|
KALP YETMEZLİĞİ İLAÇLARI
|
|
1) ACE inhibitörleri
Ekonomik,
güvenilir ve etkili ilaçlar olup, özellikle sistolik kalp yetmezliği
olan, infarktüslü, hipertansif ve diabetik hasta gruplarında
öncelikle düşünülmesi gereken ajanlardır. Kalp yetmezliğinde hem
afterload'u, hemde reninanjiotensin aldesteron sistemi (RAAS)nin
negatif etkilerini azaltırlar.
Etki mekanizmaları
Anjiotensin
1'i çok kuvvetli bir vazopressor etken olan anjiotensin 2 (AG-2)'ye
çeviren angiotensin converting enzimini (ACE) inhibe ederek ;
a) AG-2'nin yapımını azalttığı için periferik damar damar
direncini azaltır. b) AG-2'nin azalması, AG-2'nin sebep olduğu
sempatik aktivasyonun azalmasına ve sonuçta katekolamin
salınımında azalmaya neden olur. c) Aldesteron ve ADH
salınımında düşüş ve bunun sonucu olarak su ve tuz tutulumunda
azalma ortaya çıkar. d) Vazodilatör etkili Bradikinin'in
yıkımını azaltır (® sinerjistik etki) e) Kardiyoprotektif
etkide doku-RAAS sistemine etkileri önemlidir. - ACE
inhibitörlerinin en büyük avantajı metabolik yan etkilerinin
olmamasıdır. Başta insulin direnci, şeker metabolizması, kan ürik
asit düzeyi ve kan lipidleri üzerine olmak üzere bir çok olumlu
metabolik etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Diabetik hastalarda
nefroprotektif olarak yararlı olduğu ve antihipertansif olmanın
ötesinde kardiyovasküler mortaliteyi azaltıcı değerinin
olabileceği, ayrıca proteinürisi olan hastalarda proteinüriyi
azalttığı bildirilmektedir. - Vasodilatör ajanlar içinde kalp
yetmezliğinin prognozunu en olumlu yönde etkileyen
ajanlardır. - Kalp yetmezliğinde, tedavinin başlangıcında ani
hipotansif cevaptan korunmak için düşük dozlarda başlanması ve
daha sonra hastanın tolore edebildiği kadar yüksek dozlara
çıkılması tavsiye edilmektedir. - ACE inhibitörü başlandıktan
sonra kalp yetmezlikli hastaların ilk haftalarda 1-2 hafta ara ile
görülmesi ve değerlendirilmesi yararlı olabilir. İlaç etkileşimleri
Aspirin
ile kombine kullanıldığında antihipertansif etkinliği azalır. Lityum
tedavisi alanlarda kan lityum düzeyini arttırabileceğinden dikkatli
olunmalıdır. Allopürinol alanlarda lökopeni riski artar. Sulfonilüre
veya İnsülin alan Tip 2 diabetiklerde (özellikle ACE inhibitörü
tedavisinin ilk 3 ayında) hipoglisemi gelişebildiği
bildirilmektedir. Potasyum tutucu diüretiklerle ve Potasyum içeren
diyet tuzlarıyla, hiperkalemi tehlikesi olabilir.
Yan etkiler
Hipotansiyon,
%5-10 öksürük, başağrısı, vertigo, gastrointestinal yakınmalar,
hiperkalemi, nadiren tad duyusunda bozulma, döküntüler, lökopeni,
agranülositoz, anjiyonörotik ödem, kolestaz, vaskülit, allerjik
akciğer rahatsızlıkları ve miyaljilerdir.
Diüretik
kullanımı veya renal arter stenozu gibi bir nedenle RAAS
(renin-anjiyotensin-aldesteron sistemi) aktivitesi fazla olan
hastalarda, aniden aşırı kan basıncı düşüşü olabileceğinden
başlangıçta düşük dozların kullanılması tavsiye edilmektedir. Böbrek
yetmezliği olan olgularda da düşük dozların kullanımı uygundur. Üre,
hemogram ve idrar takibi yapılmasında yarar vardır.
Aşağıdaki
tabloda ortalama günlük tavsiye edilen dozlar gösterilmekte olup,
gereğinde bu dozların 2 ile 4 katına kadar doz artışı
yapılabilmektedir.
