|
KALP YETMEZLİĞİ
|
Tanımı
Kalp
yetmezliği değişik neden ve hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan
klinik bir sendromdur. Kalbin dolaşım sistemindeki görevini
yapamaması durumudur. Dünya sağlık örgütünün tanımına göre; "Kalp
yetmezliği, normal diastol sonu basıncında (5-12 mmHg) organların
ihtiyacı olan kalp debisinin (dakikalık kalp atım hacminin) kalp
tarafından sağlanamamasıdır".
Kalp
yetmezliği klinik olarak akut veya kronik olarak
ortaya çıkabilir. Akut kalp yetmezliği aniden, dakika veya saatler
içinde meydana gelir. Altında genellikle akut miyokart infarktüsü,
hipertansif kriz veya akciğer embolisi gibi bir neden vardır. Kronik
kalp yetmezliğindeyse olay haftalar veya aylar içinde yavaş yavaş
gelişir.
Kalp
yetmezliği kompanze veya dekompanze olabilir.
Kalp
yetmezliği ayrıca kalbin fonksiyon bozukluğuna uğramış kısmına göre;
sağ kalp yetmezliği veya sol kalp yetmezliği ya da
global kalp yetmezliği olarak da sınıflanabilmektedir.
Kalp
yetmezliğinde ventrikül fonksiyonlarına göre; sistolik kalp
yetmezliği veya diastolik kalp yetmezliği veya kombine
sistolik ve diastolik kalp yetmezliği olarak ta sınıflamalar
yapılmaktadır.
Epidemiyolojisi
Yaşla
birlikte sıklığı artmakla beraber genel nüfusun içinde kalp
yetmezliği olanların oranı yaklaşık %1 civarındadır. Olguların
yaklaşık %90'ında, kalp yetmezliğinin nedeni koroner kalp hastalığı
ve/veya hipertansiyondur (Framingham çalışması).
Etiyoloji
Koroner
kalp hastalığı, hipertansiyon, kapak hastalıkları,
kardiyomiyopatiler, infiltratif hastalıklar (amiloid, sarcoid, Fe,
nadirde olsa maligniteler), infeksiyonlar (viral miyokarditler,
romatizmal miyokarditler, sepsis, miyokarditle birlikteki infektif
endokardit), kollagen doku hastalığı, ilaçlar (Adriamycin gibi),
metabolik ve endokrin hastalıklar (miksödem, tirotoksikoz,
akromegali, feokromasitoma), toksinler (alkol, cobalt), radyasyon
(meme karsinomu tedavisi sonrası myokardiyal fibrozis gibi),
beslenme bozuklukları (beriberi, kwashiorkor, pellegra), kalıtsal
(Fabry hastalığı, muskuler distrofi, Friedrich ataksisi, glikojen
depo hastalıkları), hipersensitivite, kardiyak transplantasyon
rejeksiyonu, masum taşıkardi, travma, presbikardi ve diğer nedenler
.
Patofizyoloji
Kalbin
pompalama yeteneğini etkileyen başlıca faktörler; kontraktilite,
afterload ve kalp atım sayısı (hızı)dır.
1- Kontraktilite (inotropi)
Kontraktilite
kas liflerinin kasılma kuvvet ve hızıdır. Maksimum basınç artış hızı
ölçümleri (dp/dt) ile doğrudan değerlendirilebilmektedir.
ETİYOLOJİ
|
PATOFİZYOLOJİ
|
Dilate
kardiyomiyopati Miyokardit İskemik kalp
hastalığı Kapak yetmezlikleri
ASD/VSD/PDA gibi
konjenital şantlı kalp hastalıkları Aort
stenozu Hipertrofik
kardiyomiyopati Hipertansiyon
Pulmoner
hipertansiyon
|
Kontraktilite bozukluğu (¯)
Volüm
yüklenmesi = Preload
artması
Basınç
yüklenmesi=afterload artması
|
Perikardiyal
tamponat Konstriktif perikardit Restriktif
kardiyomyopati
|
Ventrikül
dolumunun bozulmasına bağlı olarak diastolik ventrikül
fonksiyon bozukluğu
|
Değişik
nedenlere bağlı bradikardiler/taşikardiler Arrest,
fibrilasyon, ileti bozuklukları
|
Kardiyak
ritm
bozukluğu
| |
Preload
artışı ®
|
Kontraksiyon
yetersizliği ®
|
Afterload
artışı
|

|
Ritm
bozukluğu
|
Basınç
yüklenmesi
|

|
Diastol
bozukluğu
|

| |
Sağlıklı bir kalbin kontraktilitesinde 3 etken
mevcuttur. a) Frank-Starling mekanizması: Güç-gerilim
ilişkisi b) Bowditch etkisi: Güç-frekans ilişkisi c)
Sempatikoadrenerjik aktivasyon: Adenilat siklaz enziminin uyarılma
düzeyi Frank-Starling
mekanizması (Güç-gerilim
ilişkisi)
Fizyolojik
sınırlarda olmak kaydıyla enddiastolik ventrikül basıncı ve hacmi,
sonuçta da kalp adele gerilimi arttığında, kontraktilite de artar.
