|
ANTİHİPERTANSİF İLAÇLAR
I. Diüretikler
Diüretiklerin ortak özelliği vücut sodyumunun azalmasını yani
natriürezi sağlamalarıdır. Tedavinin başlangıcında etkileri
vücuttaki toplam sodyum miktarındaki azalmaya bağlıdır. Bu azalma
vücut ağı rlığında azalma, kan hacmi ve kalp debisinde azalma ve total
periferik dirençte artış şeklinde görülür. Ancak kronik diüretik
tedavisinde
negatif
sodyum dengesi ile birlikte antihipertansif etki devam ederken kan
hacminde ve kalp debisinde başlangıçtaki değerlere dönüş olur ve
periferik dirençte azalma meydana gelir. Muhtemelen bu
antihipertansif etkinin altında başlangıçta tuz ve volüm kaybının
hemodinamik etkileri varken, daha sonra damar düz kas hücrelerinden
sodyum kaybını takiben gelişen intraselüler kalsiyum azalmasının
ortaya çıkması yatmaktadır.
DİÜRETİKLER
|
THİAZİDE’LER
A. Etki yarı süresi 24 saatten kısa olanlar:
Butizid (5-10mg/gün),
Clopamid (5-20mg/gün),
Chlorothiazide (125-500mg/gün)
Hydrochlorothiazide (12,5-50mg/gün),
Mefrusid (25-50mg/gün),
Xipamid (10-40mg/gün)
İndapamide (2,5-5mg/gün)
Metolazone (1,25-10mg/gün)
B. Etki yarı süresi 48 saat ve üzerinde olanlar:
Chlor talidon (25-50mg- günaşırı bir kez) |
Yan etkileri: Elektrolit
bozukluğu (hipopotasemi), magnesyum kaybı, kalsiyum atılımının
azalması (hiperkalsemi), kan şekeri düşmesi, ürik asit artışı,
LDL-kolesterol ve trigliserid artışı, cinsel fonksiyon
bozukluğu, özellikle ödemli hastalarda tedavinin başlangıç
fazında tromboz eğiliminde artış, gastrointestinal yakınmalar,
allerjik reaksiyonlar, çok nadiren pankreatit veya kan
tablosunda (lökositopeni, trombositopeni veya anemi) bozulma
gibi yan etki veya komplikasyonlar
olabilir.
Kontrendikasyonlar: Ağır böbrek
ve/veya karaciğer fonksiyon bozuklukları, ağır elektrolit
bozuklukları (hipopotasemi, hiponatremi, hiperkalsemi),
Digitalis intoksikasyonu, Sufonamid allerjisi,
gebelik ve emzirme
Ayrıca D.mellitus ve/veya dislipidemilerde veya gut gibi
metabolik bozukluklarda Thiazoide ve Thiazide içeren
ilaçlardan kaçınılması gerekli görülmektedir.Ancak son
yıllarda yapılan birçok araştırma hiperkolesterolemi ve
D.mellitusta bu ilaçların olumlu etkilerinin olabileceği ve
prat ikte kontrendike olmadığı yönünde bulgular ve sonuçlar
ortaya koymuştur. Yine de şart olmadıkça (şimdilik) bu grup
hastalarda Thiazide’lerden kaçınmanın tavsiye edilmesi
gerektiğini düşünüyorum. |
|
LOOP DİÜRETİKLERİ
Bumetanide (0,5-5mg/gün)
Ethacrynic acid (25-100mg/gün)
Furosemide (20-320mg/gün)
Tosemide (5-20mg/gün) |
Yan etkileri: Thiazide’ler gibidir.
Ayrıca Ethacrynic acid ile bulantı kusma, Ethacrynic acid
ve Furosemid ile irreversible işitme kaybı olabileceğini
unutmamak gerekir. (İ.v. kullanımda hızlı ve çok yüksek doz
uygulamalardan sonra işitme kaybı daha sık görülmekredir.)