Etken
madde
|
Etki
süresi (oral)
|
Ortalama
doz
|
Captopril
|
12 saate
kadar
|
3 x 6.25 mg
ile başlanarak 2-3 x 12,5 - 50 mg
|
Perindopril
|
24 saate
kadar
|
1 x 2 - 8
mg
|
Fosinopril
|
24 saate
kadar
|
1 x 10-40
mg
|
Cilazapril
|
18 saate
kadar
|
1 x 1- 10
mg
|
Enapril
|
18 saate
kadar
|
1 x 2,5 - 20
mg veya 2 x 10mg
|
Benazepril
|
24 saate
kadar
|
1 x 5 - 20
mg
|
Lizinopril
|
24 saate
kadar
|
1 x 5 - 20
mg
|
Quinapril
|
24 saate
kadar
|
1 x 5 - 20
mg
|
Trandolapril
|
24 saate
kadar
|
1 x 1 - 2
mg
|
Ramipril
|
48 saate
kadar
|
1 x 2,5 - 5
mg
|
Delapril
|
12 saate
kadar
|
1-2 x 7,5 -
60 mg
| |
Kontrendikasyonları
Gebelik,
emzirme dönemi, bilateral renal arter stenozu, tek böbreklilerde
renal arter stenozu, transplant böbrek, Hiperkalemi, immunosupresif
tedavi, anjiyonörotik ödem, karaciğer yetmezliği, ağır böbrek
yetmezliği, ağır Mitral ve Aort darlığı, Hipertrofik Obstriktif
Kardiyomiyopati, de-/hiposensitizizasyon tedavisi.
2) Anjiyotensin II reseptör antagonistleri
(A-II-A)
Losartan
ve Valsartan
Etki
mekanizmaları Anjiyotensin-II Tip 1 reseptör blokajıdır. Etkileri
ilaç başlandıktan 1 hafta-10 gün kadar sonra başlar. Maksimum
antihipertansif - afterload düşürücü etkilerinin görülmesi için 4
hafta gerekebilir.
Kalp
yetmezliğinde kullanımları ile ilgili çalışmalar halen
sürdürülmektedir. Şu an için ACE inhibitörlerini tolore
edemeyenlerde veya ACE inhibitörleri ile kombine olarak kullanımları
gündemdedir.
Yapılan
çalışmalarda, kalp yetmezliğinde olumlu hemodinamik etkilerinin
olduğu, sol ventrikül volümünde, kitlesinde ve kollagen içeriğinde
azalma oluşturdukları bildirilmiştir. ELİTE (Evaluation of Losartan
in the Elderly Study-1997) çalışmasında, A-II-A alan yaşlı kronik
kalp yetmezliği olan hastalarda, ACE inhibitörü alanlara göre daha
az mortalite olduğu görülmüştür.
Yan
etki olarak; baş ağrısı, yorgunluk, gastrointestinal yakınmalar,
cilt reaksiyonları, nadiren transaminazlarda (SGPT) artma, kreatinin
artışı, epistaksis, çok nadiren anjiyoödem, nötropeni, kan
tablosunda değişikliklerdir. Özellikle potasyum tutucu diüretiklerle
veya potasyum içeren diyet tuzlarıyla birlikte hiperkalemi riskinin
ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.
Kontrendikasyonları:
Gebelik, emzirme, bilateral renal arter stenozu, primer
hiperaldesteronizm, ileri derecedeki Aort ve Mitral kapak
darlıkları, Hiperpotasemi, karaciğer yetmezliği.
3) Digitalis
1785'te
William Withering (Fox glove çiçeğinin) kullanımını ve etkilerini
anlattığından beri önemini koruyan nadir ilaçlardan biridir. Hücrede
Na-K- ATPaz enzimini inhibe ederek Sodyum/Kalsiyum değişimini aktive
eder ve hücre içi kalsiyum miktarını arttırır. Bu yolla miyokardın
kontraktilitesi artar. Pozitif inotropik etki ortaya çıkar.
Özellikle kalp yetmezliği olup yüksek ventrikül hızlı atriyal
fibrilasyon/flatter gelişmiş olgularda ventrikül hızının kontrolünün
sağlanmasında faydalıdır. Bu antiaritmik etkiden tip-2 muskarinik
reseptörlere olan etkisi de sorumludur. Burada önemli olan ve
unutulmaması gereken nokta Digitalis intoksiyonunun da benzer
aritmilere neden olabileceğidir. Digoxin terapötik dozlarda hücre
içi Na-K-ATPaz enzimin %10-30'unu inhibe ederken, toksik dozlarda
Na-K-ATPaz'ın %30'undan fazlası inhibe etmekte ve hücre içi
elektrolit dengesi aşırı bozulduğu için intoksikasyon oluşmaktadır.
