" 1980 öncesi ...Kontrgerilla; sağ eliyle solcuları, sol eliyle
de sağcıları öldürüyor, kanlı kutuplaşma zirveye çıkıyordu...."
(
TAMER KORKMAZ:
Zaman : 14.09.2004 )
Artık YETER ! İSLAMÜSTÜNDÜR olarak artık uyanalım , oyuna gelmeyelim
diyoruz !
Sağ-Sol, Alevi-Sünnî, Laik-Şeriatçı
... ayırımına SON !
HAİNLERİN ve
EVRENSEL ZALİM ORTAKLARININ
oyunlarına gelmeyelim artık ! " Kur'an'ın Şeriatı ve Sahih
Nebevi Sünnet bizlere yeter diyoruz " ve herkesi
BARIŞ 'a davet ediyoruz
!Hem dünya hem ahiret mutluluğumuz için...! |
SEBATAY SEVİ KİMDİR ?
Bu gizli mezhep, İzmir'de Türkler
arasında Kara-Menteş lakabıyla anılan İspanyalı muhacir yahudi Modehay
Sebi (Geyik) oğlu Sabetay Sevi (1632-1675) tarafından kuruldu. Hahamlık
tahsil ederken "Zahor" yorumuyla"Kabbala" adı altında toplanan teosofik
fikirlere merak sardıran bu genç Yahudi, o asırda zuhuru beklenen Mesihin
kendisi olduğu iddiasıyla ortaya çıkmış ve İzmir'de 1648 senesinde
mesihliğini ilan etmişse de, bu iddiasında fazla ısrar etmemiş, fakat
Mısır, Kudüs ve Atina'ya bir yaptığı bir geziden sonra "1666"da (bu tarih
Hıristiyanlar arasındada Mesihin zuhur tarihi diye kabul edilir)
mesihliğini tekrar ilan etmişti. İzmir yahudilerinden etrafında
pekçok taraftar toplanmış ve şöhreti bir taraftan ta Budin'e, diğer
taraftan Lehistan, Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya ve Kuzey
Afrika'ya kadar yayılmıştı. Hatta İran'a kadar varan bu şöhret ve nüfuz,
Acem Yahudileri arasında bile bir hareket uyandırmış ve onlar: "Bizim
mesihimiz geldi, artık toprak bellemeyiz" diye ayaklanmışlar.Musevi inanış
ve ibadetinde farklar yapmaya kalkışan bu hahamın hareketini İstanbul
Hahambaşılığı hoşgörmeyerek, kendisini aforoz etmeye ve hatta -bir
rivayete göre- öldürtmeye kalkışmış ve diğer taraftan Yahudilerin her
günkü dualarında padişahın adı geçen fıkrayı, "Padişahlar padişahı" ve
hatta "Davud'un oğlu Süleyman" şeklinde değiştirmesi Osmanlı hükümetinin
de dikkatini çekmiş ve genç haham ancak bundan sonra takibe
alınmıştı.Hakkında ileri sürülen ithamları reddetmiş ve "İslamiyeti kabul
etmek veyahut idam olunmak" arasında tercih yapmak zorunda bırakılınca
Müslüman olmuş ve Mehmed Efendi adını almıştı. Ona inananlar kendisine alenen mesih gibi
tapmaya cesaret edemeyerek, Müslüman kisvesine bürünmeyi uygun
görüyorlardı. Esasen Sabetay'ın "18 emrinden" 16.'sında, "göz boyamak için
müslüman gibi görünmek lüzumu" tavsiye edilmişti. Bir müddet sonra
Hahambaşılığın da bastırmasıyla Sabetay'ın propagandadan menedilerek,
İstanbul'a çağrıldığı ve Kuruçeşme'de ikamete zorlandığı biliniyor.Buradan
sonra Kağıthane'de bir yere gizlenen Sabetay, yine Yahudilerin şikayeti
üzerine, Arnavutlak'ta Berat şehrine sürülmüş ve beş sene yaşadığı bu
şehirde veyahut -bir rivayete göre- hava değişimi için gittiği Ülkün'de
(?) 30 Eylül 1675'te öldü. Sabetay'ın bu kadar maceradan sonra iddiasından
vazgeçerek Müslüman olması arkasından gidenler arasında şiddetli gazap ve
hiddet uyandırmış ve ancak sınırlı sayıda müridleri asıl mesihin göğe
çıkıp, Müslüman kıyafetinde dolaşan zatın onun "hayali" olduğuna inanarak,
kendisine sadık kalmışlardır...
" ...
Bir insanın Sebataist olup olmamasının ne gibi bir sakıncası olabilir?
Sizce İsmail Cem, bu ülke için nasıl bir tehlike oluşturuyordu?
- Bakın
hanımefendi, bu işe başlarken 1967«yi milat
aldım. 1967«den önceki Sabetaizmi ben bağrıma basıyorum. Ama 1967«den
sonra şunu görüyorum: Sebatistlerin bir kısmı artık Türkiye«ye sadık
değiller. Bir de endogami nedeniyle, iç evlilik yani, çok aptallaştılar.
Bana bugün Aydın Menderes ve diğerleri ‘Nasıl olur da İsmail Cem«in zekasının bu kadar düşük olduğunu
bildin?’ diyorlar. Ben sezgilerimde hiç yanılmadım... Ama bugün ortada
olan şarkıcılara, sanatçı geçinenlere bakın. Bunların bir kısmına yüz bin
yıl kadınsız kalsam elimi sürmem! İşte onların hepsi bu kabileden! Hem
güzelliğimiz, hem sanatımız, hem müziğimiz hem de ahlakımız bozuldu!
Ve
bütün suç İbrani kökenlilerde öyle mi!
- Hep bunlar ortadaysa, belli
yerlere başkası gelemiyorsa bunlar yüzünden diyebiliriz tabii...
İyi de
siz İpekçi ailesiyle filan da sınırlı kalmıyorsunuz. ‘Sanatımız, müziğimiz
bozuldu’ derken, Gülben Ergen’i Sertab Erener’i kastediyorsunuz. Size göre neredeyse
herkes Sabetaist! Bu biraz komik değil mi?
- Değil efendim.
Tabii ki onları kastediyorum. Ayrıca bu ülkede kekeme biri - BEYAZ - talk şovcu olabiliyorsa, o da İbrani
kökenlidir diyorum. Ama esas olarak ben kişilerle değil, yasalarla
uğraşıyorum. Türkiye«de İbrani asıllı olmayan biri Dışişleri Bakanı olmaz.
Tek tük istisnalar vardır ama bu sonucu değiştirmez. Sözünü ettiğim klanın
dışında kalanlar, Türkiye’de bir yere gelemez. Mesela, TRT Genel Müdürü
olamaz, MİT Başkanı olamaz... Bir insan kabiliyetsizse ama çok para
kazanıyorsa Türkiye’de, o büyük bir ihtimalle İbrani asıllıdır diyorum ve
araştırmaya başlıyorum. Tabii Sedat Ergin gibi
İbrani asıllı olduğu halde geldiği yeri hak edenleri araştırmıyorum.Mesela
Musa Anter. Ki benim dostumdur, Adana’da parasız yatılı okumuştur. O
zamanki deyimle, tam bir kıro. Ama bu kıro, zengin bir Kürt aliminin
kendisinden 10 yaş küçük kolejde okuyan kızıyla evlenmiştir. Sizce nasıl
oluyor? Ben böyle bir vakayı incelerim...Pes yani. Bu şimdi komplo teorisi
değil de ne! Mustafa Erdoğan da size göre Kürt Yahudisi. Ve İbrani kökenli
olan Gülben Ergen’le sevgili olması tesadüf değil...
- Değil
tabii.
Sabetaizmin üç kolu var: Yakubiler, Karakaşlar ve Kapaniler.
Osman Kibar, Melih Kibar, Nazlı Ilıcak
Kapanidir. Nereden çıkartıyorum? Nazlı Ilıcak«ın dayısı Turhan
Kapancı’dır. Yakubiler, aşağı yukarı asimiledir. Ama bir Karakaşi hiçbir
zaman bir Türk’le, Müslüman’la evlenmez, dahası yatağa giremez. Bunları
ben icat etmedim ki. Rıfat Bali’nin kitaplarına bakın. Ben ne yapıyorum?
Bu işi bilim haline getiriyorum. Beğendiğim yüce tuttuğum üç kadın var.
Biri Halide Edip. Ama ben onun İbrani asıllı
olduğunu biliyordum. İkinci kadın, Behice
Hanım«dır. Onu da çok severim ama o da İbrani asıllıdır. Üçüncüsü de Sabiha«dır. Ama ben Sabiha«nın kızı Yıldız’ın
zekasının çok düşük olduğunu da yazdım. Mecburum bunu yazmaya. Bir de
tabii Fethi Okyar meselesi var. ‘Efendi’ demişler ona. "
Atatürk’ün durumu
nedir? Sizce, o da mı İbrani kökenliydi?
- ‘Yalçın Küçük ve Soner lafı
buraya getiriyor’ diyenler gayri samimi. Bütün bu anlattıklarımdan Mustafa
Kemal’e bir sonuç çıkmaz. Eşi Latife Hanım’ın
Sabeaist olması da bu durumu değiştirmez. 19. yüzyılda Sabetaistler
arasında evlilik yasağı vardı. Cemaat, bu yasağı ancak şöyle bozardı:
Osmanlı’da gerçekten yükselebilecek İbrani kökenli olmayanlarla kızlarını
evlendirirdi ama doğacak çocukları İbrani olarak yetiştirirlerdi. Ne var
ki Mustafa Kemal’le Latife’nin çocuğu yok. Zaten Mustafa Kemal’in İbrani
kökenli olduğuna dair bir belge de yok. Bulamazsınız da. O fakir aile
çocuğuydu, fakirlerin istatistikleri tutulmaz. O böyledir demiyorum. Ama
Mevhibe Hanım böyledir...
