyet Teskilatinda hepimizi
üzen, rahatsiz eden bir kavga, bir bölünme, birbirlerine girme, bir çikar
çatismasinin açikça görüldügünü, bunu MIT'in belgelerinin, her yeni çikan,
hatta kamuoyuna, basina sizdirilan belgelerin ortaya koydugu,
Güneydogu'da PKK terörüne karsi mücadelede aflar çikarilarak, itirafçilar
affedilerek olayin çözümü düsünüldügü gibi, bunun daha dikkatli bir biçimde, bu
çirkinliklerin örtülmesi için istemeden elini pislige bulastiran, hakikaten
sartlandirilmis, insani öldürürken devlet adina öldürdügünü zanneden; ama
baskalarina hizmet eden insanlarin da varligi düsünülerek, Meclis'teki, bu
Komisyonun getirecegi öneri ve yönlendirmenin çok önemli oldugunu, herkesin
itiraf etmesi için; af gerekiyorsa af, ceza indirimi gerekiyorsa, ceza indirimi
gibi yollarin bu islerin temizlenmesi bakimindan yararli olacagini sandigini,''
-CHP Içel Milletvekili ve Grup Baskanvekili Prof.Dr. Oya ARASLI'nin
26.12.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Abdullah ÇATLI'nin Bahçelievler'deki
TIP'li 7 kisinin öldürülmesi olayinda sorumlu oldugunu herkesin bildigini, Abdi
IPEKÇI'nin öldürülmesi olayinda, AGCA'nin kaçirilmasinda, Papa suikastinde ve
hatta Azerbaycan'daki darbe olayinda katkisi bulundugunu, haber ve iddialarinin
basinda yeraldigini, Abdullah ÇATLI'nin Söylemez Kardeslere karsi Sedat BUCAK'i
korudugunu ve bu nedenle Alaattin ÇAKICI tarafindan ölümle tehdit edildigi
iddialarinin ortaya atildigini,
Bu tür hukuk disi birlikteliklerin toplumda bu tür iddialarin,
söylentilerin politikaciya güveni sarstigini, daha sonra Türkiye Büyük Millet
Meclisi'ne güvensizlige dönüsebildigini bildiklerini,
Mafya, politikaci, polis isbirlikteliginin yeni bir halkasi olmasindan
kusku duyduklarini ve bunun aydinlatilmasinin toplum, politikacilar ve rejimin
sayginligi açisindan sayisiz yarar gördüklerini, hem zamanin Içisleri Bakani
hakkinda bir gensoru önergesinin konusu haline getirdiklerini, hem de Içisleri
Bakaninin istifasiyla böyle bir olayin arastirilmasina son verilmesini önlemek
amaciyla Meclis Arastirmasi önergesi verdiklerini belirtmek suretiyle önerge
sahipleri olarak verdikleri önergelerinin gerekçelerini Komisyona
açiklamislardir. (Ek: 16-18)
III-KOMISYONUN SÜRESI:
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12.11.1996 Sali günü yaptigi 16.
birlesiminde 472 karar sayili yasadisi örgütlerin Devletle olan baglantilari
ile Susurluk'ta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin
aydinliga kavusturulmasi amaciyla Meclis Arastirmasi Komisyonu kurulmasina
iliskin karari ile komisyonun çalisma süresi üç ay olarak belirlenmistir.
Komisyonun 17.2.1997 tarih ve 5 sayili karari ile komisyon çalisma
süresinin 3.3.1997 tarihinden itibaren bir ay süre ile uzatilmasi talep
edilmistir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun 20.2.1997 tarih ve 59.
birlesiminde alinan 485 numarali karari ile komisyonun çalisma süresi 3.3.1997
tarihinden itibaren bir ay süre ile uzatilmistir.(Ek:19)
IV-KOMISYONUN ÇALISMALARI:
10/89, 110, 124, 125, 126 Esas Sayili ``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan
Baglantilari Ile Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki
Iliskilerin Aydinliga kavusturulmasi Amaciyla Kurulan Meclis Arastirma
Komisyonu, kurulusunu takiben hemen çalismalarina baslamistir.Bu maksatla
çesitli Kurum ve Kuruluslardan uzman istenilmesi kararlastirilmistir.
1-Komisyonda Uzman Görevlendirilmesi
Komisyon Baskanligi Emniyet Genel Müdürlügünden 20.12.1996 tarihinde
Emniyet Müfettisleri listesini istemis, 27.12.1996 tarihinde 66 kisilik liste
gönderilmistir. (Ek:20)
Içisleri Bakanligindan, 20.12.1996 tarihinde Mülkiye Müfettislerinin
listesi istenilmis, 23.12.1996 tarihinde 20 kisilik liste gönderilmistir.
Komisyon Baskanliginin 21.2.1997 tarihli yazisi ile Mülkiye Basmüfettisleri
Refik Ali UÇARCI ve Sami BULUT ile, Emniyet Genel Müdürlügü APK Uzmani Ali
GÖKÇIMEN'in geçici olarak komisyonda görevlendirilmeleri istenilmis, 28.2.1997
ve 6.3.1997 tarihli Bakan onaylari ile görevlendirilen Müfettisler 6.3.1997
tarihinde, APK Uzmani 12.3.1997 tarihinde komisyon nezdinde çalismalarina
baslamislardir.
Komisyon Baskanliginin 18.03.1997 tarih ve 294 sayili yazisiyla 3 Mülkiye
Müfettisi'nin Komisyonda görevlendirilmeleri Içisleri Bakanligindan istenilmis,
Mülkiye Basmüfettislerinden Hüseyin YAVUZDEMIR, Mehmet DÖNMEZ ve Osman ACAR
19.03.1997 tarihinde Komisyon nezdinde çalismalarina baslamislardir. (Ek:21)
Komisyon Baskanliginin 24.3.1997 tarih ve 308 sayili yazisi ile Basbakanlik
Teftis Kurulu Baskanligindan 2 müfettisin komisyon çalismalarinda
görevlendirilmeleri istenilmis, 24.3.1997 tarih ve 354 sayili yazi ile
Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginca Basmüfettis Mehmet Gürbüz ve Müfettis
Kenan Isik'in görevlendirildikleri bildirilmis, 24.3.1997 tarihinde sözkonusu
müfettisler komisyon nezdinde çalismalarina baslamislardir.(Ek:22)
Komisyon Baskanligimiz 27.12.1996 tarih ve 87 sayili yazisi ile Basbakanlik
Hukuk Müsavirligi'nde sözlesmeli personel olup, Adiyaman Kahta Hakimi Dr.Akman
AKYÜREK'in Komisyonda görevlendirilmesi talep edilmis, Basbakanligin 2.1.1997
tarih ve 315-1/097 sayili yazisi ile ilgilinin komisyonda görevlendirilmesi
uygun görülmüs, 3.1.1997 tarihinde komisyondaki görevine baslamis, 13.3.1997
tarihinde vermis oldugu dilekçe ile Komisyondaki görevinden istifa ederek
ayrilmistir.(Ek:23)
Komisyon Baskanliginca 6.2.1997 tarihli yazi ile Adalet Bakanligindan, iki
Adalet Müfettisinin komisyon çalismalarinda görevlendirilmeleri istenilmis,
Adalet Bakanliginin 24.2.1997 tarihli yazisi ile 2802 sayili kanunun 100.
maddesi ve ilgili tüzügün 10. maddesi geregince Adalet Müfettislerinin
görevlendirilmesinin mümkün olamiyacagi Komisyon Baskanligina bildirilmistir.
(Ek:24)
Komisyon Baskanliginca 26.2.1997 tarihli yazi ile Adalet Bakanligindan, iki
Tetkik Hakiminin komisyon çalismalarinda görevlendirilmeleri istenilmis, Adalet
Bakanliginin 3.3.1997 tarihli yazisiyla Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu
tarafindan komisyon talebinin uygun görülmedigi Komisyon Baskanligina
bildirilmistir. (Ek:25)
2- ANKARA'DAKI FAALIYETLER
A-Kurum ve Kuruluslarla Yapilan Yazismalar ve Talep Edilen Belgeler
Cumhurbaskanligi
Milli Güvenlik Genel Sekreterligi
KKTC Meclis Baskanligi
KKTC Basbakanligi
Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut YILMAZ,
CHP Genel Baskanligi,
Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK,
Basbakanlik ve Bagli Kuruluslar
Basbakanlik, MIT Müstesarligi, Teftis Kurulu Baskanligi, Hazine
Müstesarligi Özellestirme Idaresi Baskanligi, Ankara Tapu ve Kadastro
Müdürlügü,
Bakanliklar
Adalet Bakanligi,
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlügü,Istanbul, Diyarbakir Devlet Güvenlik
Mahkemeleri,Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi,Ankara, Istanbul, Mugla,
Kirikkale, Gaziantep,Elmadag,Bakirköy, Sariyer, Yüksekova, Siverek, Sisli
Cumhuriyet Bassavciliklari,
Disisleri Bakanligi,
Turizm Bakanligi,
Sanayi ve Ticaret Bakanligi,
Içisleri Bakanligi,
Teftis Kurulu Baskanligi, Jandarma Genel Komutanligi, Olaganüstü Hal Bölge
Valiligi,Bursa, Diyarbakir, Gaziantep, Van Valilikleri, , Istanbul, Izmir,
Ankara, Gaziantep, Antalya, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Diyarbakir, Mardin, Bingöl
Emniyet Müdürlükleri, Bodrum Ilçe Emniyet Müdürlügü, Istanbul Nüfus Müdürlügü
Görele Ilçe Nüfus Müdürlügü
Genel Kurmay Baskanligi,
Istanbul 1. Ordu Komutanligi, Istanbul Merkez Komutanligi
Kara Kuvvetleri Komutanligi Askeri Bassavciligi,
Radyo Televizyon Üst Kurulu Baskanligi
Türk Hava Yollari
Botas Genel Müdürlügü
Türk Telekom Genel Müdürlügü
Türkiye Genelinde 15 ayri Banka Subesi,
Star, HBB, Kanal 6, Flash, TGRT, Mesaj, ATV, Kanal D, Samanyolu, Show TV,
Kanal 7, Kanal E, TRT Televizyonlari,
Nokta, Aktüel, Tempo, Parlementodan Dergileri,
Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Aksam, Türkiye, Sabah, Yeni Safak, Siyah Beyaz,
Zaman, Turkish Daily News, Yeni Yüzyil, Yeni Günaydin, Radikal, Son Havadis,
Ahit, Bugün, Demokrasi, Dünya, Evrensel, Global, Gözcü, Gündüz, Hergün, Hürses,
Milli Gazete, Ortadogu ve Posta Gazeteleri, Genel Yayin Yönetmenleri, Genel
Yayin Müdürleri ve Haber Müdürlerinden,
Önerge Sahiplerinden,
Komisyonun görev alanina iliskin konularda yukarida yazili kurum ve
kuruluslardan ellerinde bulunan bilgi ve belgeler talep edilmistir.(Ek:26)
B- Bilgisine Basvurulanlar
Anavatan Partisi Genel Baskani A.Mesut YILMAZ, Isçi Partisi Genel Baskani
Dogu PERINÇEK, Yeniden Dogus Partisi Genel Baskani Hasan Celal GÜZEL,
CHP Içel Milletvekili Oya ARASLI, DSP Istanbul Milletvekili M.Cevdet SELVI,
ANAP Istanbul Milletvekili Halit DUMANKAYA, ANAP Batman Milletvekili Ataullah
HAMIDI, CHP Ankara Milletvekili Esref ERDEM, Bagimsiz Istanbul Milletvekili
Necdet MENZIR, ANAP Trabzon Milletvekili Eyüp ASIK, Refah Partisi Van
Milletvekili Mustafa BAYRAM, DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat BUCAK,
MIT Müstesari Sönmez KÖKSAL, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskan Vekili Osman
Nuri ODUNCU, Jandarma Genel Komutani Teoman KOMAN, Emniyet Genel Müdürü
Alaattin YÜKSEL, MIT Daire Baskani Mehmet EYMÜR, Özel Harekat Daire Baskan
Vekili Ibrahim SAHIN, Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskani Emin
ASLAN, Baskan Yardimcisi Hanife AVCI, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi
ÜNAL, Emekli Orgeneral Necdet ÜRUG ve Burhanettin BIGALI, Hakkari Eski
Milletvekili Esat CANAN, Korkut EKEN, Diyarbakir Il Jandarma Alay
Komutanliginda Astsubay Ahmet ALTINTAS, Jandarma Assubay Basçavus Hüseyin OGUZ,
Istanbul MIT Eski Bölge Baskani Nuri GÜNDES, MIT'ten emekli Metin GÜNYOL, Kanal
D Haber Müdürü Tuncay ÖZKAN, Meral ÇATLI, Avukat Ekrem BARAKOGLU, Habip
ASLANTÜRK, Oral ÇELIK, Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Avsar KEDEROGLU, Senar ER,
Dündar KILIÇ, Hursit HAN, Mehmet Hadi ÖZCAN, Ayhan ÇARKIN, Enver ULU, Ercan
ERSOY, Mustafa ALTINOK, Oguz YORULMAZ, Abdülkadir KIZILKAYA, Dilek ÖRNEK,
Mehmet Sena SÖYLEMEZ, Sedat DEMIR, Deniz GÖKÇETIN
Komisyon nezdinde bilgilerine basvurulmak maksadi ile yazili sekilde davet
edilmislerdir. (Ek:27)
Emekli Orgeneral Necdet URUG 1.3.1997 tarihinde yazili olarak verdigi bilgi
ile rahatsizligindan dolayi, (Ek:28)
Basbakanlik Teftis Kurulu Baskan Vekili Osman Nuri ODUNCU çagrildigi tarihte
görev dolayisi ile Ankara disinda olacagindan, (Ek:29)
Jandarma Genel Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in 23.01.1997 tarihinde
bilgisine basvurulmasi için 20.01.1997 tarihli yazi ile kendisine davetiye
gönderildigi ve ayni zamanda da basina açiklandigi;Bunun üzerine Jandarma Genel
Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in kendisinin ne sifatla bilgi vereceginin
sifahi olarak dolayli yollardan Komisyonumuza ilettigi,bunun üzerine
Komisyonumuz kendilerinin eski Mit Müstesari sifatiyla dinlenilecegi hususunu
faks ile kendilerine bildirilmistir.
Jandarma Genel Komutani Orgeneral Teoman KOMAN'in Komisyon olarak davet
edilmesine raggmen kendisi usul ve teamüllere aykiri olarak 22.01.1997 gün ve
17816 sayili `` Kisiye Özel `` yazi göndermistir.Bu yazida özetle: `` Günlerden
beri bazi basin organlarinda konu ile ilgili yayinlar yapildigini,zabitlarin
yayinlandigini;Meselenin haber disinda adeta Temasa Olayi haline
getirildigini.Olaylarin gidisinden kolayca anlasilacagi üzere maksatli olarak
veya suurlu olmayan bir biçimde Meclis Arastirma Komisyonu ve davet ettigi
kisiler arasindaki münasebetin Yüce Meclis ile Silahli Kuvvetler arasinda bir
KUDRET GÖSTERISI haline dönüstürülerek saptirilmak istendigi hissedilmektedir.
Ancak Milli Istihbarat Teskilati Kanunu 3,7,13,27 ve 29.cu maddelerine göre
Mit Müstesarlarinin (Emekli dahi olsalar) Cumhurbaskani,Basbakan,Genel Kurmay
baskani ve Millî Güvenlik Kurulu disinda bilgi vermelerinin mümkün olmadigini
aksine davranisin suç oldugunu.Kaldi ki kendi görev süresinin 29 Agustos 1988 -
127 Agustos 1992 arasinda oldugunu,sorusturmaya konu cinayetler,kaçirmalar gibi
diger olaylarin ise 1992 yilindan sonra vuku buldugunu belirtmistir.Sayet
Müstesarlik dönemine ait bilinen müsahhas olaylar mevcut ise soruldugunda
bunlara yazili olarak cevap verilecegini.
Mit'in görevi sadece istihbarat saglamak olup,bunun disinda operasyon
yapmakla görevli olmadigini ve esasen Komisyona gelmesi gereken gün Gölcük'te
askeri tatbikatta bulunacagi `` belirtilerek Komisyonumuzun davetine icabet
etmemistir.(Ek:30)
Refah Partisi Van Milletvekili Mustafa Bayram aile büyüklerinin ölümü
sonrasi Van'a gitmek zorunda oldugundan çagrildigi tarihte toplantida
bulunamayacagini yeniden çagrilirsa ifade verebilecegini 28.1.1997 tarihli
yazisinda belirtmis, komisyonca yeniden çagirilamadigindan, (Ek:31)
Komisyon tarafindan dinlenilememislerdir.
Eski Basbakan Yardimcisi Murat Karayalçin bizzat Komisyon Baskanligina
sifaen basvurarak `` Sirnak'ta kendisinin öldürülmek istenmesi haberinin ``
arastirilmasini istemistir.
Türk Hava Yollari Pilotlari Cemiyeti Baskani Sayin Erkan PÖTÜKEN 4.3.1997
tarihli müracaatiyla,
Devlet ve Çalisma eski Bakani Sayin Ziya HALIS, Gebze cezaevinde bulunan
Tekin GEMER'in kendisi hakkinda basinda çikan sözleri sebebi ile komisyona
yaptigi 19.2.1997 tarihli müracaatiyla
Erzincan eski Senatörü Niyazi ÜNSAL'in 15.1.1997, 3.2.1997, 19.2.1997 ve
25.2.1997 tarihli dört ayri müracaatiyla,
18. ve 19 Dönem Diyarbakir Milletvekili Mahmut ALINAK'in 26.1.1997 tarihli
müracaatiyla,
19. Dönem Malatya Milletvekili Mustafa YILMAZ'in 4.3.1997 tarihli
müracaatiyla,
Komisyon Tarafindan dinlenmelerini talep etmislerdir. (Ek:32)
Komisyon Baskanliginca komisyonun çalisma süresinin çok daralmasi ve
sürenin çok az kalmasindan dolayi ve sonuç raporunun düzenlenmesi asamasina
gelindiginden daha fazla sayida kisinin dinlenebilmesi mümkün
olamamistir.Komisyon tarafindan alinan bir karar ile de Güneydogu Bölgesinde
yapilacak çalismalar bu nedenle iptal edilmistir.
Anavatan Partisi Izmir Milletvekili Isin ÇELEBI 26.2.1997 tarihli müraacati
ile, Komisyonun yaptigi incelemeler konusunda bir ara rapor vermesini talep
etmistir. (Ek:33)
Istanbul Barosu Baskani Avukat Yücel SAYMAN tarafindan Komisyon
Baskanligina sunulan Istanbul Barosu bünyesinde olusturulan çalisma gurubunca
hazirlanan raporda, yeni bir iddiada bulunmaktan ziyade arastirmanin nasil
yapilmasi, özellikle neleri kapsamasi hususunda;
Meclis Içtüzügünün 105 nci maddesinin son fikrasinda yer alan Devlet
sirlari ve ticari sirlar konusundaki sinirlamanin kaldirilmasi, son yillarda
meydana gelen ve basinda dile getirilen tüm olaylarin açikliga kavusturulmasi,
mevzuattan gelen sinirlamalarin asilmasi, Türkiye'den geçen uyusturucu
trafiginin önlenmesi için gerekli önlemlerin alinip alinmadigi hususlarinin
arastirmanin sonucunda belirlenmesi konusunda,
Komisyona genel anlamda öneri ve temennilerde bulunulmustur. (Ek:34)
Diyarbakir Eski Milletvekili Dr.Tarik Ziya Ekinci; Komisyona gönderdigi
1.01.1997 tarihli dilekçesinde; 24 Subat 1994 tarihinde faili meçhul bir
cinayete kurban giden kardesi Avukat Yusuf Ekinci'nin öldürülmesi ile ilgili
bazi süphe ve düsüncelerini ifade ederek; ``Hukuk devletini yasatmak,
mesruiyetini korumak ve devleti suç isleyen bir kurum olma töhmetinden
kurtarmak basta TBMM olmak üzere sivil, asker tüm devlet yetkililerine mevdu
bir görevdir. Bu görevin ifasinda ilk girisimleri TBMM Susurluk Olaylarini
Arastirma Komisyonu baslatmis bulunmaktadir. Toplumun gözü TBMM'nin
üzerindedir. Yüce Meclis bu görevin üstesinden gelmek mecburiyetindedir.'' seklinde
temennide bulunmustur. (Ek:35)
Yeniden Dogus Partisi Genel Baskani Sayin Hasan Celal Güzel 18.02.1997
tarihinde Komisyona bir yazi göndererek `` 17.2.1997 tarihinde Komisyona verdigi
ifadesinin bir kisminin gerçeklere aykiri olarak bir kisminin da saptirilarak
basina sizdirildigini ve bundan üzüntü duydugunu, görüslerini üç ayri çerçevede
belirttigini, bunlari bizzat kesin bilgi sahibi oldugu hususlar, kesin bilgi
sahibi olmayip intibalari ve mevcut sistemdeki yanlisliklar ve alinmasi gereken
tedbirler seklinde anlattigini, Komisyonda verilen iddialarin ve tutanaklarin
gizliliginin çok önemli oldugu için bu nevi sizdirmalarin kendisini müskül
duruma düsürmesinden ziyade Devlete ve Millete zarar vermesinden endise
ettigini, bu itibarla ifadesinin ve tutanaklarinin gizlilige riayet edilerek
muhafazasini temenni ettigini `` belirtmistir. (Ek:36)
Komisyon Baskanliginin 03.02.1997 tarih ve 202 sayili yazisiyla sorulan
hususlara Türk Telekom Genel Müdürlügünden istenen bilgilerin verilmedigi için
kanuna aykiri davranisa giren ve bu suretle komisyonun görev yapmasini
engelleyen idarenin yetkilileri hakkinda gerekli cezai kovusturmanin açilmasi
Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan, 06.01.1997 tarih ve 103 sayili Komisyon
Baskanligi yazisi ile talep edilmis, Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin
25.02.1997 tarih ve Hz.1997/10691 sayili karari ile Genel Müdürlük sorumlulari
hakkinda mahkemeye sevklerine yeter delil bulunamadigi gerekçesiyle takipsizlik
karari verilmistir.
Diger taraftan ayni husus 3.2.1997 tarih ve 201 sayili yazi ile Ulastirma
Bakanligina iletilerek, Türk Telekom Genel Müdürlügündeki sorumlular hakkinda
idari sorusturma açilmasi talebinde bulunulmus,henüz Ulastirma Bakanligindan
Komisyonumuza bir cevap ulasmamistir. (Ek:37)
C- Ankara Disindaki Faaliyetler
Komisyonun 19.2.1997 tarih ve 6 sayili karariyla 27.2.1997 - 3.3.1997
tarihlerini kapsayan dönem içerisinde 9 Komisyon üyesi ve 6 Meclis Personelinin
katilimiyla faaliyette bulunmak üzere Istanbul'da çalismaya karar vermis.
28.2.1997 tarihinde Metris cezaevinde 6 kisi, 1.3.1997 tarihinde Dolmabahçe
Sarayinda 3 kisi, 2.3.1997 tarihinde Kocaeli Cezaevinde 7 kisi olmak üzere
toplam 16 kisinin bilgisine basvurulmustur.(Ek:38)
Komisyon çalismalari sirasinda komisyonun görev alanina giren konularda
bilgi almak üzere, Ankara ve Ankara disindaki çalismalar sirasinda üst düzey
yöneticiler, kamu görevlileri, sivil sahislar olmak üzere toplam 57 kisinin,
bilgisine basvurulmustur.
D- Çesitli Yollarla Komisyona Gönderilen Toplu Dilekçeler
Vatandaslaar tarafindan Halkin Demokrasi Partisine verilen ve adi geçen
parti tarafindaan Komisyon Baskanligina intikal ettirilen ve muhteviyati
itibariyle münferit ve faili meçhul niteliginde bulunan 267 adet dilekçe,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafindan arastirma konusu yapilan 897 sira sayi
ile 12.10.1995 tarihinde TBMM'ne verilen ``Faili meçhul siyasal cinayetler
konusunda Meclis Arastirma Komisyonunun inceleme konusu içerisine giren ve
rapora esas teskil eden konular olmasi sebebiyle her birisi için ayri ayri
degerlendirme yapilmamis, genel degerlendirmede dikkate alarak kanaatlerin
olustugu bölümde degerlendirilmistir.(Ek:39)
Bir kismi elle yazilmis, çogunlugu ÖDP'ye mensup partililer tarafindan yazilarak
matbu hale getirilmis olan ve bu partinin organizasyonu ile vatandaslar
tarafindan TBMM Baskanligi yoluyla veya dogrudan Komisyonumuza gönderilen
``Bilmek Istiyorum'' baslikli toplam 32 klasör dolusu dilekçelerin sekil ve
içerik olarak ayni olmasi sebebiyle, herbirisi için ayri ayri degerlendirme
yapilmamis, sonuç bölümünde dikkate alinacak kanaatlerin olusmasini saglama
yönünden degerlendirilmistir.(Ek:40)
Vatandaslar tarafindan dogrudan veya TBMM Baskanligi kanali ile komisyon
Baskanligina gönderilen 145 adet dilekçede belirtilen hususlar ya iddia
bölümünde belirtilmis olan konulari kapsadigindan ya da 897 sira sayi ile
12.10.1995 tarihinde TBMM'ne verilen ``Faili Mechul Siyasal Cinayetler
konusunda Meclis Arastirma Komisyonunun inceleme konusu içerisine giren ve o
rapora esas teskil eden konular olmasi nedeniyle her birisi için ayri ayri
degerlendirme yapilmamis, sonuç bölümünde dikkate alinacak kanaatin olusmasini
saglama yönünden degerlendirilmistir.(Ek:41)
Özgürlük ve Demokrasi Partisi Genel Baskani M.Ufuk Aras ve 196 arkadasi
tarafindan 2.12.1996 tarihinde Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina verilen,
buradan da 2.12.1996 tarih ve 1996/800 C.M. sayili yazi ile Adalet Bakanligi
Ceza Isleri Genel Müdürlügüne gönderilen, Adalet Bakanliginca da 2.1.1997
tarihinde Komisyona intikal ettirilen dilekçeler sekil ve içerik olarak ayni
olmasi sebebiyle herbirisi için ayri ayri degerlendirme yapilmamis, genel
degerlendirme bölümünde dikkate alinmak üzere isleme konulmustur.(Ek:42)
E- Komisyon kararlari
1 No'lu Karar 27.11.1996 tarihinde Baskan,Baskan vekili,Sözcü ve katip
üyeliklere yapilan seçime iliskin olarak olarak alinmistir. 2 No'lu Karar
27.11.1996 tarihinde önemli dönemlerde Meclis Genel Kurulunda görüsülen Hayali
Ihracaat, Faili Meçhul Cinayetler, Özel Harp dairesi, Emlak Bankasi Inceleme
raporlarinin arsivden teminine,Basbakanlik, Adalet, Içisleri Bakanliklari,
Genel Kurmay Baskanligi Sayin A.Mesut YILMAZ ve Sayin Dogu PERINÇEK'ten
ellerinde bulunan konu ile ilgili tüm bilgi, belge ve dökümanlarin yazi ile
istenmesine,Medya Kuruluslari Radyo Televizyon Üst Kurulundan yazili ve
videosal bant kayitlarinin istenmesine, Meclis Kütüphane ve Dökümantasyon
Merkezinden Komisyon ile ilgili tüm bilgi ve haberlerin Komisyona iletilmesinin
talep edilmesine karar verilmistir. 3. No'lu Karar 2.1.1997 tarihinde Karar eki
listede belirtilen kurum ve kuruluslardan konuya iliskin bilgi ve belgelerin
talep edilmesine karar alinmistir.4 No'lu Karar 26.12.1996-27.12.1996 tarihli
toplantida bilgisine basvurulmak üzere Istanbul Valisi Ridvan YENISEN, Istanbul
eski Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve 3 Özel Tim görevlisinin çagrilmasina
karar verilmistir.5 No'lu Karar 6.1.1997 tarihinde,7.1.1997 tarihli toplantida
bilgisine basvurulmak üzere, Istanbul Emniyet eski Müdür Yardimcisi Bilge ÜNAL,
Özel Harekat eski Daire Baskan Vekili Ibrahim SAHIN ve Hande BIRINCI'nin
çagrilmasina karar verilmistir. 6 No'lu Karar 7.1.1997 tarihinde,8.1.1997
tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, MIT Müstesari Sönmez KÖKSAL ve
Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL'in çagrilmasina, 7 No'lu Karar 8.1.1997
tarihinde 13.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Jandarma
Astsubay Ahmet ALTUNTAS ve Senar ER'in çagrilmasina karar verilmistir. 8 No'lu
Karar 13.1.1997 tarihinde 14.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak
üzere, Mehmet Ali YAPRAK ve Avsar KEDEROGLU'nun çagrilmasina karar
verilmistir.9 No'lu Karar 14.1.1997 tarihinde 16.1.1997 tarihli toplantida
bilgisine basvurulmak üzere, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR'in çagrilmasina
karar verilmistir.10 No'lu Karar 16.1.1997 tarihinde 21.1.1997 tarihli
toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip
BUCAK'in, 22.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Meral
ÇATLI, Ahmet BAYDAR ve Arzu YAMAN'in,23.1.1997 tarihli toplantida bilgisine
basvurulmak üzere, Jandarma Genel Komutani Teoman KOMAN, Istanbul Milletvekili
Necdet MENZIR ve Abdullah KEDEROGLU'NUN çagrilmasina karar verilmistir.
11 No'lu Karar 23.1.1997 tarihinde 28.1.1997 tarihli toplantida bilgisine
basvurulmak üzere, Nuri GÜNDES, Habip ASLANTÜRK ve Cemalettin ÜMIT'in
çagrilmasina karar verilmistir.12 No'lu Karar ile 28.1.1997 tarihinde sifahen
çagrilan Abdullah ÇETIN, 29.1.1997 tarihinde Van Milletvekili Mustafa BAYRAM,
Trabzon Milletvekili Eyüp ASIK, Hakkari eski Milletvekili Esat CANAN ve Oral
ÇELIK'IN, 30.1.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Emniyet
Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskani Emin ASLAN, Daire Baskan Yardimcisi
Hanefi AVCI ve Ekrem MARAKOGLU'nun çagrilmasina, 13 No'lu Karar 30.1.1997
tarihinde 5.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Avukat
Necdet KÜÇÜKTASKINER'in çagrilmasina karar verilmistir.14 No'lu Karar 5.2.1997
tarihinde 17.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Yeniden
Dogus Partisi Genel Baskani Hasan Celal GÜZEL ve Erzincan eski Senatörü Niyazi
ÜNSAL'in, 18.2.1997 tarihli toplantida bilgisine basvurulmak üzere, Binbasi
Mehmet Emin YURDAKUL, Astsubay Hüseyin OGUZ ve Tuncay ÖZKAN'in çagrilmalarina
karar verilmistir.15 No'lu Karar 17.2.1997 tarihinde Çalisma süresinin 1 ay
daha uzatilmasi için Meclis Baskanligina müracaat edilmesine karar verilmistir.
16 No'lu Karar 19.2.1997 tarihinde 27.2.1997-3.3.1997 tarihleri arasinda
çalismalarin Istanbul'da sürdürülmesine karar verilmistir.17 No'lu Karar
19.2.1997 tarihinde Içisleri Bakanligindan uzman personel talep edilmesine
karar verilmistir.18 No'lu Karar 17.3.1997 tarihinde Içisleri Bakanligi ve
Basbakanliktan uzman personel talep edilmesine karar verilmistir.19 No'lu Karar
5.3.1997 Bilgisine basvurulmak üzere, Güneydogu Anadoluda çalisma ziyareti
yapilmasi, Ömer Lütfi TOPAL'in aile efradinin, Veli KÜÇÜK'ün Özer Ve Tansu
ÇILLER'in dinlenmesinin karar verilmistir. 20 No'lu Karar 11.3.1997 tarihinde
Komisyonun çalisma süresinin yeterli olmamasi nedeniyle 19 No'lu kararda
yapilmasi kararlastirilan faaliyetlerden vazgeçilmesine karar
verilmistir.(Ek:43)
V- IDDIALAR
1- ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZIN IDDIALARI
12 Kasim 1996 tarihinde Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'in
Cumhurbaskani Süleyman Demirel'e verdigi, Cumhurbaskani tarafindan da gereginin
tetkik ve tahkiki için Basbakan Prof.Dr.Necmettin Erbakan'a verilen mektupta;
``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesinin bulundugu
alinan duyumlara göre bu dairenin bazi elemanlarinin uyusturucu, kumarhane,
haraç ve adam öldürülmesi gibi islere karistigi, son olay da bunun vehim
olmadigini sanildigindan da kötü oldugunu gösterdigini, Ömer Lütfi Topal'i
öldürenlerin itiraflarinin fevkalade enteresan oldugunu, bu kisiler suçu itiraf
ettikleri halde Ankara'ya celb edilerek halen serbest gezdiklerini, Istanbul
Emniyet Müdürlügünde her türlü dökümanin hazir oldugunu, asiret reisinin
Devleti kullandigini, Devlette görevli bazi kisilerin Özel Harekat Dairesi
Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun Içisleri Bakani dahil bir
takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugunu, Devletin emrinde çalisan ve
suça karisan 100-120 kadar kisi oldugunu, bu isin Devlet çapinda sorusturulmasi
gerektigini, bu ise seyirci kalinir ise Demokrasinin isleyebileceginden süphe
duyulacagini, bunlarin meydana çikarilmasi halinde de Devletin zarar
göreceginden endise ettigini, normal Devlet mekanizmasina güvenin olmadigini,
Devlet Denetleme Kurulu'nun böyle bir seyi üstlenebilecegini...'' iddia
etmistir. (Ek:44)
2- ISÇI PARTISI GENEL BASKANI DOGU PERINÇEK'IN IDDIALARI:
Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK Komisyonumuza gönderdigi 9 Aralik
1996 tarihli yazisinin ekindeki (4) sahifelik Genel Çerçeve baslikli yazisi,
TBMM Baskanligina yazilmis (15) sahifelik Mehmet AGAR ve Tansu ÇILLER hakkinda
suç duyurusu oldugunu iddia ettigi dilekçesi ve diger eklerden olusan toplam
183 sayfalik metin, 2 adet fotograf ve 40 sahifelik gazete küpürlerinin ve 26
Aralik 1996 tarihinde Komisyona sundugu dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde;
DYP Genel Baskani, Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER'in basta MIT,
Emniyet, Jitem, Özel Kuvvetler Komutanligi gibi devlet kurumlarinin görevlileri
olmak üzere mafya diye nitelenen bazi suç örgütlerinde yer almis kisilerden
olusan özel bir suç örgütünün kurulmasini azmettirdigi, bu örgütü eline
geçirdigi, devlet olanaklari ile besledigi, himaye edip, yönlendirdigi, bu
örgütün ABD'nin CIA ve Israil'in MOSSAD Istihbarat Örgütleriyle baglantili oldugu
ve örgütün mensuplari arasinda ``Özel Büro'' diye anildigi, ÇILLER'in Özel
Örgütü'nün halen bir tanitim ajansi biçiminde faaliyet yürüttügü; çok genis bir
cografyayi hedef aldigi; Istanbul, Ankara, Izmir. Washington ve Tel Aviv'de
bürolari oldugu, Türk Silahli Kuvvetleri, Ülkücü Mafya, Emniyet Teskilati,
Uyusturucu silah ve nükleer madde mafyasi ve MIT içerisinde uzantilari oldugu
ve toplam (700) kisiden olustugunu basinda (özellikle kendisinin yayinladigi
Aydinlik isimli dergi) yer alan haber ve yorumlara dayandirarak IDDIA
etmektedir. Bu iddiaya göre; örgütün lider kadrosu DYP Genel Baskani ve
Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER ve esi Özer ÇILLER, Elazig Milletvekili
Mehmet AGAR, MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr-Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR,
Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri Emekli Yarbay Korkut EKEN, Özel Harekat
Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN, Ülkücü Mafya Seflerinden Abdullah ÇATLI ve
Alaattin ÇAKICI'dan meydana geldigi ileri sürülmektedir.
Iddiaya göre; örgütün Emniyet içindeki uzantisinin basinda Mehmet AGAR yer
almakta, örgütü onun müsaviri olan Korkut EKEN ``sevk ve idare'' etmektedir.
Yine iddiaya göre;
Örgütün MIT içindeki uzantisinin basinda ise; Kontr Terör Daire Baskani
Mehmet EYMÜR ve Tolga ATIK yer almaktadir.
Çiller Örgütünün Türk Silahli Kuvvetleri içindeki uzantisinin kanitinin
ise;Kidemli Piyade Yüzbasi Hüseyin PEPEKAL ve yanindaki zabitler grubunun
oldugu ve bu grubun Azerbaycan ve Kafkaslarda çesitli tertip ve kiskirtmalarda
bulundugu iddia edilmektedir.
Kamuoyunda ``SÖYLEMEZ ÇETESI'' adiyla bilinen mafya örgütlenmesinin Çiller
Özel Örgütünün bir uzantisi oldugu ve bu misal mafya örgütlenmeleri olarak;
Tevfik AGANSOY Çetesi, Abdullah ÇATLI ve grubu, 6. Filo adini tasiyan Mafya
örgütlenmesi, Saziye Barin isletmecisi Ziya AYCAN ve grubu ile Avrasya
feribotunu kaçiranlar sayilmaktadir.
ABD'nin Adana Konsolosu Elizabeth Shelton'un da bu özel örgüt
faaliyetlerine katildigi iddia edilmektedir.
Dogu PERINÇEK'in iddiasina göre; Çiller Özel Örgütünün 1995 Mart ayinda
Azerbaycan'da Haydar ALIYEV'e karsi darbe tertipledigi, Iran ile savas
kiskirtmasi yaptigi, Çeçenistan'da provakasyon yaptigi ve Avrasya feribotunun
kaçirilmasini tertip ettigi, uyusturucu kaçakçiligi yaptigi ya da yapanlardan
haraç aldigi, kamuoyuna mal olmus olanTarik ÜMIT, Asker SIMITKO ve Lazim
ESMAEILI cinayetlerini gerçeklestirdigi, nükleer madde kaçakçiligi yaptigi,
Manukyana bombali saldiriyi gerçeklestirip soförü Mehmet Urhan'i öldürdügü
iddia edilmektedir.
Ayrica; DYP Genel Baskani ve Disisleri Bakani ve Basbakan Yardimcisi Tansu
ÇILLER'in 1971'den beri ABD'nin Disisleri Bakanligina hizmet veren bir
``çagrili görevli'' oldugu,
Eski Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref BITLIS'i ``Çekiç Güç'' denen
ABD askeri biriminin suikastla öldürdügü, bu suikasta ait CIA toplantisina ABD
Adana Konsolosu Shelton ve yardimcisi S.Pevington, Çekiç Gücün ABD'li Komutani
Albay Naab, Ankara'dan bir Amerikan Askeri yetkilisi ve Izmir'den TUSLOG'da
görevli bir yüzbasinin katildigi Dogu PERINÇEK tarafindan ileri sürülmektedir.
Isçi Partisi Genel Baskan Yardimcisi Hasan Yalçin Komisyonumuza gönderdigi
10.03.1997 tarihli yazisinda da;
``Susurluk Olaylarini Arastirma Komisyonu Üyesi Yasar Topçu'nun Hüseyin
Duman ve Bucak Ailesi fertlerinden Fatih Bucak'in kumar arkadasi oldugu, 9 Mart
1997 tarih ve 507 sayili Aydinlik Gazetesi'nde yazildi. Yasar Topçu'nun
arkadasi Hüseyin Duman nükleer madde kaçakçiligi yapan bir kisidir. Fatih Bucak
ise; Susurluk Olayinin önemli isimlerinden Sedat Bucak'in yegenidir.
Böyle bir kisinin Susurluk Olayini Arastirma Komisyonunda yer almasi,
Komisyon çalismalarinin ciddiyetine gölge düsürür. Hüseyin Duman ve Fatih Bucak
gibi kisilerin kumar arkadasi olan bir kisinin Susurluk olayi ile Kamuoyunun
gözleri önüne serilen ve Komisyonunuzun çalisma konusunu olusturan iliskiler
yumaginin üzerine gitmesi düsünülemez.''iddiasinda bulunmustur.(Ek:45)
3- ANAP MANISA MILLETVEKILI TEVFIK DIKER'E VERILEN VE ONUN TARAFINDAN
KOMISYONA INTIKAL ETTIRILEN MUSTAFA DENIZ'IN YAZISINDAKI IDDIALARI:
Manisa Milletvekili Tevfik DIKER tarafindan Komisyon Baskanligina sunulan
23.1.1997 tarihli yazida: Cem ERSEVER olaylarinda adi geçen ve 15.11.1993
tarihinde Polatli yakinlarinda ölü bulunan itirafçi Mustafa Deniz hakkindaki
degerlendirme raporunda;
Ferit Kod adli Mustafa DENIZ'in 1984 yilinda PKK örgütüne girdigi, bazi
eylemlere katildigi 15.10.1989 tarihinde kendi istegi ile Van'da teslim oldugu,
Teslimiyetini takiben güvenlik kuvvetlerine yardimci olarak pek çok eylemi
ve örgüt militanini yakalattigi, Diyarbakir 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi
1989/1348 hazirlik, 1989/526 esas sayili davada sanik olarak yargilandigi,
yargilama sonunda TCK'nin 125/4 maddesine göre saliverildigi,
Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in saliverildikten sonra basta JITEM olmak
üzere Emniyet istihbarat örgütlerine yardim ettigi. Diyarbakir Istihbarat Sube
Müdürü Hanefi AVCI tarafindan kendisine tasimasi için Browning marka L27507
seri nolu silahin verildigi ve ayni dönemlerde kisa adi JITEM olan Jandarma
Istihbarat Teskilati bünyesinde sözlesmeli personel olarak çalistigi,
Çalismasi sirasinda gösterdigi üstün çaba sonunda teskilatta sorumlu emekli
binbasi Cem ERSEVER'in yardimciligini yaptigi, çalisma arkadaslari arasinda Ali
Hoca kod adli Ali OZANSOY, Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ve Mete kod adli
Ibrahim BABAT ile birlikte çalistigi,
Bu çalismalar sirasinda bazi güvenlik görevlilerinin zorla adam kaçirma,
fidye, uyusturucu madde kaçakçiligi gibi suçlara karistiginin belirlenmesi
sonucu JITEM içinde görüs ayriligi çiktigi, emekli binbasi Cem ERSEVER, Mustafa
DENIZ ve Ali OZANSOY'un raporlari üzerine Jandarma Genel Komutani esref BITLIS
tarafindan Adil TIMURTAS ve ibrahim BABAT'in uzaklastirildigini, bu iki sahsin
bunun üzerine Diyarbakir'dan tanidiklari Hanefi AVCI'nin yanina sigindiklari ve
emniyet içinde olusturulan gizli olusumlara katildiklari,
Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ile Mete kod adli Ibrahim BABAT'in
uyusturucu ve silah kaçakçiligi islerine bulastiklari, istihbarat raporlarini
devletin bazi kademelerinden gizleyerek özel sahislar için çalisma yaptiklari,
bu çalismalar için emirleri halen Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire
Baskanligi'nda teknik islerden sorumlu baskan yardimcisi olarak görev yapan
Hanefi AVCI'dan aldiklari,
Bu çalismalar sirasinda önce JITEM sorumlusu emekli binbasi Cem ERSEVER'in,
ardimdan da Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in Adil TIMURTAS ve Ibrahim BABAT'in
içinde bulunduklari olusum tarafindan öldürüldügü, bu sahislarin halen,
olusturulan bu yapi içinde çalismalarini sürdürdükleri, üzerlerinde emniyet
tarafindan verilen silah ve kimlik tasidiklari belirlenmistir.
Degerlendirme raporuna ekli, o dönemde Diyarbakir Emniyet Müdürlügü
Istihbarat Sube Müdürü Hanefi Avci tarafindan imzalanmis tarihsiz belgede;
``Aslen Agri ili Merkez Leylekpinar mahallesi nüfusuna kayitli, Ibrahim
oglu 1965 dogumlu MUSTAFA DENIZ itirafçi olup, Güvenlik Kuvvetlerin
yardimlarindan dolayi Bölücü eskiyanin hedefi olup hayati heran harici ve ciddi
tehlikeye maruz oldugundan Silah Tasima Ruhsati müracaati neticesi alinincaya
kadar kendi güvenligini saglamasi amaciyla kendisine ``L-27507'' Seri nolu
BROWNIG marka 9 mm Tabanca verildigi,
Gerektiginde gerekli kolayligin gösterilmesini, tereddüt halinde Diyarbakir
Istihbarat Sube Müdürlügünün 11799 ve J.Asayis Komutanligin 26173 nolu
Telefonlardan bilgi alinabilecegi'', belirtilmistir.
Öteyandan yine Manisa Milletvekili Sayin Tevfik DIKER 5.3.1995 tarihinde
Susurluk Komisyon Baskanligina yaptigi müracaatta;
PKK itirafçisi Mustafa DENIZ'e ait L-27507 seri nolu 9mm Browning marka
tabanca ile bu tabancanin tasinabilmesi için Hanefi AVCI tarafindan verilen
silah tasima belgesi ile ilgili olarak kendisinin Içisleri Bakani Meral
AKSENER'e soru önergesi yönelttigini, alinan cevapta da; böyle bir silahin
Emniyet ve Jandarma envanterinde olmadigi, Mustafa DENIZ'e verilmediginin
bildirildigi, silahin nerede oldugunun bilinmedigi gibi belge hakkinda da
açiklama yapilamadigindan bu konudaki çeliskinin aydinliga kavusturulmasi için
Komisyona müracaatta bulundugunu belirtmistir.(Ek:46)
4- YAZAR ÜMIT OGUZTAN'IN IDDIALARI
Isadami M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi ve Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi ile
ilgili olarak Yazar Ümit Oguztan'in Komisyon Baskanligina verdigi 10.3.1997
tarihli dilekçesinde;
``Kendilerine ulasan ve komisyona yararli olacagi düsüncesiyle verilen bilgilerin
``MIT'' tarafindan da daha önceden bilindigini ancak degerlendirmeye
sokulmadigini, haber kaynaginin ise hayati tehlike endisesiyle hareket
ettigini, içinde siyasal otoritenin de bulundugu çikar çevrelerinin gerçegin
ortaya çikmasini istemedigini, Yurtiçinde ``mafia'' ve yurtdisinda ``CIA''
baglantilari bulunan örgütlenmenin ``ERGENEKON'' ve ``GLADYO'' olarak
adlandirildigini, Adina mafia denilen yasadisi çikar gruplarinin gücünü siyasal
otorite ile yaptigi isbirliginden aldigini belirttikten sonra 5 Subat 1992
tarihinden itibaren önemli olaylarin kronolojik siralamasini yapmaktadir.
Uyusturucu trafiginden, Türk siyasal otoritesine, Asiret liderlerine ve
bürokratlarina çok fazla miktarda para akitildigini, komisyonun çok önemli bir
görev üstlendigini, titiz çalismasi ve taniklarin korunmalarinin saglanmasi
gerektigi, faili meçhul siyasî cinayetlerin siyasal otorite tarafindan organize
edildigi gibi dürüst gazeteci ve yazarlarin da medya kuruluslarindan
dislandiklarini, basin ve gerçekleri dile getiren yazarlar üzerinde siyasal
otoritenin baski yaptigini veya faili meçhul cinayetlerle susturulmaya
çalisildigi, vatandasin da umutsuzluga düstügünü,
6 Mart 1997 tarihinde gazeteci arkadasi Muharrem Demir'e ulasan haberleri
arastirmak üzere oto hurdacisi Yalçin Zafer ile görüstügünü; yapilan görüsmede
Orhan TASANLAR'in Istanbul Emniyet Müdürü oldugu dönemde Müdür Yardimcilarindan
birinin makam soförü olan Mesut'un kirmizi mersedes olayina karistigini,
kendilerini telefonla arayarak 71-72 model bakimli bir mersedes almak
istediklerini, ve kendisinin 3 kisi ile birlikte giderek kirmizi mersedes otoyu
rayiç fiyatinin 10 misli paraya alip otonun sahibine verdigini ve kendisinin de
komisyonunu aldigini, bu mersedese 16 EA ... no'lu sahte plaka takildigini ve otomobilin
tesliminden sonra isadami M.Ali YAPRAK'in kaçirilarak fidye alindigini, çok
kisa süre sonra da; Ömer Lütfi Topal'in öldürüldügünü, otomobilin de 40 gün
sonra geri vermek istediklerini ancak almadiklarini, otonun alimi sirasinda
bulunan 3 kisiden birinin Ayhan Çarkin, digerlerinin de özel timci oldugunu,
ancak alisverisle ilgilenmediklerini, M.Ali YAPRAK'in kaçirilma ve Ömer Lütfi
TOPAL'in öldürülme olayinda kullanilan kirmizi mersedes'in daha sonra Yalçin
Zafer tarafindan sökülüp satilarak ortadan kaldirildigini,belirtmistir.(Ek: 47)
5- CHP ISTANBUL MILLETVEKILI ALGAN HACALOGLU KANALIYLA KOMISYONA SUNULAN
FARUK KUSAKSIZLARDAN TARAFINDAN YAZILAN MEKTUPTAKI IDDIALARI:
Emekli polis memuru Faruk Kusaksizlardan tarafindan yazilip bir sureti
Istanbul DGM Savciligina verildigi anlasilan bir sureti de Istanbul
Milletvekili Sayin Algan Hacalogluna verilen ve onun tarafindan da Komisyon
Baskanligina gönderilen yazi ekindeki mektupta;
Susurluktaki kazada ölümünden sonra, Abdullah Çatli'nin evinin de aranabilecegini
ve evinde; 150 milyar TL degerinde mark ve dolar, 6 adet susturuculu silah,
parasal degeri belli olmayan kokain ve eroin, 4 adet uzun namlulu silah, C4 ve
TNT patlayicilari, binlerce mermi, geçmisteki olaylari aydinliga kavusturacak
bilgilerle gelecekte yapilacak eylem planlari ve Mehmet Agar ve Hüseyin Kocadag
ile ilgili belge ve fotograflarin oldugunu, bunlarin Çatli'nin yatak odasindaki
gizli bölmelerde bulunabilecegini,iddia etmistir.(Ek:48)
6- CHP MILLETVEKILI MAHMUT ISIK TARAFINDAN KOMISYON BASKANLIGINA SUNULAN
RAPORDAKI IDDIALARI:
CHP Milletvekilleri Ercan Karakas, Mahmut Isik ve Mustafa Yildiz'in
7.03.1996 tarihleri arasinda Van ve Hakkari illerinde faili meçhul cinayetlerle
ilgili yaptiklari inceleme sonunda hazirladiklari raporda;
a- Güvenlik kuvvetlerinin 22 Eylül 1995 tarihinde Abdullah Canan'in köyü
olan Karli'da operasyon düzenleyip 4 teröristi ölü olarak ele geçirmelerinden
15-20 gün sonra Hakkari Komando Tugay Komutanligi'na bagli Yüksekova Komando
Tabur Komutanligi'nca adi geçen köye gidilerek Abdullah Cananin ki dahil 10
evde bulunan esyalarin tahrip edildigi, bunun üzerine Abdullah Canan'in
Cumhuriyet Savciligi'na suç duyurusunda bulundugu Yüksekova Mahkemesinde de
hasar tespiti yaptirdigi, Komando Tabur Komutani M.Emin Yurdakul'un Abdullah
Canan ile birlikte suç duyurusunda bulunan iki kisiyi makamina çagirarak
davadan vazgeçmelerini imali biçimde söyledigi, bu görüsmeden birkaç gün sonra
17.01.1996 tarihinde Abdullah Canan Hakkari'ye giderken askeri konvoyda arama
yapildigi, Abdullah Canan'in da bu arama sirasinda Tabur Komutani M.Emin
Yurdakul tarafindan gözaltina alindigini üç kisi ve iki köy korucusunun
Yüksekova Cumhuriyet Savciligi'nda bulunan ifadelerinde beyan ettikleri,
Abdullah Canan'in arabasinin Yüksekova'ya 100 km mesafede 21.01.1996 tarihinde,
ölüsünün de Yüksekova'ya 20 km mesafede Altinbasak köyü yakininda iskence
izlerini tasiyan ve 6 kursun sikilmis bir sekilde bulundugunu,
Raporu hazirlayan heyetçe bilgisine basvurulan Yüksekova Kaymakami Aydin
Tetikoglu; ilçenin sosyo-ekonomik yapisindaki bozukluktan bahsettikten sonra,
kendisinin Jandarma ve Polis disindaki askerler ile ilgisi olmadigini ve
kendisine bagli olmadigi için emir veremedigini bilgi dahi alamadigini, askeri
taburun direk Hakkarideki Tugay'a bagli oldugunu,
Yüksekova Cumhuriyet Savcisi Mehmet Turgay; birkaç kisi ile iki korucunun
Binbasi Mehmet Emin Yurdakul tarafindan tabura alindigina dair ifade
verdiklerini, kaybolanlardan bazilarinin da örgüte katildiklarina dair bilgiler
oldugunu ve kayiplarla ilgili takipsizlik karari verdigini,
Hakkari Komando Tugay Komutani Tuggeneral Tuncay Koyuncu da; 22 eylül 1995
tarihinde Abdullah Canan'in evinin bitisiginde siginak bulundugu ve 5 PKK
teröristinin öldürüldügü, Abdullah Canan'in kayboldugu gün adi geçenin 10.30'da
evinden ayrildigini, oysa M.Emin Yurdakul komutasinda yapilan yol aramasinin
9.30'da bitirildigini, esrar-eroin ticaretinden dolayi öldürülmüs
olabilecegini, M.Emin Yurdakul'un en faal, en mücadeleci basarili bir asker oldugunu
ve bu nedenle yurtdisina gönderildigini,
b- Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul bir kisim askerle 27.10.1995
tarihinde Yüksekova Agaçli'ya giderek köylülerden 73 yasindaki Semsettin
Yurtsever ile 18 yasindaki Mogdat Özeken ve 13 yasindaki Münir Saritas'i alarak
köyden ayrildigi, daha sonra bilgi alinamadigi, Mogdat Özeken'in babasi
Abdullah Özeken oglunu sormak için Tabura gittiginde oglunun agzindan kan akar
vaziyette taburda gördügünü ve Tabur Komutaninin oglunu 24 saat içeri attigini
bildirdigini, öte yandan Semsettin Yurtsever'in oglu Fevzi Yurtsever'de
Komisyon Baskanligi'na verdigi 19.03.1997 tarihli dilekçesinde de ayni
hususlari dile getirdigi, (EK:
c- 26 Aralik 1995 tarihinde Eyüp ve Mahir Karabeg kardeslerin Çukurca'da
Ilçedeki kahveden çikarden 3 kisi tarafindan 47 plakali beyaz toros steysin bir
araba ile kaçirildigi, bu arabanin degisik plakalarla son 4 gündür Ilçede
görüldügünü, iki kardesin alindigi yerin Ilçe Emniyet Müdürlügü ve Jandarma
Komutanligi'na hayli yakin mesafede oldugu ve cenazelerin Narli Köyü yakininda
bulundugunu ve faili meçhul kaldigini,
Raporun sonuç bölümünde de; `` Yüksekova'da Vatandas ile Kaymakam,
Jandarma, Polis ve Resmi Kurumlarin sikintisinin olmadigi, vatandaslarin asil
sikayetinin Komando Taburuna ve özellikle Tabur Komutani Binbasi M.Emin
Yurdakul'a yönelik oldugu, tüm faili meçhul cinayetlerin bu sahistan
kaynaklandigi, bu sahis Ilçede kaldigi müddetçe sikintisinin devam edecegi,
Ilçe Kaymakaminin da Tabura müdahale edememesinin sorunu agirlastirdigi `` belirtilmistir.
(Ek:49)
7-SÖYLEMEZ AILESIYLE ILGILI OLAYLARDA TUTUKLU DR.MEHMET SENA SÖYLEMEZ ILE
EMIR SÖYLEMEZ VE NAZIF YAVUZ'UN IDDIALARI:
a- Mehmet Sena Söylemez'in iddialari
Mus Merkez-Kirköy nüfusuna kayitli 1961 Mus dogumlu, Tip doktoru ve Genel Cerrahi
Uzmani oldugunu beyan eden ve SÖYLEMEZ Çetesi kovusturmasi nedeniyle Ümraniye
Cezaevinde bulunan Mehmet Sena Söylemez TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu
Baskanligi'na gönderdigi 2.12.1996 tarihli dilekçesine Ekli 63 sahifelik
ifadesinde;
Kendisi ve mensubu oldugu SÖYLEMEZ Ailesinin masumiyetini, kendilerine
yapilan suçlamalarin yalan gösterilen belge ve tutanaklarin düzmece oldugunu
anlatarak; 1Nisan 1994 tarihinde Ankara'da isletmekte olduklari (Rumors) isimli
Distotekte, Bucak Asiretine mensup Sultan Mehduh BUCAK, Ahmet OYNAK, Vahap
AKPINAR isimli kisilerle aralarinda çikan kavga ve silahli çalistada anilan
Bucak Asiretine mensup (3) kisinin ölmesi kendisi ve bir diger kisinin
yaralanmasi ile sonuçlanan olaydan sonra Bucak Asireti ile hasim haline geldiklerini,
PKK'ya karsi savastiklari için devlet kuvvetlerini yanina alan Bucak Asireti
Reisi Sedat Edip Bucak'in halen Elazig Milletvekili olan Mehmet AGAR ile gerek
Emniyet Genel Müdürü, gerekse Adalet Bakani olarak isbirligi yaparak
kendilerine karsi birçok komplo ve cinayet tuzagi kurduklarini ifade
etmektedir. Hatta Sedat BUCAK - Mehmet Agar birlikteliginin komplolari sonucu
zamanin Basbakani ve halen ANAP Genel Baskani, Sayin Mesut Yilmaz ve Istanbul
Emniyet Müdürü Kemal Yazicioglu'nun da kendilerine karsi devletin polis gücünü
kanunsuz bir sekilde seferber ettiklerini ve bütün bunlarin sonucunda kendisi
ve kardeslerinin tamaminin iftiraya ugratilarak cezaevine konduklarini, iddia
etmektedir. (Ek:50)
b- Emir Söylemez'in Iddialari:
Mus ili Kirköy Beldesinde Mukim Emir SÖYLEMEZ Mus Cumhuriyet Bassavciligi
kanaliyla TBMM Susurluk Arastirma Komisyon Baskanligina sundugu dilekçesinde:
`` Sedat Edip Bucak'in kardesleri ve diger aile bireyleri ile giristigi silahli
mücadelede, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR'in (Emniyet Genel Müdürü ve Adalet
Bakani oldugu dönemlerde) yardimi ile bazi aile bireylerini öldürttügünü ve
akabinde delilleri kararttirdigini'' iddia ederek, bu hususta bazi gazete ve
televizyon haberleri ve programlarini delil olarak sunmaktadir.(Ek:51)
c- Nazif Yavuz'un Iddialari
Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde Komiser Muavini olarak
çalismakta iken SÖYLEMEZ ÇETESI sorusturmasi nedeniyle gözaltina alinan ve
tutuklu bulundugu Ümraniye Cezaevinden TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu Baskanligina
gönderdigi dilekçesinde; `` Kendisi hakkindaki iddialarin SÖYLEMEZ ailesinden
olan ve Eskisehirde öldürülen Komiser M.Nasir SÖYLEMEZ ile olan arkadasligi
nedeniyle yapildigini ve kendi masumiyetini ispat için hayat hikayesini
anlatarak, geçirdigi sorusturma sirasinda poliste kendisine çesitli iskenceler
yapildigini'' iddia etmektedir. (Ek:52)
8- KOMISYONA BILGI VERENLERIN IDDIALARI
Ayrica Komisyonumuza davet ettigimiz kisilerin vermis olduklari bilgiler
isiginda Mehmet Eymür,Hanefi Avci,Korkut Eken,Hüseyin Oguz,Hasan Celal Güzel
Ahmet Altintas,Senar Er,Mehmet Ali Yaprak ve M.Hadi Özcan'in iddialari
komisyonumuzca özellikle degerlendirmeye alinmistir.
VI- KAVRAMLAR VE KONUYLA ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONU RAPORLARI
1- KAVRAMLAR
Raporun içeriginin daha net angilanabilmesi, bazi tanim ve kavramlarin
belirlenebilmesini gerektirmektedir.
• Çete: Sözlüklerde, ordu birliklerinden olmayan silahli küçük birlik
olarak tanimlanmaktadir. Ansiklopedilerde, bir kisinin yönetiminde, her türlü
hukuk kurali ve sinirlamalarinin disinda çalisan, esnek, kolay davranabilen
basi bozuk örgüt diye tanimlanmaktadir. Çetelerin, önceden zorla para almak,
mal ve insan kaçirmak, gibi yasadisi eylemler yapmak amaciyla kuruldugu, çogu
kez kanun kaçaklarindan olustugu, günümüzde amaç degistirerek, resmi ve askeri
birliklerin, çesitli taktik ve hukuki nedenlerle yapamiyacaklari isleri yapan,
yari resmi nitelik kazanmis örgütler oldugu açiklamasini getirmektedirler.
Devlet güçlerinin büyümesi etkinlesmesinin eski anlamda haydutluk yapan
çeteleri ortadan kaldirdigini, uluslararasi eylemler için devletlerin veya
çesitli irkçi, dince ve ideolojik gruplarin uyguladigi yöntemler haline
geldigini belirtmekte ``Devletin tüzel kisiligine karsi suç islemek için
olusturulan silahli topluluk'', ``baslica suçlularin çikar ve tehlike
ortakligindan dogmus olan koruyucu ve saldirici zümre'' ``silahli çete, siddet
kullanarak bazi suçlari islemek amaciyla birlesen silahli topluluk'' gibi
tanimlar ortaya konmaktadir.
Türk Ceza Kanununda tanimi: TCK'nun 313 üncü maddesinde ``Her ne biçimde
olursa olsun cürüm islemek için örgüt kuranlar'' seklinde tanimlanmaktadir.
Mafya:Mafya, mevcut hukuk kurallarina göre yasaklanan mal ve hizmetleri, is
alanlarini yasadisi yollardan, gerektiginde zor kullanma, rüsvet verme veya
ilgili kisilerle çikar iliskisine girme sonucunda bunlari elde ederek büyük
kaçançlar saglayan veya mevcut sistemin yasaklanmayan mal ve hizmetlerini
yasadisi yollardan zor kullanarak, rüsvet v.s.veya ilgili kisilerle çikar iliskisine
girerek ucusa alip çok pahaliya satmak suretiyle büyük kaçançlar elde etmek
için olusturulan aralarinda fonksiyonel isbölümü yapilmis ve hiyerarsik bir
yapi olan organize suç örgütüdür. Bu suç organizasyonlariin kendi içinde bir
yaptirim sistemi mevcuttur. Yasaklanan mal ve hizmetler ile ugrastiklarindan,
karaparanin aklanmasi sözkonusudur. Bu suç organizasyonlariinin esasi suç
islemek suretiyle kazanç teminine dayanmaktadir. Suç isleme bir meslek olmustur
ve süreklilik göstermektedir. Faaliyet gösterdigi alanda kisilere karsi siddete
basvurmaktadir. Belirtilen amaçlara ulasmak için gerektiginde paravan firmalar
kurmaktadir. Is alanlari genellikle, haraç almak, uyusturucu ve silah
kaçakçiligi, yasadisi kumar, fuhus sektörünü olusturma ve çalistirma, kamu
ihalelerine katilanlari sindirerek ihaleyi istedigi rakama düsürük ve daha
pahaliya baskalarina satma,sahte resmi evraklar düzenleme, vergi kaçirma, gibi
yasal olmayan islerden olusmaktadir. Bu islerin daha rahat yapilabilmesi için
sözkonusu suç örgütleri tarafindan bazi kamu görevlilerine çikarlar dagitilarak
kosullar kendilerine uygun hale getirilmektedir. Bütün bu uygulamalarinin
karsisina çikanlari tehdit eder, yaralar, adam öldürür, bu isleri yapabilmek
için uluslararasi organizasyonlara girisir, dünyaya açilir. Literatürde çete
kavrami yerini genis anlamiyla ``yasadisi örgütler'', özel anlamiyla da
``organize suç örgütleri'' kavramina devretmistir. Ortak özellikler,
yasadisilik, silahlilik, menfaat saglama ve teskilattir.
Yasadisi Örgüt: ``Hukuk kurallarinin öngörmedigi, izin vermedigi bir amaca
ulasmak için birden fazla kisinin bir araya gelmeleri, birlikte hareket
etmeleri.'' Bu tanimdaki yasadisi amaçlara göre örgütler tasnif edilmektedir.
Siyasi bir amaci sürdürme olan, siddet eylemleri varsa (kaçirmadan-cinayete)
amaçla veya bir devleti yikmak için siddet kullanimi varsa terör örgütü olarak
tanimlanmaktadir.
Konumuzla ilgili yasadisi örgütlerin son iki tanimdan biri mafya adi
verilen örgütlenme tipi olup;
Adalet Bakanliginca hazirlanan Çikar Amaçli Örgüt Suçlari Hakkinda
Kanun Tasarisinda, Çikar Amaçli Örgüt:
``Dogrudan veya dolayli biçimde bir kurumun, kurulusun veya tesebbüsün
denetimini ele geçirmek, ihale, imtiyaz ve ruhsat islemlerinde etkinlik ve
denetim elde etmek; ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve
esyanin nedretine, fiyatlarin artmasina sebep olmak, kendilerine veya
baskalarina haksiz menfaat saglamak; seçimlerde oy temin etmek veya seçimleri
engellemek maksadiyla zor veya tehdit uygulamak veya kisileri kendilerine tabi
kilmaya zorlamak veya mensuplari arasinda her ne suretle olursa olsun açik veya
gizli isbirligi yapmak suretiyle yildirma veya korkutma veya sindirme gücünü
kullanarak suçlar islemek için örgütü kuranlara veya örgütü yönetenlere veya
örgüte üye olanlara ya da örgüt adina faaliyette bulunanlara veya bilerek
hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yildan alti yila kadar agir hapis
cezasi verilir.'' seklinde tanimlanmaktadir.
Çagimizda terörizm ve ekonomik suçluluk yaninda bati ve özellikle Italyan
hukukunda (Mafya tipi örgütlenme) olarak da adlandirilan ``Çikar amaçli örgüt
suçlulugu'', kamunun baris ve sükununu esasli biçimde ihlal eden, kamu
otoritesini çok yakindan mesgul eden, devletleri gerek maddi ceza hukuku
gerekse usul hukukuk bakimlarindan yeni ve istisnai kurumlari meydana getirip
uygulamaya zorlayan hukuk ihlalleri olarak ortaya çikmis bulunmaktadir. Bu
sebeple, bati ülkelerinde ve özellikle Amerika Birlesik Devletlerinde organize,
örgütlü suçluluk olarak da isimlendirilen örgüt suçlulugunu cezalandirmak ve
kisileri bu gibi eylemlerden caydirmak üzere özel kanunlar meydana getirilmekte
ve bazi ülkeler suçlarin tanimini genel ceza kanunu içerisinde yapmakta ve usul
hükümlerini gene genel ceza yargilamasi usulü kanunlarinin ilgili maddelerine
yerlestirmekte veya mükerrer maddeler kullanma yolu tutmaktadirlar.