* Hiperkalsemide kalsiyum atılımına yol açtıklarından
kullanılabilirler. Ağır böbrek yetmezliğindede rahatlıkla
kullanılabilirler. (Furosemide kreatinin klerensi 5mL/dk
altında olanlarda bile etkilidir) |
|
ALDESTERON ANTAGONİSTLERİ (Pota syum tutucu
diüretik)
Spiranolactone (25-100mg/gün) |
Yan etkileri: Hiperpotasemi,
hiponatremi, jinekomasti, empotans, amenore, memelerde
gerginlik, hirşutismus, mood değişiklikleri, gastrintestinal
yakınmalar, cilt değişiklikleri,
uyuşukluk veya uyuklama yan etkileri olabilir.
Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar ile antihipertansif
etkileri azalırken hiperpotasemi yapıcı etkileri artar.
Kontrendikasyonları: Böbrek yetmezliği, hiperpotasemi,
hiponatremi, g ebelik ve
emzirme
*?! ACE inhibitörleri alanlarda hiperpotasemi tehlikesi
nedeniyle potasyum tutucu ajanlar (aldesteron
antagonistleri+amilorid+triamteren)
kullanılmamalıdır. |
|
AMİLORİD VE TRİAMTEREN (Potasyum tutucu
diüretikler)
Amilorid (5-20mg/gün)
Triamteren (100-300mg/gün)
|
Yan etkileri: Hiperpotasemi,hiponatremi, allerjik
reaksiyonlar, Triamteren’e bağlı olarak megaloblastik anemi
gelişmesi ve renal kalkuli oluşumu, gastrointestinal
yakınmalar
Kontrendikasyonları: Aldesteron
antagonistleri
gibidir. |
Diü retiğe bağlı tuz kaybı renin-anjiotensin-aldesteron
sisteminde
aktivasyona neden olur.
En güçlü diüretikler loop diüretikleridir. Bunlar Furosemide,
Bumetanide ve Etacrynic acid’tir. Henle’nin çıkan koluna etkirler.
Bö brek
fonksiyonları ileri derecede bozuk olsa bile etkili olurlar. Daha
zayıf diüretikler olan Thiazide’ler, İndapamide ve Metolazone ise
distal tübülün başlangıç kısmına etkirler. Thiazide’ler ancak GFR
(glomeruler filtrasyon hızı) 40 mL/dk’nın üzerindeyken etkili
olabilmekte, altında ise etkisiz kalmaktadır.
Metozalone GFR 20 mL/dk’ya düşene kadar etkili olabilmektedir.
Potasyum tutucu diüretikler olan Amiloride, Triamteren ve aldesteron
antagonisti Spiranolactone’un etkileri zayıftır.
II. Sempatikolitik ilaçlar
Bu gruptaki ilaçların başlıcaları betablokerler, postsinaptik
alfa-1 reseptör blokerleri ve santral etkili sempatolitik (İmidazol
reseptörü stimulatörleri, Metil-dopa, Reserpin gibi)
ilaçlardır.
1- Betablokerler
Kalp debisini azalmaları (negatif inotrop, negatif kronotrop,
n egatif
bathmotrop,
negatif dromotrop etkileriyle), renin salınımını baskılamaları,
merkezi sinir sistemindeki etkileri, prejunctional beta
reseptörlere etkiyerek noradrenalin salınımını azaltmaları,
vaskuler kompliyansı iyileştirmeleri, vasomotor tonusu azaltmaları,
plazma hacmini azaltmaları, baroreseptör hasasiyetini etkilemeleri,
egzersiz ve stres esnasındaki katekolamin cevabını azaltmaları ve
periferik vasküler rezistansta azalmaya yol açmaları ile kan
basıncının düşürülmesinde etkilidirler. Hipertansiyonun yanı sıra, iskemik
kalp hastalığı, infarktüsün akut fazında ve sonrasında,
supraventriküler ve vent-riküler aritmilerde, aort disseksiyonunda,
hipertrofik kardiyomiyopati-lerde, mitral valve prolapsusunda,
Digitalis intoksikasyonunda, uzun QT sendromunda, mitral darlığında,
Fallot tetralojisinde, nörosirkulatu-ar astenide, fetal taşikardi ve
konjestif kalp yetmezliğinde kullanım endikasyonu
vardır.
