İslam Toleransı ve Çelişkileri


Kökten dinci olmayan İslamiler, her fırsatta İslam dininin bir hoşgörü dini olduğunu,  İslam’ın inanmayanlara karşı  hoşgörü ile baktığını iddia ederler. Bir açıdan bakıldığında Kuran’da bu yaklaşımı doğrulayıcı ayetlerin olduğu görülür.

88 Gaşiye  Suresinde, cezalandırmanın sadece Allah tarafından olacağı, Muhammed’in ise onların üzerinde bir zorlayıcı olmadığı söylenir.

21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

Yukarıdaki ayette,  Allah Resulüne, ‘sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir’ derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar  cizye, yani vergi vermelerini şart koşar ve bu verginin alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler. .
Tevbe / 29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.

Bir başka ayette Muhammed’in inanmayanların bekçisi olmadığını söyler,
6-En'am /107. Allah dileseydi, onlar ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. Sen onların vekili de değilsin.
108. Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Aynı şekilde  Yunus suresi 99. ayet,  inanmayanların aslında Allah istemediği için inanmadıklarını ve bu kişilerin zorlanmaması gerektiğini söyler. 
99. (Resûlüm!) Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?
100. Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.

Gene Furkan Suresi  63. ayet, İslam’ın bir hoşgörü dini olduğu iddiasını doğrular niteliktedir.
Furkan 63. Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler);

Ancak bilinmelidir ki, bu tür hoşgörü içeren ayetler daha çok İslam’ın henüz kuvvetlenmediği bir dönemde yazılmışlardır. İslam ne zaman kuvvetlenmeye başlamıştır, o zaman hoşgörü ortadan kalkmıştır.
Nisa / 88. Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kendi ettikleri yüzünden baş aşağı etmiştir (küfürlerine döndürmüştür). Allah'ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için asla (doğruya) yol bulamazsın!
İnanmayan kişi, Allah tarafından saptırılmıştır ve hiç bir şekilde imana gelmeyecektir, o halde, kendileri ile kesinlikle dostluk kurulmamalı ve hatta yüz çevirdikleri taktirde öldürülmelidirler.
89. Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.

Ve gene, 2 Bakara  / 2l6. Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Der.
Bu ayetler farklı zamanlarda, farklı olaylar karşısında yazılmışlardır. Ancak genel anlatımdan çıkarılacak sonuca bakıldığı zaman,  İslam’daki gerçek toleransın ne olduğu ortaya çıkacaktır.. Bugün kökten dinci grupların yaptıkları katliamlar bu tür ayetlerin ifadelerine dayanmaktadır. Hernekadar, şiddetin karşısında olan İslami zihniyetler, Kuran’ın yanlış anlaşıldığını savunarak, bu tür katliamları kınasalar da, dünyadaki bir çok şiddet yanlısı İslami grup, Kuran’ı kendi ana dillerinde okuyup anlamakta ve anladıklarını uygulamaya geçmektedirler.

Eğer Kuran,
Maide / 35. Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Diyorsa, bu Kitabın Allah tarafından gönderildiğine inanan insanların bu tür ifadeler karşısında ne yapmasını bekleyebilirsiniz.?
Eğer Kuran,
Tevbe / 111. Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.
Diyorsa,  buna inanan kişi eline silahı alıp, bu uğurda canını verme pahasına savaşmaya başlamıyacakmıdır ?
Peki bütün bunları söyleyen Allah, asırlar boyunca kullandığı bu ifadeler yüzünden masum insanların bir hiç uğruna katledileceğini düşünememişmidir ?
Bu soru karşısında pek tabidir ki İslamiler hemen, bu ifadelerin insanlar tarafından yanlış anlaşıldığını iddia edeceklerdir.
Bir çok ayette defalarca Kuran’ın kolaylaştırıldığını söyler.
19 Meryem / 97. (Resûlüm!) Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.
Fussilet / 44. Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur'an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab'a yabancı dilden (kitap) olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar.)
54 Kamer / 17. Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?
54 Kamer / 22. Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?
54 Kamer / 32. Andolsun biz Kur'an'ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu?
54 Kamer / 40. Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Peki o zaman, çok açık ve anlaşılır olduğu iddia edilen Kuran’ı,  Allah nasıl olmuştur da böyle kendi ana lisanları ile okuyan insanların bile yanlış anlamalarına sebebiyet verecek şekilde göndermiş ve onca masum insan yok yere katledilmiştir ? Bu katliamlara bakılacak olursa, görünen odur ki, insanlar Kuran’dan yeterince öğüt almışlardır.
Kendi ifadesi ile anlaşılması kolay bir hale getirilen Kuran, bizim İslami zihniyetlerce, her nedense kendi dillerinde okuyan insanlar tarafından anlaşılamamakta ve bu insanlar Kuran’dan anladıkları ile kendi inanç sistemlerine uymayan  insanları öldürmekteler. İslamiler, bu kadar açık karşılaştırmalardan sonra, kendilerini hala çelişkilerden kurtaramıyorlarsa, bundan sonra da kurtarabilmeleri mümkün değildir.

ÇAna Sayfa   

 

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1