Icralarinda, çok kere, terörizm suçlarinda oldugu gibi, cebir, siddet, yani
zor, tehdit, korkutma ve yildirma yolu tutulan örgütlü suçlar özellikle manevi
unsur ve yönelinmis hedef, amaç itibariyle terörizm suçlarindan
ayrilmaktadirlar. Gerçekten çikar amaçli örgüt suçlarinda hedef, terörizmde
oldugu gibi yakin amaç olarak kamu düzenini agir biçimde ihlal ile asil
amaçlara ulasma yolunu açmaktan ibaret bulunmayip, haksiz menfaat, çikar elde
etmektir. Çikari elde etmek üzere örgütlenilmekte ve zor ve tehdit unsurlarini
olusturan suçlara basvurmak suretiyle magdurlari yildirip çikar saglanmasina
ulasilmaktadir. Bu amaç yaninda toplum içinde kanun disi ticareti
teskilatlandirarark fuhusu istismar etmek, kadin ticaretini örgütleri için bir
tekel haline getirmek, uyusturucu madde trafiginin yönlendirmek ve böylece
dünya gençligini korkunç etkisi altina almis bir afetin yayginlasmasini
saglamak ve belki de hepsinden kötüsü, birkisim kamu görev ve hizmetlerinin
igfal ederek bu gibi kanunsuzluklarin içine alip ortaklari haline getirmek,
rüsveti genellestirmek, çikar amaçli suç örgütlerinin kanunsuz ugraslarinin
basinda gelmektedir. Bazi ülkehlerde bu tür örgütlerin, daha da ileri giderek
siyaseti bile yönlendirmeye cür'et ettikleri, kamu görevlilerinin seçimle
isbasina geldikleri hallerde, seçimleri türlü yollarla etki altina almaya
çalisarak istedikleri kisilerin görevlendirilmeleri hususunda çaba
gösterdikleri gözlenmektedir.
Elde ettikleri çikarlarin büyüklügü nedeniyle bazen suç örgütlerinin ugras
alanlarini parselledikleri ve birbirlerinin nüfuz alanlarina müdahale
ettikleri, bunun sonucu olarak toplumu son derecede rahatsiz eden silahli
mücadelelere giristikleri görülmektedir.
Böylece nitelikleri hakkinda kisa bilgi arzedilen örgütlü suçlarla genel
ceza hukuku ve usulü kurallari ve Devletin mutad teskilati ile mücadelenin çok
zor oldugu ve hatta bazen imkânsiz bulundugu, yabanci ülkelerin geçirdikleri
deneyimler sonucu anlasilmistir. Bu suçlarin failleri elde ettikleri büyük
çikarlari da kullanarak yaklanmamak için her türlü yola basvurmakta, kollugu
çürütmekte, zabitaninin sahibi oldugu bütün teknik araçlarin da fazlasindan
yararlanabilmektedirler. Bir yazar çikar amaçli örgüt suçlarinda tesbit edilip
cezsalandirilabilen fiillerin adeta aysber'in su üstünde kalan kismi oraninda
bulundugunu ifade etmektedir. Örgüt suçlari üzerinde genis bir arastirmayi
yürüten bir Alman Kriminoloji Enstitüsü, Almanya da çalisan 31 Türk is adamindan
hepsinin örgüt suçlarinin magduru olduklarini ve yildirma, tehdit yoluyla adi
geçenlerden örgütlerin sürekli olarak haraç aldiklarinini belirlemistir.
Içisleri Bakanliginca hazirlanan ``Organize Suç Örgütleri Ile Mücadele
Kanunu Tasarisi'' nda Organize Suç Örgütü:
''Mensuplari arasinda açik ve gizli isbirligi yapmak, baski, cebir, siddet,
tehdit ve benzeri yöntemlerden biri kullanilmak suretiyle korkutarak,
yildirarak, sindirerek; kurum, kurulus veya tesebbüslerin yönetim veya
denetimlerini ele geçirmek, ihale, imtiyaz, ruhsat ve benzeri faaliyetlerini
denetlemek, bu faaliyetlerde etkinlik saglamak, ekonomik faaliyetlerde kartel,
tröst yaratmak, serbest piyasa kosullarinda olusan fiyatlari denetleyerek
artmasina veya düsmesine sebep olmak, gerçek veya tüzel kisiler arasindaki
alacak ve borç iliskilerini düzenlemek, taraflar veya üçüncü sahislar adina
para, çek, senet tahsil etmek, ettirmek, borç senedeni, çek imzalattirmak,
menkul veya gayrimenkullerini zor kullanarak sattirmak, bagislatmak, hibe ettirmek
amaciyla kurulan örgüte mensup olanlara ya da örgüt adina faaliyette
bulunanlara veya bilerek örgüt adina veya hesabina hizmet yüklenenlere''
denilmistir.
Organize suçluluk: Münferiden veya topluca, yüksek bir önemi haiz suçlarin
belli bir plana göre, birçok kisi tarafindan, uzun veya belirsiz bir süre ile,
is bölümü esaslarina göre;
a) Mesleki veya ticari benzeri yapilarin kuhllanilmasi veya,
b) Cebir ya da korutucu diger araçlarin kullanilmasi veya
c) Siyaset, basin, kamu idaresi, adliye ve ekonomi üzerinde etkide
bulunarak, kazanç veya güç elde edilmesidir.
Organize suçlulugu belirleyen yedi karakteristik unsurunu söylece
özetleyebiliriz:
Organize suçluluk, genellikle kanununen yasaklanmis olan ve toplumun bazi
kesimlerince talep edilen, yasaklanmis mal ve hizmet ihtiyacini
karsilamaktadir. Bu nedenle toplumda illegal mal ve hizmetler organize suçluluk
tarafindan arzi gerçeklestirilen bir talep olarak ortaya çikmaktadir.
Organize suçluluk, kazanç ve güç saglamak için fonksiyonel is bölümü ve
hiyerarsik bir düzen içinde faaliyet gösteren faillerden olusan bir yapilanma
içindedir.
Bu suçlulugun diger bir özelligi, kisa zamanda ve hizli bir biçimde kazanç
saglayabilecek, maliyeti düsük, yakalanma riski az olabilecek alanlari tercih
etmesidir.
Organize suç örgütleri illegal ve legal faaliyetlerini siki bir biçimde
baglantilandirmaktadir.
2- KONUYLA ILGILI ÖNCEKI MECLIS ARASTIRMA KOMISYONLARI RAPORLARI
Raporun konu ve kapsamiyla ilgili olmalari sebebiyle daha önce asagida
belirtilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Arastirma Komisyonlarinca düzenlenen
raporlarin özeti ilgililere isik tutmasi amaciyla rapora kaydedilmistir.
a. Hayali Ihracaat Hayali ihracat iddialarina arastirmak üzere teskil
edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Hayali Ihracat Arastirma Komisyonunun
(10/5,8 Sayili) raporunda: Ihracati tesvik amaciyla alinan hukuki idari ve mali
tedbirlerin birçok suistimale yol açtigi ve Türk Kamuoyunda hayali ihracat
denilen olaylari dogurdugu, bunun üretim artislarina yol açmayan dis rekabet
sartlarina uymayan ve kisa vadeli kâr gözeten bir yapi gösterdigi
vurgulanmistir. Hayali ihracatin, ihraç edilen ürünlerin degerinin üzerinde
veya gerçekte mal ihracati olmadigi halde, belge üzerinde olmus gibi
gösterilerek, gösterilen ihraç degeri üzerinden % 0 pirim alinmak suretiyle
gerçeklestirildigi, bu amaçla çok sayida paravan sirket kuruldugu, hayali
ihracat yaptigi tesbit edilen firmalar hakkinda bir çok kurum denetim
elemanlarinca denetim raporlari düzenlenmesine ragmen, bu raporlarin (346 adet)
isleme konulmayarak önce Hazine ve Dis Ticaret Müstesarliginda, daha sonra
DPT'de uzun süre (16 ay) bekletildigi, Eski Basbakan Turgut ÖZAL imzali
12.11.1987 tarihli 38680 sayili talimatla bu konudaki tüm yetkilerin DPT'de
toplandigi, bu arada hakkinda olumsuz rapor bulunan firmalara (256 adet) haksiz
tesvik ödemelerinin yapildigi, anilan firmalara ödemeler yapildiktan sonra
sözkonusu raporlarin isleme konuldugu, konunun DPT, Hazine ve Dis Ticaret
Müstesarligi, Merkez Bankasi, Maliye ve Gümrük Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü
boyutlarinin oldugu, hayali ihracat sonucunda hayali ihracata karisan 256 adet
firmadan 143 adet firmanin yapmis oldugu ihracatlarin tamaminin hayali oldugu,
1984- 1990 yillari arasinda hayali ihracat sonucunda sözü edilen firmalara o
günkü fiyatlarla 2,5 Trilyon lira haksiz yere tesvik ödemesi yapildigi, Hazine
ve Dis Ticaret Müstesarligi Kontrolörlerince bu konuyla ilgili düzenlenen ve
suç iddialarini içeren raporlarin ilgili adli mercilere intikal ettirilmeyerek
zamanasimina ugratildigi,hayali ihracatin gerçeklestirilmesinde rol oynayan
kisiler düsünüldügünde konunun siyasî boyutunun da bulundugu, belirtilmistir.
Ayrica, Sonuç Bölümünde ise aynen; ``Sonuç olarak ihracat artirmak, bu alanda
görülen mevcut tikanikliklari gidermek bahanesiyle 7/10624 sayili Bakanlar
Kurulu Kararinda belirtilen esaslari kanunsuz emir ve talimatlarla degistirmeye
giden ve bunlarin uygulanmasini saglayarak Hazineyi büyük oranda zarara ugratan
dönemin birkisim yetkili siyasîleri ve bürokratlari ile sonradan yapilan bütün
yasal prosedürden yoksun islemleri 7/11237 ve 7/11509 sayili Bakanlar Kurulu
Karariyla yasal hale getirmeye çalisan ihracat islemlerinden sorumlu dönemin
Bakanlari ile Basbakan sorumludur. Bundan dolayi bu kisilerin yukarida
açiklanan yöndeki iylemlerinin sorusturulmasi ve yargi mercilerinin
denetiminden geçirilmesinin gerekli oldugu düsünülmektedir. Böylece gelecekte
benzer olaylarda devlet parasina göz dikebilecek kisiler ve bunlara destek
olacak bürokrat ve siyasîler için caydirici bir etki saglanabilecektir.''
denilmistir.(Ek:53)
b. Faili Meçhul Cinayetler Ülkemizin Çesitli Yörelerinde Islenmis Faili
Meçhul Cinayetler Meclis Arastirma Komisyonunca (10/9) hazirlanan 12.10.1995
tarihli raporda: Giris bölümünde, Meclis Arastirma Komisyonlarinin yetkilerinin
kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye yeterli olmadigi, genellikle
ülkemizde gündemi olusturan bir konu karsisinda bu konularin Meclis Arastirma
Komisyonlarinca arastirilmaya çalisildigi, Meclisin; Arastirma Komisyonlari
kurararak olaya el koymasi üzerine kamuoyunun beklentiye itildigi, somut bir
sonuç görülmek istenildigi, ancak Meclis Arastirma Komisyonlarinin yetkilerinin
somut sonuçlari elde etmeye yeterli olmadigi, neticede de; yetki sinirlamalari
nedeniyle kamuoyunun ve Meclis'in beklentilerine cevap verilemedigi,
Komisyonlarinin görevinin faili meçhul siyasal cinayetleri isleyen kisileri
ortaya çikarmak ve yakalamak olmadigi, Meclis Arastirma Komisyonlarinin
hükümeti denetlemek görevini yaptigini, bu konuda hükümetin bir ihmal ve kastinin
bulunup bulunmadiginin tesbiti ile alinmasi gereken önlemlerin alinmasini
tavsiye etmek oldugu açiklamalarina yer verildikten sonra;
Raporun devaminda terör eylemleri ve adi nitelikteki eylemler neticesi
meydana gelen faili meçhul cinayetlerin faillerinin tesbitinin görev ve yetki
alanlarinin disinda oldugu vurgulanarak., faili meçhul cinayetlerin nihai
amacinin devleti çalisamaz hale getirmek, toplumda yilginlik ve bezginlik
yaratmak ve kargasa ortamindan yararlanmak oldugu belirtilmistir. Bu Komisyonun
görev süresi içersinde ilgili Bakanliklardan bildirilen faili meçhul siyasal
cinayetler toplam sayisinin 908 oldugu, daha sonra 218 faili meçhul siyasal
cinayetin faillerinin bulundugu tesbitine yer verilmistir.Devamla, olaganüstü
Hal Bölgesinde, terör olaylari yüzünden göçlerin yasandigi, yasam sartlarinin
zorlasmasinin suç oranini arttirdigi ifade edilmistir. Vatandasin isçi
alimlarinda partizanlikla karsilastigi, bölgeye yapilan atamalarda liyakata
dikkat edilmedigi, bunlarin vatandas üzerinde güvensizlik yarattigi, bu bölgede
görev yapan kamu görevlilerinin vatandasa iyi mumamele etmedigi, tecrübesiz
oldugu; kamu kuruluslari arasinda koordinasyonun bulunmadigi, bölgedeki
cezaevlerinin yönetiminin devlet yerine, mahkumlarin elinde oldugu, buralarda
rahat ortam bulan örgüt militanlarinin disarida yapilacak eylemleri planladigi
ve uygulama emirleri rahatça verdigi, sempatizan olarak cezaevine giren
tutuklularin çok iyi siyasî ve askeri egitim almis militan olarak cezaevinden
çiktigi, vatandasin sessiz ve çaresiz oldugu,
Devletin Anayasa ile çizilmis yetki ve görev ayrimina ragmen hukuk
kurallarini tanimayan ve istedikleri zaman istedikleri kurallari uygulayan
kisiler ve kurumlarin bulundugu, Devletin içinde oldugu izlenimi edilen
birtakim odaklarin devlet içerisinden temizlenmesi ve hukuk kurallarinin hakim
kilinmasi için Devletin otoriteyi ele almasinin zorunlu oldugu, bu yapilmadigi
takdirde bu odaklarin Devlete hakimiyetlerinin ve hukuka aykiri davranislarinin
devam edecegi, hukuk devletlerinde her türlü hukuk disi olusumun fark edildigi
anda ortadan kaldirilmasi gerektigi, hukuk devletinin yetkili kuruluslarinin,
hukuk disi olusumlarin faaliyetlerinin devam etmesine göz yummalari durumunda
bundan hukuk devletinin zarar görecegi,
Belirtildikten sonra; görülen söz konusu aksakliklar üzerine getirilen
önerilerde, yargi organlarinin her açidan bagimsiz ve güvence altinda olmasi ve
her türlü tehditlere karsi korunmasi, hukukun üstünlügüne inanan ve hukuk
kurallarina bagli yeterli sayida hakim, savci ve güvenlik görevlisinin istihdam
edilmesi, emniyet güçleri üzerinde idarenin yeterli denetimi kurmasi, emniyet
güçleri içerisinde hukuk disi olusumlara izin verilmemesi, kisi ve kurumlarin
hukukun çizdigi çerçeve içerisinde kalmasinin gerekli oldugu, yasadisi faaliyetlerin
odak noktasi olan ve sayilari hergün artmasina ragmen teröre karsi yapilan
mücadelede etkili olmayan koruculuk sistemine son verilmesi, olaganüstü halin
kaldirilmasi,devlet itirafçi iliskisine son verilmesi, polis özel timlerinin
kullanim seklinin degistirilmesi, istihbarat hizmetlerinin desteklenmesi
(kanunen yetkili birimlere birakilmasi ve bu konudaki karisikligin önlenmesi),
polisin faili meçhul cinayetleri önleyecek bir yapida düzenlenmesi,
cezaevlerinin islah edilmesi v.b. yönünde çalismalar yapilmasi, tedbirler
alinmasi önerilmistir. (Ek:54)
VII. INCELEMELER
VII-INCELEME BÖLÜMÜ
A-SUSURLUKTA MEYDANA GELEN KAZA OLAYI VE
ARKASINDAKI ILISKILERIN AÇIGA KAVUSTURULMASI ILE
ILGILI INCELEME
1- Komisyon Baskanliginin 7.2.1997 tarih ve 217 sayili yazisi ile Abdullah
ÇATLI (Mehmet ÖZBAY)'in kazadan sonra evinin aranip aranmadigi, arandi ise
tutanak örneklerinin gönderilmesinin istenildigi,
Istanbul Emniyet Müdürlügünün 24.2.1997 tarih ve 2509-Br-142 sayili yazisi
ile 14.1.1997 tarihinde Abdullah ÇATLI'nin evinde 6.no.lu DGM'nin 13.1.1997
tarih ve müteferrik 1997/14 Hz:1996/2303 sayili arama kararina dayali olarak
arama yapildigi, herhangi bir suç deliline rastlanamadiginin tespit edildiginin
15.1.1997 tarih ve 36 sayili Istanbul Emniyet Müdürlügü yazisinda, belirtildigi
incelenmistir.(Ek:55)
2- Komisyon Baskanliginin 17.2.1997 tarih ve 238 sayili yazisiyla;
Emniyet Genel Müdürlügüne Israil tarafindan hibe edilen silahlardan depoda bulunmayan
ve kaybolanlarin listesi ile konu hakkinda varsa tahkikat evraklarinin
istenildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 13.3.1997 tarih ve 058885 sayili yazisiyla,
Konu hakkinda Içisleri Bakanligi Müfettislerince sorusturma yürütüldügü,
tahkikat sonucuna göre düzenlenecek evrakin bilahare gönderileceginin
bildirildigi incelenmistir. (Ek:56)
3- Komisyon Baskanliginin 18.3.1997 tarih ve 298 sayili yazisiyla;
Susurluk yakinlarinda meydana gelen trafik kazasinda ölen Hüseyin KOCADAG,
Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY, Mehmet ÖZBEY ve Sahin EKLI isimleri de dahil
olmak üzere) ve Gonca US gibi olaya karisanlarin mal varliklariyla ilgili
olarak herhangi bir sorusturma yaptirilip, yaptirilmadiginin bildirilmesi
istenilmis,
Maliye Bakanligi Hesap Uzmanlari Kurulu Baskanliginin 20.3.1997 tarih ve
132 sayili, 25.3.1997 tarih ve 143 sayili yazilarinda;
Sorulan kisiler hakkinda arastirmalarin yapilmakta oldugu, gerektigi
taktirde hesaplar üzerinde inceleme yapilacagini, halen sonuçlanmis herhangi
bir arastirma yada inceleme bulunmadiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:57)
4- Komisyon Baskanliginin 31.1.1997 tarih ve 195 sayili yazisiyla;
Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanligindan Istanbul Il'i Besiktas Ilçe
Nüfus Müdürlügü tarafindan Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI)'ya verilen Z 01-150837
seri numarali sahte nüfus cüzdani verenler ile ilgili olarak yapilan
sorusturmaya iliskin raporun örnegi ile ilgili bilgi ve belgenin talep
edildigi,
Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanliginin 4.2.1997 tarih ve
241-2-11/257-1 sayili yazisinda;Inceleme ve sorusturmanin devam ettiginin
bildirildigi incelenmistir.(Ek:58)
5- Komisyon Baskanliginin 29.1.1997 tarih ve 187 sayili yazisiyla;
Emniyet Genel Müdürlügünden, Susurluk kazasi neticesinde ele geçen tüm
silahlar hakkinda 26.1.1997 tarih ve 026292 sayili yazi ile bilgi ve belgelerin
gönderildiginin belirtildigi ve 11.11.1996 gün ve 3531 sayili Daire Baskani
imzali yazida da A92571 V seri nolu 22 cal. Baretta Marka tüfegin teskilatin
demirbasina kayitli olmadiginin künye kayitlarinin incelenmesinden anlasildigi
belirtilmekte, 19.12.1996 gün ve 4016 sayili yazida ise bu silahin bir Israil
Sirketi tarafindan Türk Polis Teskilatina hibe olarak gönderilecek malzemeler
içerisinde oldugu, gönderilen kisimlarin Özel Harekat Daire Baskanligina teslim
edildigi, o daireden soruldugunda ise bu silahin kayitlarinda mevcut
olmadiginin bildirildiginin görüldügünü,buna göre, son kullanma belgesine
istinaden Israil Sirketi tarafindan Türk Polis Teskilatina gönderilen hibe
malzemeler içerisinde yer almamakta, yada teslim edilen mezkur silahin hibe
malzemeler listesinde yer almasina ragmen, nedeni bilinmeyen bir sekilde
teskilat kayitlarinda ve demirbasinda bulunmadigi gibi sonuç ortaya çiktigini,
ilgili sirket ile temasa geçilerek konu hakkinda alinacak saglikli bilginin
bildirilmesinin istenildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 5.2.1997 tarih ve 034255 sayili yazisiyla;
Konu hakkinda Içisleri Bakanligi Teftis Kurulu Baskanligi tarafindan
sorusturma yürütüldügü, sorusturmanin konusunun silahlarin gümrüge girisi ve
gümrükten sonraki akibeti hususunda oldugunu, sorulan hususlarin sorusturma
sonuçlandiginda belirleneceginin düsünüldügünün bildirildigi
incelenmistir.(Ek:59)
6- Komisyon Baskanliginin 7.2.1997 tarih ve 216 sayili yazisiyla Abdullah
ÇATLI'nin hangi tarihte, hangi suçtan, hangi mahkeme tarafindan tutuklandigi,
Isviçre'de hangi suçtan tutuklu bulundugu, hangi tarihte cezaevinden firar
ettigi ve varsa hükümlülüklerine dair mahkeme karar örneklerinin Emniyet Genel
Müdürlügünden istenildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 28.2.1997 tarih ve 51123-7693/990011 sayili
yazisinda;
Adigeçenin, 23.02.1982 günü Isviçre'nin Zürih kentinde Milliyet Gazetesi
Genel Yayin Müdürü Abdi IPEKÇI'nin öldürülmesinde bu suçu azmettirmek, suçta
kullanilan silahi temin etmek, 6136 sayili kanuna muhalefet suçlarindan
``KIRMIZI BÜLTEN'' ile aranan Mehmet SENER isimli sahisla birlikte; Zürih
Savciliginca çikartilan tevkif müzekkeresine istinaden 03.02.1954 dogumlu
Mehmet SARAL adina tanzim edilmis ``Sahte Pasaport Kullanmak'' suçundan
yakalandigi ve ÇATLI'nin 24.02.1982 tarihinde ayni Savcilikça saat 14.00'de
serbest birakildigi;Adi geçenin, Fuat KOÇAL ve Nevzat BILECAN isimli sahislarin
da aralarinda bulundugu ve 1984 yilinin Nisan ayi ortalarinda Isviçre'ye
yaklasik 3 kg. eroin maddesinin sokulmasi olayinin organizatörleri olarak Oral
ÇELIK ile birlikte hakkinda 06.09.1984 günü Bale Kantonu Savcisi Sayin Schild
tarafindan çikartilan giyabi tevkif müzekkeresine istinaden Isviçre'ye iadeleri
amaciyla Uluslararasi düzeyde tutuklattirilmak üzere aranmalarina baslandigi,
``Uyusturucu Madde Kaçakçiligi'' suçundan 24.10.1984 günü Fransa/Paris'de
01.01.1954 Reyhanli dogumlu Hasan KURTOGLU sahte kimligi ile yakalandigi, yedi
(7) yil hapis cezasina mahkum edilerek 27.10.1984 tarihinde Sante Cezaevine
konuldugu,
Sahsin Türkiye'de islemis oldugu suça idam cezasi verildigi cihetiyle,
Fransa'dan ülkemize iadesi için yapilan talebimizin 27.05.1985 tarihinde kabul
edilmedigi,
25.11.1988 tarihinde Fransa'dan Isviçre'ye iade edildigi, Isviçre
Interpolünden alinan 13.01.1989 tarihli mesajda; uyusturucu suçundan dolayi
davasinin anilan ülkede Bale Asliye Ceza Mahkemesince görülecegi, ÇATLI'nin
ülkemize iade edilebilmesi için Fransa'nin rizasinin alinmasinin zorunlu
oldugunu bildirdigi,
19.05.1989 tarihli mesajlarinda da; Fransiz Makamlarinin daha önceden idam
cezasina çarptirilan sahsin Türkiye'ye iade edilmesini reddetmesinden bahisle
ülkemize iadesinin imkansiz oldugunu ifade ettigi,
27.04.1990 tarihinde Isviçre Interpol'ünden alinan mesajda ise; ÇATLI'nin
20.03.1990 tarihinde Zug Kantonundaki Bostadel Hapishanesinden bes (5) kisi ile
birlikte kaçtiginin belirtildigi,
Bu mesajdan önce Disisleri Bakanliginin 10.04.1990 tarihli yazilarinda da;
Abdullah ÇATLI'nin sözkonusu hapishaneden iki (2) Yugoslav, iki (2) Italyan ve
1963 Sandikli dogumlu Mehmet ve Hanim oglu Ahmet TANRIKULU isimli Türk uyruklu
sahisla birlikte kaçtiginin belirtildigi anlasilmistir.
Diger taraftan, ÇATLI'nin sözkonusu hükümlülüklerine dair mahkeme kararlari
elde mevcut olmayip, Adalet ve Disisleri Bakanliklari kanaliyla temin
edilebilecegi hususunun bildirildigi incelenmistir.(Ek:60)
7- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 130 sayili yazisinda,
Emniyet Genel Müdürlügünden Mehmet Özbey'e ait pasaportlar ile kaç defa yurt
disina giris-çikis yapildiginin, bu giris-çiktilarinin hangi seri no'lu
pasaportlar ile yapildiginin bunlardan hangisinin Abdullah Çatli tarafindan
kullanildiginin bildirilmesini ve Abdullah Çatli tarafindan kullanilan yesil
pasaportla ilgili tahkikat dosyasinin istenildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 27.01.1997 tarih ve 028038 sayili yazisinda;
Mehmet Özbay'a ait pasaportlar ile kaç defa yurtdisina giris-çikis
yapildiginin, bu giris-çikislarin hangi seri numarali pasaportlar ile
yapildiginin, bunlardan hangisinin Abdullah Çatli tarafindan kullanildiginin
bildirilmesi ve Abdullah Çatli tarafindan kullanilan yesil pasaportla ilgili
yapilan tahkikata dair dosyanin suretinin gönderilmesi ilgi yaziniz ile
istenmistir.
03.11.1996 günü Susurluk Ilçesi Çatalceviz mevkiinde meydana gelen trafik
kazasinda ölen ve üzerinde Sanliurfa Birecik Meydan mahallesi nüfusuna kayitli,
mevlüt-Fatma oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay adina düzenlenmis sahte kimlik
bulunan, bilahare gerçek kimliginin Ahmet ve Remziye oglu, 1956 Nevsehir
dogumlu Abdullah Çatli oldugu anlasilan sahis hakkinda yapilan arastirma ve
incelemede;
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in TR A 245202 seri numarali hususi
pasaport ile 8 giris-çikis,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR A 776305 seri numarali umuma
mahsus pasaport ile 2 giris-çikis,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR E 740374 seri numarali umuma
mahsus pasapot ile 13 giris-çikis,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in TR E 271320 seri numarali umuma
mahsus pasaport ile 7 giris-çikis,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbey'in TR G 873170 seri numarali umuma
mahsus pasaport ile 29 giris-çikis,
1961 dogumlu, Mehmet Özbay'in Ingiliz makamlarinca tanzim edilen B-441537
seri numarali Ingiliz pasaportu ile 23 giris-çikis,
1961 dogumlu Mehmet Özbay'in 500120981 seri numarali Ingiliz pasaportu ile
27 giris-çikis,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay'in Z-01-150837 seri numarali nüfus
hüviyet cüzdani ile 4 giris-çikis,
Haydar oglu, 1957 dogumlu Sahin Ekli'nin TR F 282820 seri numarali umuma
mahsus pasaport ile 9 giris-çikis olmak üzere toplam 122 giris-çikis yapildigi
bilgisayar kayitlarinin sorgulamasindan anlasilmis olup, kronolojik dökümü ekte
sunulmustur.
Bilgisayar kayitlarindan elde edilen ve yukarida seri numaralari belirtilen
pasaportlarla ilgili olarak yapilan arsiv arastirmasinda ise;
TR A 245202 seri numarali hususi pasaportun, Maliye Bakanliginin 03.08.1994
gün ve 94/3212 sayili, Personel Genel Müdürlügü Daire Baskani Çetin Kivci
imzali pasaport talep formuna istinaden (1) kadro dereceli Maliye Müfettisi
sifatiyla Mevlüt Fatma oglu, Sanliurfa Birecik Meydan Mahallesi, Cilt
No:004/13, Sahife No: 631, Kütük No:91 üzerine kayitli 16.10.1961 dogumlu
Mehmet Özbay adina Bakanligimiz tarafindan tanzim edildigi,
TR a 776305, TR B 469147, TR E 271320 ve TR E 740374 seri numarali umuma
mahsus pasaportlarin, Mevlüt-Fatma oglu 16.01.1961 Suruç dogumlu,
Sanliurfa-Birecik Meydan Mahallesi Cilt No: 004/13, Sayfa No: 91, Kütük No: 631
üzerine kayitli Mehmet Özbay/Özbey adina;
TR A 776305 seri numarali umuma mahsus pasaportun, 05.06.1986 tarihinde,
TR B 469147 seri numarali umuma mahsus pasaportun, 08.04.1988 tarihinde,
TR E 271320 seri numarali umuma mahsus pasaportun 24.07.1990 tarihinde,
TR E 740374 seri numarali umuma mahsus pasaportun 07.05.1992 tarihinde
Londra Baskonsoloslugu tarafindan tanzim edildigi,
Adi geçen ile ilgili yazismalarda soyadinin Özbey veya Özbay olarak geçtigi
ancak, her ikisinin de ayni sahis oldugu Disisleri Bakanligindan alinan
20.01.1993 gün ve 302 sayili yazilari ile 24.01.1997 gün ve 239-1024 sayili
yazilarindan anlasildigi,
TR G 873170 seri numarali umuma mahsus pasaportun Istanbul Valiligince
Mevlüt ve Fatma oglu, Sanliurfa Birecik Meydan Mahallesi Cilt No: 004/13, Sayfa
No: 631, Kütük No: 91 üzerine kayitli 16.10.1961 Suruç dogumlu Mehmet Özbey
isimli bir sahsin Londra Baskonsoloslugunca tanzim edilen TR E 740374 seri
numarali umuma mahsus pasaportunun 59. sayfasinda ``Ingiltere'ye giremez''
kasesi bulundugundan bahisle pasaportunun süresi kadar yenilenmesi talebi
üzerine tanzim edildigi,
Disisleri Bakanligindan alinan 20.12.1996 gün ve 7784-14421 sayili yazida
ise Ankaradaki Ingiltere Büyükelçiliginden alinan notadan bahisle, anilan notada
yer almamakla beraber Ingiltere Büyükelçiliginden sifaen alinan bilgilere göre
16.01.1961 Suruç Sanliurfa dogumlu Mehmet Özbay'in bir Ingiliz vatandasiyla
evli olup, Ingiltere'de 3 yil ikamet ettikten sonra 04.05.1991 tarihinde
Ingiliz vatandasligini kazandigi, adi geçene Ingiltere'nin Istanbul
Baskonsoloslugunca 25.07.1991 tarihinden 2001 yilina kadar geçerli B-441537
seri numarali Ingiliz pasaportu düzenlendigi,
Bilgisayar giris-çikis kayitlarinda 1961 dogumlu Mehmet Özbay Adina görülen
500120981 seri numarali Ingiliz Pasaportunun ise zayiinden anilan kisi adina
Ingiltere'nin Istanbul Baskonsoloslugunca verildigi, Disisleri Bakanligi
tarafindan ilgili Baskonsolosluktan temin edilen sifai bilgilerden anlasildigi,
Mevlüt oglu, 1961 dogumlu Mehmet Özbay adina tanzim edilen Z-01-150837 seri
numarali nüfus hüviyet cüzdaninin 25.04.1994 tarihinde Besiktas Nüfus
Müdürlügünce verildigi,
TR F 282820 seri numarali umuma mahsus pasaportun, Haydar ve Fahriye oglu,
Malatya Il'i, Merkez Ilçe, Çavusoglu köyü, Cilt no. 016/01, Sayfa No: 05, Kütük
No: 08 üzerine kayitli Malatya 03.11.1957 dogumlu Sahin Ekli adina Istanbul
Valiligince 16.11.1990 tarihinde 5 yil süreyle geçerli olarak tanzim edildigi,
tespit edildigi,
Yukarida arzedilen bilgi ve belgelerden de anlasilacagi üzere, kimlik
bilgileri ayni olan Mehmet Özbay ile Mehmet Özbey'in ayni kisiler olup
olmadiklarinin tesbiti konusunda yapilan çalismalar sonucunda;
Mehmet Özbay adina tanzim edilen TR A 245202 seri numarali hususi pasaport
ile Sahin ekli adina tanzim edilen TR F 282820 seri numarali umuma mahsus
pasaportun tanziminde ibraz edilen fotograflarin ayni kisiye ait oldugu alinan
ekspertiz raporundan anlasildigi, anilan fotografin Abdullah Çatli'ya ait
oldugu,
Ayrica giris-çikis kayitlarinda Mehmet Özbay adina kayitli görülen Z-01-
150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdani bilgilerinin, Mehmet Özbay adina
tanzim edilen TR A 245202 seri numarali hususi pasaport talep formunda beyan
edildigi anlasildigindan, anilan Z-01-150837 seri numarali nüfus hüviyet cüzdani
ile yapilan giris-çikislarinda Abdullah Çatli'ya ait oldugu degerlendirilmekte
oldugu,
Disisleri Bakanligi tarafindan verilen TR A 245202 seri numarali hususi
pasaportla ilgili olarak 06.11.1996 günü baslatilan idari sorusturmayla ilgili
tamamlanan tahkikat dosyasinin tasdikli bir sureti ekte gönderildiginin
bildirildigi,
Emniyet Genel Müdürlügü Müfettislerine yapilan 16.12.1996 tarih ve 170
sayili Fezlekenin sonuç bölümünde;
Tahlil bölümünde de ayrintili bir sekilde ifade edildigi üzere, Mehmet Özbay'a
(Abdullah Çatli) Hususi Pasaport verilmesine iliskin islemlerde;
Adli Yönden: a) Olayda kusurluluklari bulunmadigi belirlenen Polis Memuru
Ali Ihsan Aslanoglu, Polis Memuru Semra Çam ve Genel Idari Hizmetli Selma Yilmaz
hakkinda ``Men-i Muhakeme'' karari alinmasi, b) Sube Müdürü Mehmet Koca, olay
tarihinde Baskomiser olan halen emekli bulunan Ömer Karaahmetoglu ve Polis
Memuru Efrayim Aksakal'in Pasaport Talep Formu ile kadro derecesini gösteren
yazidaki mühürün ve imzalarin incelenmesi, imza sirkülerindeki imzalarla
karsilastirilmasinin yapilmasi, bu islemlerin kurala baglanmasi ve denetimi
görevlerini yerine getirmedikleri sabit görüldügünden, haklarinda eylemlerine
uyan TCK'nun 230'ncu maddesine göre ``Görevi Ihmal'' fiilinden ``Lüzum- u
Muhakeme'' karari verilmesi,
Disiplin Yönünden: a) Polis Memuru Ali Ihsan Aslanoglu, Polis Memuru Semra
Çam ve GIH Selma Yilmaz hakkinda kusurluluklari bulunmadigindan ve ayrica ceza
verme yetkisi de zaman asimina ugradigindan ``Ceza Tayinine Yer Olmadigi'' na
karar verilmesi, b) Sube Müdürü Mehmet Koca, Emekli Baskomiser Ömer
Karaahmetoglu ve Polis Memuru Efrayim Aksakal hakkinda görevlerini ihmalden
dolayi Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 5-A/6 maddesi uyarinca cezalandirilmalari
gerekmekte ise de, fiilin islenis tarihi itibariyle (03.08.1994) Devlet
Memurlari Kanunu'nun 127. maddesine göre ceza verme yetkisi zaman asimina
ugradigindan, ceza tertibine yer olmadigi,
Idari Yönden: Sube içerisinde pasaport basvurusunun alinmasindan pasaportun
ilgiliye teslimine kadar yapilacak hizmetlerin ve göreevlerin taniminin yazili
kurallara dayali yapilmasinin, personelin görev ve sorumluluklarini gösteren iç
düzenlemelerin yapilmasinin uygun olacaginin teklif edildigi
incelenmistir.(Ek:61)
8-Yabancilar hudut Iltica Dairesinin 5.11.1996 tarih ve 41824-45268/ 45407
sayili bilgi notunda;
Nevsehir nüfusuna kayitli ahmet ve Remziyeoglu 1956 dogumlu Abdullah Çatli
adina;Ankara Sikiyönetim Askeri Savciliginin 12.01.1981 gün ve 807040 sayili
yurtdisina çikma yasagi (A),Ankara Cumhuriyet Savciliginin 26.6.1986 günü ve
86- 6517 sayili yurtdisina çikma yasagi (A),Ankara Cumhuriyet Savciliginin
18.6.1986 gün ve 86-21617 sayili yurtdisina çikma yasagi (A),Nevsehir Askerlik
Subesinin 18.8.1993 gün ve 3626 sayili yakalama kaydi (J),Interpol Daire
Baskanliginin 7.2.1991 tarih ve 5648 sayili arama kayitlari (H),Ankara Emniyet
Müdürlügünün 1.8.1996 gün ve 154792 sayili yakalama kaydi (P) bulundugu
incelenmistir.(Ek:62)
9-Komisyon Baskanliginin 23.1.1997 tarih ve 179 sayili yazisinda;Istanbul
Emniyet Müdürlügünden;
22.1.1997 tarihinde komisyonda dinlenilen Meral Çatli'nin ifadesinde, esi
Abdullah Çatli'nin yillarca devletin himayesi ile arandigi halde özellikle
Istanbul da yasadigi, hatta Ataköy de büro açtigini, burada faaliyet
gösterdiginin Emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine, Emniyetin kocasini bu
ihbardan haberdar edip, büroya usulen gidilip tutanak tutuldugunu belirtmis
oldugundan, bu islemlere dair tahkikat evraklarinin talep edildigi,
Istanbul Emniyet Müdürlügünün 3.03.1997 tarih ve 67 sayili yazisiyla,
Sorulan hususlarda Istanbul Emniyet Müdürlügüne herhangibir bilginin
intikal etmedigi ve islem yapilamadiginin kayitlarin tetkikinden anlasildiginin
bildirildigi incelenmistir.(Ek:63)
10- Komisyon Baskanliginin 23.1.1997 tarih ve 178 sayili yazisinda;
Merat Çatli'nin komisyonca alinan ifadesinde 3.11.1996 tarihinden 15 gün
önce evlerinin önündeki otomobillerinin altina bomba konuldugu ve Emniyetçe
gereken islemin yapildigini belirtmistir. Bu islemlere iliskin bilgi ve
belgenin gönderilmesi istenilmistir.
Emniyet Müdürlügünün .. Ocak 1997 tarih ve 2073/009048 sayili yazisiyla,
22.10.1996 günü saat 7.40 civarinda Bakirköy Ilçesi Senlikköy Mahallesi Füze
Sokak No:23 sayili yerin önü kaldirim üzerine kimligi meçhul kisi veya
kisilerce bir adet MKE yapisi savunma tipi el bombasinin pimi çekilerek
birakildigi ancak patlamayan bombanin daha sonra bomba uzmanlarinca imha
edildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:64)
11-Resmi Gazetenin 25.3.1985 tarih ve 18703 sayili nüshasinda,
Devlet Bakani Ahmet Karaevlinin 26-27 Mart 1985 tarihlerinde yapilacak olan
``Tehlikeli atiklarin Sinirlarötesi Hareketlerini'' konulu Uluslararasi
Isbirligi Konferansina katilmak üzere Isviçre'ye gidecegini, onun dönüsüne
kadar devlet Bakanliginin Abdullah Tenekecinin vekillik etmesinin uygun
görüldügüne iliskin kararin yayinlandigi incelenmistir.(Ek:65)
12-Komisyon Baskanliginin Maliye Bakanligi'ndan telefon ile vaki talebi ile
pasaport konusunda yapilan inceleme ve sorusturma olup olmadiginin soruldugu ;
Maliye Bakanligi Teftis Kurulu Baskanliginin 17.02.1997 tarih ve 9 sayili
yazisi eki Abdullah Çatli isimli sahsin Mehmet Özbay adiyla ve Maliye Müfettisi
ünvani ile hususi pasaport verilmesinin Maliye Bakanligi Müfettislerince düzenlenen
7.02.1997 tarihli inceleme raporunun sonuç bölümünde;
3.11.1996 tarihinde Balikesir-Susurluk karayolunda meydana gelen trafik
kazasinda ölen abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay adiyla ve Maliye Müfettisi unvani
ile hususi pasaport verilmesi olayinin Maliye Bakanligi boyutunun incelenmesi
sonucunda;
a. Bakanligimiz Teftis Kurulunda görevli Müfettislerin hususi pasaport
taleplerinin, Emniyet Genel Müdürlügüne önceden gönderilen imza sirkülerinde
yer alan personelin imzasi ile Teftis Kurulu Baskanligi araciligi ile
yapildigi,
b. Mehmet Özbay adinda bir Maliye Müfettisi bulunmadigi,
c. Bakanlik Teftis Kurulu Baskanligi ile Hesap Uzmanlari Kurulu Baskanligi
disinda kalan Bakanligimiz birimlerinin hususi pasaport taleplerinin Emniyet
Genel Müdürlügüne Personel Genel Müdürlügü araciligi ile intikal ettirildigi,
d. Emniyet Genel Müdürlügünce konuya iliskin yaptirilan sorusturma
sonucunda; Sube Müdürü Mehmet Koca ile emekli Baskomiser Ömer Karaahmetoglu ve
Polis Memuru Efrayim Aksakal'in Pasaport Talep Formu ile kadro derecesini
gösteren yazidaki mühürün ve imzalarin incelenmesi, imza sirkülerindeki
imzalarla karsilastirilmasinin yapilmasi, bu islemlerin kurala baglanmasi ve
denetimi görevlerini yerine getirmedikleri sabit görüldügünden, haklarinda
eylemlerine uyan TCK'nun 230 uncu maddesine göre ``görevi ihmal'' fiilinden
``Lüzum-u Muhakeme'' karari verilmesi gerektigi sonucuna varildigi tespit
edilmis olup,
e. 1.01.1994 - 3.11.1996 tarihleri arasinda Bakanligimiz personelinden
kimlere hususi pasaport verildigi, baska olaylarin olup olmadiginin tespiti
açisindan Emniyet Genel Müdürlügünden istenilmis olmasina ragmen, bu konuda
bilgi alinamamistir.
f. Öte yandan, Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay adi ve Maliye Müfettisi
unvani ile hususi pasaport verilmesine esas teskil eden ``Pasaport Talep
Formu'' ve eki ``Belge'' deki Personel Genel Müdürlügü Daire Baskani Çetin
Kivci yerine atilan imzalarin bu kisiye ait olmadigi ve bu belgelerdeki tarih
ve sayi numaratörlerinin Bakanligimiz Personel Genel Müdürlügü ve Bütçe ve Mali
Kontrol Genel Müdürlügünde kullanilanlara uymadigi, ayrica, Raporun 2.7.
bölümünde ayrintili olarak açiklandigi üzere bu belgelerin hiç bir sekilde
igfal kabiliyetinin de bulunmadigi,
g. Raporun bir örneginin TBMM.'nin 12.11.1996 tarih ve 472 sayili karari
ile; yurtdisi örgütlerin Devletle olan baglantilari ile Susurluk'ta meydana
gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga kavusturulmasi
amaciyla kurulan Meclis Arastirma Komisyonuna gönderilmesi gerektigi,sonuç ve
kanaatine varildigi incelenmistir.(Ek:66)
13-Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 113 sayili yazisiyla,
Mehmet Özbay (Abdullah Çatli'ya) verilen silah ruhsatinin tahkikatini yapan
polis memuru Dinçer Sariboga ve Baskomiser Dogan Simsek Hakkinda yapmis
oldugunu idari tahkikata iliskin dosyanin bir örneginin talep edildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 12.2.1997 tarih ve 96/272-500485 sayili,
28.01.1997 tarih ve 500340, 261-331/97 sayili eki, Polis Müfettislerince
düzenlenen 15.1.1997 tarih ve 1996/812 sayili yazilari Ek'i gönderilen
sorusturma raporunun sonuç bölümünde yapilan inceleme ve sorusturma neticesinde
elde edilen bilgi ve belgelere, saniklarin beyanlarina göre;
1) Sanik 39485 sicil sayili Baskomiser Dogan Simsek'in Mecidiye Polis
Karakolunun bulundugu adresi Mehmet Özbay (Abdullah Çatli) adindaki sahsin
ikametgahi olarak gösterdigi ve kasitli olarak gerçek disi rapor vermek
suretiyle görevini kötüye kullandigi sübuta erdiginden,
a) Idari Yönden: Eylemine uyan E.Ö.D.T. Madde 8/12 ye göre Meslekten
Çikarma Cezasi ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de bu suçu 05.11.1993
tarihinde islediginden 657 Sayili Devlet Memurlari Kanunu 127. maddesine göre
disiplin cezasi verme yetkisinin zaman asimina ugradigi,
b) Adli Yönden: Eylemine uyan TCK. 240. maddesine göre görevi kötüye
kullanmaktan hakkinda Lüzum-u Muhakeme karari verilmesi gerektigi,
2) Sanik 120600 sicil sayili Polis Memuru Dinçer Sariboga'nin görevine
iliskin olarak kamu adina kovusturmayi gerektiren bir suçun islendigine tanik
oldugu halde ilgili makama bildirmedigi sübuta erdiginden,
a) Idari Yönden: Eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün Madde
8/14'e göre Meslekten Çikarma Cezasi ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de bu
suçu 05.11.1993 tarihinde islediginden 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu 127.
maddesine göre disiplin cezasi verme yetkisinin zamanasimina ugradigi,
b) Adli Yönden: Eylemine uyan TCK. 235 maddesine göre görevini yaptigi
sirada görevine iliskin olarak kamu adina kovusturmayi gerektiren bir suç
islendigini ögrenip de ilgili daireye bildirmediginden hakkinda Lüzum-u
Muhakeme karari verilmesi gerektigi,
3) Fatih Uzunyusuf Mahallesi Muhtari Burhan Kocapehlivan'in TCK. Madde 341
(f.2)'ye göre resmi evrak münderecatinin sihhatini tasdik suretiyle sahtekarlik
yapmak suçundan inceleme yapmak üzere Fatih Kaymakamliginca hakkinda idari
sorusturma açilmasi gerektigi, kanaat ve sonucuna varildiginin bildirildigi
incelenmistir.(Ek:67)
14- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 115 sayili yazisiyla;
Mehmet Özbay (Abdullah Çatli) isimli sahsa verilen nüfus cüzdan sureti ile
ilgili olarak, sahte nüfus cüzdani veren Besiktas Nüfus Idaresinin bu konudaki
islem dosyasinin talep edildigi, Istanbul Nüfus ve Vatandaslik Müdürlügünün
29.1.1997 tarih ve 945/43 sayili yazisiyla,Besiktas Kaymakamligi Nüfus
Müdürlügünün 24.1.1997 tarih ve 945-466-557 sayili yazilari ile 25.4.1990
tarihinde verilen 201-150837 seri no'lu nüfus cüzdaninin tanzimine esas dayanak
teskil eden belgenin bulunamadigi, o tarihte kullanilan erkeklere ait nüfus
cüzdani kayit defterinin Içisleri Bakanligi Mülkiye Müfettislerince yürütülen
sorusturma nedeniyle incelenmek üzere alindigindan, kayda iliskin belge
gönderilemediginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:68)
15- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 119 sayili yazisiyla;
Abdullah ÇATLI üzerinde çikan uzman kimligi ile ilgili olarak yapilan
tahkikat evrakinin Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan talep edildigi,
Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin 27.1.1997 gün ve Hz.1996/79643 sayili
yazisiyla, uzman kimligi ile ilgili hazirlik tahkikatina iliskin evrakin tümü
bilirkisi tetkikati yapilmak üzere Adli Tip Kurumuna gönderildiginden talep
gereginin yerine getirilemediginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:69)
16- Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 2.10.1992 tarih ve 3127 sayili
nüshasinda,
Baysa Ticaret ve Gida Sanayii, Anonim Sirketinin kurulusu ile ilgili ilanin
yer aldigi, buna göre, Istanbul I. Ticaret Mahkemesinin 24.9.1992 tarih ve
E:1992/3924 K:1992/3674 sayili karari ile sirket kurulusunun onandigi,
kurucularin Ant Güven Sazak, Ahmet Baydar, Silva Sazak, Mine Baydar ve Alper
Baydar oldugu, sirket amacinin ithalat, ihracaat, pazarlama ve imalat isleri
oldugu incelenmistir.(Ek:70)
17- Komisyon Baskanliginin 17.1.1997 tarihli ve 161 sayili Botas Genel
Müdürlügüne yazdigi yazi ile, Ahmet Baydar ve Mehmet Özbay (Abdullah Çatli)'nin
ortak oldugu BAYSA A.S.'nin, Iskenderun'da yapilan ihale ile ilgili bilgi ve
belgenin talep edildigi,Botas Boru Hatlari ile Petrol Tasima Anonim Sirketinin
bila tarih ve bila sayili yazisinda,Irak-Türkiye Hampetrol Boru Hatti'nin 1990
yilinda Körfez Savasi sebebiyle BM Karariyla kapatilmasindan sonra BOTAS Ceyhan
Bölge Müdürlügünde bulunan Petrol Depolama Tanklari bir program dahilinde
bakima alindigi, bu kapsamda 1993 yilinda yapilan bir ihale ile sisteme dahil
depolama tanklari hem bakim- onarimlarini yaptirmak hem de tank tabanlarinda
olusan petrol çamurunu (sludge) temizletmek maksadiyla GÜNEY MAKINA SANAYI ve
TICARET LTD. Sirketi isimli firmaya ihale edildigi, adi geçen firma tarafindan
yapilan uzun süreli çalismalar sonucunda, tank tabanlarinda olusan yaklasik
20.000 ton petrol çamuru (Sludge) tanklardan temizlenerek açik toprak havuzlara
ve sisteme ait olan ve bos durumda bulunan ballast tankina tasindigi, tank
tabanlarindan çikarilan ve Sludge (Petrol çamuru) olarak isimlendirilen bu
tortulasmis maddenin ekonomik açidan pek fazla bir deger ifade etmedigi, anilan
malzemenin petrol sektöründe çogu zaman bedelsiz olarak ya da çok düsük
fiyatlarla elden çikarilan bir konuma sahip oldugu, bu konuda sektörün diger
kuruluslari olan TÜPRAS ve ATAS Rafinerilerinin de benzer uygulamalari yaptigi,
bu noktadan hareketle kurumda petrol çamuru temizligi yapan GÜNEY MAKINA
firmasi adi geçen bu atik maddeyi ton basina 150-200 TL gibi düsük bir bedelle
satin alarak tesislerinden tahliye etmek istedigi, BOTAS Genel Müdürlügü
olarak, hem açik toprak havuzlarda depolanan petrol artigi malzemenin yangin ve
benzeri tehlikelerini bertaraf etmek, hem de Irak-Türkiye Boru Hatti'nin
açilmasi durumunda ihtiyaç olunacak ballast tankinin bosaltilmasini saglamak
gayesiyle yukarida tarif edilen bu atik maddeden kurtulma yollarinin arandigi,
bu maksatla Gümrükler Genel Müdürlügü, Çevre Bakanligi ve ilgili diger
kuruluslar ile temasa geçildigi, baslangiçta anilan malzemenin Gümrük
Müstesarligi Tasfiye Isleri Genel Müdürlügünce tasfiye edilmesinin gündeme
geldigi, daha sonra gerekli çevresel tedbirler alinmak ve lüzumlu gümrük
islemlerini tamamlatmak sartiyla sözkonusu atik maddenin BOTAS Genel Müdürlügü
tarafindan elden çikarilmasinin uygun bulundugu, bu gelismeler üzerinde
Kurulusun adi geçen maddeyi satin alabilecek firmalari bulma arayisina girdigi,
bu kapsamda ABAK isimli ikinci bir firmanin daha adi geçen atik maddeyi ton basina
200 ile 500 TL arasinda bir fiyatla satinalmaya talip oldugu, ayni dönemde
BAYSA A.S. isimli firmanin da 07 Mart 1995 tarihli müracaatiyla anilan artik
malzemeyi ton basina 10 ABD Dolari bir fiyatla satin almaya talip oldugu,
BAYSA A.S. firmasinca teklif edilen 10 Dolar/Ton fiyatin adi geçen
tarihlerde sözkonusu atik maddeye verilen en yüksek fiyat ve BOTAS için en
uygun teklif oldugu hususlari gözönüne alinarak 09.03.1995 tarihinde BAYSA A.S.
firmasiyla Sludge (Petrol Çamuru) satis sözlesmesi imzalandigi, yapilan
sözlesmede her türlü gümrük islemleri, vergiler ve gerekebilecek her türlü
yasal yükümlülüklerin anilan firmaca yerine getirileceginin hükme baglandigi,
yapilan bu islemin akabinde, daha önce çok düsük fiyat teklifleri veren GÜNEY
MAKINA SANAYI ve ABAK isimli firmalarin anilan atik madde için daha yüksek
fiyatlar verebileceklerini BOTAS'a yazili olarak bildirdikleri, bu gelismeler
üzerine BOTAS Genel Müdürlügünün hem sözkonusu atik maddeden daha fazla gelir
elde etmek hem de saglikli bir rekabet ortami olusturmak gayesiyle, BAYSA A.S.
firmasiyla daha önceden yapilmis Sludge satis sözlesmesini iptal ettigi, bu
islemlerin ardindan Genel Müdürlügün 29.03.1995 tarih ve 387 sayili OLUR'u ile
kurum üst düzey yetkililerinden olusan 7 kisilik bir açik artirma ihale
komisyonu olusturuldugu, kurulan bu komisyonun sözkonusu atik maddeyi o tarihe
kadar almaya talip olan her üç firmayi da 29.3.1995 tarihli yazisiyla yapilacak
açik artirma ihalesine davet ettigi, 04.04.1995 tarihinde BOTAS Genel
Müdürlügünde yapilan açik arttirma ihalesi sonucunda BAYSA A.S. firmasinin
sözkonusu atik petrol çamurunu ton basina 10 ABD Dolari fiyatla almaya hak
kazandigi, iki tur halinde devam eden açik artirma ihalesinde GÜNEY MAKINA
SANAYI LTD. firmasi ton basina 8 ABD Dolari, ABAK firmasi ise ton basina 7 ABD
Dolari fiyatlari teklif ettikleri, daha önceden yüksek fiyat vereceklerini
beyan eden her iki firmanin da ihale komisyonuna adi geçen atik maddenin
bulundugu tankin içindeki suyun tahliyesi hususu ile BOTAS tarafindan talep
edilen teknik emniyet konularinin agirligindan bahisle daha yüksek fiyatlar
veremeyeceklerini beyan ettikleri,
Ilgi yazida bahsi geçen diger Mehmet ÖZBAY ya da Abdullah ÇATLI isminde bir
sahsin adi geçen ihale ile herhangi bir ilgisi bulunmadigi, ayrica gerek ihale
öncesi gerekse de ihale safhasinda adi geçen sahsin BOTAS Genel Müdürlügü ile
herhangi bir münasebeti veya temasi da olmadigi, Susurluk'ta meydana gelen
trafik kazasi sonrasinda adi geçen sahsin BOTAS'tan ihale aldigi yolunda bazi
haberlerin birtakim basin organlarinda yer almasi üzerine Genel Müdürlügümüzce
adi geçen konuda ciddi tetkikler yapildigi, bu incelemeler sonucunda Mehmet
ÖZBAY isimli sahsin; BOTAS'da yapilan ihaleden 5-6 ay sonra sözkonusu BAYSA
A.S. Firmasina Yönetim Kurulu üyesi olarak katildiginin ögrenildigi, ancak adi
geçen Mehmet ÖZBAY'in BAYSA A.S. firmasi Yönetim Kurulu üyesi olduktan sonra
dahi BOTAS ile herhangi bir temasina veya iliskisine rastlanmadigi,
Yukarida genis olarak tarif edilen petrol çamuru (Sludge) tahliye islemlerinin
BAYSA A.S. firmasinca halen yürütülmekte olup, isin son kisimlarina gelindigi,
ihale kapsaminda günümüze kadar BAYSA firmasinca yaklasik olarak 11.000 Ton
Sludge tahliyesi gerçeklestirildigi, bu sonuca göre isin toplam mali hacminin
de yaklasik olarak 110.000 (yüzonbin) ABD Dolari oldugunun bildirildigi
incelenmistir.(Ek:71)
18- Komisyon Baskanliginin 6.1.1997 tarih ve 103 sayili yazisiyla;
960 303 044 453-7, 950 901 023 601-9, 950 117 009 033-6 simkart nolu
telefonlarin kimin adina kayitli oldugu, bu telefonlarla 1.1.1996 tarihinden
itibaren yapilan görüsmelere ait komputür listesi ile Istanbul Emniyet
Amirligine ait 2144033 nolu telefonu 25.8.1996 günü saat 12-16 arasinda hangi
telefonlarin aradigi hususunda bilgi talep edildigi,
Türk Telekom Firmasinin 14.1.1997 tarih ve 2101/84 sayili yazisiyla;
Anayasanin 22. maddesi, 406 sayili Telgraf ve Telefon Kanununun 20.
maddesi, Meclis Içtüzügünün 105. maddesi 3-5 fikralari hükümleri geregince bir
sakinca bulun- madigindan simkart numaralarinin sirasiyla Hatay Ili Payas
Ilçesinde ikamet eden Ali AKTEKIN adina, Ankara'nin Topraklik'ta ikamet eden
Osman TOSUN adina, Istanbul Üsküdar'da ikamet eden Hüseyin KOCADAG adina
kayitli bulundugu,
2144033 numarali telefona ait görüsmelerin ve cep telefonlarinin hangi
telefonlarla arandigina iliskin hususun teknik imkansizliklar nedeniyle mümkün
olamadiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:37)
19- Komisyon Baskanliginin Içisleri Bakanligina gönderdigi 29.11.1996 tarih
ve 4 sayili yazisiyla,
Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan Mafya-
Yasadisi örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta
meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda rapor hazirlanmissa
da bunlarin ve varsa belgelerinin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin
talep edildigi,
Jandarma Genel Komutanliginin 6.12.1996 tarih ve 217053 sayili yazisiyla,
Balikesir-Susurluk Ilçesi Bursa karayolunun 13 ncü Km.de, 03 Kasim 1996
günü saat 17.00 siralarinda, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Hüseyin
KOCADAG'in kullandigi 06 AC 600 plakali mercedes otomobilin bir kamyona arkadan
çarpmasi sonucu meydana gelen kazada; Emniyet Müdür Yardimcisi Hüseyin KOCADAG,
Abdullah ÇATLI, Gonca US öldügü, DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK
yaralandigi, kaza yapan otomobilde; (2) adet MP-5 Mk. tabanca, (5) adet
tabanca, (2) adet susturucu, (281) adet muhtelif tabanca fisegi, (3) adet sahte
kimlik belgesi, çok az miktarda kahverenkli toz madde ve naylon poset
parçasinda toz bulasigi madde bulundugu, olaya baslangiçta Susurluk Cumhuriyet
Bassavciliginca el konulmus olup, dosya bilahare Istanbul DGM. Bassavciligina
devredildigi, Istanbul DGM Bassavciliginca araçta bulunan silah ve iki maddenin
J.Gn.K.ligi Kriminal laboratuvarinda incelenmesi istendigi, elde edilen
sonuçlar ilgili Savciliga gönderildigi,
Ankara Cumhuriyet Bassavciliginca Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis silah
tasima belgesinin incelenmesi J.Gn.K.ligi Kriminal Laboratuvarindan talep
edildigi, elde edilecek sonuçlarin ilgili Savciliga gönderilecegi,Yukarida
belirtilen hususlardan baska J.Gn.K.liginda bilgi bulunmadiginin
bildirildigi,Emniyet Genel Müdürlügünün 9.12.1996 tarih ve 2694-96 sayili
yazisiyla;
Emniyet Genel Müdürlügünce 6.11.1996 tarih ve 96/272 sayili talimat
yazisiyla Susurluk Ilçesinde meydana gelen kaza olayinda, Emniyet Müdürü
Hüseyin KOCADAG'in olayin tümü üzerinde degerlendirilerek, gereken inceleme,
arastirma ve sorusturmanin yapilmasinin istenildiginin bildirildigi
incelenmistir.(Ek:72)
20- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 112 sayili yazisinda,
Emniyet Genel Müdürlügünden Susurluk Kazasinda bulunan ruhsatsiz silahlarla
ilgili mensei tespitinin yapilip yapilmadiginin, yapildi ise sonucunun, ayrica
bu silahlardan hariç Israil'den hangi cins silahlarin hibe olarak alindiginin
bildirilmesinin istenildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 26.1.1997 tarih ve 026292 sayili yazisi ve
eklerinde,
Susurluk Ilçesinde kaza yapan araçta ele geçen tüm silahlar ile ilgili bilgiler
ve Israil'den hibe olarak alinan silahlara ait ilgili Daire tarafindan
hazirlanan dökümanlarin liste halinde gönderildigi,
Bunlardan A 92571 U seri numarali 22 kalibre Italyan yapimi Baretta Marka
tabancanin Ocak 1994 tarihinde yapilan bir anlasmayla bir Israil Sirketi
tarafindan Türk Polis Teskilatina satildiginin Israil Interpolünce
bildirildigi, ancak, Emniyet Genel Müdürlügü silah kuvve kayitlarinda mevcut
olmadigi,
Irak yapimi, Tariq marka 9 mm çapli 930647 seri numarali tabancanin seri
fabrikasyon numarasi silinip tek tek bu seri numarasi vurulmus oldugu için
üretici fabrikadan satim yeri hakkinda cevap almanin mümkün görülmedigi.,
MP-5 marka 9 mm çapli 21995 ve C 48952 seri numarali yari makinali
tabancalarin ise menseilerinin tespitine iliskin olarak konu, 14.2.1997 tarih
ve 038646 sayili yazi ile aynen bildirildigi,
Buna göre; MP-5 marka silahlarin Ingiltere'de üretildigi, bunlardan C 49952
seri numarali silahin 1985 yilinda Kuveyt'e satildigi, MP-5 marka 21995 seri
nolu silahin ise 1980 yilinda Yugoslavya'ya satildiginin, Ingiliz Interpolünden
alinan yazilardan anlasildigi, bu bilgilerin ilgili ülkeler nezdinde de
alinarak detayli bilgilerle takviye edileceginin bildirildigi,
Israil'den bugüne kadar 8.12.1993 tarih ve 31862 sayili yazida belirtilen;
10 Adet Ruger kisa tüfek 0.22 LR, 10 Adet Baretta tabanca cal:22, 8 Adet
Remington Model 870 Av tüfegi,5000 Adet``oo'' Buchshot kovan, 5000 Adet
Lock-Buster av tüfegi kovani, 100 Adet UZI Yari Mak.tab.7 (sarjörü),100 Adet 9
mm tabanca, 4 Adet Magnum 300 Mac Millan tüfegi,10000 Adet Magnum 300 fisegi,
5000 Adet Cal. 50 fisegi alindigi, bunlarla ilgili olarak 19.2.1996 tarih ve
4016 sayili yazida açiklandigi üzere son kullanici belgesindeki 10 ayri kalem
malzemeden bir kisminin gönderildigi ve kullanici olan Özel Harekat Daire
Baskanligina orijinal ambalajli olarak teslim edildigi, kurulan muayene ve
kabul komisyonunca kabulünün yapildigi ve ayniyatinin kesilerek 15.11.1994
tarihinde kuvve kayitlarinin alindigi,
23.12.1993-15.6.1994 tarihleri arasinda da,
100 Adet 5,56 mm Galli Tüfek, 20 Adet 7,62 mm Galli Tüfek, 100 Adet 9 mm
Jeriko 028 Otomatik Tabanca, 60 Adet 9 mm Jeriko 94/15 Otomatik Tabanca, 100
Adet 9 mm Mini Uzi Otomatik Tabanca, 90 Adet 9 mm Mikro Uzi Otomatik Tabanca,
40 Adet 9 mm Uzi Seyyar Dipçikli Tabanca, 50 Adet 9 mm Uzi Sabit Dipçikli
Tabancanin Israil Hospro Firmasi tarafindan hibe ve bedelsiz olarak Emniyet
Teskilatina gönderildigi, tamaminin Özel Harekat Daire Baskanliginin
taleplerine dayali olarak tesellüm belgesi ile bu daireye zimmetle teslim
edildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:73)
21- Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda;
Adalet Bakanligindan, Susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi
ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili
dosyanin, Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler
Katliami dosyasinin, Abdi IPEKÇI'nin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin
ilgili Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,
Ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuriyet
Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki
tahkikat dosyalarinin Komisyona gönderilmesinin talep edildigi,
Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114
sayili yazisi ekinde gönderilen dosyalarda;
Susurluk Cumhuriyet Savciliginin 12.11.1996 tarih ve Hz:1996/949 E:1996/407
Iddianame: 1996/145 sayili iddianamesinde;
Hüseyin KOCADAG, Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY) ve Gonca US isimli kisilerin
ölü, Sedat Edip BUCAK'in yarali, Hasan GÖKÇE isimli sahsin sanik oldugu, suçun
3.11.1996 tarihinde islendigi,
Olay tarihinde sürücü Hüseyin KOCADAG yönetimindeki Sedat BUCAK'a ait 06 AC
600 plakali Mercedes marka otomobil ile Izmir Ilinden, Istanbul Iline dogru
seyir halinde iken; Ilçenin uçakyolu mevkii 53. Km.ye geldiginde sol taraftaki
benzinlikten çikis yaparak Bursa istikametine (ayni istikamete) gitmek isteyen
Hasan GÖKÇE yönetimindeki 20 RC 721 plakali ford kamyona sag arka yan taraftan
çarparak ölümlü ve yaralamali trafik kazasi meydana geldigi,
Kaza neticesinde 06 AC 600 plakali Mercedes otomobilin sürücüsü Hüseyin
KOCADAG, ayni araçta bulunan Abdullah ÇATLI ve Gonca US isimli sahislar öldügü,
otomobilin sag ön koltugunda bulunan Milletvekili Sedat BUCAK hayati tehlike
geçirecek sekilde yaralandigi,
Sanigin yargilanmasinin yapilarak eylemine uyan; TCK.nun 455/2, son,
40,2918 sayili yasanin 119. maddeleri geregince cezalandirilmasina karar
verilmesi kamu adina talep ve iddia olundugu,
Sahislarda ve araçta elde edilen silah ve kimliklere iliskin olarak evrakin
tefrik edilecegi ve fezleke ile yetkili Cumhuriyet Bassavciliklarina
gönderileceginin kararlastirildigi,
Susurluk Cumhuriyet Savciliginin Hz. 1996/961,963,964 Fezleke: 1996/ sayili
Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen fezlekede;
3.11.1996 tarihinde sorumluluk bölgesi içinde meydana gelen trafik kazasi
ile ilgili olarak, olay yerine giden jandarma yetkililerine, kazaya karisan
Mercedes otomobilde iki adet MP-5 otomatik tabanca, bes adet çesitli marka
veçapta tabanca ile bunlara ait iki adet susturucu, toplam onüç adet jarsör ve
mermilerin ele geçirildigini, olay yerinde kesif yapildigi, bilirkisi raporu ve
olay yeri krokisi ile kaza yapan araçlarin durumlarinin fotografla tespit edildigi,
ölenlerin üzerlerinde yapilan incelemede, ölen Hüseyin KOCADAG üzerinde Emniyet
Genel Müdürlügüne ait polis kimligi, banka kartlari, sigorta karti ile gazete
kagidina sarili olarak 0,33 cm. kahverengi renkli niteligi belirsiz toz madde,
19.050 bin lira para, nüfus cüzdani ve sürücü belgesi, ölen Abdullah ÇATLI'nin
(Mehmet ÖZBAY) üzerinde, Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis sürücü belgesi, silah
tasima ruhsati, silah tasima izin belgesi, kartvizit, Baysa Ticaret adina
düzenlenmis fatura bilgi karti, Viza karti, Yapi Kredi Karti, Barclay Kart, bir
adet telefon karti, Istanbul Ticaret Odasi üyelik karti, bir adet üzerinde
beyaz toz tanecigi bulunan naylon poset, 44 milyon 500 bin lira, 29 adet
100'lük ABD dolari, yüzelli dolar, 305 Alman Marki, ölen Gonca US'un üzerinde,
sürücü belgesi, çesitli fotograflar, gözlük çerçevesi, sol ayaginda 24 cm.
uzunlukta altin zincir çiktigi,
Basin yayin organlarinin yayinlari ile otomobilde ele geçen silahlar,
mermiler ve esyalar ile ölen sahislar üzerindeki esya ve belgelerin
degerlendirilmesinde, ayrica Mehmet ÖZBAY kimlikli sahsin gerçekte Abdullah
ÇATLI isimli sahis oldugu ve 18 yildir arandigindan,
Sahislarin birarada bulunmasi, çesitli silahlar ve sahte belgelerin
mevcudiyeti ile TCK.nun 313. maddesine muhalefet suçunu olusturacagi, bu suçun
da Devlet Güvenlik Mahkemesi yetkisi ve görevi içinde oldugunun anlasilmasi
nedeniyle fezleke düzenlenerek, hazirlik evraki ve diger malzemelerin Istanbul
DGM. Bassavciligina gönderildigi,
Trafik kazasi ile ilgili olarak Hz/1996/949 sayili sorusturmanin devam
etmekte oldugu, hususlarinin fezlekede yer aldigi incelenmistir. (Ek:74)
22- Susurluk Cumhuriyet Bassavciliginin 7.11.1996 tarih ve Hz: 1996/962 ,
E: 1996/20 sayili yetkisizlik kararinda;
3.11.1996 tarihinde meydana gelen kaza olayinda Abdullah ÇATLI olarak
yakinlarinca da teshis edilen sahsin üzerinde Mehmet ÖZBAY adina düzenlenmis
sürücü belgesi, çesitli bankalara ait kredi kartlari, Ticaret Odasi üye karti,
silah tasima ruhsati ve silah tasima izin belgesi çiktigi, silah tasima izin
belgesinin Emniyet Genel Müdürlügünce düzenlendiginin anlasilmasi üzerine, suç
yeri itibariyle Savciligin yetkisizligine ve geregi için yetkili ve görevli
Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmesine karar verildigi,
Susurluk Cumhuriyet Savciliginin 7.11.1996 tarih ve Hz: 1996/949 sayili
Tefrik Kararinda;
3.11.1996 tarihinde meydana gelen trafik kazasinda;
Trafik kazasi olayi, diger olaylar da ayni olmakla, 1996/949 sayisi
üzerinden yürütülmesine, Abdullah ÇATLI üzerinde çikan ehliyetname, silah
tasima ruhsati ve banka kayitlarinin düzenlenme yerleri Istanbul Ili olmakla,
diger evraklardan ayrilarak, tefrik edilerek hazirligin Hz: 1996/961 sayisi
üzerinden yürütülmesine,
Abdullah ÇATLI üzerinden çikan silah tasima izin belgesinin düzenlenis itibari
ile farkli olmasi nedeniyle tefrik edilerek Hz: 1996/962 sayili üzerinden
yürütülmesine,
Araçta bulunan çesitli evsaftaki silah, mermi ve jarsörler hakkindaki
sorusturmanin saglikli yürütülmesi için tefrik edilerek Hz. 1996/963 no.