İsmet İnönü, Sabetaist değildi ama eşi
öyleydi. Dolayısıyla doğan çocuklar İbrani kökenlidir ve öyle
yetiştirilmiştir. Ortada belge olmamasına rağmen dönmelik ve Yahudilik
üzerine ne kadar kitap okursanız okuyun, ‘Mustafa Kemal de bizdendir’
iması vardır. Şişli Terakki’nin yayınlarına bakın ya da İnternet’e girin
dünya literatüründeki Sabetaistelerle ilgili maddelere bakın, hepsinde
Mustafa Kemal’in kuvvetle böyle olduğunu ima edilir. Oysa gerçekte onun
İbrani kökenli olduğuna dair bir arşiv bulunamamıştır. Zaten o geldiği
yerlere hakkıyla gelmiştir...( Ayşe ARMAN ,YALÇIN KÜÇÜK'LE RÖPORTAJ: HÜRRİYET
:07.06.2004 )
İpekçi ailesini anlatan Selanik'ten İstanbul'a
İpekçiler ve İsmail Cem adlı kitap'tan :
"
...Büyükada'nin en güzel yeri olan Nizam'da otururlardi : Yalman'lar, Dervis'ler, Mina Urgan'in babasi Tahsin Nahit
ve Rusen Esref Ünaydin ile beraber (
S.7)Müzisyenler Lebibe Ihsan Sezen ve Neyyire
Hanimlar'dan bahsediliyor.( S.11) , Istiklal Mahkemesi yargiclarindan
Kilic Ali, Altemur Kilic'in babasi...( S.14 )
Selanik'teki cemaatten Bektasilige ve Mevlevilige meyleden ailelerin
sayisi hiç te az degildi.( S.77) , Ünlü ceza hukukçusu Od. Prof. Sulhi
Dönmezer ( S.113),.. "
ILGAZ ZORLU İLE RÖPORTAJ
"
...Sabetaycılar, Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin
kayıtlarına göre Müslümanlar. Ben, Müslüman olmadıklarını iddia ediyorum.
Sabetaycılık, 17. yüzyılda ortaya çıkmış, Sabetay Sevi'nin kurduğu bir
Yahudi tarikatıdır. Sabetaycılar, 17. yüzyıldan 1920'lere dek Yahudiliğe
bağlı kaldılar. 1924'te Karakaş Rüştü vakası yasandı. Karakaş Rüştü,
Ankara'da Millet Meclisine başvurdu ve Sabetaycılığı resmen mahkemelere
sundu. Türkiye’de Sabetaycılık diye bir şey olduğunu söyledi ve bunun
araştırılmasını talep etti. Konu, o zamanın Vatan, Vakit, Son Saat gibi
gazetelerinde tartışıldı. Fakat hiçbir sonuca varılamadı. Ayni tartışma
1937 yılında yeniden gündeme geldi. Ahmet Emin
Yalman ve Yunus Nadi arasında bir tartışma geçti..
- Yunus Nadi
de mi Sabetayistti sizce?
- Hayır ama sanıyorum esi Berrin Nadi
Sabetaycı idi. Sabetaycılar üç-dört örgütte etkinlik gösterdi: Mason
locaları, İttihat ve Terakki, Melami ve Bektaşi tarikatı ve ordu.
-
Ordu mu?
- Evet.
- Bugun de orduda...
- Tabii. Bugun de orduda
Sabetaycilar var ve Sabetayci generaller var. Simdi ben burada isim
vermeyecegim...
- Neden?
- Cunku dava acilmasini istemiyorum. Onalti
tane hakaret davasi actilar. Cunku Sabetaycilik bir hakaret gibi
algilaniyor. Halbuki bugun bir ordu komutani ve bir kuvvet komutani
Sabetayci kokenlidir. Ve bundan baska pek cok Sabetayci kokenli kurmay
subay var... CHP, kendisini Ittihat ve Terakki'nin devami olarak gorup,
devrimci bir kimlik edindigini soyluyor. Ben de bu devrimci kimligi
Sabetaycilarin ortaya cikardigini ve Turk siyasetini sekillendiren onemli
bir faktor oldugunu soyluyorum. Solcular biraz kizacak ama, isin gercegi,
Turkiye'deki sol hareketi kuranlar Sabetaycilardir. Mustafa Suphi ve Sefik
Husnu Sabetaycidir. Yalcin Kucuk'un Tekelistan adli kitabına da
bakmanizi öneririm.
- Turkiye'de solculugun temellerini Sabetaycilar
atti diyorsunuz?
- Elbette. Yiıdız Sertel'in annesi Sabiha Sertel Sabetayciydi, zaten kızı anılarında
bunu anlatıyor. Dervis ailesinden gelen onemli insanlar var ve bunlar
Yıldız Sertel'le akrabalar. Ben size su anlattiklarimi mahkemelere delil
olarak sundum, o acıdan bir problem yok.
- Bu soylediginiz, Ataturk'un
Sabetayci olmadigi anlamina mi geliyor?
- O konuya hic girmeyecegim
cunku bu konuda elimde kesin veriler yok, arastiriyorum. . Yalniz, Ahmet
Emin Yalman'in Mustafa Kemal'le 1927'de yaptigi roportajda, Yalman sunu
soyluyordu "Sizin hayatinizi etkileyen iki öğretmen var. Biri benim babam,
oteki de Semsi Efendi'ydi." Semsi Efendi, benim buyukbabamin
buyukbabasidir. Ataturk'un ilk ogretmeni Semsi efendi bir hahamdir ve
benim ailem de 17 kusak boyunca bir haham ailesi olarak gelmektedir. Bu
arada, Ahmet Emin Yalman da Sabetaycidir. Ataturk'un Sabetayci olup
olmamasi onemli degil ama su bir gercek ki Ataturk, Sabetayci kulturun
icinde yer almis bir insandi.
- Eger size Rahsan Ecevit'in Sabetayci
oldugunu soylememi istiyorsaniz, tamam Rahsan
Ecevit Sabetayci kokenlidir; ben size bunu soyleyeyim, siz de yazin
fakat..
- Hayir, benim boyle bir beklentim yok..
- Size biri "Sirf
adamin biri bunu soyledi diye nasil yazarsin?" diye sorabilecegi icin ben
size 1924 mubadelesini anlatmak zorundayim. 1924 mubadelesinde Rahsan
Ecevit'in ailesi ve benzeri aileler Selanik'te ve civarinda bulunan mal
varliklarina karsilik Istanbul - Ankara - Izmir'de mulk alamadiklarindan,
Cumhuriyet devrinde bir komisyon kurulmus [Muhtelif Mubadele Isleri
Komisyonu] ve bu komisyon tarafindan kendilerine Sebinkarahisar'dan toprak
verilmistir. Simdi bu hanimefendi "Ben Sebinkarahisarliyim" diyor. Ve
kendileri gidip Sebinkarahisar'da oturmamistir. Ciller'e gelelim:
Gecenlerde DYP'den beni aradilar, soruyorlar "Tansu
Ciller Sabetayci mi?" Tansu Ciller'in babasi, Mustafa Necati
Ciller'di galiba adı, 1924 mubadelesi sirasinda ya Son Saat ya da
Vakit gazetesinde muhabirdi ve Karakas Rustu'yu birebir izleyen
biriydi. Cemaat tarafindan gorevlendirilmisti. Demek istedigimi, bir
kisini Sabetayci olmasi, ille de bir dinî inanci surdurmesi demek degil, o
kulturun icinden gelmesi demek. Mesela, bir Sabetayci hicbir zaman Islam'a
inanamaz, bu mumkun degil.
- Bu durumda Kemal Dervis..
- Kemal
Dervis'in Sabetayci oldugunu, simdi size bir makale vereyim ve hemen..
Kemal Dervis, Ismail Cem, Rahsan Ecevit ve can Paker dortlusu.. Can Pakerle ben akrabayim. Can
Paker'in esi olan Mihriban hanim, benim annemin teyzesinin oglu olan Yasar
Malta'yla Yeni Tekstil diye bir sirkette ortak. Size sozunu ettigim bircok
insanla da akrabayim zaten, yani size verdigim bilgilerin cogu aile
kaynaklarindan geliyor, asparagas degil.
... Halil
Bezmen 1994'te Amerika'ya gitti ve "Ben Yahudi'yim, Turkiye'de
baski goruyorum" dedi. Halil Bezmen mesela Kurt olsaydi, Amerika'da "Ben
Kurt'um, baski goruyorum" deseydi ne olurdu? Devlet Guvenlik Mahkemeleri
Halil Bezmen hakkinda dava acardi ve vatandasliktan cikarilmasi icin
ugrasirlardi. Hicbir DGM, Halil Bezmen'in "Ben Yahudi'yim ve baskı
goruyorum" lafini bir suc kabul ederek dava acmadılar. Cunku
acamazlardi.
- Neden?
- Cunku, Turkiye'de uzun yillar ceza
davalarinda bilirkisi olan Prof. Dr. Sahir Erman Sabetayciydi. Size
verdigim, Sisli Terakki Lisesi'nin Vakfi'nin genel kurulunu gosteren
belgeye dikkat edin. [Terakki Vakfi Genel Kurulu'nu gosteren iki sayfalik
bir brosurde vesikalı fotograflari bulunan uyelerden soz etmeye basliyor.]
Vakfin Baskan Yardimcisi Bulent Tanla su anda
CHP'de ikinci adamdir. Yan tarafta Prof. Dr. Hasan
Erman'in fotografi goruluyor; sozu gecen Sahir Erman'in ogludur
Hasan Erman ve Istanbul Universitesi'nde ogretim uyesidir. 1972'de
Inonu'yu deviren raporu yazan Prof. Dr. Ahmet Yucekok'u goruyoruz sayfanin
altinda; o da su anda aktif olarak siyasetin icinde. Arka sayfanin
basinda, Kemal Dervis'in yakin dostu Asaf Savas Akad
var, Sabetaycidir kendisi. Ah, Can Paker de bu okulda, ne tesaduf!