Betablokerler kardiyoselektif ve nonselektif olarak veya intrisik
sempatomimetik aktivitesi (ISA) olanlar ve olmayan lar diye
sınıflanmaktadırlar. Ayrıca, ek olarak alfa-1 reseptörleri de bloke
edebilen bazı betablokerle vasodilatatör etkileri nedeniyle kalp
debisinde azalmaya neden olmayabilmektedirler.
|
Etken madde |
Ortalama oral dozu |
|
1-ISA’sız nonselektif
betablokerler |
|
Nadolol Metipranolol Propranolol Sotalol |
1 x 60-240 mg/gün 2-3 x 20 mg/gün 2-3 x
40-80 mg/gün 1-2 x 80-160 mg/gün |
|
2-Nonselektif ISA’sız vasodilatör
betablokerler |
|
Carvedilol Bucindolol Labetolol |
1 x 12,5-50 mg/gün |
|
3-Nonselektif ISA’lı
betablokerler |
|
Carteolol Mepindolol Oxprenolol Penbutolol Pindolol |
1 x 5-20 mg/gün 2 x 2,5-5 mg/gün 2-3 x
40-80 mg/gün 1 x 20-80 mg/gün 1-3 x 5
mg/gün |
|
4-ISA’sız kardiyoselektif (Beta-1 selektif)
betablokerler |
|
Atenolol Betaxolol Bisoprolol Metoprolol |
1 x 50-100 mg/gün 1 x 10-20 mg/gün 1 x
2,5-10 mg/gün 2 x 25-100 mg/gün |
|
5-ISA’lı kardiyoselektif (Beta-1 selektif)
betablokerler |
|
Acebutolol Celiprolol |
1 x 400-800 mg/gün 1-2 x 200
mg/gün |
Betablokerler; bronkospastik
hastalıklar, depresyon, D.mellitus, dislipidemiler, bradikardi ve
kardiyak ileti bozuklukları, kalp yetmezliği, periferik arter
hastalığı gibi durumlarda olumsuz etkilere yol açabileceğinden,
(uzman hekimler tarafından belirlenen özel durumlar ve endikasyonlar
dışında) kullanılmamalıdır.
D.mellitusta, son çalışmalara göre
(UKPDS) sıkı kan şekeri kontrolü sağlanabiliyorsa, prognoz yönünden
en iyi antihipertansif ajanların başında betablokerler
de
sayılmaya başlanmıştır. Ancak diabetik hastalarda bu ajanların
kullanımına “primum nihil no cere” ilkesini unutmadan, hastaların durumları
iyice değerlendirilerek, uzman ve tecrübeli meslektaşlarımız
tarafından karar verilmesi uygun olur kanısındayım. Yeni gelişmeler
ve bilgiler diabetlilerde beta bloker kullanımı hakkındaki tabu ve
tavsiyeleri tekrar sarsabilir.
2- Alfa reseptör blokerleri
Selektif ve nonselektif olarak ikiye ayrılırlar. Nonselektif alfa
adrenerjik blokerler, alfa-1 postsinaptik blokajın yanısıra alfa-2
presinaptik blokaj da yaparlar. Bu nedenle bu ajanlar özellikle
feokromositomada etkili olup endikedirler (Phentolamine ve
Phenoxybenzamine). Selektif alfa-1 adrenerjik blokerler ise sadece
postsinaptik alfa-1 reseptörlerine etkirler. Alfa-2 reseptörlerine
etkili olmadıklarından refleks taşikardiye neden olmazlar. Hem
arteryel hem de venöz dilatasyon yaptıkları için postural hipotansif
ataklara neden olabilirler. Öte yandan yağlarına (kolesterol, HDL,
LDL, trigliserid d üzeylerine) olan olumlu etkilerinin yanında, prostatizmi olan
erkek hastalarda bu yakınmaların azalmasında ve insulin direnci olan
olgularda, insulin direnci üzerine olumlu etkilerinin olduğu
bildirilmektedir.Ciddi bir kontrendikasyonları olmamakla beraber,
ortostatik hipotansiyon ve ilk doz senkopuna yol açabilecekleri için
özellikle yaşlılarda dikkatli kullanılmaları tavsiye
edilmektedir. Bu hipotansif yan etkiler daha çok nonselektif alfa
blokerler ve Prazosin’le görülürken, Doxazosin gibi yeni kuşak
selektif alfa-1 postsnaptik reseptör blokerleriyle çok daha nadir
görüldüğü bildirilmiştir. Selektif alfa-1 blokerler için, WHO/ISH
1999 raporunda, ilgili komite bu ilaçların emin ve güvenli ilaçlar olup,
halen herhangi bir bildirilmiş kardiyovasküler risklerinin
olmadığını, aynı zamanda dislipidemi ve glukoz intoleransı olanlarda
avantajlı olabileceğini bildirmiştir.