üzerinden yürütülmesine,
Ölen Abdullah ÇATLI (Mehmet ÖZBAY) üzerinde çikan küçük naylon posetteki
beyaz toz bulasigi ve ölen Hüseyin KOCADAG'in cüzdani içinden çikan 0,33 cm.
kahverengi toz hakkindaki evrakin tefrik edilerek Hz: 1996/964 no. üzerinden
yürütülmesine, karar verildigi incelenmistir.(Ek:75)
23-Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda;
Adalet Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi
ile dava açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin,
Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami
dosyasinin, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili
Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,
Ayrica Susurlukta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuhuriyet
Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki
tahkikat dosyalarinin komisyona gönderilmesinin talep edildigi,
Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114
sayili yazisi eki dosyalardan Mehmet Özbay'a ait 1996/1136 sayili Silah Tasima
dosyasinda;Mehmet Çakir vekili Nihat Yanik'in 28.3.1995 tarihli dilekçe ile 9
mm. Baretta marka L 53461 Z seri nolu silahin Mehmet Özbay'a hibe etmek için
dilekçe ile Istanbul Valiligine müracaat edildigi,
Mehmet Özbay'in 28.03.1995 tarihli dilekçesi ile Mehmet Çakir'a ait silah
hibe yoluyla almak istedigini, bir dilekçe ile Istaanbul Valiligine müracaat
ettigi,
Emniyet Genel Müdürlügünün 14.11.1991 tarih ve 62159/69 sayili makam
onayinda;Emniyet Genel Müdürü'nün teklifinde, Mehmet Çakir'in talebi üzerine
yaptirilan tahkikatta, hayatinin harici ve ciddi tehlikeye maruz kaldigina dair
herhangibir belge ve bilginin mevcut olmadigini, silah satin aldirilarak tasima
ruhsati verilip verilmeyecegi hususunun Bakanlik makaminin taktirine
birakildigi, tasima ruhsati verilip verilmeyecegi makaminin tensiplerine arz
edildigi, Içisleri Bakanligi tarafindan da tasinan ruhsata verilmesi için onay
verildigi, Ankara Valiliginin 5.11.1991 tarih ve 285525 sayili yazisi ile
tabancan ve mermi alabilmesi için düzenleme yapildigi, Ankara Valiliginin
4.2.1994 tarih ve 147762 sayili onayi ile, 31.12.1995 tarihine kadar Tasima
ruhsati verilmesinin Valilikçe onaylandigi,
Istanbul Valiliginin 14.6.1994 tarih ve 11782 sayili yazisi ile Mehmet
Özbaya isimli sahsin can güvenliginden bahisle MKE'den silah satin aldirilarak
tabaancaanin ruhsati verilmesini talep ettiginden bahisle tasima ruhsati
verilip verilmemesi hususunun soruldugu, Emniyet Genel Müdürlügünün teklifinde
Istanbul Il'inden 1961 dogumlu Mehmet Özbay isimli sahislarin hayatlari harici
ve ciddi tehlikeye maruz kaldigindan bahisle silah tasima izni verilmesinin
istenmesi üzerine yaptirilan tahkikatta hayatlarinin tehlikede olduguna dair
herhangibir belge ve bilgi bulunmadigini, yönetmeligin 7/a maddesine göre silah
tasima izni verilip verilmeyecegi hususunu onaya arz ettigi 4.7.1994 tarihli
Bakan Onayi ile tasima ruhsati verilmesinin uygun görüldügü,
Istanbul Valiliginin 25.3.1996 tarih ve 11782 sayili Valilik onayi ile de
4.7.1999 tarihine kadar tasima ruhsatinin verilmesi için onay verildigi
incelenmistir. (Ek:76)
24-Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda; Adalet
Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava
açilmis ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin,
Söylemezler Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami
dosyasinin, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili
Cumhuriyet Savciliklari ve Mahkemelerden,ayrica Susurlukta meydana gelen kaza
üzerine, Istanbul DGM ve Cumhuhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin,
Ankara Cumhuriyet Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin komisyona
gönderilmesinin talep edildigi,
Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114
sayili yazisi eki ``ideolojik amaçla 7 kisiyi öldürmek'' suçu ile ilgili
dosyada;
Ankara 3. Agir Ceza Mahkemesinin 26.12.1996 tarih ve E: 1990/44 K: 1995/278
Savcilik:1986/6517 sayili gerekçeli kararinda;
Iddia, savunma, Ankara 4. Kolordu Komutanligi Nezdinde Kurulan Sikiyönetim
I Numarali Askeri Mahkemesinin 1984/55 Esas numarali dava dosyasi içerigi,
yeminli tanik ve katilanlarin anlatimlari ile dosyadaki diger tüm kanitlarin
objektif ve kül halinde degerlendirilmesinden Bahçelievler 15. Sokak
No:56/2'deki evde oturan maktüller Serdar Alten, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin,
Osman Nuri Uzunlar, Latif Can, Salih Gevenci, Faruk Ersan'in olay günü evlerine
baskin yapilarak ellerinin arkadan baglandigi ve eter koklatilmak suretiyle
bayiltiklari maktüllerden Salih Gevenci ile Faruk Ersan'in bir abrabaya
konularak Eskisehir Yoluna götürülüp orada baslaarina kursun sikilmak suretiyle
öldürüldükleri, daha sonra evde kalan maktüllerden Osman Nuri Uzunlar'in
bogularaka, Hürcan Gürses, Efraim Ezgin, Latif Can ve Serdar alten'inde bas ve
gögüs kisimlarina tabanca ile ates edilerek maktüller Hürcan Gürses, Latif Can
ve Efraim Ezgin'in evlerinde öldürüldükleri, Serdar Alten'in ise agir yarali
olarak hastaneye kaldirilmasini müteakip 17.10.1978 tarihinde hastanede ölmesi
suretiyle 7 kisinin katledilmis olduklari Semiha Üstündag adindaki tanigin
yolda tesadüfen gördügü iki genç arasindaki konusmalarinda birinin digerine
``tamam mi'' diye soru sormasi üzerine ötekinin ``5-6-2 tamam reis'' seklinde
cevap vermesi ve bu gördüklerini bir aile toplantisinda polis memuru Recep
Okay'a anlatmasi, katliam olayinin gerçeklestigi ev numarasinin 56/2 olmasi
nedeniyle Recep Okay'in öldürülme hadisesi ile ilgili o gençlerin aralarindaki
konusmalari irtibatlandirarak durumu mesai arkadasi Selami Ünal'a bildirdigi,
Selami Ünal'inda Recep Okay'dan aldigi bilgileri Ankara Emniyeti 2.Subesinde
katliam olayini sorusturmakla görevli komiser dürüst Oktay'a anlatmasini
müteakip Semiha Üstündag'a fotograflar göstermek suretiyle o konusan
sahislardan birinin Duran demirkiran oldugunu saptamasi, Duram Demirkiran'in
ise bahçelievler bölgesinde ülkücü görüsün ileri gelenlerinden olmasi nedeniyle
gözaltina alinarak yapilan sorgulamasinda olayda adres tesbiti ve gözcülük yaptigini,
yakinda Ömer Özcan'in oldugunu söyledikden sonra sorusturma derinlestirilmis
saniklar Haluk Kirci, Ahmet Ercüment Gedikli, Ömer Özcan, Duran Demirkiran,
ibrahim Çiftçi, Ömer Yavuz Haciömeroglu, Abidin Sahiner, Mehmet Kundakci ve
Kadir Temir haklarinda Ankara Sikiyönetim Komutanligi Askeri Savciliginin
30.7.1979 gün 1979/597 Esas, 1979/1061 iddianame sayili iddianemesi ile kamu
davasi açilmistir.
Adi geçen mahkemece yapilan yargilama sonucunda 19 Aralik 1985 gün 1984/55
Esas ve 1985/311 karar numarali ilamla `` Ibrahim Çiftçi, Ömer Yavuz
Haciömeroglu, Abidin Sahiner, Mehmet Kundakçi ve Kadir Temir'in beraatlerine,
saniklar Duran Demirkiran ile Ömer Özcan'in TCY,'sinin 149/2, 65/3 ve 59.
maddeleri geregince 12'ser yil 6'sar ay agir hapis cezasi ile sanik Ahmet
ercüment Gedikli'nin ömür boyu agir para cezasi ile ve sanik Haluk Kirci'nin
ise idam cezasi ile cezalandirilmalarina karar verilmis ve karar temyiz
edildikten sonra Yargitay'dan geçip Sikiyönetim Mahkemesince yeni bastanhüküm
kurularak enson Ankara 1 Numarali Askeri Mahkemesinin 17.06.1988 gün 1987/44
Esas 1988/101 karar numarali ilami ile kesinlesmistir.
Saniklar Mahmut Korkmaz, Bünyamin Adanali, Abdullah Çatli, Ünal
Osmanagaoglu, Kadri Kürsat Poyrak ve Mahmut Korkmaz haklarinda giyabi tutuklu
olmalari nedeniyle dosyanin tefrik edildigi daha sonra bu saniklar hakkinda
kamu davasi açilarak saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osmanagaoglu Bünyamin
Adanali, Kadri Kürsat Poyrat ve Mahmut Korkmaz ile ilgili davanin mahkememizin
1990/44 esas numarali dosyasinda görüldügü,
Bir kisim taniklar ve mahkum olan saniklarin olaya Bünyamin Adanali'ninda
katildigi yolunda hazirlikda anlatimda bulunmalarina ragmen mahkememizde
dinlenilen bu saniklar ve taniklar Bünyamin Adanali'nin olaya katildigini
görmediklerini ve duymadiklarini hazirlikda yapilan sorgulama sirasinda baski
ve iskence altinda kaldiklarini ve yazilan tutanaklarin kendilerine okutulmadan
imzalatilmis oldugunu beyan etmislerdir,
Saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve Mahmut
Korkmaz giyaben tutuklanmalarina ragmen bugüne kadar yakalanamadiklari için
bunlar hakkindaki yargilama ile ilgili islemler tefrik edilmek suretiyle baska
bir dosyada esas açilip oraya kaydi yapildiktan sonra o dosyada yürütülmesine
karar verilmistir.
Yukarida anlatildigi üzere, sanik Bünyamin Adanali üzerine atilan suçu
islemedigini olay yerine ugramadigini, olay tarihinde Erzurum'da oldugunu
savunmus ve bu savunmalari mahkememizce dinlenen taniklar Mesut Nabi Adanali ve
Hasan Fehmi Adanali tarafindan dogrulandigi gibi olayda yargilanip
cezalandirilan ve cezasini çektikden sonra çikan Duran Demirkiran'da sanik
Bünyamin Adanali'nin olaya katilmadigini, Bünyamin Adanali'yi birkez gördügünü
ve kendisininde olaya katilmamasina ragmen baski ve iskence sonucunda
hazirlikda suçu üzerine aldigini söylemistir.
Sanik hakkinda cezalandirilma yoluna gidilebilmek için kesin, inanadirici
ve yeterli kanitin elde edilmis olmasi gerekmektedir.
Olayda sanik Bünyamin Adanali hakkinda üzerine atilan suçtan hükümlülügünü
gerektirir derecede yeterli, inandirici ve kesin kanit elde edilemedigi gibi
mahkememizce süpheye varilmis ve süphe sanik lehine uygulanir genel kuralida
gözönüne alinmak suretiyle sanik Bünyamin Adanali'nin 7 kisiyi katletmek
suçundan beraatine karar verilmesi yoluna gidilmistir.
Mahkeme üyesi Kerim Talu ise sanik Bünyamin Adanali'nin cezalandirilmasi
yolunda dosyada yeterli kanit bulundugunu ileri sürerek çogunluk görüsüne karsi
çikmis ve karsi oy kullanmistir.Gerekçesi yukarida anlatildigi üzere:
H ü k ü m:
1- Suçu isledigine dair dosyada hükümlülügünü gerektirir derecede yeterli,
inandirici ve kesin kanit elde edilemediginden süphe sanik lehine uygulanir
genel kuralida gözönüne alinarak sanik Bünyamin Adanalinin ideolojik amaçla 7
kisiyi öldürmek suçundan Beraatine, Üye Kerim Talu'nun bu sanigin mahkumiyeti
gerekir yolundaki karsi oyuyla
2- Saniklar abdullah Çatli Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve
Mahmut Korkmaz'in yargilanmalari ile ilgili evraklarin bu dosyadan ayrilarak
baska bir dosyaya konulup yeni verilecek esas üzerinden adi geçen saniklar
hakkindaki yargilamaya devam etmesine,
3- Saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraaz ve
Mahmut Korkmaz'in giyabi tutukluluk durumlarinin devamina,
4- Sanik Bünyamin Adanali'nin Serbest birakilmasina, baska bir suçtan
tutuklu veya hükümlü degil ise derhal saliverilmesi için Ankara Cumhuriyet
Bassavciligina yazi yazilmasina,
Katilanlar ve katilanlar vekilleri ile saniklar Abdullah Çatli, Ünal Osman
Agaoglu, Kadri Kürsat Poyraz ve Mahmut Korkmaz'in yokluklarinda sanik Bünyamin
Adanali ile bu sanik vekili Av, Yalçin Kasaroglunun yüzlerine karsi isteme
aykiri ve yargitay yolu açik olmak üzere 26.12.1995 günü açik ve oyçokluguyla
verilen karar yöntemine uygun bir sekilde okundu ve anlatildi ``seklinde karar
verildigi incelenmistir.(Ek:77)
25- Komisyon Baskanliginin 29.11.1996 tarih ve 3 sayili yazisinda; Adalet
Bakanligindan, susurluk Cumhuriyet Savciligindaki tahkikat dosyasi ile dava açilmis
ise dava dosyasinin, Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili dosyanin, Söylemezler
Çetesi ile ilgili dosyanin, 1978 yilindaki Bahçelievler Katliami dosyasinin,
Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili dava dosyalarinin ilgili Cumhuriyet
Savciliklari ve Mahkemelerden,
Ayrica Susurlukta meydana gelen kaza üzerine, Istanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi ve Cumhuriyet Savciligindaki sorusturma dosyasinin, Ankara Cumhuriyet
Bassavciligindaki tahkikat dosyalarinin komisyona gönderilmesinin talep
edildigi,
Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 13.12.1996 tarih ve 031114
sayili yazisi eki dosyada;
Mehmet Özbay ile ilgili sürücü belgesi ve iliskin islemlerde; Ilkokul
diplomasinin 21.5.1973 tarih ve 829 no'lu oldugu iyi derece ile Meydan Köyü
Ilkokulundan mezun oldugunu gösterdigi, 18.05.1990 tarihinde Motorlu Tasit
sürücü kursuna müracaat ederek kayit defterinin 979 numaraasina kaydedildigi,
18.12.1990 tarihinde Trafik Tescil Sube Müdürlügüne müracaat ederek ve Motorlu
Tasit Sürücü sertifikasini ibraz ederek sürücü belgesi talep edildigi,
18.12.1990 tarihinde 63241 sayili belge düzenlenerek, ilgisine verildigi
incelenmistir.(Ek:78)
26- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 121 sayili yazisiyla;
Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 14.1.1997 tarih ve Muh: 1997/43 sayili
yazisi ve eki belgelerde,
Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 20.4.1992 tarih ve Hzr.1992/8718
E:1992/5177 Id: 1992/2596 sayili iddianamesi ile 26.2.1992 tarihinde Atatürk
Hava Limanindan yurt disina çikarken görevliler tarafindan yapilan kontrollarda
Sahin Ekli isimli sahsin Belçika makamlarinca düzenlenmis pasaportun tamamen
sahte oldugunun ekspertiz raporunda da belirtildigi gibi igfal kaabiliyetini
haiz oldugu, sanigin üzerine atilan suçu isledigi sanik itirafi ve tüm evrak
kapsamindan anlasildigi gerekçesiyle Bakirköy Asliye Ceza Mahkemesine dava
açildigi,davanin 26.12.1996 tarihi itibariyla 1992-405 sayili davanin devam
ettigi incelenmistir.(Ek:79)
27- Komisyon Baskanliginin 3.2.1997 tarih ve 202 sayili yazisiyla;
Ankara Cumhuriyet Bassavciligina 6.1.1997 tarih ve 103 sayili Komisyon
Baskanligi yazisi ile Türk Telekom Genel Müdürlügünden istenen bilgilerin
verilmediginden bahisle kanuna aykiri davranisa giren ve bu suretle komisyonun
görev yapmasini engellemekten bahisle gereken cezai kovusturmanin açilmasinin
talep edildigi,
Ankara Cumhuriyet Bassavciliginin 25.2.1997 tarih ve Hz: 1997/10691 sayili
karari ile Genel Müdürlük sorumlulari hakkinda mahkemeye sevklerine yeter delil
bulunamadigi gerekçesiyle takipsizlik karari verildigi incelenmistir.(Ek:37)
28- Komisyon Baskanliginin 10.1.1997 tarih ve 116 sayili yazisiyla;
Istanbul Cumhuriyet Bassavciligindan Haluk KIRCI isimli sahsin Istanbul
Asayis Sube Müdürlügünden gözaltinda iken kaçma olayi ile ilgili olarak yapilan
tahkikat ve yargilamalara iliskin belgelerin talep edildigi,Istanbul Cumhuriyet
Savciliginin 8.4.1996 tarih ve Hz: 1996/11011 Büro: 1996/171 sayili ek
takipsizlik kararinda;
``Küçükçekmece Cumhuriyet Bassavciliginin 1995/1054 sayili ilami ile aranan
ankara 1 No'lu Sikiyönetim Komutanligi Askeri Mahkemesinin 1986/68 Esas,
1987/19 sayili karari ile 7 kez idam cezasina hükümlü Sükrü oglu, 1958 dogumlu
Haluk KIRCI isimli sahsin emniyetçe yakalandigi, Küçükçekmece Cumhuriyet
Bassavciliginin 1.2.1996 tarih ve 105 sayili yazilari ile hükümlünün ilamlar
gelene kadar emniyet nezarethanesinde tutulmasi istenilmesine ragmen, yukarida
açik hüviyeti yazili Asayis subesi eski Müdürü Sedat DEMIR'in suç tarihinde
infaz bürosundaki görevlilere baski yaparak hükümlü Haluk KIRCI'nin kaçmasini
kolaylastirdigi iddia edilmekle,
Delillerin degerlendirilmesi üst görevli mahkemeye ait olmak üzere sanik
hakkinda müsnet suçtan kamu davasi ikame olundu'' karar verildigi
incelenmistir.(Ek:80)
29- Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 8.4.1996 tarih ve Hz: 1996/11011 Büro:
1996/171 Iddia: 1996/63 E: 1996/3525 sayili iddianameyle;
Sanik Emniyet Asayis Sube Müdürlügü Infaz Bürosunda görevli Komiser Servet
ATAN, Polis Memurlari Cevat YANAR ve Nihat DEMIRAY haklarinda kamu davasi
açilmasinin talep edildigi Istanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 9.7.1996 tarih
ve E: 1996/347 K: 1996/830 C.Savcisi: 1996/5617 sayili karari ile;
``Yapilan yargilamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamina nazaran
saniklarin müsnet suçu isledikleri hususunda kusurlarinin bulunmadigini,
çalistiklari Asayis Sube Müdürlügüne dört kontrollü dis kapidan geçilmek
suretiyle girildigi, etrafta ayrica tel örgülerinin de bulundugu, giren ve
çikan her sahsin kontrol edildigi, ayrica çikan sahislarin hangi birimden
çiktii tesbit edildikten sonra telefonla o kisimdan teyit aldiktan sonra
birakildiklari, bu durum muvacehesinde komiser Servet ATAN'in vve Polis Memuru
Nihat DEMIRAY'in firar sirasinda olay yerinde bulunmamalari nedeniyle
kendilerine hiçbir kusur izafe edilemeyecegi hususunun disinda o sirada
kalabalik odada tek basina bulunan ayni zamanda devamli gelen telefona bakan
sanik Cevat YANAR'in da olayin meydana gelisinde bir kusur veya kastinin
bulunamayacagi, zira firar eden sahis odadan çiksa bile bu kadar önemle korunan
bir binadan dis kapiya çikincaya kadar bir yerde takilmasinin gerektigi,
dilayisi ile sanigin bir an dikkatsizligi ile bu olayin husule gelemeyecegi
neticesine varildigindan saniklarin müsnet suçtan beraatlerine karar verilmesi
hak ve nesafet kaidelerine uygun görülmüstür.''saniklarin müsnet suçtan
beraatlerine, seklinde karar verildigi incelenmistir.(Ek:80)
30- Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 23.12.1996 tarih ve 1996/877 sayili
yazisinda;
Hürriyet Gazetesinde çikan haberin yeni delil ihtiva ettiginden bahisle
8.4.1996 tarih ve Hz. 1996/11011 Büro: 1996/171 sayili ek takipsizlik kararinin
kaldirilarak, yeni hazirlik numarasi verilmesinin Istanbul Cumhuriyet
Bassavciligindan talep edildigi,
Istanbul Cumhuriyet Savciliginin 23.12.1996 tarih ve Hz: 1996/57583 Büro:
1996/877 Iddia: 1996/224 E: 1996/1466 sayili iddianame ile Istanbul 6. Agir
Ceza Mahkemesi Baskanligina Asayis eski Sube Müdürü Sedat DEMIR hakkinda;
``Ankara 1 No'lu Sikiyönetim Komutanligi Askeri Mahkemesinden verilen
1996/68 Esas, 1987/198 Esas Sayili karari ile 7 kez idam cezasina hükümlü Haluk
KIRCI isimli sahsin firarina sebebeyit vermek suçundan haklarinda Istanbul
Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasi açilan saniklar Cevat YANAR, Servet ATAN ve
Nihat DEMIRAY'a hükümlüyü nezarete koymamalari hususunda talimat verdigine dair
hakkinda dava açilmasini gerektirir delil ve emareye rastlanmadigindan müsnet
suçtan sanik hakkinda takibat icrasina yer olmadigina,'' kamu davasi
açilmasinin talep edildigi, davanin halen Istanbul 6. Agir Ceza Mahkemesinde
1997/8 sayi ile davanin devam ettigi, incelenmistir.(Ek: 80)
31- Komisyon baskanliginin 18.3.1997 tarih ve 293 sayili yazisinda;
Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciligindan Ibrahim Sahin ve 3 Özel
Harekat Sube Müdürlügü mensubu hakkinda düzenlenen iddianamenin talep edildigi,
Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 18.3.1997
tarih ve 1997/561 sayili yazisi, eki iddianamede;
Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Dairesi eski Baskani Ibrahim Sahin,
Polis Memurlari Ayhan Çarkin, Ercan Ersoy, Oguz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa
Altinok, Abdülgani Kizilkaya, Ziya Bandirmalioglu Ayhan Akça, Mehmet Korkut
Eken'in sanik oldugu, suç tarihinin 1993-1996 yillarini kapsadigi, suçun
``cürüm islemek için silahli tesekkül olusturmak, hakkinda tevkif ve yakalama
müzekkeresi bulunan kisileri yetkili merciilere haber vermemek'' oldugu,
03.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen trafik
kazasinda, ayni otomobil içerisinde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin
Kocadag'in birlikte bulunmalari, o tarihten itibaren, Türkiye gündeminde bas
sirayi alarak bugüne kadar süregelen tartismalarin en önemli konusunu teskil
etmistir.
12.11.1996 tarihinde Sayin Cumhurbaskani ile bir görüsme yapan, Anavatan
Partisi Sayin Genel Baskaninin ... bazi devlet görevlilerinin uyusturucu,
kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi eylemlere karistiklarini, devlet
tarafindan aranan bazi silahli eylemcilerinde bu devlet görevlileri tarafindan
kullanildigini ... ifade etmesi sebebiyle Sayin Cumhurbaskani 13 Kasim 1996
tarihli mektupla bu bilgileri Sayin Basbakana intikal ettirmislerdir. Bu
mektupta özetle ``.. Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi
vardir... bu dairenin bazi elemanlari uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam
öldürme gibi islere karismaktadir. Ö.Lütfü Topal'i öldürenlerin itiraflari
fevkalade enteresandir. Asiret reisi devleti kullanmaktadir. Devlette görevli
bazi kisilerin Özel Harekat Daire Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari
ve bunun IçIsleri Bakani dahil bir takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde
oldugu söylenmektedir.'' seklinde iddia edilen hususlara yer vermislerdir. Bu
iddialar nazara alinarak Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, Içisleri
Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü Teftis Kurullari tarafindan arastirmalar
yapilmistir. Ayrica, Türkiye Büyük Millet Meclisinde'de bu konularla ilgili bir
arastirma komisyonu teskil edilerek arastirmalar sürdürülmüstür. Bu bilgilerin
ve arastirmalarin yaninda Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Bassavciliginca da hazirlik tahkikati yapilarak yukarida izah edilen olaylar
ayri ayri tahkik edilmis ve toplanan deliller ve delillere istinaden olusan
kanaat iddianamenin muhtelif bölümlerinde ayrintili olarak izah ve ifade
edilmistir.
Türkiye'de katliam sanigi olarak giyabi tutuklama karari ile, yurtdisinda
uyusturucu kaçakçiligi ve cezaevi firarisi olarak Interpol tarafindan kirmizi
bülten ile aranan bir silahli eylemci ile, bu kisiyi yakalamak veya bulundugu
yeri derhal güvenlik birimlerine bildirmekle görevli ve yükümlü olan üst düzey
bir emniyet mensubunun ve bir milletvekilinin ayni ortamlarda birlikte olmalari
ve bu birlikteligi, Abdullah Çatli'nin gerçek kimligi bilinerek, uzun süreli
yakin iliskiler içerisinde sürdürülmüs olmasi,
Bu kisilerin her üçününde üzerinde ruhsatli tabancalari, yanlarindaki
korumalarin ayri ayri zati silahlarinin bulunmasina ragmen ayrica saldiri,
suikast ve gizlice cinayet islemekte kullanilabilecek vahim nitelikte ve sayida
silahlari ve mermilerle, 34 NUL 63 numarali sahte plakalari (koruma amaçli olmadigi
Ist.Emn.Müd. yazi ve arastirmasi ile saptanmistir.) ve birçok sahte belgeleri
yanlarinda bulundurduklari nazara alindiginda, bu kisilerin son olaydaki
beraberliginin basit bir tatil gezisi veya bassagligi ziyareti ile izah
edilmesi inandirici görülmemistir. Kaldiki, yukaridaki tesbitlere göre bu
beraberlik tesadüf degil önceden tesbit edilmis bir bulusma oldugu, Istanbul'da
bulunduklari ilk günde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in
gizlenen bulusmalari ve görüsmelerinden anlasilmaktadir.
Bu durum adi geçen kisilerin, yanlarinda koruma olarak bulundurduklari
kisilerle birlikte, yasalara aykiri silahli bir eylem hazirliginda bulunduklari
kanaatini olusturmustur.
Bu silahlardan ve mermilerden bir bölümünün özel Harekat Daire Baskanligi
kaynakli olduklari ve 1993-1994 yillari itibariyle Emniyet Genel Müdürlügünde
kuvve kayitlarinda bulunmalari gerektigi tesbit edilmistir. Buna ragmen bu
silah ve mermilerin kaza yapan otomobil içerisinde ve orada bulunan kisiler
elinde ne maksatla bulunduklari ve onlara nasil intikal ettirildikleri, Emniyet
Genel Müdürlügünün cevabi yazilarinda izah edilememistir. Ancak, belirtilen
tarihlerde Özel Harekat Daire Baskan Vekili olan Ibrahim Sahin'in talimatlari
ve bilgileri dahilinde adi geçenlere intikal ettirildigi kanaati olusmustur.
Abdullah Çatli'nin üzerinde bulunan ve yukarida ayrintilari izah edilen
sahte belgeler ve özellikle silah tasima izin belgeleri ve hususi yesil
pasaportlar düzenlenerek, bu belgelerle Devlet tarafindan aranan ve birçok
yasadisi eyleme katilmis olduklari saptanan bu kisilerin kolaylikla silah
tasimalari ve kolaylikla yurtdisina çikis ve dönüsleri saglanarak çesitli
imtiyazlarla donatilmis olduklari anlasilmistir.
Ömer Lütfi Topal isimli kisinin öldürülmesinde (Olay yukarida ayrintili
olarak izah edilmistir) kullanilan silahin sarjöründe Abdullah Çatli'nin parmak
izi bulunmus ve Abdullah Çatli'nin bu olaya istirak etmis oldugu bu somut delil
ile tesbit edilmistir. Öldürülen Ömer Lütfi Topal Istanbul'da ve Türkiye'nin
muhtelif yerlerinde faaliyet gösteren birçok kumarhanenin isletmecisidir. Bu
isletmelerden çok büyük miktarlarda paralar kazanilmaktadir. Sami Hostan ve Ali
Fevzi Bir isimli sahislarda Ömer Lütfi Topal'in Istanbuldaki bir kumarhanesinin
ortaklaridir. Bu kisiler bir ihbar üzerine üç polis memuru ile (Ayhan Çarkin,
Ercan .Ersoy, Oguz Yorulmaz) birlikte Ömer Lütfi Topal'in cinayet zanlilari
olarak gözaltina alinmislardir. Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube
Müdürlügünde gözaltinda bulunduklari sirada daha ilk saatlerden itibaren Sedat
Edip Bucak Istanbul Il Emniyet Müdürüne defalarca telefon açarak bu kisileri
gözaltindan kurtarmaya ve arastirmanin genisletilmesini engellemeye yönelik
girisimlerde bulunmustur, arastirmanin 1. günü henüz tamamlandiginda ise,
Ibrahim Sahin'in bizzat Istanbul'a gelmesi henüz tamamlandiginda ise, Ibrahim
Sahin'in bizzat Istanbul'a gelmesi ile bu kisiler apar topar Istanbul Emniyet
Müdürlügünden Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüs ve orada kisaca
ifadeleri alinip yüzeysel bir inceleme ile yasal olmayan bir uygulama ile
serbest birakilmislardir.
Bu kisilerin acele olarak Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmeleri,
özel timler hakkinda kamuoyunda olumsuz kanaat olusmasini önlemek olarak izah
edilmeye çalisilmistir. Ancak, bu kisilerden ikisi sivil sahistir, özel
timlerle iliskileri yoktur. Diger polis memurlarinin ise önceki tarihlerde Özel
Harekat Dairesi ile iliskileri zaten kesilmistir. Kaldiki, bu tür uygulamanin
mutad olmadigi bizzat Istanbul Il Emniyet Müdürünün ifadesinde belirtilmistir.
Söyleki; Emniyet Amiri, Baskomiser ve Komiser rütbelerinde birçok Emniyet
mensubu muhtelif suçlardan muhtelif tarihlerde Istanbul Emniyet Müdürlügünde
gözaltina alinarak sorgulamalari yapildigi halde (hatta bir bölümü orada
suimuameleye maruz kaldiklarini iddia etmislerdir.) Emniyet Genel Müdürlügü
veya Içisleri Bakanliginin bu kisiler hakkinda yapilan islemler ile herhangi
bir sekilde ilgilenmedikleri ve ayrica Emniyet Genel Müdürlügü nezdinde de
herhangi bir arastirmaya kalkismadiklari, zaten bu olayda Emniyet Genel
Müdürü'nün de devre disi birakildigi ve kendisine herhangi bir bilgi
verilmedigi anlasilmistir. Bunlarin disinda, Ö.Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi
sebebiyle gözaltina alinan bu üç polis memuru (Mustafa Altinok, Enver Ulu ve
Ömer Kaplan isimli polis memurlari ile birlikte) Ö.Lütfü Topal'in öldürülmesine
tekabül eden zaman diliminde, Sedat Etip Bucak'a koruma görevlisi olarak tayin
edilerek orada toplanmalari saglanmistir. (Koruma tayininde aciliyet unsurunun
bulunmadigi ve bir kisim islemlerdeki usulsüzlükler Basbakanlik Teftis Kurulu
Raporunda ve yukaridaki ilgili bölümlerde izah edilmistir.) Ö.Lütfü Topal'in
öldürülmesine istirak ettigi somut delillerle saptanan Abdullah Çatli ile bu
olayin zanlilari olarak gözaltina alinan ve ayni zamanda ortaklari olan Sami
Hostan ve Ali Fevzi Bir ile, Sedat Edip Bucak ve onun yukarida isimleri yazili
korumalari, uzun süreden beri tanismaktadirlar ve sik sik biraraya gelmektedir.
Keza, bu kisilerin hepsi Ibrahim Sahin ile de tanismakta ve onlarla da iliskili
bulunmaktadirlar. Ö.L.Topal'in öldürüldügü günlere tekabül eden zaman diliminde
ve ayrica bu olaydan önceki ve sonraki günlerde, Abdullah Çatli, Sedat Edip
Bucak, Sami Hostan, Ali Fevzi Bir ve Sedat Edip Bucak'in korumalari arasinda
yogun ve dikkat çekici sekilde telefon görüsmeleri yapildigi tesbit edilmistir.
(Telefon görüsmelerinin detaylari yukarida ayrintili olarak izal edilmistir.)
Yine, olayin vukuu buldugu tarihe yakin zamanlarda Abdullah Çatli, Sami Hostan,
Ali Fevzi Bir ve S.Edip Bucak'in korumalari, Siverek'te S.E.Bucak'in
ikametgahinda toplanmislardir. (Fotograflarla ilgili bölümde izah edilmistir.)
Adi geçen bu kisilerin böyle bir olay etrafinda yogun görüsme, beraberlik
ve dayanisma içerisinde bulunmalari, özel kasitla hareket ettikleri kanaatini
olusturmaktadir.
Tarik Ümit'in kaybolmasi olayi ile ilgili bölümde izah edildigi üzere;
Tarik Ümit'in kayboldugu gün, en son görüstügü kisiler Ibrahim Sahin'in uzun süredir
yaninda bulunan ve görev iliskilerinin disinda daha ileri özel iliskiler
içerisinde olduklari anlasilan polis memurlari Ayhan Akça ve Ziya
Bandirmalioglu'dur. Ayhan Akça ve Ziya Bandirmalioglu'nun Tarik Ümit'in
kaybolmasi olayi ile ilgilerini tesbit eden ve bu istikamette arastirma yapan
Jan.Astsubay Ahmet Altuntas'a Ibrahim Sahin yasal olmayan bir sekilde müdahale
ederek arastirmanin sürdürülmesini önlemistir. Bu olayda yine Abdullah Çatli,
Sami Hostan, Haluk Kirci, Ibrahim Sahin, Ayhan Akça, Ziya Bandirmalioglu ve
Ayhan Çarkin'in isimleri geçmektedir. Tarik Ümit'in kaybolmasi olayinda bu
kisilerle iliskiyi tesbit eden MIT Konturterör Merkez Yöneticisi Mehmet Eymür,
Tarik Ümit'in Abdullah Çatli ve adamlari tarafindan kaçirildigini ve
sorgulandigini ifade ederek durumu Özel Harekat Daire Baskan Vekili Ibrahim
Sahin'e intikal ettirmistir. Bu isimler ve bildirim karsisinda Ibrahim Sahin'in
davranislari, bu olayda Abdullah Çatli'nin varligi ve adi geçen diger kisilerle
birlikte eylemleri hususunda bilgi sahibi oldugunu göstermistir.
Ayhan Akça ve Ziya Bandirmalioglu'nun çocuklarinin Istanbul'da bir gazinoda
03.09.1995 tarihinde yapilan sünnet dügününde, dosyada mübrez davetiye ve
fotograflarda da görülecegi üzere, Abdullah Çatli, Ibrahim Sahin ve iddianamede
adi geçen polis memurlari saniklarin birlikte olduklari görülmektedir. Ayrica,
bizzat Ziya Bandirmalioglu'nun Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi.. Cumhuriyet
Bassavciliginda sanik olarak alinan ifadesinde, Haluk Kirci'nin da orada
bulundugu ve onlarla birlikte olduklari anlasilmistir. Bu dügünün kirveligini
Abdullah Çatli (Mehmet Özbay sahte kimligi ile) ve Ibrahim Sahin birlikte
üstlenmislerdir. Yine Ziya Bandirmalioglu'nun ifadesine göre kirvelik görevi
Ankara'da Sedat Edip Bucak'in yazihanesinde kararlastirilmistir. Sünnet
dügününde bulunan sanatçinin basina yansiyan beyanlarina göre bu dügün için
kendisine 400 milyon lira ücret ödenmistir, ayrica salon masraflari olarak da
300 milyon lira üzerinde para ödenmistir. Ziya Bandirmalioglu'nun ifade ettigi
üzere, yaklasik 700-800 milyon lira tutarindaki dügün masraflarinin tamami
Abdullah Çatli tarafindan karsilanmistir. 1995 tarihi itibariyle, 700-800
milyon TL. tutarindaki dügün masraflarinin Abdullah Çatli tarafindan
karsilanmis olmasi ve en üst düzeyde bir Emniyet görevlisinin bu sahis ile ayni
dügünde kirveligi üstlenmis bulunmalari, bu kisiler arasindaki mutad arkadaslik
iliskileri ile izah ve kabul etmek mümkün bulunmamaktadir. Aksine, bu kisiler
arasindaki büyük menfaat iliskileri bulundugunu göstermektedir.
Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginda sanik olarak
ifadesi alinan Ziya Bandirmalioglu, müsnet suçlardan tutuklanmasi üzerine henüz
cezaevine gönderilmeden, sevk islemleri yapildigi sirada 27.01.1997 tarihinde
Istanbul DGM. binasindan firar etmistir.
Ayrica, Ibrahim Sahin'in koruma görevlisi olan Ayhan Akça'nin, yurtdisinda
uyusturucudan elde edilen parayi ülkeye getirdigi sirada yakalanan Dilek Örnek
hakkinda Ist.DGM.'ne açilan davada da sanik bulundugu yukarida ayrica izah
edilmistir.
Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskan Vekili olarak görevli
bulunan Hanefi Avci ve Milli Istihbarat Teskilati Kontrterör Merkez Yöneticisi
Mehmet Eymür'ün Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciligindaki ifadeleri ile teyid
ettikleri (bu ifadelerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Susurluk Arastirma
Komisyonunda verdikleri ifadeleri de aynen tekrar etmislerdir) ve dosyada
mevcut bilgi, belge ve delillere göre:
Yasadisi bölücü terör örgütlerine destek veren kisilerle hukuki yollarla
mücadele edebilmek imkani bulunmadigini düsünen bir kisim görevliler tarafindan
baska yöntemler aranmaya baslanmistir. Bu düsünce ile Emniyet, MIT ve Jandarma
Teskilatlarinda bazi görevliler tarafindan bu istikamette çalismalar
baslatilmistir. (MIT ve Jandarma hakkindaki iddialara iliskin ifadeler Ankara
DGM. Cumhuriyet Bassavciligina, Güneydogu Anadolu Bölgesindeki olaylara iliskin
ifadeler Diyarbakir DGM.Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.). Emniyet
Genel Müdürlügü ve Özel Harekat dairesinde bazi üstdüzey görevliler ve yine
Özel Harekat Dairesinde görev yapmis birkisim polis memurlari ile, bu
görevliler tarafindan önceki tarihlerden beri bilinen ve taninan ancak,
muhtelif suçlari sebebiyle giyabi tutuklu olarak aranan bir kisim sivil
kisilerden olusan tesekkül meydana getirilerek terör örgütlerine destek
saglandigini düsündükleri kisilere yönelik eylem ve faaliyetlerde
bulunulmustur.
Bir süre sonra, bu tesekkülün eylem yapacaklari hedef veya eylemlerini
hakli gösterecekleri sebep bulunmadigi görülmekle beraber, olusturulan bu
guruplar dagilmamis aksine, bir kisim siyasetçi ve kumarhane isletmecisinin de
katilimi ile, kisisel çikarlar saglamaya yönelik eylemler yaptiklari ifade
edilmistir. Nitekim, Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen malum trafik
kazasinda birarada bulunan kisiler, bunlarin yanlarinda tasidiklari silahlar ve
belgeler ile bu kisilerin, iddianamede isimleri zikredilen diger kisilerle
iliskilerinin boyutlari ve yine yukarida izah ve ifade edilen bir kisim olaylar
bir bütün olarak degerlendirildiginde, Susurluk kazasinda birarada bulunan
kisilerin yukarida ifade edilen sekilde, yasadisi eylemlerinden birinin daha
hazirlik hareketlerine basladiklarini göstermektedir.
Bu tesekkülde yer alan sahislarin kisilikleri, görev alanlari ve ülkedeki
etkinlikleri nazara alindiginda (saniklardan Korkut Eken'in beyaninda da
belirttigi üzere) tesekkülün eylemlerinin yetkili ve görevli merciiler
tarafindan artik kontrol edilemez boyutlara ulastigi görülmüstür. Ancak,
Susurluk kazasi ile, bu tesekkül ve bir kisim mensuplari meydana çikmistir.
Tüm bu delille ve belgeler birlikte nazara alindiginda, haklarinda
iddianame ile dava açilan bu kisilerin birçok olayda isimlerinin birlikte
geçtikleri görülmektedir.
Bu birlik ve beraberligin tesadüflerden ibaret olmadigi, Polis Memurlari
saniklarin sadece koruma görev yapmak maksadiyla tayin ve tahsis edilmedikleri,
bunlarin Özel Kasit altinda biraraya toplandiklari ve bu suretle: Devlet
tarafindan muhtelif suçlardan aranan kisiler, kumarhane isletmecileri, bir
kisim yönetici ve siyasetçiler ile Özel Harekat Daire Baskanliginda görevli
bazi polis memurlarinin cürüm islemek için tesekkül olusturduklari veya bu
tesekküle katildiklari anlasilmistir.
Cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçu: TCK.'nun 313. maddesinde düzenlenen
bir tehlike suçudur. Bu madde ile Türk Ceza Hukuku'ndaki genel ilkeye bir
istisna getirilmek sureti ile toplum yararina hazirlik hareketleri de
cezalandirilmaktadir. Amaç, müstakbel suçlari önlemektir. Suçun olusumu için,
iki veya daha çok kisinin ayni gaye dogrultusunda yani, suç islemek için irade
mütabakati içinde bulunmalari yeterlidir. Su halde, anlasma ile suç
olusacagindan, herhangi bir cürüm islenmesine gerek te bulunmayacaktir, baska
bir deyisle, cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek suçunun olusabilmesi
için, bu tesekkülün herhangi bir suç islemis ve tamamlamis olmasi da gerekli
bulunmamaktadir. Yukarida ifade edildigi gibi suçun olusumu için hazirlik
hareketleri yeterlidir. Ayrica, tesekkül üyelerinin ayni derecede görev
almalari da gerekli degildir. Bir kismi koruma, kollama, bir kismi ikmal, bir
kismi talimat ve direktif, bir kismi icraci, bir kismi da suçtan menfaat temin
etmis olmasi suçun olusumu için yeterlidir.
Bu eylemle birlikte tüm saniklarin ayrica, haklarinda yakalama ve tevkif
müzekkereleri bulunan (Abdullah Çatli, Haluk Kirci) kisilerin sakli
bulunduklari yeri bildikleri halde yetkili merciilere de haber vermedikleri ve
bu sekilde bu suçu da isledikleri anlasilmistir.
Susurluk kazasi olarak Türkiye'nin gündeminde yer alan olaylarin, ülke
genelinde tüm yönleriyle aydinliga kavusmasi ve olaylarda istiraki olan baska
kisilerin de varliginin belirlenmesi için, Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca
tahkikati sürdürülen Ö.Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi, Silivri Cumhuriyet
Bassavciliginca tahkikatlari sürdürülen Tarik Ümit'in kaybolmasi ve Iran
Uyruklu Asker Smitko-Lasem Ecmaili'nin öldürülmesi olaylari, Sapanca Cumhuriyet
Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Behçet Cantürk ve arkadaslarinin
öldürülmesi olayi, Gaziantep Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati sürdülen
Mehmet Ali Yaprak'in kaçirilmasi olayi, Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciligi
tarafindan Diyarbakir ve Ankara DGM. Cumhuriyet Bassavciliklarina gönderilen
evraklarla ilgili tahkikatlarin ikmal edilmesi, olay faillerinin somut
delilleri ile ortaya çikarilmasi gerekmektedir. Bu tahkikatlarin sonuçlanmasi
halinde, olaylara istirak ettikleri tesbit edilen saniklar hakkinda, görevli
Cumhuriyet Savciliklarinca yapilacak yasal islemlere ek olarak, Istanbul DGM.
Cumhuriyet Bassavciliginin görev alanina iliskin olarak, cürüm islemek için
tesekkül meydana getirmek suçundan da ayrica, ek mukteza tayin olunacaktir.
Zaten, iddianame münderecatinda isimleri geçen ve halen firarda bulunan ve
yakalama ve Giyabi Tevkif müzekkereleri ile aranan ancak, ifadeleri alinamadigi
için haklarinda dava açilmayan birkisim saniklar hakkinda hazirlik evraki
tefrik edilmis olup, tahkikat Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginca
sürdürülmektedir.
Saniklarin yargilamalarinin 2845 Sayili Kanunun 20.maddesine göre
Mahkemenizde yapilarak; tüm saniklarin eylemlerine uyan ve yukarida zikredilen
Kanun maddeleri geregince ayri ayri Cezalandirilmalarina karar verilmesi kamu
adina iddia olunur.
1- Sedat Edip Bucak ve Mehmet Kemal Agar'in Milletvekili olmalari sebebiyle
hazirlik evraklari tefrik edilmis ve Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginin
30.01.1997 tarih ve 1997/221-1 sayili Fezleke'si ekinde Adalet Bakanligi'na
gönderilmistir.
2- Müsnet suçlardan saniklar (Giyabi Tutuklu) Sami Hostan, Ali Fevzi Bir,
Yasar Öz ve Haluk Kirci haklarindaki evrak tefrik edilmis olup, adi geçen
saniklar aranmaktadir. Yakalandiklarinda haklarinda ek iddianame ile dava
açilacaktir. (Hazirlik No: 1997/478).
3- Abdullah Çatli, Hüseyin Kocadag ve Gonca Us'un ölmüs olmalari sebebiyle,
saniklar Sedat Hostan ve Ömer Kaplan hakkindaki delil durumu nazara alinarak bu
kisiler hakkinda Ek Takipsizlik karari verilmistir.
4- Diyarbakir, Ankara ve Izmir Yargi çevresine iliskin iddialarla ilgili
evraklar Diyarbakir, Ankara ve Izmir DGM. Cumhuriyet Bassavciliklarina tefriken
gönderilmistir. (26.02.1997 tarih ve 1996/2303 Hz.)
5- Tuggeneral Veli Küçük hakkindaki iddia ve ifadelere iliskin evrak, Genel
Kurmay Baskanligina gönderilmistir. (24.02.1997 tarih ve 1996/2303 Hz).
6- Yasar Öz isimli kisi hakkinda Emniyet Genel Müdürlügünde Teknik
Danismanlik Hizmeti yürüttügünden bahisle düzenlenen evrakta sahteçilik
bulundugu nazara alinarak, Mehmet Agar hakkindaki evrak tefrik edilmis ve
1997/9-1 sayili Görevsizlik Karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina
gönderilmistir.
7- Yasar Öz isimli sahista yakalanan silahlar, sahte belgeler ve
pasaportlarla ilgili evrak tefrik edilerek Yasar Öz hakkinda evrakta
sahtecilik, 6136 sayili kanuna muhalefet ve olay tarihinde Istanbul Emniyet
Müdürlügünde görevli olanlar hakkinda evrak tefrik edilerek 1997/10-2 sayili
Görevsizlik karari ile Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.)
8- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile nüfus cüzdani veren
görevliler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul
Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/23).
9- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile sürücü belgesi veren
görevliler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul Cumhuriyet
Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/25).
10- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile umumi ve hususi
(Yesil) pasaport verenler hakkinda evrak tefrik edilerek Görevsizlik Karari ile
Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. (Hazirlik No: 1997/24).
11- Abdullah Çatli'ya Mehmet Özbay sahte kimligi ile Istanbul'da Silah
Tasima Ruhsati verilmesinde suistimali görülenler hakkinda evrak tefrik
edilerek Görevsizlik Karari ile Istanbul Il Idare Kuruluna gönderilmistir.
12- Ayrica, Istanbul DGM. Cumhuriyet Bassavciliginca yapilan hazirlik
tahkikati sirasinda toplanan delillerden;
a) Tarik Ümit'in kaybolmasi ile ilgili olanlar bu olay hakkinda hazirlik
tahkikati yapan Silivri Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.
b) Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi ile ilgili olarak alinan ifadeler ve
yapilan telefon tesbitlerine dair müfredat listeleri bu olay hakkinda hazirlik
tahkikati yapan Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir. 05.03.1997
''seklinde yapilan düzenleme incelenmistir.(Ek:81)
32- Komisyon Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve 118 sayili yazisiyla,
Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligindan Susurluk olayina iliskin
sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,
Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin 6.03.1997 tarih ve 0258 sayili
yazisi ekinde 11 klasörden olusan sorusturma raporunun birer örneginin
gönderildigi, raporun konumuza iliskin olarak, (B) bölümünde Susurluk'ta
meydana gelen trafik kazasi ile ilgili genel açiklamalarin Mülkiye
Müfettislerince, Polis Müfettislerince yürütülen sorusturmalarin açiklanmis,
Cumhuriyet Bassavciliklarinca yürütülen çalismalar irdelenmistir. Bu bölüme
iliskin degerlendirme olarak ta;
`` 03.11.1996 tarihinde Susurluk ilçesinde, sürücülügünü Istanbul
Kemalettin Erörge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag'in yaptigi 06 AC 600
plakali otonun 20 RC 721 plakali kamyona arkadan çarpmasi neticesinde uzun
süredir aranmakta olan Abdullah Çatli ile Gonca Us'un ölümüne; Milletvekili
Sedat Edip Bucak'in da agir yaralanmasi ile sonuçlanan kazanin sonucunda:
Idari sorusturmalarin sonuçlandigi, ek bir sorusturma yapilmasina gerek
bulunmadigi düsünülmektedir.
Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan hususi pasaport ile ilgili islemlerde
ihmali görülenler hakkinda fezleke düzenlenmistir.
Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan silah tasima ruhsati ile ilgili islemde
kusuru görülenler hakkinda rapor düzenlenmis olup, cezai bakimdan polis
müfettislerince fezleke düzenlenmektedir.
Adi geçen sahis adina düzenlenmis olan sürücü belgesi islemlerinde
usulsüzlük bulunmadigi anlasilmistir.
Besiktas Ilçe Nüfus Müdürlügünce düzenlenen nüfus hüviyet cüzdani
verilmesinde kusuru görülenler hakkinda Mülkiye Basmüfettislerince sorusturma
yapilmakta olup, fezleke düzenlenecektir.
Hüseyin Kocadag'in ölmesi nedeniyle adli ve idari yönden hakkinda herhangi
bir islem yapilmasina gerek kalmamistir.
Adli sorusturmalar devam etmekte olup, trafik kazasi ile ilgili dava
Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. Mehmet Özbay adina mevzuata
aykiri silah tasima belgesi düzenledigi isnad edilen Emniyet Eski Genel Müdürü
Mehmet Agar ile hakkinda giyabi tevkif karari bulunan ve emniyetçe aranan
kisiyi sakladigi isnad edilen ve aracinda bulunan ruhsatsiz silahlar nedeniyle
6136 sayili Kanuna muhalefet ettigi düsünülen Sedat Edip Bucak halen
Milletvekili olduklarindan konulara iliskin savunmalari, ilgili yer
C.Bassavciliklarinin fezleke düzenleyerek ilgili Bakanlik kanaliyla TBMM
Baskanligindan yasama dokunulmazliklarinin kaldirilmasini talep etmesi ve
Anayasanin ilgili maddesi geregince talep uygun görüldügü takdirde mümkün
olabilecektir.
Konularin yukarida belirtilen idari sorusturmalar sonucu düzenlenecek
fezleke konulari disinda tamami C.Bassavciliklarinca sorusturma konusu edilmis
bulunmaktadir.
Cürüm islemek amaciyla tesekkül meydana getirilip getirilmedigi hususu
Istanbul DGM C.Bassavciliginca sorusturulmaktadir.
Raporunun (G) bölümünde Sahin Ekli ile ilgili pasaport düzenleme ve Mehmet
Özbay adina düzenlenen silah tasima belgelerinin irdelemesi yapilmistir.
G/3 maddesinde; ``03.11.1996 günü trafik kazasinda ölen Ahmet-Remziye oglu,
1956 Nevsehir dogumlu Abdullah çatli ile ilgili olarak sürdürülen arsiv ve
bilgisayar kayitlarinin incelenmesinde, anilan sahsin ayrica Haydar ve Fahriye
oglu, Malatya Ili Merkez Ilçesi Çavusoglu nüfusuna kayitli, Malatya 1957
dogumlu Sahin Ekli adina Istanbul Valiliginden 16.11.1990 tarihinde verilme TR
282820 seri numarali 5 yil süre ile geçerli umuma mahsus pasaport aldigi
anlasilmis ve Istanbul Emniyet Müdürlügünden temin edilen Sahin Ekli adina tanzim
edilen pasaporta iliskin evrak ve belgeler 04.1.1997 gün ve 012032 sayili
yazimiz ile Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina
gönderilmistir.''Raporun sonuç kisminda;
A bölümünde; 3.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesinde, sürücülügünü Istanbul
Kemalettin Erörge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag'in yaptigi 06 AC 600
Plakali otonun, 20 RC 721 plakali kamyona arkadan çarpmasi neticesinde uzun
süredir aranmakta olan Abdullah Çatli ve Gonca Us'un ölümü, Milletvekili Sedat
Edip Bucak'in agir yaralanmasi ile sonuçlanan kazanin sonucunda;
Idari sorusturmalarin sonuçlandigi ek bir sorusturma yapilmasina gerek
bulunmadigi düsünülmektedir.
Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan hususi pasaport ile ilgili islemlerde
ihmali görülenler hakkinda fezleke düzenlenmistir.
Mehmet Özbay adina düzenlenmis olan silah tasima ruhsati ile ilgili islemde
kusuru görülenler hakkinda rapor düzenlenmiso lup, cezai bakimdan polis
müfettislerince fezleke düzenlenmektedir.
Adi geçen sahis adina düzenlenmis olan sürücü belgesi islemlerinde
usulsüzlük bulunmadigi anlasilmistir.
Besiktas Ilçe Nüfus Müdürlügünce düzenlenen nüfus hüviyet cüzdani
verilmesinde kusuru görülenler hakkinda mülkiye basmüfettislerince sorusturma
yapilmakta olup, fezleke düzenlenecektir.
Hüseyin Kocadag'in ölmesi nedeniyle adli ve idari yönden hakkinda herhangi
bir islem yapilmasina gerek kalmamistir.
Adli sorusturmalar devam etmekte olup trafik kazasi ile ilgili dava
Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. Mehmet Özbay adina mevzuata aykiri
silah tasima belgesi düzenledigi isnad edilen emniyet Eski Genel Müdürü Mehmet
Agar ile hakkinda giyabi tevkif karari bulunan ve emniyetçe aranan kisiyi
sakladigi isnad edilen ve aracinda bulunan ruhsatsiz silahlar nedeniyle 6136
sayili Kanuna muhalefet ettigi düsünülen Sedat Edip Bucak halen Milletvekili
olduklarindan konulara iliskin savunmalari, ilgili yer C.Bassavciliklarinin
fezleke düzenleyerek ilgili bakanlik kanaliyla TBMM Baskanligindan yasama
dokunulmazliklarinin kaldirilmasini talep etmesi ve Anayasanin ilgili maddesi
geregince talep uygun görüldügü takdirde mümkün olabilecektir.
Konularin yukarida belirtilen idari sorusturmalar sonucu düzenlenecek
fezleke konulari disinda tamami C.Bassavciliklarinca sorusturma konusu edilmis
bulunmaktadir.
Cürüm islemek amaciyla tesekkül meydana getirilip getirilmedigi hususu
Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginca sorusturulmaktadir.
F bölümünde; Mehmet Özbay adina Abdullah Çatli üzerinde.. bulunan adi
geçenin Emniyet Genel Müdürlügü mensubu oldugu, silah tasiyabilecegi,
kendilerine yardimci olunmasina dair Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar imzali,
mühürlü ve fotografli belgeler konusunda yürürlükteki yönetmelige göre böyle
bir belge düzenlenemeyecegi, Mehmet Özbay adina düzenlenmiso lan belgenin
usulüne uygun düzenlenmis bir ruhsat olmadigi, Genel Müdürlük bütçesinden aylik
almayan birisine bu sekilde belge düzenlenemeyecegini, Emniyet Genel müdürlügü
yazisinda anlasildiginin belirtildigi `` incelenmistir.(Ek:82)
33- Komisyon Baskanliginin 28.3.1997 tarih ve 327 sayili yazisiyla,
Fatih Kaymakamligindan Fatih Uzun Yusuf Mahallesi Muhtari Burhan
Kocapehlivan hakkinda idari sorusturma açilip açilmadiginin soruldugu,
Fatih Kaymakamliginin 5.3.1997 tarih ve 56 sayili yazisiyla,
Uzun Yusuf Mahalle Muhtari Burhan Kocapehlivanin, Abdullah Çatli isimli
sahsa Mehmet Özbay adina Mecidiye karakoluna ikametgah olarak gösterilmesi
sebebiyle idari sorusturma açilmak üzere Özel Idare Müdürü Cengiz Hepmumcularin
muhakkik olarak görevlendirildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:83)
34-Komisyon Baskanliginin 31.3.1997 tarih ve 10/89-330 sayili yazisiyla
Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 1997/221-1 sayili
fezlekesi Adalet Bakanligindan istenilmis, Adalet Bakanliginin 1.4.1997 tarih
ve 10069 sayili yazisi eki 30.1.1997 tarih ve Hz:1997/221 fezleke:1997/1 sayili
fezlekenin genel degerlendirme bölümünde;
`` 03.11.1996 tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen trafik
kazasinda, ayni otomobil içerisinde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin
Kocadag'in birlikte bulunmalari, o tarihten itibaren, Türkiye gündeminde bas
sirayi alarak bugüne kadar süregelen tartismalarin en önemli konusunu teskil
etmistir.
12.11.1996 tarihinde Sayin Cumhurbaskani ile bir görüsme yapan, Anavatan
Partisi Genel Baskaninin... bazi devlet görevlilerinin uyusturucu, kumarhane,
haraç ve adam öldürme gibi eylemlere karistiklarini, devlet tarafindan aranan
bazi silahli eylemcilerinde bu devlet görevlileri tarafindan kullanildigini...
ifade etmesi sebebiyle Cumhurbaskani 13 Kasim 1996 tarihli mektupla bu
bilgileri Basbakana intikal ettirmislerdir. Bu mektupta özetle... ``Emniyet
Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesi vardir... bu dairenin bazi
elemanlari uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme gibi islere karismaktadir...
Ö.L.Topal'i öldürenlerin itiraflari fevkalade enteresandir... asiret reisi
devleti kullanmaktadir... Devlette görevli bazi kisilerin Özel Hareket Dairesi
Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun Içisleri Bakani dahil bir
takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugu söylenmektedir...'' seklinde
iddia edilen hususlara yer vermislerdir. Bu iddialar nazara alinarak
Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, Içisleri Bakanligi ve Emniyet Genel
Müdürlügü Teftis Kurullari tarafindan arastirmalar yapilmistir. Ayrica TBMM'de
bu konularla ilgili bir arastirma komisyonu teskil edilerek arastirmalar
sürdürülmüstür. Bu bilgilerin ve arastirmalarin yaninda Istanbul
DGM.C.Bassavciliginca da hazirlik tahkikati yapilarak yukarida izah edilen
olaylar ayri ayri tahkik edilmis ve toplanan deliller ve delillere istinaden
olusan kanaat fezlekenin muhtelif bölümlerinde ayrintili olarak izah ve ifade
edilmistir.Yukarida izah ve ifade edildigi üzere:
Türkiye'de katliam sanigi olarak giyabi tutuklama karari ile, yurt disinda
uyusturucu kaçakçiligi ve cezaevi firarisi olarak Interpol tarafindan kirmizi
bülten ile aranan bir silahli eylemci ile, bu kisiyi yakalamak veya bulundugu
yeri derhal güvenlik birimlerine bildirmekle görevli ve yükümlü olan üst düzey
bir emniyet mensubunun ve bir Milletvekilinin ayni ortamlarda birlikte olmalari
ve bu birlikteligi, Abdullah Çatli'nin gerçek kimligi bilinerek, uzun süreli
yakin iliskiler içerisinde sürdürülmüs olmasi,
Bu kisilerin her üçününde üzerinde ruhsatli tabancalari, yanlarindaki
korumalarin ayri ayri zati silahlarinin bulunmasina ragmen ayrica saldiri,
suikast ve gizlice cinayet islemekte kullanilabilecek vahim nitelikte ve sayida
silahlari ve mermilerle, 34 NUL 63 numarali sahte plakalari (koruma amaçli
olmadigi Ist.Emn.Md. yazi ve arastirmasi ile saptanmistir.) ve birçok sahte
belgeleri yanlarinda bulundurduklari nazara alindiginda, bu kisilerin son
olaydaki beraberliginin basit bir tatil gezisi veya bassagligi ziyareti ile
izah edilmesi inandirici görülmemistir. Kaldiki, yukaridaki tesbitlere göre bu
beraberlik tesadüf degil önceden tesbit edilmis bir bulusma oldugu, Istanbul'da
bulunduklari ilk günde Abdullah Çatli, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadag'in
gizlenen bulusmalari ve görüsmelerinden anlasilmaktadir.
Bu durum, adi geçen kisilerin, yanlarinda koruma olarak bulundurduklari
kisilerle birlikte, yasalara aykiri silahli bir eylem hazirliginda bulunduklari
kanaatini olusturmustur.
Bu silahlardan ve mermilerden bir bölümünün Özel Harekat Daire Baskanligi
kaynakli olduklari ve 1993-1994 yillari itibariyle Emniyet Genel Müdürlügünde
kuvve kayitlarinda bulunmalari gerektigi tesbit edilmistir. Buna ragmen bu
silah ve mermilerin kaza yapan otomobil içerisinde ve orada bulunan kisiler
elinde ne maksatla bulunduklari ve onlara nasil intikal ettirildikleri, Emniyet
Genel Müdürlügünün cevabi yazilarinda izah edilememistir. Silah tasimasina
yardimci olunmasi hususundaki özel belgeler ve diger iliskilerde nazara
alindiginda bu silah ve belgelerin, belirtilen tarihlerde Emniyet Genel Müdürü
olan Mehmet Agar ve Özel Harekat Daire Baskan vekili olan Ibrahim Sahin'in
talimatlari ve bilgileri dahilinde adi geçen kisilere verildigi kanaati
olusmustur.
Abdullah Çatli'nin üzerinde bulunan ve yukarida ayrintilari izah edilen
sahte belgeler, Abdullah Çatli (Mehmet Özbay sahte kimligi ile) ve Yasar Öz
adina düzenlenen silah tasima izin belgeleri ve hususi yesil pasaportlarinda
yine, Mehmet Agar'in Emniyet Genel Müdürü oldugu dönemlerde ve onun bilgisi ve
talimati dogrultusunda düzenlenerek, bu belgelerle, devlet tarafindan aranan ve
birçok yasadisi eyleme katilmis olduklari saptanan kisilerin kolaylikla silah
tasimalari ve kolaylikla yurtdisina çikis ve dönüsleri saglanarak çesitli
imtiyazlarla donatilmis olduklari anlasilmistir.
Ömer Lütfi Topal isimli kisinin öldürülmesinde (olay yukarida ayrintili
olarak izah edilmistir) kullanilan silahin sarjöründe Abdullah Çatli'nin parmak
izi bulunmus ve Abdullah Çatli'nin bu olaya istirak etmis oldugu bu somut delil
ile tesbit edilmistir. Öldürülen Ö.Lütfi Topal Istanbul'da ve Türkiye'nin
muhtelif yerlerinde faaliyet gösteren birçok kumarhanenin isletmecisidir. Bu
isletmelerden çok büyük miktarlarda paralar kazanilmaktadir. Sami Hostan ve Ali
Fevzi Bir isimli sahislarda Ömer Lütfi Topal'in Istanbul'daki bir
kumarhanesinin ortaklaridir. Bu kisiler bir ihbar üzerine üç polis memuru ile
(A.Çarkin, E.Ersoy, O.Yorulmaz) birlikte Ö.L.Topal'in cinayet zanlilari olarak
gözaltina alinmislardir. Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünün de
yetkili mercilere derhal haber vermedikleri aksine, gizlenmesine yardim
ettikleri,
Sedat Edip Bucak'in, sayi ve nitelik bakimindan vahim olan silah ve
mermileri ruhsatsiz olarak tasidigi,
Mehmet Agar'in Emniyet Genel Müdürü olarak görevli oldugu tarihte, yukarida
Yasar Öz olayinda izah edilen fiil ve hareketi ile görevini suistimal ettigi
sonuç ve kanaati olusmustur.