Asagida, TESEV'in cok onemli bir uyesi ve Turkiye Sabetaycilarinin siyasi
orgutlenmesini saglayan adamlardan biri olan Prof. Dr. Ilter Turan'la karsilasiyoruz. Bu insanlarin cok kisa
surede yukseleceklerini ve Turkiye'de cok onemli yerlere geleceklerini,
Jarusalem Report dergisine yazdim.
- Madem oyle, kac Sayetayist
oldugunu soyleyin.
- Ben, 1924'te 25 bin Sabetayci geldigini biliyorum.
Bugune kadar da toplam nufusun 100 bin civarina
ulastigini tahmin ediyorum.
- 1970'lerden itibaren CHP icinde bir
degisim yasandi. Ismet Inonu'nun ekibine karsi Rahsan Ecevit bir ekip
kurdu. Bu ekibin onde gelen isimleri Bulent Tanla, Ilter Turan ve Ahmet
Yucekok'tu. Rahsan hanim, o tarihte, pek cok Sabetayciyi biraraya
getirdi. IMF heyetinde de Turkiye'de de Kemal Dervis'ten cok daha iyi
iktisatcilar oldugu halde Kemal Dervis getirildi cunku Rahsan hanimin
istedigi biriydi ve Sabetayciydi. 12 Eylul'de kac tane Sabetayci
tutuklandi bakalim. Ismail Cem o zaman aktif olaraksiyasetin icindeydi,
tutuklanmadi. Bulent Tanla tutuklanmadi. Haklarinda dava dahi
acilmadi.
- Ordu bilerek mi tutuklamadi yani?
- Askerlerin icinde de
Sabetaycilar var. Mesela gecmisteki Genelkurmay
Baskanlarindan Refik Tulga Sabetayci kokenliydi. Belki de ailesi
bunu yalanlar. Burada ciddi bir problem var: Bir Sabetayci, "Ben Sabetayci
degilim" diyebilir. Mesela, Orhan Pamuk,
Aksiyon dergisinde aciklama yapiyor ve "Ben Sabetayci degilim" diyor. Bu
bey, eski Istanbul Valisi Muhittin Ustundag'in akrabasidir. Yalcın Kücük'ün soyledigi cok ilginc bir sey var. Diyor ki
"Turkiye'de bir insanin bir yere gelebilmesi icin Sabetayci olmasi
gerekiyor." Ben de buna katılıyorum.
- Orhan Pamuk'un
"buyuk romanci" olmasinin yaninda AB vb. Konularda beyanatlar vermesi
sizce, Sabetayci olusuyla mi alakali?
- Sorarim size, mesela Can Paker
kimdir? Henkel adlı firmanin genel müdürüdür. İşadamı degildir,
maaslı müdürdür. Can paker ayni zamanda TESEV'in baskanidir. Bu
beyefendi her hafta NTV'ye cıkıyor, neden sizce? Cunku NTV'nin sahibi Sahenk ailesidir. Sahenk ailesi
Niğdelidir, ama Selanik gocmeni bir ailedir. Osmanli
Bankasi ve Garanti Bankasi da bu grubunudur ve demec verebilecek
bircok adamlari oldugu halde neden Can Paker'i her hafta ağırlıyorlar?
Cünkü, Can Paker gelecegin basbakani olarak yetistirilen bir
Sabetaycidir.
- Can Paker basbakan olacak oyle mi? Bu kadar basit mi
sizce?
- Evet. Bakin, Turkiye bu kadar basit yonetiliyor. 200 milyar
dolara yakin ic ve dis borcu olan bir ulke, eger oksurmek icin Amerika'dan
izin aliyorsa ve bugun Turkiye'de yasayanlarin cogu bir sekilde kapagi
Amerika'ya atıp colugumu cocugumu Amerika'da okutayım diye dua ediyorsa,
Turkiye'de Ingilizce egitim veren okullardan cikan insanlar birinci sinif,
geride kalanlar ikinci sinif vatandas oluyorsa, siz bunu secseniz de
secmeseniz de bu olur. Ya secimle olur ya da 28 Subat sureci gibi, Cevik Bir gibi Sabetayci bir subayin yaptigi bir
hareketle...
- Bir saniye siz Cevik Bir'e Sabetayci mi..
- Evet,
bunu kendisi acikladi zaten. Simdi bana oyle sorular soruyorsunuz ki
sasiriyorum. Yalcin Kucuk de Cevik Bir'in Sabetayci oldugunu ima ediyor
ama acikca soylemiyor. Cunku cekiniyor. Ben bunlari soyluyorum cunku bir
akademiye bağlı degilim, bir cemaat tarihcisiyim.
- Söylediklerinize
gore, Turkiye'de Sabetayci bir siyasi ekip ve
onlarin bir siyasi projesi var. Anladigim kadariyla da
Turkiye'nin ekonomik bunalimindan istifade etmeye dayali bir proje bu ve
pek de hayirhah degil... Simdi neden bu durum acığa vurulmuyor?
- Çünkü
Sabetayci kokenli politikacilar cok buyuk miktarda para dağıtıyorlar.
Mesela, cok merak ediyorum TESEV adli vakıf ABD hukumetinden ya da
ABD'deki sivil toplum orgutlerinden ne kadar para alıyor ve bu paralarla
kimlere is yaptiriyor? TESEV'in destekledigi bazi gazeteciler var.
Bunlardan biri kim biliyor musunuz? Can Paker'in kızkardesi olan Canan Barlas'in kocasi Mehmet Barlas.
- Mehmet
Barlas su anda Yeni Safak'ta yaziyor ve gazete icinde muteber bir konumda.
Esi Sabetayist oldugu icin Sabetayist kulturle yakindan iliskili oldugunu
soyluyorsunuz yani Mehmet Barlas'in?
- Evet, bunu soyluyorum.
-
Mehmet Barlas'la Yeni Safak arasindaki..
- Bunu bana sormayin,
Mehmet Barlas'a 10 bin dolar maas veren Yeni Safak'in idarecilerine
sorun.
- Sizin yorumunuzu soruyorum. Yani Islamcilarla..
- Bakin,
Türkiye'de birinci sinif vatandaslar ve ikinci sinif vatandaslar
var. Diger ayrımlar bunun gerisindedir. Amerikalilar, her ulkede
kendilerine destek olacak adamlari bulurlar, secerler. Bu insanlarla
birtakim maddi iliskiler kurarlar, ABD'de yasama imkani ve benzeri
avantajlar saglarlar. Sadece Turkiye'de degil, her yerde boyledir.
Turk halki, kendisinin bagimsiz oldugu gibi yanlis bir inanci tasiyor.
Halbuki bagimsizlik maddiyatla olur.
Libya Lideri
Muammer Kaddafi "28 Subat surecinde Sabetaycilarin parmagi var" dediginde
bu adamlar Libya'yla iliskileri kesmeye kalktilar. Aynı askerler, Cevik
Bir Amerika'da Yahudi oldugunu soyledigi zaman neden bir sey yapmadilar?
... Bosna olayi benim cok ilgimi cekmisti. Avrupa'nin ortasinda bir
soykirim yapildi. Ve buna Ingilizler karsi cikti. Teatcher, "Bu bir
soykirim" dedi ama Avrupalilar hicbir sey yapmadi. Bugun Sirbistan'in
AB'ye girmesi tartisiliyor.
-Turkiye'deki Sabetayistleri muthis bir guc
odagi olarak sunuyorsunuz. Bu insanlarin karsisinda yer alan bir baska
guclu unsur yok mu?
- Var, mesela Cerkezler var.
- Nasil yani?
-
Devlet yonetiminde gorev alan Cerkez kokenli insanlar var. Ideolojik bir
ayrim yapmak gerekirse... Sabetaycilarin karsisinda onlar kadar kuvvetli
hicbir kesim yok...Yeni Safak'ta uc kisi var, bunlara dikkat edin.
Bunlardan biri Cengiz Candar'dir, Sabetaycidir
ve bunu Salom gazetesine verdigi beyanatta belirtmistir. Ikincisi, Mehmet Barlas. Ucuncusu de annesi Sabetayci kokenli
olan Nazli Ilicak'tir. Butun bunlari anlatmanin
durumu degistirmeyecegini de belirtmek gerek. Kimsenin umursadigi da yok
zaten. Bana oyle acayip mektuplar geliyor ki.Size bir çırpıda dört tane
Sabetayci disisleri bakani sayabilirim: Tansu Ciller,
Ismail Cem, Emre Gonensay, Coskun Kirca. Kurtler de dahil hicbir
etnik grubun dort disisleri bakani yok. Cunku boyle bir organizasyon
yok... Şükrü Sina Gürel
Sabetaycidir, istedigi kadar degilim desin.Rahsan hanim, Golda Meir'e
benzer...