|
Alfa-1 postsnaptik reseptör
blokerleri |
|
Etken madde |
Ortalama günlük doz |
|
Doxazosin Prazosin Terazosin Bunazosin İndoramin Urapidil |
1- 16 mg/gün 2 x 0.5-5 mg/gün 1-10
mg/gün 3-6 mg/gün 2 x 25-50 mg/gün 2 x 30-90
mg/gün |
Bu grup ilaçların eskiden gebeler, emzirme dönemindekiler ve
çocuklarda kullanılmaması önerilirdi. Ancak Prazosin’in gebelikte
yü kselen arteryel kan basıncının kronik tedavisinde alternatif
ve emin bir antihipertansif ajan olarak kullanılabileceği
bildirilmektedir (WHO/ISH-1999).
3- Santral etkili sempatikolitikler:
A) İmidazol reseptörlerini stimule edenler
Clonidin: Santral sinir sistemindeki kan basıncını düşürücü imidazolin
reseptörlerini stimüle ederek kan basıncını düşürür. Renin
aktivitesi baskılanır ve noradrenalin sekresyonu azalır. İmmun bir
yan etkisi bildirilmemiştir. Yan etki olarak; sedasyon, ağız
kuruluğu, ortostatik reaksiyonlar, kabızlık, bradikardi, uyku
bozukluğu, kabuslar, erektil cinsel fonksiyon bozukluğu, depresyon
görülebilir. Aniden ilaç kesilirse hipertansif rebound olabilir.
Başlıca kontrendikasyonları; hasta sinüs sendromu (SSS), bradikardi,
depresyondur. Ortalama dozu: 0,075-0,3 mg/gün
dür.
Guanabenz: Etki mekanizması, yan etkileri ve kontrendikas-yonları
Clonidin gibidir. Ortalama dozu: 2 x 4-16 mg/gün
dür.
Guanfacin: Etki, yan etki ve kontrendikasyonları
Clonidin gibidir. Ortalama dozu: 1-2 mg/gündür.
Moxonidin: Etkisi Clonidin gibidir. Yan etki olarak; yorgunluk, ağız
kuruluğu, baş ağrısı, baş dönmesi gibi yakınmalara neden olabilir.
Başlıca kontrendikasyonları; hasta sinus sendromu (SSS), 1.
dereceden
büyük AV blok, bradikardi, karaciğer veya böbrek yetmezliği ve
gebeliktir. Ortalama dozu: 0,2-0,4 mg/gündür.
Rilmenidine: Ağır böbrek yetmezliği
ve depresyonlu hastalarda kontrendikedir.
Yapısal olarak Clonidine benzeyen bu ilacın, oldukça daha güvenilir olduğu
iddia edilmektedir. Yine de ilaç kesilirken dikkatli olunmalı,
rebound etkisinden kaçınmak için kademeli doz azaltılması yapılmalıdır.
Üretici firma tarafından yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmediği
ve ortostatik hipotansiyon yapmadığı vurgulanmaktadır.Yeni
infarktüs geçirenlerde ve karaciğer fonksiyon bozukluğu olanlarda
kullanımında çok dikatli olunmalıdır. Gebelerde ve emzirenlerde kullanımından
kaçınılmalıdır. Araç kullananlarda sedasyon yan etkisine karşı
dikkatli olunmalıdır. Günlük dozu: 1 x 1-2 mg’dır.