DGM.C.Bassavciliginin görev alanina giren, TCK.'nun 313. maddesine münbais,
cürüm islemek maksadiyla tesekkül meydana getirmek suçu ile ilgili hazirlik
tahkikati yapilirken yukarida zikredilen diger suçlara iliskin delillerde
birlikte toplanmistir. Tahkikatin bu asamasinda bu suçlarla ilgili evraklarin
ve delillerin tefrik edilerek ilgili C.Bassavciliklarina gönderilmesi halinde
tüm olarak tahkikatin sürüncemede kalacagi, delillerin dagilacagi ve yok
olacagi ve tüm delillerin birlikte degerlendirilmesi zorunlulugu nazara
alindiginda, evraklarin tefrik edilmesinde fiili ve hukuki imkansizlik oldugu
görülmüs ve bu sebeplerle fezleke, yukarida zikredilen suçlarida kapsayacak
sekilde düzenlenmistir.
``Susurluk kazasi'' olarak Türkiye'nin gündeminde yer alan olaylarin, ülke
genelinde tüm yönleri ile aydinliga kavusmasi ve olaylarda istiraki olan baska
kisilerinde varliginin belirlenmesi için; Sariyer C.Bassavciliginca tahkikati
sürdürülen Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi olayi, Silivri C.Bassavciliginca
tahkikatlari sürdürülen Tarik Ümit'in kaybolmasi ve Iran uyruklu Asker
Smitko-Lasem Ecmaili'nin öldürülmesi olaylari, Sapanca C.Bassavciligincaa
tahkikati sürdürülen Behçet Cantürk ve arkadaslarinin öldürülmesi olayi,
Gaziantep C.Bassavciliginca tahkikati sürdürülen Mehmet Ali Yaprak'in
kaçirilmasi olaylarinin tahkikatlarinin ikmal edilmesi, olay faillerinin somut
delilleri ile ortaya çikarilmasi gerekmektedir. Bu tahkikatlarin sonuçlanmalari
halinde, olaylara istirak ettikleri tesbit edilen saniklar hakkinda, görevli
C.Bassavciliklarinca yapilacak yasal islemlere ek olarak, Istanbul
DGM.C.Bassavciliginin görev alanina giren, cürüm islemek için tesekkül meydana
getirmek suçundan da ayrica ek mukteza tayin olunacaktir.
Zaten, bu olaylarda adi geçen ve halen firarda olup yakalama ve giyabi
tutuklama kararlari ile aranan bir kisim saniklar ile bu olaylara iliskin bir
kisim ihbar ve iddialarla ilgili tahkikat halen Istanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca sürdürülmektedir.
Halen 20. dönem Sanliurfa Milletvekili olan Sedat Edip Bucak ve 20. dönem
Elazig Milletvekili olan Mehmet Kemal Agar haklarinda, müsnet suçlardan
eylemlerine uyan ve yukarida zikredilen kanun maddeleri geregince takibat
yapilabilmesi; T.C. Anayasasinin 83/2 maddesi geregince Türkiye Büyük Millet
Meclisinin, adi geçen milletvekilleri hakkinda Yasama dokunulmazliklarinin
kaldirilmasi kararina bagli bulunmaktadir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine tevdii olunmak üzere fezleke
düzenlenerek, hazirlik tahkikat evraki ile ilisikte sunulmustur.'' seklinde
degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:84)
B-ÖMER LÜTFI TOPAL CINAYETI ILE ILGILI INCELEME
1- Cumhurbaskani Süleyman DEMIREL'in, 13 Kasim 1996 tarihinde Basbakan
Necmettin ERBAKAN'a yazdigi mektupta; 12 Kasim 1996 tarihinde ziyaretime gelen
Anamuhalefet Partisi Genel Baskani Sayin Mesut YILMAZ bana özetle asagidaki
hususlari intikal ettirmistir: ``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel
Harekat Dairesi vardir.Aldigimiz duyumlara göre bu dairenin bazi elemanlari;
``uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürülmesi'' gibi islere
karismaktadir.Son olay bunun vehim olmadigini, hatta sanildigindan da kötü
oldugunu göstermistir.Ömer Lütfü TOPAL'i öldürenlerin itiraflari fevkalade
enteresandir.Bu kisiler suçu itiraf ettikleri halde Ankara'ya celbedilmisler,
halen serbest gezmektedirler.Istanbul Emniyet Müdürlügü'nde her türlü döküman
hazirdir.Asiret reisi, devleti kullanmaktadir.Devlette görevli olan bazi
kisilerin Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN'den talimat aldiklari ve
bunun -Içisleri Bakani dahil- birtakim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugu
söylenmektedir.Suça karisan asgari 100-120 kisi vardir.Bunlar, devlet emrinde
çalisan katillerdir.Bu isin devlet çapinda sorusturulmasi lazimdir.Buna seyirci
kalinirsa, demokrasinin isleyebileceginden süphe ederim.Bunlarin meydana
çikarilmasi halinde, devletin zarar göreceginden de endise ederim.Normal devlet
mekanizmasina güvenim yoktur.Devlet Denetleme Kurulu böyle bir seyi
üstlenebilir.''
Bu sözler üzerine ben kendisine; ``Devlet Denetleme Kurulu'nun bu çesit
iddialari arastiracak bir yapiya ve kadroya sahip olmadigini, bunlari hükümete
intikal ettirecegimi, bir ülkede birden fazla hükümet varmis gibi bir durum
olmamasi icap ettigini, benim devlet anlayisimin gereginin bu oldugunu, -varsa-
birtakim kötülüklerin ortaya çikmasi gerekecegini bunun, Devlete zarar
vermeyecegini, aksine Devleti güçlendirecegini'' söyledim.Anamuhalefet Partisi
Genel Baskani tarafindan ortaya atilan bu iddialarin çok ciddi oldugu
kanaatindeyim.Bunlarin tetkik ve tahkik ettirilerek gereginin ifasini rica
ederim.'' seklinde talimat verildigi incelenmistir.(Ek:44)
2- Komisyonumuzun Basbakanliga yazdigi 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/1
sayili yazisina cevaben, Basbakanligin 06.12.1996 tarih ve Müs.1902/01333
sayili yazisinda; Cumhurbaskaninin önceki maddede sözü edilen mektubu da ilgi
tutularak; konu hakkinda, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanligi, MIT Müstesarligi,
Içisleri Bakanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan sorusturmalarin devam
ettiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:85)
3- Komisyonumuzun Basbakanliga yazdigi 10.01.1997 gün ve 10/89-118 sayili
yazisi ile Basbakanlik talimati Susurluk Olayina iliskin Sorusturma Raporu
istenmis, Basbakanlik bu yaziya cevaben 6.3.1997 gün TKB. 1258 sayili yazisi
ekinde gönderdigi, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin 10.01.1997 tarih ve
M:001 sayili Raporunda, Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili olarak özetle;
`` Istanbul Ili Sariyer Ilçesi Yeniköy Tazeceviz sokak üzerinde 28.07.1996
günü saat 23.00-23.30 arasinda Ömer Lütfü TOPAL 34 BTG 96 plakali otosu içinde
kimligi bilinmeyen kisilerce öldürülmüstür. Savcilik iddianamesinden olay,
gerekli tespit çalismalari yapildiktan sonra Sariyer Emniyet Müdürlügünce
Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina intikal ettirilmistir. Savcilik da 1996/3514
sayili hazirlik numarasi vererek sorusturmaya baslamistir.
25.8.1996 günü Istanbul Emniyet Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine Ömer
Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini Özel Harekat Sube Müdürlügünde görevli polis
memurlari Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ, Ataköy Galeriada Natural
ayakkabi magazasi sahibi Sami HOSTAN, Sheraton Oteli gazinosu sahibi Ali Fevzi
BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini bildiren isimsiz telefon ihbari üzerine,
adi geçenler Istanbul Emniyet Müdürlügünce 27.8.1996 tarihinde gözlem altina
alinmislardir. 28.8.1996 günü Emniyet Genel Müdürlügünden gelen ekibe saat
23.00 da teslim edilmislerdir. Adi geçen bu zanlilar öldürme olayinin meydana
geldigi tarihte, bulunduklari yerleri mekan taniklari ile delillendirme yoluna
giderek ve kendilerinin de beyanlari alindiktan sonra Cumhuriyet Bassavciliklarina
intikal ettirilmeden saliverilmislerdir.
3 Polis Memuru ve 2 sivil sahsin dönemin Içisleri Bakani Mehmet AGAR'in
talimati, Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL'in bilgisi disinda, Genel Müdür
Yardimcisi Halil TUG'un Bakanin talimatini Özel Harekat Daire Baskanvekili
Ibrahim SAHIN'e iletmesi ve talimatin ayrica Bakan tarafindan Ibrahim SAHIN'e
de verilmesi üzerine Ibrahim SAHIN ve beraberinde Özel Harekat Dairesinden 3
görevlinin Istanbul'a giderek Ankara'ya getirildigi, konu hakkinda Istanbul Emniyet
Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL'in mutabakatinin
bulundugu, Sayin Bakan ile Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG'un 28.08.1996 günü
Istanbul'da olduklari ve konu hakkinda Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU
ile görüsme yaptiklari anlasilmistir.
Diger taraftan, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak
Istanbul Emniyet Müdürlügünde sorgulanan 3 özel harekat memurundan Oguz
YORULMAZ'in, Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN'in Istanbul'da
Asayis Sube Müdür Yardimcisi oldugu dönemdeki korumasi olmasi, daha sonra
Hüseyin KOCADAG'in korumasi olmasi, bilahare yine Ankara'da Ibrahim SAHIN'in
korumasi olmasi, daha sonra da Sanliurfa Milletvekili E.Sedat Edip BUCAK'in
korumasi olmasi, bu dönemlerde Ömer Lütfi TOPAL'in ortagi olduklari söylenen
Ali Fevzi BIR (Aliço) ile Sami HOSTAN'i (Arnavut Sami), Sedat Edip BUCAK ile
Ibrahim SAHIN'in yanina gidip gelirlerken tanidigini açikça beyan etmesi
düsündürücüdür.
Ayrica Tevfik AGANSOY'un öldürüldügü gün, özel harekatçi 3 polis memurunun
Istanbul Emniyet Müdürlügünde Ömer Lütfü TOPAL cinayeti ile ilgili olarak
gözetim altinda tutuldugu 28.08.1996 günüdür. Dolayisiyla, Tevfik AGANSOY'un
öldürülmesini de bu kisileri ihbar etmis olabilecegi veya karsilikli hesaplasma
süphesi dogmakta olup, arastirilmasi gerekmektedir.
Buna göre; Öldürme olayinin sorusturulmasi görev ve yetkisi Sariyer
C.Bassavciligina aittir.Cürüm islemek için tesekkül meydana getirmek yönü ile
olayin sorusturulmasi görev ve yetkisi Istanbul DGM.C.Bassavciligina
aittir.Öldürme olayinin zanlilari 3 polis memuru ve 2 sivil sahsin Istanbul
emniyet Müdürlügünden Sariyer C.Bassavciliginin bilgisi disinda alinarak
Emniyet Genel Müdürlügüne getirilerek C.Bassavciliklarina haber verilmeden
serbest birakanlar, bu talimati verenler dönemin Içisleri Bakani Mehmet AGAR,
Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Özel Harekat Daire Baskanvekili
Ibrahim SAHIN, Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ve Emniyet Müdür
Yardimcisi Bilgi ÜNAL haklarinda adli görevi ihmal suçundan yetkili
C.Bassavciliginca sorusturma yapilmasinin uygun olacagi düsünülmektedir.Idari
yönden Emniyet Genel Müdürlügünce sorusturma yapilmistir. Içisleri Bakanliginca
Mülkiye Basmüfettisleri marifetiyle sorusturma sürdürülmektedir. Sanliurfa
Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korunmasi için 22.6.1996 tarihli Il Koruma
Kurulu sadece bir polis görevlendirmesini uygun gördügü ve bu kararin Içisleri
Bakanligi Merkez Koruma Kurulunca 25.7.1996 tarihinde benimsedigi ve bu durumun
Içisleri eski Bakani Mehmet AGAR tarafindan 06.08.1996 günü Bakan olarak
onaylandigi görülmesine ragmen 06.08.1996 günü Sedat Edip BUCAK'a 4'ü
Istanbul'da 2'si Izmir'de görev yapan 6 kisinin tahsis edilerek tayinlerinin
yapilmasi, bu kisilerin ise derhal koruma görevine baslamayip 3 aylik bir dönem
içinde ayri ayri göreve baslamalarinin ise korumada aciliyet olmadigini ortaya
koymasi, Sedat Edip BUCAK'in yazili talebinin tayinlerden bir gün sonrasi olan
07.08.1996 günü yapilmasi, bu korumalardan 3'ünün Ömer Lütfü TOPAL cinayeti ile
ilgili olarak gözaltina alinan kisiler olmasi birinin de bu kisiler lehine
taniklik yapan kisi olmasi dikkat çekmektedir. Koruma görevlileri verilmesi
konusunun ayrica Içisleri Bakanliginca incelenmesi ve gerekirse
sorusturulmasinin uygun olacagi mütalaa edilmektedir.Abdullah ÇATLI'nin
-kullandigi diger isimler de dikkate aliinarak- ve Ömer Lütfi TOPAL'in ortak
oldugu sirketlerin Maliye Bakanliginca arastirilarak hesaplarinin
incelenmesinin Bassavciliklarca yapilmakta olan sorusturmalara yardimci olacagi
düsünülmektedir.DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korumalarinin
tayin konusu ise söyle gelismistir:Televizyon ve basinda günlerce tefrika
edilen ``Söylemezler'' çetesi ile ilgili operasyon sonrasinda Söylemez
kardeslerin vermis oldugu ifadelerde bahse konu olan milletvekilini
öldüreceklerini söylemislerdir.Bu hususla ilgili olarak Sedat Edip BUCAK
çesitli gazetelere beyanatlar vermistir.Içisleri Bakanligi Genel Sekreteri Ali
BILIR imzasi ile 11.07.1996 tarih ve 1200/37 sayi ile adi geçen milletvekilinin
korumalarinin isim listesine havi yazi Personel dairesine intikal
ettirilmistir.22.06.1996 tarihli Il Koruma Komisyon karari ile bahse konu
Milletvekilinin 1 polis memuru ile korunmasina.25.07.1996 tarihinde de Merkez
Koruma Komisyon karari ile yakin korumaya alinmasina karar verilmistir.Tekrar
07.08.1996 tarihinde Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK Içisleri
Bakanligina müracaatta bulunarak 11.07.1996 tarihindeki müracaatinda istedigi
korumalarinin isim listesini Içisleri Bakanligina göndermis ayni gün evrak
dairemize intikal ettirilmistir.
Konunun aciliyeti bakimindan bize iletilen dilekçelerde ismi geçen polis
memurlarinin atamalari 06.08.1996 Ankara Emniyet Müdürlügü kadrosuna
yapilmistir. Bize yapilan ilk müracaat 11.07.1996 tarihindedir. Atamalar ise bu
talepten 25 gün sonra yapilmistir. Basbakanlik Teftis Kurulu Raporunda Ömer
Lütfi TOPAL'a verilen diplomatik pasaportla ilgili olarak da; 28.07.1996 günü
Istanbul'da ugradigi silahli saldiri sonucu öldürülen Ömer Lütfü TOPAL'a ait 34
BTG 96 plaka sayili oto içerisinde yapilan aramada maktül adina düzenlenmis 01
NO: 0041672 seri numarali CCCP Diplomatik Pasaport bulundugu, elde edilen esya
ve belgelerin Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca mirasci Serdar Murat TOPAL
vekili Avukat Nilüfer YARGICI'ya 19.08.1996 tarihinde teslim edildigi ifade
edilerek, Basbakanlik Makaminin 18.11.1996 gün ve M:127 sayili onaylari
geregince yürütülmekte olan inceleme ve sorusturmaya esas olmak üzere sözkonusu
Diplomatik Pasaportun temin edilerek anilan pasaport ile ülkemize giris çikis
yapilip yapilmadiginin, yapilmis ise buna iliskin ayrintili bilgi ve belgelerin
gönderilmesi ile temin edildigi takdirde anilan pasaportun gerçekliginin
arastirilarak bilgi verilmesinin, Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginin
12.12.1996 tarih ve 1303 sayili yazilari ile istenilmesi üzerine; Diplomatik
pasaportun halen sorusturmayi yürüten Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginda oldugu
anlasilmistir.Ömer Lütfü TOPAL'a ait 01 NO: 0041672 seri numarali CCCP
Diplomatik Pasaporta iliskin ilgili ülke makamlarindan bilgi temin edildiginde
ayrica bilgi verilecegi Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Bassavciligina bildirilmis, Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina da bilgi
verilmistir.''
Ömer Lütfü TOPAL'in üzerinde bulunan, Savcilikça ailesine teslim edilen
SSCB'ne ait Diplomatik Pasaportun Türkmenistan Cumhurbaskani tarafindan
verildigi, bu pasaportun Türkmenistan, Azerbeycan ve Amerika seyahatlerinde adi
geçen kisi tarafindan yurtiçi giris ve çikislarda kullanildigi belirlenmistir.
Disisleri Bakanligi kanali ile yapilan arastirmada, Ömer Lütfü TOPAL'in
Türkmenistan'da 2 tane 5 yildizli otel islettigi, bir is merkezi bulundugu,
petrol arastirmalari ile saglik konularinda çalistigina dair duyumlar alindigi,
Türkmenistan tarafindan diplomatik pasaport verilen Türkiye Cumhuriyeti
vatandasi sayisinin 40 rakaminin çok üzerinde oldugunun tahmin edildigi,
diplomatik pasaport alanlar arasinda Erdal INÖNÜ, Ayvaz GÖKDEMIR ile Veysel
ATASOY'un da bulundugu bildirilmistir.
Diplomatik pasaport sahiplerinin yurtiçi giris ve çikislarda (ihbar
olmadikça) kendilerinin ve esyalarinin aranmamasi gerçeginden hareketle
yurtiçine giris ve çikislarda kara para, silah ve uyusturucu gibi hususlarda
aranmama imkânindan Ömer Lütfü TOPAL'in da istifade etmis olabilecegi
düsünülmektedir.
Ayrica Ömer Lütfü TOPAL ile ilgili olarak yapilan arsiv arastirmasi
neticesinde;
Kullandigi sahte kimliklerin:
1- Mehmet ve
Hatice oglu 1946 Kilis dogumlu, Sadik Sami ONAR,
2- 1948
Gaziantep dogumlu, Serdon Cevat SERDAR oldugu,
Adi geçen sahsa
Içisleri Bakanliginca Hususi Damgali Pasaport tanzim
edildigine
dair herhangi bir bilgiye rastlanmadigi belirlenmistir.
Yine yapilan dosya tetkikinde; Ömer Lütfü TOPAL'in, 03.08.1975 tarihinde
Ankara Valiliginden tanzim edilen TR C 403186 seri numarali Umuma Mahsus
Pasaport aldigi, yine ayni sahsin 22.04.1977 tarihinde Gaziantep Valiliginden
Sadik Sami ONAR sahte kimligi ile TR D 256258 seri numarali Umuma Mahsus
Pasaport aldigi,
Ayrica; Türkiye'ye giris ve Türkiye'den çikis bilgisayar kayitlarinda
yapilan arastirmada, Mevlüt oglu 1942 dogumlu Ömer Lütfü TOPAL'in TR H 918035
seri numarali Umuma Mahsus Pasaportla giris-çikis yaptigi ve bu pasaportun
Istanbul Emniyet Müdürlügünce tanzim edildigi belirlenmistir.'' seklinde bilgi
verildigi incelenmistir.(Ek:82)
4- Komisyonumuzun 14.3.1997 tarih ve 282 sayili yazisina cevaben Içisleri
Bakanliginin 17.3.1997 gün ve 34-2/619-3 sayili yazisi ekinde gönderilen
Içisleri Bakanligi Mülkiye Müfettislerince hazirlanan 06.01.1997 gün ve 76/1,
114/1 sayili inceleme ve sorusturma raporunda da özetle;
1) Ömer Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini Özel Harekat Sube Müdürlügünde
görevli 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin gerçeklestirdigi iddiasina iliskin
olarak yapilan incelemeler sonucu elde edilen verilere göre:
28.07.1996 günü saat 23.00 siralarinda Sariyer Ilçesi Yeniköy Bölgesinde
vukubulmakla, yazili ve görsel basinda TOPAL CINAYETI diye adlandirilan olayla
ilgili olarak, Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesine bagli Cinayet Büro
Amirliginin 214 40 33 nolu telefonuna, 25.08.1996 günü saat 14.00 siralarinda
telefon eden bir erkegin:
·
Ömer Lütfü TOPAL'in öldürülmesi olayini, Özel Harekat Sube Müdürlügünde
görevli polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Ataköy
Galeria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami HOSTAN ve Sheraton Oteli
Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini -ihbar etmesi
üzerine,anilan Emniyet birimi tarafindan tanzim edilen, ``Yakalama ve Üst Arama
Tutanagi'' belgelerine göre polis memurlarindan;Ayhan ÇARKIN'in 27.08.1996 günü
saat 17.00'de,Oguz YORULMAZ'in 27.08.1996 günü saat 15.50'de,Ercan ERSOY'un,
27.08.1996 günü saat 11.00'de gözaltina alinarak, olayla ilgilerinin
arastirildigi,yapilan sorgularina iliskin olarak, daktilo edilmis birer
ifadeleri bulunmayan adi geçenlerin;
·
Mekan sahitleri de göstermek suretiyle suçlamalari reddettikleri,
·
Kendilerinden alinan parmak izlerinin, olay yerindeki silahta bulunan
parmak izleriyle karsilastirilmalarinda mutabakat görülmedigi,
Istanbul Polisi tarafindan düzenlenen (Yakalama ve Üst Arama
tutanaklari)nda, yakalanma tarih ve saatleri belirtilmedigi gibi, ifadeleri de
alinmayan sivil sahislar Sami HOSTAN ile Ali Fevzi BIR'in de; Ömer Lütfü
TOPAL'in ortaklarindan olduklarini belirtmekle birlikte, adi geçenin öldürüldügü
saatlerde baska yerde ve kisilerle olduklarini ifade ettikleri anlasilmis.Polis
Basmüfettisleri S.ERTEN ve H.AKDENIZ tarafindan düzenlenen 15.12.1996 tarih ve
1996/820 sayili (Sorusturma Raporu)nda da;
·
......anilan Polis memurlari ile Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülme olayi
arasinda bir bag kurulamadigi gibi öldürme olayina karistiklari hususunda da
herhangi bir delil elde edilemediginden, haklarinda yapilacak bir islem
bulunmadigi....- belirtilmis ise de,
C.M.U.K.nun 153, 160. 163 ve 164 ncü maddeleri hükümlerince;Suç ve
suçlananlarla ilgili delillerin toplanilarak; kamu davasinin açilmasina yeterli
olup olmadigina;Toplanan deliller kamu davasi açilmasina yeterli ise, Mahkemeye
bir iddianame vermek suretiyle kamu davasi açmaya,yapilan hazirlik tahkikati
sonunda, kamu davasinin açilmasi için yeterli delil bulunmamasi veya keyfiyetin
takibe deger görülmemesi halinde - Takibata Yer Olmadigina- karar vermek
yetkisi Cumhuriyet Savcilarina ait oldugundan, Istanbul Emniyet Müdürlügü
Asayis Sube Müdürlügüne bagli Cinayet Büro Amirliginin 214 40 33 nolu
telefonuna vaki: 28.07.1996 günü saat 23.15 siralarinda sariyer Ilçesi Yeniköy
Semtinde meydana gelen, Ömer Lütfi TOPAL adli sahsin öldürülmesi olayini; Özel
Harekat Sube Müdürlügünde görevli polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ
ve Ercan ERSOY ile Ataköy Galleria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami
HOSTAN ve Sheraton Oteli Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR'in gerçeklestirdiklerine
dair ihbarin,dogru olup olmadigi, suçlananlarin bu fiili isleyip islemediklerine
dair bir degerlendirmeye gidilmeksizin, konuya iliskin olarak toplanilan bilgi
ve belgelerin, olay yeri itibariyle yetkili, Sariyer Cumhuriyet Bassavciligina
tevdiinin gerektigi,
·
2- Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayini gerçeklestirdiklerine dair bir
ihbar üzerine gözaltina alinan 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin; yetkili
Cumhuriyet Bassavciligina bilgi verilmeden, 30 saatten fazla gözaltinda
tutulduktan sonra Ankara'ya gönderilmeleri ve Ankara'ya nakledilen bu kisilerin
ifadeleri alindiktan sonra saliverildikleri- Konunun incelenmesi sonucu elde
edilen verilere göre:
28.07.1996 günü saat 23.00 siralarinda Sariyer Ilçesi Yeniköy Bölgesinde
vukubulmakla, yazili ve görsel basinda TOPAL CINAYETI diye adlandirilan olayla
ilgili olarak, Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesine bagli Cinayet Büro
Amirliginin 214 40 33 nolu telefonuna, 25.08.1996 günü saat 14.00 siralarinda
telefon eden bir erkegin:
·
Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayini, Özel Harekat Sube Müdürlügünde
görevli Polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Ataköy
Galeria'da Natural Ayakkabi Magazasi sahibi Sami HOSTAN ve Sheraton oteli
Gazinosu sahibi Ali Fevzi BIR adli sahislarin gerçeklestirdigini'' ihbar etmesi
üzerine, anilan Emniyet Birimi tarafindan tanzim edilen, ``Yakalama ve Üst
Arama Tutanagi'' belgelerine göre polis memurlarindan;Ayhan ÇARKIN'in
27.08.1996 günü saat 17.00'de, Oguz YORULMAZ'in 17.08.1996 günü saat 15.50'de
Istanbul'da,Ercan ERSOY'un ise; Istanbul'dan Izmir'e gönderilen ekipler
marifetiyle 27.08.1996 günü saat 11.00 de yakalanarak, getirildikleri Asayis
Sube Müdürlügü nezarethanelerine konulduklari, parmak izleri de alinmak
suretiyle sorgulamalardan geçirildikleri,
Yakalama ve Üst Arama tutanaklarinda, yakalama tarih ve saatleri
gösterilmeyen öteki sivil sahislar Sami HOSTAN ile Ali Fevzi BIR'in;
nezarethaneye konulmadiklari gibi, yalnizca Ali Fevzi BIR'e Baskomiser Sentürk
DEMIRAL tarafindan bazi sorular sorulup, ifadesinde belirttigi üzere Sami
HOSTAN'a herhangi bir sorunun yöneltilmedigi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun
(Adli Görevler) baslikli 154 ncü maddesinin, 18.11.1996 tarih ve 3842 sayili
Kanunla degisik 2 nci fikrasindaki:
·
Bütün zabita makam ve memurlari, el koyduklari olaylar, yakalanan kisiler
ile uygulanan tedbirleri Cumhuriyet Savcilarina derhal bildirmek ve Cumhuriyet
Savciliginin adliyeye iliskin islerde bütün emirlerini yerine getirmekle
yükümlüdürler.- Hükmüne ragmen, el konulan olay, yakalanan kisiler ile uygulanan
tedbirlerle ilgili olarak, yetkili Cumhuriyet Bassavciligina bilgi
verilmedigi,üç polis memurunun; yakalandiklari 27.08.1996 günü Asayis Sube
Müdür Vekili Ahmet Duran ALP ve ertesi 28.08.1996 günü izinden dönmesi üzerine
de Asayis Sube Müdürü sorumlulugunda sorgulandiklari halde;Anilan kanunun,
``Ifade ve Sorgunun Tarzi''ni belirleyen, 18.11.1992 tarih ve 3842 sayili
Kanunla degisik 135 nci maddesindeki:
·
Zabita amir ve memurlari....tarafindan ifade almada....asagidaki hususlara
uyulur:
·
Ifade verenin veya sorguya çekilenin kimligi tespit edilir. Ifade veren
veya sorguya çekilen kimlige iliskin sorulari dogru olarak cevaplandirmak
zorundadir.
Kendisine
isnad edilen suç anlatilir.
Müdafi tayin
hakkinin bulundugu, müdafi tayin edebilecek durumda degilse baro tarafindan
tayin edilecek bir müdafi talep edebilecegi ve onun hukuki yardimindan
yararlanabilecegi, isterse müdafinin sorusturmayi geciktirmemek kaydi ile ve
vekaletname aranmaksizin ifade veya sorguda hazir bulunacagi bildirilir,
yakinlarindan istedigine yakalandigini duyurabilecegi söylenir.
Isnad edilen
suç hakkinda açiklamada bulunmamasinin kanuni hakki oldugu söylenir.
Süpheden
kurtulmasi için somut delillerinin toplanmasini talep edebilecegi hatirlatilir
ve kendisi aleyhine varolan süphe sebeplerini ortadan kaldirmak ve lehine olan
hususlari ileri sürmek imkâni verilir.
Ifade
verenin veya sorguya çekilenin sahsi halleri hakkinda bilgi alinir.
Ifade ve
sorgu bir tutanakla tespit edilir. Bu tutanakta;
Ifade verme
veya sorguya çekme isleminin yapildigi yer ve tarih,
Ifade verme
veya sorguya çekme sirasinda hazir bulunan kisilerin isim ve sifatlari ile
ifade veren veya sorguya çekilen kisinin açik kimligi,
Ifade
vermenin veya sorgunun yapilmasinda yukaridaki islemlerin yerine getirilip
getirilmedigi, bu islemler yerine getirilmemis ise sebepleri;
Tutanak
içeriginin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazir olan müdafi tarafindan
okundugu ve imzalarinin alindigi,
Imzadan
imtina halinde bunun nedenleri yer alir.-- hükmüne hiç uyulmayip; böylesine
ciddi bir ihbarla gözaltina alinan kisilerle ilgili ifade ve sorgunun bir
tutanakla tespit edilmedigi.Anilan Kanunun ``Yakalanan Kimsenin Sorguya
Çekilmesi'' baslikli degisik 128 nci maddesindeki:-Yakalanan sahis
birakilmazsa, yakalama yerine en yakin sulh hakimine gönderilmesi için gerekli
süre hariç yirmidört saat içinde Sulh Hakimi önüne çikarilir ve sorguya
çekilir. Yakalananin talebi halinde müdafi de sorguda hazir bulunabilir.Üç veya
daha fazla kisinin bir suça istirak suretiyle toplu olarak islenen suçlarda,
delillerin toplanmasindaki güçlük veya fail sayisinin çoklugu ve benzeri
nedenlerle Cumhuriyet Savcisi bu sürenin dört güne kadar uzatilmasina yazili
olarak emir verebilir. Sorusturma bu sürede sonuçlandirilamazsa Cumhuriyet
Savcisinin talebi ve sulh hakiminin karari ile sekiz güne kadar uzatilabilir.
Sulh hakimi yakalamayi gerektiren bir hal görmez veya yakalama sebepleri
ortadan kalkmis bulunursa yakalanan sahsin birakilmasina karar verir.-Hükmüne
ragmen, cinayet ihbariyla yakalanarak 30 saatten fazla Istanbul Emniyet
Müdürlügü Asayis Subesinde tutulan 3 polis memuru ile 2 sivil sahsin,
·
Mekan sahitleri de göstermek suretiyle suçlamalari reddetmeleri,
·
Kendilerinden alinan parmak izlerinin, olay yerindeki silahta bulunan
parmak izleriyle karsilastirilmalarinda mutabakat görülememis olmasi,
·
Olayla ilgilerinin bulunduguna dair maddi bir delil bulunamamis olmasi,
·
Bir kere de bu görevlilerin bagli olduklari üst kurulus ve ``Emniyet Genel Müdürlügü
ilgili daire ve subelerinin imkânlarindan faydalanilarak incelenmesinin uygun
olacagi'' gibi gerekçelerle, 28.08.1996 günü saat 23.00 de Çamlica
Turnikeleri'nde, Ankara'dan gelen Emniyet Genel Müdürlügü ekibine teslim
edildikleri, Ankara'da ifadelerine basvurulan bu görevlilerin, birlikte
götürüldükleri öteki iki sivil sahis ile birlikte serbest birakildiklari,
Silahla adam öldürdükleri ihbari üzerine yakalanan ve 30 saatten fazla
gözaltinda tutulan üçü polis memuru bes kisinin Ankara'dan gelen ekibe teslimi
sirasinda düzenlenen tutanaga konulan, ``tetkik ve geregi yapilmak üzere''
ibaresinin;
Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU, Asayisten sorumlu Emniyet Müdür
Yardimcisi Bilgi ÜNAL, Asayis Sube Müdürü Fatih ÖZKAN ile Asayis Sube Müdür
Yardimcisi (27.08.1996 günü Asayis Sube Müdür vekili) Ahmet Duran ALP'in
CMUK'un 125, 135 ve 154 ncü maddesinden dogan sorumluluklarini ortadan
kaldirmadigi gibi, ayni sorumluluklarin;
·
Anilan öldürme olayi ile ilgili sorusturma neticesinde tetkik edilmek ve arastirilmak
üzere alinan ... sahislarla illiyet saglanamamissa da olayin önemi bakimindan,
Emniyet Genel Müdürlügünün ilgili daire ve subelerinin imkânlarindan da
faydalanilarak incelenmesinin uygun olacagi degerlendirildiginden tutanakta
ismi geçen sahislar (i), üzerlerinden çikan silah ve zati esyalar (ile
birlikte),
Kanundaki, ``bütün zabita makam ve memurlari'' genellemesi kapsaminda,
Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN için de
baslamis olmakla,Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 ncü maddesinin 3 ncü
fikrasindaki: ``Kanun tarafindan kendilerine verilen... adliyeye müteallik
görev veya islerde suistimal veyahut ihmal ve terahileri görülen Devlet
Memurlari..... hakkinda Savcilikça dogrudan dogruya takibatta bulunulur.Ancak
Zabita Amirleri hakkinda hakimlerin görevlerinden dolayi tabi olduklari
muhakeme usulü tatbik olunur. - hükmü dogrultusunda, bu konudaki tahkikatin
Sariyer Cumhuriyet Savciligi tarafindan yapilmasi gerekecegi, kanaat ve
sonucuna varildigi `` seklinde degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:86)
5- Komisyonumuzun 29.11.1996 gün ve 3 sayili yazilarina cevaben Adalet
Bakanligi tarafindan gönderilen 13.12.1996 gün ve 031114 sayili yazisi ekinde
Istanbul DGM Bassavciliginin 1996/2303 Hazirlik ve Sariyer C.Bassavciliginin
1996/3514 hazirlik sayili dosyalarinin onayli fotokopileri gönderilmistir. Ayni
dosyalarin Komisyonumuzun 10.1.1997 gün ve 125 ve 126 sayili yazilari ile de
Komisyonumuza gönderildigi anlasilmistir.(Ek: 74; 81; 87)
6- Istanbul DGM Bassavciliginin 1996/2303 Haz. 1997/294 Esas ve 1997/261
numarali iddianemesinde özetle; `` Emperyal Kumarhameleri isletmecisi olan ve
kamuoyunda isletmelerden çok yüksek gelir sagladigi kanati bulunan Ömer Lütfi
Topal 28.7.1996 tarihinde saat 23.30 siralarinda Istanbul Sariyer ilçesi,
Tazeceviz Sokakta, içerisinde bulundugu 34 BTG 96 plakali otomobili içerisinde
otomatik silahlarla taranarak öldürülmüstür.
Olay mahallinde suçta kullanilan 2 adet Kalashnikov marka otomatik tüfek,
bu tüfeklere ait sarjörler, 47 adet dolu 9 adet bos kovan bulunmustur. Ayni gün
polise telefonla yapilan bir ihbarda olayi gerçeklestiren kisilerin 34 KN 288
plaka sayili araç ile kaçtiklari bildirilmis ve bu araç Istinye Polis Karakolu
idaresinde terkedilmis olarak bulunmus ve araç içerisinde 9 mm. çapinda UZI
marka makinali tabancalara ait 1 adet sarjör (UZI marka makinali tabancalar
Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat
Dairesinde kullanilmaktadir). 9 mm. çapinda MKE yapisi UZI marka 9 adet
mermi, 7.62x39 mm. çapinda Kalashinkov marka tüfeklere ait 2 adet sarjör ve
7.62x39 mm. çapinda 27 adet fisek bulunmustur. Ancak, UZI marka sarjörlerin ait
oldugu silah bulunamamis ve muhtemelen olay faillerinin kaçarken yanlarinda
götürdükleri kanaatine varilmistir. Bu otomobil hakkinda yapilan arastirmada
24.04.1995 tarihinde Ankara Ilinde çalinmis oldugu ve gerçek plakasinin 06 V
7550 oldugu tesbit edilmistir.
Bu olayin Istanbul Emniyet Müdürlügünce tahkikatinin yapildigi sirada
25.08.1996 tarihinde Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine ismini
bildirmeyen bir kisi tarafindan yapilan ihbarda, Ömer Lütfi TOPAL'in
öldürülmesi olayinin faillerinin Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ
isimli Özel Harekat Dairesi polis memurlari ile Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR
isimli kisiler olduklarini bildirilmistir. Bu ihbar üzerine adi geçenler
28.08.1996 tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünde
gözaltina alinmislardir. Bu kisilerin gözaltina alinmalarini müteakip Sanliurfa
Milletvekili Sedat Edip BUCAK tarafindan Istanbul Emniyet Müdürü KEMAL
yazicioglu'na defalarca telefon ederek gözaltina alinanlarin serbest
birakilmalarini kolaylastirmak maksadiyla ona etkide bulunmaya tevessül
edilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri) Bu kisiler hakkinda Istanbul
Emniyet Müdürlügünce arastirma devam ettigi sirada olaya müdahale edilerek,
Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG araciligi ile Özel Harekat Daire
Baskanvekili Ibrahim SAHIN görevlendirilerek, gözaltindaki bu kisiler Ankara
Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüsler ve orada yüzeysel bir arastirma
yapilarak serbest birakilmislar ve görevli Cumhuriyet Bassavciligina da bu olay
intikal ettirilmemistir.
Adi geçen kisiler bu sekilde serbest birakildiktan sonra Istanbul Emniyet
Müdürlügüne gelen Istihbari bilgiler üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü
tarafindan arastirmalar sürdürülmüs ve bu kisilerin bu olaya istirak ettikleri
hususunda emareler elde edildigi bildirilerek bu durum bizzat Istanbul Emniyet
Müdürü tarafindan Sayin Cumhurbaskani'na ve Sayin Basbakan'a sifahi olarak
arzedilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri).
Nitekim, 22 Aralik 1996 tarihinde Çankaya Köskünde liderler zirvesinde
Sayin Cumhurbaskani'nin liderlerle yaptigi konusmanin bir bölümünde Istanbul
Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU'nun kendisine arzettigini beyan ederek, özetle
...Biz Ömer Lütfi TOPAL'i öldürenleri bulduk... Ankara merkez geldi, bizim
elimizden aldi... Isterlerse merkez alir. Emniyetin usul ve kaidesidir...
Bunlar Ömer Lütfi TOPAL'i öldürdüklerini itiraf ettiler, siz sorsaniz size de
söylerler... sorunca söylüyorlar... ifadeleri henüz zapta almadim... dedigini
bildirmislerdir.
Bu olayla ilgili olarak Istanbul Emniyet Müdürlügünde sürdürülen
arastirmalar sirasinda Ö.Lütfi TOPAL'in öldürülmesinde kullanilan ve olay
yerinde terkedilen Kalashinkov marka tüfeklerden birinde, bu tüfegin iki
sarjörünü birbirine monte etmekte kullanilan koli bantinin iç yüzeyinde bulunan
1 adet parmak izinin mukayese çalismalarinda, bu parmak izinin 26.02.1992
tarihinde sahte pasaport ile Atatürk Hava Limanindan çikis yapmak istedigi sirada
yakalanan Sahin EKLI isimli kisiye ait oldugu tesbit edilmistir. SAHIN EKLI ile
ilgili kayitlarin arastirilmasinda, bu kimligi kullanarak sahte pasaportla
yurtdisina çikmak isteyen kisinin gerçek kimliginin Abdullah ÇATLI oldugu
saptanmistir. Bunun üzerine Abdullah ÇATLI'nin kayitlarda gerek kendi adina
gerek Mehmet ÖZBAY adina mevcut bulunan parmak izleri ile ölümünü müteakip
Nevsehir Devlet Hastanesi morgunda alinan parmak izlerinin mukayesesi yapilmis
ve sonuç olarak suç aleti tüfegin sarjörlerini monte eden koli banti üzerindeki
parmak izinin Abdullah ÇATLI'ya ait oldugunu kesin olarak anlasilmistir. Bu
durumda Abdullah ÇATLI'nin Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayina istirak
ettigini bu somut delille tesbit edilmistir.
Bu sekilde, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesine istirak ettigi tesbit edilen
Abdullah ÇATLI'nin bu olay sebebiyle gözaltina alinan kisilerle ve Istanbul DGM
Cumhuriyet Bassavciliginca tahkikati yapilan (Cürüm islemek için tesekkül
olusturmak suçuna iliskin) olaylarda adi geçen kisilerle iliskileri söyledir;
Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR, Ömer Lütfi TOPAL'in Istanbul Intercontinental
Otelindeki kumarhanesinin % 50 oraninda ortaklaridir. Abdullah ÇATLI'nin sik
sik bu kumarhaneye geldigini, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR ile idare odasinda
oturup, uzun görüsmeler yaptiklari, keza Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'in de
Ankara Iline gittiklerinde Sedat Edip BUCAK'in yazihanesinde Abdullah ÇATLI ile
bulustuklari ve görüstükleri ve bu kisiler arasinda uzun süredir yakin
iliskiler oldugu bizzat Sami HOSTAN'in kardesi Sedat HOSTAN'in ifadesi ve diger
ifade ve delillerden ve telefon tesbit tutanaklarindaki görüsme detaylarindan
anlasilmistir.
Dosya içerisinde mübrez bulunan ve yukari bölümlerde izahi yapilan ve
Siverek Ilçesinde Sedat BUCAK'in ikametgahinda çekildigi tesbit edilen ve Ömer
Lütfi TOPAL'in öldürüldügü tarihlere yakin zamanlara tekabül eden günlerde
çekilmis oldugu tesbit edilen fotograflarda bu kisiler arasindaki yogun ve
gizli iliskileri teyit etmektedir. (Abdullah ÇATLI, Sami HOSTAN ve Ercan
ERSOY'un yanyana çekilmis muhtelif fotograflari.)
Ö.Lütfi TOPAL olayi sebebiyle gözaltina alindiktan sonra Ankara Emniyet
Genel Müdürlügüne götürülerek orada kisaca ifadesi alinan Sami HOSTAN bu
ifadesinde Ö.L.TOPAL'in öldürüldügü tarihlerde Marmaris Grand Azur Otelinde
konakladigini belirterek, otelin faturalarini ibraz etmistir. Ancak, dosyada
mübrez bu fotograflarin incelenmesinde, konaklayan kisilerin Sami HOSTAN ve
aile efradi olduklari görülmekle beraber gerek rezervasyonunun gerekse faturalarin
Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI) adina düzenlenmis oldugu görülmüs ve bu husus
Sami HOSTAN ve Abdullah ÇATLI arasindaki iliskilerin baska bir göstergesi
olmustur. Yine Sami HOSTAN'in kardesi Sedat HOSTAN'in ifadesine göre 03.11.1996
tarihinde Susurluk Ilçesi civarinda meydana gelen kazada Abdullah ÇATLI'nin
ölümü ilk kez kendisine duyurulan kisilerden biri de Sami HOSTAN'dir. Bu haber
üzerine Sami HOSTAN derhal olay yerine gitmek için harekete geçmis ve durumu
ortagi Ali Fevzi BIR'e de bildirmis ve Susurluk'a gitmek üzere Istanbul Bogaz
Köprüsü çikisinda bulusmuslar ve orada karsilastiklarinda ``Abdullah'i
kaybettik'' diye birbirlerine sarilmislar ve oradan hareketle Susurluk Devlet
Hastanesine gitmislerdir. Abdullah ÇATLI'nin Susurluk Devlet Hastanesindeki cenazesini,
Abdullah ÇATLI'nin diger yakinlari ile birlikte Nevsehir Iline götürmüsler ve
orada defnedilmesinde hazir bulunmuslardir.
Asagida Tarik ÜMIT olayinda anlatilacagi üzere Abdullah ÇATLI'nin birçok
eyleminde Sami HOSTAN onun yaninda bulunan kisilerden birisidir.
Abdullah ÇATLI ile bu sekilde çok yakin ve karmasik iliskilerde bulunan
Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR, Sedat BUCAK ve onun yaninda koruma polisi olarak
görevlendirilen ve iddianamede sanik olarak adi geçen polis memurlari ile de
yakin derecede iliskileri bulunmaktadir. (Mehmet EYMÜR'ün ifadeleri)
Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Sami HOSTAN ve Ali
Fevzi BIR ile birlikte gözaltina alinan polis memurlari Ayhan ÇARKIN, Oguz
YORULMAZ ve Ercan ERSOY ile birlikte diger polis memurlari Enver ULU ve Mustafa
ALTINOK, bu olayin vuku buldugu döneme tekabül eden zamanda, alelacele
Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK'in korumasi olarak onun yanina
verilmislerdir.
Basbakanlik Teftis Kurulunun 09.01.1997 tarihli raporuna esas teskil eden
belgeler ve Istanbul DGM C.Bassavciliginca Emniyet Genel Müdürlügünden
celbedilip, cevabi yazi ve belgelere göre; Sedat Edip BUCAK'in korunmasi için
Il Koruma Kurulu sadece bir polis memuru görevlendirilmesini uygun görmüs ve bu
karar, merkez koruma kurulunca da yeterli görülerek onaylandigi halde
06.08.1996 günü Sedat Edip BUCAK'a dördü Istanbul'da, ikisi Izmir'de görev
yapan 6 polis memurunu (Ayhan ÇARKIN, Oguz YORULMAZ, Ercan ERSOY, Mustafa
ALTINOK, Enver ULU, Ö.KAPLAN) tahsis edilerek tayinlerinin yapilmasi, bu
kisilerin derhal koruma görevlerine baslamayip üç aylik bir dönem içerisinde
ayri ayri göreve baslamalarinin KORUMADA ACILIYET OLMADIGINI ortaya koymasi,
Sedat Edip BUCAK'in yazili talebinin bir gün sonrasi olan 07.08.1996 günü
yapilmasi, bu korumalardan üçünün Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi ile ilgili
olarak gözaltina alinan kisiler olmasi ve birinin de (Ö.KAPLAN) bu kisiler
lehine taniklik yapan kisi olmasi, ayrica bu memurlardan Oguz YORULMAZ'in Özel
Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN'in Istanbul Asayis Sube Müdürü
Yardimcisi oldugu dönemde korumasi olmasi, daha sonra Hüseyin KOCADAG'in
korumasi olmasi, bilahare yine Ankara'da Ibrahim SAHIN'in korumasi olmasi, daha
sonra da Sedat Edip BUCAK'in korumasi olmasi ve bu dönemlerde gerek Oguz
YORULMAZ'in gerekse diger polis memurlarinin Ömer Lütfi TOPAL'in ortaklari olan
Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR ile, Sedat Edip BUCAK ile Ibrahim SAHIN'in yanina
gidip gelirken tanidiklarini açikça beyan etmeleri bir bütün olarak nazara
alindiginda, bu korumalarin özel olarak Sedat Edip BUCAK'in yaninda
toplandiklarini göstermektedir. Sedat Edip BUCAK'in yaninda koruma görevlisi
adi altinda bu sekilde toplanan polis memurlarinin, Istanbul DGM
C.Bassavciliginda Susurluk olayi ile ilgili olarak verdikleri ilk ifadelerinde
Abdullah ÇATLI'yi Mehmet ÖZBAY kimligi ile ve Sedat Edip BUCAK'in koruma
görevine basladiktan sonra tanidiklarini söylemis iseler de, Istanbul DGM
C.Bassavciliginda yapilan arastirmada yapilan telefon tesbitlerinde, Abdullah
ÇATLI'nin kullaniminda olan çok sayida cep telefonlari ile çok uzun süreden
beri yogun telefon görüsmeleri yaptiklari tesbit edilmistir. Bunun üzerine adi
geçenlerin sanik sifati ile alinan ifadelerinde Abdullah ÇATLI'yi birkaç yildan
beri tanidiklarini ve onunla sik sik görüstüklerini ifade ettikleri
görülmüstür.
Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi ile ilgili olarak yapilan hazirlik
tahkikatinin Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/3514 Hazirlik numarali
evrakinda halen sürdürülmekte oldugu ve yukarida izah edilen tesbitlerin
Sariyer Cumhuriyet Bassavciliginca da yapildigi bildirilmistir. (Sariyer
Cumhuriyet Bassavciliginin 21.02.1997 tarih ve 1996/3514 Hz. sayili yazisi).''
seklinde degerlendirme yapildigi incelenmistir.(Ek:81)
7- Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi ile ilgili Sariyer Cumhuriyet
Bassavciliginca açilan 1996/3514 sayili Hazirlik numarali dosya, anilan
Savciligin 20.1.1997 tarihli yazisi ekinde Komisyonumuza iletilmis, bilahare
ayni Savciligin 17.3.1997 tarihli yazisi ile de ayni dosyaya sonradan intikal
eden belge ve ifadeler gönderilmistir.Buna göre;
`` Cinayetle ilgili sorusturma henüz tamamlanamadigindan, iddianamenin
hazirlanmadigi, ancak dosyada olayla ilgili, yer tesbit tutanaklari ekspertiz
ve laboratuvar raporlari, birkisim ifadeler ve yazismalarin yeraldigi
anlasilmistir.
a) Dosyada yer alan önemli ifadelerden Ömer Lütfi TOPAL'la 7 yildir gayri
resmi evliyim diyen Hilal ALTINTAS ifadesinde özetle; Ömer beyin son bir yilda
müthis bir stres altinda oldugunu, ölümünden 10 gün önce de üzerinde artan bir
tedirginlik oldugunu, bir gün önce ise çok sinirli oldugunu, sabaha kadar
sürekli telefonla konustugunu, sert tartismalar yaptigini, ama gizli konustugu
için ne konustugunu duyamadigini, ancak duyabildigi kadari ile Mehmet AGAR
isminin çok geçtigini, önce çelik yelek ismarladigini, ancak bunu hiç
giymedigini, Ömer Beyin ortaklari Sami HOSTAN ve Aliço'yu hiç sevmedigini,
ÇILLER'den de hoslanmadigini,
b) Istanbul Emniyet Müdürü Kemal YAZICIOGLU ise Savciliktaki ifadesinde
özetle;
Ömer Lütfi TOPAL'in ölümünden bir ay kadar sonra bu olayin Istanbul Emniyet
Müdürlügünce tahkikatinin yapildigi sirada 25.08.1996 tarihinde Asayis Sube
Müdürlügü Cinayet Büro Amirligine ismini bildirmeyen bir kisi tarafindan
yapilan ihbarda, Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayinin faillerinin Ayhan
ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oguz YORULMAZ isimli Özel Harekat Dairesi polis memurlari
ile Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR isimli kisiler olduklarini bildirmistir. Bu
ihbar üzerine adi geçenler 28.08.1996 tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügü
Asayis Sube Müdürlügünde gözaltina alinmislardir. Bu kisilerin gözaltina
alinmalarini müteakip Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip BUCAK tarafindan
Istanbul Emniyet Müdürü KEMAL yazicioglu'na defalarca telefon ederek gözaltina
alinanlarin serbest birakilmalarini kolaylastirmak maksadiyla ona etkide
bulunmaya tevessül edilmistir. (Kemal YAZICIOGLU'nun ifadeleri) Bu kisiler
hakkinda Istanbul Emniyet Müdürlügünce arastirma devam ettigi sirada olaya
müdahale edilerek, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG araciligi ile Özel
Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN görevlendirilerek, gözaltindaki bu
kisiler Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne götürülmüsler ve orada yüzeysel bir
arastirma yapilarak serbest birakilmislar ve görevli Cumhuriyet Bassavciligina
da bu olay intikal ettirilmemistir.
Adi geçen kisiler bu sekilde serbest birakildiktan sonra Istanbul Emniyet
Müdürlügüne gelen Istihbari bilgiler üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü
tarafindan arastirmalar sürdürülmüs ve bu kisilerin bu olaya istirak ettikleri
hususunda emareler elde edildigi bu emarelerin daha çok cep telefonlarindan
yola çikarak ulasilabilecek bir takim sonuçlar oldugunu,
c) Ömer Lütfi TOPAL'in avukati Ekrem MARAKOGLU Savcilikta verdigi 25.12.1996
tarihli ifadesinde; Bodrum'daki otele ortak olan Hikmet BABACAN'in
öldürülmesinden azmettirici olarak Ömer Lütfi TOPAL'in sorumlu tutuldugunu,
Emperyal'den ekmekleri kesilen bazi kisilerin bu olaya yardimci
olabilecegini,
Kusadasi'ndaki bir cinayetten de Emper Gazinosunun Müdürü Sami SAHIN'in
sorumlu tutuldugunun,Polis memuru Ercan ERSOY'un kendilerinin korumaligini
yaptigi gibi gittigi yerlerde de Emniyet Müdürlükleri ile temas kurarak
onlardan destek ve yardim aldigini, devamli telefonla birbirleriyle
görüstüklerini,Sami HOSTAN'in Ömer Lütfi TOPAL'in Abdullah ÇATLI'yi
tanimadigini söyledigini, Sami HOSTAN'la Ömer Lütfi TOPAL arasinda bir ihtilaf
olmadigini, Ömer Lütfi TOPAL'in Rize Milletvekili Nihat METE'ye yardim
ettigini, Devletteki islerini ona gördürdügünü, Ömer Lütfi TOPAL'in Mehmet
AGAR'in Içisleri Bakani olmasindan tedirgin oldugunu,
d) Emperyal Sirketinin Genel Müdürü Ahmet KARA 23.1.1997 tarihli
ifadesinde; Sami HOSTAN'in, Ömer Lütfi TOPAL'in ölümünden 15 gün önce sirket
kazancindan yeteri kadar pay almadigini, parasinin çogunu Ömer Lütfi TOPAL'in
aldigini söyledigini, ancak Ömer Lütfi TOPAL'in ortaklari ile herhangi bir
kavgasina ve tartismasina sahit olmadigini, Sami HOSTAN'in emniyet görevlileri
ile arasinin iyi oldugunu,
e) Ömer Lütfi TOPAL'a ait Shereton Otelin Gazino Müdürü Orhan ÖZTÜRK,
Mehmet ÖZBAY olarak tanidigi Abdullah ÇATLI'nin sik sik gazinoya geldigini,
Ömer Lütfi TOPAL, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'le oturdugunu, daha çok Ali
Fevzi BIR'le oturdugunu, patronlari arasinda herhangi bir sürtüsme ve
anlasmazlik olmadigini,
f) Ömer Lütfi TOPAL'in Emperyal Gazinolarinin Halkla Iliskiler Müdürü Arzu
TOK, patronlari Ömer Lütfi TOPAL, Sami HOSTAN ve Ali Fevzi BIR'in aralarinin
çok iyi oldugunu, aralarinda bir kavga ve husumete sahit olmadigini, Mehmet
ÖZBAY olarak Abdullah ÇATLI'nin patronlarinin misafiri olarak Shereton
Casinosuna sik sik yalniz olarak geldigini, sanik olarak adlari geçen polis
memurlarini hiç görmedigini söylemistir.
g) Sariyer C.Savciliginin gönderdigi dosyada cinayet tanigi olarak ifadesi
alinan Atike KILIÇ, ``28.7.1996 günü saat 23.00 siralarinda balkonda bulundugu
bir sirada, evine yakin yolun kenari ile beyaz renkli bir aracin park halinde
oldugunu, aracin tamamen 20-30 m. yakinindan da 3 erkek sahsin asagiya dogru
yürüdügünü gördügünü, sahislarin bu otodan inip inmediklerini görmedigini,
sahislardan birinin elinde cep telefonu oldugunu farkettigini, sahislarin
olduklari yere sokak lambasi uzak oldugu için sahislarin yüzlerini
göremedigini, üzerlerine ne giydiklerini de farkedemedigini, sahislarin eskali
hakkinda herhangi bir bilgi veremeyecegini'' beyan etmistir. `` seklinde
kayitlamalarin bulundugu incelenmistir.(Ek:88)
8- Komisyonumuzun 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-135 sayili yazisi ile
Istanbul Emniyet Müdürlügünden Ömer Lütfi TOPAL adli sahsin öldürülmesi olayi
sebebiyle gözetim altina alinan sahislarin olay taniklari ile yüzlestirme
yapilip, yapilmadiginin bildirilmesi istenmis,
Istanbul Emniyet Müdürlügü de 17.01.1997 gün ve 8971 sayili yazisi ile `` Ömer
Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayi sebebiyle tanik olarak ifadeleri tespit edilen
sahislarin olay anini görmediklerini eylemin karanlikta yapilmasindan dolayi
saglikli bir eskal veremedikleri, teshis yapamayacaklari anlasildigindan olay
sebebiyle gözetim altina alinan sahislar ve taniklar arasinda herhangi bir
teshis ve yüzlestirme islemi yapilmadigi dosya tetkikinden anlasilmistir,
seklinde cevap vermistir. (Ek:90)
9-Komisyonumuzun Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülmesi olayinda gözaltina alinan
3 polis memuru ve 2 sivil sahsi Savciliga bildirmeden Ankara'ya gönderilmeleri
ve buradan saliverilmeleri konularinda yapilan islemlere iliskin olarak Sariyer
C.Bassavciligina yazdigi 18.3.1997 gün ve 10/89-299 sayili yazisina cevaben,
Sariyer C.Bassavciliginin 19.3.1997 gün ve 1996/3514 Haz.Sayili cevabindan;
Içisleri
Bakani Mehmet AGAR, Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Emniyet Genel
Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN, Özel Harekat Daire
Baskanligi Komiseri Yusuf YÜKSEK, Özel Harekat Daire Baskanligi polis memurlari
Sahin ASLAN ve Ugur SAHIN haklarinda 10.1.1997 tarih ve 1997/9 sayili Adli
Görevi Kötüye Kullanmak suçunun Ankara'da islenmesi nedeniyle Yetkisizlik
Karari verilerek, dosyanin Ankara C.Bassavciligina gönderilmesine,
Istanbul
Emniyet Müdür Yardimcisi Bilgi ÜNAL, Asayis Müdürü Fatih ÖZKAN, Baskomiser
Refik BASTÜRK, Baskomiser Sentürk DEMIREL ve Polis Memuru Ziyaettin FERMAN
haklarinda, suç yerinin Gayrettepe'deki Emniyet Müdürlügü olmasi nedeniyle
06.01.1997 gün ve 11977/1 sayili kararla Sariyer C.Bassavciliginin
Yetkisizligine karar verilerek evrakin Istanbul C.Bassavciligina
gönderilmesine,
Ayni nedenle polis memuru Ahmet DURAN hakkinda 21.1.1997 gün ve ayni sayili Ek
Yetkisizlik Karari ile evrakin Istanbul C.Bassavciligina gönderilmesine,
Sariyer
C.Bassavciliginin Adalet Bakanligina yazdigi 5.1.1997 gün ve 14 sayili yazi
ile, ``CMUK'nun 154/2. maddesi geregince, Ömer Lütfi TOPAL cinayeti nedeni ile
yakalanan kisikelir yakalanma, sorgulanma ve birakilmalarindan Savciliga bilgi
verilmeden 36 saat gözaltinda tutulmalari ve Savciliga bilgi verilmeden Genel
Müdürlüge gönderilmeleri nedeniyle görevi kötüye kullanan Istanbul Emniyet
Müdürü Kemal YAZICIOGLU Zabit Amiri olmasindan dolayi 2802 sayili yasanin 82.
maddesine göre sorusturma izninin istendigi,'' incelenmistir.(Ek:89)
10- Istanbul Emniyet Müdürlügü, 27.1.1997 gün ve 8988 sayili yazisi ile
Komisyonumuzun 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-134 sayili ``Ömer Lütfi
TOPAL'in öldürülünceye kadar hakkinda çikartilan yakalama ve giyabi tevkif
müzekkerelerinin subemiz infaz bürosunda bulunan müzekkerelerinin tastikli
suretinin çok acele Komisyonumuza gönderilmesine'' iliskin yazisinda;
`` Adi geçen sahis hakkinda Asayis Subesi Infaz Büro Amirliginde Yakalama
ve Giyabi Tevkif müzekkeresi bulunmadigi, ilimizde bulunan Istanbul ve bagli
Ilçe C.Bassavciliklari ile bu konuda yapilan yazismada, Sisli 2. Sulh Ceza
Mahkemesinin 1993/10781 Hazirlik sayili ile Giyabi tevkif Müzekkeresi
çikartildigi ve bu olay Istanbul 1.Agir Ceza Mahkemesine intikal ederek
1996/155 esas sayisini aldigi, ancak Giyabi Tevkif Müzekkeresi Istanbul
C.Bassavciliginin 26.06.1996 gün ve 1996/155 sayili yazisi ile düsümü yapilarak
evrak Istanbul C.Bassavciligina iade edildigi, ayrica Istanbul
C.Bassavciligindan alinan cevabi yazida sahsin Çorlu 5. Kolordu Komutanligi
Askeri Mahkemesinin 1986/10321, 1986/321 sayili karari ile Askeri Ceza
Kanununun 66/1-A maddesine muhalefetten 5 ay hapis cezasi bulundugu, ancak
evrakin 06.03.1991 tarih ve 1991/15-66 sayi ile infaz mahalline gönderildigi
bildirilmis, yine Istanbul C.Bassavciliginca Hazirlik Bürosu bilgisayar
kayitlarinda 1995/5780 Hz. ve 1996/28590 Hz. sayili iki adet dosyasi bulundugu
bildirilmis olup, ilimizde bulunan diger Adli merciilerce hakkinda yakalama ve
giyabi tevkif müzekkeresinin bulunmadigi cevabi yazilarinda bildirilmistir.''
seklinde cevap verildigi incelenmistir. (Ek:91)
11- Komisyonumuzun 19.3.1997 gün ve 10/89-302 sayili yazisina cevaben
Ankara C.Bassavciliginin 25.03.1997 gün ve Hz.3521 sayili yazisinda;
`` a) Ömer Lütfi TOPAL Cinayeti ile ilgili olarak gözaltina alinan 3 polis
memuru ve 2 sivil sahsin ilgili savciliga bilgi vermeden Emniyet Genel
Müdürlügüne aldirilma emrini veren Içisleri Eski Bakani Mehmet AGAR hakkinda,
Ankara C.Bassavciligi, Anayasanin 100. maddesine göre TBMM'nce karar verilmesi
gerektiginden 14.02.1997 tarihinde verdigi TAKIPSIZLIK KARARI'ni,
b) Ayni konuda sözkonusu saniklarin Ankara'ya getirilmesini saglayan
Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Halil TUG, Özel Harekat Daire Baskanvekili
Ibrahim SAHIN, Komiser Yusuf YÜKSEK, polis memurlari Ugur SAHIN ve Sahin ARSLAN
haklarinda,
Adi geçen kisilerin Özel Harekat Daire Baskanligi elemanlari olmalari ve
Özel Harekat Dairesinin adli görevi olmamasi ve 657 sayili Kanuna tabi olmalari
nedeniyle haklarinda Memurin Muhakemati Hakkinda Kanun hükümlerinin uygulanmasi
gerektiginden 14.2.1997 tarihinde Ankara C.Bassavciliginin Görevsizligine ve
evrakin geregi için Içisleri Bakanligina gönderilmek üzere Adalet Bakanligina
sunulmasina karar verilmistir.'' seklinde cevap verdigi incelenmistir.(Ek:92)
12-Komisyonumuz, 06.12.1996 tarih ve 58 sayili yazisi ile Içisleri
Bakanligindan, ``Özel Harekat Dairesi'' hakkinda bilgi istemis, Içisleri
Bakanliginin 12.12.1996 tarih ve 275427 sayili yazisinda cevaben;
Jandarma
Genel Komutanligi bünyesinde bugüne kadar Özel Harekat Dairesi ismiyle veya
özel faaliyet göstermek üzere baska bir isimle herhangi bir teskilat
kurulmadigini,
26.7.1993
günlü Bakanlir Kurulu Karari ile Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügü
bünyesinde Özel Harekat Dairesi Baskanliginin kuruldugu ve kurulus amaci
Yönetmeligin 1 nci maddesinde belirtildigi gibi; ``Devletin ekonomik, sosyal,
siyasî ve hukuki temel anayasal düzenin yikilmasina, ülkesi ve milleti ile
bölünmez bütünlügünü bozmaya ve Cumhuriyetin temel niteliklerini degistirmeye
yönelik baski, cebir, siddet, korkutma, yildirma, sindirme veya tehdit
yöntemlerini kullanan terör örgütlerini meskun veya kirsal kesimde etkisiz hale
getirmek, rehin aldiklari kisi, uçak, araç ve benzeri yerleri kurtarmak için
ani müdahale, pusu, kesif, baskin ve operasyon yapmaktir.''
Bakanlik yazisina ek olarak Ö.H.D.Baskanligi Kurulus, Görev ve Çalisma
Yönetmeligini de eklemistir. (Ek:93)
13- Komisyonumuzun 31.01.1997 gün ve 194 sayili yazisina cevaben Istanbul
C.Bassavciligi, 03.02.1997 gün ve 82 Büro sayili yazisi ekinde Istanbul 1.Agir
Ceza Mahkemesinin 1995/167 Esas ve 3. Agir Ceza Mahkemesinin 1995/40 Esas
sayili Dosyalari gönderilmistir.
Istanbul 1.
Agir Ceza Mahkemesinin 1995/167 ve 1996/67 Karar sayili kararinda Necdet Elmas
ve 3 arkadasinin dövülmesine iliskin yeterli delil bulunamadigindan saniklara
Ömer Lütfi Topal ve 4 arkadasinin beraatine,
Istanbul 3.