Sabetaycıları bilmeden, güçlerini ve tesirlerini
hesaba katmadan, Türkiye'nin siyasi yapısını, resmi ideolojisini anlamak,
zihinlere takılan sırların içyüzünü fehm etmek mümkün değildir. Bu konuya,
ciddi ve ilmi araştırmalar seviyesinde yaklaşmadan, yakın tarihimizi
çözmek mümkün olamaz...Kitapta ‘Yahudi' ya da ‘Sabetaycı' oldukları iddia
edilen isimler şunlar: Tanzimat Başvekillerinden Ahmet Vefik Paşa'nın
dedesi, Kıbrıslı Kamil Paşa, Halide Edip Adıvar'ın babası Mehmed Edip Bey,
Ziya Gökalp'le birlikte Türkçülük yapan Alp Er (Asıl adı Mohiz Kohen),
Maliye nazırı Cavit bey, Ahmet Emin Yalman, Abdi İpekçi, DP dönemi
bakanlarından Emin Kalafat, Halil Bezmen, Akın Birdal'a suikast düzenleyen
Tufan Güraltay... ( Mehmet Şevket Eygi 'Yahudi Türkler Yahut
Sabetaycılar' ZVİ-Geyik Yayınları )
PROF. YALÇIN KÜÇÜK'TEN
Onomastique ( isim-bilim )
"...Ne yazık ki ülkemizde "isim-bilim" olarak
türkçeleştirdiğimiz onomastique disiplini el değmemiş durumdadır; halbuki
büyüleyici olduğunu söyleyebiliyorum. Her halde yahudi onomastique'i en
zor olanıdır; çünkü Babylon sürgününden sonra İbrani'yi unuttular, İbrani
isimleri Arami telaffuz etmeye başladılar, daha sonra da, MÖ. 3. Yüzyıldan
itibaren elenizasyon ile birlikte isimlere Yunani ekler koydular, Ezra'nın
Esdras olması ve bize 'Esra' olarak gelmesi örnektir, çoğu zaman isimleri
bizim gecekondu evleri türünden eklemli durumdadır. Diasporada ise birisi
İbrani ve diğeri yaşadıkları yere uygun iki isim almayı adet edindiler; bu
nedenle bütün sabatayistler de iki isimlidir. Ancak bazen diasporada,
ibrani ismi, çevirerek bulma yoluna da gittiklerini de görüyoruz;
"Hayyim", İbrani'de "hayat" anlamındadır ve İtalya'da Hayyim yerine
"Vital" kullanıldığını görüyoruz ve buradan "Vitali"
ismine ulaşıyoruz,
"hayatım" anlamındadır ve Hakko'nun adıdır.
"Eliezer" çok kullanılan bir İbrani adıdır; fakat, Arap ikliminde bunun
tam karşılığı "Mansur" olmaktadır ve aynı
anlama geliyor ve artık yahudi dünyasında aynı ölçüde taşınıyor, böylece
Cem Mansur'un soyadına gelmiş oluyoruz... İbrani isimler
sözlüğüne baktığımızda ise aradığımızı bulmakta gecikmiyoruz, has İbrani
"Susan" ismi var ve bu "Suzanne" olarakta yazılıyor ki, tam söylenişi
suzan'dır. "Suzan" İbrani'de "zambak" anlamına
geliyor, bu sanatçımıza pek uygun düşüyordu...Bu sahne sanatçımız hakkında
böyle bir iddiada bulunmuyorum, sadece sabatayistlerin ve hatta
yahudilerimizin isim koyma yollarına işaret ediyorum. İsrail'de Adin/Edin
adı çok modadır ve bunu Türkiye'de Edin biçimiyle ve yaygın bir soyadı
olarak görüyoruz. İsrail'de isimler transseksüel olmakla birlikte kızlar
için "Defne" adının çok taşındığını biliyoruz;
Türkiye'de de yayılmaktadır. Bizde sabatayistler "Nilifer" adına da düşkünler, "Nili" olarak kısalıyor
ve böyle söyleniyor; bu ad da İsrail' de çok seviliyor. "Eren" kuşkusuz,
bizde Türk mistiğinde önemli bir yere sahiptir; Eran/Eren olarak şimdi Yahudi dünyasında da çok
tutuluyor. Ve ülkemizde de ithal edildiğini saptıyoruz. Diğer yandan
İttihat ve Terakki'nin önemli bir isim olan E. Caraso, soyadını "Karasu" yapmıştı, oğlunun adı Bilge Karasu idi, ve
yahudi olarak tanınmayacak ancak "Bilge" aynı
zamanda Tevrat'ta geçen ve "sevinç" anlamında bir isimdir. Ü
"Cem", Cem Boyner, Cem İpekçi, Cem Özer örnekleriyle
bildiğimiz bir isimdir; "Mansur" soyadı, dünya yahudiliğinde çok saygındır
ve Cem'in babası Ali Mansur
Orhan Pamuk'u yazdım, Tel-Aviv ve Londra'da çok
beğeniliyor ve Türkiye'de beğenen tek bir insan çıkmıyor, bunu,
değerler sistemimize bir suikast saymak zorundayız. Adını, Abdi
İpekçi'nin Milliyet'inden aldığı bir ödülle duyurdu, bunun perde
arkası çok dedikoduludur; Mehmet Eroğlu kazanmıştı, sonradan ortak
yaptılar, belleğim beni yanıltmıyorsa, jüride A. İlhan vardı, biliyordur.
Yaşar Kemal, Yüce
Gök ömrünü uzun etsin, tek romanlı yazardır; tüm yazdıklarının içinde
roman sayılabileceğimiz sadece İnce Memet var. Karısı Tilda'nın çevresi ve
Paris'te Abidin Dino'nun yahudilerin çok etkili olduğu Fransız Komünist
Partisi'yle kurduğu ilişkiler sayesinde parlamıştır; hâlâ "Nobel Adayı"
rantının üzerinde oturmaktadır. Demek, Türkiye'nin bütün değerleri ülke
dışında yaratılıyor ve yahudi eli değmedikçe, değer değer olamıyor; buna
isyan etmek durumundayız.
M. Gazi Yaşargil kimdir? Ne yaptı da
bir çırpıda fahri doktora veriyoruz? Çankaya'da "üstün hizmet madalyası"
takıyoruz, bizde hiç benlik bilinci yok mu? Belki İsviçre'de ameliyata
gidebilecek üç-dört zenginin dışında Prof. Yaşargil, hangimize hangi
hizmeti yaptı? Bu sorulardan sonra herkesi birlikte utanma seansına
çağırıyorum. "Ey Türk Halkı, kimleri yükselterek seni alçaltıyorlar". Bunu
haykırmak zorunludur. Peki cerrah Yaşargil çok yüce de, cerrah Göksel'in
ne eksikliği var; Prof. Hüsnü Göksel; cenazesi Missuri ile getirilen
Washington Sefiri Baydur'un damadı, tanınmış lobyist Ahmet Ertegün'ün
eniştesidir, New York'ta doktorluk yapmıştır, istese kalabilirdi,
eksikliği ülkesine dönmesi mi, demek, biz, Türkiye'de değer olmaz demek
istiyoruz...Prof. Yaşargil'in "Dianne ile evlenmeyi tercih ettiğini"
magazin basınından öğrenmiş bulunuyoruz. Modele uygundur ve kızının adı
"Leyla" imiş; burada da tam isabet ediyoruz, ayrıca oğlunun adı da da
"Can" olarak magazine geçiyor; bu isim, Fransızca "Jean" ve İngilizce
"John" isimlerinin Türkçe simetriği sayılıyor ve İbrani'de Yohanan
olduğunu biliyoruz. Demek isim-bilim de bir bilimdir, bu sonuca
ulaşıyoruz.
Gazi Erçel Yaşar Bank'ı
batırmakla suçlanmaktadır. Batık banka İzmirlidir ve onomastique açıdan
"yaşar" sözcüğü üzerinde yeterli ölçüde durmuş buluyorum. İzmir de
sabatayizmin vatanıdır, burada da sabatayistler, bir belediye başkanı,
Osman Kibar, milletvekili Osman Kapani, bir gazete, Yeni Asır çıkardılar ve ben yıllardır, ilk kurşunun
Hasan Tahsin tarafından atılmadığını yazıp duruyorum. Hasan Tahsin de,
asıl adı "Osman Nevres' olan bir sabatayistti.
Özdem Sanberk ; "berk"
veya "berg", "Bergman ve Rosenberg" örneklerdir, Ibrani'de "dag" anlamina
geliyor ve çok tasiniyor. Bu arada kaydetmemde yarar olabilir; Madam Çiller'in oglunun da adidir ve yayina
hazirlanmis.Sefir Sanberk, Avrupa Birligi genel sekreterligini reddederek
bu vakfin basina geçti...İSİM BİR İPUCU, TEK BAŞINA SONUCA GÖTÜRMEZ : Sabatayist arastirmalarimda isim-bilim benim için
sadece bir ipucudur; tek basina hiç bir sonuca gitmeyecegini
tekrarliyorum. Sabataycilar arasindaki endogami kurali ve özellikle
müslümanlarla evlenmeme yasasi, çok daha önemlidir...
Sabetaycı Yapılanma
ÜNIVERSITE: Ülkemizin hemen bütün önemli üniversitelerinin rektörleri
yahudi asillidir. Bu da basörtüsünün neden siyasal islamin simgesi
oldugu aldatmacasiyla çarpitildigini, rektörlerin neden yeni hükümete
böylesine sasirtici bir çikista bulunduklarini açikliyor zannederim. YÖK
baskani Kemal Gürüz, Istanbul üniv. rektörü
Kemal Alemdaroglu ve medyatik yardimcisi Nur Serter, Koç üniv. rektörü Seha Tiniç, Galatasaray üniv. rektörü Erdogan Teziç, Bilgi üniv rektörü Lale Duruiz ve eski rektör Ilter
Turan, Bogaziçi üniv. rektörü Sabih Tansal
ve eski rektör Üstün Ergüder, Isik üniv.
rektörü B. S. Yarman, Marmara üniv. rektörü
Tunç Erem sabetayci (yahudi asilli)dır. Medyada
çok görülen ve kanaat önderi olarak sunulan Asaf Savas
Akat ve esi Nilüfer Göle, Eser Karakas, Ahmet Insel, Taner Berksoy, Kenan Mortan
gibi hocalar ve medyada ismi çok geçen hukuk profesörlerinin
çogunlugu sabetaycidir. Nasil Sisli Terakki ve Feyziye
Isik Mektepleri cemaatin ortaögrenim okullariysa Isik ve Bilgi
üniversiteleri de yüksekögrenim kurumlaridir.