B) a Methyldopa
a methyldopa metabolizması
sonucu ortaya çıkan a -methylnoradrenalin
yalancı nörotransmitter etkisiyle merkezi sinir sistemindeki a -2 reseptörleri uyararak
ve baroreseptör refleks sensitivitesini artırarak sempatik
aktiviteyi azaltır. Yan etki olarak; allerjiler, Coombs pozitif
hemolitik anemi, LE sendromu, sedasyon, su ve tuz retansiyonu,
ortostatik reaksiyon, hepatotoksisite, erektil seksuel disfonksiyon,
jinekomasti, psikiatrik sorunlar gibi yan etkiler görülebilir.
Kontrendikasyonları; Depresyon, karaciğer bozuklukları, böbrek
yetmezliğidir. Ortama dozu: 1-3 x 125 mg/gün olup, kullanım
sırasında hemogram kontrolü ve Coombs testi ile takip
önerilmektedir. Dikkat: a methyldopa alanlarda
idrar katekolamin düzeyi tayinlerinde elde
edilen değerler normalden yüksek bulunur!
C) Reserpin
Periferik ve santral etkili sempatolitik etkili bir ajandır. Son
yı llarda yan etkileri nedeniyle yazılımında azalma meydana
gelmiş olan bir ajandır. Başlıca yan etkileri depresyon,
kabus
görme, sedasyon gibi yan etkilerdir.
III. Arteryel vazodilatörler
Damar düz kasına doğrudan etkiyerek kan basıncını
düşürü rler.
Hydralazin: Refleks taşikardi,flushing, baş ağrısı ve anginal ataklara
neden olabilmesi nedeniyle beta blokerlerle kombine
kullanılması tavsiye edilen Hydralazin’in ayrıca Lupus-like sendroma
yol açmaması için dozunun 200 mg/gün’ü aşmaması (400 mg/gün dozunda
%20’ye varan oranlarda Lupus-like sendromu bildirilmiştir)
önerilmektedir.
Minoxidil: Refleks taşikardi ve su-tuz retansiyonuna neden olan bu
ajanın betabloker ve diüretik kombinasyonu içinde kullanılması
önerilmektedir. Vasküler düz kas hücrelerinde potasyum kanallarını
açarak etkimektedir.Özellikle ağır hipertansiyonlu ve renal
fonksiyonları
bozulmuş hastalarda etkilidir. Minoxidil kullanan renal ve kardiyak
yetmezliği olmayan hastalarda yaklaşık %3 oranında perikardiyal
effüzyon gelişimi bildirilmiştir. Hipertrikoz, EKG’de T
değişiklikleri gibi bulgular gelişebilmektedir. Kontrendikasyonları:
Koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve relatif kontrendikasyonu
hipertrikoz nedeniyle kadın hastalardır.
IV. Kalsiyum antagonistleri
Üç farklı gruptan oluşan kalsiyum antagonistlerinin hepsinin
periferik damar direncini azaltıcı etkisi ve anti-aterojenik etki
potans iyellerinin olduğu bilinmektedir. Her yaş ve ırktan insanda
etkilidirler. Bu gruplardan Dihydropyridin’lerde kalbin
otomatisitesi, ileti ve kontrak-tilitesi üzerine belirgin bir etki
görülmez. Bu nedenle betablokerlerle birlikte rahatlıkla ve
güvenilir bir şekilde kullanılabilirler. Ancak
Verapamil ve Diltiazem betablokerlerle kombine edilirlerse negatif
dromotrop ve kronotrop etkilerde sumasyon etkisi olacağından
tehlikeli olabilirler (AV blok, bradikardi ve arrest tehlikesi!).