Normal
böbrek fonksiyonlu erişkinlerde digoxin ve digitoxin'in
farmakokinetiği

|
Biyoyararlanım (%)
|
Plazma
prot.e bağlanma (%)
|
Vol.distribüsyonu (lt/kg)
|
Plasma
yarılanma süresi (gün)
|
Digoxin
tb.
|
60
(50-80)
|
25
(20-30)
|
5
(4-8)
|
1.7
|
Digoxin
eliksir
|
70
(60-80)
|
25
(20-30)
|
5
(4-8)
|
1.7
|
Digoxin
caps
|
85
(80-100)
|
25
(20-30)
|
5
(4-8)
|
1.7
|
Digitoksin
tb
|
90
(80-100)
|
93
(80-97)
|
0.46
(0.4-0.65)
|
7.0
| |
Digoxin
başlanırken uygulanabilecek çeşitli dozaj şemaları
vardır.
Hızlı
digitalizasyon (2 gün içinde idame tedavisine
geçilir. Acil durumlarda kullanılır. Digitalis
intoksikasyonu riski daha yüksektir.)
|
a)
Digoxin i.v. 0.5mg ® 6saat
sonra i.v. 0.25mg ® 6saat sonra
i.v. 0.25mg veya 0.125mg ® 6
saat sonra 0.25-0.125mg b)Digoxin i.v. 6 saat
arayla 0.25mg (maksimum 1.5mg'a ulaşana
dek) c)Digoxin i.v. 0.5mg ® 2saat sonra i.v. 0.25mg ® 6 saat sonra i.v. 0.25-0.125mg
® 6 saat sonra i.v.
0.25-0.125mg
|
Orta
Hızlı digitalizasyon (3-5 gün içinde digitalis
yüklemesi tamamlanır.)
|
a)Digoxin i.v. 3 gün 12 saat arayla
0.20-0.25mg b)Digoxin oral yoldan 2-3 gün 8-12
saat arayla 0.25mg
|
Yavaş
digitalizasyon (Digoxinle 7-8 gün içinde,
Digitoxin'le 1 ay içinde digitalizasyon
tamamlanır.)
|
a)Digoxin oral yoldan
0.25mg/gün b)Digitoxin oral yoldan
0.10mg/gün
| |
- Çocuk ve 2 aydan büyük infantlarda Digoxi'nin yayılım hacmi
erişkinlerden fazla olduğu ve atılımıda daha hızlı olduğu için
terapötik doz 10 mikrogram/kg/gün (erişkinde 4 mikrogram/
kg/gün)dür. Bu yaş gruplarında toksik dozlarda taşiaritmiler de
olmakla birlikte,daha çok AV bloklar veya AV disosiasyon görülür.
Digoxin'in ortalama yükleme dozu 30 mikrogram/kg, idame dozuysa 5
mikrogram/kg/gün'dür. - Erişkinlerde böbrek fonksiyonları
normalse önerilen günlük idame dozu 0.25 mg/gündür. -
Digitalis kontrendikasyonları veya kullanımının sakıncalı
olabileceği durumlar: - Digoxin intoksikasyonu - Akut
miyokart infarktüsünde gelişen kalp yetmezliği - AV
bloklar - Sinüs ritmli mitral darlığı - Hipertrofik
kardiyomiyopati (ağır sol ventrikül sistolik fonksiyon
bozukluklarında uzman kontrolünde kullanılabilir.) - Karotis
sinüs sendromu - Hasta sinüs sendromu - WPW sendromu -
Ventrikül taşikardisi - Kronik konstriktif perikardit (Zırhlı
kalp) - Aort anevrizması - Sinüs ritminde ve sol kalp
yetmezliği olmayan Cor pulmonale - Miyokardit, romatizmal
kardit gibi durumlar - Hipopotasemi, hipomagnesemi,
hiperkalsemi, alkaloz - Hipoksi - Kardiyoversiyon öncesi ve
sonrası - İskemik kalp hastalığı (sistolik kalp yetmezliği
yoksa) - Aort stenozu (ağır sol ventrikül sistolik fonksiyon
bozukluklarında uzman kontrolünde kullanılabilir.) - Böbrek
yetmezliği - Glikozidlerin kalp dışında en çok toplandıkları
yer böbreklerdir. Digoxinin atılımının %60'ı böbrekler yoluyla
olur. Digitoksinin ise atılımının %15'i böbreklerledir. Digoxinin