Agir Ceza Mahkemesinin 1995/40 Esas ve 1996/292 karar sayili kararinda; Mehmet
Firat'in öldürülmesi ile ilgili olarak sanik Ö.Lütfi Topal öldügünden TCK'nun
96. maddesi geregince davanin düsürülmesine, diger 5 sanigin beraatine karar
verilmistir. (Ek:94)
14- Komisyonumuzun 31.1.1997 gün ve 10/89-198 sayili yazisina cevaben,
Istanbul Emniyet Müdürlügü 03.02.1997 gün ve 86 sayili faks yazisiyla; `` Akgün
Otelinin yaninda bulunan otoparkta Bülent FIRAT isimli sahsin öldürülmesi ile
alakali olarak, Akgün Oteli Casinosunda yapilan aramada ele geçen suç
delillerine tutanak ve ekspertiz raporlari gönderilmis, bu raporlardan, olay
yerinde bulunan mermi kovanlarinin inceleme konusu olarak gönderilen
silahlardan atilmadiginin tesbit edildigi anlasildiginin bildirildigi''
incelenmistir.(Ek:95)
15- Komisyonumuzun 31.01.1997 gün ve 10/89-199 sayili yazisi ile sorulan
Bodrum Regeta Otelde öldürülen Hikmet BABATAS'in sanik zanlilari ile ilgili
olarak açilan dava dosyasini istemesi üzerine,
Mugla Cumhuriyet Bassavciligi, 03.02.1997 gün ve 280 sayili yazi ekinde gönderilen
dosyada yer alan 1996/2503 Haz. 1996/1014 E ve 1996/338 sayili Savcilik
Iddianamesinde özetle;
``Olay tarihinde Hikmet BABATAS'in Turmen Otelinden çikip, ayni otelin
otoparkinda iken saniklar Metin AYDOGMUS ve Ergün MÜJDE tarafindan tabanca ile
ates edilmesi sonucu vurularak öldügü, olay yerine yakin bir yerde 34 YIK 63
plakali araçla bekleyen sanik Çetin AYDOGMUS'un saniklari olay yerinden
kaçirdigi, ölüme maktülün vücuduna isabet eden mermi çekirdeklerinin neden
oldugu, karaciger, sol böbrek ve ince bagirsak harabiyeti ile kanama sonucu
meydana geldigi, olay yerinde elde edilen kovanlarin iki ayri silaha ait oldugu
iddia, sözler otopsi tutanaklari ekspertiz raporu ve tüm sorusturma kapsamindan
anlasildigi,
Maktülün 1989 yilinda Bodrum Regal Otelinin insaatina basladigi, insaatin
devami sirasinda mali yönden sikintiya düsmesi nedeniyle otelin alt kismini
Ömer Lütfi TOPAL'a ait olan Emperyal Sirketler Grubuna kiraya verdigi, daha
sonra da otelin % 50 hissesini ayni sirkete satarak Ömer Lütfi TOPAL ile is
ortagi oldugu, Kurban Bayramindan iki gün önce basbasa görüsme yaptiklari,
görüsme sonunda maktül Hikmet'in sinirli ve surati asik olarak ayrildigi,
28.4.1996 tarihinde saat 17.00 siralarinda maktülün otel hesaplari ile ilgili
olarak toplanti yaptigi, toplantiya sanik Ihsan'in da katildigi toplantida otel
giderleri ve teknik masraflarin fazlaligi ile ilgili olarak anlasmazlik çiktigi
ortaya çiktigi,
Her ne kadar sanik Metin AYDOGMUS gezmek amaciyla dayisi Yusuf
KAYAPINAR'dan aldiklari arabayi Çetin AYDOGMUS'un kullandigini bir süre
yanlarinda Ergün MÜJGE'de oldugu halde gezdiklerini ancak issiz olduklari için
is aramak amaciyla sahil boyunca çesitli il ve ilçelere gittikleri, en sonunda
da Bodrum'a ugradiklari, bir gün Bodrum'da is aradiklarini bulamadiklarini,
sonra Senar Oteline gitmeye karar verdiklerini, bu sirada yandaki otelin
otoparkinda daha önce yaninda isçilik yaptigi maktülü görüp onun yanina Ergün
ile birlikte gittiklerini, alkollü olan maktülden daha önce önceye dayali iki
aylik alacagini istedigini, maktülün yine kendilerini tersledigini, birara
elini beline attigini, bunun üzerine kendilerinin de ellerini bellerine
attiklarini, maktülün arabasina dogru gitmesi üzerine ates edecegini
düsündüklerinde Ergün ile birlikte maktüle ates edip, ileride bekleyen Çetin'in
kullandigi arabaya binip kaçtiklarini savunduklari, diger saniklar Ergün MÜJGE
ve Çetin AYDOGMUS'un ayni beyanda bulunduklari,
Bu savunmaya ragmen, saniklar Çetin, Metin ve Ergün'ün gezmek amaciyla
aldiklarini söyledikleri arabayla Mersin'den Bodrum'a kadar gitmeleri üstelik
aracin olayda iki gün önce sanik Yusuf KAYAPINAR'a sanik Ahmet KARA'nin kabulü
ile verilmesi ve yukarida belirtilen Ömer Lütfi TOPAL ile maktül arasindaki
görüsme sonucunda maktülün haleti ruhiyesi, otelin masraflari konusunda
anlasmazlik çikmis olmasi karsisinda eylemin taammüden adam öldürmek seklinde
gerçeklestigini ortaya çikarmaktadir. Ayrica olayi fiilen gerçeklestiren Çetin
AYDOGMUS ve Ergün MÜJGE ve olay yerinin yakininda araçta bekleyen Çetin AYDOGMUS
ile maktül arasinda önceye dayali bir husumetin bulundugu yolunda evrak
içerisinde bir kanit olmadigi, sanik Metin'in maktül ile tesadüfen
karsilastigi, onun alacagini vermeye yanasmadigi, ayrica maktülün ates
edecegini düsünerek ona ates ettikleri yolundaki savunmasi olay saati ve mahal
itibariyle de düsünüldügünde hayatin olagan akisina uymadigi,
Maktülün yukarida belirtildigi gibi sonradan öldügü anlasilan Ömer Lütfi
TOPAL ile is ortagi olmasi aralarinda menfaat iliskisinin bulunmasi ayrica
saniklar Ahmet KARA, Ihsan KARAKAYALI ve Arif BALKAN'in dosya kapsamina göre
Ömer Lütfi TOPAL ile is yakinliklarinin bulundugunun anlasilmasi karsisinda
atili suça azmettirmek suretiyle saniklarin haklarinda kamu davasi açildigi,Bu
saniklarin her ne kadar savunmalari alinamamis ise de saniklar Metin, Çetin ve
Ergün'ün 17.5.1996 tarihinden bu yana tutuklu olmalari nedeniyle evrakin
iddianameye baglanmasi geregi dügdugu,Bu nedenlerle saniklarin yargilamalarinin
yapilarak eylemlerine uyan;
Saniklar Metin AYDOGMUS, Ergün MÜJGE'nin TCK'nun 450/4, 31, 33, 40, 6136
Sayili Yasanin 13/1. Maddeleri, saniklar Ahmet KARA, Çetin AYDOGMUS, Yusuf
KAYAPINAR, Ihsan KARAKAYALI, Arif BALKAN'in TCK'nun 64. Maddesi delaletiyle
TCK'nun 450/4, 31, 33. maddeleri geregince cezalandirilmalarina, saniklar Çetin
AYDOGMUS ve Yusuf KAYAPINAR hakkinda TCK'nun 40. Maddesinin uygulanmasina karar
verilmesi kamu adina talep ve iddia olundugu incelenmistir. (Ek:96)
16-Mugla C.Bassavciligi, 17.2.1997 gün ve 353 sayili yazisinda da:
Komisyonumuzun 17.2.1997 gün ve 10/89-240 sayili yazisina cevaben;
a) Hikmet BABATAS'in öldürülmesiyle ilgili olarak Ömer Lütfi TOPAL hakkinda
tevkif karari ve yakalama müzekkeresinin bulunmadigi,
b) Ömer Lütfi TOPAL'in Bodrum'da bulunmamasi nedeniyle 7.6.1996 tarihinde
savunmasinin alinmasi için Istanbul C.Bassavciligina yazilmak suretiyle bu
tarihten itibaren aranmaya baslandiginin belirtildigi incelenmistir. (Ek:97)
17- Ömer Lütfi TOPAL'in avukati Ekrem MARAKOGLU'nun Komisyonumuzdaki
30.1.1997 tarihli ifadesin de;
``Ömer Lütfi TOPAL Cinayetinde Emperyal Sirketler Grubunu çok büyük zarara
sokacak bir maddi ihtilafin olmasi gerektigi, örnegin ölmeden bir gün önce
Ispanya'dan arayan Ismail TANK adli birisiyle adeti hilafina uzun ve sert bir
tartisma yaptigi, geçmiste uyusturucu kaçakçiligindan hapiste yatmis bulunan
Giresun'lu bu adamin, Ömer Lütfi TOPAL ile geçmise dayali çok özel bir
hukuklarinin bulundugunu, ama ailenin bu konulari saklamaya çalistigini
söyledigi `` incelenmistir.(Ek:186) 18-Adi geçen hakkinda Emniyet Genel
Müdürlügünden gelen 12.3.1997 tarihli bir bilgi notunda; ``a) 21.11.1987
tarihinde Ispanya'nin Marbella sehrinde ele geçirilen 5 gr. eroin maddesi olayi
ile ilgili olarak yakalandigi,
b) Esi, Hasibe kizi, 1959 dogumlu Ayhan TANK'in 22.07.1988 tarihinde Bolu
Ili Caydurt Nahiyesi Becikoglu Tesislerinde, Hamza ve Emine oglu, 20.02.1957
Adapazari dogumlu Ömer DURAN isimli sahis tarafindan atesli silahla öldürülmesi
olayina adi karistigi,
Hollanda interpolünden alinan 10.08.1988 tarihli teleks yazida; Ayhan TANK'in
kocasi Ismail TANK tarafindan öldürtülmüs olabileceginin bildirildigi,
Sözkonusu cinayet olayi ile ilgili olarak, Bolu C.Bassavcisi tarafindan
hazirlanan 16.08.1988 tarih ve 1988/1198 Hz. sayili iddianamede, saniklar
arasinda Ismail TANK'in adi geçmedigi,
c) 12.01.1989 tarihinde Belçika'nin Brüksel kentinde ele geçirilen 43 kg.
eroin maddesi olayinin firari sanigi olarak aranmakta iken, Belçika'ya iade
edilmek üzere 29.03.1989 Ispanya'nin Toledo Kentinde 1 kg 570 gr eroin
maddesiyle yakalandigi,
d) Yurtdisina eroin ihraç etmek suçundan hakkinda Istanbul 1. Nolu DGM
nezdinde, 991/433 esas sayiya kayden dava açildigi,Mahkeme neticesi henüz
bilinmedigi,
e) Adina konulmus herhangi bir tahdit mevcut olmadigi belirtilmistir.
Komisyonumuzun 12.3.1997 tarih ve 10/89-274 sayili yazisi ile Ismail
TANK'in nüfus kaydi istenmis, gönderilen kayda göre, adi geçenin Giresun Ili,
Görele Ilçesi Çiftlik Köyü 19 hanede kayitli Mustafa oglu, Meskure Mücella oglu
26.5.1956 dogumlu oldugu 13.9.1995 tarihinde evlendiginin bildirildigi ``
incelenmistir.(Ek:98)
19- Türk Hava Yollari A.O., Komisyonumuzun 16.12.1996 gün ve 68 sayili
yazisina cevaben. 23.12.1996 gün ve 133 sayili yazisinda;
`` Ortakligimiza (THY) ait Courtesy Card, Yönetim Kurulumuzca, Kamu
Kuruluslari ve özel sirketlerin üst düzey yöneticilerine ve seçkin kisilere
verilmektedir.
Ömer Lütfi TOPAL'a ait Courtesy Card 30.11.1995 tarihinde, Emperyal
Sirketler Grubu Yönetim Kurulu Baskani olmasi sifatiyla verilmis olup, kartin
özellikleri bu kartin sagladigi hizmet ve imkânlar su sekilde siralanmaktadir :
- Rezervasyon Önceligi, Ayri bankoda check-in, Kisaltilmis check-in süresi,
Fazla bagaj hakki,Erken bagaj teslimi,Uçus öncesi özel salonlarda agirlama,
Uçak içinde tercihli koltuk, Uçus sinifini yükseltme (upgrade),Çesitli
otellerde ve araba kiralama sirketlerinde indirim,Uçus milleri toplamina göre
ücretsiz bilet kazanma hakki verdiginin'' bildirildigi incelenmistir. (Ek:99)
20- T.H.Y.A.O. Komisyonumuzun 10.1.1997 gün ve 127 sayili yazisina
T.H.Y.O.'nun 27.1.1997 tarih ve 19 sayi ile verdigi cevabi yazisinda;
``Courtesy Card üyemiz ömer Lütfi TOPAL'in üyeligi 30.11.1995 tarihinde
baslamis olup, üyelik kaydinda sadece 19.12.1995 tarihinde TK602 sayili
Istanbul- Ashkabat seferimizle yaptigi Business Class uçus yer almaktadir.''
seklinde cevap verildigi incelenmistir. (Ek:100)
21- Turizm Bakanligi, Komisyonumuzun 15.1.1997 gün ve 10/89-151 sayili
yazisina cevaben gönderdigi 28.1.1997 gün ve 120-2802 sayili yazisi ekinde
gönderilen, Ömer Lütfi TOPAL'in ortagi bulundugu sirketlerin almis oldugu Talih
Oyunlari Salonlari Isletmeciligi ile Turizm Bakanliginda bulunan tüm dosyalarin
incelenmesinde düzenlenen raporda;
``Ömer Lütfi TOPAL'in sahibi oldugu Emperyal Otelcilik Turizm ve Ticaret
A.S'nin asagida turizm isletme belgeli 13 turizm kompleksi bünyesinde bulunan
talih oyunlari salonlarina, Turizm Bakanligindan Talih Oyunlari Isletme Izni
alarak çalistirdigi mevcut belgelerden görüldügü,Mersin Hilton Oteli ,Antalya
Grand Oteli,Istanbul Ceylan Inter Continantel Oteli,Antalya Seven Seas Oteli
,Antalya Lara Ofo Oteli,Istanbul Akgün Oteli,Istanbul Polat Rönessance Oteli
,Istanbul Topkapi Eresin Oteli,Bodrum Park Resort Oteli,Aydin Kusadasi Onura
Oteli,Antalya Saray Regency Oteli ,Istanbul Hyatt Oteli ,Adana Seyhan Oteli 6.9.1993
tarih 93/4811 sayili Turizm Yatirim ve isletmeleri Nitelikleri Yönetmeligi'nin
136'nci maddesine göre, Turizm Bakanliginin izni ile belgeli turizm
isletmelerinin talih oyunu oynanacak mahalleri baskasina kiraya verebilmeleri
mümkün bulunmaktadir. Bu nedenle, sözkonusu otellere ait oyun salonlarinin
Emperyal Otelcilik Turizm ve Ticaret A.S. tarafindan kiralanma islemlerinde
yasal bir engel görülmedigi, Kiralama islemlerinden sonra, Emperyal sirketinin,
her bir otelin talih oyun salonu için Turizm Bakanligindan ayri ayri ``Talih
Oyunlari Isletme Izni'' aldigi anlasilmaktadir. Emperyal sirketinin bu konudaki
müracaatlarinin özellikle 1994 yilindan sonra yogunlastigi görülmüstür.
Turizm Bakanliginca 8.1.1983 tarihli Talih Oyunlari Yönetmeliginin Bazi
Maddelerinin Degistirilmesi Hakkinda 10.3.1994 tarih 21873 sayili Resmi
Gazete'de yayinlanarak yürürlüge konulan Yönetmeligin 5 nci maddesinde, talih
oyunu salonlarina isletme izni vermek için , tüzel kisilerin yönetim kurulu ile
denetim kurulu üyeleri için ilgili adli mercilerden iyi hal kagidi istenildigi,
Emperyal sirketinin bu kapsamda ``Talih Oyunlari Isletme izni'' almak için
Turizm Bakanligi'na yaptigi müracaatlarda Yönetim Kurulu Baskani Ömer Lütfi
TOPAL ve diger Yönetim Kurulu Üyelerinin sabika kaydinin bulunmadigina dair
ilgili Cumhuriyet Savciliklarindan alinan yazilar sundugu, ancak, Ömer Lütfi
TOPAL'in daha önce uyusturucu madde kaçakçiligi suçundan yurtdisinda 1977
yilinda Belçika'da uyusturucu madde kaçakçiligindan 5 yil hapis cezasina mahkum
edildigi, 1981 yilinda Belçika'dan ABD'ne iade edilerek, burada da eroin
kaçakçiligi suçundan dolayi 5 yil hapis cezasi verildigi, adigeçenin Cumhuriyet
Savciliklarindan aldigi sabika kaydinin olmadigina dair yazilarda bilgisayarca
kontrolü yapilan kimlik bilgilerinde harf ve rakam degisiklikleri yapildigi,
Örnegin, 4.1.1995 tarihinde Istanbul Sicil Müdürlügüne yazilan dilekçede isim
Ömer Lütfi yerine Ömer Lütfü yazildigi, diger taraftan, adigeçen tarafindan
25.3.1994 tarihinde Adli Sicil ve Istatistik Genel Müdürlügü'ne yazilan
dilekçede, baba adi Mevlüt olmasina karsin, Mevlut yazildigi, Malatya
Cumhuriyet Savciligina yazilan 5.7.1994 tarihli dilekçede dogum tarihi 1942
olmasina ragmen 1994, ayni sekilde dogum yeri Akçadag olmasina karsin Malatya
yazildigi,
Ömer Lütfi TOPAL'in sahibi oldugu Emperyal A.S'nin Özellestirme Idaresi
Baskanliginca satisa çikarilan HAVAS'in ihalesine katilmak üzere teklif vermesi
üzerine, ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiligince Dis Isleri Bakanligi'na 23.2.1995
tarihinde, HAVAS'i satin almaya talip olan adigeçenin, 1977 yilindan bugüne
kadar Avrupa ve ABD'ne yönelik tesekkül halinde uyusturucu madde kaçakçiligina
dair kayitlar bulundugu, yukarida belirtilen mahkumiyetlerinin oldugu
belirtilerek, teklifinin degerlendirilmesinde bu hususlarin dikkate alinmasi
yönünde bir Nota verildigi, ABD'nin Türkiye'de takip ettigi bu kisinin sahibi
oldugu Emperyal Sirketine, Türkiyede yaptigi islemlerde Ülkemizdeki Yetkili
Mercilerce gereken incelemeler yapilmadan, ``Talih Oyunu Salonlari Isletme Izni''
verilmesi düsündürücüdür.
Turizm Bakanligi tarafindan 30.12.1994 tarih 22157 sayili Resmi Gazete'de
yayinlanan ``Talih Oyunlari Yönetmeliginin Bazi Maddelerinin Degistirilmesi
Hakkinda Yönetmelik'' ile talih oyunu isletme izni için istimal ve istihlak kaçakçiligi
hariç, kaçakçilik suçlarindan mahkumiyet bulunmama sarti aranildigi,
Belirtilen nedenden dolayi, Talih Oyunlari Yönetmeligine göre Emperyal
Otelcilik Turizm ve Ticaret A.S.'ye Talih Oyunlari Isletme Izinleri verilmemesi
gerektigi anlasilmaktadir.
Emperyal A.S'nin Turizm Bakanligindaki islemlerinin incelemesi sonucunda,
anilan sirketin kiraladigi talih oyunu salonlarindaki oyun araç ve gereçleri
yerine, sanki bu araç ve gereçler yokmus gibi Turizm Bakanligi'na müracaat ettigi,
bu durum Turizm Bakanligi yetkililerince bilinmesine ragmen çok sayida talih
oyunu araç ve gereçlerinin bu sekilde ithaline Turizm Bakanliginca izin
verildigi, Emperyal Sirketinin bu konuda yaptigi islemler hakkinda Turizm
Bakanligi'na bilgi verilmesi istenilmesine karsilik, istenilen bilgileri
genelde vermedigi ve sonuçta; önemli miktarda kayitdisi talih oyunu araç ve
gerecinin yurtiçine girisine izin verildigi,
Her yil Talih Oyunu Isletmecileri kayitli her oyun masasi için 15.000 $,
oyun makinalari için 400-800 $'i Turizm Bakanligi'na ödemeleri gerektigi,
sözkonusu oyun masasi ve makinalarinin kayitdisi tutuldugu, anilan sirketin
Devlete ödemesi gereken katki paylarini ödemedigi, buna örnek olmak üzere,
Mersin Hilton Oteli Isletmesi ile ilgili islemlerde, bu isletmenin 21.1.1994
tarihinde Turizm Bakanligi'na yazdigi yazida 11 adet oyun masasi ve 54 adet
oyun makinasi oldugunu bildirmistir. Mersin Giris Gümrük Müdürlügünün 28.2.1994
tarih 3426 sayili yazisinda anilan sirketin 120 adet oyun makinasi ithal
ettiginin belirtildigi,
Nitekim Turizm Kontrolörlerince Mersin Hilton Oteli Isletmesinde yapilan
20.12.1995 tarihli denetimde, tesiste 11 adet oyun masasi ve 54 adet oyun
makinasi olmasi gerekiriken, uygulamada 19 adet oyun masasi ve 154 adet oyun
makinasinin oldugu, 22.3 1996 tarihli denetimde, 18 adet oyun masasi, 154 oyun
makinasi bulundugu, 1.6.1996 tarihli denetimde ise 20 adet oyun masasi, 1 adet
at yarislari makinasi(23 kisilik) , 154 adet oyun makinasi buluntugu saptanmis,
Bu usulsüzlükten dolayi anilan sirkete yalnizca, 3.150.000 Tl ceza kesilmesi
önerilmistir.
Bu tespitlere göre anilan talih oyunu isletmesinin Turizm Bakanligi'na 1995
yilinda ödemesi gereken ücret (6 adet oyun masasi için 100.000 $ + 15.000 X 13
= 295.000 $ Oyun makinalari için ise 15 adet için 15.000$ geriye kalan 139 X
800= 131.200 $ Genel Toplam :421.200 $ olmasina
karsilik, Turizm Bakanliginca 1995 yilinda 221.200 $, 1996 yilinda 250.000 $
alindigi dosyasindan görülmektedir. Buna karsilik bazi dosyalarda fiili durum
esas alinarak sözkonusu hesaplamalar yapilmistir. (Örnegin, Antalya Lara Ofo
Oteline ait dosya. ) Görüldügü gibi Emperyal A.S'nin Devlete olan borç
yükümlülükleri her bir oyun salonunda yillik 500.000 $' geçtigi, buna ragmen,
10.3.1994 tarihli Talih Oyunlari Yönetmeliginde Yapilan degisiklik ile Emperyal
A.S'nin vermek zorunda oldugu her bir isletme için 600.000 $ teminat toplam 13
oyun salonu için 7.800.000 $ teminat, her bir isletme için 200.000 $ teminata
indirilmistir. Böylece, Emperyal A.S'nin bütün oyun salonlari için vermesi
gereken teminat mektubu 2.600.000 $ indirilmistir. Bu islemde dikkat çekici
bulunmustur.
Mevcut tespitimize göre, Turizm Bakanliginca Talih Oyunu Isletme Izni
verilen bütün isletmelerin talih oyunlari isletme izinlerinin ve fiilen kullandiklari
oyun masalari ve oyun makinalarina göre ödemeleri gerekli ücretleri Turizm
Bakanligina yatirip yatirmadiklarinin incelenmesi, varsa sorumlularin cezai ve
hukuki sorumluluklarinin Turizm Bakanligi Teftis Kurulu ile Maliye Bakanligi
Teftis Kurulunca müstereken tespiti, bu konudaki devlet zararlarinin
belirlenerek öncelikle ilgili sirketlerden süratle tahsiline gidilmesi, bu
mümkün olmadigi takdirde meydana gelen zararlarin sorumlularina müteselsilen
tazmin ettirilmesinin yararli olacagi mütalaa edilmektedir. Ayrica kayitdisi
kalan oyun masalari ve oyun makinalarinin süratle kayit altina alinmasi
gerekmektedir.
Talih Oyunu Isletmelerinin fiilen sahip olduklari oyun masalari ve oyun
makinalarina ragmen, isletmelerin fiilen sahip olduklari oyun masalari ve oyun
makinalarinin da yerine ithal izni vererek kayitdisi oyun masalari ve oyun
makinalarinin olusmasina yol açan Turizm Bakanligi Yetkilileri hakkinda
sorusturma açilmasi gerekmektedir.(Ek:101)
22- Komisyonumuzun 15.1.1997 gün ve 10/89-152 sayili yazisina cevaben
Basbakanlik Özellestirme Idaresinin gönderdigi 27.01.1997 tarih ve 0599 sayili
yazisinda; ``Adi geçen sahsa ait olan Emperyal Otelcilik ve Turizm Ticaret
A.S., 23.01.1995 tarihinde açilan HAVAS'in satisina iliskin ihalede teklif
verdigi, ancak sözkonusu Sirketin istigal mevzuu ve yapisi itibariyle 4046
sayili Özellestirme Kanununun genel ilkelerine uygun olmadigi gözönüne alinarak
adi geçen Sirket ihale disi birakilmistir.
Idarenin ekte gönderdigi, Disisleri Bakanliginin 01.03.1996 gün ve 1849-2242
sayili yazidan anlasildigina göre, Emperyal Otelcilik ve Turizm Ticaret
A.S.'nin bu ihaleye alinmamasinin asil sebebinin, ABD Büyükelçiliginin verdigi
23.02.1995 tarihli nota'da, HAVAS'i satin almaya talip sirket sahibi Ömer Lütfi
TOPAL'in,
Bakanliginin kayitlarina göre, 1977 yilindan bugüne kadar Avrupa ve ABD'ne
yönelik, tesekkül halinde uyusturucu madde kaçakçiligina karistigina dair
kayitlar bulundugu, 1979 yilinda Belçika'da uyusturucu madde kaçakçiligi
suçundan 5 yil hapis cezasina mahkum edildigi, 1981 yilinda Belçika'dan ABD'ne
iade edilerek, burada da eroin kaçakçiligi suçundan dolayi 5 yil hapis cezasina
mahkum edildigi ve 1986 yilinda anilan ülkeden sinirdisi edildigi kaydedilmekte
ve bu bilgilerin HAVAS'in özellestirilmesi amaciyla verilen teklifler
degerlendirilirken dikkate alinabilecegi düsüncesiyle ilgili Türk makamlarinin
dikkatine getirilmesinde yarar görüldügü belirtilmesi oldugu, anlasildiginin ``
bildirildigi incelenmistir.(Ek:102)
C -SÖYLEMEZ KARDESLER ÇETESIYLE ILGILI INCELEME
1- T.C. T.B.M.M. Yasadisi örgütlerin devletle olan baglantilari ile
Susurlukta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga
kavusturulmasi amaci ile kurulan (10/89 110, 124, 125, 126) esas numarali
Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili
yazi ile Içisleri Bakanligina yazilan yazida ``Yasadisi Örgütlerin Devletle
Olan Baglantilari ve Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki
iliskilerin Aydinliga Kavusturmasi Amaciyla Meclis Arastirma Komisyonu
Kuruldugu, Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel
Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafia-Yasadisi Örgütler ile devlet
iliskileri ve baglantilari, Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayi ve Arkasindaki
Iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanmissa bu raporlarin ve varsa
belgelerin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesi talep edildigi, Komisyonun
bu yazisina Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel
Müdürlügünce ayri ayri cevap verildigi;
A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK:2060-90-
96/Asys.Pl.(217053) sayili cevabi yazida: ``Söylemez Çetesi olarak anilan
yaralama, adam kaçirma, alikoyma gibi organize suçlar isledigi belirlenen
çetenin elemanlarindan evvelki astsubay Basçavus Mehmet Faysal Söylemez ve
Fevzi Sahin, Adana-Pozanti TEM oto yolunda güvenlik kuvvetleri ile girdikleri
silahli çatisma sonra ele geçirildigi saniklarin sorgulamalari sonucu elde
edilen bilgiler dogrultusunda yapilan operasyonlarda olayla ilgisi oldugu tespit
edilen (2)'si Kara Kuvvetleri Komutanligi Mensubu, (3)'ü Hava Kuvvetleri
Komutanligi Mensubu, (1)'i 3. G.Kom.Mensubu olmak üzere toplam (6) Askeri
personel, (3) Emniyet Mensubu ve (7) sivil sahis olmak üzere toplam (16) sanik,
(7) tabanca, (14) Sarjör, (300) fisek, (50)gr (C-4) patlayicisi 2 parça C-3
TNT, 3 fünye, 186.900 DM Döviz ve 155.200.000 TL.si'nin ele geçirildigi,
saniklari yargilanmalarinin devam ettigi, Jandarma üsttegmen Can Köksal'in
Askeri Sura Karari ile Türk Silahli Kuvvetlerinden ilisiginin kesildigi''
bildirilmistir.
B- Emniyet Genel Müdürlügünün 8.12.1997 gün ve B.O5.1.EGM.0. 60.05.
03/2694-96 sayili cevabi yazilarinda: ``Konuya iliskin Emniyet Birimlerince
düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi ifade edilmistir.Adi geçen
dosyanin incelenmesinde özetle: Adana'da yakalanan Faysal ve Mustafa Söylemez
tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütü ile bazi Emniyet
Görevlileri arasinda iliskiler bulunduguna iliskin Sanliurfa Milletvekili Sedat
Bucak tarafindan ortaya atilan iddialarin Mülkiye Müfettisleri ve Polis
Müfettisleri tarafindan müstereken incelenmesi hakkinda Içisleri Bakanliginin
19.06.1996 tarihli onayinin oldugu, Emniyet Genel Müdürü Alattin Yüksel imzasi
ile verilen 18.07.1996 tarihli sorusturma izin onayinda, Mehmet Sena, Faysal ve
Mustafa Söylemez tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütüne
katildiklari anlasilan 58652 sayili Baskomiser Halim Apaydin, 122330 sayili
Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz ile 122184 sicil sayili Komiser Yardimcisi Mehmet
Siddik Bakir haklarinda adli sorusturmanin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi
Bassavciliginca yürütülmekte oldugu, disiplin mevzuati açisindan her üç sanik
hakkinda sorusturma açilmasi gerektigi, Çankaya ilçesi eski Emniyet Müdürü
Sedat Demir'in Söylemez Kardeslerce isletilen Ruwors Disko Bara Çankaya Emniyet
Müdürlügünce mobilya alinmasi karsiliginda süresiz kapatilmis olmasina ragmen,
barin yeniden açilmasina izin vererek görevini kötüye kullandiginin tespit
edildigi, Sedat Demir'in mal varliginda izahi mümkün olmayan belirgin bir
artisin görülmesi üzerine adi geçen hakkinda 3628 sayili kanuna göre islem
yapilmak üzere düzenlenen tevdi raporunun Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina
intikal ettirildigi, Sedat Demir hakkinda M.M.H. Kanun ve disiplin mevzuati
uyarinca sorusturma açildigi, Söylemez Kardeslerin Istanbul Kiziltoprakta
bulunan yazihanelerine 26.02.1996 tarihinde silahli baskin düzenlenmesi
olayinda sorusturmanin Söylemez kardesler lehine yürütülmesi ve saniklara baski
ve kötülük yapilmamasi karsiliginda Istanbul Emniyet Müdürlügü Cinayet Büro
eski Amiri Erdal Durmaz'in rüsvet aldiginin tanik beyani ile tespit edildigi,
bu nedenle düzenlenen dosyanin Istanbul Cumhuriyet Savcisi Sezgin ÖZDEMIR'in
yazili talebi üzerine elden teslim edildigi, Erdal Durmaz hakkinda disiplin
mevzuati açisindan da sorusturma açilmasi gerektigi, Içisleri Bakanligi Yüksek
Disiplin Kurulunun 24.10.1996 tarih ve 1996/44 sayili karari ile Baskomiser
Halim Apaydin, Komiser Yardimcisi M.Siddik Bakir, Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz'un
Devlet Memurlugundan çikarilmalarina karar verildigi, Emniyet Genel Müdürlügü
Yüksek Disiplin Kurulunun ise 26.11.1996 tarih ve 199/308 sayili karari ile
yukarida adi geçen Emniyet Mensuplarinin meslekten çikarilmalarina karar
verildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:103)
2- Komisyon Baskani Mehmet Elkatmis'in imzasi ile Adalet Bakanligina
gönderilen 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/3 sayili yazida; Komisyonun görev
alanina giren Ömer Lütfi Topal Söylemezler Çetesi, Tevfik Agansoy, Susurluk
Olayi, 1978 Bahçelievler Katliami, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili
tahkikat dosyalarinin komisyona acilen gönderilmesinin istenildigi
incelenmistir. (Ek:74)
3- Adalet Bakanliginin 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili cevabi
yazilarinda; Susurluk, Ömer Lütfi Topal ve Bahçelievler Katliami ile ilgili
dosyalarin fotokopilerinin sunuldugu diger sorusturma ve kogusturmalarla ilgili
dosyalarin daha sonra gönderileceginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:74)
4- Komisyon Baskanliginca Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina yazilan
10.01.1997 tarih ve A.1.01.GEÇ.10/89-117 sayili yazi ile kamuoyunda Söylemez
Kardesler Çetesi olarak bilinen kisilerden rüsvet aldiklari bahis ile
haklarinda dava açilan Halim Apaydin ve diger Emniyet görevlileri hakkindaki
dava dosyalarinin onayli birer örneginin komisyon görevlisi Akman Akyürek'e
elden teslim edilmelerinin istenildigi. incelenmistir.(Ek:104)
5- Adalet Bakanliginca Komisyona gönderilen 8.01.1997 tarih ve 763 sayili
yazi ile de; Söylemez Çetesi hakkinda Istanbul (6) No'lu DGM'e açilan kamu
davasina ait evraklarin onayli fotokopi suretleri gönderilmistir.Buna göre;
Gerek Adalet Bakanligi gerekse Istanbul (6) No'lu DGM Bassavciligindan
komisyonumuza intikal eden bilgi ve belgeler ile Istanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanmis olan 27.12.1996 tarih ve
Hazirlik: 1996/1321 Esas: 1996/1711 Iddia: 1996/1584 sayili iddianamenin
incelenmesinde: Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez,
Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç, Ümit
Atay, Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan
Okman, oktay Saglam, Muhsin Çayar, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki
Anlar, Metin Savci Felmi Uzal, Çerkes Gebeloglu, abdullah Alaca, Süleyman
Sahin'in sanik oldugu, Saniklardan, Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa
Söylemez ile Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat
Koç ve Ümit Atay haklarinda Cürüm islemek için tesekkül olusturmak, diger
saniklar hakkinda ise cürüm islemek için olusturulan tesekküllerin üyelerine
bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarindan dava açildigi,
- iddianamede, saniklarin isledikleri suçlar ile ilgili olarak:
Saniklardan Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa
Söylemez'in kardes bulunduklari, 1993 yili Kasim ayinda Sason Ilçe Emniyet
Müdürlügünde komiser yardimcisi olarak görevli bulunan sanik Mustafa'nin istifa
ederek Ankara'ya geldigi ve birlikte Ankara'da oturan, Ankara Numune
Hastanesinde görevli doktor olan sanik Mehmet Sena ile birlikte ayni evde
kaldiklari, 1994 yili Ocak ayi içinde sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da bulunan
``Romors Disko'' isimli bara ortak oldugunu, 02.04.1994 tarihinde bu yerde
meydana gelen olay sonucunda ``Bucak'' asiretinde Memduh Sultan Bucak ve
arkadaslari Ahmet Oynak ve Vahap Akpinar'in sanik Mustafa Söylemez ve anilan
barda çalisan Sait Aydin tarafindan silah ile ates edilerek öldürüldükleri,
olay sirasinda Mehmet Sena'nin yaralandigi, olaydan sonra kaçan sanik
Mustafa'nin, kendisini daha önce tanidigi Samsun ilinde komiser yardimcisi
olarak görevli bulunan sanik Mehmet Siddik Bakir'in evinde bir süre kaldigi,
daha sonra Istanbul'a gelerek degisik yerlerde kaldigi ve 1994 Aralik ayinda
görevinden emekli olarak ayrildigi, sanik Mehmet Sena'nin 1994 Agustos ayinda
Paris'e gittigini, 1994 Aralik ayi içinde Ankara'da bulunan ``Time Out'' isimli
sirketin ortaklarindan Aykut isimli sahis ile sanik Mehmet Faysal'in görüstügü,
1995 yili baslarinda sanik Mehmet Sena'nin Paris'ten döndügü, 1995 Subat ayi
sonlarinda saniklar Mehmet Sena ve Mehmet Faysal'in anilan sirkete birlikte
gittikleri, bu yerde görevlilerce tabancalari ile birlikte yakalandiklari,
hakkinda yasal islem yapildigi, Sanik Mehmet Ankara'da Halil Kaya isimli kisiyi
tehdit ile alikoydugu ve kendisinden para aldigi,
1995 yili baslarinda sanik Mehmet Faysal'in talimati ile sanik Mehmet
Siddik Bakir'in Mehmet Faysal ile birlikte çalisan sanik Sahin ile birlikte
Siirt iline giderek, bu yerde görev yapan Üsttegmen Can Köksal'dan Ikiyüzmilyon
lira karsiliginda, bir adet G-3 marka tüfek ve dürbün satin aldiklari ve ayrica
satin almak istedikleri diger silahlari da siparis verdikleri, sanik Mehmet
Faysal'in talimati üzerine anilan silah ve dürbünü Istanbul'a getirdikleri ve
sanik Mehmet Faysal'a teslim ettikleri, daha sonra siparis edilen silahlarin
sanik Mehmet Faysal tarafindan, para karsiliginda sanik Can'dan alindigi, sanik
Mehmet Sena'nin talimati üzerine, sanik Can'in bir adet Kalashinikov marka
tüfek ve bir adet tabanca temin ettigi ve Siirt Iline gelen sanik Fevzi Sahin'e
teslim ederek, birlikte Ankara'ya geldikleri, sanik Can'in sanik Mehmet Sena
ile tanistigi, sanik Mehmet Sena'nin kendisinden plastik patlayici madde, fünye
ve saniyeli fitil temin etmesini istegi, Siirt iline dönen sanik Can'in, istenilen
patlayici maddeleri görev yaptigi askeri birliginden temin ettigi, sanik Mehmet
Sena'nin talimati üzerine Ankara'ya gittigi ve sanik Fevzi Sahin ile bulusarak,
sanik Fevzi'nin kullandigi oto ile Iskanbul'a geldikleri, saniklar Mehmet Sena
Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve yakalanamayan sanik Cazim Koç ile
bulustulari, sanik Mehmet Sena'nin, sanik Can'a birlikte çalismayi önerdigi,
hasimlari bulunan bir sahsi öldüreceklerini, olaydan sonra kaçmak için
kendilerine yardimci olmasi gerektigini açikladigi, sanik Can'in bu öneriyi
kabul ettigi;
10/10/1995 tarihinde, Istanbul 1.Nolu DGM'nin 1996/125 Esas sayili
davasinda cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan
saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Arif Yanik ve Abdülhalim Kahraman ile sanik
Mehmet Sena Söylemez'in Tonguz Kazim Çagatan'a ait, Muhittin Yurtseven adina
tapuda kayitli, Ilimiz Kadiköy Erenköy'de bulunan arsayi, Muhittin Yurtseven'i
silah ile tehdit ederek, sanik Mehmet Sena Söylemez adina, Kadiköy Tapu Sicil
Müdürlügünde kayit ettirdikleri ve anilan arsanin Abdurrahman Gölbasi isimli
kisiye, yetmismilyar lirasi pesin olmak üzere, yüzaltmismilyar liraya
satildigi, bu satisa aracilik yapan sanik Çerkes Gebologlu ve yakalanamayan
sanik Selahattin Can'a birer milyar lira verildigi, olay ile ilgili
sorusturmanin Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/7394 Hazirlik sayili
dosyasi üzerinden yürütüldügü;
1995 yili sonlarinda, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet sena Söylemez'in,
Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda cürüm islemek için
tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan Ahmet Söylemez ve Arif Yanik
ile birlikte, magdur Osman Aydin'i, Ilimiz Küçükcekmece Ilçesinde silah ile
tehdit ederek korkuttuklari ve bu sekilde magdurun kendilerine ikiyüzbin dolar
vermesini sagladiklari;
10/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili
davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta
bulunan Mehmet Faysal Söylemez, Ahmet Söylemez, Abdülhalim Kahraman ve Arif
Yanik ile birlikte, sanik Mehmet Sena Söylemez'in, Ömer Çetinsaya ve Selçuk
Hüryasar isimli kisileri silah ile tehdit ederek alikoyduklari, Ömer
Çetinsaya'nin isyerindeki hissesini kendisini tehdit ederek, sanik Ümit Atay
adina Kadiköy 12. Noterliginde devir islemini yaptirdiklari, saniklarin
yakalanmasindan sonra, Istanbul Maltepe Ilçesinde yapilan aramada, Ömer
Çetinsaya'dan alinan, Ümit Atay adina, düzenlenmis vekaletnamenin ve Ömer
Çetinsaya'ya imzalatilan iki adet kagidin ele geçirildigi, olaya iliskin
Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/85 Esas sayili davasindaki yargilamanin
sürdürüldügü;
12/02/1996 tarihinde, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin, sanik
Sevki Anlar'a ait isyerinde, Yalçin ve Bülent Kiliç isimli kisileri silah ile
tehdit ederek, yirmibes adet oto ve iki adet üçmilyar liralik çek aldiklari,
iki otonun giyabi tutuklu sanik Davut Sahin adina kayit ettirildigi, alinan üç
milyar liralik çeklerden birinin sanik Sevki Anlar'a, digerinin ise sanik Halim
Apaydin'a verildigi, olay ile ilgili sorusturmanin Beyoglu Cumhuriyet
Bassavciliginin 1996/7693 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;
26/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. Nolu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili
davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta
bulunan saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Baris Bedirhan Çinar, Abdülhalim
Kahraman, Arif Yanik, Ahmet Söylemez ve 12/03/1996 tarihinde Inegöl Ilçesinde
öldürülen Ibrahim Yüce ile sanik Mehmet Sena'nin, Ilimiz Kadiköy Ilçesi
Kiziltoprak'ta bulunan isyerinde birlikte bulunduklari sirada meydana gelen
olayda, Komiser Yardimcisi Mehmet Hakan Findik ve Polis Memuru Ragip Lale'nin
tabancalarinin, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena tarafindan alindigi, Sait
Aydin isimli kisinin, Ömer Çetinsaya tarafindan öldürüldügü, Seref Aydin isimli
kisinin yaralandigi, Komiser yardimcisi Mehmet Hakan Findik'tan alinan 9 mm.
çapli CZ 75 model tabancanin, saniklar yakalandiktan sonra Ankara, Eryaman
semtindeki evde yapilan aramada ele geçirildigi, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir
Ceza Mahkemesinin 1996/82 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;
12/03/1996 tarihinde, Eskisehir Cezaevinde tutuklu bulunan Ahmet Söylemez'i
ziyaretten dönen Mehmet Nasir Söylemez ve Resul Söylemez'in öldürülmesinden
sorumlu tutuklulari Ibrahim Yüce ile saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin
Yalova'da bulustuklari, saniklarin otosuna binen Ibrahim Yüce'nin, Inegöl
Ilçesinde otodan indirildigi ve sanik Mehmet Sena tarafindan tabanca ile ates
edilerek öldürüldügü, olaya iliskin sorusturmanin Inegöl Cumhuriyet
Bassavciliginin 1996/489 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;
04/04/1996 tarihinde, Kadiköy Kiziltoprak'taki isyerinde Sait Aydin'in
öldürülmesi, Seref Aydin'in yaralanmasindan sorumlu tuttuklari Ömer Çetinsaya
nedeniyle, ``Çetinsaya'' ailesine karsi eylem yapmaya karar veren saniklar
Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez'in, bu konuda hazirlik
yaptiklari, Silopi Ilçesinde Astegmen olarak görevli bulunan sanik Mehmet
Siddik Bakir ve Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde görevli bulunan
komiser yardimcisi Nazif Yavuz'u Istanbul'a çagirdiklari, Ilimiz Bakirköy,
Ataköy'de oturdugunu belirledikleri Ahmet Çetinsaya'yi öldürmeye karar
verdikleri, saniklar Davut Sahin ve Nazif Yavuz'un, Ahmet Çetinsaya'nin evden
çikisini bildirmek için sanik Davut'a ait oto ile Ahmet Çetinsaya'nin evinin
önüne gittikleri, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal, Mustafa ve Mehmet
Siddik'in, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi, olaydan bir ay kadar önce
Ankara'da sanik Halim Apaydin tarafindan, kullanilmasi için sanik Mehmet
Faysal'a verilen 06 VAM 11 plaka sayili beyaz renkli, Tempra marka oto ile
eylem yerine gittikleri, sanik Mehmet Faysal'in otoda bekledigi, diger
saniklarin lav silahlari ve Kalashinikov marka silah ile olay yerinde
bekledikleri, sanik Mehmet Siddik'in komiser yardimcisi rütbeli üniformayi,
sanik Mustafa'nin polis üniformasini giydigi, sanik Nazif Yavuz'un, evinden
çikan ve zirhli otosuna binen Ahmet Çetinsaya'nin evinden ayrildigini cep
telefonu ile sanik Mehmet Faysal'a bildirdigi, sanik Mehmet Faysal'in
bekledikleri yerde polis otosu görmesi üzerine, diger saniklari da otosuna
alarak eylemi gerçeklestiremeden olay yerinden ayrildiklari, olay yerinde
yapilan aramada, olayda kullanilacak lav silahlarina ait kapak ve kayislarinin
bulundugu, olayda kullanilmak istenilen silahlarin da saniklara ait evlerde
yapilan aramalarda ele geçirildigi;
20/04/1996 günü, saniklar Mehmet Sükrü Engin ve Fehmi Uzal'in topladigi
bilgiler ve saniklar Can ve Ümit Atay'in arastirmalari sonucu ``Çetinsaya'' ailesinden
intikam almak amaciyla, Söylemez kardeslerin öldürmeye karar verdikleri Hakan
Çetinsaya'nin isyeri ve evini belirledikleri, 34 MBM 67 sahte plakali Mercedes
marka oto ile, Ilimiz Kadiköy Göztepe'de oturan Hakan Çetinsaya'nin evinin
önünde saniklar Mehmet Sena, Mustafa, Mehmet Faysal ve Can'in bekledikleri,
toplanan bilgilerden 34 VP 555 plaka sayili beyaz renkli Mercedes marka otoyu
kullandigini belirledikleri Hakan Çetinsaya'nin, anilan oto ile geldigini
gördükleri, saniklar Mehmet Sena ve Mustafa Söylemez'in otodan inerek, anilan
otoya tabancalari ile ates ederek oto içinde bulunan Hakan Çetinsaya ve Halit
Piskinbas'i öldürdükleri, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi ve sanik Can'in da
içinde bulundugu 34 MBM 67 sahte plakali otoya binerek, birlikte olay yerinden
kaçtiklari, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/183 Esas
sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;
22/04/1996 tarihinde, sanik Nihat Koç'un, saniklar Mustafa ve Mehmet
Sena'nin talimatlari uyarinca, sanik Can Köksal tarafindan kendisine verilen el
bombasini Ilimiz Sisli Ilçesinde bulunan Bülent Kiliç'a ait oto galerisine
atarak, patlattigi, olay ile ilgili sorusturmanin Sisli Cumhuriyet
Bassavciliginin 1996/12814 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;
12/03/1996 tarihinde meydana gelen Eskisehir Ilindeki öldürme olayindan
sonra, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa'nin Ankara'da oturan
Dogru Yol Partisi Sanliurfa Milletvekili Edip Sedat Bucak'a karsi eylem yapmaya
karar verdikleri, kendisini izlemek için Ankara Bahçelievler semtindeki
Bucak'in isyeri karsisinda bulunan bir daireyi, sanik Süleyman Sahin adina
satin aldiklari, ancak Bucak'in isyerini bu yerden tasidigini ögrenen
saniklarin, satin aldiklari evi tekrar sattiklari, saniklarin TBMM binasi çikisinda
adi geçene eylem yapmaya karar verdikleri, ancak bu yerde bulamadiklari ve bu
nedenle bu eylemden vazgeçtikleri;
Sanik Söylemez kardeslerin, Siverek Ilçesinde bulunan Edip Sedat Bucak'in
oturdugu eve yönelik, kiralayacaklari bir helikopter ile gerçeklestirmeyi
düsündükleri eylem için silah temin etmeye karar verdikleri, 1996 Mayis ayi
içinde sanik Mehmet Faysal'in 1. Ordu Hava Alay'inda görevli Astsubay arkadasi
sanik Numan Okman ve onun araciligi ile ayni yerde görevli Astsubay sanik Oktay
Saglam ile iliski kurdugu ``Lancer'' isimli silahi kendilerine vermesini,
anilan silahin örnegini yaptiracaklarini ve iade edeceklerini açikladigi,
saniklar Mehmet Sena ve Can'in bu sekilde anilan silahi sanik Astsubay Oktay
Saglam'dan aldiklari ve Ankara'ya getirdikleri, sanik Mehmet Faysal'in Erzincan
Ilinde görev yapan arkadasi Astsubay sanik Kamil Türk ile de iliski kurdugu ve
kendisinden roket mermisi ve roket motoru istedigi, sanik Kamil Türk'ün öneriyi
kabul ettigi ve sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da birlikte oturduklari Astsubay
arkadasi sanik Cevdet Kocak ve sanik Ümit Atay'in babasi olan emekli Astsubay
Zeki Atay'i Erzincan'a gönderdigi, sanik Cevdet'in, sanik Kamil türk'ten
görevli oldugu askeri birlige ait dört adet roket mermisi ve dört adet roket motorunu
alarak, sanik Zeki Atay ile birlikte Ankara'ya getirdikleri, bir kisim saniklar
yakalandiktan sonra Ankara Ümitköy semtinde bulunan evde yapilan aramada anilan
Lancer silahinin ve roket mermileri ile motorlarinin ele geçirildigi, sanik
Mehmet Faysal'in sanik Cevdet kocak ile birlikte kaldigi Ankara Eryaman Demirer
Sitesindeki evde yapilan aramada ele geçirilen iki adet, helikopterler de
kullanilan makineli tüfek mermilerinin de sanik Cevdet Kocak tarafindan temin
edildigi,
Sanik Söylemez kardeslerin Mersin ilinde oturan, adresini belirledikleri
``Bucak'' asiretinden Osman Bucak'i öldürmeye karar verdikleri, sanik Mehmet
Faysal'in talimati ile sanik Ümit Atay'in Mersin'e gittigi ve Osman Bucak'in
evine yakin Soli Sitesinde ev kiraladigi ve babasi sanik Zeki Atay'in çikardigi
ikametgah belgeleri ile üç adep cep telefonu satin aldtigi, saniklar Mehmet
Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ve Fevzi Sahin'in de Mersin'e
gittikleri, bu yerde bekleyen sanik Ümit Atay ile bulustuklari, kiralanan ve
Osman Bucak'a ait evleri ve çevrelerini inceledikleri, sanik Mustafa'nin Mersin
ilinde kaldigi, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Fevzi Sahin'in Pozanti
Ilçesinde sanik Can ile bulustuklari, sanik Can'a ait 56 G 0008 plaka sayili
otoyu sanik Ümit Atay ve sanik Ümit'in Adana'dan çagirdigi ve bu yere gelen
babasi sanik Zeki Atay ile Mersin'e gönderdikleri, sanik Mustafa'nin siparisi
üzerine sanik Can'in getirdigi bir adet B47728Z seri sayili Baretta marka
tabanca ile, bir adet G-3 tüfegine ait dipçigin, Tarsus ilçesinde arama yapan
görevlilerce bu otoda bulundugu ve alikonuldugu, saniklar Ümit ve Zeki Atay'in,
sanik Can'a ait anilan otoyu Mersin'e götürdükleri, anahtarlarini bu evde
bulunan sanik Mustafa'ya teslim ederek Adana'ya döndükleri, Istanbul'a gelen
saniklardan Mehmet Faysal ve Can'in eylemde kullanilmak üzere, iki adet cep
telefonnu bomba haline getirmesi için, Ilimiz Kartal Ilçesinde oturan Astsubay
olarak görevli sanik Muhsin Çayan'in evine götürdükleri, sanik Muhsin Çayan'in
sanik Can ile birlikte cep telefonlarini patlayici madde patlatmaya yarar hale
getirdikleri, saniklar Mehmet Faysal ve Can tarafindan hazirlanan cep
telefonlarindan bir tanesinin fünye patlatilarak denendigi ve kullanilmaya
elverisli oldugunun belirlendigi, saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal,
Can ve Fevzi'nin 06 VVS 45 plaka sayili Mercedes marka oto ile Istanbul'dan
Ankara'ya gittikleri, Ankara Ümitköy'de bulunan evde gizledikleri, sanik Can'in
görevli oldugu askeri birlikten temin ettigi plastik patlayicilari ve fünyeleri
ve silahlari alarak otoya yerlestirdikleri ve Mersin iline hareket ettikleri,
saniklari izleyen ve Mersin iline gitmekte bulunduklarini ögrenen Istanbul
Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Cinayet Bürosu görevlilerinin 11/06/1996 günü
Pozanti ilçesi girisinde Adana ve Pozanti Emniyet Müdürlügü görevlileri ile
birlikte, saniklari yakalamak için önlem aldiklari, saat:01.15 siralarinda
saniklara ait 06 VVS 45 plaka sayili otonun turnikeler girisinde görevlilerce
durduruldugu, görevlilerce saniklardan, otodan inmeleri ve kimliklerini
göstermeleri istenildigi, otodan inen saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena
Söylemez'in tabancalari ile görevlilere ates ettikleri, görevli polis memurlari
Murat Uzun ve Ziyaettin Ferman'in yaralandigi, görevlilerin karsilik verdikleri
ve çatisma sonucunda saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena Söylemez'in yarali
olarak, saniklar Mehmet Faysal Söylemez ve Can Köksal ile birlikte
yakalandiklari, sanik Fevzi Sahin'den Browning marka L.41666 seri sayili 9 mm.
çapli tabanca, sanik Mehmet Sena Söylemezden Baretta marka B.45067.Z seri
sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Can Köksal'dan Baretta marka B.44702.Z seri
sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Mehmet Faysal Söylemez'den Browning marka
72145 seri sayili 9 mm. çapli ve Browning marka L.39903 seri sayili 9 mm. çapli
tabancalar ve mermilerinin ele geçirildigi, anilan otonun bagajinda yapilan
aramada, çanta içerisinde Baretta marka L.11728 seri sayili 9 mm. çapli
otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjörler ve altmis adet mermi, anilan
tabancaya ait susturucu, bir adet kelepçe ve anahtari, yirmi adet 9 mm. çapli
mermiler, iki adet 16 mermi kapasiteli bos sarjörler, iki parça halinde 485 ve
566 gram agirliginda C-3 tabir edilen TNT patlayici, 23 gram agirliginda C-4
plastik patlayici, üç adet elektrikli fünye, iki adet uzaktan kumanda ile
patlayici madde patlatmaya elverisli hale getirilen Ericson marka cep
telefonlari, otonun içinde bulunan el çantasi içerisinde, bir adet SHE marka
5191V seri sayili, 7.65 mm. çapli otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjör ve
ondört adet mermi, 14 ve 16 mermi kapasiteli, içlerinde otuz adet 9 mm çapli
dolu mermi bulunan sarjörler, 150.000 (Yüzellibin) Alman marki, 62.000.000 TL.
(Altmisikimilyon) para ele geçirildigi, sanik Fevzi Sahin'in üzerinde yapilan
aramada, 28.500.000 TL (Yirmisekizmilyonbesyüzbin) 900 (dokuzyüz) Alman marki
para ve 06 VVS 45 plaka sayili otonun yakalanamayan sanik Casim Koç adina
kayitli bulundugunu gösterir Trafik Tescil belgesi, sanik Mehmet Sena
Söylemez'in üzerinde yapilan aramada ``Samih Tosunoglu'' adina düzenlenmis,
kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 3.750.000 TL.
(Üçmilyonyediyüzellibin) para, sanik Mehmet Faysal Söylemez'in üzerinde yapilan
aramada 23.060.000 TL (Yirmiüçmilyonaltmisbin) ve 36.000 (Otuzaltibin) Alman
marki paranin ele geçirildigi, ele geçirilen suç esyalarina ve suçta kullanilan
06 VVS 45 plaka sayili otoya, 11/06/1996 günlü ``Olay, yakalama, tesbit ve
zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;
Yakalanan saniklari Mersin'de bekleyen sanik Mustafa'nin, daha önce
kararlastirilan sekilde 11/06/1996 günü Mersin'e gelmemeleri üzerine, Adana'da
bulunan sanik Ümit'i Mersin'e çagirdigi, birlikte gelecek olan saniklari
arastirdiklari, isimleri geçen saniklarin Pozanti Ilçesinde yakalandiklarini
ögrendikleri, sanik Mustafa'nin, Ankara'da bulunan evlerindeki silahlar ve
patlayici maddeleri almak için, sanik Mehmet Siddik Bakir üzerine kayitli
bulunan 34 MBM 27 plaka sayili Mercedes oto ile Ankara'ya geldigi, Ankara'da
oturan komiser yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un evine gittigi, görüstükleri ve
evlerde bulunan silahlari Istanbul'a tasimaya karar verdikleri, 12/06/1996 günü
saat 11.00 siralarinda saniklar Mustafa ve Nazif Yavuz'un, sanik Nazif'e ait 06
VNR 05 plaka sayili otosu ile Ankara, Eryaman Demirer Sitesi A-3/5 Kat: 11.45
sayili eve geldikleri, yakalanan sanik Mehmet Faysal'in, açiklamalari üzerine
Emniyet görevlilerinin 11/06/1996 günü anilan eve geldikleri ve arama
yaptiklari ve bu evde bekledikleri, eve gelen saniklar Mustafa ve Nazif'in
görevlileri gördükleri ve silah ile ates ederek kaçtiklari, sanik Mustafa'nin
evin önünde yakalandigi, üzerinde yapilan aramada, ``Abdullah Altiok'' adina
düzenlenmis, kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 9 mm. çapinda
245 PZ 26350 seri sayili Browning marka tabanca ve mermileri, bir adet cep
telefonu, 34 MBM 27 plaka sayili otoya ait motorlu araç trafik ve motorlu araç
tescil belgeleri, üzerinde eylem yapmayi düsündükleri sahislara ait isim,
adres, telefon ve oto plaka numaralari yazili bulunan liste, telsiz ile iliski
kurmaya yarayan üzerinde sifreli numaralarin yazili oldugu liste, 76.000
(Yetmisaltibin) Alman marki ve 5.000.000 (Besmilyon) TL. para ele geçirildigi
ve 12/06/1996 günlü ``Olay-yakalama ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi bu
esyalara elkonuldugu sanigin gösterdigi 34 MBM 27 plaka sayili otoda yapilan
aramada, 308 ve 27191777 seri sayili iki adet Salashinikov marka makinali
tüfekler, on adet sarjör, yüz adet mermi, iki adet elbombasi, bir adet el
telsizi, tapu senetleri, ev anahtarlari ve oto tescil belgelerinin ele
geçirildigi;
Sanik Mustafa'nin yakalandigi Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evde
yapilan aramada iki alet Lav silahi, bir adet ``kanas'' tipi 53406 seri sayili
Dragunov marka suikast silahi ve üç adet sarjörü, bir adet Kalashinikov marka
56/12717644/38541/3008399 seri sayili makinali tüfek ve dört adet sarjörü, bir
adet SHE marka, numarasiz makinali tabanca, iki adet sarjörü, 9mm. çapli Ceska
marka, numarasi kazinmak suretiyle yokedilmis tabanca ve sarjörü ``komiser
yardimcisi M.Hakan Findik'tan alinan tabanca'', bir adet dürbün, üç adet
savunma tipi el bombasi, bes adet MKE yapisi ses bombasi, on adet fünye, üç
adet kelepçe, bir adet askeri çelik yelek, bir adet pasaport, mermiler, onbir
adet askeri rütbe apoletleri, 06 ND 777 sayili oto plakalari, sanik Mehmet
Sena'ya ait sürücü belgesi, Yusuf Yetis Kalyoncu isimli kisiye ait nüfus
cüzdani, sekiz adet sanik Mustafa'ya ait polis koleji ve akademisinden verilen
kimlikler, sanik Cevdet Kocak'a ait Astsubay kimligi, sanik Mehmet Sena'ya ait
Tegmen kimligi, sanik Mustafa'ya ait nüfus cüzdani, anilan evin sanik Cevdet
Kocak ve hakkinda ekli takipsizlik karari verilen Oktay Karagöz tarafindan 15
Subat 1994 tarihinde kiralandigini gösterir kira kontratosu, sanik Mehmet
Sena'ya ait nüfus cüzdani, Ahmet Çelikhan adina düzenlenmis pasaport, sanik
Mehmet Sena'ya ait TTBO tarafindan verilen kimlik ve banka kartlari, 7.65 mm.
çapli tabancalara ait bos sarjör, iki adet uçaksavar mermisi, çok sayida polis
ve asker üniformasi ele geçirildigi ve 11/06/1996 günlü ``Kapi açma tesbit ve
zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;
Sanik Mehmet Sena'nin talimati ile, sanik Nazif Yavuz tarafindan kiralanan
Ankara Ümitköy Korukent Gülbeyaz Sitesi 40 sayili evde yapilan aramada, bir
adet Lancer, iki adet lav silahi, dört adet roket mermisi, dört adet roket
motoru, yirmisekiz adet elektrikli fünye, bir adet 65444116 seri sayili G-3
piyade tüfegi, tüfege ait bes adet sarjör ve seksensekiz adet mermi ve bir adet
dürbünü, 7.60 metre saniyeli fitil ele geçirildigi;
Sanik Mustafa'nin yerini gösterdigi, Ankara, Eryaman semtinde bulunan,
suçta kullanilmak amaciyla satin alinan ve sanik Fevzi Sahin adina kayitli 06
VNR 50 plaka sayili Mithsubishi marka minibüse de elkonuldugu;
Ilimiz Maltepe Ilçesi Zümrütevler Kamyoncular Sitesi B.Blok 27 sayili,
sanik Mehmet Faysal'in gösterdigi evde yapilan aramada, bir adet pompali tüfek
ve mermisi, askeri elbiseler, Ömer Çetinsaya'dan, sanik Ümit Atay adina alinan
vekaletname, Ömer Çetinsaya tarafindan imzalanan iki adet bos kagit, çesitli
arsalara ait projelerin ele geçirildigi;
Sanik Çerkes Gebologlu'na ait Ilimiz Üsküdar Selimiye Serifkuyu Sokak 17/2
sayili evde yapilan aramada, 9 mm. çapli Tariq marka 31322389 seri sayili
tabanca, 38 kalibre Cap Mauser marka 05716 seri sayili toplu tabanca, 8 mm.