ORDU: 28 Şubat'ın mimarı olan ve
laiklik ve Atatürkçülük konusunu sasirtici üsluplarda dile getiren Çevik Bir, Dogu Aktulga, Dogu Silahçioglu
(Sultanbeyli ilçesine dindar çogunluga nispet olsun diye izinsiz Atatürk
heykeli diktiren pasa) ve Yalçin Isimer
(GATA'nin açilisinda 'belleyecegiz' konusmasini yapan pasa) yahudi
asillidir. Yalçin Pasa ayni zamanda masondur.Ordu, cemaatin disisleri
kadar olmasa da oldukça güçlü oldugu bir kurumdur, çesitli dönemlerde
genelkurmay baskanina kadar her düzeyde pasalarimiz oldu. Halen de Kara
Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman cemaatimiz
mensubu her seviyede bir çok general ve kurmay subaylarimiz bulunuyor.
Terfilerde ve atamalarda cemaat mensuplari gözetilir, harp okullari
ve sinif okullarina mutlaka yeterli sayida ögretmen gönderilmesine dikkat
gösterilir. ASAL'da her zaman birileri bulundurulur; eger ayni yüksek
gelir düzeyine sahip aileler arasinda bir arastirma yapilsa sabetaycı
olanlarin müslüman Türklere göre çok daha rahat yerlerde askerlik
yaptiklari görülecektir. Bir diger nokta askeri alimlardir: ordunun
alim yaptigi ekipman ve silah tüccarlari/aracilarin önemli bir bölümü
sabetayci yada sabetayci baglasigidir. Ordu içindeki sabetaycı
yapılanmanın gücüne örnek olarak Oyak şirketi olan Renault MAİS'in son üç genel müdürü Ateş Ünal Erzen, Onur Baytok ve İbrahim Aybar'ın ve Aselsan'ın
genel müdürü Necip Kemal Berkman'ın sabetaycı olduğu örneğini
verebilirim. Oyak grubu sabetaycıların yoğunlukta olduğu ve terfilerin
çoğunlukla cemaat içinden gerçekleştiği bir gruptur.
SIYASET: Tansu
Çiller ve esi Özer Uçuran, Rahsan Ecevit (her iktidar döneminde ve özellikle
1974'te cemaatin devlet içinde güçlenmesini saglamis çok önemli bir
isimdir), Erdal Inönü'nün esi Sevinç Inönü
(Sohtorik'lerden), DTP'nin basina geçirilen Mehmet Ali
Bayar, Ismail Cem (dedelerinden biri
hahamdir), Kemal Dervis, Sükrü Sina Gürel, Bülent
Tanla, Sefa Sirmen, Hüsamettin Özkan'in dünürü Erdogan
Alkin, Cem Uzan'in esi Alara Koçibey, Altan
Öymen, eskilerden Haluk Bayülgen, Barlas Küntay, Hayrettin Erkmen, Ahmet Isvan yahudi asillidir. Ayrica
komünizmin Türkiye'deki ilk öncüsü Mustafa
Suphi, 80 öncesi komünist liderlerden Mehmet
Ali Aybar ve Behice Boran, günümüzden
Ercan Karakas da sabetaycidir.Cemaatte
'kendinden menkul bir mesih bozuntusu' olarak görülen Ilgaz Zorlu bu
çekişmede Kapancılar adına çalışmaktadır (Zorlu'nun tüm ifşaatlarına
rağmen hala öldürülmemiş olmasının bir sebebi bu, diğeri de ölümünün
kamuoyunun ilgisini tamamen sabetaycılık konusu üzerine yoğunlaştıracak
olması tehlikesidir). Cem Boyner'in YDH'si ve
Ismail Cem'in YTP'si basarisizliga ugramis birer sabetayci
insiyatiftir.
DISISLERI: Disisleri cemaatin is
dünyasiyla birlikte en güçlü oldugu alandir. Disisleri bakanlarimizin ve
diplomatlarimizin önemli bir kismi yahudi asillidir. Ismail Cem, Sükrü Sina Gürel, Ilter Türkmen, Emre Gönensay,
Coskun Kirca, Onur Öymen, Kaya Toperi, Zeki Kuneralp, Özden Sanberk, Yalim
Eralp, Filiz Dinçmen yahudi asillidir. Bu diplomatlar
emekliliklerinden sonra medya tarafından uzman ve kanaat önderi olarak
sunulmaktadır.
DIGER BÜROKRASI: Yargitay Cumhuriyet
Bassavcisi Sabih Kanadoglu, Merkez Bankasi eski
baskani Gazi Erçel, simdiki Hazine Müstesari
Faik Öztrak, Cumhurbaskanligi sekreteri Tacan
Ildem yahudi asilli bürokratlardir. MİT müsteşarı olmanın şartı sabetaycı
yada mason olmaktır. Kendisi de mason olan Şenkal
Atasagun'un (babası bir generaldi) selefleri olan Ziya Selışık, Fuat Doğu ve Sönmez
Köksal vs. masondurlar. Hiram Abas da
masondur. 12 Eylül yönetimi tarafından kendisine MDP'nin kurdurulduğu
orgeneral Turgut Sunalp 80 öncesinin
kontrgerila örgütü Ergenekon'un başıdır ve aileden masondur.
SIVIL TOPLUM ÖRGÜTLERI: ÇYDD ve ÇEV tamamen
sabetayci insiyatifle kurulmus sivil toplum örgütleridir. ADD (Atatürkçü Düsünce Dernegi) Atatürk'ün bir araç
olarak kullanilmasi amaciyla cemaat tarafindan kurulmustur. Üç onur
kurucusundan biri Kapancilar kolundan Münci
Kapani'dir ki diger iki onur kurucusundan da en az birinin
cemaatten oldugunu saniyorum, ayrica dernegin 1. numarali kurucusu
kayitlarda Hifzi Veldet Velidedeoglu olarak
geçer ki kendisi sabetaycıdır. Gazeteciler Cemiyetinin son iki baskani
Nezih Demirkent ve Nail
Güreli yahudi asillidir. TÜSIAD da yari yahudi-insiyatifli bir
kurumdur. YASED baskani Faruk Yöneyman da
sabetaycidir. Cemaatin en güçlü ve kamuoyunu yönlendirmede en çok umut
baglanan sivil toplum örgütü TESEV'dir ki 16
yönetim kurulu üyesinden benim tanidigim su isimler yahudi asillidir:
Özden Sanberk, Yilmaz Argüden, Can Paker, Üstün
Ergüder, Ilter Turan, Ilter Türkmen, Ersin Kalaycioglu. Ayrica
yahudi olan Ishak Alaton da (Ishak bey'in
digerlerinin aksine nüfus kagidinda da musevi yazar, yani sabetayci
degildir) bu vakfin yönetim kurulu üyelerinden biridir. Bu tür sivil
toplum örgütleri kurulurken, yönetime adam seçerken ne olur ne olmaz
diyerek kadronun tamamen sabetayci olmamasina özen gösterilir. Diger
üyeler mason localarinin sabetayci olmayan üyelerinden, aparat
diyebilecegimiz baglasiklardan ve sempatik isimlerden seçilir. Ahmet Salih İlkorur gibi Hür ve Kabul Edilmis
Masonlar Büyük Locasi'nin merhum büyük üstadi Sahir
Talat Akev de sabetayciydi (yerine geçen Demir
Savasçin kendisi gibi sabetayci olan Can
Atakli'nin kayinbiraderidir). Mimar Sinan Locasi'nin eski üstadi
muhteremi Resat Atabek, yine üstadi azamlardan Cumhur Ferman da
sabetaycilardandir. Masonluk bugün cemaatin organize olmasinda çok önemli
bir islev görürken sivil toplum örgütlerimiz de medyayla birlikte
kamuoyunun istenildigi yönde olusturulmasina hizmet etmektedir.
BASIN: Cumhuriyetin kurulusundan
beri Türkiye'de basin sabetayci güdümlü olmustur. Ahmet Emin Yalman, Sedat Simavi, Haldun Simavi, Abdi Ipekçi,
Zekeriya Sertel yahudi asillidir. Sabah ve ATV'nin sahibi Dinç Bilgin yahudi asillidir. Bu grubun hemen bütün
önemli isimleri yahudi asillidir; Güngör Mengi, Ruhat
Mengi, merhum Gülçin Telci, Murat Birsel, Okay
Gönensin, Levent Tüzemen, Ilker Sarier, Sedat Sertoglu, Ercan
Arikli vs. NTV'nin sahibi Ferit Sahenk (Dogus
grubu) yahudi asillidir (NTV bugün cemaatin Can Paker ve TESEV
güdümlü programlarla kamuoyunu yönlendirdigi en önemli TV'dur). Dünya
gazetesinin kurucusu Nezih Demirkent ve genel
yayin yönetmeni Osman Arolat sabetaycidir. Milliyet, Hürriyet, Radikal,
Posta, Kanal D ve CNNTürk'ün sahibi Dogan grubu ve Aksam, Show TV ve
Cumhuriyet'in % 40 hisse sahibi Çukurova gruplari da Isdünyasi bölümünde
anlattigim gibi cemaat baglasigidir. Vatan gazetesi eski Sabah çalisanlari
tarafindan çikarilmaktadir, sabetaycıdırlar. Medyamizin önemli simalari
olan Nuri Çolakoglu, Güneri Civaoglu, Mehmet Ali
Birand, Can Atakli, Ali Sirmen, Gülgün Feyman, Umur Talu, Aziz Üstel,
Nazli Ilicak, Cengiz Çandar, Ilnur Çevik yahudi asillidir. Mehmet
Barlas da esi Canan Barlas (Can Paker'in
kardesi) dolayisiyla cemaatle akraba ve kraldan fazla kralcidir. Murat Belge sabetaycı Yakup Kadri
Karaosmanoğlu'nun yeğenidir. İletişim yayınlarını kurarken
arkasındaki finansör sabetaycı Osman
Kavala'ydı. Hep basındaki sabetaycı yazarlardan bahsedilir ama
Zeynep Göğüş ve Mehmet Altan gibi eşleri sabetaycı
olan yazarlar unutuluyor. Gazeteler ve televizyonlarda toplumu
yönlendirmek için kanaat önderi olarak sunulan kimseler arasında
sabetaycılar ağırlıktadır ve is dünyasinin genelinde oldugu gibi sabetayci
birilerini çalistirmak bir medya kurumunun basarisi için olmazsa olmaz bir
parametredir.