Yani kalp atım hacmi artar. Bu mekanizmaya Frank Starling
mekanizması denir. Bu mekanizmanın altında yatan olay; miyokardiyal
duvar gerilimi artışının, kontraktil elemanlarda kalsiyuma karşı
duyarlılık artışına yol açmasıdır. Bu mekanizma kalp yetmezliğinde
bozulur. ve ilerleyen kalp yetmezliğinde duvar geriliminin artması
kontraktilitenin azalmasına yol açar.
Bowditch etkisi (Güç-Frekans ilişkisi)
Sağlıklı
bir kalpte kalp hızı artıkça kasılma hızında ve kuvetinde artış
olur. Ancak kalp yetmezliğinde kalp hızı artınca kontraktilite
artışı olmadığı gibi, çoğu zaman kontraktilitede azalma meydana
gelir.
Sempatikoadrenerjik aktivasyon
Dolaşımdaki
Noradrenalin kontraktilite artışını sağlayan kalpteki
beta-adrenoreseptör-adenilsiklaz aktivasyonuna yolaçtığı için son
derece önemlidir. Kalp yetmezliğinde downregülasyon nedeniyle beta
reseptör sayısında azalma meydana gelmesi bu etkiyi azaltmaktadır.
2- Afterload
Afterload
maksimum sistolik ventrikül duvar gerilimi olup ventrikül
kasılmasına karşı gelişen direnç olarak tarif edilebilir. Kan
basıncına bağlıdır. Afterload artışı kalp atım hacminde azalmaya yol
açar.
3- Kalp frekansı (Kronotropi)
Kalp
yetmezliği geliştiğinde karmaşık bir dizi kompazatuar mekanizma ile
kalp debisi korunmaya çalışılır. Yetmezlik hafifse bu kompansatuar
sistemler sayesinde, herhangi bir belirgin organ disfonksiyonu veya
herhangi bir semptom görülemeyebilir. Ancak yetmezliğin ağırlaşması
ve sebeplerinin devam etmesi gibi faktörlere bağlı olarak
kompansatuar mekanizmalar yeterli olamadığında klinik olarak kalp
yetmezliği ortaya çıkar.
Kalp
yetmezliğinde Frank Starling eğrisinde (kalbin iş yapabilme
eğrisinde) düzleşme ve alçalma ortaya çıkar. Normal bir kalbin
ulaşabildiği maksimum dakikalık atım hacmi önce efor esnasında
azalmaya başlar. Daha sonra istirahatte de azalır. Sağlıklı bir
kalbin yapabildiği kalp debisini sağlamak için gereken enddiastolik
basınç, yetmezlik ağırlaştıkça, artmaya başlar. Sistolik kalp
yetmezliğinde sol ventrikülde diastol sonu hacmi artmış olmasına
rağmen ejeksiyon fraksiyonu azalması ortaya çıkar. Diastolik kalp
yetmezliğindeyse sol ventrikül dolumunda azalma olup ejeksiyon
fraksiyonu normal değerlerdedir. Ancak kalp atım hacmi ve debisi
azalmıştır.
KALP YETMEZLİĞİNDEKİ KOMPANSATUAR
MEKANİZMALAR
1- Otonom sinir sistemi Kalp hızı artışı Kontraktil
uyarıların artışı Kalbin relaksasyon hızının
artışı Periferik dolaşımın arter ve venlerinde
vasokonstriksiyon 2- Böbrek (Renin- aldesteron-
anjiotensin) Arteryel vasokontriksiyon (Afterload ) Venöz vasokonstriksiyon (Preload
) Su ve tuz retansiyonu (Preload
) Miyokardiyal kontraktil
uyarıların artışı 3- Endotelin-1 (Preload ve afterload ) 4- Arginin-Vasopressin (Preload ve
afterload ) 5- Atriyal
natriüretik peptid (Afterload ¯) 6-
Prostaglandinler 7- Peptidler 8- Frank-Starling yasası
(Sarkomer uzunluğu 2.2 mikrona ulaşana dek enddiastolik hacim veya
preload artışı kontraktil kuvvetlerin artışına neden olur. Daha
fazla ventrikül duvar geriliminin olması kontraktiliteyi
artırmadığı gibi atım hacminde azalmaya neden olabilir). 9-
Hipertrofi (Laplace kuralına göre; ventrikül duvar gerilimi
ventrikül içi basınç ve çapı ile doğru orantılı olup duvar
kalınlığı ile ters orantılıdır. T=pxr/2h). 10- Periferik
oksijenasyon değişimi Kalp debisinin
redistribisyonu Oksijen-hemoglobin eğrisinde
değişim Dokuların oksijen alımında artış 11- Anaerobik
metabolizma Sonuç
olarak kompanzasyon sağlandığı takdirde yaşam süresinde minimal bir
etkilenme olurken, sağlanamadığında ise devamlı miyosit kaybı,
ventrikül dilatasyonu, diastolik ve sistolik fonksiyon bozuklukları,
bozulan periferik direnç, aritmiler ve konjestif kalp yetmezliği
tablosu gelişerek, yaşam süresinde kısalmaya ve egzersiz
toleransında bozulmaya yol açar.
