Her insan aktif olarak kullandığı zekaları ile özel bir
karışıma sahiptir. Her insanın kendine özgü bir zeka profili vardır.
Zekaların her biri insanda farklı bir gelişim sürecine
sahiptir.
Bütün zekalar dinamiktir.
İnsandaki zekalar tanımlanabilir ve
geliştirilebilir.
Her insan kendi zekasını geliştirmek ve tanımak fırsatına
sahiptir.
Her bir zekanın gelişimi kendi içinde
değerlendirilmelidir.
Her bir zeka hafıza, dikkat, algı ve problem çözme
açısından faklı bir sisteme sahiptir.
Bir zekanın kullanımı esnasında diğer zekalardan da
faydalanılabilir.
Kişisel altyapı, kültür, kalıtım, inançlar zekaların
gelişimi üzerinde etkiye sahiptir.
Bütün zekalar, insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda
farklı ve özel kaynaklardır.
İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler
çoklu zeka teorisini desteklemektedir.
Şu anda bilinen zeka türlerinden daha farklı zekalar da
olabilir.
Bir futbolcu hem Görsel - Mekansal hemde
Kinestetik - Bedensel Zekasını etkili bir biçimde kullanabilir. Bu zekalara ek
olarak Sosyal Zekayı da güçlü olarak kullandığında başarılı bir teknik
direktör olabilir.
Başarılı bir saz üstadının iyi bir vücut -
el kombinasyonuna ihtiyacı vardır.
Eğer sözel zekası güçlü bir insan bedensel ve sosyal
zekasını da etkili bir biçimde kullandığında başarılı bir stand-up' çı
olabilir.
Yaşam matematiksel ve sözel etkinliklerle
sınırlandırılmayacak kadar renkli ve zengindir. Unutulmaması gereken çok
önemli bir nokta vardır.
Hiçbir insan "Benim sözel zekam daha yüksek, diğerleri
değil" gibi ifadelerle kendine sınırlar koymamalıdır.
Çoklu zeka teorisinin savunduğu en önemli
etkenlerden birisi, bütün insanların göreceli olarak bütün zeka alanlarını
yeterli bir uzmanlık düzeyinde geliştirebilme yeteneğine sahip olduğudur.
Biyolojik Nitelik, Bu kategori, bir bireyin
genetiksel ve kalıtımsal olarak taşıdığı izler ile bu bireyin beyninde
doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan sonra meydana gelen tahripleri
kapsar.
Kişisel hayat hikayesi, Bu kategori, bir bireyin
çeşitli zeka alanlarının gelişimini hem olumlu hem de olumsuz yönde etkileyen
ebeveynleri, arkadaşları, öğretmenleri ve diğer insanlarla olan bütün
ilişkilerinin, etkileşimlerinin ve tecrübelerinin doğasını
kapsar.
Eğer bir bireyin ebeveynleri bir viyola, bir
piyona veya benzeri müziksel enstrümanı alamayacak kadar yoksul ise, bu
bireyin müziksel-ritmik zekasının gelişmesi de geri
kalabilir.
Eğer bir bireyin ebeveynleri çocuğunun ressam
olma arzusuna karşı çıkıp onun bir hukukçu olmasını istemişlerse, gelişimini
engelleme pahasına onun sözel-dil zeka alanının gelişimine zemin
hazırlamışlardır.
Eğer bir birey geniş bir aile ortamında doğmuş,
büyürken ailesine yardım etmek için çalışmak zorunda kalmış ve kendisi de bir
yetişkin olarak halihazırda geniş bir aile yapısına sahip ise, muhtemelen bu
birey özel hayatında belli kişisel amaçlarını, ideallerini veya hayallerini
gerçekleştirmek(yani, içsel zeka alanını geliştirmek) için de fazla zaman
bulamamıştır.
Eğer bir birey kırsal kesimde büyük bir çiftlikte
doğup büyüdüyse, muhtemelen bu birey büyük bir şehrin merkezinde doğup büyüyen
başka bir bireye kıyasla doğacı zeka alanını geliştirmek için daha çok fırsata
sahip olmuştur.
Tarihsel ve kültürel özgeçmiş, Bu
kategori, bir bireyin doğduğu ve büyüdüğü yer ve zamanla birlikte bu bireyin
doğumdan sonra içinde yaşadığı toplumun çeşitli boyutlarındaki ve kültürel
gelişim ve değişimlerin doğasını kapsar.
Kristalleştirici veya felce uğratıcı deneyimler,
Bir bireyin çoklu zeka alanlarının gelişiminde "kristalleştirici deneyimler"
ve "felce uğratıcı deneyimler" olmak üzere iki anahtar süreçten söz etmek
mümkündür.
Kristalleştirici deneyimler, bir bireyin
yeteneklerinin ve potansiyellerinin gelişiminde "dönüm noktaları"
sayılabilecek tecrübeleri içerirler. Bu olaylar, birey hayatının herhangi bir
döneminde olabileceği gibi daha ziyade bireyin çocukluk döneminde vuku
bulurlar.
Felce uğratıcı deneyimler, kristalleştirici
deneyimlerin aksine bir bireyde varolan zeka potansiyellerini söndüren,
körelten veya yok eden tecrübeleri içerirler.