IS DÜNYASI: Koç Grubu ve Çukurova
Gubunun üzerinde hem büyüklükleri hem de yapilarinin ilginçligi sebebiyle
özellikle duracagim. Akkök grubunun sahibi Dinçkök'ler, Sahenk'ler (Dogus grubunun sahibi olan
bu ailenin Ayhan Sahenk vakfi'nin logosu Davud yildizinin stilize edilmis
halidir), Eczacibasi'lar, Koçman'lar, Cem Boyner,
Tekfen'in sahiplerinden Feyyaz Berker, Feyyaz Tokar, Bezmen'ler, Edin'ler,
Özgörkey'ler, Atabek'ler, Dedeman'lar, Merzeci'ler, Kurttepeli'ler, Sahap
Kocatopçu, Ömer Çavusoglu, Ahmet Kozanoglu, Ali Üstay, Arman Kirimli, Alp
Yalman, Faruk Süren, Nur Akgerman, Mehmet Üstünkaya, YKM'nin sahibi Tan
ailesi, Feyyaz Tokar, Ibrahim Betil, Akin Öngör, Kahraman Sadikoglu,
Henkel'in yönetim kurulu baskani Can Paker, Siemens'in yönetim kurulu
baskani Zafer Incecik, STFA'nin kurucularinin manevi oglu Eser Tümen
(CNNTürk'te çalisan kizi Esra Tümen Raif Dinçkök'le evlenmek üzere) ve
torunlari Taskent'ler yahudi asillidir. Isdünyasinin önemli
aileleri içinde güçlenmek, baglasik olusturmak ve güvenlik sübabi
kabilinden çocuklarini sabetayci ailelerin çocuklariyla evlendirmek,
sabetayci ve mason profesyoneller çalistirmak (uluslararasi sirketlerde
dahi masonluk ve sabetaycilik yükselmede etkilidir) çok önemlidir; Koç'u
büyüten isadamligindan çok yahudiler ve sabetaycılarla baglasık kurmus
olmasıdır. Cemaat mensuplari her kurumda oldugu gibi isdünyasında da
birbirlerini tutar, birbirlerine is verir, birbirlerinden alisveris eder
(otomobil bayisinden insan kaynakları danısmanina kadar), cemaat arasindan
çikan yetenekli gençlere çesitli imkanlar sunar, mutlaka bir yerlere
getirir, örnegin Can Paker'i Henkel'in basina geçiren Alber Bilen'dir,
Ugur Bayar'ın Özellestirme Idaresinin basina geçirilmesi, Ismail Cem'in 80
öncesi TRT genel müdürlügüne atanmasi bu türden nepotizm, kayirma ve
kadrolasmalarin siyasetteki izdüsümlerine örnektir. Talat Halman'in
Erendiz Atasü'yü itelemesi dahi bu tür bir pazarlama örnegidir. Bir ilginç
not: bugün Türkiye'nin neredeyse bütün büyük müteaahhit sirketlerinin
sahipleri yahudi asillidir yada akrabaliklari vardir. Sadece bir kaç
örnek: Alarko'nun sahiplerinin yahudi oldugunu
herkes biliyor. Tekfen (Feyyaz Berker), Enka (Sarik bey yahudi asilli degil bildigim
kadariyla ama Sisli Terakki mezunudur ve kizi Zeynep Keyman bir
sabetayciyla evlidir), STFA (Eser Tümen ve
torun Taskent'ler sabetaycidir ki bunlardan Nur Taskent yakin zamana kadar
sabetayci Dedeman'lardan Özlem Önal'la evliydi).
Gazetelerde çikan ve Hazine yada BDDK
tarafindan dogrulanan Isviçre bankalarinda Türklere ait 65 milyar dolar
oldugu haberini size biraz açayim: isin içinde oldugum için biliyorum ki
bu paralarin büyük kismi cemaatimiz mensuplarinindir. Bu topraklarda
yapilan ticaretle ele geçen paranin çesitli yollarla bu topragin disina
kaçirmanin güdüsü de güven yada ekonomik istikrarsizliga tepkiden öte
'Türkiye'li degil Türkiye'de yasayan bir sabetayist' hissetmekten ileri
geliyor. Ekonomi istedigi kadar iyiye gitsin, o servet buraya gelmez.
KOÇ Grubu: Vehbi Koç müslüman
Türk'tür. Peki acaba sirketlerinin üst düzey yöneticilerinin çogunluk
yahudi asilli olmasinin (örnegin şimdiki Koç
Holding'in CEO'su Bülent Özaydınlı -orgeral İrfan Özaydınlı'nın oğludur-,
Mehmet Ali Berkman, Tugrul Kutadgobilik, Arçelik'in genel müdürü Nedim
Esgin, Hasan Bengü , Mehmet Ali Neyzi, Mehmet Barmanbek yahudi
asillidir, Tofas'in eski CEO'su Jan Nahum ise Ishak
Alaton gibi 'resmen' yahudidir. Sabetayci Orhan Pamuk'un babasi Gündüz
Pamuk da Koç'ta çalismis ve Aygaz'in genel müdürlügünü yapmistır)
tek sebebi yukarida anlattigim baglasik mantigi midir? Simdi Koç ailesinin
yapisina bakalim. Bu örnegi sabetayci ailelerin akrabalik iliskilerine
güzel bir örnek olmasindan dolayi biraz genis tutacagim. Bir baska güzel
örnek için Ismail Cem'in iliskilerini anlatan kitabi okuyabilirsiniz.
Vehbi Koç'un esi Sadberk hanim, Vehbi bey'in teyzesinin kizdir. Sadberk
hanim'in baba tarafindan kuzeni Hürriyet'i kuran Sedat Simavi'dir. Sedat
Simavi, Hürriyet'i kurarken bütün sermayeyi Koç'un ortagi Eli Burla
saglamistir (Aydin'in Dogan'in Milliyet'i Ercüment Karacan'dan almasina
aracilik eden de yine Koç olmustur). Sadberk hanim, Sadullah-Nadire Aktar
çiftinin ikinci çocugudur. Birinci çocuklari Adile Hanim, Akfil'in
kurucusu Ihsan Mermerci'yle evlenmistir. Ogul Rahmi Koç Çigdem
Meserretçioglu'yla evlenmis, bu evlilikten Mustafa, Ömer ve Ali Koç
dogmustur. Çigdem Meserretçioglu yine Izmir'in eski çok zengin
ailelerinden sanayici ve armatör Avni Meserretçioglu ile esi Suat hanim'in
kizidir. Çigdem hanim, Rahmi Koç'tan sonra Erol Simavi'nin oglu
Günaydin'in sahibi Haldun Simavi'yle evlendi. Mustafa Koç, Izmir'in ünlü
zenginlerinden Izmir Yün Mensucat'in sahibi olan Giraud'larin kizi
Caroline ile evlidir. Suat hanim ünlü armatör Kemal Sadikoglu'nun
kizkardesidir. Armatör Sadikogullari'nin kizlarindan Varlik hanim, Alp
Yalman'la, Berna hanim Bilderbergli Feyyaz Tokar'la, Rabia hanim Çapamarka'nin sahibi Vecdi Çapa'yla, Esin hanim ise
Milliyet Gazetesi yazarlarindan Yilmaz Çetiner'le evlenmistir.
Meserretçioglu çiftinin Çigdem Hanim'in disindaki diger iki çocugundan
biri olan Güldem hanim da, Ipragaz'in sahibi
Yücel Kurttepeli'yle evlidir (Koc.net sirketi Ali Koç'un Emre
Kurttepeli'nin kurdugu Forsnet'i satinalmasiyla kurulmustur, Kurttepeli
daha sonra Mynet'i kurdu).
Dolayisiyla Koç ailesinin bugünkü üçüncü
neslinde hem anne hem baba tarafindan yahudi kani vardir. Bir yanlis
anlamaya sebep olmamak için Rahmi beyin cuma namazlarina giden bir
müslüman oldugunu söylemeliyim; bunun takiyye olmadigini düsünüyorum.
Ogullari da yahudi inancinda olmayabilirler ancak kanbagindan ve aile
geleneginden dolayi sabetayci etkisi ve baglasikligi hayatlarinda her
zaman önemli bir parametredir. Koç tarafindan büyütülen Aydin Dogan da bu
baglasik mantigini uygulayarak büyümüstür, en önemli tepe yöneticisi Imre
Barmanbek de sabetaycidir.