Buna karşın Verapamil ve Diltiazem (antiaritmik kalsiyum
antagonistleri) ile de flushing, ayak bileği ödemi ve refleks
taşikardi gibi yan etkiler pek görülmez. Ayrıca Digoxin
alan hastalarda Digoxin’in klerensinde azalmaya neden
olabildiklerinden dikkatli olunmalı ve doz azaltılmalıdır. (Bkz:
Digoxin ilaç etkileşimleri)
Dihydropyridinler
|
Etken madde |
Ortalama doz |
Yan etkiler |
Kontrendikasyonlar |
|
Nifedipin Nifedipin (slow
releasing) Nicardipin Nitrendipin Nisoldipin Isradipin Nilvadipin Felodipin Amlodipin Lacipidin |
2-3 x 10-20 mg 1 x 30-90 mg 3 x 20 mg 2 x 10
mg 2 x 5 - 10 mg 2 x 2,5 mg 1 x 8 - 16 mg 1 x 5 -
10 mg 1 x 2,5 - 10 mg 1 x 2 - 8 mg |
Yüzde kızarma (flushing), başağrısı, başdönmesi, yorgunluk,
halsizlik, ayak bileği ödemi, paresteziler, allerjik
reaksiyonlar, nadi-ren kan tablosunda boz-uk luklar ,
hipotansiyon |
Koroner arter hastası olanlarda tek başına kısa etkili
Dihydropiridin’lerin kullanımından miyokart infarktüsü riskini
arttır abilecekleri bildirildiği için kaçınılması tavsiye
edil-mektedir. |
|
Anti aritmik etkili kalsiyum
antagonistleri |
|
Etken madde |
Ortalama doz |
Yan etkiler |
Kontrendikasyonlar |
|
Verapamil Diltiazem Gallopamil |
3 x 40-120 mg 3 x 30-90 mg 3 x 25-50 mg |
Bradikardi,kardiyak ileti bozukluğu, negatif inot-ropi,
hipotansiyon, kabız-lık, bulantı, baş dönmesi, baş ağrısı,
allerjik cilt reaksiyonu, transaminaz-larda yükselme, çok
nadiren flushing ve ayak bileği ödemi, |
NYHA Fonksiyonel klas III/IV sistolik kalp
yetmez liği, hasta sinus sendro-mu (SSS), 1. dereceden fazla
AV blok, ciddi hipotansiyon |
V. ACE inhibitörleri
Ekonomik, güvenilir ve etkili ilaçlar olup, özellikle kalp
yetmez liği
olan ve diabetik hasta gruplarında öncelikle düşünülmesi gereken
ajanlardır.
Etki mekanizmaları: Anjiotensin-1’i (AG-1)
çok kuvvetli bir vazopressor etken olan anjiotensin-2 (AG-2)’ye
çeviren angiotensin converting enzimini (ACE) inhibe ederek ;
AG-2’nin yapımını azalttığı için periferik damar direncini
azaltır.
AG-2’nin azalması, AG-2’nin sebep olduğu sempatik aktivasyonun
azalmasına ve sonuçta katekolamin salınımında azalmaya neden olur.
Aldesteron ve ADH salınımında azalma meydana gelir ve bunun sonucu
olarak su ve tuz tutulumunda azalma ortaya çıkar.
Vazodilatör etkili bradikinin’in yıkımını azaltır. (® sinerjistik etki)
Kardiyoprotektif etkide doku-RAS sistemine etkileri de önemli bir
role sahiptir.
ACE inhibitörlerinin en büyük avantajı metabolik yan etkilerinin
olmamasıdır. Özellikle başta insulin direnci, şeker metabolizması,
kan ürik asit düzeyi ve kan lipidleri üzerine olmak üzere bir çok
olumlu metabolik etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Diabetik
hastalarda nefroprotektif olarak yararlı olduğu ve antihipertansif
olmanın ötesinde kardiyovasküler mortaliteyi azaltıcı değerinin
olabileceği, ayrıca proteinürisi olan hastalarda proteinüriyi
azalttığı bildirilmektedir.
İlaç etkileşimleri: Aspirin’le kombine
kullanıldığında antihiper-tansif etkinliği azalır. Lityum tedavisi
alanlarda kan lityum düzeyini arttırabileceğinden dikkatli
olunmalıdır. Allopürinol alanlarda lökopeni riski artar. Sulfonilüre
veya insülin alan Tip 2 diabetiklerde (özellikle ACE inhibitörü
tedavisinin ilk 3 ayında) hipoglisemi gelişebildiği
bildirilmektedir. Sodyum tutucu diüretiklerle ve sodyum içeren diyet
tuzlarıyla, hiperkalemi tehlikesi olabilir.
Yan etkiler: Hipotansiyon, %5-10 öksürük, başağrısı, vertigo,
gastrointestinal yakınmalar, hiperkalemi, nadiren tad duyusunda
bozulma, döküntüler, lökopeni, agranülositoz, anjiyonörotik
ödem, koles-taz, vaskülit, allerjik akciğer rahatsızlıkları,
miyaljiler, görülebilir.