çapli gaz tabancasi, yirmibes adet 7.65 mm. çapli mermiler, 357 Cal çapli bir
adet mermi ele geçirildigi;
Sanik Mustafa'nin, 12/06/1996 günü Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evin
önünde yakalandigi sirada silahli çatismaya girerek, yaninda bulunan ve kaçan
kisinin sanik Nazif Yavuz oldugunu açiklamasi üzerine 14/06/1996 günü Ankara
Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islemleri Daire Baskanliginda görevli komiser
yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un yakalandigi, 06 VNR 05 plakali Broadway marka
otosuna elkonuldugu, sanik Nazif'in yukarida açiklanan 04/04/1996 tarihinde
Ilimiz Bakirköy Ilçesinde meydana gelen taammüden adam öldürmeye eksik kalkisma
suçuna istirak ettigi, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen 400.000
(Dörtyüzbin) Alman markini Ankara Ilinde Sümerbank Yenisehir Subesine Türk
Lirasi ve döviz hesabi olarak yatirdigi, 1996 Nisan ayi sonlarinda, sanik
Mehmet Sena'nin talimati ile anilan hesaptan 100.000 (Yüzbin) mark alarak,
sanik Mehmet Sena'ya verdigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile Ankara Ümitköy
Korukent'te bulunan evi kiraladigi, anahtarlarini sanik Mehmet Faysal
tarafindan satin alinarak, sanik Nazif adina kayit ettirildigi ve kendisine
verildigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile görevli bulundugu yerdeki bilgisayar
kayitlarindan, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen Istanbul ve
Ankara plakali otolarin sahiplerini ve adreslerini belirledigi ve sanik Mehmet
Sena'ya verdigi, alinan bilgilerin bir kisminin sanik Mustafa Söylemez'in
üzerinde yapilan aramada, kagida yazili olarak ele geçirildigi;
Saniklar Ümit Atay ve Zeki Atay'in 04/07/1996 tarihinde yakalandiklari,
sanik Ümit Atay'dan, sanik Mehmet Faysal tarafindan verilen 9 mm. çapli L-42246
seri sayili Browning marka tabancanin ele geçirildigi ve hakkinda Tarsus
Cumhuriyet Bassavciliginca islem yapildigi, sanik Ümit'in açiklamasi üzerine
Adana'da bulunan evinde 9 mm. çapli 39279 seri sayili Cz 75 model tabancanin da
ele geçirildigi;
Sanik Halim Apaydin'in, sanik Söylemez kardesler ile 02/04/1994 tarihinde
Ankara'da meydana gelen üç kisinin öldürülmesi olayinin sorusturmasi sirasinda,
görevi nedeniyle tanistigi, 25/02/1996 tarihinde sanik Söylemez kardeslerin
karistigi Ilimiz Kadiköy Ilçesinde meydana gelen ve Sait aydin'in
öldürülmesiyle sonuçlanan olaydan sonra, sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da
görevli bulunan sanik Halim'i aradigi, bu olay nedeniyle kendilerine yardimci
olmasi için Istanbul'a çagirdigi, Istanbul'a gelen sanik Halim'e 25/02/1996
günlü olayi anlattigi ve kendilerine yardim etmesini istedigi, sanik Halim'in,
suç tarihinde Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi olarak görevli bulunan Deniz
Gökçetin ve suç tarihinde Istanbul Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Bürosu amiri
olarak görevli bulunan erdal Durmaz ile görüstügünü ve kendilerine 5.000.000.000
(Besmilyar) TL. verilmesi halinde yardimci olacaklarini sanik Mehmet Faysal'a
açikladigi, 12/03/1996 tarihinde Eskisehir'de öldürülen Resul Söylemez ve
Mehmet Faysal'in Yalçin Kiliç'tan almis olduklari 3.000.000.000 TL (Üçmilyar)
bedelli çeki teminat olarak sanik Halim'e verdikleri, bir süre sonra sanik
Halim'in tanistirdigi, Halim Karatas isimli kisinin sanik Mehmet Faysal ve ölen
Resul Söylemez ile bulustugu ve kendilerine, büro amiri Erdal Durmaz'in
1.250.000.000 (Birmilyarikiyüzellimilyon) istedigini söyledigi, sanik Mehmet
Faysal'in 1.000.000.000 TL (Birmilyar) verdigi, sanik Halim Apaydin'in talimati
ile Istanbul'a gelen, sanik Halim'in arkadasi Muzaffer Fidan isimli kisiden
7.500 (Yedibinbesyüz) mark borç aldiklari ve ölen Resul Söylemez ile Halim Karatas'in
1.000.000.000 TL (Birmilyar) ve 7.500 (Yedibinbesyüz) mark parayi büro amiri
Erdal Durmaz'a verdikleri, sanik Halim tarafindan tahsil edilmek istenilen
3.000.000.000 TL (Üçmilyar) bedelli çekin daha sonra ele geçirildigi ve bu
konuda sorusturma yapildigi, olayda isimleri geçen saniklar Halim Apaydin,
Mehmet Faysal Söylemez ile Deniz Gökçetin, Erdal Durmaz, Halim Karatas
haklarinda Istanbul Cumhuriyet Bassavciliginca açilan 1996/29831 Hazirlik
sayili sorusturma sonucunda, cebri irtikap, rüsvet almak, rüsvet vermek ve 3628
S.K. aykirilik suçlarindan 05/09/1996 günlü iddianeme ile görevli Istanbul Agir
Ceza Mahkemesi Baskanligina kamu davasi açildigi;
Saniklardan Cafer Engin'in, sanik Mehmet Sükrü Engin'in kardesi olup, suç
tarihinde, Eminönü Belediye Baskani olan Ahmet Çetinsaya'nin korumaligini
yaptigi, sanik Mehmet Sükrü'nün, sanik Cafer'den, Ahmet Çetinsaya hakkinda
aldigi bilgileri, sanik Söylemez kardeslere ulastirdigi;
Sanik Metin Savci'nin, sanik Davut Sahin'in arkadasi oldugu, sanik Davut'un
kendisinden, Ahmet Çetinsaya hakkinda bilgi toplayabilecek bir sahsi bulmasini
istedigi, sanik Metin'in, arkadasi sanik Mehmet Sükrü engin i, bu nedenle sanik
Davut ile tanistirdigi, birlikte saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa
Söylemez ile bulustuklari, sanik Mehmet Sükrü'nün, Ahmet Çetinsaya hakkinda
bilgi toplayarak sanik Söylemez kardeslere ulastirmasinda yardimci oldugu;
Sanik Abdullah Alaca'nin, sanik Mehmet faysal'in talimati ile, 26/02/1996
günlü ilimiz Kadiköy'de meydana gelen olayda yaralanan, saniklar Söylemez
kardeslerin yakini bulunan Seref Aydin ile tedavi gördügü Istanbul Numune
Hastanesinde görüstügü, sanik Fevzi Sahin'in talimati ile, üç adet cep telefonu
alarak kendisine teslim ettigi;
Açiklanan sekilde saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez,
Mustafa Söylemez, Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin,
Nihat Küç ve Ümit Atay'in kasten adam öldürmek, adam kaldirmak cürümlerini
islemek için silahli olarak tesekkül olusturmak, saniklar Zeki Atay, Davut
Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan Okman, Oktay Saglam,
Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci, Fehmi
Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman Sahin'in, cürüm islemek için
olusturulan tesekküllerin üyelerine bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarini
islemis bulunduklari ``Deliller'' bölümünde açiklanan, birbirini dogrulayan ve
tamamlayan delillerle anlasilmis bulundugundan;
Anilan tesekkülün yöneticileri durumunda bulunan saniklar Mehmet Sena
Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in hareketlerine uyan
TCK.313/2-34,31,33,40 Maddeleri;
Saniklar Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat
Koç ve Ümit Atay'in hareketlerine uyan TCK.313/2-3,31,40 Maddeleri;
Saniklar Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet kocak, Kamil Türk,
Numan Okman, Oktay Saglam, Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki
Anlar, Metin Savci, Fehmi Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman
Sahin'in hareketlerine uyan TCK.314/1,40 maddeleri;
Geregince ayri ayri cezalandirilmalarina karar verilmesinin talep
edildigi,'' incelenmistir (Ek:105) 6- Meclis Arastirma Komisyonunca
Basbakanliga gönderilen 10.1.1997 tarih 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk
olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,
Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 25.8...
sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde
gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginca hazirlatilmis
olan raporun Söylemez Kardesler Çetesi ile ilgili bölümünde: Söylemez Kardesler
Çetesi ile ilgisi olan emniyet görevlileri hakkinda Mülkiye ve Polis
Müfettislerince yapilan sorusturmalar sonucunda:
a- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken Kars ili emniyet
kadrosuna atanan ve 11.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi
addedilen Sedat Demir'in irtikap, rüsvet, yetki ve nüfuzunu kendisine ve
baskasina çikar saglamak amaciyle kötüye kullanmak suçlarindan dolayi 657
sayili kanunun 125/E-g maddesine göre memuriyetten, Emniyet Örgütü Disiplin
tüzügünün 8/6,7 maddelerine göre meslekten çikarma; hizmet içinde resmi
sifatinin gerektirdigi sayginligi ve güven duygusunu sarsacak eylem ve
davranislarda bulunmak suçundan 16 ay süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi
cezasi ile tecziye edilmesi talep edildigi, firarda oldugu için savunmasi
alinamadigindan henüz bu cezasi verilemedigi;
Mal varliginda 1990 yilindan sonra meydana gelen fahis artis nedeniyle 3628
sayili Mal Bildiriminde Bulunulmasi, Rüsvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu
geregince dogrudan sorusturma yapilmasi için Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina
konunun tevdi edildigi,
Görevini kötüye kullanma suçunu isledigi sonucuna varildigindan düzenlenen
fezlekenin de Ankara Valiligi Memurun Muhakemati Komisyonuna gönderildigi,
b- Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi iken Nigde Emniyet Müdürlügü kadrosuna
atanip, 7.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi addedilen 2.
sinif Emniyet Müdürü Deniz Gökçetin'in rüsvet almak, yaptiklari sorusturmanin
Söylemezler lehine yürütülmesini saglamak suçlarindan dolayi 657 sayili Devlet
Memurlari Kanununun 125/E-g maddesine göre devlet memurlugundan, Emniyet örgütü
Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesine göre de meslekten çikarma cezasi ile tecziye
edilmesinin gerektiginin taleb edildigi, ancak firarda olmasi nedeniyle henüz
savunmasi alinamadigindan cezanin verilemedigi,
c- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken görevden
uzaklastirilan ve Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklanan Baskomiser Halim
Ayapdin. Genel Müdürlügün Bilgi Islem Daire Baskanliginda görevli iken görevden
uzaklastirilan ve tutuklanan Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz, Samsun Emniyet
Müdürlügü kadrosunda görevli iken askere giden ve tutuklanan Komiser Yardimcisi
Mehmet Siddik Bakir'in Söylemezler Çetesi ile iliski kurmak, yardim ve yataklik
yapmak suretiyle Memuriyet sifati ile bagdasmayacak nitelik ve derecede yüz
kizartici ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçlarindan 657 sayili Devlet
Memurlari Kanununun 125/E-g maddesi geregince de meslekten çikarma cezasi ile
tecziye edilmelerinin teklif edildigi, Içisleri Bakanligi Yüksek Disiplin
Kurulunun 24.10.1996 gün ve 1996/44 sayili karari ile teklif maddesine
istinaden devlet memurlugundan çikarma cezasi ile tecziye edildikleri, Emniyet
Genel Müdürlügü Yüksek Disiplin Kurulunun 26.11.1996 gün ve 1996/308 sayili
karari ile de teklif maddeleri dogrultusunda emniyet mesleginden çikarma cezasi
ile tecziye edildikleri, saniklarin isledikleri suçun 2845 sayili Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin Kurulus ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun kapsamina girdigi
ve ilgili Mahkemece tutuklandiklarindan haklarinda ayrica fezleke
düzenlenmedigi,
d- Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli iken 11.11.1996 tarihli Içisleri
Bakanligi onayi ile müstafi sayilip, halen firarda bulunan Emniyet Amiri Erdal
Durmaz'in sorusturmalari Söylemez Çetesi Lehine yönlendirmek suretiyle görevini
kötüye kullanmak ve rüsvet almak suçlarindan 657 sayili Devlet Memurlari
Kanununun 125/E-g maddesi geregince devlet memurlugundan çikarilmasi ve Emniyet
Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesi geregince de emniyet mesleginden çikarma
cezasi ile tecziyesi talebiyle rapor düzenlendigi, ilgilinin firarda olmasi
nedeniyle savunmasi alinamadigindan yetkili disiplin kurullarinca henüz ceza
verilemedigi, ayrica suçun dogrudan adli takibinin gerektiginden konunun
Istanbul C.Savciligina da intikal ettirildigi,
e- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda iken önce Bursa, daha sonra Tokat Emniyet
Müdürlügü emrine atanip, görevden uzaklastirilan ve halen firarda bulunan
Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal ile Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda
görevli iken emekli olan Polis Memuru Abdülkadir Eren'in memuriyet nüfuzunu ve
yetkisini kötüye kullanmak suretiyle kendilerine ve baskalarina menfaat
sagladiklari suçundan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/7. maddesi geregince
Emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziye edilmelerini havi rapor
düzenlendigi, savunmalarin alinamamasi nedeniyle nihai disiplin kurulu karainin
henüz verilemedigi, ayrica ilgili kisiler hakkinda bahsekonu suçlardan dolayi
fezleke düzenlenerek T.C.K.'nun 240.maddesine göre cezalandirilmalarini temin
için Istanbul Valiligi Memurin Muhakemat Komisyonuna gönderildigi,
f- Emniyet Genel Müdürlügü Personel Daire Baskani iken APK Uzmanligina
atanan L. Sinif Emniyet Müdürü Tugay Turan'in kaldigi otelin masraflarini
kumarla ugrasan ve polisçe iyi taninmayan kisilere ödettigi, Ankara'da porno
film gösteren bir sinema sahibi ile siki dostluk ve karsilikli menfaat iliskisi
içinde bulundugunun hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi sayginligi ve
güven duygusunu sarsici eylem ve davranislarda bulunmak fiilini olusturdugundan
Emniyet Örgütü Disiplin tüzügünün 6/B-5 maddesi geregince 6 ay kisa süreli
durdurma cezasi ile tecziyesinin gerektigini havi rapor üzerine henüz bir
islemin yapilmadigi ve disiplin cezasinin verilmedigi,
g-12/02/1996 tarihleri arasinda Istanbul Etiler'de Don Petro barini
çalistiran Ömer Çetinsaya ve arkadasi Selçuk Hüryasar sonradan saniklar
arasinda oldugu saptanan Baris Bedrettin Çinar ile birlikte barin güvenlik
sorunu görüsmek üzere Mehmet Faysal Söylemez'in Kiziltoprak'ta (Kadiköy) olan
bürosuna gittikleri, M.Faysal ve Söylemez ile arkadaslarinin anilan üç kisiyi
silah zoru ile ellerinden kelepçeleyip ayri ayri odalara kapattiklari, kendi
adamlari olan Baris Bedirhan Çinar'i serbest birakip, barin kendilerine devir
edilmesi için Ömer Çetinsaya'ya baski yaptiklari, Ömer Çetinsaya'nin teklifi
kabul etmek zorunda kalmasi üzerine, Selçuk Hüryasar'i yanlarinda alikoyup,
Ömer Çetinsaya ile birlikte Kadiköy 12. noterligine giderek, devir islemlerini
tamamladiklari ve Selçuk Hüryasar'i (E-5) karayolu üzerindeki Kayalar petrole
getirmesi için Baris Bedirhan Çinar'a talimat verdikleri, Kayalar petrole
getirilen Selçuk Hüryasar'da bulunan çek defterinden bir yapraga 20 milyar
liralik çek yazip, Ömer Çetinsaya'ya ciro yaptirdiklari,
Konunun Emniyet'e intikal etmesi üzerine 26.2.1996 tarihinde Ömer Çetinsaya
yanindaki iki polis memuru oldugu halde, M.Faysal Söylemez'in bürosuna gittigi,
içeriye giren iki polis memuru oturduklari sirada saniklarin üzerlerine
atilarak ellerindeki tabancalari gasp ettikleri, olayi gören Ömer Çetinsaya'nin
tabanca ile ates ederek Sait Aydin'i öldürüp, Seref Aydin'i yaraladigi, adam
kaldirma ve 6136 sayili yasaya muhalefet eyleminin Istanbul devlet Güvenlik
Mahkemesi C.Bassavciliginca sorusturmasina baslandigi ve 27.3.1996 gün 1996/170
sayili görevsizlik karari ile evrakin Kadiköy C.Bassavciligina gönderildigi ve
olayla ilgili olarak Kadiköy C.Bassavciligi tarafindan 10.4.1996 tarihinde
1996/4303 hz ve 1996/85 sayili iddianame ile 8.10.1996 tarihinde 1996/85 sayili
ek iddianame düzenlenmis ve ayrica Ömer Çetinsaya hakkinda adam öldürmek
suçundan Kadiköy C.Savciligi tarafindan sorusturma yapildigi,
Polislerin ellerinden zorla silahlarinin gasp edilmesi olayi için Emniyet
Yetkilileri ile M.Faysal Söylemez arasinda lehte tutanak düzenlenmesini teminen
anlasma yapildigi, Baskomiser Halim Apaydin ile M.Faysal Söylemez arasinda
yapildigi belirtilen mutabakata göre, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi ve
Asayis Müdürü Deniz Gökçetin ile Cinayet Masasi Amiri Erdal Durmaz'a verilmek
üzere 5 milyar liraya anlastiklari, bu meblagdan 3 milyar lirasinin galerici Yalçin
Kiliç'tan gasp edilen 3.000.000.000 liralik çek ile halim Karatas ve M.Faysal
Söylemez tarafindan temin edilen 1.000.000.000 liranin Halim Karatas tarafindan
Amir Erdal Durmaz'a verildigi, 3 milyar liralik çekin Halim Karatas ve
Baskomiser Halim Apaydin tarafindan Toprakbank Bakirköy Subesinden tahsiline
çalisildigi, ancak hesabin müsait olmamasindan ötürü basarilamadigi, çekin
tahsil için Av.I.Turan Karatas'a verildigi, bu arada o tarihte Istanbul Asayis
Sube Müdürü olan Sedat Demir'in döviz ticareti ile istigal eden Ibrahim Genç'in
ortagi Ziya Aycan'i Asayis Subesine aldirip, paranin ödenmesi için iskence
yaptigi, Ibrahim Genç Sedat demir'in odasina alinarak, Anilan Sahsin Izmirde
bulunan bir dairesi ile Yesil Vadi Kooperatifinde bulunan hissesini almasi için
teklifte bulundugu, onun da korkarak görmedigi bu iki yeri 265.000 dolar
karsiligi almayi kabul ettigi ve Bünyamin Tastan ismindeki arkadasindan aldigi
12 milyar 882 milyon lira meblagi içeren çeki Sedat Demir'e ciro ettigi gibi
Kent Bank'a ait 5 milyar degerindeki sahsi çekini de verdigi ve ayrica bir
milyari asan bir miktari Sedat Demir ve ailesi için harcadigi,
Bundan baska Cengiz Akgül'ün isletmekte oldugu kumkapi otelinin
kapanmamasina karsilik Halim Karatas ve Halim Apaydin tarafindan alinan 450
milyon liranin Halim Apaydin tarafindan 10.000 mark olarak Deniz Gökçetin'e
verildigi, Deniz Gökçetin'in Kiziltoprak'ta husule gelen olay için rüsvet
aldigi ve geliri ile mütenasip olmayacak derecede mal varligina sahip
oldugu,Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal'in Emniyet Teskilati mensuplari arasinda
rüsvete aracilik yaptigi,
Parlament Oteli sahibi Gazi Doymaz ile Eskort-Gözde Oteli sahibi Levent
Seker'in Halim Karatas Araciligi ile Emniyet Yetkililerine verilmek üzere
Baskomiser Halim Apaydin'a 1450.000.000 lira rüsvet verildigi ileri
sürülmektedir.
Saniklar Emniyetteki ifadelerinin baski ile alindigini ileri sürerek
olaylari kabul etmemektedir.
Jandarma Genel Komutanliginca yapilan çalismalar;
Jandarma Genel komutanligindan 11.12.1996 gün ve 1283 sayili yazi ile
konuya iliskin olarak bilgi istenilmistir.
Jandarma Genel Komutanligindan alinan 13.12.1996 gün ve 223/83 sayili
cevabi yazida; basinda Söylemezler Çetesi olarak yer alan ve içinde Silahli
Kuvvetler ve Polis Teskilati mensubu bazi kisilerin de bulundugu ileri sürülen
örgüt ile ilgili olarak adli islemlere paralel sekilde ayrica detayli bir idari
tahkikat yapilarak ihmali görülenler hakkinda kanuni takibat baslatilmistir.
Idari tahkikata ait fezleke ekte sunulmustur. Yapilan adli ve idari tahkikat
dogrultusunda yasadisi örgütsel faaliyet içerisinde yer aldigi degerlendirilen
J.Ütgm. Can Köksal ve böyle bir örgütsel faaliyet içerisinde bulunmadiklari
halde J.Ütgm. Can Köksal'in kendilerinden birer silah temin ettigi anlasilan
Uzm.J.Çvs. Hasan Yildiz ile Uzm.J.Çvs.Ali Delen'in disiplin yoluyla Türk
Silahli Kuvvetlerinden ilisikleri kesilmis olup, buna dair Komisyon kararlari
ekte sunulmustur. davalari ilgili Mahkemelerde devam etmektedir."
denildigi incelenmistir. (Ek:82)
D-MEHMET HADI ÖZCAN - (KOCAELI ) ÇETESI ILE ILGILI INCELEME
1- Arastirma Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996
tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazi ile Içisleri Bakanligi, Jandarma Genel
Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafya-Yasadisi
Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana
gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor
hazirlanip hazirlanmadigi, hazirlanmis ise bu raporlar ile varsa belgelerin
incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:
106)
2- Içisleri Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen
9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida,
istenilen konularda Emniyet birimlerince düzenlenen evrakin tasdikli birer
örneginin bir klasör içinde sunuldugu,
Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise; Içisleri Bakanliginin 12.9.1996
tarih ve 41-2062-275 sayili sorusturma onaylarinda; Cürüm islemek için tesekkül
meydana getirme vb. suçlamalar ile Kocaeli Cumhuriyet Bassavciligina tevdi
edilen Mehmet Hadi ÖZCAN ve oniki arkadasindan onbirinin tutuklandigi, konu ile
ilgili olarak yürütülen sorusturma sonucunda adi geçen tutuklu saniklar ile
ilgili ve irtibatlari bulundugu iddiasi ile görevini kötüye kullanmakla
suçlanan Kocaeli Emniyet eski Müdürü Nihat CAMADAN hakkinda sorusturma izni
verildigi,
Konu ile baglantili olarak Kocaeli Emniyet Müdürlügü personelinden Emniyet
Müdürü Cemal SENCAN, Emniyet Amiri Sezai KONUKLAR, Baskomiser Oktay DURMUS ve
polis memuru Kemal KARA ile Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire
Baskanligi personelinden polis memuru Alper TEKDEMIR ve Ankara Emniyet
Müdürlügü personelinden polis memuru Latif ÖZDEMIR hakkinda vazifei suistimal
suçlamasi ile 7.8.1996 gün ve 1996/5304 sayili iddianame düzenlenip Kocaeli
Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açildigi, ayrica adi geçen emniyet
mensuplari hakkinda Disiplin Sorusturmasi yapilmasi için izin verildigi
incelenmistir. (Ek:107)
3- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi
Baskanligina hitaben yazilan 25.12.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/86 sayili yazi ile
sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in emniyette alinan ifadesinin
28,29,30,31,32,33,34,35,36 ve 37.ci sahifelerinin eksik oldugunu ve bunlarin da
tamamlanarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir.
(Ek:108)
4- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 26.12.1996
tarih ve 1996/3600 sayili yazilari ile Mehmet Hadi ÖZCAN'in Emniyette alinan
ifadelerinden noksan olan sahifelerin Meclis Arastirma Komisyonu Baskani sn.
Mehmet ELKATMIS'a gönderilmis oldugu incelenmistir. (Ek:109)
5- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi
Cumhuriyet Bassavciligina hitaben yazilan 10.1.1997 tarih ve
A.1.01.GEÇ.10/89-123 sayili yazi ile, Kamuoyunda Kocaeli Çetesi olarak bilinen
Hadi ÖZCAN ve arkadaslari hakkinda yargilamasi devam eden dava dosyasinin bir
örneginin Komisyon uzmanina elden teslim edilmesinin istenildigi incelenmistir.
(Ek:110)
6- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Erdal GÖKÇEN
imzasi ile Arastirma Komisyonu Baskani Mehmet ELKATMIS'a Hadi ÖZCAN ve
arkadaslarina ait Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/364 Esas
sayili dava dosyasinin bir örneginin klasör içinde gönderilmis oldugu,
Dava dosyasinin incelenmesinde, Mehmet Hadi ÖZCAN ile birlikte Metin Ali
BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL, Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin
AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN, Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Selim
GÖKKAYA, Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncay ÇORA, Sahit
SEKANLI, Servet SAVAS ve Sabahattin YAVAS isimli sahislarin Istanbul Devlet
Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanan 4.9.1996 tarih ve
Hazirlik 1996/1734, Esas 1996/1158, Iddianame 1996/1078 sayili iddianamede
sanik olarak gösterildikleri, bu sahislarin bir kisminin cürüm islemek için
tesekkül olusturmak, bir kisminin da cürüm islemek için olusturulan tesekküle
yardim etmekle suçlandigi,
Tesekkülün isledigi cürümler arasinda oto hirsizligi, adam kaldirma ve
fidye isteme, silahla yaralama, silahla adam öldürme, adam öldürme, adam
öldürmeye kalkisma, tehditle para isteme, silahla ev taramak, tehditle para
tahsil etmek, silahla oto tarama, tehditle senet tahsil etmeye kalkismak gibi
suçlar bulundugu,
Sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in kendi yönetiminde ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' adi
altinda cürüm islemek için 1993 yili içinde tesekkül meydana getirdigi, Sanik
Mehmet ÖZCAN'in (Orhan CAN) isimli sahte nüfus cüzdani ve (Turan SENTÜRK) adi
ile düzenlenmis sahte sürücü belgesi kullandigi, sahte nüfus cüzdanini sanik
Savas UZUN'un temin ettigi, Sanik Mehmet ÖZCAN'in yönettigi ``HADI ÖZCAN
MAFYASI'' adi altinda olusturulan bu tesekkül içinde yer alan saniklar Metin
Ali BAGDAT, Savas UZUN, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Ismail HALIL, Metin
ÇEPNI, Muzaffer OSMANLI, Hacer (Hazel) AGCAN ve Alaattin KESKIN'in halk
arasinda korku, endise ve panik yaratmak, sosyal ve ekonomik nedenlerden
kaynaklanan amaçla, kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye kalkismak,
yagma ve adam kaldirmak cürümlerini islemek için fikir ve eymek birligi
yaptiklari, Saniklardan Selim GÖKKAYA, Serkan DEMIRCI ve Mehmet KUTLUFAN'in
cürüm islemek için olusturulan bu tesekküle katildiklari, Saniklar Mehmet Ilker
KAYIS, Ramazan ÖZTÜRK, Sahin TEKDEMIR, Tuncay ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS
ve Sebahattin YAVAS'in bilerek ve isteyerek tesekkül mensuplarini barindirmak,
erzak, silah ve sahte kimlik temin etmek suretiyle yardim ettikleri, Sanik
Mehmet KULTUFAN'in bu tesekküle katilarak, sanik Mehmet ÖZCAN'in bilgisi
altinda tesekkülle anlasmazliga düsen magdur Talat CESUROGLU'nun evini silahla
taradigi ve tesekkül içinde faaliyet gösterdigi,
Sanik Serkan DEMIRCI'nin ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' olarak anilan tesekkülün
lideri konusundaki Mehmet ÖZCAN ile tanisarak, tesekküle katildigi, sanigin
Mehmet ÖZCAN'in da yaninda yer alarak, Mehmet ÖZCAN'in ev esyalarini Gölcük'ten
alip Bursa Iline naklini sagladigi, tesekkülün sürdürdügü faaliyetlerde ve
yapilan görüsmelere katildigi, bu nedenle yapilan eylemlerden bilgisi oldugu,
Mehmet ÖZCAN'in talimati ile Ardesen'e gittigi, burada Mehmet ÖZCAN ve Selim
GÖKKAYA ile bulustugu, daha sonra da Muzaffer OSMANLI'nin geldigi, birlikte
bulunduklari Çamlihemsin Ilçesinde bir lokantada yakalandigi,
Sanik Selim GÖKKAYA'nin tesekkülün lideri Mehmet ÖZCAN ve tesekkül
elemanlari ile tanisarak, bu topluluk içinde yer alip faaliyet gösterdigi
Tesekkülün toplanti ve görüsmelerine katildigi, Saniklar Metin Ali BAGDAT,
Ismail HALIL, Savas UZUN, Serkan DEMIRCI, Muzaffer OSMANLI, Mehmet Ilker KAYIS ve
Sahit SEKANLI ile birlikte hareket ettigi,
Kamuoyunda Hadi ÖZCAN Çetesi olarak taninan ve sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in
yönettigi tesekküle saniklar Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL,
Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN,
Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Serkan DEMIRCI ve Selim GÖKKAYA'nin
katildiklari,
Saniklardan Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncer
ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sebahattin YAVAS'in ise bu tesekküle
bilerek ve isteyerek yardim ettiklerinin anlasildigi ve saniklarin
cezalandirilmalarinin talep edildigi, incelenmistir. (Ek:111)
E-YASAR ÖZ ILE ILGILI INCELEME
1- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 15.1.1997 tarih ve 10/89-/154
sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügünden, Yasar Öz isimli sahsin Istanbul
Emniyet Müdürlügü görevlileri tarafindan yakalanmasini müteakip, bu sahsin
üzerinde çikan belgelerin bir sureti ile yapilan islemlere dair tahkikat
evraklarinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna elden gönderilmesinin
istenildigi incelenmistir. (Ek:112)
2- Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügünün 28.1.1997 tarih ve 28286
sayili cevabi yazilarinda:
``Ilgi yazinizda talep edilen Yasar Öz'le ilgili bilgiler 2.1.1997 günü Show
TV'de objektif programinda yayinlanmasi üzerine, arsiv kayitlarinin incelenmesi
neticesinde Yasar Öz hakkinda Emniyet Genel Müdürlügüne herhangibir bilgi
intikal etmediginin anlasilmasi üzerine Emniyet Genel Müdürlügünün 3.1.1997 gün
ve 10855 sayili faks yazilari ile gerekli bilgi ve belgelerin Istanbul Emniyet
Müdürlügünden istenilmis oldugu ve tanzim edilen tahkikat evraki
fotokopilerinin bir suretinin yaziya ekli bir dosya ile birlikte gönderildigi,
Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise:
a- Yasar Öz'ün evinin aranmasi ile ilgili olarak 31.1.1994 tarihinde geçici
zaptetme tutanagi düzenlendigi, tutanakta:
Adana Emniyet Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne gönderilen 3.1.1994
gün ve 94/C-14 sayili yazida 12.1.1994 günü saat 10.40 siralarinda Sakirpasa
Havalimanindan Kolonya Baskonsoloslugunca Hakki Mercan adina düzenlenmis
TRD-356520 seri no.lu pasaportu sahte olarak kullanan Ali Riza oglu 1961
dogumlu Metin Bozdag'in yakalandigi ve bu sahsin ifadesinde sözkonusu pasaportu
Istanbul Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Blokta oturan Yasar Öz isimli sahistan temin
ettigi ve verilen adreste yapilan aramada: (1) adet Smith Vesson marka 9 mm.
çapli Seri nosu silinmis olan Parabellum tipli MOT 5904, Amerikan yapisi
tabanca; MKE yapisi 9 mm çapli 43 adet mermi, bir adet 30 Calibre markasi ve
numarasi belirsiz toplu tabanca, (1) adet silah tasima izin belgesi, üzerinde
adi geçenin fotografi bulunan Esref Çuldar adina düzenlenmis 2.3.1993 tarih ve
018680 nolu B sinifi sürücü belgesi, Yasar Öz adina Içisleri Bakanliginca
düzenlenmis olan 27.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri nolu Hususi Pasaport'un
elde edildiginin bir tutanakla belirtilmis oldugu,
b- Evinde yapilan aramadan sonra Yasar Öz'ün poliste ifadesinin alindigi ve
ifadesinde: ``Metin Bozdag'in esinin, yaninda konfeksiyon isçisi olarak
çalistigini, kendisinin 1989-1991 yillari arasinda Londra'da konfeksiyon
imalati yaptigini, Metin Bozdag'in esinin kendisine gelerek esinin yasal
yollardan Londra'ya gitmek istedigini söyledigini, kendisinin de Kibrista
narenciye isleriyle ugrasan dostlari oldugunu, bunlarin yaninda çalisarak
Ingiltere'ye gidebilecegiri söyledigini; kendisinin ismini vermesinin bir
anlami olmadigini ve iddiayi kabul etmedigini'' beyan ettigi,
c- Yasar Öz'ün evinde yapilan aramada: üzerinde fotografi ve mühür bulunan
ve ``Belge hamili Yasar Öz, Genel Müdürlügümüzde bulundugu süre içerisinde
Silah Tasimaya izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim'' yazisi ile Mehmet
Agar, Vali, Emniyet Genel Müdürü yazili ve imzali bir belgenin bulundugu,
d- Yine Yasar Öz'ün evinde elde edilen bir Hususi Pasaportun 35156.93
sayili ve Tarik Ümit adina mühendis sifati ile alinmis oldugu, TR-A No:228576
nolu oldugu, 28 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verildigi,
e- Yasar Öz'ün evinde ele geçirilen bir diger pasaportun ise Yasar Öz adina
ve Daire Baskani sifati ile alinmis oldugu, TRA No: 220307 numarali bu
pasaportun da 20 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verilmis oldugu,
f- Üzerinde Yasar Öz'ün fotografi bulunan 16997/30.11.1976 No'lu bir adet sürücü
belgesinin oldugu ve Bolu ilinden aldigi .Yine üzerinde Yasar Öz'ün fotografi
bulunan ancak Esref Çugdar adina Ankaradan alinan 2.3.1993 tarih ve 018680 nolu
sürücü belgesi oldugu,
g- Yasar Öz'ün evinin aranmasinda elde edilen bir diger belgenin de Yasar
Öz'e ait olan Seri L05 No:86810 nolu, zayiinden dolayi Bakirköy Nüfus
Müdürlügünde 9.3.1993 tarih ve 1-50 kayit no ile verildigi anlasilan nüfus
cüzdani oldugu,
h- Yasar Öz ile ilgili olarak, belgelerin geçici zapt edilmesi ve Yasar
Öz'ün ifadesinin alinmasindan sonra ayni gün, 31.1.1994 tarihinde Yasar Öz'ün
serbest birakildigi ve 31.1.1994 tarihli Saliverme Tutanagi düzenlendikten
sonra adi geçenin serbest birakildigi ,
i- Yasar Öz'ün serbest birakilmasindan sonra ayni gün 31.1.1994 tarihinde
B.05.1.EGM.4.34.00.18.04.Id.194-49/94 sayili yazi ile Istanbul Emniyet
Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne Yasar Öz hakkinda yapilan islemlerle
ilgili olarak bilgi verildigi ve degerlendirmeye alinmak amaciyla aramada elde
edilen silah ve belgelerin gönderilmis oldugu,
j- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Aykut Cengiz
Engin imzasi ile Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesi Müdürlügüne hitaben
yazilan 24.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili yazi ile ``Yasar Öz ile
ilgili olarak düzenlenmis olan Geçici Zaptetme Tutanagi'nin hangi karakol
amirligi tarafindan düzenlendiginin tesbit edilmesi, tutanaga esas teskil eden
tahkikat evraklarinin tümünün Savciliga teslim ve tevdi edilmesi, Yasar Öz'ün
herhangibir suçtan dolayi emniyete intikal eden bir kaydinin olup olmadigi''
hususlarinin soruldugu,
k- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis
Subesi Müdürlügünden Yasar Öz'le ilgili olarak istenilen bilgi ve belgelerin
24.12.1996 tarihinde Baskomiser Adnan Sahin, Komiser Levent Sevinç ve polis
memuru Ali Alkan tarafindan bir tutanaga baglanarak dökümünün yapilmis
oldugu,incelenmistir.(Ek:113)
3- Yasar Öz'le ilgili olarak Basbakanlik'ça hazirlatilan 9.1.1997 tarih ve
12-1, 17-1, 97-1, 97-2 sayili raporda ise:
12.1.1994 günü Adana Havalimaninda yapilan Pasaport kontrolü sirasinda
Metin Bozdag isimli kisinin Hakki Mercan adina düzenlenmis olan TRD 356520 nolu
pasaportu ibraz etmesi ve pasayortun sahte oldugunun anlasilmasi üzerine adi
geçenin pasaportu Istanbul Ataköy'de ikamet eden Yasar Öz'den aldigini
söylemesini takiben Adana Emniyet Müdürlügünce durum 13.1.1994 gün ve C-14
sayili faks ile Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirilmis, Istanbul Emniyet
Müdürlügünce Yasar Öz'ün ikametgahinda yapilan aramada ruhsatsiz silahlar,
mermiler, biri Tarik Ümit adina, digeri kendi adina düzenlenmis hususi
pasaport, Esref Cugdar adina düzenlenmis sürücü belgesi bulunarak
degerlendirilmek üzere 31.1.1994 gün ve Id.194-49/94 sayili yazi ekinde Emniyet
Genel Müdürlügüne gönderilmistir.
Olayla ilgili ifadelerine basvurulan 3 emniyet mensubunun beyanlarina göre
sözkonusu belge ve silahlarin Emniyet Genel Müdürüne gönderilmesi ve Yasar
Öz'ün serbest birakilmasi isleminin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in telefon
talimati üzerine yapildigi, Istanbul Emniyet Müdürlügünün yazisi ve eklerinin
elden adi geçen Emniyet Genel Müdürüne teslim edildigi anlasilmaktadir,
denildigi, (Ek:82)
4- Yasar Öz ile ilgili olarak Meclis Arastirma Komisyonuna Eyüp Asik, Meral
Çatli, Hande Birinci, Necdet Menzir, Emin Aslan, Tuncay Yilmaz ve Metin
Günyol'un bilgi verdikleri,
29.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Trabzon
Milletvekili Eyüp Asik ``Yasar Öz ile Mehmet Agar'in, ele geçirilen ilgili
belgeler dolayisiyle, iliskisinin ortaya çiktigini, hukuk nizaminda böyle
seylerin olamiyacagini ve hesabinin sorulmasi gerektigini'' söyledigi, 7.1.1997
tarihinde bilgisine basvurulan Hande Birinci, Yasar Öz'ün ``uyusturucu ticareti
ile ilgisinin olup olmadigini bilmedigini'', 22.1.1997 tarihinde Meclis
Arastirma Komisyonunca bilgisine basvurulan Meral Çatli'nin Yasar Öz'ü
tanimadigi,
23.1.1997 tarihinde bilgisine basvurulan Necdet Menzir'in ise: ``Istanbul
Emniyet Müdürlügü yaptigi sirada Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in
telefon ederek bir evde yapilan aramada iki yesil pasaport, iki silah ve bu
silahlarin ilgili tarafindan tasinabilecegini ifade eden yazili emir
bulundugunu, daha sonra da Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in bunlarin Emniyet
Genel Müdürlügüne gönderilmesi talimatini verdigini bildirdigini., kendisinin
de ``madem talep ediliyor, sahsin aranip aranmadigini, silahlarin bir olayda
kullanilip kullanilmadigina bakin ve mutlaka bu evraklari kurye marifetiyle
gönderin'' dedigini, iddialarin kendisine bildirildigine göre pasaportlarin
devlet tarafindan verildigini ve belgelerin de devlet tarafindan
düzenlendigini, sahte evrak düzenlenmesinin sözkonusu oldugunu, Yasar Öz ile
ilgili olarak yakalanan silah, pasaport, sürücü belgesi vs. belgelerin Emniyet
Genel Müdürlügüne gönderildigi,i Yasar Öz'ün yapilacak bir istihbarat
operasyonunda devlet tarafindan kullanilacaginin Mehmet Agar tarafindan
kendisine ifade edildigini, 30.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna
bilgi veren Emin Arslan, ``Yasar Öz'ün pasaport islemlerinin çabuklastirilmasi
için zamanin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in kendisine talimat verdigini,
Yasar Öz ve Tarik Ümit'i Emniyet Genel Müdürmügü Özel Kaleminde gördügünü,
4.2.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Emniyet Genel
Müdürlügü istihbarat ve Harekat Dairesi Eski Baskani Tuncay Yilmaz'in ``Yasar
Öz'ün uyusturucu ticareti yaptigina dair herhangi bir kayit olmadigini'',
2.3.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Metin Günyol,
``Abdullah Çatli, Oral Çelik, Haluk Kirci, Yasar Öz, Tarik Ümit gibi kisilerin
yurt disina çikista kullandiklari pasaportalrin sahte oldugu hususunda
bilgilerin intikal etmesi üzerine tahkiki için yazilar geldiginde tahkik
ettirilerek Bölge Müdürlükleri vasitasiyla arsiv arastirmasi yapilip kaldirildigini,
MIT'in bu tip insanlari operasyonlarda kullandigini tahmin etmedigini''
belirttigi incelenmistir.(Ek:176;190;193;200;201;209;219)
5- (10/89, 110, 124, 125, 126) Esas numarali Meclis Arastirma Komisyonu
Baskanliginca 28.3.1997 tarih ve 10/89-319 sayi ile Bakirköy Cumhuriyet
Bassavciligina bir yazi yazilarak Yasar Öz hakkinda 1997/822 Hazirlik
numarasina kayden 6136 sayili Kanuna muhalefet suçundan, 1997/362 hazirlik
numarasina kayden sahtecilik suçundan kamu davasi açildigi tesbitle hazirlik numaralari
belirtilen evraklarin birer suretinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna
gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:114)
6- Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 28.3.1997 tarih ve ceza M.1997/40
sayili cevabi yazilari ekinde Yasar Öz hakkinda C.Bassavciligina ait 1997/362
ve 822 sayili hazirlik evraklarin birer suretinin çikarilarak ekli 2 dosya ile
birlikte gönderildigi, ( Bakirköy C.Bassavciliginin 1997/362 Hazirlik
Dosyasinin tetkikinde: Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginca 22.1.1997 tarih ve
Hz 1997/362, Esas 1997/1075, iddianame 1997/659 sayili iddianame düzenlenerek
Sanik Esref oglu 1959 dogumlu, Bolu-Düzce ilçesi Dolay Köyü nüfusuna kayitli
olup halen firarda bulunan Yasar Öz hakkinda, sahte pasaport ve sürücü belgesi
Tanzim etmek ve bu sekilde tanzim edilmip pasaport ve sürücü belgelirini
kullanmak ve kullanmak maksadiyla baskalarina teslim etmek suçundan Bakirköy 3.
Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açilmis oldugu, Yasar Öz hakkinda 21.1.1997
tarihinde giyabi tutuklama karari verildigi ve davanin halen Bakirköy 3. Asliye
Ceza Mahkemesinde derdest oldugu Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin yukarida
tarih ve numarasi belirtilen iddianamesinden anlasildigi,
1997/822 Hz. Sayili dosyanin tetkikinde ise; Yasar Öz'ün 31.1.1994
tarihinde Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Bloktaki evinde yapilan aramada (1) adet
Simithwesson marka 9 mm çapli seri numarasi silinmis olan Barabellum tipli
Amerikan yapisi tabanca, MKE yapisi, 9 mm çapinda 43 adet mermi, bir adet 30
calibrelik markasi ve seri numarasi belirsiz toplu tabanca elde edildiginden
bahisle Yasar Öz hakkinda 6136 sayili kanuna muhalefet suçundan Bakirköy 3.
Asliye Ceza Mahkemesinde dava açildigi ve davanin derdest oldugu, Bakirköy
C.Bassavciliginin 22.1.1997 tarih ve Hz.1997/822, Esas 1997/1076 ve iddianame
1997/660 sayili iddianamesinden anlasildigi,
Dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Hz.
1996/2303 sayili Hazirlik Numarali Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube
Müdürlügü Pasaport ve Vize Sahtecilik Büro Amirliginde görevli Komiser Levent
Sevinç'in 25.12.1996 tarihli ifadesinde, Yasar Öz'ün evine polis memurlar
Mustafa Nazli Öz ve Ali Gökçe ile birlikte gittiklerini ve 31.1.1994 tarihli
Geçici Zaptetme Tutanagini düzenlediklerini, Yasar Öz'ün de kendisine ``Bu
belgelerin hepsi normal ve dogrudur, üzerindeki imza Genel Müdür tarafindan
atilmistir. Ancak bunun haricinde sana birsey söyleyemem. Beni yetkili
amirlerinle görüstür'' dedigini, Yasar Öz konusu ile ilgili olarak Emniyet
Genel Müdürlügü ile görüsmeler yapildigini ve Emniyet Genel Müdürlügünün emri
ile Yasar Öz'ün serbest birakildigini, Yasar Öz'den zaptedilen silahlar ve
esyalari kapali bir zarf içerisinde Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a elden
bizzat kendisinin teslim ettigini, ancak kendisine teslim-tesellüm belgesi verilmedigi,
silahlar ve belgelerin de C.Savciligina intikal ettirilmedigi,
Yine tetkik edilen dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Savcisi Aykut Cengiz Engin tarafindan alindigi anlasilan
ve Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in 27.12.1996 tarihli
ifadesinde: ``Emniyet Müdürü Mehmet Agar'in kendisini aradigini, Yasar Öz ve
Tarik Ümit isimli kisilerin yurtdisinda PKK ile ilgili bir çalisma yapmak üzere
görevlendirdiklerini, bu nedenle üzerinden ve evinden çikan her türlü belgenin
ve silahlarin kendisine gönderilmesini emrettigini söyledigi,
Kendisinin de durumu Istanbul Il Emniyet Müdürü Necdet Menzir'e ilettigini
ve Necdet Menzir'in de talimati ile Yasar Öz'e ait silah ve belgelerin
Ankara'ya Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a bir yazi ile elden bir zarf
içerisinde Komiser Yardimcisi Levent Sevinç vasitasiyla gönderdiklerini, Yasar
Öz'e ait Silah Tasima izin belgesi üzerindeki imzanin bizzat Emniyet Genel
Müdürü Mehmet Agar'a ait oldugunu belirttigi,
Dosya içerisinde bulunan bir 25.12.1996 tarih ve C/407520 sayili belgede de
Yasar Öz'ün 22.9.1992 tarihinde Mali Sube Müdürlügünde ``Pasaport tahribati ve
yurt disina adam kaçirmak'' suçundan gelis kaydi bulundugu
incelenmistir.(Ek:115)
7- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca Sedat Edip
BUCAK ve Mehmet AGAR haklarinda hazirlanmis olan 30.1.1997 tarih ve 1997/221
Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezleke'de Yasar ÖZ olayi ile ilgili bölümde aynen su
ifadelere yer verilmistir:
Yasar ÖZ Olayi:
Adana Sakirpasa Havaalaninda sahte pasaport ile yakalanan Metin BOZDOGAN
isimli bir sahsin bu sahte pasaportu kendisine Istanbul Ataköy adresinde oturan
Yasar ÖZ isimli bir kisinin temin ettigini ifade etmesi üzerine, Adana Emniyet
Müdürlügünden Istanbul Emniyet Müdürlügüne müzekkere yazilarak, ihbar
mahiyetinin arastirilmasi ve Yasar ÖZ'ün suç delilleri ile yakalanmasi ve
sonucunun Adana Emniyet Müdürlügüne bildirilmesi istenmistir. Bu yazi üzerine
Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügü tarafindan 03.01.1994 tarihinde
Yasar ÖZ'ün ikamet ettigi Ataköy 7-8 Kisim L-9 A Blok D 6 adresinde arama
yapilmistir.
Yapilan bu aramada, dosyada mübrez 31.01.1994 tarihli arama ve zapt etme
tutanaginda belirtildigi üzere;
- Yasar ÖZ adina düzenlenmis 28.12.1993 tarih ve TRA-228576 seri numarali
hususi (Yesil) pasaport.
- Tarik ÜMIT adina düzenlenmis 20.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri numarali
hususi (Yesil) pasaport.
- Üzerinde Yasar ÖZ'ün fotografi yapisik ve hüviyeti yazili silah tasima izin
belgesi (belge hamili Yasar ÖZ, Genel Müdürlügümüzde teknik danismanlik hizmeti
yürüttügünden bahisle, ülkemizde bulundugu süre içerisinde silah tasimaya
izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim. Mehmet AGAR. Vali. Emniyet Genel
Müdürü-imza- mühür, yazilari bulunmaktadir)
- Bir adet Smith Wesson marka 9 mm. çapli seri numarasi silinmis Parabellum
tipli tabanca.
- Bir adet 30 calimbre, markasi ve seru numarasi belirsiz toplu tabanca.
- MKE yapisi 9 mm. çapinda 43 adet mermi ele geçirilmistir.
Bu belgelerin asillari ve silahlar ile birlikte Yasar ÖZ Istanbul Emniyet
Müdürlügü Mali Sube Müdürlügüne teslim edilmistir.
Olay sirasinda arama yapan ve yukarida zikredilen silah ve belgeler ile
Yasar ÖZ'ü yakalayan görevliler ile bu olayin vukuu buldugu tarihte Istanbul
Emniyet Müdür Yardimcisi olan ve Mali Sube Müdürlügüne vekalet eden Mestan
SENER ve Mali Sube Müdürlügünde görevli Emniyet Amiri Osman Yildirim ÖZKARACA,
Büro Amiri Nihat YÜRÜTEN'in Istanbul DGM.C.Bassavciliginda alinan ifadelerine
göre: Yasar ÖZ ile ikametgahinda ele geçirilen silahlar ve belgeler henüz
Emniyet Müd. Mali Sube Müd.ne intikal etmeden bu olaydan haberdar olan ve o
tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR, Mestan SENER'i arayarak, Yasar
ÖZ isimli kiside yakalanan silahlar ve belgelerin bir kurye ile Ankara Emniyet
Genel Müdürlügüne getirilerek kendisine teslim edilmesi ve Yasar ÖZ'ün de
serbest birakilmasi hususunda emir ve talimat vermistir. Mestan SENER'in, bu
olayi ve talimatlari, olay tarihinde Istanbul Il Emniyet Müdürü olan Necdet
MENZIR'i intikal ettirmesi üzerine, Necdet MENZIR'de silahlar üzerinde inceleme
yapildiktan sonra, Emniyet Genel Müdürünün emirleri dogrultusunda islem
yapilmasi hususunda talimat vermistir. Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'in bu
emir ve talimati geregince, Yasar ÖZ Istanbul Emniyet Müdürlügünden serbest
birakilmis, ikametgahinda ele geçirilen silahlar ile belge asillari bir zarfa
konularak Levent SEVINÇ isimli Komiser Yardimcisi (aramayi yapan, silah ve
belgeleri bulan ekip amiri) kurye olarak görevlendirilmis ve emniyet Genel
Müdürlügüne hitaben yazilan 31 Ocak 1994 tarih ve 194-49/94 sayili yazi ile
silah ve belgeler Ankara emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmistir. Kurye olarak
görevlendirilen komiser yardimcisi Levent SEVINÇ'in ifadesinde belirttigi
üzere, bu silahlar ve belgeleri kendisi Emniyet Genel Müdürlügüne götürmüs ve
Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'a bizzat teslim etmistir. Bu teslimden sonra
Emniyet Genel Müdürü Özel Kaleminden tesellüm belgesi istenmis ``Biz teslim
alindigini faksla Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirecegiz'' denilerek
tesellüm belgesi verilmemistir.
Susurluk Olayi ile ilgili olarak Istanbul DGM.C.Bassavciliginca yapilan
hazirlik tahkikati sirasinda bu olayin savciligimiza ihbar ve intikal
ettirilmesini müteakip, iddialarin müstenidati olan evraklar ilgili Sube
Müdürlügünden celp edilmis ve evrak münderecati nazara alinarak Ankara Emniyet
Genel müdürlügüne yazilan 26.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili
müzekkeremiz ile, Emniyet Genel Müdürüne teslim edilen belge ve silahlarin
akibeti sorulmus ve Emniyet Genel Müdürlügünde bulunuyorsa Istanbul Devlet
Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmesi istenmistir. Emniyet
Genel Müdürlügünün 03.01.1997 tarih ve 010990 sayili cevabi yazisinda...mezkür
belge, silah ve mermilerin baskanliklarinda bulunmadigi, akibetleri hakkinda
bilgi sahibi olmadiklari ve ayrica Istanbul Emniyet Müdürlügü yazisinin da
arsiv kayitlarina girmedigi bildirilmistir.
Ayrica, Yasar ÖZ ve Tarik ÜMIT adlarina düzenlenen hususi (Yesil)
pasaportlarinin müstenidati olan belgeler istenmistir. Emniyet Genel
Müdürlügünün 27.12.1996 tarih ve 290979 sayili cevabi yazisi ve ekindeki
belgelere göre; Yasar ÖZ'ün görev ünvani Turizm Bakanliginda Daire Baskani
olarak gösterilmis bir talep formu ve ekinde de Turizm Bakanliginda görevli iki
kisinin imza sirküleri oldugu görülmüstür. Tarik ÜMIT adina düzenlenen hususi
pasaportun mühendis ünvani ile düzenlendigi ancak bahse konu pasaportun
düzenlenmesine iliskin talep formunun bulunmadigi bildirilmistir.
Yapilan arastirmada, Yasar ÖZ adina düzenlenen silah tasima izin belgesinde
belirtilen ünvan ve görev ile hususi pasaport verilmesine esas teskil eden
ünvan ve görevinde gerçek olmadiklari tesbit edilmistir. Aksine
Ist.Emn.Md.Asayis Subesi Infaz Büro Amirliginin 25.12.1996 tarih ve I/94.020773
sayili bilgi formuna göre, muhtelif suçlardan giyabi tutuklama kararlari ile
arandigi, müteakip arastirmalarda da yurtdisinda uyusturucu ticareti ve
kaçakçiligi ile iliskili bulundugu anlasilmistir.
Bu olay ile fezlekenin yukaridaki bölümlerinde izah ve ifade edilen (silah
tasima ve hususi pasaportlar ile ilgili) olaylarda benzerlik dikkat çekicidir.
Söyleki; Mehmet ÖZBAY sahte kimlikli Abdullah ÇATLI'ya verilen silah tasima
belgesi ile Yasar ÖZ'e verilen silah tasima izin belgesi ayni niteliktedir, bu
belgeler ile her ikisine de, istedigi yerde istedigi sayida ve nitelikte silah
tasima imtiyazi tanimakta ve güvenlik görevlileri tarafindan yakalandiklarinda,
haklarinda yasal islem yapilmasini önleme imkâni vermektedir. Nitekim, silahlar
ve sahte belgelerle yakalanan Yasar ÖZ, bu belge dikkate alanirak Istanbul
Emniyet Müdürlügünden serbest birakilmis, hakkinda herhangi bir yasal islem
yapilmamis ve durumu ilgili C.Bassavciligina da intikal ettirilmemistir.
Yasar ÖZ adina düzenlenen ve üzerinde Emniyet Genel Müdürü olarak isim ve
imzasi bulunan Mehmet AGAR'a (silahlar ve diger belgelerle birlikte) bu belge
bizzat teslim edilmis olmasina ragmen, belgenin mahiyeti ve üzerindeki isim ve
imza hakkinda herhangi bir sekilde sahtecilik veya gerçege aykirilik beyan ve
iddiasinda bulunulmamistir. Bu durum bu belgenin altinda imzasi bulunanin
bilgisi ve istemi dogrultusunda düzenlendigi sonuç ve kanaatini olusturmustur.
Keza Yasar ÖZ adina düzenlenen hususi pasaport evrakinin incelenmesinde, Mehmet
ÖZBAY sahte kimligi ile Abdulah ÇATLI'ya verilen hususi pasaportta oldugu gibi.
Çok basit bir inceleme ile sahteligi kolayca belirlenecek imza sirküleri
yeterli görülerek, baskaca hiçbir arastirma ve inceleme yapilmadan hususi pasaport
düzenlendigi görülmüstür. Bu hususta yukaridaki fiil ve hareketler ile birlikte
degerlendirildiginde, bu kisiler adina hususi pasaport düzenlenmesinde de, o
tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR'in bilgi ve talimati bulundugu
sonucu dogmaktadir.
Abdullah ÇATLI'nin esi Meral ÇATLI'nin Istanbul DGM.C.Bassavciligindaki
ifadesinde belirttigi üzere Yasar ÖZ'ün Meral ÇATLI ile yakin akraba oldugu
belirlenmistir. Ayrica, Tarik ÜMIT'le Yasar ÖZ arasinda, Yasar ÖZ'ün bir eroin
olayinda Almanya'da yakalanmasinda ihbarci olarak Tarik ÜMIT'ten süphelenmesi
sebebiyle aralarinda ihtilaf bulundugu ve Tarik ÜMIT'in kaybolmasi olayinda
Yasar ÖZ'ün de adinin geçtigi ve hakkinda süpheler bulundugu, -Tarik ÜMIT
olayinin arastirmasini yapan Jn.Ast.Sb. Ahmet ALTINTAS'in çalismalari
sirasinda- bu hususun da iddia ve ifade edildigi anlasilmistir. Nitekim, Yasar
ÖZ'ün ikametgahinda yapilan aramada ele geçirilen belgeler arasinda Tarik ÜMIT
adina düzenlenmis hususi (Yesil) pasaportta bulunmus ancak, o olay sebebiyle
Yasar ÖZ hakkinda herhangi bir yasal islem yapilmadigindan ve halen de Yasar ÖZ
yakalanamadigindan, bu pasaportun Yasar ÖZ'ün evinde bulunma sebebi tesbit
edilememistir. Hakkindaki bu belge ve delillerle Yasar ÖZ'ün de, yukarida
isimleri geçen kisiler arasindaki yasaya aykiri iliskiler aginda yeraldigi
anlasilmistir.
Yasar ÖZ halen yakalanamamis olup hakkinda, cürüm islemek için tesekkül
olusturmak suçundan Istanbul DGM.C.Bassavciligi'nca tahkikati sürdürülmektedir.
Yasar ÖZ hakkinda ayrica sahtecilik ve 6136 Sayili Kanuna muhalefet suçlarindan
evrak tefrik edilerek, kanuni gereginin takdir ve ifasi için, görevsizlik
karari ile Bakirköy C.Bassavciligi'na gönderilmistir'' denildigi incelenmistir.
(Ek: 44)
8- Ayni fezlekenin ekinde bulunan ``Hazirlik evraki üzerinde yapilan diger
islemler'' basligini tasiyan bölümde: Yasar ÖZ ile ilgili olarak:
a) Yasar ÖZ isimli kisi hakkinda Emniyet Genel Müdürlügü'nde Teknik
Danismanlik yürüttügünden bahisle düzenlenen evrakta sahtecilik bulundugu
nazara alinarak Mehmet AGAR hakkindaki evrak tefrik edilerek 1997/9-1 sayili
görevsizlik karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.
b) Yasar ÖZ'de yakalanan silahlar, sahte belgeler ve pasaportlar ile ilgili
evrak tefrik edilerek, Yasar ÖZ hakkinda evrakta sahtecilik, 6136 sayili Kanuna
muhalefet olay tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli olanlar hakkinda
da Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligi'nin 1997/10-2
sayili görevsizlik karari ile evrak Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligi'na gönderilmistir''
denildigi incelenmistir. (Ek:44)
9- Yasar ÖZ'ün muhtelif suçlardan dolayi hakkinda giyabi tutuklama
kararlarinin bulundugu, bunun Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube
Müdürlügünün 25.12.1996 tarih ve 1/94.020773 sayili yazilarindan anlasildigi incelenmistir.
(Ek: 116)
10- 10/89 Sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 2.4.1997 tarih ve
10/89-335 sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügü Interpol Daire Baskanligina
Yasar ÖZ'ün 12.12.1995 tarihinde Amerika Birlesik Devletlerinde yakalanan 2 kg.
eroinle ilgisi olup olmadigi hususlarinin acele olarak bildirilmesinin
istenildigi incelenmistir. (Ek: 117)
11- Emniyet Genel Müdürlügünce Yasar ÖZ'le ilgili olarak Meclis Arastirma
Komisyonuna sunulan 2.4.1997 tarih ve 2513 sayili cevabi yazi ekinde özetle:
``1995 yili Kasim ayi süresince, DEA ve A.B.D. Gümrük yetkilileri, Denya
Mehmet Organizasyonu tarafindan yapilan uyusturucu madde kaçakçiligi ile ilgili
bir sorusturma baslatmistir. Müteakip görüsmeler, Türk uyruklu Erdal AYDIN'in,
ABD'ye 10 kg. Eroin maddesi getirmesiyle sonuçlanmistir.
AYDIN, 06.12.1995 tarihinde, ABD, New Jersey kentindeki Newark Uluslararasi
Havaalaninda Metin DOKUR, Mehmet ERCENGIZ ve Yasar ÖZ tarafindan
karsilanmistir. AYDIN, gizli görevlilere bir eroin örnegi saglamistir ve buna
bagli olarak, ERCENGIZ'den eroin maddesini temin etmistir.
12.12.1995 tarihinde, Mehmet ERCENGIZ, New York'taki Erdal AYDIN'in
kendisini bekledigi yer olan GRAND HYATT Oteline gelmistir. Bir süre sonra,
AYDIN 2 Kg. Eroin teslimati için parayi teslim almak amaciyla otelden disari
çikarken yakalanmistir.
Daha sonra Mehmet ERCENGIZ, yapilan sorgulamasinda 2 Kg.lik Eroin
teslimatindaki rolünü kabul ederek, o gün önceden Yasar ÖZ'ün talimatiyla,
Virginia, Arlington kentindeki THE HOLIDAY INN Otelinde Metin DOKUR isimli
kuryeden eroini aldigini belirtmistir.
13.12.1995 tarihinde, HOLIDAY INN Otelinde, Metin DOKUR yakalandiktan sonra
verdigi ifadesinde, 29.11.1995 günü (veya yakin bir tarihte) Türkiye'den ABD'ye
kaçirdigi 2 Kg. eroini korumak ve tasimaktan dolayi kendisine ödeme yapilmasini
bekledigini ve ABD'ye gelmeden önce, Yasar ÖZ ile Istanbul'da saklandigi valizi
gözetim altinda bulundurdugunu, sözkonusu eroini valize Yasar ÖZ'ün
yerlestirdigini belirtmis ve Washington Interpolü de Yasar ÖZ'ün ABD'ye
giris-çikis yaptigini teyid etmistir.Bu olayda, Yasar ÖZ yakalanamamistir.''
denildigi incelenmistir.(Ek:118)
F- TEVFIK NURULLAH AGANSOY CINAYETI ILE ILGILI INCELEME :
1- 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayi ile Meclis Arastirma
Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina bir yazi yazilarak, Içisleri Bakanligi
Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce Mafya-Yasadisi
Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana
gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor
hazirlanip hazirlanmadigi, varsa bu raporlarin ve belgelerin incelenmek üzere
acele talep edildigi incelenmistir. Içisleri Bakanliginca
(10/89,110,124,125,126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen
9.12.1996 tarih ve B.05.1.IGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida konuya
iliskin Emniyet Birimlerince düzenlenen evrakin tastikli birer örneginin bir
dosya içinde ve yazi ekinde gönderildigi, dosya muhteviyatinin incelenmesinde;
Istanbul-Bebek taksi duragi önünde bulunan çay bahçesinde plakasi
belirlenemeyen otodan inen sahislarca 28.8.1996 günü saat 01.00 sularinda
açilan ates sonucu çatisma çiktigi, karsilikli ates sonucu Tevfik Nurullah
AGANSOY, Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 73880 sicil sayili polis
memuru Celal BABÜR'ün agir yaralanarak kaldirildigi hastanede öldügü, yine
Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 102228 sicil sayili polis memuru Ferda
TEMEL'in yaralanmis oldugu ve Sisli Etfal Hastanesinde tedavisinin yapildigi,adi
geçen polis memurlarinin, Basbakanlik Koruma Müdürlügü emrinde olduklari ve
Dogruyol Partisi Genel Baskani Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani
Sn.Prof.Dr.Tansu ÇILLER'in korumasinda görevlendirilmis olduklari,
Sayin ÇILLER'in Istanbul'a çok sik seyahatler nedeniyle ikametgahlari ile
aile fertlerinin korunmasi önem arzettiginden, Istanbul'daki hizmet araçlarinin
hazirlanmasi, gerekli koruma tedbirlerinin alinmasi ve yakin koruma
hizmetlerinin en iyi sekilde yürütülmesi amaciyla istanbul'da görevlendirilmis
olduklari,
Sözkonusu polis memurlarinin olay saatinde saldiri sonucu öldürülen Tevfik
Nurullah AGANSOY'un yaninda ne amaçla bulunduklarinin belli olmadigi,
Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün 20 Eylül 1996 tarihli
sorusturma onayinda ise konu ile ilgili inceleme yapan polis müfettislerinin:
Polis memuru Ferda TEMEL'in, silah kullanmadigini söylemesine ragmen alinan
ekspertiz raporuna göre olay yerinde elde edilen bos kovanlarin bir kisminin
adi geçenin silahindan atildiginin tesbit edildigi, bu nedenle polis memuru
Ferda TEMEL'in öldürme ve yaralama olayina sebep oldugunun düsünülebilecegi,
Mafya olarak bilinen Tevfik AGANSOY ve adamlarinin yaninda Basbakanlik
Koruma Müdürlügüne mensup iki polis memurunun bulunmalari ve gezmelerinin çok
dikkat çekici ve vahim bir durum olarak müsaahade edildigi, birlikteliklerinin
sebeninin ise menfaat oldugunun düsünüldügü,
Tevfik AGANSOY'un koruma görevini yapan polis memuru Haci AKPINAR'in ise
Tevfik AGANSOY gibi bir adamin tavassutuyla araba almasi ve bedelinin ödenip
ödenmediginin tereddüt yaratmasinin da polis memurunun görevine uygun bir
davranis olmadigi;Yazida belirtilen sebeplerden dolayi Basbakanlik Koruma
Müdürlügünde görevli polis memurlari Celal BABÜR (müteveffa), Ferda TEMEL ve
Haci AKPINAR haklarinda eylemlerine uygun olarak T.C.K.'nun ve Emniyet Örgütü
Disiplin Tüzügünün ilgili maddelerine göre adli ve idari yönden sorusturma
yapilmasi görüs ve kanaatina varilmis olmakla;
Adi geçenler hakkinda silah kullanma, yaralama, öldürme, mafya tabir edilen
çeteyle iliski kurarak nüfuzunu kötüye kullanmak sureyitle çikar saglamak
suçlarindan dolayi M.M.H.K. hükümleri muvacehesinde adli ve idari yönden
sorusturma yapilmasi gerektigini ifade ettikleri, Polis Basmüfettisleri Yasar
GÖKISIK ve Ibrahim KAYA tarafindan birlikte düzenlenen 1966/684 sayili
sorusturma raporunda olayda adi geçen polis memurlari hakkinda çesitli disiplin
cezalarinin verilmesinin öngörüldügü incelenmistir.(Ek:119)
2- Meclis Arastirma Komisyonunca Emniyet Genel Müdürlügü Kaçakçilik ve
Istihbarat Daire Baskanligina hitaben yazilan 14.2.1997 tarih ve 10/89-229
sayili yazi ile, Nurullah Tevfik AGANSOY isimli sahsin Almanya'da yakalanmasi
üzerine, Almanya Güvenlik makamlarinin bu sahsin el yazisi ile alinmis
ifadesinin bir suretinin acele olarak Komisyona gönderilmesinin istenildigi
incelenmistir.(Ek:120)
3- Emniyet Genel Müdürlügünün 20.2.1997 tarih ve 44422 sayili cevabi
yazilarinda ise Yasar ve Ayse'den olma Bitlis Ili Zeydan Mah. nüfusuna kayitli
1960 dogumlu Nurullah Tevfik AGANSOY'a ait dairede kayitli 45948 nolu dosyanin
tetkikinde sözkonusu el yazisi ifade tutanagina rastlanmadiginin bildirildigi
incelenmistir. (Ek:121)
4- Yine, Emniyet Genel Müdürlügünce, Meclis Arastirma Komisyonu
Baskanligina sunulmus olan 28 Subat 1997 tarih ve 990010 sayili cevabi yazida,
Nurullah Tevfik AGANSOY'un el yazisi ifadesinin Almanya Interpol'ünden talep
edildigi ve alinan cevabi yazida ise, adi geçen hakkinda çikartilan tevkif
müzekkereleri kapsaminda ihtiyaç duyulan herhangi bir tutanak var ise, bunun
istinabe yoluyla talep edilmesinin gerektiginin bildirildigi,bu nedenle sahisla
ilgili herhangi bir adli evrakin Adalet ve Disisleri Bakanliklari kanaliyla
uluslararasi istinabe hükümleri uyarinca talep edilmesinin uygun olacaginin
bildirildigi incelenmistir.(Ek:122)
5- (10/89,110,124,125,126) sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca
Adalet Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996 tarih ve GEÇ/3 sayili yazida
Tevfik AGANSOY dosyasinin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep
edildigi,
Adalet Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulan
24.12.1996 tarih ve 32451 sayili cevabi yazida, Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi
olayi ile ilgili Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili kamu
davasi dosyalarinin onayli fotokopi suretlerinin yaziya ekli olarak
sunuldugunun bildirildigi incelenmistir. (Ek:123)
6- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca Sisli Cumhuriyet Bassavciligina
gönderilen 7.2.1997 tarih ve 10/89-221 sayili yazi ile Nurullah Tevfik
AGANSOY'un Engin CIVAN olayi nedeniyle Türkiye'de ve yurtdisinda alinan
ifadelerinin bir örneginin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna
gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:124)
7- Sisli Cumhuriyet Bassavciliginca Arastirma Komisyonuna sunulan 17.2.1997
tarih ve 1997/738 D.M. sayili cevabi yazida; Nurullah Tevfik AGANSOY hakkindaki
evrakin Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinde dava dosyasinda kayitli bulundugunu,
istenilen bilgilerin Komisyona verilmesi için Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesine
bilgi verilmis oldugunu ve yazi cevabinin adi geçen Mahkemeden takip edilmesi
gerektigi,
Nurullah Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Istanbul 2.
Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili dava dosyasinin incelenmesinde;
Alaaddin ÇAKICI, Adnan ÇIÇEK, Kenan Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER,
Yener ÜÇÜNCÜ, Ferdi HEYBET, Kamil ÖZKILIÇ, Hasan TASKIN, Ramazan VURMAZ adli
sahislarin sanik olduklari, taammüden adam öldürmek, kasten adam öldürmek, adam
öldürmeye tesebbüs, silahla yaralama ve 6136 sayili Kanuna muhalefetle
suçlandiklari,
Alaaddin ÇAKICI'nin azmettirmesi sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY'u öldürme
isini üstlenen, planlayan ve diger saniklardan bir grup olusturarak is bölümü
yapip onlari silahlandirarak öldürme suçuna azmettiren Adnan ÇIÇEK ile Kenan
Ali GÜRSEL ayni zamanda olay günü bizzat kendileri de olaya katilip
silahlariyla ates ettikleri sanik Ahmet ATLILAR'da olay gününden önce kendisine
temin edilen telefon ve araba ile Tevfik Nurullah AGANSOY'u yakin takibe alip
izleyerek diger saniklara yerini bildirip diger saniklarin olay yerine
silahlariyla gelmesini temin etmesi ve kendisi de silahiyla olaya katilmasi ve
ates etmesi, diger saniklar Yener ÜÇÜNCÜ, Aydin GÖKER, Ferda HEYBET, Kamil
ÖZKILIÇ ve Hasan TASKIN'in olay gününden önce azmettirilmeleri sonucu Tevfik
Nurullah AGANSOY'u öldürmek suçunu gerçeklestirmeyi kabul edip tertibat alarak
birçok defa olayi gerçeklestirmeye çalismalari, gerçeklestirememeleri neticede
olay günü yukarida izahina çalistigimiz sekilde birlikte hareket ederek silahlariyla
olaya katilip ates etmeleri, bu atislari sirasinda Tevfik Nurullah AGANSOY'u
birçok yerinden yaralayip öldürmeleri, Celal BABÜR'ü de yaaralayip öldürmeleri,
Ayse Gülçin BALABAN'i da yaralayip öldürmeleri, Ferda TEMEL'i, Burak ÇALISKAN'i
ve Emrah ÇIFTÇI'yi de öldürmeye tesebbüs derecesinde yaralamalari, Gültekin
ALKOR'u da ayrica silahla yaralamalari fiillerinden saniklar Adnan ÇIÇEK, Kenan
Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER, Yener ÜÇÜNCÜ, Ferda HEYBET ve Kamil
ÖZKILIÇ'in ayri ayri eylemlerine uyan T.C.K. nun 450/4, 31, 33, 448, 31, 33,
448, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 456/1, 457/1 ve
6136 Sayili Kanunun 13/1. maddeleri geregince ayri ayri tecziyelerine,
Karar verilmesinin talep edildigi,
Maktül Nurullah Tevfik AGANSOY'un Emlak Bankasi Eski Genel Müdürlerinden
Engin CIVAN'in silahla yaralanmasi olayinda suça azmettiren kisi sifatiyla
sanik oldugu,Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.01.1997
tarih ve 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu
ve eklerinin talep edildigi,
Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 258 sayili
yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulunca
hazirlatilmis olan raporun Tevfik Agansoy'la ilgili bölümünde.