ÇUKUROVA Grubu: Karamehmet ailesi
müslüman Türk'tür. Ancak eger benim bildigim Eliyesil'lerle ayni aile ise
esinin gelmekte oldugu aile yahudi asillidir. Agabey Samsa Karamehmet'in
kizi Show TV'nin genel müdürü Zeynep Karamehmet de bir sabetayci olan
Firat Gönenç'le evlidir. Çukurova Holding'in yönetim kurulunun aile disindaki üyeleri üç kisi
haricinde sürekli degisir: Osman Berkmen, Sezer Birgili ve Sadi Gücüm. Bu
üç kisi de sabetaycıdır.. Grubun çok sayidaki sabetayci
profesyonelleri arasinda Nejat Yalim, Bülent Ergin ve Melih Araz'i da
saymaliyim. Çukurova'nin Turkcell'deki ortaklari Murat
Vargi ve Kavala ailesi de sabetaycidir. Turkcell'in eski genel müdürü
Cüneyt Türktan, finans müdürü Tokay'lardan Ekrem Tokay ve Digiturk genel
müdürü Ertan Özerdem de sabetaycidir. Çukurova'nin borçlarina
karsilik (Isviçre'deki paralari borcunu ödemeye yeter de artar bile)
devlete degerinin 25 katina kakalamaya çalistigi A-tel'deki ortagi ise
(Sabah'in sahibi ve ortagi Çukurova gibi banka hortumcusu) sabetayci Bilgin ailesidir. Çukurova grubunda da Koç grubu gibi
sabetayci etki çok güçlüdür. Bu grup 80 öncesinde altin kaçakçiligi,
sonrasinda da yedek parça kaçakçiligi, lisanssiz Caterpillar parçasi
üretimi (Mehmet Emin Karamehmet bu nedenlerle iki kez yurtdisina kaçmak
zorunda kaldi), banka hortumlamak, yurtdisina para kaçirmak, Isviçre'deki
sirketleri araciligiyla vergi vermemek (KDV'den bahsetmiyorum) -ki
isdünyamiza bu Isviçre manevralarini sevdiren o oldu-gibi hukuksuz
eylemleriyle isdünyamizin yolsuzluktaki öncüsüdür. Karamehmet son 15 yildir devletle islerini Günes Taner
araciligiyla yürütürdü. Turkcell'in degerinin bu kadar artmasina
sebep olan GSM ihalesinin iki yil geciktirilmesinin altinda Taner'in
imzasi vardir. Bilin bakalim Günes Taner'in
kimligi nedir? Bildiniz; sabetaycıdır.
CEMIYET HAYATI: Istanbul
sosyetesinin motoru ve trend belirleyicisi sabetayci zenginlerdir:
trendy yerler (Ayse Kapanci ve Ayla Sevand'in açtigi yerlerin her zaman
tutulmasi), alisveris mekanlari (Akmerkez'in bu kadar popüler olmasi),
antikacilik (Rafi Portakal ve Tuncay Artam'in elindedir), emlak geliştirme
(Alkent, Edin'lerin Kemer Country'si) vs.. Cemaat, tutmasini istedigi
isletme için mutlaka gerekli sirkülasyonu saglar ve çekim merkezi yapar.
Cem Boyner'in banka sahibi olmamasına rağmen Advantage Card'ı
tutundurmayı başarmasının sebebi budur.Bugün Alem dergisi'nin herhangi
bir sayisini elinize alirsaniz içindeki isimlerden belki yarisinin
sabetayci oldugunu görürsünüz. Bu dergiyi çikaran sabetay baglasigi
Çukurova grubunun Show TV'de Ipek Tenolcay ve Cemil Ipekçi gibi sabetayci
ünlülere yaptirdigi programlara yer vermesi, toplum ahlakina zarar veren
Televole'yi yayinlamasi, 900'lü hatlari reklam etmesi (toplum ahlakini
bozan 900'lü hatlari Türkiye'ye getiren sabetayci Oguz
Özerden'dir ki Sabah'in sahibi Bilgin grubunun himayesinde olup bu
isten kazandigi paralarla cemaatin Bilgi
üniversitesini kurmustur),
Sanıyorum derin devlet
yada derin irade denen seyin ne oldugunu, bazi kimselerin laiklik
anlayisinin neden rasyonelin ötesine geçtigini, basörtüsü sorununun gerçek
nedenini, Çevik Bir'in 28 Subat çikisini ve sonrasinda neden Sabah
gazetesince cumhurbaskani adayi olarak lanse edildigini, genelkurmaydaki
Hasan Tahsin Harekat Odasina neden bu adin kondugunu (Hasan Tahsin -Osman
Nevres- bir sabetayciydi ve düsmana ilk kursunu onun attigi sabetayci
basin tarafindan uydurulmustur ancak bunun gerçekdisiligi sonradan
kanitlanmistir), eski disisleri bakani Coskun Kirca'nin açik islam
karsitligi ve din egitimi hakkindaki çirkin söylemininin altinda
yatanlari, Can Paker'in neden protestan bir islam talep ettigini, Mina
Urgan'in kitabinda neden Necip Fazil ve Yahya Kemal'den asagilamayla
sözettigini, özünde bir sabetayci hareket olan Yeni Türkiye Partisi'nin
kurulus asamasinda Asaf Savas Akad ve Bülent Eczacibasi gibi insanlarin
medyatik desteklerini, rektörlerin ve bazi askerlerin kökeni Atatürk'e
baglilikmis gibi görünen anlasilmaz çikislarinin gerçek sebebini biraz
olsun anladiniz; tek bir cevap: bu kisiler yahudi asillidir ve cemaatin
elitlerinin (hayati kurumlardaki organizasyon gücünden mütesekkil) derin
iradesi uyarinca Türkiye'yi tedricen dez-islamize etmek istemektedirler.
Cemaatimizin içinde
ülkesini seven insanlar çogunluktadir, cemaatimiz Halide Edip, Haldun
Dormen, Sertap Erener, Mustafa Denizli gibi degerli insanlar
yetistirmistir, isadamlarimiz da bir çok insana istihdam sagliyorlar,
vergi ödüyorlar. Bir grup muhteris elitist yüzünden cemaatimizin adi
karalanamaz; S.B.T.A.I. olarak tepkimiz de bu grubadır.Kendimi bir
müslüman Türk kadar Türk hissederim, dostlarimin arasinda çok sevdigim
müslüman kardeslerim var, bugüne kadar da hiç birinden kimligimden ötürü
en küçük bir incitici tavir görmedim. Isyanim cemaatimizin adini kötüye
çikaran, Türkiye'yi sömüren muhteris elitistleredir. Türkiye yahudilerin
huzurla yasadigi bir ülke olmustur; müslüman halkin 500 yillik hosgörüsüne
ihanetle onu Orhan Pamuk'un sözlerinde ifadesini buldugu bir yahudi
devleti haline getirmeye kalkmak ihanettir, seytanliktir.
BBG YARISMALARI: Bu programin
yapimcisi olan Senkron TV'nin sahiplerinden sabetayci
Levent Altınay 4 yil önce Telekulak skandalina bulasmıstı. Altinay
bir çok ünlünün telefonunu dinletip para sizdirmis, ayrica Gökkafes
projesine karsi çikan Oktay Ekinci ve Perihan Magden'in telefonlarini
dinleterek Mustafa Süzer'e taseronluk yapmistir.
BBG yarismasi
'ayarlanmıs' bir yarısmadir. Düzenlenen 5 yarismanin galipleri
Sabetaycilar ve Ermenilerdir. Bu programi sunan Öykü Serter, Doğa ve
yarışmacı iken daha sonra program kadrosuna dahil edilen Kaan, Idil ve
Cüneyt de sabetaycıdır.Buna benzeri bir "ayarlanmis" yarismanin
sabetayci Keriman Halis'i dünya güzeli seçmek
için yapildigi söylenir .
Programin ilk iki yarismasi bilindigi gibi
sabetay baglasigi Karamehmet'lerin Show TV'sinde yapilmisti; bu grupla
ilgili olarak önceki yazimda bilgi vermistim. Son üç yarismanin yapildigi
Star TV'nin sahibi Cem Uzan'in ilk esi sabetayci
Feyyaz Berker'in, ikinci esi sabetayci Renç Koçibey'in kizidir; her
ne kadar sevilmese de bir baglasiktir (sabetayci oldugunu söyleyen de var)
ve telekulakçı ve sabetaycı Senkron TV ile isbirligi yapmistir. Sabetayci
Can Atakli'nin Star'a alinmasinin sebebi de
geçen yazimda belirttigim gibi masrik-i azam Demir
Savasçin'la akrabaligidir. Ayarlanmislik derken Kral TV'nin müzik
listelerinde bir zamanlar Yesim Salkim'in (Hakan Uzan'dan bosanmadan önce
elbette) nedense haftalarca birinci oldugu zamanlari hatirlatirim.
ECZACIBASI AILESI: Eczacibasi ailesi 1924 mübadelesi öncesi yerlesik
sabetaycilardandir. Nejat Eczacibasi'nin esi Beyhan Eczacibasi'nin babasi
Ittihat ve Terakki'nin beyni ve 33. dereceye yükselmis bir mason olan
Rahmi bey de sabetayciydi. Bülent Eczacibasi'nin esi Oya hanım ve kardesi
Faruk Eczacibasi'nin esi Füsun hanım da sabetaycidir. Özal kardesler
sabetayci degildir ama Turgut Özal'in esi Semra
(Yeginmen) hanim sabetaycidir, Muharrem Berk'in yegenidir, kardesi
Mehmet Yeginmen de sabetayci Kavala grubunun adami olmus ve savunma
ihalelerinde yolsuzluklara bulasmistir. Mesut
Yilmaz'in kendisi degil (akrabasi Mehmet Kutman'in sabetayci
oldugunu geçen yazimda belirtmistim) ama esi Berna
(Müren) hanim cemaat çevrelerinde sayilan Semra Özal'in Anap'in
muhafazakar kanadina hasmane tavir almasinin ve 1991'deki Anap genel
baskanlik yarisinda Akbulut'a karsi siddetle Mesut Yilmaz'i destekleyip
esini Yilmaz'a üstü örtülü destek vermeye zorlamasinin sebebi iste bu
sabetaycilik bagidir.