Diüretik kullanımı veya renal arter stenozu gibi bir
nedenle
RAAS (renin-anjiyotensin-aldesteron sistemi) aktivitesi fazla olan
hastalarda
aniden aşırı kan basıncı düşüşü olabileceğinden başlangıçta düşük
dozların kullanılması tavsiye edilmektedir. Böbrek yetmezliği olan
olgularda düşük dozların kullanımı uygundur. Üre, hemogram ve idrar
takibi yapılmasında yarar vardır.
Aşağıdaki tabloda ortalama günlük tavsiye edilen dozlar
göst erilmekte olup, gereğinde bu dozlar 2 ile 4 katına kadar
artırılabilir. Ancak
aşırı yüksek dozda monoterapide ilaç yan etkilerinde artış
görülmektedir. Bu nedenle, tek ilaçlarda en son dozlara çıkılmadan
önce düşük dozlu kombinasyonlara gidilmesi, tedavide başarıyı
kolaylaştırır. İlaca bağlı yan etkilerin azaltılmasını ve sonuçta
hekim-hasta uyumunun
mükemmelleşmesini sağlar. Ben de bu nedenle bu tabloda
ilaçların
maksimum dozlarını değil, tavsiye edilen ortalama dozlarını
yazmayı
daha yararlı buldum.
|
Etken madde |
Etki süresi (oral) |
Ortalama doz |
|
Captopril |
12 saate kadar |
2 x 12,5 - 50 mg |
|
Perindopril |
24 saate kadar |
1 x 2 - 8 mg |
|
Fosinopril |
24 saate kadar |
1 x 10-40 mg |
|
Cilazapril |
18 saate kadar |
1 x 1- 10 mg |
|
Enapril |
18 saate kadar |
1 x 2,5 - 20 mg |
|
Benazepril |
24 saate kadar |
1 x 5 - 20 mg |
|
Lizinopril |
24 saate kadar |
1 x 5 - 20 mg |
|
Quinapril |
24 saate kadar |
1 x 5 - 20 mg |
|
Trandolapril |
24 saate kadar |
1 x 1-2 mg |
|
Ramipril |
48 saate kadar |
1 x 2,5- 5 mg |
|
Delapril |
12 saate kadar |
1-2 x 7,5-60 mg |
Kontrendikasyonları: Gebelik, emzirme
dönemi, bilateral renal arter stenozu, tek böbreklilerde renal arter
stenozu, transplant böbrek, hiperkalemi, immunosupresif tedavi,
anjiyonörotik ödem, karaciğer yetmezliği, ağır
böbrek yetmezliği, ağır mitral ve aort darlığı, hipertrofik obstriktif
kardiyomiyopati, de-/hiposensitizizasyon tedavisidir.
VI. Anjiyotensin II reseptör antagonistleri
(A-II-A)
Losartan ve Valsartan : Etki mekanizmaları
Anjiyotensin-II Tip 1 reseptör blokajıdır. Etkileri ilaç
başlandıktan 1 hafta-10 gün kadar sonra başlar. Maksimum
antihipertansif etkinin görülmesi için 4 hafta gerekebilir. Yan etki
olarak baş ağrısı, yorgunluk, gastrointestinal yakınmalar, cilt
reaksiyonları, nadiren transaminazlarda (SGPT) artma, kreatinin
artışı, epistaksis, çok nadiren anjiyoödem, nötropeni, kan
tablosunda değişikliklerdir. Özellikle potasyum tutucu diüretiklerle
veya potasyum içeren diyet tuzlarıyla birlikte hiperkalemi riskinin
ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.
Kontrendikasyonları: Gebelik, emzirme, bilateral renal arter
stenozu, primer hiperaldesteronizm, ileri derecedeki aort ve mitral
kapak darlıkları, hiperpotasemi, karaciğer yetmezliği ve
diğerleri
Etkili ilaç kombinasyonları: Diüretik+betabloker, ACE
inhibi-törü + diüretik, A-II-A + diüretik, kalsiyum antagonisti +
betabloker, kalsiyum antagonisti + ACE inhibitörü, a bloker + b
bloker |