Klinik
-
Sol kalp yetmezliği :
A) Geriye doğru yetmezlik ve akciğer stazına bağlı olan
yakınma ve bulgular:
- Efor dispnesi - Ortopne - Öksürük - Paroksismal
nokturnal dispne (PND) - Cheyne-Stokes solunumu - Kardiyak
astım (Gece artan öksürük, yatmakla artan dispne, hemosiderin
içeren alveolar makrofajlar nedeniyle pas rengi balgam
çıkarma) - Akut akciğer ödemi (Ortopne, akciğerlerde yaygın
raller, bazen pembe köpüklü balgam) - Siyanoz -
Uykusuzluk B) İleri doğru yetmezliğe (düşük atım hacmine)
bağlı olan yakınma ve bulgular:
- Efor kısıtlanması - Güçsüzlük-halsizlik - Serebral
fonksiyon bozukluğu (Özellikle yaşlı hastalarda) - El ve
ayaklarda üşüme, soğukluk - Periferik
siyanoz -
Sağ kalp yetmezliği:
- Venöz dolgunluk (Dil kökü, juguler, vs.) - Ödem ve kilo
alma (Başlangıçta ayak sırtı, daha sonra pretibial, yatan
hastalarda presakral, önceleri pozisyonla değişiciyken -ayak ödemi
ayak kaldırılınca gerilerken veya presakral ödem sabah kalkınca
gerilerken- daha sonra gün boyu kalıcı hale gelebilir, daha da
ileri olgularda anazarka tarzı ödem olabilir). - Staz
karaciğeri: Büyük ve genellikle hasas karaciğer (özellikle akut
kalp yetmezliğinde) palpe edilir. Sağ üst kadranda karın ağrısına
neden olur. Nadirende olsa ikter, biluribin ve transaminaz
yükselmesi olabilir. Hepatik venler ve v.cava inferior genişler.
Ascites olabilir. Kronik sağ kalp yetmezliğinde kardiyak siroz
gelişmesine bağlı karaciğer değişikliklerinin yanısıra siroz
tablosuyla birlikte ascites de görülür. - Staz gastriti: İştah
kaybı, dispepsi, meteorizm, nadiren malabsorbsiyon ve kardiyak
kaşeksiye yol açar. - Staz böbreği:
Proteinüri -
Hem sol hem sağ kalp yetmezliğine bağlı genel semptomlar
- Nokturi - Sempatik aktivitede artışa bağlı olarak;
Taşikardi, ritm bozuklukları, ekstremite uçlarında solukluk,
diastolik kan basıncı yüksekliği, nemli soğuk cilt - 3. kalp
sesi, gallop ritmi, nadiren pulsus alternans (Kalp atım hacminin
değişiklikler göstermesine bağlı olarak nabız basıncının değişmesi
nedeniyle) - Kardiyomegali ve varsa buna bağlı kapak fonksiyon
bozukluklarına ait semptom ve bulgular - Plevral sıvı; kalp
yetmezliğinde oluşan plevral sıvı daha çok sağ kostofrenik sinüste
toplanır, çünkü intraplevral basıncın en düşük olduğu nokta
burasıdır. Özetle
fizik muayenede kalbe ait bulguların başlıcaları; kalp tepe
atımının yer değiştirmesi, kardiyomegali, ventrikül aktivitesinde
artma, 3. kalp sesi (S3), S3gallop, S4gallop, sumasyon gallop,
pulsus alternans, sistolik üfürümlerin varlığı, valsalva
manevrasındaki 2. faz kan basıncı düşmesi ve 4. faz bradikardisi
ile birlikteki kan basıncı yükselmesinin görülmemesidir.
Sistemik
bulgularda ise el ve ayakların soğuk olması, periferik siyanoz,
diyastolik kan basıncı yüksekliği, akciğerde krepitan yaş raller,
sibilan ve ronflan raller, akciğer kaidelerinde matite, venöz basınç
artışına bağlı olarak juguler venöz dolgunluk, hepatojuguler reflü,
hepatomegali, periferik ödem, ascites gibi bulgulardır. |
| |