ANADOLU YERLESTIRIMLERI: 1924
mübadelesinde ülkeye gelen 1,5 milyon dolayinda insanin 20,000'i
sabetaycidir ve bu insanlar diger mübadiller gibi Anadolu'nun çesitli
yerlerine yerlestirilmistir. Bu yerlesimleri ve mübadele öncesi yerlesim
yerlerini biliyoruz dolayisiyla Rahsan Ecevit'in "Sebinkarahisar'liyiz",
Tansu Çiller'in "Muglaliyiz" Sahenklerin "Nigdeli'yiz", 1924 öncesi
yerlesik bazi sabetaycilarin "biz 150 yildir Izmir'liyiz", "Selanik'li
degil Kavala'liyiz" vs. sözlerine sadece gülüyoruz. Çikip açikça
"sabetayci degiliz" diyebiliyorlar mi, dediler mi? Susuyorlar yada Çevik
Bir'in "bir tarafim Selanik, diger tarafim Makedon" cevabi gibi kaypak bir
cevapla bırakıyorlar.
NTV: NTV, cemaatin derin iradesinin
en önemli kamuoyu yönlendirme araci olarak 'Türkiye'yi halka müslüman bir
ülke olmaktan çok bir kültür mozaigi olarak benimsetme' stratejisini en
yogun uygulayan televizyondur(Ferit Sahenk'in bu asirilik ve
temkinsizligine yasasaydi babasi izin vermezdi; Ixir
ve Tansas fiyaskolarina simdi bir de bunu ekleyecek). Buna bir
örnek de sabetay baglasigi Karamehmet'lerin Yapi Kredi Kültür'ünden
vereyim; isin basindaki Enis Batur ana
tarafindan sabetaycidir ve yahudi Bilge Karasu'nun (II. Abdülhamid'e
tahttan indirildigini teblig eden gruptaki Emmanuel Karasu'nun oglu)
çömezidir. Bu kurumun birimlerine adini veren Kazim
Taskent, Vedat Nedim Tör ve Sermet
Çifter sabetaycidir.
MUSTAFA DENIZLI: Denizli'yi
Altay'dan GS'a getiren kisi sabetayci Alp
Yalman'dir. Denizli'nin her iki esi de sabetayciydi.Çok dindar bir sabetayci olan Denizli'nin kizlari
göreceksiniz ya birer sabetayciyla, en kötüsü de baglasik ailelerden
birileriyle evlenecektir.(Vestel'in sahibi Zorlu'lar sabetayci degildir.)
ÖZAL'IN PRENSLERI: 80'lerde "Özal'in
prensleri" olarak lanse edilip önemli görevlere tepeden inme getirilen
Amerika egitimli gençler Coskun Ulusoy , Bülent Semiler ve Engin Civan
(esi Amerikali yahudidir, rüsvet alip isini görmedigi Selim Edes de kendisi gibi sabetaycidir)
sabetaycidir.
MHP'YE DESTEK: Türkçülügü dezislamizasyonun bir araci olarak gören
cemaatimiz bir yandan Tekin Alp (Moiz Kohen), Reha Oguz Türkkan gibi
kisilerle isin teorisine etkide bulunmaya çalisirken isadamlarimiz ve
baglasiklari (Has'lar, Dinçkök, Berker, Karamehmet, vs) araciligiyla da
bir kalkan ve "böl-yönet" araci gördükleri MHP'yi finanse
etmislerdir. (Tunca Toskay hariç MHP'nin
tepe kadrosunun sabetaycilikla ilgisi yoktur, olmalari gerekmedigi gibi
kendilerine yapilan bagislarin asil sebebini bilmeleri de gerekmiyordu).
Müslüman Türk halka buradan bir çagrım olacak. Bu sebekemsi yapı
içinde sizin hiçkimsenin elinizden alamayacagi iki özgürlügünüz bulunuyor;
kime oy vereceginiz ve paranizi nereye harcayacagınız; bunlari
dogru kullanirsaniz ülkenizde bir seyleri
degistirebilirsiniz...Superonline yerine ttnet kullanabilirsiniz,
Henkel'in temizlik ürünlerini kullanmayabilir, Sabah almayabilir, Orhan
Pamuk okumayabilir, Turkcell yerine Aycell kullanabilir, Garanti bankasi
yerine baska bir bankayla çalisabilir, Migros, Tansaş, Akmerkez'den
alisveris etmeyebilir, Henkel (Yayla, Persil, Tursil, Vernel), Eczacıbaşı
(Vitra, Artema, İpana, Selpak, Solo) gruplarının tüketim ürünleri yerine
muadillerini alarak paranızla sabetaycı sömürücüleri beslemeyi
bırakabilirsiniz. Medyada okudugunuz ve seyrettiklerinizi yazan yada
söyleyenin kim ve ne oldugunu düsünerek değerlendirebilir, yönlendirmelere
karşı kendinizi koruyabilirsiniz. Kalite ve fiyat eşitleri arasında seçim
yaparken tercih yaparak sabetaycı ve bağlaşık grupların ürünlerini
almayınız.
Mehmet Emre Güreli : Sabetaycı
Yapılanmaya Karşı Bilinç ve Tercihli Alışveriş İnsiyatifi
Başkanı
... Prof. Ilber Ortayli,
Selanik sehrinin, cemaatin baslica yerlesme yeri oldugunu, Osmanli
Imparatorlugu’nun son döneminde özellikle egitime önem
verdiklerini belirtiyor.Sabatayci gençleri egitmeyi amaçlayan bu okullar,
nihayet kurucularinin da ideoloji ve dünya görüsü degisikligi
geçirmesine sebep oldu. Artik bütün Osmanlilari, bilhassa Müslüman Türk
çocuklari egitmekten memnun oluyorlardi. Nitekim çocuk Mustafa Kemal
(Atatürk) modern egitim veren böyle bir ilkokula giden Müslüman
Türklerdendir. Kendisinin anlattıgına göre annesi geleneksel bir Kur’an
okuluna, babası Ali Rıza Efendi ise Semsi Efendi’nin kurdugu bir
okula gitmesini istemisti. Semsi Efendi Sabatay’cidir. Kapanî
grubundan oldugu söyleniyor. Fakat Karakas grubu ile isbirligi yapiyor ve
egitimle bu rakip iki dönme grubunun birligini saglamak istiyormus. (Ilber
Ortayli, Alevi Kimligi, S.120).Sabataycilarin özellikle Mevlevi tarikati
çatisialtinda örgütlenmeleri de dikkat çekici. Laiklik ve
Ittihadçiligin öncüleri Sabatayci Selanik’li Sabataycilarin bilinen tek
yayini olan Gonca-i Edep'dır. Özellikle Mevlevi, Melami
ve Bektasi tekkelerinde 19. yy’dan itibaren seyh, mürsid, dede, dedebaba
gibi en üst makamlara kadar ulastiklarini görüyoruz. Sabatayci seyh
ve müritler Sevi müslüman olduktan sonra baglilarina müslümanlarin
görünürdeki adet ve geleneklerine riayet etmelerini ögütlemistir. Bu da
onlarin kendilerini en rahat ifade edebilecekleri çesitli tarikatlarin
dergah, hanekah, tekke ve zaviye gibi mekanlara ragbet etmelerine
yol açmis. Merkezi Selanik olan bu cemaatin Selanik’teki özellikle Mevlevi
ve Bektasi dergahlarinda yogunlastiklarini görüyoruz...Türk matbuatinin
önemli simasi, Vatan gazetesi sahibi Ahmed Emin (Yalman) da
Sabatayci idi .Ilgaz Zorlu, Sabatayci cemaatlerin Islam mutasavviflariyla
iliskilerinin özellikle Istanbul, Izmir ve Selanik’te
yogunlastigini belirtiyor. (Bkz. Zorlu, Evet, Ben Selanikliyim, S.40-41)
Istanbul’de Yenikapi Mevlevihanesi, Kasimpasa Mevlevihanesi, Aziz Mahmud
Hüdai’nin Üsküdar’daki dergahi Sabataycilarin etkin oldugu dergahlar
olarak dikkat çekmektedir. Şu anda Amerika’da yasayan müflis isadami Halil
Bezmen’in dedesi Esad Efendi 1920’lerde Kasimpasa Mevlevihanesi’nin
seyhidir. Ankara Bektasi Dergahi’nin su andaki Dedebaba’si yani seyhi de
Sabatayci. Yine Dedebabalardan Bedri Noyan da Yahudi dönmesi. Kardesi
Engin Noyan da bir tv’de program yapimci ve sunucusu.Sabataycilar ve
Masonlar Osmanli döneminde etkin konumdaki masonlarin arasinda
Sabataycilarin önemli bir yekün tutmasi da dikkat çekmektedir.
Osmanli topraklari içindeki ilk mason locasinin Selanik’te kurulmasi
tesadüf olmasa gerek. Avrupa’daki gelismeleri yakindan takip etme
imkanina sahip Sabataycilar bu alandaki gelismelere de öncülük
etmisler.Günümüz mason localarinda da Sabatayci çok ünlü kisilerin varligi
devam etmektedir. Su anda Hür ve Kabul Edilmis Masonlar Büyük
Locasi’nin Büyük Üstadi Sahir Talat Akev de Sabatayci. Mimar Sinan
Locasi’nin eski üstadi muhteremi Resat Atabek, yine üstadi azamlardan
Cumhur Ferman da Sabataycilardan. Resat Atabek’in Masonluk Üzerine adli
kapsamli eseri Masonluk hakkinda önemli bilgiler ihtiva ediyor. Sabatayci
ünlü gazeteci Ahmed Emin Yalman’in ve Cavid Bey’in ayni zamanda Mason da
olduklarini Loca’nin disa açilirken açikladigi isimlerden ögreniyoruz.
Bilindigi gibi
Susurluk skandali ile ortaya çikan iliskilerde bu silahlarin kayip
oldugu iddia edildi. Kayip silahlar Susurluk Çetesi olarak nitelenen
ekip tarafindan kullanilmisti. Bu silahlari teslim alan kisi ise Ertaç
Tinar. Yalçin Küçük, Tinar’in Sabatayci oldugunu belirtiyor ve Mossad’in
dönmelerle is tutmasinin tehlikesine dikkat çekiyor. (Y. Küçük,
Nasil Görüyorum-3, Aydinlik, 14 Mart 1999)