terapötik plasma düzeyi 0.8-2 ng/ml'dir. - Böbrek yetmezliği
olanlarda digoxinin klerensi azaldığı ve yarılanma süresi arttığı
için daha düşük dozlarda kullanılması gerekir. Ağır böbrek
yetmezliğinde, redistribüsyon nedeniyle yükleme dozu %30-50
azaltılmalıdır. Digoxinin yarı ömrü 1.6 günden 4.4 güne kadar
uzayabilir. Bu nedenle idame dozunun 0.0625 mg ile 0.125 mg
arasında tutulması ve yakın plasma düzeyi izlemi tavsiye
edilmekte, gerekli olan dozun izlem bulgularına göre belirlenmesi
önerilmektedir. - Digitalis alan hastalarda diyaliz sırasında
oluşan ateriyal ve ventriküler aritmilerin altında hızlı potasyum
kaybının rolü çok büyüktür. Bundan dolayı bu hastalarda Digitalis
sadece şart olduğunda ve mümkün olan en düşük dozlarda
kullanılmalıdır. Digitalis kullanılan hastaların diyaliz
sıvılarındaki potasyum konsantrasyonunun uygun şekilde ayarlanması
bu aritmileri baskılayabilmekte ama bu sefer de hastaların aşırı
sıkı bir potasyum kısıtlaması altına girmesi gerekmektedir. -
Yaşlılarda dağılım hacminin azalması, iskelet kitlesinde azalma ve
renal klerenste azalma nedeniyle oluşur. Bu nedenle yükleme ve
idame dozunun azaltılması gerekebilir. Digoxinin yarı ömrü 73
saate kadar uzayabilir. - Obez olanlarda Digoxin'in yağ
dokusunda birikmediği göz önüne alınarak vücut ağırlığına değil
vücut kitlesine göre doz ayarı yapılmalıdır. - Karaciğer
yetmezliğinde (Kronik karaciğer hastalığı veya sirozda) Digoxin'in
farmakokinetiği anlamlı bir değişiklik göstermez. - Gebelikte
Digoxin'in hem emilimi artar, hem de atılımı artar. Bu nedenle doz
ayarlaması klinik cevaba göre yapılmalıdır. - Fetal
supraventriküler taşikardilerin tedavisinde anneye 0.125-0.5 mg
verilerek kullanılabileceği bildirilmiştir. - Laktasyonda anne
sütüne bir miktar digoxin geçse de emzirmeye engel teşkil etmediği
bildirilmiştir (Süte geçen miktar bebeklere önerilen terapötik
dozun %1-5'i kadardır). - Hipotiroidi ve hipertiroidililerde
Digoxin'in endorgan sensitivitesinde bir değişiklik olup olmadığı
halen tam olarak bilinmemektedir. İ.v. yapılan Digoxin'in kan
düzeyi hipotiroidililerde daha yüksek iken hipertiroidililerde
daha düşük olabilmektedir (Nedeni bilinmemektedir). İdame
tedavisinde serum Digoxin düzeylerinin takibi tavsiye
edilmektedir. - Digoxinle olan ilaç etkileşimleri:
Digoxin'in emilimini azaltan ilaçlar: Antiasitler,
Colestyramin, Colestipol ve aktif kömür Digoxinin etki
süresini uzatan (klerensini azaltan) ilaçlar: Kinidin, Kalsiyum
antagonistleri (Verapamil, Diltiazem), Levodopa,
Amiadarone Digoxinle birlikte kullanıldığında aritmi
tehlikesinin arttığı ilaçlar: sempatomimetikler, Reserpin,
Theophyllin, Süksinilkolin, Tiroksin, kalsiyum (Digoxin
kullananlarda i.v. kalsiyum uygulaması ölümcül olabilir!.),
hipopotasemiye yol açabilen ilaçlar (diüretikler, laksatifler,
kortikosteroidler gibi), bradikardi ve AV blok riskini arttıran
ilaçlar (betablokerler gibi)
|
| |