Emniyet Genel Müdürlügünden alinan 06.12.1996 gün ve 2675-96 sayili yazinin
eki 1 nolu dosyanin tetkikinden;Polis Memurlari Celal Babür ile Ferda Temel'in
Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Sn.Prof.Dr.Tansu Çiller'in koruma
görevlileri olduklari, Sayin Tansu Çiller'in Istanbul'a çok sik seyahatleri ve
Istanbul'daki ikametgahlari ve aile fertlerininde korunmasi amaciyla adi geçen
polis memurlarinin Istanbul'da görevlendirildikleri, 28.08.1996 günü gecesi
Istanbul Bebek'te Tevfik Agansoy'un öldürülmesi olayi sirasinda beraberinde
olan Polis Memuru Celal Babür'ün öldügü, Polis Memuru Ferta Temel'in
yaralandigi, olay üzerine Emniyet Genel Müdürlügünce iki Polis Basmüfettisine
inceleme yaptirildigi, Ferda Temel hakkinda düzenlenen 02/2/1996 gün ve
1996/684 sayili raporda Hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi, sayginligi
ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranislarda bulundugu gerekçesiyle 6 ay
süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi cezasiyla tecziyesinin teklif
edildigi, islemin henüz sonuçlanmadigi anlasilmaktidir. Ayrica, Ferda Temel
hakkinda adam öldürmek suçundan T.C.K.'nun 49 uncu maddesi geregince Istanbul
Cumhuriyet Bassavciliginca düzenlenen 17.10.1996 tarih ve Hz:96/36903 sayili
Iddianame ile Istanbul 2.Agir Ceza Mahkemesinde kamu davasi açilmis oldugu
bildirildigi incelenmistir.(Ek:125)
G-MEHMET ALI YAPRAK'IN KAÇIRILMASI ILE ILGILI INCELEME
1- (10/89,110,124,125,126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonumuzca
Gaziantep Valiligine yazilan 10/1/1997 tarih ve 10/89-/137 sayili yazi ile ``Basinda
çikan haberlerde Mehmet Ali Yaprak'' isimli sahsin tasima ruhsati bulundugu,
sabika ve suç fisleri olmasina ragmen bu ruhsati kanuna aykiri bir sekilde
aldiginin belirtilmesi nedeniyle bu sahsin silah tasima ruhsatina iliskin
dosyanin ve varsa suç fislerinin ve diger bilgi ve belgelerin acele olarak
Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:126)
2- Gaziantep Valiligince Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulan
16.01.1997 tarih ve 871 sayili cevabi yazida:
Mehmet Ali Yaprak'in 26.04.1995 tarihinde silah bulundurma ruhsati almak
için müracaat ettigi, yapilan tahkikatta ve belgelerin tetkikinde silah
bulundurma ruhsati almasinda mani halinin bulunmadiginin tesbit edildigi ve
23.11.1995 tarihinde silah bulundurma ruhsati verildigi,
Mehmet Ali Yaprak'in 11.01.1996 tarihli müracaatinda ise bulundurma
ruhsatli silahini can güvenliginden bahisle tasima ruhsatina çevrilmesini
istedigi, bu talebinin de 30.03.1996 gün ve 152 sayili Içisleri Bakani onayi
ile uygun görüldügünü,
Mehmet Ali Yaprak'in 4 ayri suçtan sabikasi bulundugunu, ruhsatsiz tabanca
ve mermi bulundurmak suçundan Bakirköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1981/308
sayili karariyla bir yil hapis ve 500 TL agir para cezasina çarptirilmis
oldugunu, bir suçtan beraat ve 2 suçtan da hakkinda takipsizlik karari verilmis
oldugu,
91/1779 ``Atesli silahlarla islenen cürümlerden hükümlü bulunanlara'' silah
ruhsati verilemiyeceginin belirtildigi, Ancak; Içisleri Bakanliginin 7.06.1995
gün ve 1269-98 sayili genelgesi ile Atesli Silahlari ruhsatsiz tasimak ve
bulundurmak veya bulundurma ruhsatli silahi tasimak suçunun, atesli silahla
islenen cürümlerden sayilamiyacagi ve bu suçlardan 1 yil ve daha az cezaya
mahkum olanlara baska mani hal yok ise Yönetmeligin 16.maddesi uyarinca silah
ruhsati verilmesi gerektigi,
Mehmet Ali Yaprak'in silahla suç islemedigi, silah ve mermi bulundurmak
suçu islediginden ve bu suçtan aldigi ceza 12 ayi geçmediginden silah ruhsati
almasinda kanuni bir engel olmadigi ve yönetmeligin 7.maddesinin (a) bendine
istinaden Içisleri Bakani Ülkü Güney tarafindan kendisine silah tasima izni
verildiginin bildirildigi ve yaziya silah ruhsati ile ilgili islemli evraklarin
eklendigi incelenmistir.(Ek:127)
3- Içisleri Bakanliginca Gaziantep Valiligine gönderilen 22.09.1993 tarih
ve 240652 sayili yazida ise, Mehmet Ali Yaprak'in Diyarbakir Emniyet Müdürlügü
Narkotik Sube Müdürlügünde 10.07.1988 tarihinde 2313 sayili Kanuna Muhalefet,
eroin yapiminda kullanilan madde kaçakçiligi suçundan 1988/C-44 sayili turuncu
renkli yakalandi kaseli örnek fisinin mevcut oldugu, yine ayni sahsin
Diyarbakir Emniyet Müdürlügü, Narkotik Sube Müdürlügünde 22.08.1988 tarihinde
``eroin imal etmek suçundan 1989/C-35 sayili yakalandi kaseli örnek-3 fisinin
oldugu,
Diyarbakir Emniyet Müdürlügü Narkotik Sube Müdürlügünde 25.11.1988 gün ve
1988/C-62 sayili örnek 3 fisine istinaden açilmis yakalandi kaseli örnek 2
turuncu renkli ``eroin imal etmek ve satmak suçundan fisinin mevcut oldugu,
Gaziantep Emniyet Müdürlügünün 16.09.1985 gün ve 1985/C-41 sayili örnek 3
fisine istinaden açilmis ``Yakalandi'' kaseli ``Islami Cihat Örgütüne tehditle
para toplamak'' suçundan turuncu renk örnek 2 fisinin mevcut oldugu, adi geçen
sahsin durumunun 1.06.1991 gün ve 20883 sayili Resmi Gazete'de yayinlanarak
yürürlüge giren 91/1779 karar sayili Yönetmeligin 16. maddesinin (a) bendi
kapsamina girdigi anlasildigindan sözkonusu sahsa silah satin aldirilarak
tasima veya bulundurma ruhsati verilmesinin mümkün olmadiginin bildirildigi
incelenmistir.(Ek:128)
4- 10/89 sayili Meclis Arastirma Komisyonunca Emniyet Genel Müdürlügüne
yazilan 15.01.1997 tarih ve 10/89/155 sayili yazi ile, Ahmet ve Bedriye oglu
1949 Nizip dogumlu Mehmet Ali Yaprak'in suç ve diger fis bilgilerinin çok acele
olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir.(Ek:129)
5- Içisleri Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonuna verilen 23.01.1997
tarih ve 026077 sayili cevabi yazida:
12.07.1988 tarihinde Diyarbakir Narkotik Sube Müdürlügü ekiplerince 27 HD
786 plakali minibüste yapilan aramada; 2.5 litrelik cam siseler içerisinde 12
adet hidroklorik asit, 2.5 litrelik cam siseler içerisinde sülfirik asit, 131
kg. aseton, 153 kg. eter, 23 kg. setik asit, 222 kg. 750 gr. sadyum karbonat, 2
kg. 424 gr. prokayin maddeleri ele geçirildigi, minibüs sürücüsü Ilyas Sahin'in
alinan ifadesinde; yakalaanan maddelerin Diyarbakir Tip Fakültesinin siparisi
oldugunu beyan ettigi, ancak Diyarbakir Tip Fakültesi ile yapilan temasta böyle
bir siparislerinin bulunmadigini beyan etmeleri üzerine, kimyasal maddelerin
ait oldugu ``NOBEL MEDIKAL A.S.''nin sahibi olan M.Ali Yaprak isimli sahsin
Gaziantep ilinde 14.07.1988 tarihinde yakalanarak Diyarbakir D.G.M.'ne sevk
edildigi, kayitlarin tetkikinden anlasildigi,
8.11.1988 tarihinde Diyarbakir Emniyet Müdürlügünce yapilan operasyonda 124
kg. 65 gr. eroin maddesi imalati olayinda, eroin imalatcilarina kimyasal madde
ve tibbi malzeme temin etmek ve satmak suçundan Gaziantep ilinde yakalanarak
15.12.1988 tarihinde Diyarbakir D.G.M.'ce ilk sorgusuna mütakip serbest
birakildigi,
02.08.1989 tarihinde Diyarbakir Emniyet Müdürlügü ekiplerince, Merkez
Küçükçelikli Mezrasinda yapilan operasyon neticesinde; 13 kg. 526 eroin
maddesi, 2 kg. 482 gr. bazmorfin ve eroin maddesi imalatinda kullanilan
asitanhidrit maddesi elde edilmesi olayina adinin karistigi ve 22.08.1989
tarihinde yakalanarak sevkedildigi ve Diyarbakir D.G.M.'since serbest
birakildigi,
Ayrica Emniyet Genel Müdürlügü Asayis Daire Baskanligi Parmak Izi Arsivinde
Ahmet Bedriye oglu 1949 Nizip dogumlu Mehmet Ali Yapraak'in ruhsatasiz silah
tasimak, adam dövmek, 1918 ve 2313 sayili kanunlara muhalefetten Ek'te
fotokopisi gönderilen parmak izi suç sicili oldugu anlasilmistir.
Sözkonusu sahsin 04.09.1985 tarihinde Gaziantep ili Mütercim Asim Caddesi
Sadikoglu Sokak No 6 sayili yerde Tibbi malzeme saticiligi yapan kardesi Osman
Yaprak'dan para alabilmek için, Ömer oglu 1962 dogumlu Cengiz Aydin, Fazli oglu
1965 dogumlu Abidin Yasamali, Abdülgani oglu 1954 dogumlu Nuri Kutlu ve Hasan
oglu 1962 dogumlu Mustafa Kiraz'i kiraladigi, bu sahislarin kendilerini islami
Cihat Örgütü mensubu olarak gösterip, para gasp etmek sucundan suçüstü
yakalandiklari, Emniyette alinan ifadelerinde kendilerini kiralayanin Mehmet
Ali Yaprak oldugunu itiraf ettikleri ve Osman Yaprak'in davaci olmasi üzerine,
15.10.1985 günü kendiliginden teslim oldugu ve suçu kabul etmedigi, hakkinda
düzenlenen tahkikat evrakiyla birlikte Gaziantep ili Sikiyönetim Komutan
Yardimciligina sevk edildigi, kayitlarin tetkikinden anlasildigi,
Mehmet Ali Yaprak, B.Esin Çiloglu, A.Muhtar Dasar ve A.Kadir Süküroglu'nun
kurmus olduklari Bahçelievler Mh. Ismail Pasa Sk. No: 5 Sahinbey Gaziantep
adresinde faaliyet gösteren Yaprak Televizyonu bulundugunun ifade edildigi
incelenmistir.(Ek:130)
6- Meclis Arastirma Komisyonunca Gaziantep Cumhuriyet Bassavciligina
yazilan 10.01.1997 tarih ve 10/89-/138 sayili yazi ile, Mehmet Ali Yaprak
isimli sahsin kaçirilmasi olayi ile ilgili olarak Cumhuriyet Bassavciliginca
yapilaan tahkikatla ilgili olarak bu konuda dava açilip açilmadigi, açilan dava
varsa evraklarin tasdikli birer suretinin acele olarak Arastirma Komisyonuna
gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:131)
7- Gaziantep Cumhuriyet Bassavciliginca Arastirma Komisyonu üyesi M.Bedri
Incetahtaci'ya sorusturma dosyasinin elden verildigi ve sorusturma dosyasinin
tetkikinde:
Mehmet Ali Yaprak'in kaçirilmasi olayi ile ilgili olarak Mehmet Ali
Yaprak'in 1.06.1996 tarihinde mahalli polisce ifadesinin alinmis oldugu, bu
ifadesinde kendisini kaçiran sahislari tanimadigini, esgalini vermis oldugu
sahislari görecek olursa taniyabilecegini belirttigi,
Polisce yapilan sorusturmanin Gaziantep Cumhuriyet Bassavciligina intikal
ettirildigi ve Cumhuriyet Savciliginca Müfit Samet, Turgay Marasli ve Mehmet
Yahya Efe ile kaçirildigini iddia eden Mehmet Ali Yaprak'in
yüzlestirildiklerini Cumhuriyet Savciliginca düzenlenen tutanaklarda da Mehmet
Ali Yaprak'in kendisini kaçiran kisilerin adi geçen sahislar olmadigini
belirtmis oldugu incelenmistir.(Ek:132)
8- Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.01.1997 tarih
ve 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve
eklerinin talep edildigi incelenmistir. Basbakanlikça Meclis Arastirma
Komisyonuna 6.3.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997
tarihli Basbakanlik Teftis Kurulunca hazirlatilmis olan raporun M.Ali Yaprak'in
kaçirilmasi olayi ile ilgili bölümünde;
25.5.1996 günü Gaziantep Yaprak TV Sahibi M.Ali Yaprak'in kimligi
belirlenemeyen kisilerce bir otaya bindirilerek zorla kaçirildigi, 6 gün
süreyle alikonuldugu, 75.000 DM ile cep telefonu ve ruhsatli silahinin
gaspedildigi, daha sonra Hilvan Ilçesi sinirinda Serbest birakildigindan
bahisle yapilan sorusturmada Gaziantep Cbassavciliginin 1996/6503 Hazirlik,
1996/284 sayili Daimi Arama ve Takipsizlik karari ile 15.11.1996 tarihinde
karar verildigi anlasilmis dosya yeniden ele aldirtilarak Hazirliktaki ayni
sayi ile kogusturmasi sürdürülmesi saglanmistir.
M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi ve fidye istenmesi olayi ile ilgili olarak
G.Antep C.Bassavciliginin 1996/6503 hz. nosu ile sorusturma sürdürüldügü,
olayin faillerinin oldugu sanilan Müfit Senet'in aldirilan parmak izi olayda
kullanildigi iddia edilen araçtaki parmak iziyle ayni oldugu, bu
degerlendirmenin tartisilmadigi, Müfit Sement'in talimatla alinan ifadesinin
yine Haluk Kirci'nin firarina sebebiyet verdigi ileri sürülen Sedat Demir
hakkinda takipsizlik kararini veren Istanbul C.Savcisi Sezgin Özdemir
tarafindan alindigi, ayrica Gaziantep C.Savcisi Akin Inal'in tahkikati
derinlestirmeden tüm delilleri degerlendirmeden takipsizlik karari ve daimi
arama karari verdigi, evrakin 5.12.1996 tarihinde yeniden ele aldirildigi,
müsteki M.Ali Yaprak'in gerek poliste ve gerekse Savcilikta vermis oldugu
ifadelerinde ve süphelendigi sahislar hakkinda ve 6 gün alikonuldugu yerler
için yüzlestirme ve yer gösterme zapti yapilmadigi bu hususlarin Içisleri
Bakanliginin Emniyet Genel Müdürlügü çikisli 29.11.1996 gün ve 262991 sayili
yazisinda zikredilmis oldugu incelenmistir.(Ek:82)
H-DILEK ÖRNEK ILE ILGILI INCELEME
1- TBMM'de Kurulan (10/89,110,124,125,126) Esas Numarali Meclis Arastirmasi
Komisyonu Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997 gün ve
A.1.01.GEÇ.10/89-125 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar geregince;
Susurluk Kazasi sonrasinda Bassavciliginiz tarafindan baslatilan bir suç
islemek için tesekkül kurmak eylemi ile ilgili olarak yapilan tahkikata dair
son duruma dair evraklar ile celbedilen evraklarin birer suretinin Komisyonumuz
görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep edildigi
incelenmistir.(Ek:133)
2- Komisyon Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997
gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-146 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar
geregince kara para aklama operasyonu sirasinda yakalanan kurde Dilek ÖRNEK ve
arkadaslari hakkinda yapilan tahkikata iliskin evraklarin birer suretinin
Komisyonumuz görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep
edildigi incelenmistir.(Ek:134)
3- Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginin 27.2.1997 gün ve 1997/440 sayili
cevabi yazisi ekinde ``Dilek ÖRNEK ve arkadaslarina ait tahkikat evraklarinin
bir suretinin'' Komisyonumuza gönderildigi bildirilmis olup, dosyanin
muhteviyatinda bulunan Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca hazirlanan
Hazirlik: 1996/2637, Esas: 1997/211 Iddianame:
Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi, Ercan DOGAN ve Ayhan AKÇA adli
sahislarin sanik olduklari, ruhsatsiz uyusturucu madde ihraci maksadi ile
tesekkül olusturmak ve bu tesekküle dahil olmak, 4208 Sayili Kara paranin
aklanmasinin önlenmesine dair Kanuna muhalefetle suçlandiklari ve 23.12.1996
tarihinde Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi'nin 10.01.1997 tarihinde Ercan
DOGAN'in tutuklanmis olduklari ve tutukluluklarinin devam ettigi,
Ayni zamanda Hollanda vatandasi olan ve uzun süredir yurtdisinda yasiyan
Dilek ÖRNEK'in sik sik yurda giris-çikis yaptigi ve PKK adina faaliyet
yürüttügünün polise ihbar edilmesi üzerine, 15.12.1996 günü Istanbul Atatürk
Havaalanindan yurda giris yaparken üzerinde ve valizinde çok miktarda çesistil
ülke paralari ile yakalandigi, Dilek ÖRNEK'in anlatiminda: Bu paranin ülke
disina çikarilan uyusturucunun satisindan elde edildigi, her defasinda
havaalaninda kendisini karsilayan Mehmet ve Latif ALAKEL kardeslere getirdigi
paralari teslim ettigi, onlarin da bu paralari Feramez adini kullanan Youssef
Gharachehdaghi isimli kisiye teslim ettikleri, bu kisinin Lokman Ghodsi Makbood
Alam isimli bir ortagi oldugu ve Kapaliçarsidaki halen kapali olan Azer Döviz
Bürosunun bunlara ait oldugu ve bu kisilerin Emniyet Müdürlügü Narkotik
Subedeki kayitlarindan daha önce de Hursit HAN isimli kisinin yakalattigi
uyusturucu isine de karistiklari, subedeki resimlerinden Dilek ÖRNEK tarafindan
bu kisilerin teshis edildikleri,
Feramez ismi ile taninan Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki
yakalanan kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,
Istanbul DGM Bassavciliginin Istanbul (6) No'lu DGM'nin 1996/13 Esas sayili
dosyaya konu 1996/1967 hazirlik dosyasinda, hakkinda ek takipsizlik karari
verilen Mehmet ALAKEL'in kullandigi Narkotik Sube elemanlarinca daha önceden
bilinen 3422034 plakali BMW otonun, Avcilar'da bir evin önünde park halinde
görülmesi üzerine, adi geçenin yakalanmasini teminen kapi açtirildiginda Ayhan
AKÇA isimli polis memurunun çiktigi,
Dilek ÖRNEK, Youssef GKHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki yakalanan
kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,
Dilek ÖRNEK'in suç ortaklarindan Ercan DOGAN da, Antalya Havalimaninda
yurtdisina çikarken yakalanarak Istanbul Emniyet Müdürlügü Narkotik Subeye
gönderildigi,
Öte yandan olayla ilgileri bulundugu sonucuna varilan Mehmet ALAKEL,
Abdüllatif ALAKEL, Lokman GHODSI, Makbood ALAM ile Dilek ÖRNEK'in yurda
girislerinde üzeri ve esyasi aranmaksizin serbestçe geçisini saglayan Gümrük
Muhafaza Memuru Vahdettin SEYLAN isimli sahislarin yakalanamadigi, haklarinda
Giyabi Tevkif karari alindigi, tefrikli 1997/342 evrak üzerinden aranmalarina
devam edildigi,
Ayhan AKÇA disindaki saniklar haklarindaki sorusturmanin tamamlanmasi
üzerine çikarildiklari Mahkemede fiillerini ikrar etmekle mahkemece
tutuklanmislar, Ayhan AKÇA serbest birakilmistir.
el konulan esya:
Sanik Dilek ÖRNEK'in üzerinde ele geçen yabanci paralar ile Türk parasi
kendisine iade olunmus, valizindeki paralar ise son olarak banka görevlilerine
saydirildigindan, 27.536.000 Ispanyol Pesetasi, 4.793.000 Portekiz Eksüdosu
(emanet/8. sira), 5 adet 2.000.lik sahte Ispanyol Pesetasi (emanet/7.sira),
Sanik Youssef CHARACHEHDAGHI'dan elde edilen Amerikan Bankasina ait 25.lik
7 koçan bos çek yapragi (emanet/1.sira), 3 adet cep telefonu (emanet/4.sira),
50 Ingiliz Sterlini, 220 Amerikan Dolari ve 8085 Alman Marki (Emanet/8.sirada
olup, Mehmet ALAKEL'in elinde bulunan 3660 Alman Marki ile ayni hesaba
alinarak, toplam 11.745.Alman Marki olarak kayit edildigi), 34 MC 449 Plakali
BMW marka oto ve Hüseyin ABDÜLKASIM'a ait olup devamli olarak sanigin
kullandigi anlasilan 34 PZY 78 plakali Dogan marka otolar (Emniyet Müdürlügü
otoparkinda),
Sanik Ercan DOGAN'dan elde edilen 13.770 Alman Marki, 8.000 Hollanda
Guldeni, 20 Amerikan dolari ve 1 adet cep telefonu (ek-emanet /1-2.sira),
Giyabi Tevkifli sanik Abdüllatif ALAKEL'e ait banka hesap defteri
(Emanet/2.sira), muhtelif kapi anahtarlari (Emanet/3.sira), Ayhan AKÇA'nin
kullandigi 34 L 2034 Plaka sayili BMW marka oto (emniyet Müdürlügü
Otoparkinda),
Giyabi tevkifli sanik Mehmet ALAKEL'e ait muhtelif kapi anahtarlari
(Emanet/3.sira), ev aramasi sirasinda bulunan 3660 Alman Marki (Emanet/8.sirada
11,745 Alman Marki içinde), Mehmet Murat UZUNBOY'dan ele geçirilen ve Mehmet
ALAKEL'e ait oldugu tesbit edilen 1 adet cep telefonu (Emanet/6.sira), 34 TER
65 plaka sayili oto (emniyet Müdürlügü Otoparkinda),
Giyabi tevkifli sanik Lokman Ghodsi MAHBOOD ALAM'in evinde yapilan aramada,
esi Simin Lotfi JAVID'den alinan 1 adet cep telefonu (Emanet/5.sira),
Mehmet ALAKEL ile Abdullatif ALAKEL'e ait evlerde yapilan aramada zabt
edilen ve emanetin 9. sirasina kayit edilen, sorusturma sirasinda da kadin
esyasi oldugu anlasilan birtakim altin, ziynet esyasi, saat gibi esya mahkeme
karari ile sahiplerine iade edilmistir.
olayin hukuki durumu:
Uyusturucu madde kaçakçilari tarafindan, yurtdisina gönderilen uyusturucu
maddelerin Avrupanin çesitli ülkelerinde satildigi ve elde olunan paralarin,
kaçakçilarin yurtdisi baglantilarinda toplanarak, kuryeler araciligi ile yurda
sokuldugu ve bir elden dagitiminin yapildigi bilinmektedir.
Sorusturma sonucuna göre, olayda Garo GÖKOGLU, Ercan DOGAN ile açik kimligi
tesbit edilemeyen SÜLO isimli sahislarin, satistan gelen parayi topladiklari,
bunlardan Ercan DOGAN'in bir ara nikahsiz yasadigi esi Fatma KUNT ile bu
kisinin akrabalari Dilek ÖRNEK, Yildiz ÖRNEK, Ihsan ÖRNEK, Ali KUNT ve Murat
ASKAR araciligi ile, yine Garo GÖKOGLU'nun yegeni Parseh KÖROGLU ve onunla
birlikte yasayan Birigitte BAARSLAF ve yine Simon ACLACOGLU vasitasi ile
Türkiye'ye gönderdikleri, burada Azer Döviz Bürosunda çalisan Mehmet ve
Abdüllatif ALAKEL'in kuryeyi karsilayip, parayi Feramez adi ile bilinen Youssef
GHARACHEHDAGHI'a aktardigi, bu suretle Azer Döviz Bürosunda Lokman Ghodsi
Mahbood ALAM'a ulasan yabanci paranin sonradan uyusturucu kaçakçilarina
ödendigi anlasilmaktadir.
Lokman Ghodsi Mahbood ALAM isimli Iran uyruklu sahis döviz isi ile
ugrasmakla birlikte, Hursit AHN ve arkadaslari hakkindaki 7.9.1996 suç tarihi
ve halen Istanbul (6) Nolu DGM.nin 1996/13 Esas sayili dosyasina konu, tesekkül
halinde eroin ithali suçunun 9.nolu sanigi olup Iran yolu ile yurda giren
uyusturucunun, islenerek yurtdisina satisi sonucu elde edilen parayi akladigi
iddiasi ile yargilanmakta oldugu, o tarihten beri firarda olan bu sahsin
olayimizda da ayni rolü, yardimcilari Youssef GHARACHEHDAGHI, Mehmet ve
Abdüllatif ALAKEL isimli serikleri ile birlikte üstlendigi görülmektedir.
Bahsedilen davanin hazirlik sorusturmasi sirasinda Mehmet ALAKEL için de
takibat yapilmis ancak; adi geçen sanik delil yetersizligi nedeni ile serbest
birakilmis ve hakkinda ek takipsizlik karari verilmistir.
Uyusturucunun yurtdisina gönderilmesi, orada satisi ve bedelinin kurye
araciligi ile yurda sokularak döviz bürosunda aklanmak sureti ile uyusturucu
kaçakçilarina dagitilmasi seklinde gelisen olayin ``Ruhsatsiz olarak uyusturucu
ihraç etmek'' ve ``Uyusturucu satisindan elde edilen paranin baskalarinca
bulundurulmasi'' olmak üzere iki özellik arz ettigi ortadadir.
Ruhsatsiz uyusturucu ihraç etmek fiili, TCK.nin 403/2. maddesinde tarif
edilmektedir. Olayda, ihraç fiilini isleyenler belli olmamakla birlikte,
uyusturucunun ihraci ve paranin yurda girisi safahatinda birden fazla kisinin
bu suçu islemek için önceden anlasarak irade birligine vardiklari izahtan
varestedir. Kuryelerin yaklasik iki yildan beri para getirdikleri, dosya
kapsamindan anlasilmakla, uyusturucunun birden fazla ihraçi sözkonusu
edilmesine ragmen, cins ve miktari bilinmemektedir. Diger bir deyisle, ortada
uyusturucu bulunmamaktadir. Bu nedenle saniklarin fiili TCK.nin 403/10. maddesi
kapsaminda kalmaktadir.
Uyusturucu satisindan elde edilen para, 4208 S.K.nin 2/a maddesi uyarinca
``karapara'' olarak tarif edilmektedir. TCK.nin 403. Maddesindeki fiilin
islenmesi sureti ile elde edilen paranin baskalarinca iktisap edilmesi,
bulundurulmasi, kullanilmasi, zilliyet yada malikinin degistirilmesi ise, kara
para aklama suçu olarak ayni maddede belirtilmistir.
saniklar ve hukuki durumlari
Saniklardan Dilek ÖRNEK, Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ercan DOGAN'in yukarida
olaylarin özetlendigi gibi cereyan ettigini itiraf ettikleri ve dolayisiyla
suçlarini ikrar ettiklerinden,
Sanik Dilek ÖRNEK'in, uyusturucu ihraci maksadi ile olusturulan tesekküle
sonradan dahil olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin
baskalarinca iktisap edilmesi ve zilyetliginin degistirilmesi fiilinden sorumlu
oldugu,
Sanik Youssef GHARACHEHDAGHI'nin, yurtdisina eroin ihraci maksadi ile
kurulan tesekküle dahil oldugu ve uyusturucunun satisindan elde edilen
karaparayi ``bulundurdugu, zilyetliginin degistirilmesi ve baskalarinca
iktisabini sagladigi'' nedeni ile bu fiillerinden sorumlu oldugu,
Sanik Ercan DOGAN'in, uyusturucu ihraci maksati ile olusturulan tesekküle
Azer Döviz Bürosunu ziyaret ederek ve olayin ayrintilarini bilerek dahil
olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin baskalarinca
iktisap edilmesi ve zilyedinin degismesi fiillerine kuryeleri azmettirmekten
sorumlu oldugu,
Sanik Ayhan AKÇA'nin esasen Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim
SAHIN'in koruma polisi olup, haklarinda giyabi tevkif karari bulunan Mehmet ve
Abdüllatif ALAKEL ve Lokman Ghodsi Mahbood ALAM ile yakin iliski içinde
bulundugu sanik Abdüllatif'e ait 1996 model BMW otomobilin emrine tahsis
edildigi, karaparanin aklandigi Azer Döviz Bürosuna sik sik ugradigi, adlari
belirtilen kisilerin yurtdisina eroin göndermek üzere olusturduklari tesekküle
bu suretle dahil oldugu ve yurda gelen karaparanin tasinmasina da aracilik
etmek sureti ile kara para bulundurdugu ve bu parayi baskalarinin iktisabina
yardimci oldugu sebebi ile tesekküle dahil olmak ve karapara bulundurma
fiillerinden sorumlu oldugu,
tefrikli dosya:
Sanik Dilek ÖRNEK'e gümrükten geçis kolayligi saglayan Mehmet SAYLAN,
karaparayi teslim alan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL, parayi aklayan Lokman
Ghodsi Mahbood ALAM halen firarda olup, tefrik edilen 1997/342 hazkirlik sayili
dosyada haklarindaki giyabi tevkifin infazina intizar edilmektedir.
Dosyamiz saniklarinin tutuklu olmalari nedeni ile kamu davasinin
gecikmemesini teminen iddianamenin tanzimi lüzumu hasil olmustur.
SONUÇ :
Açiklanan nedenler ile saniklarin durusmalarinin 2845 S.K.nin 20. maddesine
göre yapilarak, yukarida gösterilen sevk maddeleri uyarinca saniklarin
cezalandirilmasi, emanete alinan suçta kullanilan ve suçtan hasil olan esyanin
TCK.36 Md. uyarinca ZORALIMINA, karar verilmesinin talep edildigi, incelenmistir.
(Ek:135)
I-ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZ'A
BUDAPESTE'DE YAPILAN SALDIRI ILE ILGILI INCELEME
1- 10/89 sayili TBMM Arastirma Komisyonu Baskanliginca Emniyet Genel
Müdürlügüne yazilan 10.1.1997 tarih ve 10/89-111 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a
Budapeste'de yapilan saldiriya iliskin olarak yapilan tahkikata dair dosyanin
bir suretinin Meclis Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin talep edildigi
incelenmistir. (Ek:136)
2- Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün Bila tarih ve 96/1910
sayili cevabi yazilari ile 24.11.1996 günü Macaristan'in Budapeste Kentindeki
Hilton otelinde Mesut Yilmaz'a yönelik yapilan saldiri ile ilgili olarak
sürdürülen yurtiçi ve yurtdisi tahkikatlari ihtiva eden dosyanin bir klasör
içinde gönderildiginin bildirildigi,dosya muhteviyatinin incelenmesinde:
Saldiriyi gerçeklestirenlerin 20.4.1970 Demirtas dogumlu, Esref ve Nazife
oglu Veysel Özerdem, 04.04.1960 Elazig dogumlu Ahmet ve Ayten oglu Ismail
Koçkaya ile açik kimlikleri henüz belirlenememis olan Ziya Kortu ve Veysel
Özgür olduklari,
Konu ile ilgili olarak Mesut Yilmaz'in yakin korumaligini yapan polis
memurlari Hüseyin Arslan, Yasar Günaydin'in 26.11.1996 tarihlerinde ifadelerine
basvurulmus oldugu, Türk Interpol'ünden Macaristan Interpol'üne 25.11.1996 tarihinde
faks çekilerek bilgi talep edildigi, 27.11.1996 tarihinde Macaristan Interpol
Sefi Zoltan Nagy ile yapilan görüsmede alinan telefon notunda, Mesut yilmaz'in
Macaristan polisine sikayette bulunmadigi, bu nedenle yasalarina göre bir
tahkikat yapmadiklarini, bu asamadan sonra ancak Türk Büyükelçiliginin
basvurusu üzerine bir tahkikat yapilabilecegini, 27.11.1996 tarihinde böyle bir
basvuruda bulunuldugunu, yapilacak çalismalardan bilgi vereceklerini ifade
ettigi, Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari ileri sürülen Ismail Koçkaya,
Veysel Öerdem, Cengiz Korkut ve Veysel Özgür adli sahislarin Kaçakçilik ve
Organize Suçlarla Nücadele Daire Baskanliginin Arsivinde yapilan fis tetkiki
neticesinde ilisik kayitlarinin bulunmadigi,
Ismail Koçkaya'nin Bakirköy 3. Agir Ceza Mahkemesinde 1995/190 esas sayili
dosyada giyabi tutuklu oldugu ve yargilamasinin devam ettigi,
Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'a, 24.11.1996 günü bulundugu
Budapeste'deki Hilton otelinde saat: 17.00 sularinda yapilan saldiriyla ilgili
olarak 25.11.1996 tarihinde Budapeste Interpolüne acele ibareli bir mesaj
çekilerek bilgi talep edildigi,
Öte yandan, saldiriyla ilgisi bulunabilecegine dair duyum alinan 20.4.1970
Asagi Demirtas dogumlu, Elazig nüfusuna kayitli, Esref ve Nazife oglu Veysel
Özerdem, 4.4.1960 Elazig dogumlu, ahmet ve Ayten oglu Ismail Koçkaya, Veysel
Özgür ve Cengiz Korkurt isimli sahislar hakkinda daire Baskanligimizca yapilan
tetkikler neticesinde;
Ismail Koçkaya'nin 7.2.1995 tarihinde Atatürk Havalimanindan ülkemize
girisiyle birlikte 27.2.1996 tarihinde yine ayni limandan çikis yaptigi,Veysel
Özerdem'in 8.8.1995 tarihinde Dereköy Hudut Kapisindan ülkemize girisiyle
birlikte 9.9.1995 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi,1952
dogumlu Veysel Özgür isimli sahsin 25.7.1995 tarihinde Kapikule Hudut
Kapisindan çikisiyla birlikte 12.8.1995 tarihinde yine ayni kapidan giris
yaptigi,1953 dogumlu Veysel Özgür isimli diger bir sahsin da 22.10.1994
tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi tesbid edildigi,
Sahislar hakkinda KIHBI Baskanligindan da bilgi talep edilmis olup,
Kaçakcilik, Temüh, Asayis, yabancilar, Bilgi Islem ve Istihbarat Daire
Baskanliklari ile de koordineli olarak çalisildigi,
Yukarida adi geçen sahislardan Ismail Koçkaya ile Macaristan'da yasayan
Türklerden Hasan Karabacak'in resimleri ayrica Mesut Yilmaz'in korumalarina
teshis amaciyla gösterilmis olup, sanik ile benzerlikleri olmadigi da tesbit
edildigi,
Sözkonusu ülke Interpolüne 26.11.1996 tarihinde çekilen acele ibareli
ikinci bir mesajla da; Mesut Yilmaz'in korumalarindan ögrenilen sanigin eskali
verilerek, korumalari ile arasinda geçen mücadeleden dolayi yaralanmis
olabileceginden bahisle Macaristan'daki hastahane kayitlarindan da
arastirilmasi talep edildigi,
Emniyet Genel Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne yazilan 27.12.1996
tarih ve 291144 sayili yazi ile Baran ve Refiye oglu 20.6.1961 Ankara dogumlu
Aydin Ipekli'nin sahibi yada ortak oldugu sirketlerin adi ile adreslerinin ve
kimlerle ortak oldugunun soruldugu,
Istanbul Emniyet Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne verilen 3 Ocak
1997 tarih ve 96/675 sayili cevabi yazida: Sultan Tekstil Sanayi Ltd.Sirketinin
7.4.1992 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Mahallesi, Asik Veysel Cad. 68/A
sayili adreste, baba ve anne Boran-Refiye Ipekli tarafindan kuruldugu, 7.8.1992
tarihinde aydin Ipekli ile ablasi Serpil Ipekli'nin de ortak edildigi,
22.11.1993 tarihinde baba Baran Ipekli'nin ölümü üzerine, babalarina ait
hisseler Refiye-Aydin-Serpil ve Gülay Aydin isimli sahislara devredildigi,
23.11.1993 tarihinde Refiye Ipekli'nin tüm hissesinin, Gülay aydin'in tüm
hissesinin ve Aydin Ipekli'ye ait bir miktar hissenin kendisini Mehmet Özbay
olarak tanitan ve yurtdisinda tanidiklari oldugunu söyledikleri sahsa ait
oldugu, Mehmet Özbay'in bu hisseleri 100 bin DM karsiliginda aldigi, Mehmet
Özbay'in satin aldigi hisselerin resmi islemlerinin Mehmet Özbay'in esi Meral
Çaatli adina yapildigi, 26.1.1995 tarihinde resmi olarak Meral Çatli adina
kayitli bulunan hisselerin Aydin Ipekli ve Serpil Ipekli üzerine devredilmis
oldugu,
Slovak Interpolünden alinan 28.11.1996 gün ve 12785/NUI-96-GA sayili
mesajda Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari anlasilan Veysel Özerdem, Ziya
Korkut ve Cengiz Korkut'un lacivert bir minibüsle Slovak Sinirini geçmis olduklarinin
anlasildigi,
Disisleri Bakanligi Istihbarat ve Arastirma Genel Müdürlügünün 3 Aralik
1996 tarih ve 3633 sayili yazilari ile Içisleri Bakanligi (Emn.Gn.Md)'ne
verdigi bilgide, saniklarin Çek Cumhuriyetinde olduklarinin ögrenildigi,
Saldiri olayina adi karisan Ziya Korkut, Ismail Koçkaya ve Veysel Özerdem
haklarinda Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesince 10.12.1996 tarihinde giyabi tevkif
karari verildigi, Adi geçen sahislarin yurtdisinda yakalanmalari ve suçlularin
Iadesine Dair Avrupa Sözlesmesinin 12. maddesine istinaden ülkemize iadelerinin
temini için Interpol'e üye tüm ülkelere 12.12.1996 tarihinde ``Dagitimli'' yazi
gönderilmis ve bu meyanda her üç (3) sahis için Kirmizi Bülten düzenlenerek
Interpol Genel Sekreterligine iletildiginin ek bilgi notundan anlasildigi,
Ankara Cumhuriyet Bassavciliginca Adalet Bakanligina yazilan 11.12.1996
tarih ve 3/14292 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a saldirida bulunan saniklardan
Veysel Özerdem, Ismail Koçkaya ve Ziya Korkut'un Çek Cumhuriyetinde
bulunmalarinin muhtemel oldugu belirtilerek yakalanmalari ve yargilanmak üzere
ülkemize iade edilmelerinin talep edildigi,
Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz tarafindan 2.12.1996 tarihinde
emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen yazida kendisine yöneltilen saldirinin
Abdullah Çatli'nin ortagi, Sultan Tekstil'in sahibi Aydin Ipekli tarafindan
organize edildigini iddia ettigi incelenmistir.(Ek:137)
J-ALPASLAN PEHLIVANLI'NIN ÖLDÜRÜLMESI ILE ILGILI
INCELEME
1- Komisyonumuzun 3.2.1997 tarih ve 205 sayili yazi ile Kirikkale
Cumhuriyet Bassavciligindan; Alparslan Pehlivanli'nin ve Alparslan
Pehlivanli'yi öldüren sahsin abisinin öldürülmesi olayina iliskin tahkikat ve
dava dosyalarinin bir suretinin istendigi incelenmistir. (Ek:138)
2- Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 1995/89 Hz. sayili
yazisi ile Kirikkale milletvekili Alparslan Pehlivanlinin 14.4.1994 tarihinde
Keskin ilçesi yakinlarinda öldürülmesi ve Alpaslan Pehlivanli'yi öldüren Haci
Vural'in büyük kardesi Metin Vural'in öldürülmesi olayi ile ilgili Kirikkale
Cumhuriyet Bassavciligi ve Kirikkale Agir Ceza mahkemesinde bulunan kararlar ve
dosya suretini gönderdigi incelenmistir. (Ek:139)
K-KARTAL DEMIRAG ILE ILGILI INCELEME
1- Türkiye Cumhuriyeti 8. Cumhurbaskani merhum Turgut Özal'a Kartal Demirag
isimli sahis tarafindan, 18.6.1988 günü Ankara Atatürk Kapali Spor Salonunda
yapilan Anavatan partisi 2. Olagan Kongresinde, yapilan suikast tesebbüsü ile
ilgili olarak Komisyonumuza intikal eden evraklarin incelenmesi neticesinde;
Turgut Özal'in Kartal Demirag, tesebbüsü sonucu elinden yaralandigi, adi
geçen suikastçinin yarali olarak ele geçirildigi, sahsin üzerinden Hayati Ipek
adina düzenlenmis sahte kimlik çiktigi,
Davanin Ankara 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde görüldügü 23.11.1988
tarih ve 1988/86 esas, 1988/127 karar sayili karara baglandigi,
Bahsi geçenin ideolojik amaçla T.C.Basbakani Turgut Özal'i tasarlayarak
hamili bulundugu ve emanette kayitli tabancasiyla iki el ates etmek suretiyle
öldürmeye tam tesebbüs suçundan, ayrica memnu tabanca ve nüfus tezkeresinde
sahtekarlik fiillerinden sorumlu tutuldugu, yargilama neticesinde; daha önce
öldürmeye tam tesebbüsten hükümlü oldugu cezasini çekmekte iken cezaevinden
firar ettigi, mezkür suikasti tek basina kararlastirdigi, siyasî bir amacinin bulunmadigi,
geçmisteki ülkücü kisiliginin bunda etkili olmadigi ifadesini vermis, mahkeme
20 yil agir hapis ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklilik cezasi vermistir.
Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savciliginca olayin sorusturulmasi
sirasinda sanikla birlikte olan, sanigi suça tesvik eden veya muzaharette
bulunan, birlikte suç isleyen veya sanigin suç isledigi aleti veya vasitayi
temin eden baska kisi ya da kisilerin bulundugu yönünde bir delil elde
edilemedigi ancak kisinin hedef küçültme, yerde yuvarlanarak kaçma sekliylede
davranislarindan profesyonel oldugu kanaatlerinide belirtmislerdir.
Suikastçi Kartal Demirag 15.4.1992 tarihinde de Devlet Güvenlik
Mahkemesinin 14.4.1992 tarih 1992/90 sayili karari geregi mesruten tahliye
edildigi incelenmistir. (Ek:140)
L- HURSIT HAN ILE ILGILI INCELEME
1- 10/89, 110,124, 125, 126 Esas Numarali TBMM Arastirma Komisyonu
Baskanliginca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina
gönderilen 10.1.1997 tarih ve 124 sayi yazi ile Hursit Han ve arkadaslari
hakkinda devam eden eroin kaçakçiligi dava dosyasinin onayli bir örneginin
gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:141)
2- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca 17.1.1997
tarih ve 1997/90-71 sayili yazi ile Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina
6.Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/13 Esas sayili Hursit Han ve
arkadaslari hakkindaki dava dosyasinin birer örneginin Meclis Arastirma
Komisyonuna gönderildiginin bildirildigi,
Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin yazilarina
ekli olarak gönderilmis bulunan 1996/13 Esas sayili dava dosyasinin
incelenmesinde:
Istanbul DGM Bassavciliginca hazirlanan 30.9.1996 tarih ve 1996/1967
Hazirlik, 1996/1311 esas ve 1996/1224 iddianame sayili iddianame ile eroin
ithal ettigi ve ticaretini yaptigi belirlenen saniklardan Hursit Han, Sükrü
Han, Sevket Çagirtekin, Sükrü Çagirtekin, Idris Çagirtekin, Hasan Yilmaz,
Muhittin Arslan, Mustafa Hanifoglu ve Iran uyruklu Lokman GHAUDSI MAHBOOD ALAAM
haklarinda Istanbul 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açilmis oldugu ve
davanin devam ettigi,
Hursit Han'in 15.1.1995 tarihinde Bakirköy'de Afyonsakizi ve eroin
ticaretine iliskin olay, 26.6.1994 tarihinde Bakirköyde Kokain ticaretine
iliskin olay, 3.1.1995 tarihinde yine Bakirköyde eroin ve Afyonsakizi ticareti
ve 8.3.1995 tarihinde Tekirdag-Saray ilçesinde eroin ve baz morfin imal etme
olayinda kardesi Sükrü Han ile baasrolde bulunduklari ve yönlendirici
olduklari, bu sahislarin Pakistan uyruklu Haci Ibrahim isimli uyusturucu
pazarlayan sahisla iliski kurduklari ve bu sahistan eroin temin etmek için
anlastiklari, Sükrü ve Hursit Han'in bu eroinleri Çag-Tur Nakliye Sirketinin
Mersin'de bulunan sahipleri Sükrü Çagirtekin ve Idris Çagirtekin ile temasa
geçtikleri ve yurtdisina getirecekleri eroinin yer ve zaman konusunda bu
sahislarla anlastiklari ve nakliyecilik yapan Hasan Yilmaz ve Muhittin Arslan
ile de bu nakliyecilik yapan sahislarin anlasarak eroinin yurtdisindan
getirilmesi isini üstlendikleri ve Sevket Çagirtekin'in uyusturucunun kilosunu
700 DM den, soför Hasan Yilmaz'in 40.000 DM ve Muhittin Arslan'in da 1 milyar
TL fiat üzerinden Sükrü ve Hursit Han ile anlastiklari,
Uyusturucularin Agri Gürbulak'tan Türkiye'ye sokularak, Hursit ve Sükrü
Han'in Sapanca'daki sahibi olduklari çiftlik evine götürüp indirmelerinin
önceden kararlastirildigi, ancak yapilan bir ihbar sonucu Horasan'da
uyusturuculari birlikte soförlerin yakalandigi Lokman Godsi ve Mustafa
Hanifoglu'nun belli bir komisyon karsiliginda kara parayi akladiklari,
Eminönünde bulunan Azer Döviz A.S.'yi bu amaçla kullandiklari,
Hursit Han ve Sükrü Han'in evlerinde, yazliginda ve villasinda yapilan
aramalarda satisa hazir eroin ile eroin yapiminda kullanilan çesitli
malzemelerin bulundugu,
Hursit Han'in eroin yapimini Yüksekova'da yasadigi tarihlerde ögrendigi,
yurt disindan eroin ithal ederek bu isin ticaretini yaptigi, adi geçen diger
sahislarin da Sükrü ve Hursit Han ile birlikte hareket ettikleri ve tesekkül
halinde yurtdisindan uyusturucu madde, eroin ithal etmek ve ticaretini yapmak
suçunu isledikleri, Bu nedenle Hursit Han ve Sükrü Han'in T.C.K.'nun 403/1,
6,7,8, 31, 33,40 ve diger sahislarinda TCK 403/1, 6,7, 31,33,40 maddeleri
uyarinca cezalandirilmalarinin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Bassavciliginca talep edildigi ve davanin devam ettigi,
Hursit Han 20.9.1996 tarihinde Istanbul DGM Bassavciliginca alinan
ifadesinde ``Sabanca'daki çiftliginde yakalanan su (Asit Anhidriti) kabul
ettigini, bir arkadasinin bunu saklamasini kendisinden istedigini, Bakirköy
Mahkemeleri tarafindan hakkinda bu suçlardan dolayi giyabi tevkif karari
verdiginin dogru oldugunu, Silivrideki yazliginda ele geçirilen eroinin
kendisine ait oldugunu, 1992 yilinda kendisinden para istenilmesi üzerine
korkudan PKK'ya 1 milyar TL yardimda bulundugunu'' ifade ettigi,
7-8-9 Eylül 1996 tarihlerinde görevlilerce yapilan seri operasyonlar
neticesinde 1963 dogumlu Hasan Yilmaz ile 1970 dogumlu Muhittin Arslan isimli
sahislarin kullandiklari ve Hursit Han'a ait oldugu ileri sürülen Tir'dan ve
Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde elde edildigi belirtilen uyusturucu
maddelerle ilgili olarak 17.9.1996 tarihinde Istanbul DGM C.Savcisi Aykut
Cengiz Engin huzurunda Narkotik Sube Müdürlügünde bir tutanak düzenlenmis
oldugu ve yakalanan uyusturucularin dökümünün yapildigi,
Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde yakalanan uyusturucu maddelerle
ilgili olarak Kriminal Polis Laboratuarin da uyusturucu madde analizi
yaptirildigi ve 18.9.1996 tarih ve 13026 sayili ekspertiz raporunda yakalanan
uyusturucularin saf morfin, eroin ve asit anhidrit maddeleri oldugu
incelenmistir.(Ek:142)
M- AHMET TEKIN BAYKAL ÇETESI ILE ILGILI INCELEME
1-25.10.1996 günü Torbali ilçesinde çetebasina ait benzinlikte silahli çete
olusturmak adam öldürmek, adam yaralamak, haraç toplamak amaciyla Ege
bölgesinde kurulmustur. Bu çeteyle ilgili olarak 91 kisi hakkinda fezleke
hazirlanmistir. Bu çeteden 46 kisinin yakalandigi, 1991 yilindan bu yana 18
kisiyi öldürdükleri, 7 kisiyi yaraladiklari, adam kaçirma, iskence, haraç
toplamak ayrica sahislarin arazi, para vs. nedeni ile aralarinda olusan
ihtilaflari, gayrilazimi yollardan çözme yoluna girdikleri, bu çetenin 4 adet
tam otomatik tüfek, 2 adet dürbünlü tüfek, 16 adet tam otomatik tabanca, 6 adet
pompali tüfek, 31 adet sarjör, 870 adet fisek ve mermi yakalanmistir. Suçlarin
bizzat çete elebasisi Ahmet Tekin Baykal'in talimati ile islendigi zabitanin
üzerlerine fazla gelmemesi için suçlarin bir kisminin faili meçhul kalmamasina
özen gösterdikleri, tanik, müsteki ve magdurlar üzerinde korku olusturduklari.
Çetebasi Ahmet Tekin Baykal'in halen firarda oldugu incelenmistir.(Ek:143)
N- ESREF BITLIS OLAYI ILE ILGILI INCELEME
1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 108 sayili yazisi ile Kara Kuvvetleri
Komutanligindan ``Esref Bitlis Pasanin ölümüne yolaçan uçak kazasi ile ilgili
yapilan tahkikat dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi
incelenmistir. (Ek:144)
2- Kara Kuvvetleri Komutanligi Askeri Savciligi 20 Ocak 1997 tarih ve
1993/291 sayili cevabi yazisinda,
17 Subat 1993 günü PTT ANKARA Posta Isleme Merkezine düsen ve Jandarma
Genel Komutani Orgeneral Esref Bitlis ile üç subay ve bir astsubayin sehit
olmalari sonucunu doguran 10011 kuyruk numarali Beechcraft Super King Air B200
marka askeri uçakla ilgili olarak verilen 1993/273-239 sayili kovusturmaya yer
olmadigi karari ve dosya Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince istenildiginden
ilgili Mahkemeye gönderildigi ve halen Savciliga iade edilmedigi Dosyanin
tasdikli suretlerinin Ankara 13 ncü Asliye Hukuk Mahkemesinden istenebilecegini
bildirdigi incelenmistir. (Ek:145)
3- Komisyonumuzun 10.1.1997 tarih ve 131 sayili yazisi ile Ankara
Cumhuriyet Bassavciligindan ``Ankara 13. Asliye Hukuk mahkemesinde devam
etmekte olan, bir uçak kazasinda vefat eden eski Jandarma Genel Komutani Esref
Bitlis'in yakinlari tarafindan açilan tazminat davasinin bir suretinin
gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek: 146)
4- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 5/11309 sayili cevabi
yazisi ekinde; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/151 sayili dava
dosyasini gönderdigi incelenmistir. (Ek:147)
5- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 4.3.1997 tarih ve 5/11309 sayili 2. bir
yazi ile Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas
sayili müzekkereleri ve ekindeki torba içindeki evraki mahkemeye iade edilmek
üzere tetkik edilmek için gönderdigi incelenmistir. (Ek:148)
6- Komisyonumuzun 12.3.1997 tarih ve 272 sayili yazisi ile; Ankara 13.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas sayili dosyanin bir
nüsha fotokopisi çekilerek, iade edildigi incelenmistir.(Ek:149)
O- TARIK ÜMIT'IN KAYBOLMASI OLAYI ILE ILGILI INCELEME
1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 110 sayili yazisi ile Içisleri Bakanligi
Jandarma Genel Komutanligindan Silivri Jandarma bölgesinde araci bulunan ve
kendisinden iki seneden beri haber alinamayan Tarik ÜMIT ile ilgili yapilan
islemler dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi
incelenmistir.(Ek:150)
2- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 17 Ocak 1987 tarih ve
14911 sayili cevabi yazisi ekinde talep edilen dosyanin gönderildigi
incelenmistir. (Ek:151)
3- Komisyonumuzun 22.01.1997 tarih ve 171 sayili yazisi ile Jandarma Genel
Komutanligindan Tarik ÜMIT isimli sahsin kaybolmasindan sonra Istanbul Il
Jandarma Alay Komutanligi tarafindan yapilan istihbarat çalismalari ile bu
çalismalar sirasinda gözaltina alinan ve bilgisine basvurulan sahislarla ilgili
tutanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:152)
4- Jandarma Genel Komutanliginin 23 Ocak 1997 tarih ve 19164 sayili cevabi
yazisinda, konuya iliskin olarak dogrudan ve dolayli arastirma ve
sorusturmalara zaman içinde devam edilmisse de, herhangi bir ipucu olmadigindan
tutanak tanzim edilemedigi ve gözaltina alinan da bulunmadigi bildirildigi
incelenmistir.(Ek:153)
5- Komisyonumuzun 23.01.1997 tarih ve 174 sayili yazisi ile Sakarya Emniyet
Müdürlügünden, bilgisine basvurulmasina karar verilen Dr. Cemalettin ÜMIT'in 28.01.1997
günü saat 12.30'da Komisyonumuzda bulunmasi için tebligat yapilmasinin
istendigi incelenmistir. (Ek:154)
6- Sakarya Emniyet Müdürlügünün 27.01.1997 tarih ve 482 Fax sayili cevabi
yazisinda, Dr. Cemalettin ÜMIT, Istanbul'da ikamet ettiginden Istanbul
telefonunun ögrenilip arandigi, kendisine ulasilamadigindan esinin telefonla
bilgilendirildigi, incelenmistir.(Ek:155)
7- Komisyonumuzun 28.3.1997 tarih ve 324 sayili yazisi ile Adalet Bakanligi
Adli Sicil Genel Müdürlügünden Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderilmesinin
istendigi incelenmistir. (Ek:156)
8- Adli Sicil Genel Müdürlügünün 28.3.1997 tarih ve bila sayili yazisi ile
Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderildigi incelenmistir. (Ek:157)
9- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginca Mehmet AGAR ve
Sedat Edip BUCAK haklarinda hazirlanmis bulunan 30.1.1997 tarih ve 1997/221
Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezlekede: Tarik ÜMIT olayi ile ilgili olarak:
`` 04.03.1995 tarihinde Silivri Ilçesi Kiliçli Köyü yakinlarinda bir
otomobilin terkedilmis olarak bulunmasi üzerine ilgili Karakol Komutani ve Ilçe
Jandarma Komutanliginin yaptigi arastirmalar sonunda bu otomobilin Tarik ÜMIT
isimli kisiye ait oldugu tesbit edilmis ve Tarik ÜMIT'in ailesi (Kizi Hande ve
amcasi Cemalettin ÜMIT)nin adresleri arastirilip bulunarak sorusturma
baslatilmistir.
Tarik ÜMIT'in kizi Hande BIRINCI ve amcasi Cemalettin ÜMIT'in Istanbul
DGM.C.Bassavciliginca alinan ifadeleri, Kadiköy C.Bassavciligina, Silivri
C.Bassavciligina ve idari mercilere verdikleri dilekçeler münderecaatina göre;
Tarik ÜMIT'in 3 Mart 1995 tarihinde Istanbul Erenköy Divan Pastanesinde
oturdugu sirada yanina gelen Ziya ve Ayhan isimli iki polis memuru ile kisa bir
süre konustuklari (o sirada Tarik ÜMIT'in yaninda Baha SEN isimli bir sahis ve
bir bayan arkadasi bulunmaktadir.) bu polis memurlarinin, Tarik ÜMIT'e
``Ibrahim agabey gelmedi. O seni evde bekliyor. Ona gidecegiz'' dedikleri bu
görüsmeden sonra oradan birlikte ayrildiklari ve Tarik ÜMIT'in bir daha
bulunamadigi anlasilmistir.
Milli Istihbarat Teskilatinda istihbarat elemani olarak kullanildigi
belirlenen Tarik ÜMIT'in orada amiri olan Mehmet EYMÜR'ün arastirmalari ve
ayrica Ahmet ALTINTAS isimli Jandarma Istihbarat görevlisi astsubayin yaptigi
arastirmalarda, Tarik ÜMIT'in en son yaptigi telefon görüsmesi tesbit edilmis
ve son görüsmenin Avsar KEDEROGLU isimli kisi adina kayitli cep telefonu ile
yapildigi belirlenmistir. Jandarma Istihbarat görevlisi Ahmet ALTINTAS
tarafindan Avsar KEDEROGLU bulunmus, Tarik ÜMIT'le görüsme sebebi arastirilmis ancak,
Avsar KEDEROGLU'nun Tarik ÜMIT'i hiç tanimadigi herhangi bir görüsme yapmadigi
ve bu telefon kendi adina kayitli olmakla beraber, olay günlerine tekabül eden
dönemde bu telefonu Özel Harekat Dairesinde görevli Ayhan AKÇA ile Ziya
BANDIRMALIOGLU'nun Avsar'dan aldiklari ve kullandiklari anlasilmistir.
Bunun üzerine Avsar KEDEROGLU araciligi ile Jandarma Astsubay Ahmet
ALTINTAS Ayhan AKÇA ile görüsme yapmak üzere bulusmuslardir. Ataköy civarinda
bir parkta Ahmet Altintas Ayhan AKÇA'yi beklemis buraya Ayhan AKÇA, Ayhan
ÇARKIN'la birlikte gelmislerdir. Jn. Astsubaydan görüsme sebebini ögrenmisler
ve bunun üzerine kendileri hakkinda arastirma ve sorusturma yapamiyacagini
ifade ederek onunla münakasa yapmislardir. Bu münakasayi müteakip bulusma
yerine yakin Ataköy Polis Karaakoluna gidilerek orada görüsmeye devam
edilmistir. Ataköy Karakolundaki bu görüsme sirasinda ayhan AKÇA ve Ayhan
ÇARKIN ile o sirada Ankara'da bulunan Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim
SAHIN telefon görüsmesi yapmislar ve Jn.Astsubay Ahmet ALTINTAS'i orada
telefonla arayan Ibharim SAHIN ``Sen kim oluyorsun, bu polisler hakkinda
arastirma yapiyorsun'' diyerek onu ikaz etmis ve bu olaya karismamasini
söyleyerek müdahalede bulunmus ve arastirmanin devamini engellemistir.
Yine Hande BIRINCI ve Cemalettin ÜMIT'in ifadelerine göre Jn. Astsubay
Ahmet ALTINTAS'in yaptigi bu arastirmalar sirasinda Mit Kontrterör Merkez
Yöneticisi olan Mehmet EYMÜR'ün de iki kisiyi görevlendirdigi ve Hande BIRINCI
ile gerek telefonla gerek bizzat yaptigi görüsmelerde ona hitaben ``Babani
Abdullah ÇATLI, Sami HOSTAN ve Haluk KIRCI kaçirdilar, bu hususta hemen basina
açiklama yap ve ilgili yerlere dilekçeler ver, ayrica babanin kaçirilmasinda
Korkut EKEN'in de rolü var'' diyerek onu uyardigi anlasilmistir.
Cemalettin ÜMIT'in ifadesi ve ifadesine ek olarak ibraz ettigi ve o tarihte
Adalet Bakani olan Mehmet AGAR'a hitaben yazdigi mektup ve Mehmet EYMÜR'ün
beyanlarina göre, Tarik ÜMIT'in kaybolmasindan sonra Mehmet EYMÜR'ün, o tarihte
Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR ve Özel Harekat Daire Baskanvekili olan
Ibrahim SAHIN ile görüsmeler yaptiklari, bu görüsmeler de Tarik ÜMIT'in,
Abdullah ÇATLI ve adamlari tarafindan sorgulandigini ve serbest birakilmasi
hususunda yardimci olmasini istedigi, adi geçenlerin de ``bakariz'' dedikleri
ancak herhangi bir sonuç alinamadigi anlasilmistir.
Olayi arastiran Jn.Ast.Sb.Ahmet ALTINTAS'a yukarida belirtildigi sekilde
yapilan müdahaleler sebebiyle arastirmayi devam ettirememis ve kisa bir süre
sonra da baska toplumsal olaylarda da görevlendirilmis ve bilahare Il Jandarma
Alay Komutanligina tayin edilmistir.
Silivri C.Bassavciligindan suretleri celp edilen, bu olayla ilgili 1995/627
Hazirlik sayili evrakin tetkikinde; hazirlik tahkikatinin devam ettirildigi ve
henüz olay faillerinin somut delillerle tesbit edilemedigi, bulunamadigi
görülmüstür.
Istanbul DGM.C.Bassavciliginca celp edilerek 27.01.1997 tarihinde sanik
sifati ile ifadesi alinan Ziya BANDIRMALIOGLU isimli polis memuru (ifadesi
alindiktan sonra Istanbul 2 Nolu DGM. Yedek Üyeliginde tutuklanmis, islemleri
yapildigi sirada firar etmistir.) Bu olayin baslangiç bölümünü yukarida izah
edildigi sekilde teyid etmistir. Söyleki; Tarik ÜMIT ile eski tarihlerden beri
tanistiklari 2 Mart 1995 tarihinde kendisinin Ankara'da bulundugu sirada Tarik
ÜMIT'in onu telefonla arayarak görüsmek üzere Istanbul'a çagirdigini, 3 Mart
1995 tarihinde Istanbul'a gelen Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Avsar KEDEROGLU isimli
arkadasini Halkali Gümrük Semtinde bulunan tir garajina gittigini ve oradan
Avsar KEDEROGLU'na ait cep telefonu ile Tarik ÜMIT'i aradigini ve ayni gün
18.00'de Erenköy Bagdat Caddesi Divan Pastanesinde bulusmayi
kararlastirdiklarini ifade etmistir. Ayni gün saat 19.00- 20.00 siralarinda
Bagdat Caddesi Divan Pastanesine geldigini söyleyen Ziya BANDIRMALIOGLU, orada
Tarik ÜMIT'in yaninda bir bay ve bayan arkadasinin oturdugunu, onlarla birlikte
Tarik ÜMIT'le yaklasik yarim saat oturup hal hatir sorduklarini ve bay ve
bayanin kalkmasini müteakip kendilerinin de kalktiklari, Tarik ÜMIT'in 3-4 paket
çikolata yaptirarak arkadaslara dagitilmak üzere kendisine verdigini ve
pastahane önünde vedalasarak ayrildiklarini belirtmis ve iddia edildigi gibi,
Tarik ÜMIT'in yanina giderken yaninda baska bir arkadasinin olmadigini, Dündar
KILIÇ isimli kisi hakkinda yapilacak bir operasyon ile ilgili olarak ne önceki
tarihlerde ne de pastanedeki bulusmalarinda herhangi bir konusmalarinin
olmadigini ifade etmistir.
Bu bulusmanin amacini, eskiden beri tanidigi Tarik ÜMIT'e sadece hal hatir
sormak maksadiyla izah etmeye çalismis ise de; Ankara ilinden telefonla
aranarak irtibat kurulmasi, Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Istanbul'a geldiginde Tarik
ÜMIT'le tekrar telefon görüsmeleri yaptiktan sonra Bagdat Caddesi Divan
Pastanesinde biraraya gelmeleri, sadece hal hatir sorduk gibi basit bir sebeple
izahi inandirici bulunmamistir. Aksine bu bulusma safhalari (iddialara konu
olan) önemli bir olay ve sebebin bulundugu kanaatini olusturmustur.'' denildigi
incelenmistir.(Ek:44)
10- Komisyonumuzca Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen 2.4.1997 tarih ve
331 sayili yazi ile, Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim SAHIN ve Ayhan
AKÇA'nin 2.3.1995 tarihinde Diyarbakir'da görevli olduklarini belirten görev
onayi, gidis-dönüs tarihleri, bu göreve gidisleri ile ilgili uçak biletlerinin
fotokopileri ile, hangi acentadan aldiklari, bilet ücretlerinin ne sekilde
ödendigi, uçakla dönmüsler ise hangi sehire indiklerinin acele bildirilmesinin
istenildigi incelenmistir. (Ek:158)
11- Emniyet Genel Müdürlügünce Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen
2.4.1997 gün ve 276 sayili cevabi yazida:
``2.3.1995 günü Ibrahim SAHIN ile Ayhan AKÇA'nin H.H.Y. 257 sefer sayili
uçagi ile saat 10.00'da Diyarbakir'dan Ankara'ya hareket ettikleri, Ibrahim
SAHIN'in 2352405877736 numarali bilet, Ayhan AKÇA'nin ise 2352405877738 nolu
bilet ile Ankara'ya hareket ettikleri, bu seyahatleri ile ilgili olarak adi
geçenler hakkinda herhangi bir geçici görev onayinin bulunmadigi ve kendilerine
herhangi bir ödemenin yapilmadigi incelenmistir.(Ek:159)
P- YÜKSEKOVA ÇETESI ILE ILGILI INCELEME
1- Komisyonun 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazisina, Içisleri
Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce ayri ayri
cevap verildigi,
A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK: 2060-90-
96/ASYS.Pl.(217053) sayili cevabi yazida:
Hakkari-Yüksekova'daki Necip Baskin'in evine 22 Eylül 1996 günü saat 03.00
siralarinda terörist kiyafeti ile gelen Komiser Fatih ÖZALTAN, itirafçi
Kahraman BILGIÇ ve GKK Mehmet Emin ERGEN'in adi geçen sahsi alarak Yüksekova
Emniyet Müdürlügü Özel Harekat binasina götürdükleri, tetöristler tarafindan
kaçirildigi görüntüsü vererek yakinlarindan 200.000 DM. fidye istedikleri
saniklarin alinan ihbar üzerine Yüksekova J.Tak.Snr.A.K.liginca suçüstü
yakalandigi, olayla ilgisi görülen (1) Komiser, (1) Polis Memuru, (1) itirafçi
ve (3) GKK.'nin adli makamlara sevk edilerek ilk sorgularini müteakip
tutuklandigi, bu hususta adli islemlere de devam edildigi,
B- Emniyet Genel Müdürlügünün 9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/
2694-96 sayili cevabi yazilarinda ``konuya iliskin Emniyet birimlerince
düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi'', belirtilmis,
Adi geçen dosyanin incelenmesinde;
a- Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca hazirlanan 23 Eylül 1996 tarihli
vukuat raporunda; Olayin mahiyetinin 22 Eylül 1996 tarihli vukuat raporunda
belirtildigi ve olaya adi karisan Kahraman BILGIÇ ile GK Koruculari Mehmet Emin
ERGEN, Necmettin HAZEYI, Osman ERGEN, Abdülkerim ÖZCÜK ve Osman ÖZPAZAR'in
gözlem altina alindigi, Komiser Fatih ve 2 polis memuru hakkinda da
Kaymakamlikça idari sorusturma, Cumhuriyet Savciliginca da adli sorusturmanin
yürütülecegi, olayin da; PKK terör örgütü süsü verilerek adam kaçirma,
hürriyeti tahdit ve fidye isteme suçu olarak sifat kazandigi,
b- Necip BASKIN'in kaçirma olayina adi karisan Kahraman BILGIÇ'in 22.9.1996
tarihli ifadesinde konuyla ilgili ve daha önce gerçeklestirdigi eylemlerle
ilgili bilgi verdigi,
c- Osman ERGEN'in 22.9.1996 tarihli ifadelerinde kaçirma olayindaki rolünü
anlattigi,
d- GKK Mehmet Emin ERGEN 23.9.1996 tarihli ifadesinde; kendisinin kaçirma
olayi ile ilgisinin olmadigini söyledigi,
e-GKK Osman ÖZPAZAR 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina
katildigini söyledigi,
f- GKK Abdulkerim ÖZCÜK 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina
katildigini söyledigi,
g- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün 23.9.1996 tarihli Valilikten aldigi
onayla; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan polis memurlari Fatih ÖZHAN,
Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in görevden uzaklastirildigi,
h- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi
23.9.1996 tarih ve 719/96 sayili yazisiyla, Necip BASKIN'i kaçirma olayina
karisip Valilikçe açiga alinan polis memurlari hakkindaki sorusturmanin Teftis
Kurulu Müfettislerince yapilmasini talep ettigi,
i- Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL imzasiyla Teftis Kurulu
Baskanligina yazilan 24.9.1996 tarih ve 223/15728 sayili yazi ile olayda adi
geçen polis memurlari hakkinda sorusturma emri verdigi,
j- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün, Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi
13.10.1996 tarihli fax mesaji ile; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan
polis memurlarindan Abdulkadir BAYRAM ile GKK Osman ERGEN'in Yüksekova Sulh
Ceza Mahkemesince serbest birakildigi, polis memurlari Fatih ÖZHAN ve Yusuf
Azmi AYDIN ile GKKoruculari Osman ÖZPAZAR, Abdülkerim ÖZCÜK ve Necmettin
HAZEYI'nin Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandiklarinin bildirildigi
incelenmistir.(Ek:160)
2- Komisyonun 10.1.1997 tarih ve 139 sayili yazisi ile Yüksekova Cumhuriyet
Bassavciligindan, ``Yüksekova Çetesi'' olarak bilinen ve birkisim güvenlik
görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina iliskin yapilan
tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretinin gönderilmesini talep ettigi
incelenmistir.(Ek:161)
3- Komisyonun bu yazisina Yüksekova Cumhuriyet Bassavciliginca 27.2.1997
tarih ve 1997/1171 sayili yazisi ile verilen cevabi yazida; olayla ilgili
sorusturma evraklarinin 15.10.1996 tarih ve 1996/960 hazirlik 1996/117 sayili
görevsizlik karari ile Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Bassavciligina gönderildigine dair kararin gönderildigi incelenmistir.(Ek:162)
4- Komisyonun 16.1.1997 tarih ve 159 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM
Bassavciligindan ``Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve birkisim güvenlik
görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina'' iliskin yapilan
tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretini istedigi incelenmistir. (Ek.163)
5- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz.sayili
yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;
Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN, Abdulkerim ÖZCÜK, Osman
ÖZPAZAR, Necmettin HAZEYI, Abdülkadir BAYRAM, Mehmet Emin ERGEN ve Osman ERGEN
haklarinda;
a- Cürüm islemek için tesekkül olusturmak,
b- Tesekkül halinde para almak için adam kaldirmak,
c- Tesekkül halinde birden fazla kisiyi öldürmeye eksik tesebbüs,
Suçlarindan iddianame tanzim edildigi,1997/298 sayili iddianamede;
Saniklardan Kahraman BILGIÇ'in 1991-1994 yillarinda PKK Terör örgütü adina
faaliyetlerde bulundugu, 1994 yilinda teslim olmasina müteakip Hakkari,
Yüksekova ve Çukurca Bölgelerinde yapilan operasyonlarda Güvenlik Kuvvetlerine
yardimci oldugu,
Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in Hakkari Özel Harekat
Subesinde Polis Memuru olarak görevli olduklari, ancak zaman zaman çevre
ilçelerde de geçici olarak görevlendirildikleri ve operasyonlara katildiklari,
Diger saniklar Mehmet Emin ERGEN, Osman ERGEN, Necmettin HAZEYI, Abdulkerim
ÖZCÜK (Korucu Kadir olarak taninip biliniyor) ve Osman ÖZPAZAR'in ise Yüksekova
Ilçesi yazili kamp köyünde geçici köy korucusu olarak görev yaptiklari,
Saniklarin önce Yüksekova Vezirli Köyünden örgüt adina hayvanlarin kaçirilmasini
kararlastirdiklari, ancak bu eylemi gerçeklestirmedikleri,
Yukaridaki olayin konusulmasi sirasinda saniklardan geçici köy korucusu
olarak Abdulkerim ÖZCÜK (Korucu Kadir) ve Necmettin HAZEYI'nin sanik Kahraman
BILGIÇ'e, ``Tahir BASKIN ve Faris BASKIN'in çok zengin ve örgüte yardim eden
kisiler olduklarini belirtip PKK adina bu kisilerden para alinmasini'' teklif
ettikleri,
Kahraman BILGIÇ'in bu teklifi kabul ettigi, kaçiracaklari kisiyi saklamak
için yer aradiklari, ertesi gün görüsmelerinde Kadir'in yer bulamadigini
söyledigi, o sirada Kadir'in Özel Harekatta görevli Komiser Fatih dedigi, Fatih
ÖZHAN'la telefonla görüstügü, Kadir'in konusmasindan sonra telefonu alan
Kahraman BILGIÇ'in, Fatih ÖZHAN'i kaçirma olayina yardimci olmasi için
çagirdigi, kisa bir süre sonra yaninda akrep soförü ile birlikte 3 kisi (diger
polis saniklar) olduklari halde eve geldikleri Kahraman ve diger saniklar
tarafindan kaçirma ve para isteme olayinin Fatih'e açiklanarak yardiminin
istenmesi üzerine, teklifi kabul ederek ``adam kaçirildiktan sonra Emniyete
götürülüp parayi getirene kadar bekliyecegiz'' dedigi ve bu olayi bu sekilde
planladigi;
Kahraman ve geçici köy koruyucusu olan saniklar adami aldiktan sonra
Yüksekova-Yazili Köyü arasina getirecekler, buradan Fatih alip Emniyete götürüp
2-3 gün sakliyacak, sonra adamlari havaalani mevkiine çagiracaklar, burada
Kahraman BILGIÇ, Abdulkadir ÖZCÜK birkaç GKK ile Özel Harekattan birkaç polis
bulunacak, para alindiktan sonra PKK kiyafeti giydirilmis ve eline ignesi kirik
bir silah verilmis kaçirilan kisi ile parayi getiren kisiler verilen isaret
üzerine, PKK'lilarla çikan bir çatisma süsü verilerek olay yerinde
öldüreceklerdi.
Planin uygulanmasinda, bir aksama olmamasi için önceden sanik Kahraman
BILGIÇ ile Fatih ÖZHAN'in birlikte Fatih'e ait Mazda otomobil ile olayin
gerçeklestirilecegi yerde kesif yaptiklari,
Bu sekilde, gerçeklestirilecek eylem için tüm plan ve hazirliklar
tamamlandiktan sonra, 21.09.1996 günü gecesi sanik Kahraman ve geçici köy
korucusu olan diger saniklarin Mehmet Emin ERGEN'in evinde PKK Terör Örgütüne
özgü kiyafetleri giydikleri, bu esnada sanik Fatih'in de yanlarinda oldugu ve
Kahraman'a ``Çektar Engizek'' adina düzenlenen PKK'li kimligini verdigi,
Kahraman'in ise daha önceki operasyonlarda elde edilen ERNK mühürlü bir makbuza
kürtçe olarak 200.000 Mark yazarak hazirladigi, bu hazirlik bittikten sonra
sanik Fatih ÖZHAN ile diger polis memuru saniklarin köyden ayrilip ilçeye
döndükleri,
Saniklarin saat 23.00 siralarinda Mehmet Emin ERGEN'in evinden ayrilip yaya
olarak Vezirli köyüne gittikleri, köyde önce Abdullah BASKIN'in evine giderek
sorduklarinda hanimi tarafindan Abdullah BASKIN'in Yüksekova'ya gittiginin
söylenmesi üzerine, Necmettin HAZEYI'nin gösterdigi Necip BASKIN'in evine
gidildigi, evin kapisi çalinmadan köpeklerin havlamasi üzerine birisinin ``kim
var orada, kimsiniz'' diye seslendigi, sanik Kahraman'in ``Biz Hevaliz'' diye
karsilik verdigi,
Bu cevap üzerine kapinin açilmasindan sonra, sanik Kahraman'in içeri
girdigi, sanik Ozman ÖZPAZAR ve Abdulkerim ÖZCÜK'ün kapida bekledikleri, Osman
ERGEN ile Necmettin HAZEYI'nin ise emniyet için bahçede tedbir aldiklari,
Içeri giren sanik Kahraman BILGIÇ ile içerde uyuyan ve gürültüler üzerine
uyanan Necip ve Ilhan BASKIN'la aralarinda terör örgütünde yer alan iki
teröristle ilgili geçen kisa konusmadan sonra, sanik Kahraman tarafindan
önceden hazirlanan para makbuzunun Ilhan BASKIN'a verildigi, Necip BASKIN'in
evin disina çikarilarak Yüksekova yolunu göstermesinin istenildigi, bu esnada
sanik Kahraman disinda yüzleri maskeli olan diger saniklarin yanlarina geldigi,
birlikte ilçeye dogru yürümeye basladiklari, belli bir yere gelindiginde sanik
Kahraman tarafindan Necip BASKIN'in gözlerinin bir pusi ile baglandigi üzerine
kar basligi geçirildigi, Necip'in sormasi üzerine ``gözlerinin bulusmaya
gelecek örgütün milislerini tanimamasi için'' kapatildiginin söylendigi,
Ilçe ile yazili kamp köyü arasindaki bulusma noktasina gelindiginde burada kaçirilan
Necip BASKIN'i alacak sanik Fatih ve arkadaslarinin olmadigi görülüp bir süre
beklendigi gelmeyince Kahraman tarafindan Abdulkerim ÖZCÜK ile Osman ERGEN'in
Fatih'e telefon etmek üzere yazili kamp köyüne gönderildigi,
Buna ragmen Fatih'in gelmemesi üzerine bu defa sanik Kahraman'in köye
gittigi bu sirada Fatih ve arkadaslarinin akrep denilen araçla köye geldikleri,
yaptiklari görüsmede Necip'in bu araçla götürülmesi sakincali bulundugundan,
birlikte ilçeye dönerek, Fatih'e ait Mazda araç ve akrep ile tekrar bulusma
noktasina gelip Necip'i mazda otoya bindirip ilçeye götürdükleri, Necip'in
götürülmesinden sonra Geçici Köy Koruyucusu olan saniklarin köylerine
döndükleri,
Saniklar Kahraman, Fatih ve diger polis memuru saniklar tarafindan Emniyet
Müdürlügüne saat 03.30 civarinda götürülen Necip'in binaya ana giris kapisindan
sokulmayip Yusuf Azmi AYDIN'in kapidaki nöbetçi polis memurlarini oyalamasindan
yararlanilarak, arka taraftan ve duvardan atlatilmak suretiyle gizlice
sokuldugu, binanin üst katinda bulunan Özel Harekata ait bir odaya kapatildigi,
Necip BASKIN'in kaçirilarak hapsedilmesinden sonra Kahraman'in polis Fatih
ve arkadaslari tarafindan yazili kamp köyüne götürülerek Mehmet Emin ERGEN'in
evine birakildigi,
Geceyi Mehmet Emin'in evinde geçiren sanigin 22.09.1996 günü komando
taburunda bulundugu sirada Fatih ÖZHAN'in telefonla aramasi üzerine Emniyet
Müdürlügünde bulustuklari ve bu asamadan sonra yapilacaklari yeniden gözden
geçirdikten sonra ilçe merkezine gittikleri,
Sanik Fatih'in 22.09.1996 günü saat 16.00 siralarinda ilçedeki bir
fotografçi dükkanindan, önce Hakkari Terörle Mücadele Sube Müdürünü, onu
bulamayinca Emniyet Müdürünü arayarak ``bir PKK'li milis yakaladiklarini, aksam
örgütün toplanti yapacagi yeri belirlediklerini, operasyon yapacaklarini ve
kuvvetlerinin yeterli oldugunu'' bildirerek, olaya yasal bir görünüm
kazandirmaya çalistigi, Emniyet Müdürünün de olaydan kendisine bildirilen bu
sekli ile haberdar oldugu,
Daha sonra sanik Kahraman'in bir telefon kulübesinden Baskin ailesine
telefon ederek emaneti (200.000 Alman Markini) hazirlamalarini istedigi, ancak
bu konusmada parayi nereye getireceklerini söylemedigi,
Diger yandan Necip BASKIN'in açiklandigi sekilde saniklar tarafindan
kaçirilmasindan sonra Baskin ailesinden Tahir BASKIN tarafindan olayin Ilçe
Jandarma Komutanligina ve Yüksekova 21. inci Jandarma Sinir Tabur Komutanligina
ihbar edilmesi üzerine, sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR
tarafindan tabura çagrilarak bilgisinin olup olmadiginin soruldugu, sanigin
Tabur Komutanina bilgisi olmadigini bildirdigi, ancak daha sonra Tabur Komutani
Yarbay Hami ÇAKIR'in sanigi tekrar çagirtip fidye makbuzu verilen Ilhan
BASKIN'la yüzlestirmesi üzerine sanik Kahraman'in olayi itiraf ederek ayrintili
olarak anlattigi ve bunun sonucu saniklar hakkinda yasal sorusturmaya
baslandigi,
Bu arada sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR'la birinci
görüsmesinden sonra Tabur Gazinosunda sanik Abdulkerim ÖZCÜK ile karsilastigi
Abdulkerim'e ``olayin Tabur Komutanina sikayet edildigini ve durumu Fatih
ÖZHAN'a bildirmesini'' söyledigi, muhtemelen bu durumun Fatih'e iletilmesi
üzerine Necip BASKIN'in ayni gece saat 22.00 siralarinda serbest birakildigi,
Yukarida ayrintili olarak açiklanan olayda tüm saniklarin Necip BASKIN'in
fidye almak amaciyla kaçirilmasindan bilgileri oldugu, alinacak paradan tüm
saniklara pay verilecegi,
Bu suretle saniklarin tamaminin Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak ve
Tesekkül Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçlarini,
Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir
BAYRAM'in ayrica Tesekkül Halinde Birden Fazla Adam Öldürmeye Eksik Tesebbüs
suçunu isledikleri,
Sanik Kahraman BILGIÇ'in 26.09.1996 tarihli Emniyet Müfettislerince tespit
edilen ifadesi, Yüksekova Cumhuriyet Savciliginca tespit edilen 26.09.1996 ve
14.10.1996 tarihli ifadeleri, DGM. Bassavciliginca tespit edilen 05.12.1996 ve
26.02.1997 tarihli ifadeleri, diger saniklarin, Yüksekova Cumhuriyet Savciligi,
Sulh Ceza Mahkemesi ve DGM. Bassavciliginca tespit edilen ifadeleri,
yüzlestirme tutanaklari, magdur, müsteki ve taniklarin beyaniyla anlasilmistir.
Bu nedenle saniklarin yargilanmalarinin 2845 sayili Kanun Hükümlerince
yapilarak;
a- Saniklarin tamaminin; Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak suçundan
eylemlerine uyan TCK'nun 313/1-2-4-5 madde ve fikralari uyarinca, Tesekkül
Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 499.
maddesi uyarinca ayri ayri cezalandirilmalarina,
b- Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir
BAYRAM'in Tesekkül Halinde Birden Ziyade Kisiyi Öldürmeye Eksik Tesebbüs
suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 450/5-9 ve 61. Md ve Fikralari uyarinca ayri
ayri cezalandirilmalarina,
c- Sanik Kahraman BILGIÇ disindaki saniklar TCK 279. maddesi anlaminda
memur olduklarindan ve isledikleri cürümlerde memuriyetlerine ait kuvvet ve
vasitalari kullandiklarindan haklarinda hükmedilecek cezalarin TCK'nun 281.
maddesi uyarinca arttirilmasina,
d- Tüm saniklar hakkinda TCK'nun 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasina
karar verilmesinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:164)
6- Diyarbakir DGM Cumhuriyet Bassavciliginca, ``1991-1994 yillarinda Devlet
hakimiyeti altindaki topraklardan bir kismini devlet idaresinden ayirmaya
yönelik silahli eylemde bulunmak'' suçundan Kahraman BILGIÇ hakkinda ayrica
4.3.1997 tarih ve 1997/708 hazirlik numarasiyla tanzim edilen ikinci bir
iddianamede de;
Sanigin 1991 yilinda Mersin'de ikamet ederken gittigi Mersin HEP Il
binasinda kendisine yapilan propagandalar ve arkadasinin babasi Yusuf isimli
sahsin propagandalari sonucu PKK terör örgütünün görüslerini benimsedigi,
Mersin'de Terörle Mücadele yasasina karsi düzenlenen açlik grevlerine
katildigi,
Daha sonra örgüte katilmaya karar veren sanigin Lokman ORAL ile birlikte
Mersin'den otobüse bindirilerek Cizre ilçesine gönderildigi,
Cizre'de bir milis tarafindan karsilandigi, birkaç gün milisin evinde
kaldiktan sonra ayni milis tarafindan Silopi ile Cudi dagina götürülerek PKK
örgüt mensuplarina teslim edildigini,
Böylece 1991 yili 6. ayinda PKK terör örgütüne katilan sanigin teslim
edildigi grupla birlikte örgütün Kuzey Irak'taki Hakurk Kampina gittigi,
Hakurk Kampinda askeri ve siyasî egitim gören saniga kalesnikof silah ve
Havar kod adi verildigi,
1991-1992 yillarini Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda geçiren sanigin 1993
yilinda Bölük Komutani olarak görevlendirildigi ve Bölügü ile birlikte Çukurca
kirsalina geldigi, 1993 yili sonlari ve 1994 yili baslarinda Çukurca Alan düzü
mevkiinde üstlendikleri,
Çukurca'da kaldiklari sürede beyanina göre silahli çatismaya
katilmadiklari, asagidaki eylemleri gerçeklestirdikleri,
Eylem 1- 1993 yili sonlari veya 1994 yili baslarinda Hakkari-Çukurca
yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara PKK Terör Örgütünün
propagandasinin yapilmasi,
Eylem 2- Birinci eylemden yaklasik bir ay kadar sonra yine Hakkari-Çukurca
yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara örgüt propagandasinin
yapilmasi,
Bu eylemlerden birinde durdurulan araçlardaki yolculardan ikisinin
teröristlerce götürüldügü, bilahare ayni gece serbest birakildiklari,
1994 yili Nisan ayinda 1993 yili degerlendirmesi, 1994 yilinin planlanmasi
amaciyla Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda gerçeklestirilen toplantiya katilan
sanigin bu toplantilarda diger örgüt mensuplariyla bazi konularda ihtilafa
düsüp tartismalara girmesi nedeniyle silah ve telsiziyle birlikte örgütten
kaçtigi, pesmergeler vasitasiyla Türk Güvenlik Kuvvetlerine teslim edildigi,
Silopi, Sirnak ve Hakkari'ye götürüldügü, beyanlarinin alindigi ancak
alinan beyanlari Devlet Güvenlik Mahkemesine iletilmedigi için hakkinda sanik
olarak islem yapilmadigi ve kayitlarin tetkikinde de hakkinda sorusturma
yapilip kamu davasi açilmadiginin anlasildigi,
Ancak sanigin teslim oldugu 1994 yilinda tutuklandigi tarihe kadar Hakkari,
Çukurca ve Yüksekova bölgesinde ayrica Kuzey Irak'taki örgüt kamplarina yönelik
operasyonlar da Güvenlik Kuvvetlerine örgüt kamplari, siginak, depolar, barinma
noktalarini ve örgüte yardim edenlerle ilgili bilgiler vermek suretiyle
yardimci oldugu, DGM Savciliginca alinan beyanlari ile anlasilmis olup,
Sanigin samimi beyanlari ile atili suçu isledigi anlasildigindan 2845
sayili Kanun Hükümlerince yargilanmasinin yapilarak eylemine uyan T.C.Kanununun
125,31,33,40 maddelerince cezalandirilmasinin talep edildigi
incelenmistir.(Ek:165)
7-Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 211 sayili yazisi ile Mardin Emniyet
Müdürlügünden Kahraman BILGIÇ'in hangi tarihten itibaren arandiginin
bildirilmesinin istendigi incelenmistir.(Ek:166)
8- Mardin Il Emniyet Müdürlügünün 7.2.1997 tarih ve 114/97 sayili cevabi
yazisinda; 31.7.1993 tarihinde yakalanarak hakkinda islem yapilan Davut
GÜNDÜZ'ün ifadesinde Kahraman BILGIÇ'in eylem ve faaliyetlerinden bahsetmesi
nedeniyle bu tarihten itibaren arama kayitlarina alindigini, 24.9.1996
tarihinde de Hakkari Il Jandarma Komutanliginca yakalaninca düsümünün yapildigi
incelenmistir.(Ek:167)
9- Yüksekova'da ölü bulunan 3 kisi (Semsettin Yurtseven, Mikdat Özeken ve
Münir Saritas'in) ile Abdullah Canan'in kaçirilmasi ve ölü bulunmasi ile ilgili
olarak 1995 yilinda sorusturma açildigi ve Yüksekova C.Bassavciliginin
27.12.1995 tarihli ve 1995/223 ve 224 sayili Görevsizlik Kararlari ile dosyanin
21.J.Sinir Tümen Komutanligi Askeri Savciligina gönderildigi,
Bu Savciligin da anilan suçlarin askeri suç olmadigi, o askerler aleyhine
ve askeri mahalde islenmedigi kanaati ile, 28 Mayis 1996 tarih ve 1996/14
sayili Görevsizlik Karari ile Diyarbakir Devlet G.M. Bassavciligina
gönderildigi ve tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:168)
10- Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 212 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM
Bassavciligindan Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL hakkinda yapilan tahkikatlara
dair evrak ile Abdullah CANAN isimli sahsin Hakkari/Yüksekova'da kaçirildiktan
sonra ölü bulunmasi ile ilgili evrakin örneginin istendigi incelenmistir.
(Ek:169)
11- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz. sayili
yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;
Kamuoyunda Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve çete olusturarak fidye almak
amaciyla adam kaçirmak suçuyla ilgili polis memurlari Fatih Özhan, Yusuf Azmi
Aydin, Abdülkadir Bayram, itirafçi, Kahraman Bilgi, GK Koruculari Abdülkerim
Özcük, Osman Özpazar, Necmettin Hanefi, Mehmet Emin Ergen, Abidin Durna ve Nusret
Aslan haklarinda Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve Hz.no:1996/960 ve
22.10.1005 tarih ve 1996/3385 numarali hazirlik sirasina kayit edilerek
hazirlik sorusturmasina baslanilarak;
a) Jandarma Genel Komutanliginin 12.11.1996 gün ve AD.MÜS:7200-145- 1996
(191824) sayili yazisinin ekinde gönderilen saniklardan itirafçi Kahraman
Bilgiç'in ilk ifadesini tesbit eden Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin
Oguz'un yazili ifadesi üzerine, anilan kisinin Savciliga celbedilerek
30.11.1996 tarihinde tanik sifati ile ifadesinin tesbit edildigi,
b) Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin Oguz'un ifadesinin
tesbitinden sonra saniklardan itirafçi Kahraman Bilgiç (HAVAR KOD ADLI) de
5.12.1996 tarihinde Savciliga celbedilerek isnad edilen suçlar ve iddialar ile
ilgili ifadesi alindiktan sonra 17.12.1996 tarihinde tutuklu saniklardan polis
memurlari Fatih Özhan ve Yusuf Azmi Aydin ile GKK'su saniklar Abdülkerim Özcük,
Osman Özpazar ve Necmettin Haneyi'nin de ifadeleri alindigi,
c) Saniklarin ifadelerinin tesbitinden sonra yapilan degerlendirme sonucu
diger saniklarla birlikte çete olusturarak fidye almak amaciyla adam kaçirmak
suçunu isledikleri kanaati olusan tutuksuz saniklar Mehmet Emin Ergen ve Osman
Ergen hakkinda Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H.sayili yazisi ile
giyabi tutuklama talebinde bulunuldugu, bu saniklarin Diyarbakir 3 Nolu DGM
Yedek üyeliginin 11.12.1996 gün ve 1996/464 Müt. sayili karari ile giyaben
tutuklandiklari, saniklar hakkindaki giyabi tutuklama kararlari Yüksekova Sulh
ceza mahkemesinin 12.12.1996 gün ve 1996/164 sayili ve 20.12.1996 gün ve
1996/167 sayili kararlari ile vicahiye çevrildigi,
Saniklardan Kahraman Bilgiç'in Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda
tesbit edilen ilk ifadesinin bulundugu video kaset ile altibuçuk sahife oldugu
belirtilen ifade tutanaklari savciligin 28.11.1996 gün ve 1996/3385 hz.Ü.H.
sayili yazisi ile Yüksekova ilçe jandarma komutanligindan istendigi, bu
komutanligin 29.11.1996 gün ve HRK:7130-1795-96/4817 sayili cevabi yazisinda
kaset ve ifade tutanaklarinin bulunmadgi bildirildigi,Ancak, tanik Jandarma
Astsubay Basçavus Hüseyin Oguz'un ve itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in
Savcilikça tesbit edilen ifadelerine göre sözü edilen video kaset ve altibuçuk
sahifelik sanik Kahraman Bilgiç'e ait ifade tutanaklarinin mevcut oldugu
kanaati olustugundan, Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H. sayili
yazisi ile sözkonusu video kaset ve ifade tutanaklarinin temini ile
gönderilmesi için Diyarbakir Jandarma Asayis Komutanligindan talepte bulunuldugu,
ayni yazi bilgi için Jandarma Genel Komutanligina gönderilmisse de, bu yaziya
hala cevap alinamadigi,
Ayrica, itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in olayin ortaya çikmasindan sonra
ilk ifadesinin tesbitine katilan Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda görevli
Jandarma Tegmen Yalçin, Jandarma Astsubay Aydin, Jandarma Astsubay Atilla Aras
ve Jandarma Uzman Çavus Mustafa isimli görevlilerin ifadelerine basvurulmak
üzere çagrildiklari, ancak halen Savciliga basvurmadiklarindan ifadelerinin
alinamadigi,
Yüksekova Cumhuriyet Bassavciligi'nin yaptigi hazirlik sorusturmasi sonucu
saniklarin üzerine atili suçun TCK'nun 313. maddesinde anlatilan suça uymasi,
bu suçlari kovusturma görevinin de 2845 sayili Kanunun 9. maddesi geregince
Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginin görev alanina girmesi nedeniyle
görevsizlik karari vererek, Diyarbakir DGM C.Bassavciligina gönderilmesine
karar verdigi, Yüksekova Çetesi diye tabir edilen, Tabur Komutani Binbasi
M.Emin Yurdakul basta olmak üzere bazi askeri personel ile polis memurlari ve
GK Koruculari hakkinda adam kaçirma ve öldürme, eroin ve silah kaçakçiligi gibi
suçlarla ilgili olarak Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca
baslatilan tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:170)
12- Komisyonun 27.3.1997 tarih ve 318 sayili yazisi üzerine; Diyarbakir
Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginin 28.3.1997 tarihinde gönderdigi 519
sayili cevabi yazi ve eklerinin incelenmesinde de;
a- Necip Baskin isimli sahsin fidye almak amaciyla kaçirilmasi olayi ile
ilgili (9) Sanik hakkinda ``Cürüm Islemek için Tesekkül olusturmak, Tesekkül
halinde para almak için Adam kaldirmak ve Tesekkül halinde birden fazla kisiyi
öldürmeye eksik tesebbüs'' Suçlarindan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik
Mahkemesinde;
Sanik Kahraman Bilgiç hakkinda ``Devlet Hakimiyeti altindaki Topraklardan
bir kismini Devlet Idaresinden ayirmaya yönelik silahli eylemde bulunmak
``Suçundan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde, kamu davasi
açildigi,
b- Bu olaylarla ilgili suçlanan iddianamede yazili olanlar disindaki
saniklardan,
Piyade Binbasi Mehmet Emin Yurdakul, Piyade Yüzbasi, Nihat Yigiter, Piyade
Yüzbasi Bülent Yetüt, Levz.Asb.Üst.çvs. Ali Kurtoglu, Yüksekova Belediye
Baskani Ali ihsan zeydan, Yüksekova Et ve Balik Kurumu Müdürü Mustafa Koca,
Korucu Ismet Ölmez, Korucu Kemal Ölmez, Korucu Cemal Ölmez, Korucu Hasan
Öztunç, Polis Memuru Enver Çirak, Soför Oguz Baygünes, Itirafçi Kahraman
Bilgiç'in tutuklu olduklari, 4.3.1997 tarihinde tutuklandigi belirtilen Albay
Hamdi Pozraz'in degisen delil durumu ve ileride maduriyetine meydan verilmemesi
için Diyarbakir 3. No'lu DGM Baskanliginin 27.3.1997 tarihli karari ile tahliye
edildigi; Firari sanik Oguz Baygünes'in de giyabi tutuklanmasina karar
verildigi,
c- Havar Kod adli Kahraman Bilgiç'in teslim olduktan sonra verdigi ifadeler
üzerine haklarinda islem yapilan saniklarla ilgili Diyarbakir (4) Nolu Devlet
Güvenlik Mahkemesinin 1994/837 Esas Nolu Dava dosyasinda sürdürülen yargilama
sirasinda Tanik olarak dinlenmesine karar verilen Kahraman Bilgiç'in 26.4.1995
tarihli Tutanakla öldügüne iliskin 2 Ekim 1995 tarihli Hakkari il jandarma
Komutanligi çikisli yazisinda bahsedilen kisinin; aslen Suriye-TEBKA Köyü
nüfusuna kayitli Fevzi oglu, Zelve'den olma 1975 dogumlu HAVAR (KK) Sirga Sirko
oldugu,
d- Bir kisim Görsel ve yazili Basinda bir takim iddialarda bulunan Murat
Ipek ve Murat Demir haklarinda Bassavciligimizin 1997/697 Hz. numarasinda
sorusturma baslatilmis olup yakalanmalari için Diyarbakir Emniyet Müdürlügü ile
Emniyet Genel Müdürlügüne müzekkereler yazilarak sonucun beklenmekte oldugu
incelenmistir.(Ek:171)
13- Komisyonun 14.2.1997 tarih ve 227 sayili yazisi ile Jandarma Genel
Komutanligi (Hakkari Il Jandarma Komutanligindan; Mardin Ömerli Kayagöze Köyü
nüfusuna kayitli Resat-Gülperi oglu 1976 dogumlu Kahraman BILGIÇ'in hangi
tarihte Komutanlikça yakalandiginin ve kendisinin hangi tarihten beri güvenlik
hizmetlerinde kullanildiginin bildirilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:172)
14- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 7 Mart 1997 tarih ve
56633 sayili cevabi yazida Kahraman Bilgiç'in;
a- Hakkari Ili Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca 22 Eylül 1996
tarihinde; 6136 sayili kanuna muhalefet, adam kaçirarak fidye istemek
suçlarindan yakalandigi, hakkinda yasal islem yapilarak 22 Ekim 1996'da adli
mercilere teslim edilerek tutuklandigi ve halen Diyarbakir Devlet Güvenlik
Mahkemesinde yapilan yargilanmasinin devam ettigi,
b- Anilan sahsin, Jandarma tarafindan yakalanmadan önceki tarihlerde,
Hakkari Ilinde Güvenlik Kuvvetlerine yer gösterme, kilavuzluk gibi
faaliyetlerde yardimci oldugu, daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmasi halinde
konunun Olaganüstü Hal Bölge Valiliginden sorulmasi gerektiginin bildirildigi
incelenmistir.(Ek:173)
15- Hakkari Il Jandarma Komutanliginda, Istihbarat Subay Vekili olarak
görev yapan Jandarma Astsubay Hüseyin Oguz, 18 Ekim 1996 tarihinde Jandarma
Genel Komutanliginda (Hakim Albay Sadrettin Aktas tarafindan alinan) ve 18
Subat 1997 tarihinde Komisyonu- muzda verdigi ifadelerde;
Hakkari ilinde istihbarat elemani olarak çalisan bazi korucularin PKK ile
isbirligi yaptiklarini ve güvenlik güçleri hakkinda PKK örgütüne bilgi
verdiklerini, bunun sonucunda bazi güvenlik güçlerinin PKK tarafindan pusuya
düsürüldügünü farkettigini, (örnek olarak; Korucubasi Zeki KARATAS'in Rosat kod
adli PKK militanina telsizle ``Eval, mecburen biz de sizden yanayiz'' dedigini
ve ayni sahsin terörist gruplarina erzak götürdügünü duydugu,)
Ayrica; Hakkari'de devlet yanlisi görünen bazi kisilerin (ki bunlar
itirafçi, korucu veya diger sivil kisilerin) bu konumlarini kullanarak çesitli
sekillerde menfaat temin ettikleri, bazi kamu görevlilerinin, özellikle bazi
polis ve asker kisilerin de onlarla isbirligi içinde menfaat temin ettiklerini,
bu arada uyusturucu madde ve silah kaçakçiligina bulastiklari, ayrica masum
vatandaslari kaçirarak fidye istedikleri öldürme suçlari islediklerini,
Yine Hakkari'de yetkili bazi Silahli Kuvvetler mensuplarinin ``Silahli
Kuvvetlerin adi lekelenmesin'' gerekçesi ile anilan suçlara bulasan bazi
görevliler hakkindaki suçlamalari örtbas egiliminde olduklarini iddia etmekte,
buna örnek olarak da bizzat yasadigi, tanik oldugu ya da duydugu bazi olaylari
anlatmaktadir.
Örnek olarak;
a-Hakkari Jandarma Komutanliginda görevlendirildiginde, çalisacagi odada
daha önce çalismis J.Binbasi Ibrahim ISGÜDAR'a ait çekmecede biri 14'lü Saddam,
digeri tanimadigi bir silah buldugunu, buna iliskin J. Astsb. Atilla ARAS ve
Mehmet ismindeki bir erle tutanak tutarak imzaladiklarini, sonra tabancalari
Albay Komutan Yardimcisi J.Yarb. Mesut KURU'ya, daha sonra da Il J.Al.Kom.
Necati KILIÇKAYA'ya götürdügünü, O'nun emri ile tabancalari Kd.Bçvs. Arif
ÖZKAN'a teslim ettigini, ancak Alay K.'nin Binbasi hakkinda hiçbir islem
yapmadigini, yalnizca Merkez Karakol Komutanligi tarafindan ``buluntu silah''
olarak tutanak tutularak öylece Savciliga intikal ettirildigini, 20 Eylül 1997
tarihinde uyusturucu madde kaçakçiligi nedeniyle gözaltina alinan bazi kisileri
sorgulamak üzere 10 günlügüne Yüksekova ilçesinde görevlendirildigini, ertesi
gün Anavatan Partisi ilçe Baskani Tahir Baskin isimli sahsin, yegeni Necip
Baskin'in kaçirildigini ihbar etmek üzere Jandarma Sinir Komutanligina
basvurdugunu ve olayin tanigi olan Ilhan baskin'in eskal tarifi üzerine Dag
Komanda Tugayinda barinan Kahraman Bilgiç adindaki itirafçidan
süphelendiklerini ve sorgusuna basvurduklarini, bu konuda uzman olmasi
nedeniyle sorguda bizzat bulundugunu ve adi geçenin ifadelerini tutanaga
geçirdiklerini,
b- Kahraman Bilgiç'in tutanagini kendisinin de imzaladigi bu sorgusunda;
b-1) (5. maddede genis sekilde anlatilan olay hakkinda) Necip Baskin'i
Korucu timbasi Mehmet Emin ERGEN, Korucular; Abdülkerim ÖZCÜK, Necmeddin
HAZEYI, Osman ÖZPINAR, Osman ERGEN, Özel Harekat Polis Memurlari Fatih ÖZHAN,
Yusuf Azmi AYDIN ve Abdülkadir BAYRAM ile birlikte planlayip kaçirdiklarini ve
200.000 mark fidye istediklerini, ayrica fidye ödemeye gelenlerle birlikte PKK
ile çatisma süsü vererek öldürmeyi planladiklarini, ancak yakinlarinin
jandarmaya sikayeti üzerine adi geçeni biraktiklari, (bu sahislarin önce Tahir
ismindeki MHP Ilçe Baskani ile birlikte hayvan kaçirmayi planladiklari, daha
sonra bundan vazgeçtikleri),
b-2) (K.BILGIÇ) Cebinden çikan ``Agustos ayinin 15'inden sonra ara''
notunun ve üzerindeki (05326154381) No'lu cep telefonunun daha önce Hakkari'de
çalisan ve Ankara'ya tayin olan Çukurca Jan.Kom.Taburundan J.Ord. Astb. Yüce
Karademir'e ait oldugunu, kendisi ile Çukurca'da tanistigini, adi geçen
Astsubayin Ankaraya giderken, banka araçlarini soymak amaci ile 7 adet lav, 1
bomba atar, 1 RBK, 2 Kales, 2 tabanca ve 1 Uzi Marka tabanca götürdügünü,
kendisi ile de irtibat kurmasi için bu notu ve telefonu verdigini, (Bu ifade
üzerine daha sonra bu astsubayin evinde yapilan aramada bu silahlarin bulundugu
ve mahkemeye verildigi, halen Van'da tutuklu oldugu)
b-3) Kemal Ölmez isimli sahis adina Yüksekovada ikamet eden Naci Düsünmez'e
telefon ettigini, ``PKK'ya yardim ettigini, bu nedenle dostlari olan Özel Timde
hakkinda islem yaptirmamak için 10 bin mark istedigini, bunun 3 bin markini
kendisi (K.BILGIÇ) aldigini,
b-4) Abdullah CANAN'in kaybolmasi nedeni ile Yakup EDIS ve Burhan ÖLMEZ
vasitasi ile önce Yakup Edis'in evinde, bilahare Hakkari Sener Otelde, Mehmet
CANAN ve birkaç kisi ile görüstügünü ve Abdullah CANAN'in akibetini ögrenmek
için Yakup EDIS'ten 5 bin mark aldigini, adam bulunursa 20 bin marka
tamamlanacagini, paranin bin markini harcadigini, 4 bin markini koyun almasi
için Burhan Ölmez'e verdigini, (K.Bilgiç, Diyarbakir DGM'de bu olayi
dogrulamakta, ancak Burhan ÖLMEZ'e 3 bin mark verdigini söylemektedir.)
(Hüseyin OGUZ, Abdullah Canan olayi ile ilgili olarak, tutanakta olmamakla
birlikte Kahraman Bilgiç'in sorgu sirasinda kendisine; ``M.Emin Yurdakul'un
Abdullah Canan'i tabura aldirdigini, bir hafta sorguladigini, daha sonra
beraberinde getirdigi ve üstegmen olarak tanittigi 2 itirafçiya öldürttügünü''
söyledigini, binbasinin adi geçince bu hususun tutanaktan çikartildigini, daha
sonra bir gece Mehmet CANAN'i Jandarmaya gizlice çagirarak sikayetini aldigini
ve K.BILGIÇ ile yüzlestirdigini, bu sirada da K, BILGIÇ'in hem sözkonusu parayi
aldigini söyledigini, hem de ``Binbasi M.Emin YURDAKUL'un Abdullah AYDIN'i yol
aramasinda aldirdigini `` söyledigini iddia etmekte,
H.OGUZ, Jandarma Genel Komutanligina verdigi ifade de ayni konuda; 1996
yili Ocak ayindaa bir operasyonda 3 çobanin öldürülmesi ile ilgili olarak,
M.Emin Yurdakul'un Kahraman Bilgiç'e ``Oglum, biz Abdullah Canan'i nasil
öldürdük, delil birakmadik, tanik olmasin diye üçüncü çibani da yok etmeniz
lazim'' dedigini, bunun üzerine K.Bilgiç'in de M-16 silahiyla 3. çobani da
öldürdügünü beyan etmektedir.
Ancak Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede, ``Yüksekova
Jandarmada böyle bir ifade vermedigini, zaten bu tarihte M.Emin Yurdakul'un
tayininin çiktigini'' söylemekktedir.) (Ancak yapilan arastirmada M.Emin
Yurdakul'un bu tarihte Yüksekova'da görevli oldugu, 1996 Haziran ayinda
ayrildigi anlasilmistir.)
(Abdullah Caanan'in kaçirilmasi ile ilgili olarak bazi yayin organlarinda
T.S.K. aleyhine çikan yayinlari incelemek üzere Tugay komutanliginca yapilan
idari sorusturmada ifade veren Binbasi M.Emin Yurdakul 29.2.1996 tarihli
ifadesinde ``Tugay Komutanligina çekilen mesaj geregi alinan bir ihbari teyit
maksadi ile sadece askeri konvoy ve askeri malzeme aranarak herhangi bir
malzemeye rastlanmadigindan 9.30 da kislaya dönüldügünü, arama faaliyetinin
askeri konvoydaki askeri personelin aranmasina yönelik olup gözetim altina
alinanin olmadigini'' belirttigi, tanik olarak ifadesi alinan diger askeri
personel de ayni dogrultuda ifade kullanmislarsa da;
Hakkari Yüksekova C.Savciliginca konuyla ilgili olarak tanik sifatiyla
ifadesi alinan Ahmet Koca isimli sahista 29.1.1996 tarihli ifadesinde özetle;
``Bahise konu olay günü Hakkariye giderken Keremaga Köprüsünü geçince pilank
çesmesi civarinda 20- 30 kadar sivil arabinin hangi birlige ait oldugunu
bilmedigi askeri personel tarafindan saat 9-10 siralarinda aramaya tabi
tutuldugunu, Yüksekova'ya döndügünde de Abdullah Canan'in Hakkariye gittigini
ve geriye dönmedigini duydugunu, ancak onun aranip aranmadigini bilmedigini''
belirttigi, buradan da aramanin sadece askeri araçlarla sinirli tutulmadigi
anlasilmakta,
Iddialarin odak noktasini olusturan Yüksekova Tabur Kamutani M.Emin
Yurdakul ise komisyona verdigi ifadede özetle; Itirafçi Kahraman Bilgiç'i
operasyonlar disinda özel olarak kullanmadigini, buralarda da Tugay Komutaninin
emri dogrultusunda hareket ettigini, Belediye Baskaninin hanimina silah verme,
toz alma ve Abdullah Canan ile Agaçli Köyündeki 3 sahsin kaçirilip
öldürülmesine yönelik iddialarin tamamen asilsiz ve Silahli Kuvvetleri
yipratmaya yönelik oldugunu belirtmistir.)
(Ayni olayla ilgili olarak CHP Genel Merkezince görevlendirilen
milletvekillerince hazirlanan raporda; Kahraman BILGIÇ'i kastederek, Tugayda
görevli saçlari amerikan trasli bir kisinin ``Abdullah CANAN bizde, Yüksekova
Tabur Komutani bu sahsi infaz etmemiz için bize verdi. Biz de hakkkindaki
istihbaratlari degerlendirdik. Infazi engelleyecegiz, A.CANAN'in infazini
önleyebiliriz.'' diyerek Mehmet CANAN'la 20 bin marka pazarlik yaptigi, bunun
12 bin markini aldigi, 8 bin markini da A.CANAN birakilinca verilmek üzere
mutabakata varildigi, Ikinci kez Esat CANAN ve Musa ANIK da yanlarinda oldugu
halde bu sahsin Mehmet CANAN'a ayni seyleri söyledigi, yani Abdullah CANAN'in
kendilerinde oldugu ve kurtaracagini söyledigi, Esat CANAN'in bu konuyu Tugay
Komutanina ve Valiye anlattigi, Tugay Komutaninin bir kaç gün sonra Esat
CANAN'a ``Ben o sahisla görüstüm. o sizden para almak için bunu yapmis, sizden
de 5 bin mark almis'' dedigi belirtilmektedir.)
(Ayni olayla ilgili olarak Esat CANAN da Komisyonumuza verdigi beyanda; CHP
Raporunda anlatilan olayi, yani Kahraman BILGIÇ'in Mehmet CANAN'la Abdullah
CANAN'in taburda olduguna iliskin konusmasini ve para alma olayini aynen terar
etmekte ve binbasinin Abdullah CANAN'in arabasini dere yatagina ittigini iddia
etmekte ve A.AYDIN'in cesedinin Bayramin 2. günü Jadarma tarafindan bulundugunu
belirtmektidir.) b-5) Tabur Komutani Mehmet Emin YURDAKUL komutasinda Konuklu
Köyünde yapilan bir operasyonda 13 kilo eroin ve 4 tabanca buldugunu, eroin
sahiplerinin yakalandigi halde geceden birakildigini, tabancalarin üçünü tabur
komutaninin götürdügünü, bir tabancayi Yüksekova Belediye Baskaninin karisina
hediye ettigini,
b-6) M.Emin YURDAKUL'un taburunda çalisan ve kendisi ile samimi olan Ali
ismindeki Astsubayin Izmir'de eroin ile yakalandigini, M.Emin Yurdakul'un
ismini vermemesi için bu astsubayin ailesine bir miktar para (480 veya 580
milyon TL) gönderdigini, bu eroinin tahminen Çukurca Köyünde yakalanan eroin
oldugunu,
b-7) Kurmay Baskani Hamdi POYRAZ'in Kemal ve Ismet ÖLMEZ ile bir Kuzey
Irakliyi ve kendisini Çigli Köyüne gönderdigini, yolda güvenlik güçleri aramasin
diye bir de not yazdigini, kendisinin askeri kogusta yattigini, K.Iraklinin
Irak'a geçip, sonra geri döndügünü, ertesi günü Kemal ve Ismet'in elinde bir
paket oldugu halde Hakkariye döndüklerini, bu paketi Hamdi POYRAZ'a teslim
ettiklerini, pakette ne oldugunu bilmedigini, ama silah ve uyusturucu
olabilecegini, ancak adi geçenlerin paketi jandarmanin görmesini
istemediklerini, (K.Bilgiç DGM'deki ifadesinde, bu pakette ceviz ve bal
olabilecegini ifade etmektedir.)
b-8) Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölmez'in Kurmay Baskani araciligi ile
beyanname yaptirip Irak'tan koyun getirip sattiklarini, b-9) Yüksekova Belediye
Baskani A.Ihsan Zeydan Güvenlik Güçleri tarafindan arandiginda M.Emin
Yurdakul'un bunu kendisine haber verdigini, O'nun da Yüksekova'dan kaçtigini,
uzun süre gelmedigini,
b-10) Belediye Baskani Ali Ihsan Zeydan'in seçimlerden önce gösterdigi
adamlarin yakalanip daha sonra M.Emin Yurdakul tarafindan para karsiliginda
serbest birakildigini, bir seferinde M.Emin Yurdakul'un Belediye Baskaninin abisine
(Mustafa Zeydan'a) ``Seni seçimlerde kazandiracagim, benim 5 milyarimi
hazirla'' dedigini, M.Emin Yurdakul'un operasyonlar sirasinda, bazi köylüleri
PKK'li olduklari gerekçesi ile gözaltina aldirdigini, bilahare Belediye Baskani
Ali Ihsan Zeydan'in araya girmesiyle bu sahislarin 1000 mark karsiligi serbest
birakildigini,
(Adi geçen Jandarmada verdigi ve tutanaga geçen ilk ifadesinde, para
karsiligi serbest birakma konusuna deginmemis, ancak bir gün taburun bahçesinde
Tabur komutani, A.Ihsan ZEYDAN, abisi ve kendisi otururken tabur komutaninin
A.Ihsan ZEYDAN'a hitaben; ``Size seçimleri kazandiracagim. Benim bes milyarimi
hazirla'' dedigini,
Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede de; ``1995 yili
sonlarinda yapilan genel seçimler öncesi su anda belediye baskani olan Ali
Ihsan Zeydan (Dogruyol Partisinden) özellikle seçimlerde kendilerine oy
verilmesini saglamak amaciyla tabur komutani Binbasi Mehmet Emin Yurdakul'dan
kendilerine muhalif olan özellikle HADEP egilimli seçmenlerin görüslerini degistirmek
amaciyla gözaltina alinmalarini istedigini, bu yönde bildigi kadariyla bir
köyden 4-5 kisi gözaltina alindigini, bunun üzerine bu vatandaslarin
yakinlarinin tabur komutani ile yakin iliski içerisinde oldugunu bildikleri Ali
Ihsan Zeydan'in yanina giderek serbest birakilmalari için talepte
bulunduklarini, bunun sonucuda bu kisilerin serbest birakildiklarini, ancak
serbest birakilmalarinda herhangi bir sekilde para verilmesi olayi olmadigini,
bu hususun dogru olmadigini, yapilan seçimde HADEP'in büyük bir çogunluga
ulastigini, baraji asabilseydi, Hakkari'deki bütün milletvekillerini alacagini,
ancak baraji asamadigi için milletvekili çikaramadigini, Ali Ihsan Zeydan'in
amcasi olan Mustafa Zeydan'in milletvekili seçildigini belirtmistir.)
b-11) 1996 bahar aylarinda M.Emin Yurdakul komutasindaki askeri timlerle
özel harekatçilarin Yüksekovanin bir köyünde yaptiklari bir operasyon sirasinda
bir siginakta bol miktarda mark, dolar, Iran dinari (tümen) ve Türk Lirasi
bulundugunu, bu olayla islem yapilmadigini, (Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de
verdigi ifadede, bu olayi kismen dogrulamakta, sözüedilen olayin Karli Köyünde
oldugunu, bulunan paranin 200 mark ve isabet olarak parçalanmis az bir miktar
Iran Tümeni bulundugunu, dolar ve Türk Parasi olmadigini, bunun tutanaklarinin
da tutuldugunu)
b-12) (Kahraman BILGIÇ'in) Kemal Ölmez'in istegiyle Yüksekova'da Vahyettin
ASLAN'dan ``örgüte yardim yapiyormussun'' diye tehditle para istedigini, sahsin
Kemal ile kendisine 10'ar bin mark gönderecegini bildirdigini, ancak paranin
gelmedigini,
b-13) Yüksekova sinir tabur komutani Yarbay Kamber OGUZ'un bir gün
kendisine (K.BILGIÇ'e ) ``Sana gerekirse panzer veririm, gidecegin yere
gidersin, sözde örgüt adina para toplarsin'' dedigini, o zaman bu olaylara
girmedigi için kabul etmedigini,
c- Hüseyin Oguz, Kahraman Bilgiç'in anlattiklari disinda kendi arastirma ve
duyumlarini da söyle siralamaktadir: c-1) Yüksekova'da market sahibi Fakin
Mengeç'den tehdit edilerek para istendigi, kendisinin C.Bassavciligina dilekçe
verdigi, dilekçenin Emniyete havale edildigi, bundan sonra tehdit edilmedigi,
buradan tehditin polislerden geldigi kanaatina vardigi,
c-2) 1996 yili Eylül ayinda Tugay civarinda pusuya düsürülerek 2 astsubay 4
erin sehit edilmesi hadisesinde, astsubayin telsizle yardim istemesine ragmen
yardim gönderilmedigini, operasyona da 2 gün sonra baslandigini, Tugaya 1-2 km
mesafedeki Otluca Köyünden 5 yasinda çocuklar dahil bir çok insanin sözkonusu
pusuda teröristlere yardim ettikleri gerekçesi ile Tugaya götürüldügünü,
bunlardan 5 kisinin eline 5 kalesnikof verilerek tutanak tutuldugu ve bunlarin
daha sonhra öldürüldügü, daha sonra bu köyün bosaltildigini ve köyden 2 bin
koyunun Tugaya götürülerek kesildigini, bu olaylar üzerine daha önce devlet
yanlisi olan bu köyden 24 kkisinin kirsala çikarak örgüte katildigini, böylece
örgütün gücüne güç katildigini,
d- Tugayin ve Il Jandarmanin koyun, odun temin etmek gibi bütün
ihalelerini; Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölez'lere verildigini bunlardan Ismet
Ölmez 3 yil önceye kadar otobüs muavinligi yaparken su anda Izmir Ödemis'te
Salça ve Konserve Fabrikasi sahibi olduklarini, Çolak Hasan da hademe iken
apartman insa ettirdigini, kisaca bu kisiler devletten yana görünerek, esrar,
eroin ve silah kaçakçiligi yaptiklarini, bu isin içinde Kurmay Baskani Hamdi
Poyraz'in da bulundugunu,
(Kendisinin Yüksekova Jandarma'da verdigi ilk ifade tutanaginda olmamakla
birlikte Kahraman Bilgiç DGM'de soru üzerine verdigi ifadede bu durumu
ÖLMEZ'lerle ilgili iddiayi dogrulamakta, hatta, bu kisilerin KASURAN asiretinin
ileri gelenlerinden olduklarini, hem askerle, hem de polisle yakin dialog
içinde olduklarini, bu konumlarini da kullanarak silah ve uyusturucu ticareti
yaptiklarini herkesin bildigini, hem askere, hem polise hem de PKK'ya kaçak
silah sattigini tahmin ettigini, su anda bu kisilerin çok zengin oldugunu,
Izmir'de fabrikalarinin oldugunu ifade etmistir.)
e- Uyusturucu kaçakçiliginda Van'in bir merkez oldugunu, her tarafa sevkiyatin
buradan yapildigini, Van'da bir kadinin uyusturucunun THC (Tetro Hidro
Karnobilen), yani kalite kontrolünü yaptigini, Yüksekova'nin da uyusturucu
imalinde ve Türkiyeye girisinde önemli bir merkez oldugunu, geçici köy
korucularinin gümrüklerdeki akrabalari vasitasiyle sinirlardan geçis
yapildigini, asiri para kazanma hirsi bulunan bazi güvenlik gücü mensuplarinin
da uyusturucu naklini kendi arabalari ile sagladigini, çünkü bunlarin
arabalarinin aranmadigini, özellikle istihbarat amaciyla Suriyeye gidip gelenlerin
uyusturucu tasiyiciligi da yaptiklarini, en fazla asker ve polisin bulundugu
Van ve Hakkkari yöresinde uyusturucu kaçakçiliginin da en fazla olmasinin nasil
açiklanacagi, bu sebekenin TBMM'de de uzantisinin bulundugunu,
f- Hüseyin Oguz, komisyondaki beyaninda; ayrica evinde silah ve askeri
malzeme bulunarak tutuklanan Yüce Karademir'i Van'a götürürken arabada kendisi
ile konustugunu, bu konusmada Yüce KARADEMIR'in kendisine;
f-1) Hakkari Merkezde petrol istasyonu olan ve kendisinin de samimi oldugu
Çukurcali ÇEKO ismindeki kisinin silah ticareti yaptigini, Çukurca Jand. Tabur
Kom. kidemli Binbasi Cengiz YILDIRIM'in (Halen Yarbay olup Jandarma Gen.Kom.
Sinir Kaçakçilik Sb. Müdürü ) kendisine (Yüce Karademir'e) 2 sifir kalesnikof,
1 M-16, bir 9 mm. 16'li Baretta verdigini, kendisinin de bunlardan 2
kalesnikofu halen Nigde Jandarma Komutani olan Albay Bayram AKDOGAN'a, bir
M-16'yi da Hamdi Poyraz'a verdigini, (Hamdi Poyraz'in da bu silahi Kahraman
Bilgiç'e verdigini),
f-2) Kendisinin (Yüce Karademir'in) Ramazan ismindeki astsubaya 75.000.000
TL karsiligi verdigini,
Hüseyin Oguz, J.Gn.K. verdigi ve Diyarbakir DGM'de tekrar ettigi
ifadesinde; kendi arastirmalari sonucunda;
g- Binbasi M.Emin Yurdakul'un emrinde çalisan (1996 Temmuzunda Çorlu'ya
tayini çikan) Yüzbasi Fethullah KARASU'nun Izmir çobançesmede 5 katli 270 m2
arsa üzerine 6 daire ve 2 dükkani oldugu, Izmir Asikkentte kardesleri ile
birlikte dükkani oldugu, Van'daki uyusturucu kaçakçilarinin kendisine
(Hakkariden Avanta Hayat) anlamina gelen 35 HAH 65 plakali kirmizi bir Toyoto
araba hediye ettiklerini, ayrica bu sahsin ve esinin bankalarda 3-4 milyar
nakit parasi oldugunu, bütün bu servetini Yüksekova'da görev yaptigi sirada
gayri mesru yollardan elde ettigini, M.Emin Yurdakul'un mahiyetinde oldugundan
birlikte faaliyette bulunduklarini, bu kisinin GATA'ya basvurarak malulen
emekli olmak için ugrastigini, ancak henaz bunu basaramadigini,
h- (Jandarma Astsubay Ömer Koç'un ve Çukurca Jandarma Komutanligi Taburunda
ikmal subayligina atanan astsubayin bildirdigine göre); Astsubay Yüce
Karademir'in 1995 yilinda Jeneratörlerde kullanilan akaryakiti Van'da
sattigini,
i- Halen Nigde Il J.K.'nda görevli Astsubay Kd.Üçvs. Metin Koç tarafindan
10 adet G-3 piyade tüfegi ve 30-40 bin adet kalasnikof mermisinin satildigini,
(bu konuyu Astsubay Ömer Koç ve Yüce Karademir'in bildigi),
i- Ayni kisilerin ve ismini bilmedigi bir yüzbasinin silah kaçakçiligi
yapan bir sahisla 750 milyon TL yüzünden anlasmazliga düstügü, bu yüzden bu
sahsi öldürerek helikopterden Kuzey Irak'a attiklarini,
k- Üzümlü Karakolu Baskinindan sonra teslim olan biri Suriyeli, digeri
Mardin'li 2 kizin Tugay'a getirildigini, sonra kaybolduklarini, halbuki
Tugay'in gözaltina yetkisinin bulunmadigini ifade ettigi,
Hüseyin OGUZ, Kahraman BILGIÇ'in ifadesi alindiktan sonra Albay Ersan
ALKAN, Yarbay Hami ÇAKIR'la birlikte J. Sinir Taburunda ``Olaylarin üzerine
gidiyoruz'' imajini vermek ve halki devletin yanina çekmek için bir halk
toplantisi yaptiklarini, bütün asiret reislerini çagirdiklarini, Yüksekova
Belediye Baskani hariç bütün asiret liderlerinin bu toplantiya katildiklarini,
bunlara kolonya ve çikolota ikram ettiklerini, halkin sikayetlerini dile
getirdigini,
H.Oguz, K.Bilgiç'in ifadelerinin bir suretinin Basçavus Aydin'a, bir
suretinin Taktik Alay Komutani Albay Ersin Alkan'a verildigini, 4 suretinin de
saklandigini, Hakkari Il Jandarma Komutanligina mesaj çekildigini, Il
J.A.Komutani Necati KILIÇKAYA'nin tepki göstererek ``Ulan Silahli Kuvvetleri mi
hedef aldiniz, Ne haliniz varsa görün, Ben bu iste yokum'' dedigini,
Bunun üzerine Albay Ersan ALKAN'in konuyu bilen ilgililerle bir odada
toplanarak;
``Bu isin açiga çikmasinin sonuçta Silahli Kuvvetlerin prestijini
sarsacagini, yara alabilecegini'' söyliyerek, ne yapilmasi gerektigini sordugunu,
bu arada Abdullah Canan'in PKK yanlisi olmasi nedeniyle öldürüldügü görüsünün
ileri sürülerek ``PKK'lilari mi koruyacagiz, devleti mi koruyacagiz'' seklinde
bir sorunun ortaya atildigi,
Toplantiya katilan Yarbay Hami Çakir'in ``Bu isten devlet zarar görecekse
burada olayin kesilmesi'' yönünde görüs bildirdigini, daha sonra da ``Devleti
düsünmeniz gerekir, böyle is olmaz, bu saatten sonra ben de yokum'' diyerek
odadan çiktigini,
Kendisinin de ``M.Emin Yurdakul'un devlet yararina faaliyet gösterdigi
süpheli, kendisi adam kaçirip para istiyormus'' dedigini,
Bundan sonra albay Ersan'in kendisini aradigini ve Kahraman'in yeniden
ifadesinin alinmasini istedigini, kendilerinin de Kahraman Bilgiç'in yeniden
ifadesini alarak olayi Necip Baskin olayi ile sinirlayarak adliyeye
sevkettiklerini,
24 eylül 1996 günü Hakkari il Jandarma Isth.Sb.Müdürü Binbasi Abdullah
Kaya'nin Yüksekova'ya sorgu için geldigini ve Yüce Karademir ile ilgili
Kahraman Bilgiç'in genis sekilde ifadesini tesbit ettigini, kendisinin yazdigini,
Bu olaylar medyada çiktiktan sonra çok acele Il'e çagrildigini, Hakkari Il
J.K.Ist.Sb.Md. Abdullah Kaya tarafindan bir suçlu gibi odasinin arandigini,
Bundan sonra kendisini gözaltinda gibi hissettigini ve esini aradigini,
esinin de Milletvekili Mahmut Isik'i aradigini M.Isik'in da esinden telefon
alarak kendisini aradigini,
Hüseyin Oguz'un Mahmut Isik ile itibati sonucu Jandarma Genel komutanligina
çagrildigi ve 18.10.1996 tarihinde ifadesinin alindigi, bu ifaadenin 16.21.1996
tarihinde Diyarbakir DGM'ne gönderildigi, bunun üzerine Diyarbakir DGM'nin
30.11.1996 tarihinde Hüseyin Oguz'un tanik sifatiyla ifadesinin alindigi, adi
geçen bu ifadesinde de, Genel Komutanliktaki ifadelerini aynen tekrar ettigi,
(Ek:
Daha sonra DGM'nin 5.12.1996 günü Kahraman Bilgiç'in ifadesini aldigi,
K.Bilgiç'in bu ifadesinde, 22-24 Eylül 1996 tarihinde Yüksekova Jandarma Bl.
Komutanliginda verdigi ifadelerini çogunlukla kabul ettigini, Yüksekova
Savciliginda verdigi ifadesini Polis Memuru Fatih Özhan'in psikolojik baskisi
ve tehdidi ile verdigi ve yalan beyanda bulundugunu ifade ettigi,
Daha önce teferruatiyla anlatildigi gibi Kahraman Bilgiç'in ifadesinin
alinmasindan sonra, Necip Baskin olayinin Ilçe Jandarma Komutanligi tarafindan
yargiya intikal ettirildigi, Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve
1996/117 sayili Görevsizlik Karari üzerine, davanin Diyarbakir DGM'ne intihal
ettigi,
DGM'nce Necip Baskin'in kaçirilma olayina karisan itirafçi Kahraman Bilgiç,
Korucular Abdülkerim özcük, Osman Özpinar, Necmeddin Hazeyi, Mehmet Emin Ergen,
Osman Ergen ve Polis Memurlari Fatih Özhan, yusuf Azmi Aydin ve Abdülkadir
Bayram'in tutuklandigi ve haklarinda Diyarbakir DGM Bassavciliginin 4.3.1997
tarih ve 1997/298 sayili iddianamesi ile dava açildigi,
Daha sonra Hüseyin Oguz'un ifadeleri dogrultusunda Yüksekova Çetesi olarak:
Kurmay Albay Hamdi POYRAZ, Piyade Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Piyaade
Yüzbasi Nihat YIGITER, Piyade Yüzbasi Bülent YETÜT, Levz.Asb.Üst.Çvs. Ali KURTOGLU,
Yüksekova Belediye Baskani Ali Ihsan ZEYDAN, Yüksekova Et ve Balik Kurumu
Müdürü Mustafa KOCA, Korucu Ismet ÖLMEZ, Korucu Kemal ÖLMEZ, Korucu Cemal
ÖLMEZ, Korucu Hasan ÖZTUNÇ, Polis Memuru Enver ÇIRAK, Soför Oguz BAYGÜNES,
Itirafçi Kahraman BILGIÇ isimli kisilerin tutuklandiklari, bunlardan 4.3.1997
günü tutuklanan Kurmay Alb. Hamdi POYRAZ'in 27.3.1997 günü serbest birakildigi
incelenmistir.(Ek:225)
16- CHP Genel Merkezince görevlendirilen Milletvekilleri Ercan KARAKAS,
Mahmut ISIK ve Mustafa YILDIZ'in Van ve Hakkari illerinde 7-9.3.1996 tarihleri
arasinda yaptiklari gezi sonucunda hazirladiklari raporda komisyonumuzu
ilgilendiren konularda Özetle; Yüksekova'da vatandaslarin Kaymakam, Jandarma,
polis ve diger devlet kurumlari ile büyük sikintisinin olmadigi, bütün
sikayetin orada bulunan Komando Taburuna, özellikle de Komutani M.Emin
YURDAKUL'a yönelik oldugu, tüm faili mechul cinayetlerin bu sahistan
kaynaklandigi, hatta bilgisi ve emri dahilinde yapildiginin israrla iddia
edildigi,
Ayni Raporun bir baska maddesinde; Vali, Belediye Baskani ve Tugay
Komutaninin halka güven verdigi, ama Tugay Komutaninin alt kkademesinde daha
sert bir tutum gözlendigi,
Van-Hakkari Karayolu üzerindeki yol aramalarinin halkta bikkinlik meydana
getirdigi, bu aramalarda uygun olmayan davranislarin sergilendigi, istihbaratin
artirilarak yalnizca süpheli araçlarin halki potansiyel suçlu görmeyen
görevlilerin kontrolünde aranmasi,Ayrica Köy korucularindan bir hayli sikayet
alindigi,
Yüksekova gibi sorunlu yerlerde ileri teknik altyapiya sahip narkotik
subeleri kurulmasi gerektiginin belirtildigi incelenmistir. (Ek:49)
17- Hakkari Eski Milletvekili Esat CANAN da konumuzla ilgili olarak
05.12.1997 tarihinde Komisyonumuza verdigi beyaninda; Abdullah CANAN, Mahir ve
Eyüp KARABAG, Haci TEKNIK, Miktar ÖZEKEN, Semsettin YURTSEVEN, Münir SARITAS,
Mehmet YASAR ve Nezir TEKÇI'nin Mehmet Emin YURTSEVER'in ekibi tarafindan
öldürüldügünü iddia ettigi incelenmistir. (Ek:180)
18- VAN-TUR Otobüs Isletmesinin sahibi Senar ER'in Komisyonumuza verdigi
13.01.1997 tarihli beyaninda 1994 yilindan buyana fidye isteme olaylarinin
yogunlastigini, Yüksekova'da herkesten para toplandigini, kendisinden de sabika
kaydi için 5 bin mark istenildigini, en çok para alma isini korucularin
yaptigi, Yüksekova'da insanlarin kendilerini güvenlik içinde hissetmediklerini,
her an evden alinip götürülme korkusu içinde olduklarini, insanlarin bu nedenle
isteyen herkese para vermek zorunda olduklarini, kendisinin fidye vermedigini,
buna mukabil babasinin kaçirildigini, otobüslerinin yakilip kursunlandigini,
YESIL, Ahmet DEMIR, Mahmut YILDIRIM adlariyla dolasan sahsin askerlerin içinde
oldugunu, JITEM'ci olarak bilindigini, fakat bu sahsin sivil oldugunu, ancak
yaninda birkaç kisi ve elinde telsizle dolastigini, devamli askerlerle birlikte
oldugunu, bu sahsi herkesin sesinden tanidigini, Yesil'in kendisi ile de birkaç
kez konustugunu ve bir defasinda kendisini ölümle tehdit ettigini, bugüne kadar
Yüksekova'da çok fidye alindigini, örnegin Selim ISIK adli uyusturucu kaçakçisindan
750 bin mark fidye alindigini, kendi babasinin basina gelenlerden sonra fidye
istendiginde herkesin gizlice gidip verdiklerini beyan ettigi
incelenmistir.(Ek:206)